TEI motor çalışmaları

Başlatan byemre, Mar 11, 2016, 09:10 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

TULGA

Valla hocam 1 milyar bile harcanmış ise benim için aynı durum. Üstüne bi de BMC savunuluyor otosan niye elini taşın altına koymuyor diye söyleniyor ya benim serzenişim ondan.. Mesajı Paylaş

farabi

Sadece Şeyh Temim değil ki... Seyyid Muhtar El Buhari gibi milyardelerde BMC'ye göz kırpıyor , üstelik süregelen ticari faaliyetlerinin tamamen dışında olmasına rağmen. ES likitide sıkışıklığını da Öztreylerin sahibi ve Erdoğan'ın hemşehrisi Talip bey ile çözmüştü. Hisse senetleri biraz kağıt üzerinde , doğru anlıyorsam ortada dolaşan konu mankenlerinin üzerinde bir proje var. Daha çok sermaye akar buraya...
Mesajı Paylaş

HDS

Ticari tercih diyenlere hatırlatayım, Koç ülkede tek üretici olacağı alan yerine ağır ticari araçların 7 kız kardeşleri diye bilinen dev şirketlerin karşısına Ford Trucks kamyon ve 100 milyon dolardan fazla yatırım yaptığı ecotorq motoruyla çıktı :)

Otosan o motor ve Cargo işine başka emellerle girdi. Ford ağır ticariden çıkınca, başka motor da yoktu. Üstelik kurulan motor ekibi de bir türlü Ford Avrupa'dan küçük motor işi de alamadı. Vermediler. Sadece o yol açıktı.

Eski Cargo Brezilya'da çok güçlüydü. BRICS'in BRICS olduğu zamanlardı.

Ürün çıkana kadar Brezilya ekonomik olarak göçtü. Türk pazarı zorlaştı. Asya pazarını Çinli minli, Alman kapattı. 7 kızkardeş el değiştirdi, birleşti.

Proje kısmen öksüz kaldı. Otosan kamyon işini tamamen devretmeyi de düşündü. Mesajı Paylaş

HDS

doğru anlıyorsam ortada dolaşan konu mankenlerinin üzerinde bir proje var. Daha çok sermaye akar buraya...

Görünen o. Ama bu altına girilen projelerin bok edilmeyeceği güvencesi de değil maalesef. Çünkü biz biziz. Mesajı Paylaş

Fearlessleon

Sayın hds hocam, çok değerli bilgiler veriyorsunuz. Ama konu malum sebeplerden dolayı 80 bilinmeyenli denklem haline geldi. Konu mankenleri kimlerdir, hangi sebeple daha çok sermaye akar ? Basitçe açıklayabilir misiniz? Mesajı Paylaş

HDS

Hocam, Genel sav "Talip Öztürk" yahut "Ethem Sancak" bireysel olarak hükumete yakın ve bu sebeple zengin edilsinler, bu bol paralı projelerden hüllesini alsın diye bu projelerin BMC'ye verildiği yönünde. Hayır, tam olarak böyle değil. Evet tank da, zırhlı araç projeleri de BMC'ye "tamamen" siyasi sebeplerle gidiyor. ES ve Öztürk ailesi de dededen sanayici olduklarından, dünyayı kasıp kavuracaklarından falan bu işle "memur" edilmediler.

Koç grubunun asla içinde ol-a-mayacağı bir Körfez ve Orta Asya sermayesinin finanse ettiği bu yatırım, mesela Katar için, yarın öbür gün mesela Suud ve şürekasının satın aldığı lobicilik gazı ile eğer Katar ambargoya maruz bırakılır ise gerekli savunma teçhizatını sağlamanın güvencesi.

İlk başta Katar ve Körfez sermayesi ağırlıklı görünse de, bakmayın, ilk bu konuları yoklayan Suud idi. Yarın belki devran döner, Suud da burada araç alır.

Buraya belli ki Orta Asya "petrol" ve "oligark" sermayesi de akıyor yahut akacak. Yani, burası itilmiş ile kakılmışın, zorunda kalırsa "one stop shopping" yapabileceği, muhtemelen ürün portföyü sadece tekerlekli ve hatta paletli araçlarla sınırlı kalmayacak bir savunma konglomerasına dönüşecek.

Bakalım.


Biz de kendi alımlarımızı bu vesile ile sübvanse ettirtmeye çalışıyoruz. Çünkü paramız yok. Mesajı Paylaş

HDS

Bu işin bir de Koç tarafına da yine gireceksek.

Hatırlarsanız, Fetö'cüler falan epey faalken "Türkiye İran ambargolarını deliyor, İran'dan halen gizli gizli petrol alıyor" savları ortada uçuşurken, belirli gazetelerde ve medya kanallarında pek de beklenmedik insanlar "Yani siz şimdi Koç grubunun Türpraş'ının ambargo delip İran petrolü işlediğini mi iddia ediyorsunuz?" diye çıkışları oldu ve sonra o vaveyla kesildi, falan filan.

Koç grubunun bu kapasitesini ve Türkiye nazarında dünyadaki "yer"ini unutmamak gerek.



Yoksa yine dövülse de, kırılsa da, IDEFfuarına yine en yenilikçi kara aracını bu sefer de Otokar getirdi. Orası başka. Mesajı Paylaş

Havuc99

Sayın Hds iyi güzel söylüyorsunuzda Katar ve Ortadoğu yakın zamanda inanılmayacak büyüklükte rakamlara silah aldılar. Madem Bmc ye sigorta gözüyle bakıyorlar hani nerde bizim payımız? Herşey hazır fabrikayı kurup tank üretecekler. Fabrikayı kuracak para yok. Ben bu işin içinden çıkamadım. Mesajı Paylaş

HDS

Yahu arkadaş, ne var elinde de Katar alsın? BMC'de ne var? Bakın "ülke" demiyorum. Bir "firma" diyorum. Bunun "savunma" ayağı doğal olarak Türkiye'de.

Gidip FNSS'den alacak değil, gider onun ağababasından, BAE'den alır ne alacaksa.


Ben defaaten yazdım, hava kuvvetleri yatırımların abirer soru işareti koymak üzere, Katar'ın son bir kaç yılki savunma planlaması, yatırımları aslında epeyce de akıllıca. Bunun bir yansıması da bizde de bir alternatif yatırımı kuluçka etmeye razı olması. Mesajı Paylaş

Havuc99

Tamam gelip gizden birşey almasın. Bunuda kast etmedim zaten. Ama bir firmaya ortak olmuş firma Tank ihalesini almış tank üretecek. Muhtemelen bu tankı Katarda alacak. Ama hala ortada fabrika yok. Buraya takıldım ben. Mesajı Paylaş

anafor2016

Şu an bizden tek kalemde en yüksek alımı Birleşik arap Emirlikleri yapmadı mı? Otokardan?  Katar Savunma sanayii noktasında sanki hiç yağmayacak yağmur bulutu gibi. Mesajı Paylaş

HDS

Tek eksik fabrika olsa keşke. :)

Tankı 400m2'lik alanda da üretirsiniz. Vinç lazım sadece. Tank bir üretim teknolojisi işi. O nerede? Kimde var?

Yoksa gerek Kayseri ve hatta özellikle Kayseri ve sonrasında da Fırtına için Arifiye o tankı yapabilecek kabiliyetteler. İş orada paylaşılır yapılır. Yine her zaman olduğu gibi hangi cambaz bize gösteriliyorsa ona bakıp kalıyoruz. Mesajı Paylaş

HDS

Yahut geri dönüp soralım; Nerede M-60A3 zırh modernizasyonu? Leo-2?

Zırh mı yoktu, fabrika mı yoktu, proje mi olmadı, para mı yoktu? Bilen "budur" diyebilen var mı? Mesajı Paylaş

farabi

Şu an bizden tek kalemde en yüksek alımı Birleşik arap Emirlikleri yapmadı mı? Otokardan?

Satış tutarından bağımsız olarak , cümlenin kendisi bence şirketlerin konumlandırılması ve uluslararası ilişkilerimizdeki gruplandırmalar arasındaki ilişkiye ışık tutuyor. Sadece BAE değil Umman, Bahreyn gibi ülkeler de KOÇ kanalını kullanıyor.  Otokar ileride belki aynı şürekaya Altay da satar, en kötü ihtimalle Cockerill taretli Tulpar satar . BMC grubunun, Nurol'un giremeyeceği marketlere onlar girebilir , giriyorlar da... Gezi süreci bir kaç yıl istisna olarak, Koç'un hükumetle kavgalı olduğu algısı nedense hiç aklıma yatmıyor. Rakamlar hep başka şeyler söylüyor. Rahmetli yaşasaydı belki işler olumlu anlamda başka türlü olurdu ama küçük kardeş de daha dün külliyede mekanın sahibi gibiydi. Mesajı Paylaş

petibor

Savunma sanayinde yerli motora 'yanma bilimi' imza atacak
Yanma bilimine hakim olunmadan savunma sanayi için "yerli motor" yapmanın mümkün olmadığına işaret eden Prof. Dr. İskender Gökalp, "Yerli motor konusunda en önemli konu, var olan tüm yerli güçleri birleştirmek




İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak Mühendisliği Bölümünü bitirdikten sonra 1976'dan beri akademik araştırmalarını Fransa'da yürüten Prof. Dr. İskender Gökalp, TÜBİTAK'ın Lider Araştırmacılar Burs Programı kapsamında, özellikle "yanma teknolojileri" alanına destek vermek üzere Türkiye'ye döndü.

TÜBİTAK desteğiyle ODTÜ'ye gelecek bilim insanları arasında, Gökalp'in eski öğrencileri İtalya Ulusal Araştırma Merkezi araştırmacılarından Dr. Christophe Allouis ile Madras Hindistan Teknoloji Enstitüsünde uzman araştırmacı Dr. Jayamaran Kandasamy de bulunuyor. İki araştırmacı da Gökalp ile Türkiye'de temiz yanma ve hidrojen teknolojileri üzerine araştırmalara yoğunlaşacak.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İskender Gökalp, TÜBİTAK 2232 Lider Araştırmacılar Burs Programı'na eski öğrencileri Kandasamy ve Allouis ile koordineli bir şekilde yaptıkları başvurunun kabul edildiğini bildirdi.

"Yanma", "temiz yakıtlar" ve "hidrojen teknolojileri" başta olmak üzere hem yerli motor hem de verimli ve temiz enerji konularında gerekli saç ayağının 3 önemli başlığı üzerine çalışmalar yürütmek üzere bir araya geldiklerini anlatan Gökalp, TÜBİTAK'ın aynı programı ile Türkiye'ye gelecek 127 bilim insanının ilgili alanlardaki uzmanlarıyla da çalışmayı planladıklarını söyledi.

ODTÜ'de lisans mühendislik eğitimi alan gençlerin seviyesinin çok iyi durumda olduğunu belirten Gökalp, "Ancak lisanstan sonra sorun var. O da gençlerin kabahati değil, altyapı yeterli değil. Onun için ABD ve Avrupa'ya gidiyorlar ve en iyi doktoraları yapıyorlar. Bu programla amaç, onları ülkede tutabilmek. Türkiye'de mühendislik alanlarında en kuvvetli bölümlerin olduğu yerlerden bir tanesi ODTÜ." dedi.

"Türkiye'de olmayan Ar-Ge laboratuvarları kurulacak"

Bu kapsamda ODTÜ'de Makine Mühendisliği Bölümünde araştırmalar yapıp doktoralı öğrenci yetiştireceklerini aktaran Gökalp, ayrıca enerji, yakıt, yanma ve itki konularında mükemmeliyet merkezlerinin kurulması için çalışacaklarını anlattı.

İTÜ Uçak Mühendisliği Bölümünden mezuniyetinin ardından 1976'dan itibaren Fransa'da Paris ve Orléans Üniversitelerinde çalıştığını, Fransa'nın TÜBİTAK benzeri kuruluşu CNRS'ın direktörlerinden biri olduğunu dile getiren Gökalp, "Enerji, havacılık ve uzay alanlarında CNRS bünyesinde enstitü ve mükemmeliyet merkezleri kurdum ve bilhassa yanma konularında Fransa ve AB seviyesinde akademinin ve sanayinin ortak çalıştığı Ar-Ge projelerini yürüttüm. 2000'lerin başından itibaren de Türkiye ile ortak projeler geliştirdim." diye konuştu.

TÜBİTAK programı kapsamında her bir araştırmacı için 3 milyon liraya yaklaşan bir Ar-Ge desteğinin, ODTÜ'de bilimsel altyapı tesislerini kurmak ve doktoralı öğrenci yetiştirmek için kullanılacağını belirten Gökalp, şöyle konuştu:

"Üç bilim insanı olarak 10 doktora öğrencisi ile işe başlayacağız. Tüm bu kaynaklarla yanma teknolojileri üzerine Türkiye'de olmayan Ar-Ge laboratuvarları kurulacak. Bunlar arasında yanma sistemlerinin tasarlanıp test edileceği yanma odası tesisleri de bulunuyor. Böylece yanma ve enerji konusunda bir mükemmeliyet merkezi kurulmuş olacak."

Yanma olmadan "yerli motor" mümkün değil

Yanma bilimine hakim olunmadan savunma sanayi için "yerli motor" yapmanın mümkün olmadığına işaret eden Gökalp, "Yerli motor konusunda en önemli konu, var olan tüm yerli güçleri birleştirmek. Biz de Türkiye'nin bu konudaki çalışmalarına destek vermek istiyoruz. Yanma konusu, savunma sanayi için olduğu gibi bir sürü başka faaliyet alanı için de çok önemli." dedi.

Gerçekleştirmek istedikleri projelere de değinen Gökalp, şöyle devam etti:

"Ne yazık ki yanma ve yakın konular, Türkiye'de çok gelişememiş. Sanayi ile birlikte çalışılarak gereken bilgi seviyesini artırmayı hedefliyoruz. Çeşitli amaçlı motorlar, kömür santralleri, doğal gaz santralleri, çimento ve cam sanayi, organik atıkların bertaraf edilmesi ile ilgili yanma sistemleri gibi sanayinin ilgi alanındaki tüm konulara girmeyi düşünüyoruz. Enerji ve yanma konularındaki deneyimimizi aktararak ODTÜ'de bu konularda çalışmalar başlatmak istiyoruz."

Prof. Dr. Gökalp, ODTÜ'deki ekiple Avrupa programlarından pay almak için de çalışacaklarını belirtti.

Türkiye'deki linyitlerin değerlendirilmesi konusunda araştırmalar da yürüteceklerini dile getiren Gökalp, "Daha önce kömürleri çok verimli bir şekilde gazlaştırıp doğal gaz ikamesi sağlayan bir strateji geliştirdik. Bu, Türkiye için önemli ve bu projeye de devam etmeye çalışacağız." dedi.

Hint araştırmacı Dr. Kandasamy'nin yürütüceği çalışmalar hakkında da bilgi veren Gökalp, Kandasamy'nin hidrojeni depolamaya ihtiyaç duymadan temiz şekilde üretip anında kullanmak için araştırmalar yapacağını kaydetti.

Gökalp, "Hidrojenin istenildiği kadar ve istenildiği zaman üretilmesi, hidrojenin güvenli olarak kullanılması için önem taşıyor. Hidrojenli binek araçlarının hala genelleşmemesinin bir nedeni olarak hidrojenin depolanmasının güvenli olmaması gösteriliyor ve dünya buna çare arıyor. ODTÜ ekibi bu konuya da katkı verecek." diye konuştu.

İtalya'dan Türkiye'ye gelerek ODTÜ Makine Mühendisliğinde temiz yanma teknolojileri üzerine araştırmalar yapacak olan Dr. Christophe Allouis ise bu teknolojilerin ticari boyutlarda test edilmesinin önemini belirtti.

İtalya'da Ansaldo gibi büyük gruplarla çalışan Dr. Allouis, bu konularda pazar payı kapabilmek için bilhassa azot oksitleri salınımının azaltılması gerektiğini söyledi.

ODTÜ ekibinin amaçlarından bir tanesinin de doğaya salınan karbondioksidi tutup hidrojenle birleştirerek yeni bir yakıt elde etme konusunda dünya genelinde yürütülen çalışmalara katkı vermek olduğuna işaret eden Allouis, "Türkiye'de de bu yapılabilir. Karbondioksidi tutmak zor ama yapılabilir. Türkiye'deki üniversitelerde üretilen bilginin görünürlüğünün artırılması konusunda yapabileceklerimiz var. Makale ve patent sayılarını da artırmayı hedefliyoruz." diye konuştu.


https://www.dunyabulteni.net/bilim-teknoloji/savunma-sanayinde-yerli-motora-yanma-bilimi-imza-atacak-h454709.html?utm_referrer=https%3A%2F%2Fzen.yandex.com

Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter