JSF F-35 Lightning II

Başlatan mhm, Eki 01, 2015, 10:22 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

nokta

F-35 Lightning II'lere Yeni Anlaşma

Son günlerde savunma gündeminde sıkça yer bulan F-35 Lightning II uçakları için ABD'den yeni bir açıklama geldi. ABD, platformlar için yeni bir teknoloji anlaşmasının imzalandığını duyurdu.

Lockheed Martin ile imzalanan sözleşme ile uçakların etkinliği daha da artacak. 1,8 milyar Amerikan Doları tutarındaki anlaşmada, platformların Faz 2.3 kapsamında Blok 4 kabiliyetleri için tasarım ve olgunlaştırma çalışmaları yürütülecek. Geliştirmeler A,B ve C modellerine de uygulanacak. Bütçenin %40,5'inin Hava Kuvvetleri, %20,54'ünün Amerikan Donanması ve %19,13'ünün Deniz Piyade Kolordusu'nca finanse edileceği ve ABD Savunma Bakanlığı'nın da anlaşma ile birlikte firmaya 98,998 milyon Amerikan Doları tutarında finansman sağladığı belirtildi.

http://www.c4defence.com/Gundem/f35-lightning-iilere-yeni-anlasma/8242/1 Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

Gunumuzu Kurtulus savasi donemiyle ile karsilastirmaya kalkmanin curetkarligi bir tarafa, tarihsel baglam olarak yanlisligi da herhalde acik ve net olsa gerektir. Eger illa ki  o donemlerle karsilastirmak isteniyorsa, ki ben boyle karsilastirmalari genelde anlamsiz bulurum, ama neyse,  Osmanli Devleti'nin 1'inci Dunya Savasi oncesindeki kaotik ortamda  kendine muttefik olarak Almanya'yi sectigi donemle karsilastirmak belki daha isabetli olabilir. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

BETONBEY

"İşin kolayını bulmuşuz dış güçlere at suçu arkana yaslan. Yanlış politikaların, bireysel hırsların hiç suçu yok. Doğru söyleyen adamada yaftayı yapıştır şuncu buncu diye sonra haaadiii hayırlı traşlar."

Doğru söylüyorsunuz, zamanında neredeyse Almanya kadar ticaret yapmaya başladığımız (% 90 ihracat, % 10 ithalat gibi müthiş bir ticaret) sınır komşumuz Irak'a 2 defa biz girdik, milyonlarca insanını katlettik, pazar payımızı ve Irak'ın kontrolünü İran'a teslim ettik, kürt devleti oluşumuna yol verdik, başta PKK olmak üzere El Kaide'den, Daeş'e kadar pekçok örgütün kurulmasına dayanak olduk, gerekli şartları sağladık, destek verdik...

Mısır'da, Libya'da, Suriye'de  şimdilerde de Sudan'da halkı ayaklandırdık, diktatörleri devirdik, halklarını özgürleştirdik, artık özgürce savaşıp birbirlerini öldürebiliyorlar, bunlarla zaten gram ticaretimiz falan da yoktu nasıl olsa değil mi...

Komşumuz İran'a molla devriminden beri ambargo uygulayıp ticarette yapmıyoruz hiç, ABD zaten hiç karışmıyor bu ticarete, Reza Zarrab gibi ne idüğü belirsiz adamlarla iş tutup ambargo delmek zorunda kalmadık hiç, ABD aslında dolarının ve uluslararası para transfer yollarının kullanımına izin veriyordu ama biz yeşillik olsun diye sivil hava yolları vasıtası ile yapılan ticaretin parasını külçe altın ile ödedik, ama rahat dururmuyuz biz, İran'daki bütün muhaliflere sabah akşam destek verdiydik değil mi...

D.Akdeniz'e en uzun kıyısı olan ülkeler Yunanistan, İsrail, Mısır ama biz sahip olduğumuz 3-5 ada ve başta ABD ve AB olmak üzere bütün dünya tarafından tanınmış K.K.T.C'nin karasularına, kıta sahanlığına dayanarak D.Akdeniz'in büyük bir kısmında MEB ilan ettik, parsellere böldük, hamimiz ABD ve AB petrol şirketlerine ihale ettik, şimdide sondaj yaptırıyoruz zaten, biz yok muyuz biz...

Kıbrıs'ı zamanında keyfi işgal etsekte nasıl olsa ABD ve AB bizi destekliyor değil mi...

"Tek başına ne yapacağımızı sanıyoruz. Biz çanakkale de yedi düvele karşıyken tek başımıza değildik. Alman topları, tüfekleri ve mühimmatları ile desteklendik. Kurtuluş savaşı ile yedi düvele karşı savaşırken, italyan teçhizatları, rus mühimmatları ve borç parası, hindistan, afganistan vs. maddi destekleri gibi bir yığın destek aldın. Gerçeklerden kopmayın. Biz yeşil dev değiliz onlarda korkak kötüler değil. Hepimiz insanız. Kendimizi dev aynasında görmemek gerek. Sonu kötü olur. Tarihimizde zaferler kadar utanç verici mağlubiyetlerde var tarihten ders alamamışlar için."

İşte bir önceki iletimde tam da bundan bahsediyordum. Gördüğünüz üzere alman top ve tüfekleri, mühimmatları olmasa biz ne edermişiz Çanakkale'de kıytırık İngiliz ordusu ve demode silahları karşısında değil mi, Kurtuluş savaşındaki İtalyan teçhizatları ile rus mühimmatlarını da unutmayalım zaar, insanlar savaşmadı, silahlar savaştı bu savaşlarda değil mi, Çanakkale'de de toprak altında 250.000 şehidimiz değil de kullandıkları alman topu tüfeği yatıyor zira...

Dedim ya insanın ruhu köle olmasın...

@delenda_est_carthago,

O dönemde Erzurum ve Sivas kongreleri yapılırken ABD manda ve himayesini dile getirenlerin hülyaları ile bugünde gerçekleşmiş olan realite arasında her şekilde bağ kurarım. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik ve askeri ilişkiler yumağını, handikaplarımızı, bağımlılıklarımızı rahmetli görmüş olsa bunun müsebbiplerini sopayla kovalar, Divan-ı Harp'te yargılatıp astırırdı.
Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#1323
Haz 12, 2019, 08:58 ÖÖ Last Edit: Haz 12, 2019, 09:02 ÖÖ by delenda_est_carthago
Vallahi sizin baglanti kurmaniz baglantinin gercekten varoldugunu gostermez, sizin olaylari kisisel olarak  nasil algiladiginizla ilgilidir. Ve bu alginizin tarihsel baglamda bastan asagi yanlis oldugu bence acik ve nettir. Sakfor'da @Harzemsah madde madde net bir sekilde anlatmis zaten olaylarin kronolojik gelisimini, onun ustune soylenmesi gereken cok da birsey yok.
Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

sahin1

Esefle söylemeliyim. Başka bir başlık altında, Kurtuluş Savaşı'nda yalnız olmadığımızı, batı devletleri de dahil silah ve para yardımı alarak savaştığımızı ben ifade etmiş olsaydım ağır tenkitlere maruz kalırdım. Pek çok arkadaşımız beni bu savaşımızın kıymetini bilmemekle, şehitlerimizin ruhunu incitmekle suçlardı.  Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

@sahin1
Bu elestirinizi gunumuzde olan biteni kurtulus savasi donemiyle ve o donemde yapilan fedakarliklarla karsilastirma ve esdeger gostermeye kalkma  curetini gosterenlere de yoneltiyorsaniz bence sorun yok. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

BETONBEY

@delenda_est_carthago,

Zaten o olmadığını düşündüğünüz bağımlılıklar ve onu oluşturan düşünüş yapısı değil de Atatürk'ün o kongreler esnasında ortaya koyduğu fikirleri takip ettiğimiz için bir ambargo durumunda neler yaşanabileceğini konuşuyoruz değil mi...

Hazır zamanı gelmişken o dönemde kimin ne dediğini de buraya koyalım ki isteyen istediği şekilde yorumlasın.

Atatürk'ün manda ve himaye isteyenlere verdiği cevaplar ve konu hakkındaki fikirleri,

"Biz basarili olacagiz. Buna süphem yok. Acaba zafere kavustugumuz ve memleketi kurtardigimiz zaman Osmanli ricalinin ileri gelenleri utanmak hissini duyabilecekler mi?.. Öyle bir manda istenecek veya verilecekmis ki, hakimiyet hakkina, disarda temsil hakkimiza, kültürel bagimsizligimiza, vatan bütünlügümüze dokunulmayacakmis. Buna ve böylesine, Amerikalilar degil, çocuklar bile güler. Her seyin basinda Amerikalilar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeden böyle bir mandayi niçin kabul etsinler? Amerikalilar bizim kara gözlerimize mi asik olacaklar. Bune hayal ve ne gaflettir? Hayir Pasalar hayir, hayir, beyefendiler hayir, hayir, hayir hanimefendiler hayir, manda yok, Ya istiklal ya ölüm var...

Amerikan mandasi diye çirpinanlar, düsman isgali altinda bulunan sinirleri ve zaaflari ile bu millete ve bize inanmayanlardir. Bizim hayal ve macera pesinde kostugumuzu sananlardir. Eger, bunlar Anadolu'nun ve Türk milletinin gerçek duygularini bilseler, bizim çalismalarimizin hedefini kavrayabilseler, Erzurum Kongresi kararlarinin nasil bir millî vicdan ürünü oldugunu takdir edebilseler, bu sakim (hastalikli) fikirlerinden dolayi utanç duyarlar. Bunlar, ümitsizlik ve bozgunluk içinde realitelerden uzak olarak yasayan ve ne yapacaklarini, ne yapilmakta oldugunu bilmeyen insanlardir.

Kongre hissiyatini açiklikla belirtmistir. Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) kararini vermistir. Millî irade suur ve istikametini bulmustur. Davamiz yürümektedir ve yürüyecektir. Basarili olmamak için hiçbir sebep yoktur. Hiçbir olumsuz karari tanimayacagiz. Tek ve degismez parola sudur: Tek tepe, tek kursun kalincaya kadar mücadele, yahut da: Ya Istiklal, Ya Ölüm!"

"Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasina, Ingiliz himayesine terk etmekle kurtulacak saniyorlar. Kendi rahatlarini temin etmek için bir vatani ve tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar ."

"ABD manda ve himayesini isteyen Wilson Prensipleri Cemiyeti'nin hareket noktaları,

1. Dünya Harbi'ndeki korkunç yenilgiye rağmen, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü mümkün olduğunca korumak,

2. Balkan Harbi'nden beri Türk siyasetine egemen olan ve ülkeyi felakete sürükleyen çılgınca şovenizmi ve dünyaya meydan okuma tavrını bir yana bırakarak, ülkenin acilen ihtiyacı olan ekonomik ve sosyal reformlara konsantre olmaktır.

"Cemiyetin beyannamesi, saltanat ve meşrutiyet kurumlarına dokunmamak, tüm bakanlıklarda yetkili bir (Amerikalı) müşavirin seçeceği uzmanlardan kurulu bir reform heyeti oluşturmak, seçimlerde nispi temsil esasını kabul etmek, adliye örgütünün ikili yapısını bertaraf ederek bütün vatandaşlar için ortak bir çağdaş hukuk sistemi kurmak ve Türkiye'nin uluslararası plandaki tarafsızlığını tanımak kaydıyla, 15 ila 25 yıllık bir süre ile Amerikan mandasının kabulünü savunur."

Tartışmalar sonunda kabul edilen fikir şudur;

"Devlet ve milletimizin iç ve dis bagimsizligi ve vatanimizin bütünlügü sakli kalmak sartiyla, altinci maddede yazili sinirlar içinde, milli ilkelere saygili olan ve vatanimiza karsi saldiri ve yayilma amaci gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sanayi, ekonomik yardimini memnuniyetle karsilariz ...." Mesajı Paylaş

factoraptor

Herkes Kurtuluş Savaşından bahsediyor da, sonunda yokolma ihtimali gerçekten büyük olan bu savaşa hangi hatalar sonucu gidildiğini konuşan az.

Kendimize şu soruyu hiç sormuyoruz, biz halen saygın bir ülke miyiz, yoksa madara olmuş durumda mıyız?

Rus uçağı düşürür düşürmez Natoya hatta Amerikaya koştuk, şimdi Nato ve Amerikaya sallıyoruz. O gün salladığımız Rusya bugün İdlibi iğdiş ediyor, susuyoruz.

Salih Müslim denen teröristin ne haspa olduğu ayan beyan ortadayken ayağına kırmızı halı seriyoruz. O terörist hala aynı terörist ama bugün yakalama emri çıkartıyoruz.

Daha diyecek çok şey var da, neyse..

Yani biz başkalarına bakmayalım artık. Whataboutism yapmayalım.

Çünkü karşımızdaki aptalların aptal oluşunu değistiremeyiz ama kendi kararlarımızı düzeltebiliriz, değil mi?

Siz, Abd olsanız, böylesi dengesiz bir ülkeye baskı uygulamaz mısınız? Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#1328
Haz 12, 2019, 09:54 ÖÖ Last Edit: Haz 12, 2019, 10:05 ÖÖ by delenda_est_carthago
Konunun bagimlilik ya da bagimsizlik arasindaki secim olmadigini, konunun bir bagimliliktan kurtulayim derken ne yazik ki cok yuksek ihtimalle baska  bir bagimliliga  mahkum kalmak oldugunun farkinda olmadiginizi ya da bunu gormek istemediginizi anliyorum. Alginizin kisiselliginden kasit da budur zaten . Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

TEORI

#1329
Haz 12, 2019, 09:57 ÖÖ Last Edit: Haz 12, 2019, 10:06 ÖÖ by TEORI
Yazdıklarımı çarpıtmakta kolay. Diyorum ki sen herşeye atar, gider olursan ve tek başına bunun altından kalkacağını sanırsan kaybedersin.

Atatürk ün dehasını mevcut yönetenlerle bir tutup aynı mücadeleyi verdiğini iddia edemezsin. Onun kurtuluş savaşında hem savaşıp hem destek ve müttefik bulma kabiliyetini, savaşırken barış yaparak kuvvetleri egeye toplama yeteneğini anlattım. Askerin silahı yokken yurt dışından yardımları diplomasi diliyle toplayarak topuna tüfeğine mermiyi nasıl bulduğunu yazdım. Şimdikiler gibi ona atar buna giderle değil nerde savaşacağını nerde barışacağını bilen bir lider olduğunu anlattım. Ha anlayamayana ve anlamak istemeyene bir şey diyemem.

Mevcut yaşadığımız durum kurtuluş savaşı mücadelesinin yanından geçmeyen benzetilemeyecek bir durum. Bireysel hırsların sonucu.

Çanakkaleye gelecek olursak. Eğer o alman topları ve mayınları olmasaydı acaba o deniz deniz harbi için yetersiz ama karaya karşı çok etkili çelik canavarlar herhangi bir kara savaşına girmeden o boğazı geçermiydi geçemez miydi?

Fazla uzatmayayım. Eğer illa milli bir mücadele yürüteceksen tarihine bak ve ders al. Nerede savaşıp nerede barışacağını bil ve diplomasi dilinden uzaklaşma. Mesajı Paylaş

ehuseyin


sahin1

Sevgili delenda,
Yazımın içeriğinden atıf yaptığım arkadaşım belli. Bu siz değilsiniz. Yine de sorunuza cevap vereyim. Evet. Mesajı Paylaş

tomcat



 Kurtuluş Savaşı ile karşılaştırma cüreti ifadesi geçiyor. Ülkenin yönetimini kaybederken yada elde tutarken verilen can ve mal kaybı ise husus tabi ki karşılaştırılamaz.

 Ama hala konunun ciddiyetini göremiyoruz benim kanaatimce. 15 Temmuz başarılı olsaydı bu tamamen kaybedilmiş bir kurtuluş savaşı olurdu. Ve ülkeyi eski sömürgeci yöntemlerle değil de 21.yüzyıl üslubuyla ABD'ye teslim etmiş olurduk.
 
 Bu askeri gelişim eğrisi ile ve ABD minvali dışında karar verme meyli ile bu iktidar yada başkası ile ilerlememize izin verileceğini ve rahat bırakılacağımıza inanmıyorum. Buradaki arkadaşların genel kanısı bizim dengesizliklerimiz, erken hareketlerimiz sebebiyle filleri ürküttüğümüz argümanı. Ben buna katılmıyorum. Daha 2007'de okumaya başlamıştım Türkiye öngörülebilir olmaktan çıkıyor bölgesel güç olarak, bu sıkıntı olacak diye ABD menşeli think tanklarda.

 Nasıl 1.dünya savaşına girmemize hatalarımız sebep olmadıysa bu düştüğümüz duruma da öyle yada böyle bugün yada yarın başka bahanelerle yine düşürüleceğimize inanıyorum. 1.Dünya savaşı Osmanlı'nın paylaşılması savaşıdır. Bunu bize ya İngiliz, Fransız aksı yada savaşta başarılı olsa sıramız gelince Almanya yapacaktı. Devletin o güne kadar yaptığı/yapabildiği bir tarafa yaslanıp, birini diğerine karşı kullanıp zaman kazanma taktiğiydi. Bugün de devlet hangi tarafa yaslanıyorsa her vatan evladının üzerine düşen doğru da bulsa yanlış ta bulsa o tarafta yer almaktır.

 Acizane görüşüm budur. Eleştiriler de baş göz üstüne. Yanlışımızı görünce dönmek te erdemdir. Sadece ezerek yapmayalım birbirimizi. Mesajı Paylaş

petibor

#1333
Haz 12, 2019, 10:56 ÖÖ Last Edit: Haz 12, 2019, 11:04 ÖÖ by petibor
Atatürk bu milletin B Tipik Türkiye kartıdır ve sadece bu seçenek ile varolma seçeneğimiz kabul edilmişti. A Tipik Türkler boşuna buna boyun eğmediler çünkü seçenek yoktu. Birilerinin dediği aslında doğru Kurtuluş savaşı evet bir başarıdır ama bir ülkeyi kurtarmaya heleki İngilizden Fransızdan kurtarmaya hiç yetmezdi. İnsnalar Atatürk ü anlamıyorlar onun bu millete nasıl bir dahiyane çözüm sunduğunu bu dahiyaneliğin savaşlardan bile daha muhteşem olduğunu anlamıyorlar. Bizim yapımız A Tipik ve B Tipik Türkiyedir. Batı A Tipik Türkiye ile savaştı ve ondan kurtulmak istedi ve bu savaşı kazandılar en sonunda. Tekrar bir A Tipik Türkiye kurulmasına 200 yıldır bu tehdidi yok etmek için savaşan batı hiç izin verirmiydi akıl var mantık var. Ortaya B Tipik Türkiye seçeneği çıkartarak bu sorunu aştık biz. Bu seçenek olmasaydı mahfolurduk. A Tipik türkler ile B Tipik türklerin ne kadar kardeş olduğunu aynı olduğu gösteren bir tarih kesitidir bu süreç. Sonuçta buradayız ve bunu o kartı bu milleti tek parça oalrak kullanmayı seçen B Tipik Türklere borçluyuz. Biz A Tipik Türkler muhteşem bir mazi yarattık ama savaşı en sonunda kaybettik. İmdadımıza B tipik kısmımız yetişti bizi aldı ayağa kaldırdı yola o sayede devam edebiliyoruz. Şimdi bir silkelenme ile tekrar A tipik lerin hakimiyetinde bunu minnetle anacağımıza lanetlersek eşeğiz. Kurtuluş savaşı bir savaşın ötesinde bir şeydir savaş kısmı en az dahiyane kısmıdır. O savaşın öyküsü düşmanlara B Tipik Türkiye seçeneği sunmaktır aslında. Beğenirsin beğenmezsin ama bugüne gelebildik burada bu haldeyiz hiçte fena değil yani.

İstanbul'un o kadar aklı yokmuydu A tipik Türklerin o zamanki ölüleri bile B Tipiklerden askeri anlamda bin kat kuvvetlidir. Halk arkasında daha kolay dururdu dağılan orduyu daha kolay toplardı parayı kaynağı daha iyi bulurdu niye Anadolu'ya kendi gidip direnişe geçmedi peki. Çünkü bu şans yoktu A tipiklere bu şans tanınmazdı bunu biliyordu İstanbul. Tek bir kartımız kalmıştı B tipik Türkiye seçeneği. Bunu herkes biliyordu bu ülkede. Ankara'da Sultan olsa o kurtuluş savaşını yüz kat güçle bile kazanamazdık biz. Hal böyleyken bu kartı sahiplenenleri lanetlemeyin bence başka seçenek hiç yoktu bu çözümü bu millet ortak buldu. Mesajı Paylaş

TULGA

BETONBEY hocam yanlış anladığın kısım şu bence;

Şuan yapılmakta olan bir kurtuluş varoluş mücadelesi değil. İnat ve intikam alma, başka mahallenin kabadayısı ile tehdit etmeye çalışma durumu malesef.

Bak çeşit çeşit konularda açıklamalar yapılıyor.

-  Ekonomik ve ticari partner olarak dengeli gittiğimiz ülkeler AB ve Abd.

- Askeri altyapı ve silah sistemi donanımı ağırlıklı olarak AB ve Abd.

- Savunma Sanayi projeleri ürünlerinin ilk modellemeleri ve teknoloji transfer yolu ile yerlileştirme hamleleri hep AB ve Abd ürünleri.

- NATO paktı içerisinde yer alan bir ülke olarak siyasi duruşumuz Batı bloğu AB ve Abd.

Şimdi durum 1945'ten bu yana böyle iken, ekonomik gelişim, üretim ve teknoloji sıçraması yapamamış, sermaye sahibi olmayan, üretim için gerekli olan hammadde ve ara malları ihtiyacı için yeterince hamleler yapmayan, siyasi cekişmeler ve dini siyasette kullanma gibi argümanlar ile uğraşarak bugünlere gelmiş bir yapının bunca eksikle bağımsız ve başına buyruk kararlar alabileceğini mi savunuyorsunuz?

Kore için bugün çoğu insan Abd mandası diye yorumlayabilir. Lakin o mandacı ülke bugün dünya çapında Samsung, LG, Hyundai, Daewoo gibi teknolojik ve ağır sanayi şirketlerine sahip, savunma sanayisi fersah fersah senden ileri olan, 1.6b $ GSMH sahibi bir ülke. Üstelik bunu sadece 1960 sonrası yapmayı başarmış bir ülke. Malesef bizim sokaklarda konuşulan Kore Abd mandası lafı bizim haricimizde kimse tarafından telaffuz edilmemekte. Dünya'da Kore denince telefonlar,arabalar, devasa gemi üretim şirketleri,Çipler konuşulmakta. Bir de bizim şuanki Dünya'da adımız anılınca insanlardaki algımız ne durumda buna bakmak gerek.

Siyasetin sonu gelmez, lafı da bitmez. Gerçeklerle hareket edilmediği sürece yaftalama ve etiketleme ile devam eden bir kısırdöngü içerisinde mahkum kalırız.

Ekonomini güçlendirmeden, sermaye birikimi yapmadan, ağır sanayi, teknoloji, ara mal, enerji bağımsızlığı sağlamadan,  savunma projelerinde tam bağımsiz olmadan küresel güç oyunu oynamayacaksın. Oynamaya kalkınca işte sonucu bu oluyor. Bunu anlatmak da mandacılık değil söylenemeyen gerçeklerin anlatılmasıdır... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter