Almanya

Başlatan minigitav, Oca 20, 2016, 11:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

erdem

Bunun medeniyet ile ne ilgisi var yahu?

Dunyanin her yerinde isguzar burokratlar vardir ve her yerde sikinti yaratirlar.

Cin'de mahkumlarin - evsizlerin organlari zorla alindigi zaman ne oluyor o zaman? Dogu'dan gelen isik-aydinlanma falan mi? Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman silahlarının Yemen'de ne işi var?

Suudi Arabistan ve Emirliklerin Yemen savaşında Almanya'dan aldıkları silahları kullandıkları ortaya çıkarıldı. Muhalefet Berlin yönetiminden Suudi Arabistan ile başlatılan stratejik ortaklığın bozulmasını talep ediyor.
   
Deutsche Welle, Stern dergisi, Birinci Alman televizyon kanalı ARD'nin "report München" programı, Lighthouse Reports adlı Hollandalı araştırma merkezi ve araştırmacı gazetecilik kuruluşu Bellingcat ortak çalışmayla Yemen'deki savaşta Alman silahlarının sanıldığından daha önemli rol oynadığını ve savaşta Alman kara, hava ve deniz silah sistemlerinin kullanıldığını ortaya çıkardılar.

#GermanArms araştırma ağının bulguları politikacıların tepkisine yol açtı. Birlik 90/Yeşiller partisinin Federal Meclis Grubu'nun dış politika sözcüsü Omid Nouripour Deutsche Welle'ye verdiği demeçte, "Federal hükümetin Yemen'de Alman silahlarının kullanılmadığına dair açıklamalarının hiçbir değerinin kalmadığını" söyledi. Nouripour hükümetin "icraatını kontrol edemez duruma düştüğünü" sözlerine ekledi.

Omid Nouripour Federal Hükümet'ten Suudi Arabistan ile arasındaki stratejik ortaklığa son vermesini talep ediyor.

Alman hükümetinin temsilcileri şimdiye kadar Yemen'de Alman silahlarının da kullanıldığına dair bilgilerinin olmadığını söylemekteydiler. Ekonomi Bakanı Peter Altmaier Münih'teki Uluslararası Güvenlik Konferansı sırasında Deutsche Welle'nin sorusu üzerine (Yemen'de Alman silahlarıyla savaşıldığından) "haberi olmadığını" açıklamıştı. Araştırmanın yayımlanmasından sonra politikacılar şimdiye kadar verilen kontrol garantilerinin yeterli olup olmadığını sorgulamaya başladılar.

Yanlış ellere geçen Alman silahları

Koalisyon ortağı Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin dış politika sözcüsü Jürgen Hardt kurumumuza verdiği mülakatta, "Almanya'dan silah alan her devlet bu silahların alan ülkede kalacağına dair teminat verir. Bu şartı yerine getirmeyen devletler bunun ciddi sonuçlarına katlanmak zorunda kalır" dedi.

Hardt'ın sözleri Almanya'nın bundan böyle örneğin Suudi Arabistan'a bir daha silah satmayacağı anlamına da gelebilir.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi nedeniyle Suudi Arabistan'a uygulanan silah satış ambargosu 9 Mart'ta sona erecek. Jürgen Hardt Deutsche Welle'ye yaptığı açıklamada, "Bana göre hükümet bünyesinde aldığımız kararları uygulamaya devam etmeli ve Yemen'deki iç savaşa aktif şekilde karışan devletlere silah sevk etmemeliyiz" dedi.

Koalisyon ortağı Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin Meclis Grup Başkan Vekili Rolf Mützenich "araştırma sonuçlarının dış politika pusulalarının son yıllarda şaştığını gösterdiğini" söyledi. Mützenich çoktandır "kriz bölgelerine gönderilen Alman silahlarının çatışmaları azdırmaya yaradığından kuşku duyduğunu" belirtti.

Yeşiller Partisi sözcüsü Nouripour Federal Hükümet'ten Suudi Arabistan ile arasındaki stratejik ortaklığa son vermesini talep ederken, Sol Parti'nin dış politika sözcüsü Stefan Liebich, "Yemen'deki korkunç iç savaştan Almanya'nın da sorumlu olduğunun gün ışığına çıktığını" söyledi. Liebich, "Bu duruma son vermek isteniyorsa, kriz bölgelerine yapılan silah sevkiyatına derhal son verilmelidir" dedi.

Berlin silahların kime verildiğini araştıracak

Federal Hükümet sözcü vekili Ulrike Demmer araştırma sonuçlarının derhal değerlendirileceğini ve Suudi Arabistan'a satılan silahların akıbeti hakkında bilgilerinin olmadığını söyledi. Alman silahlarının nerede kullanıldığı büyük önem taşımakla birlikte Federal Hükümet'ten yapılan açıklamalarda sadece "konunun inceleneceği" belirtiliyor. 9 Mart'tan sonra Suudi Arabistan'a silah satışlarının yeniden başlayıp başlamayacağının tartışılmakta olduğuna da açıklamalarda yer veriliyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı buluşmada silah ihracatı da ele alındı. Merkel ortaklaşa imal edilen silahlar için yeni kurallar belirlenmesini istiyor. Ortak projeleri de olumsuz etkilediği için Paris ve Londra yönetimleri Suudi Arabistan'a silah ihracatının durdurulmasını eleştiriyorlar. Alman Sosyal Demokrat Partisi sıkı kuralların gevşetilmesine karşı çıkıyor.

https://www.dw.com/tr/alman-silahlar%C4%B1n%C4%B1n-yemende-ne-i%C5%9Fi-var/a-47727427 Mesajı Paylaş

canıtez

Almanya devlet filosuna üç tane A350-900 sipariş etti

Almanya Hava Kuvvetleri, devlet büyüklerinin uçuşlarında kullanılmak üzere üç tane Airbus A350-900 sipariş ediyor. Üç uçağın Alman devletine maliyetinin 1,2 milyar Avro olması bekleniyor.

Almanya Savunma Bakanlığı tarafından son zamanlarda yaşanan arıza ve gecikmelerin yaşattığı sorunlar nedeniyle alınmasına karar verilen uçaklar hakkında yapılan açıklamada "Federal hükumetin özellikle Dünya çapındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi noktasında hareket kabiliyeti büyük önem taşımaktadır." denildi.

Geçtiğimiz kasım ayında Almanya Başbakanı Angela Merkel, G20 toplantısına katılmak için Arjantin'e giderken devlet filosuna ait Airbus A340 tipi uçakların arıza vermesi nedeniyle tarifeli seferle Buenos Aires'e gitmek zorunda kalmış ve bazı önemli toplantıları kaçırmıştı.

Geçtiğimiz ocak ayında ise Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'ın uçağı Etiyopya'da arızalanmış, Steinmeler'in dönüş programı ertelenmek zorunda kalmıştı. Yine ocak ayında Almanya Kalkınma Bakanı Gerd Müller'in Afrika turu sırasında uçağı arızalanarak mahsur kalmıştı.

Yeni teslim alınacak Airbus A350-900 uçaklarının ilkinin Haziran 2020'de teslim edilmesi diğer iki uçağın ise 2022'de devlet hava aracı filosuna katılması planlanıyor. Airbus A350-900 uçakları ile devlet hava aracı filosunda yer alan 20 yıllık Airbus A340 uçakları değiştirilecek.

https://www.bagimsizhavacilar.com/almanya-devlet-filosuna-uc-tane-a350-900-siparis-etti/ Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman şirketlerinde ciro hız kesti

Dünyanın önde gelen şirketleri arasında yapılan bir araştırma geçen yıl Alman şirketlerin cirosunun geçen yıl sadece yüzde 1,2 oranında arttığını gösterdi. Amerikan şirketleri ise cirolarını yüzde 10,5 oranında artırdı.
   
Yapılan bir araştırma, Almanya'nın önde gelen şirketlerinin ciro ve kâr artışında dünyanın büyük şirketleri ile karşılaştırıldığında alt sıralarda yer aldığını ortaya koydu. Stuttgart merkezli EY Danışmanlık Şirketi'nin araştırmasına göre, borsada işlem gören yüksek cirolu bin şirketin sadece 44'ünü Alman şirketleri oluşturuyor. Bu şirketlerin cirosunda 2018'de bir önceki yıla göre ortalama yüzde 1,2 oranında artış kaydedildi. Faiz ve vergi öncesi kârın ise yüzde 10 azaldığı tespit edildi.

EY Danışmanlık Şirketi'nin araştırmasına göre, geçen yıl en fazla ciroyu yapan bin şirketten 299'u ABD'de, 146'sı Japonya'da, 79'u ise Çin'de faaliyet gösteriyor.

Araştırmaya göre, geçen yıl Amerikan şirketleri cirolarını yüzde 10,5 oranında artırdı. Asya'da faaliyet gösteren şirketlerin cirolarında ise yüzde 10,1 artış kaydedildi. Avrupa'daki şirketlerin cirolarındaki artışın ise yüzde 7,7 olduğu tespit edildi.

Elektronik ve yazılım devleri başı çekiyor

En yüksek kârı elde şirketler arasında yaklaşık 60 milyar euro ile iPhone üreticisi Apple birinci sırada yer alıyor. Güney Koreli elektronik devi Samsung ise 45 milyar euro kâr ile ikinci sırada bulunuyor. Samsung'u yaklaşık 30 milyar euroluk kâr ile ABD'li yazılım şirketi Microsoft takip ediyor.

Avrupa'dan geçen yıl en yüksek kârı elde eden şirket, petrol alanında faaliyet gösteren Royal Dutch Shell oldu. Yaklaşık 27 milyar euro kâr eden şirket, dünya sıralamasında da dördüncü sırada yer aldı.

Alman şirketleri içinde en yüksek kârı elde eden Volkswagen ise 14 milyar euro ile dünya sıralamasında 25'inci sıraya yerleşti.

EY Danışmanlık Şirketi'nin analizine göre, Avrupa'daki şirketlerin çoğunun dijitalleşmeye kaynak ayırmaları ve dünya konjonktüründeki gelişmeler yıllık cirolarına yansıdı. ABD ile ticarette yaşanan anlaşmazlıkların Almanya'nın ihracatını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekilerek, özellikle otomotiv sektöründe yaşanan sorunlar da ciro ve kârdaki düşüşe neden olarak gösterildi.

https://www.dw.com/tr/alman-%C5%9Firketlerinde-ciro-h%C4%B1z-kesti/a-49140136 Mesajı Paylaş

Alkyone

Almanya'da Yeni Bir Irkçı Cinayet Şebekesi mi Türedi?


Almanya'nın Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke'nin katil zanlısının aşırı sağcı çıkmasından sonra, soruşturmaya siyasi suikastları ve terör eylemlerini araştıran Federal Başsavcılık el koydu.

Bir yetkili, geçen hafta sonunda göz altına alınan 45 yaşındaki zanlının uzun süredir aşırı sağcı gruplarla bağlantısının olduğunun tespit edildiğini ve "göçmen dostu" olarak tanınan Vali Lübcke'nin öldürülmesinin "aşırı sağcı bir suikast" olarak sınıflandırıldığını açıkladı.

Basında yer alan haberlere göre yakalanan zanlının polisteki kaydı oldukça kabarık. 1993 yılında mültecilerin kaldığı bir yurda molotof kokteyli atarak yakma girişiminden yargılanan, daha sonra serbest bırakılan zanlının, 2000'li yılların başından bu yana "Kombat 18" adlı ırkçı örgütle ilişkisi tespit edildi. Örgütün isminde yer alan "18" sayısı, Nazi lideri Adolf Hitler'in isim ve soyadının baş harflerini oluşturduğu için militan ırkçılar tarafından sıklıkla kullanılıyor.

Zanlının 1 Mayıs 2009'da Alman Birleşik Sendikası DGB'nin Dortmund kentinde düzenlenen mitingine saldıran "Autonome Nationalisten" adlı gruba da üye olduğu ve o saldırı sonrasına tutuklanarak, 10 ay hapis cezasına çarptırıldığı da öğrenildi. Bir polis yetkilisi, söz konusu zanlının o olaydan sonra Lübcke cinayetine kadar izini kaybettirdiği ve yeraltında yaşamış olabileceğini ifade etti.
İki çocuk babası Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Lübcke, 2 Haziran'da evinin bahçesinde kafasına yakın mesafeden sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü. Başbakan Angela Merkel'in mülteci politikalarını savunan ve sığınmacılara olduğu kadar, Kassel bölgesinde yaşayan Türkiye kökenlilere de olan sıcak yaklaşımıyla bilinen Lübcke, 2015'ten sonra, aşırı sağcı çevreler tarafından hedef gösterilerek, internet üzerinden adresi paylaşılmıştı.

Lübcke'nin ölümü sonrasındaysa, Neonazilerin sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarla valinin ölümüne sevindikleri ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Lübcke'nın öldürülmesini sevinçle karşılayanları sert dille kınadı, bunun "çirkin, tiksindirici ve her bakımdan ahlaksızca" olduğunu söyledi.

Olayla ilgili ayrıntılar akıllara, "Almanya'da NSU tarzı yeni bir ırkçı cinayet şebekesi mi türedi?" sorusunu getirdi. Irkçı Nasyonal Sosyalist Yeraltı örgütü (NSU), ülke genelinde sekizi Türk, biri Yunanlı ve biri de polis memuru olmak üzere 10 kişiyi öldürmüştü. 2011'de yakalanacaklarını anlamaları üzerine, intihar eden iki NSU üyesinin, 13 yıl boyunca Almanya'da gizlenerek, yeraltı örgütü şeklinde eylem düzenledikleri belirlenmişti.

Aşırı sağ uzmanları ve istihbarat örgütleri, giderek radikalleşen Alman Neonazi ve ırkçıların bir süredir silahlanarak, terör eylemleri planladığı yönünde uyarılar yapıyor. Daha geçen hafta Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde 3'ü aktif görevde, 1'i eski olmak üzere toplam 4 polis memurunun mühimmat tedarik ettiği ve bu mühimmatları, aşırı sağcı "Prepper" olarak adlandırılan gizli bir örgütlenmeyle irtibatı bulunan bir kişiye verdiklerini tespit edilmiş, söz konusu kişiler gözaltına alınmıştı.

Uzmanlar, Alman Neonazilerin "X Günü" adı verilen bilinmeyen bir tarihe hazırlıklı olmayı hedeflediklerini ve ülkedeki siyasetçilere yönelik suikastlar yaparak, iç savaş çıkarmayı, ardından da darbe yaparak ülke yönetimini devralmayı amaçladıklarını iddia ediyor.

Geçen sonbahar aylarında Alman ordusunda özel kuvvetlere bağlı elit askerler içinde benzer hedefli bir gizli oluşumun varlığı saptanmış, hatta Başbakan Angela Merkel'in bulunduğu bir uçağın havada arızalanarak, son anda acil iniş yapması bu grubun bir suikast denemesi şeklinde spekülasyonlara yol açmıştı. Yapılan soruşturmada, darbeci grubun, eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Federal Meclis Başkan Yardımcısı Claudia Roth ve Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Dietmar Bartsch'ın da aralarında bulunduğu bir dizi siyasetçiyi, ayrıca Müslüman ve Yahudi toplum liderlerini aynı gün aynı yerde toplayarak infaz etmeyi planladığı, silah, cephanelik, gıda, lojistik malzeme ve yakıt depoladığı da saptandı.

Yorumlarda, Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke'nin katil zanlısının Almanya'da gizl bir şekilde yayılan ırkçı bir ağın parçası olabileceği ve ifade vermesi durumunda yeni bilgilere ulaşılabileceği vurgulanıyor.
https://www.amerikaninsesi.com/a/almanyada-yeni-bir-irkci-cinayet-sebekesi-mi-turedi/4962077.html

Almanya'da aşırı sağcıların iç savaş senaryosuna hazırlandığı iddiası 28.04.2019

Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatının (İç İstihbarat Servisi) aşırı sağcıların "iç savaş senaryosuna hazırlandıklarına" yönelik ipuçlarının yer aldığı bir rapor hazırladığı ileri sürüldü.
Alman "Welt am Sonntag" gazetesi, Anayasayı Koruma Teşkilatının hazırladığı "aşırı sağcı terör eğilimleri ve potansiyeller" konulu gizli bir rapora yer verdi.

Almanya'da şiddet yanlısı aşırı sağcılardan gelecek tehlikenin arttığına işaret edilen raporda, aşırı sağcıların örgütler ve oluşumların dışında küçük gruplarda veya bireysel olarak ortaya çıkmaya başladığı belirtildi.

"Çok sayıda aşırı sağcı birkaç ay veya birkaç yıldan beri aktif ve bunların bir kısmı daha önce bilinmeyen kişiler." denilen raporda, bu kişilerin büyük çoğunluğunun 30 yaşında erkekler olduğu ve aralarında polis ve askerlerin de bulunduğu kaydedildi.

Aşırı sağcıların iletişimlerini öncelikle internet üzerinden sağladıklarına işaret edilen raporda, "Resmi makamlar, aşırı sağcıların iç savaş senaryosuna ve kaygı duyulan kamu düzeninin çökmesine hazırlandıklarına ilişkin ipuçları buldu." denildi.
Raporda, aşırı sağcıların bombalı saldırı alıştırması da yaptığı belirtildi.
Aşırı sağcı teröristlerin gerçekleştirdikleri eylemlerde yeteri kadar organize olmadığının görüldüğü ifade edilen raporda, aşırı sağcıların internet ve sosyal ağlar üzerinden iletişim sağladıkları için takip edilmelerinin zorlaştığına dikkat çekildi.

Gazetede ayrıca, Almanya Kriminal Dairesi'nin (BKA) ülkede her vakit saldırı yapma riski taşıyan 33 aşırı sağcının bulunduğu ve bu sayının geçen yıl 22 olduğuna yönelik açıklamasına da yer verildi.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanyada-asiri-sagcilarin-ic-savas-senaryosuna-hazirlandigi-iddiasi/1464582 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Southwater

NSU davasının 120 yıllığına devlet sırrı ilan edilmesi? Almanlar fena... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter