Almanya

Başlatan minigitav, Oca 20, 2016, 11:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

Alman ekonomisinde durgunluk beklentisi

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ekonomi uzmanları ülke ekonomisi için durgunluk beklentisi içinde. Üçüncü çeyrekte ekonomik büyümenin eksiye düşeceği tahmin ediliyor.

Almanya'da Başbakanlık, bu yıl Alman ekonomisinde duraklama yaşanacağını tahmin ediyor.

Haftalık haber dergisi Spiegel'in edindiği bilgilere göre Başbakanlığa bağlı ekonomi uzmanlarının hazırladığı bir raporda "Üçüncü çeyrek için Gayrı Safi Milli Hasıla'da hafif bir gerileme olabileceği gözlemlendiği ve bunun da teknik anlamda durgunluk olduğu" belirtildi.

Yılın ikinci çeyreğinde Alman ekonomisi bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 büyüme kaydetmişti. Uzmanlar, Başbakanlığa sundukları raporda Haziran-Ekim döneminde de benzer bir gerileme beklediklerini not etti. Uzmanlar, art arda iki çeyrekte gerileme kaydedilmesinin de ekonomik durgunluk anlamına geldiğine işaret ederek, raporda "Yılın ikinci yarısından yansıyan göstergeler, endüstrideki zayıf konjonktürün devam edeceğini ortaya koyuyor" ifadelerine yer verdi,

İç konjonktürün ise sağlam olduğu vurgulanan raporda, ticari bir sürtüşme ya da anlaşmasız bir Brexit olmadığı sürece Alman ekonomisinde sarsıcı bir kriz beklenmediği de belirtildi.

Konjonktürü stabilize etme amaçlı kısa dönemli önlemler alınmasına gerek olmadığını ileten uzmanlar, bu yılın sonunda ekonomik büyümede küçük bir artışın beklendiğine işaret etti.

https://www.dw.com/tr/alman-ekonomisinde-durgunluk-beklentisi/a-50145453 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman sanayi üretimindeki düşüş resesyon riskini artırdı

Almanya'da sanayi üretimi, Temmuz'da beklentilerin üzerinde düşüş gösterdi. Sanayi üretimindeki gerileme ekonomistler tarafından üçüncü çeyrekte resesyon riskinin arttığı şeklinde yorumlandı.

Almanya'da Temmuz ayında sanayi üretiminde düşüş kaydedildi

Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya'da Ekonomi Bakanlığı sanayi üretiminin Temmuz'da bir önceki aya göre yüzde 0,6 düştüğünü açıkladı. Ekonomistler yüzde 0,3'lük bir düşüş bekliyordu. Sanayi üretimindeki art arda yaşanan ikinci aylık gerileme ekonominin üçüncü çeyrekte resesyona sürüklenebileceği şeklinde değerlendirildi.

Ekonomi Bakanlığı "sanayinin konjontürü zayıf kaldı" değerlendirmesinde bulundu. Bakanlık yılın ikinci yarısının zayıf başladığını kaydederek, siparişlerde iyileşme olmadığına ve bu nedenle sanayi üretiminin görünümünde bir toparlanma olmadığını belirtti.

Üçüncü çeyreğin "kötü" başladığını ve siparişlerde bir yön değişikliği beklemediğini söyleyen Bankhaus Lampe baş ekonomisti Alexander Krüger, "Sanayi sektöründeki resesyon devam edecek ve üretim art arda beşinci çeyrekte de azalacak. Bu, teknik resesyon ihtimalini artırıyor" değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomistler genellikle teknik resesyonu art arda en az iki çeyrek ekonominin daralması olarak tanımlıyor. Daha önce 1,5 düşüş olarak açıklanan Haziran ayı sanayi üretimi verisi yüzde 1,1 düşüşe revize edildi. Alman ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 0,1 daralmıştı.

BayernLB'den Stefan Kipar sanayi sektörünün ekonominin motoru olduğunu söyleyerek ekledi "zayıf kaldıkça ekonominin diğer alanlarını da zayıflatması muhtemel."

Ekonomist Krüger de ekonominin diğer alanlarına "bulaşma" riskine dikkat çekti. Krüger "Makroekonomide aşağıya doğru inen sarmal daha hızlı dönme tehdidinde bulunuyor" dedi.

Lichtenstein'daki VP Bank'tan ekonomist Thomas Gitzel de "Almanya resesyonda" diyerek hükümetin buna karşılık yatırım atağına geçmesi gerektiğini belirtti.

Ekonomi zor durumda

Almanya'nın ihracata dayanan ekonomisi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Önce Amerika" ticaret politikaları ve İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) planlanan ancak ertelenen çıkışının yol açtığı küresel büyümenin yavaşlaması ve belirsizlikler nedeniyle zor durumda.

Almanya Başbakanı Angela Merkel de Pekin ziyareti sırasında  Çin-ABD ticaret savaşının bütün dünyayı etkilediğini ve yakında çözüme kavuşturulmasını umduğunu söyledi.   

Almanya 2018 verilerine göre 36 milyar 500 milyon dolar dış ticaret ile Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı konumunda.

https://www.dw.com/tr/alman-sanayi-%C3%BCretimindeki-d%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F-resesyon-riskini-art%C4%B1rd%C4%B1/a-50326527 Mesajı Paylaş

evrenay

Almanya'daki en bilinen (muhtemelen de en büyüğüdür) borsa şirketi DAX, ThyssenKrupp'u kurucusu olduğu DAX30 endeksinden çıkarttı.

Yerine MTU Aero Engines AG şirketini yerleştirdi. Eskiden adı "Motoren und Turbinen Union" olan MTU Aero Engines'in dizel motor üreticisi MTU Friedrichhafen ile alakası yok.

Hisselerinin tamamına yakını (%99) hala açık ve %50 den fazlası aşağıdaki küresel yatım şirketleri gibi firmalara ait olan MTU Aero

Capital Research & Management Co. (World Investors)            5 908 482   11,4%
Capital Research & Management Co. (Global Investors)    1 872 715   3,60%
Allianz Global Investors GmbH                                            1 559 811   3,00%
Harris Associates LP                                                            1 545 625   2,97%
Oddo BHF Asset Management SAS                                    1 525 765   2,93%
The Vanguard Group, Inc.                                                    1 442 155   2,77%
Fidelity Management & Research Co.                                    1 292 139   2,48%
DWS Investment GmbH                                                    1 142 799   2,20%
Comgest SA                                                                       839 034   1,61%
BlackRock Fund Advisors                                                       836 850   1,61%

'nun cirosunun %73 ünün ABD'den geliyor olması bu karardan etkili olmuş mudur?

F110, F414 gibi GE üretimi motorların da tedarikçisi (bakınız: https://www.mtu.de/engines/)

Thyssen Krupp'un DAX30 dan çıkartılması bence çelik endüstrisinin artık Avrupa'da kesinlikle yerinin olmadığının göstergesidir. Mesajı Paylaş
Üyeliğimi silin! Burada gerçekleri duymak istemeyen kendini tatmin edenler kalmış.
Sil yönetici üyeliğimi, ondan sonra devam et kendini tatmine!

Sihirbaz

Merkel: Suudilere silah satışı yapılmayacak

Başbakan Merkel, Almanya'nın Suudi Arabistan'a silah satışlarını durdurma kararını değiştirmeyeceğini söyledi. Berlin, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi sonrasında Riyad'a silah satışlarını tümüyle durdurmuştu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Berlin'in Suudi Arabistan'a silah ihracatını durdurma kararında bir değişikliğe gitmeyeceğini söyledi. Ürdün Kralı II. Abdullah ile Berlin'de yaptığı görüşme sonrası bir açıklama yapan Merkel "Federal hükümetin tutumunu değiştirmesi için şu anda herhangi bir koşul göremiyorum" dedi. Başbakan kararının şekillenmesinde Yemen'deki çatışmaların rol oynadığını belirtti.

Merkel konuşmasında hafta sonunda Suudi Arabistan'daki iki büyük petrol tesisine düzenlenen saldırılara da değindi. Almanya Başbakanı, saldırıların "Yemen ihtilafına diplomatik bir çözüm bulmak için, her ne kadar son derece zor gözükse de şu anda herkesin mümkün olan her şeyi yapmak zorunda olduğunu bir kez daha" gösterdiğini söyledi.

Merkel: Bekleyeceğiz

Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırıların "elbette kınanmaya değer" olduğunu belirten Merkel bir tarafı suçlamaktan ise kaçındı. Merkel federal hükümetin konuya nasıl yanıt verilmesi gerektiği konusunda "kesin bir yaklaşım" belirlemek için tarafların sunacağı bilgileri bekleyeceğini söyledi.

Henüz saldırıya ilişkin ortada "nihai bir tablo olmadığını" belirten Merkel gelişmeleri bölgedeki gergin durumun geniş bağlamı içerisinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'ten milletvekili Jürgen Hardt, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yöenlik saldırılar sonrasında Almanya'nın Suudi Arabistan'a silah satışlarına tekrar başlaması gerektiğini söylemişti. Hardt "Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin kendisini korumasının Almanya'nın kendi istikrar çıkarlarına" olduğunu belirtmişti.

CDU milletvekili Hardt "O nedenle silahlanma işbirliğimizi yeniden gözden geçirmeliyiz" diye konuşmuştu.

Kaşıkçı cinayetinden beri satışlar durdu

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ile Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) oluşan Alman hükümeti Mart 2017'deki koalisyon pazarlıkları sırasında Yemen savaşına "dolaysız" bir biçimde taraf olan ülkelere silah ihracatının durdurulması konusunda mutabık kalmıştı.

Alınan karar imzalanan koalisyon sözleşmesine de yansımış ancak metinde silah ihracatına imkan veren çeşitli boşluklar da bırakılmıştı. Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğunda öldürülmesi üzerine hükümet Kasım 2018'de Suudi Arabistan'a silah satışlarının tümüyle durdurmuştu.

Alınan karar bu yılın Mart ayında altı ay süreyle uzatılmıştı. Sürenin yeniden uzatılıp uzatılmayacağına 30 Eylül tarihinde karar verilecek.

Suudi Arabistan'da devlete ait petrol şirketi Saudi Aramco'ya ait iki tesise Cumartesi günü sabaha karşı silahlı insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlenmişti. Saldırının sorumluluğunu Yemen'deki İran destekli Şii milisleri üstlenmişti. Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyonun sözcüsü Turki el Maliki ise dün saldırının Yemen kaynaklı olmadığını açıklamıştı. Açıklamada saldırının İran silahlarıyla yapıldığı belirtilmişti. ABD de saldırıdan İran'ı sorumlu tutuyor.

https://www.dw.com/tr/merkel-suudilere-silah-sat%C4%B1%C5%9F%C4%B1-yap%C4%B1lmayacak/a-50461266 Mesajı Paylaş

Merkator

Alman Mahkemesi, Suudi Arabistan'a Ambargoyu Deldi

Alman Handelsblatt gazetesine göre Frankfurt am Main İdare Mahkemesi, Federal Hükümetin, , Suudi Arabistan'a silah ihracatı ambargosunun yasal olmadığını belirtti.

Rheinmetall Military Vehicles GmbH, Suudi Arabistan'la yapılan büyük bir sözleşmeyi federal hükümetin çok az gerekçeli bir kararla "sabote edildiği" iddiasıyla dava açtı.

Rheinmetall adı açıklanmayan yabancı bir müşteriden büyük bir sipariş açıkladı. Şirket, "Sipariş, Ocak 2018 ile Şubat 2019 arasında teslim edilecek 134 milyon avro değerinde 110 lojistik aracı içeriyor" dedi. Beş yıl boyunca devam eden siparişlerin yanı sıra bakım ve lojistik hizmetleri de bekleniyordu.

2016 yılında, Federal Hükümet, Rheinmetall'e kamyon ihracat lisansını verdi ve şirket Suudi Kraliyet Kara Kuvvetleri'ne ilk 20 adet kamyonu teslim etti,.

Ancak 2 Ekim 2018'de Suudi Arabistan ile Almanya işbirliği zor bir dönemece girdi. Bu tarihte İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğu'ndaki Gazeteci Cemal Kaşıkçı öldürüldü. Federal Hükümet bu tarihten itibaren ambargo uygulamayı gündeme aldı.

http://c4defence.com/Gundem/alman-mahkemesi-suudi-arabistan-a-ambargoyu-deldi/9049/1 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya'nın silah ihracatında rekor yıl

Almanya'da hükümetin onayını alan silah ve teçhizat ihracatının toplam değeri 7 milyar 950 milyon euroya ulaştı. İhracat onayı alanlar arasında insan hakları ihlalleriyle eleştirilen ülkeler başı çekiyor.

Almanya silah ve teçhizat ihracatında rekor bir yılı geride bırakıyor. Federal Hükümet'in onay verdiği toplam silah ihracatının 15 Aralık itibarıyla 7 milyar 950 milyon euroya ulaşarak 2015'in rekorunu kırdığı belirtildi. Böylece 7 milyar 860 milyon euro ile rekor yılı olan 2015'ten sonra son üç yılda düşüşe geçen silah ihracatlarında, geçen yıla oranla yüzde 65'lik bir artış kaydedilmiş oldu.

Almanya'nın silah ihracatı rekora gidiyor

Alman haber ajansı dpa'nın Ekonomi Bakanlığı'nın Sol Partili Sevim Dağdelen ile Yeşiller partisinden Omid Nouripour'un soru önergesine verdiği yanıta dayandırdığı habere göre, en fazla silah ihracatı onayı, 1 milyar 770 milyon euro ile Macaristan için verildi. Macaristan'ı 802 milyon Euro ile Mısır takip ederken, üçüncü sırada da 483 milyon euro ile ABD geldi.

İkinci sırada yer alan Mısır'ın yanı sıra; Yemen'de Husilere karşı hükümete destek veren Suudi Arabistan'ın dokuzuncu sırada gelmesi dikkat çekti.

Almanya'da koalisyon ortakları Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Mart 2018 tarihli koalisyon anlaşmasında Yemen Savaşı'na müdahil olan devletlere silah ve teçhizat onayına kısıtlama getirilmesi karara bağlanmıştı. Almanya ancak Cemal Kaşıkçı cinayetinden sonra Suudi Arabistan'a silah ihracatını durdurma kararı alındığını açıklamıştı.

Diğer yandan insan hakları ihlalleri nedeniyle eleştirilere hedef olan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Cezayir ve Endonezya'nın en fazla ihracat onayı verilen ülkeler arasında ilk 10'da yer aldığı görüldü.

Muhalefetten tepkiler

Sol Partili milletvekili Sevim Dağdelen, söz konusu çarpıcı rakamların silah ihracatına yönelik sistemin işlemediğinin bir göstergesi olduğunu söyledi. Dağdelen, partisinin silah ihracatını yasaklayan yasal düzenleme talebini de yineledi.

Yeşiller partisinin silahsızlanma politikaları sözcüsü Katja Keul de bu artışın ihracat politikasındaki sınırlamalara rağmen gerçekleşmesinin anlaşılabilir olmadığını belirterek, "Artık Federal Hükümeti (silah) teslimatları için bir dış politika ve güvenlik gerekçelendirmesi yapmaya mecbur bırakacak bir kontrol yasasına ihtiyacımız var" diye konuştu.

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmeier, 2015 sonrası silah ihracat onaylarında yaşanan düşüşü, 2017 genel seçimleri sonrası koalisyonun kurulma sürecinin uzun sürmesi ve bu durumun karar alım sürecinde neden olduğu yığılmaya bağlamıştı.

https://www.dw.com/tr/almanyan%C4%B1n-silah-ihracat%C4%B1nda-rekor-y%C4%B1l/a-51809308 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman ekonomisi 2020 için çok iddialı değil

Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), 48 farklı sektörün temsilcileri ile 2020 beklentilerine dair bir anket yaptı. Buna göre Alman ekonomisinin beklentisi genele bakıldığında çok yüksek değil.

Alman Ekonomi Enstitüsü (IW), her yıl olduğu gibi 2019'un bitimine günler kala 48 ayrı sektörün kuruluşları ile önümüzdeki yıla dair beklentiler hakkında görüşmelerde bulunuyor. "Üretim, istihdam ve yatırımlar nasıl gelişecek?" sorusu temelinde dile getirilen tahminler bu yıl birbirinden oldukça farklı bir tablo ortaya koyuyor. Buna göre şaşılacak derecede uzun süren, yaklaşık on yıllık kalkınma döneminin sonuna gelindiği görülüyor.

Yapılan görüşmelerle ilgili olarak DW'ye açıklamalarda bulunan IW Yöneticisi Prof. Michael Hüther, "Bu çok uzun süren, çok istikrarlı, kesintisiz ve aynı zamanda yoğun bir istihdamın yaşandığı kalkınmanın sonuna gelinmiş olunması itibari ile parti artık bitti" dedi. 2018 yılının başından itibaren konjonktürün daha düşük seviyeli ekonomik büyümeye dönüştüğünü kaydeden Hüther, ekonomi alanlarından biri olan endüstrinin, yılın son çeyreğinde bariz bir resesyona girdiğini vurguladı.

Michael Hüther'e göre bunun nedeni, otomobil sanayii gibi bazı sektörlerde uzun süredir yaşanan olumlu gidişatın yeniden normale dönmesinin yanı sıra jeopolitik riskler, dijitalleşme ve iklim değişikliği ile şirketler ve tüketiciler için ortaya çıkan yeni zorluklar.

Farklı beklentiler

IW'nin sektörel örgütlerle yaptığı anket farklı beklentileri de ortaya koyuyuor. Buna göre, makine, kimya, metal işleme, otomotiv ve elektronik teknolojisi gibi sektörlerde olumsuz gelişmelerin yaşanmaya başlandığı görülüyor. Bu gruptaki firmaların yeni yıla dair beklentisi daha düşük. Benzer bir durum enerji siyasetinde dönüşüm ve kömürü terk etme kararlarından yapısal anlamda etkilenen enerji, madencilik ve petrol işleme sektörleri için de geçerli.

Düşük faiz politikası ve kamusal düzenlemeler nedeniyle bankacılık ve finans sektöründe de çok büyük beklentiler dile getirilmiyor. Bu alanda olumlu anlamda iki istisna var. Bunlardan biri portföy yönetimi diğeri de finansal kiralama sektörü. Bu iki alanda, son yıllarda yaşanan olumsuz dönemin sonuna gelinmiş görünüyor.

İnşaat sektörü ile zanaatkârlar ise yeni yıla nispeten daha iyimser beklentilerle giriyor. Her ne kadar beklentiler geçtiğimiz yıllardaki kadar yüksek olmasa da, sektör temsilcileri yüzde 6 civarında büyüme beklediklerini dile getiriyor. Bu iki sektörde geçtiğimiz yıl yüzde 8 oranında bir büyüme kaydedilmişti.

Konjonktür için karmaşık riskler

Bu beklentilerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önemli oranda konjonktürel gelişmelere bağlı. Bu çerçevede bazı riskler bulunduğuna dikkat çeken IW yöneticisi Hüther, "Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasında bir ticaret savaşının önüne geçildiği yönünde işaretler verilse dahi, dünya ekonomisi için sıkıntılı bir süreç olacak" diyor. Hüther'e göre Avrupa; ABD, Rusya ve Çin arasındaki ekonomik çatışmalarda iki arada bir derede kalıyor.

Almanya açısından bir nevi konjonktür motoru olan küreselleşmenin, yaşanan bu çatışmalarla zayıfladığını vurgulayan Hüther, "Biz, bundan önceki on yıllarda olduğu gibi, dışarıdan bizi itecek bir güç olmasını bekleyemeyiz. Kendimiz çaba sarfetmeliyiz" ifadesini kullanıyor. Alman siyasetinin, mevcut zorlukları aşmak için gerekli olan çerçeveyi sağlayamamasından dolayı, Alman ekonomisinin kendi kendini motive etme gücünün düşük olduğunu kaydeden Hüther, toplumun yaşlanması, dijitalleşme ve iklim değişikliğine karşı tepki olarak karbondioksitin nötrleştirilmesine yönelik çabaların, Alman ekonomisini yapısal değişimler anlamında zorladığını belirtti.

Michael Hüther'in yeni yıla dair konjonktürel beklentisi de tüm bu veriler ve tahminler ışığında oldukça mütevazı bir çerçevede kalıyor: "2019 yılında ortalama olarak yüzde 0,5 oranında bir büyüme yakaladık. Önümüzdeki sene yüzde 0,9 büyüme bekliyoruz. Bayram günlerinin etkisini düştüğümüzde geriye yüzde 0,7'lik bir büyüme beklentisi kalıyor. Yani neredeyse bu seneye göre hiç fark yok. Bu da Alman ekonomisinin yerinde saydığını gösteriyor."

https://www.dw.com/tr/alman-ekonomisi-2020-i%C3%A7in-%C3%A7ok-iddial%C4%B1-de%C4%9Fil/a-51802352 Mesajı Paylaş

Karabasan

Almanya'da elektrikli otomobile geçiş 410 bin kişiyi işsiz bırakabilir


Alman hükümetinin Ulusal Otomobil Platformu (NPM) tarafından yapılan bir çalışmaya göre, Almanya'nın yanmalı motorları bırakıp elektrikli otomobillere geçmesi pahalıya mal olacak.

Elektrikli otomobile geçişle ülkede 2030'a kadar 410 bin kişinin işsiz kalması bekleniyor.

İş kaybının nedeninin "elektrikli motorların petrol ile çalışan motorlara göre daha az parça bulundurduğu için üretimde daha az işçiye ihtiyaç duyması" olduğu belirtildi. İçten yanmalı bir motora en az 1200 parça monte edilirken, elektrik motorunda ise yaklaşık 200 adet parça ile üretimin yapıldığı bildirildi.

En fazla iş kaybının, 88 bin kişi ile fosil yakıtlı motorlar ve şanzımanların üretiminde yaşanması bekleniyor. Şirketlerin, söz konusu iş kayıplarını en az seviyede tutmak amacıyla stratejik olarak personel planlaması yapması ve bölgesel yeterlilik merkezlerinin kurulması gerekiyor.

Almanya'da 15 Ocak Çarşamba günü yapılacak Otomobil Zirvesi'nde politikacılar, iş dünyası temsilcileri, sendikalar ve uzmanların konuyu detaylı olarak ele alması bekleniyor. Alman otomotiv sektörü, toplam katma değerin yüzde 5'ini oluşturuyor. Ülkede istihdamın yüzde 3'ü de otomotiv sektöründen sağlanıyor.
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanyada-elektrikli-otomobile-gecis-410-bin-kisiyi-issiz-birakabilir/1701171 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

cabbar

Puttyyyyyy???? Mesajı Paylaş

petibor

Bunlar daha en iyi günleri zavallı Almanya'nın. Bahçelerinde patates ekmeye başlayacaklar bu yüzyılın ortası gelmeden. Mesajı Paylaş

Baltica

Putty, sana biraz moralini bozacak bir haberim var ;

Almanya, dunyada, en cok ticareti yapilan, deger bakimindan en yuksek 10 ticari urunun, 3 unde, dunyanin en buyuk ihracatcisi.

Bunlardan ilk ikisini tahmin edebilirsin;

1-Otomotiv

2-Otomotiv yedek parcalari

Ama 3.su Ilac ! Almanya, acik ara dunyanin en buyuk ilac ihracatcisi ulke ! Bu durumunda, onumuzdeki 20 yil boyunca degismesi ongorulmuyor.

Evet, Elektrikli otomotiv endustrisinin degisiminden Almanya'nin bir miktar ekonomik zarar gorecegi biliniyor. Ama bunu Almanlarda biliyor ve bu acigi kompanse edecekleri yeni teknolojilere ve endustrilere son 10 yildir deli gibi yatirim yapiyorlar. Bir ornek olmasi bakimindan, Bugunku dogal gelisim seyrinde devam ederse, dunyadaki endustriyel enzim ticaretinin global hacmi, 2025'de 25 milyar USD olacak. Ancak, dogal seyrinde devam etmeyecek !

Almanlarin, yonlendirmesi ile gida sanayiinden, textil sanayiine, kagit ve plastik sanayiinden, deterjan sanayiine kadar, endustriyel enzimlerin kullaniminin zorunlu olmasini ihtiva eden calismalar, AB icerisinde, cokdan basladi bile ! 2030'lu yillarda, Bu zorunluluk ve standartlar, once AB icerisinde, sonra Kuzey Amerika bolgesinde ve en son da, Uzakdogu'da yerlesecek. Peki, bil bakalim su anda, dunyada, endustriyel enzim ureticisi en buyuk 5 firmadan birisi hangisi ? BASF !

Yani sen tabii, urettigin deterjana, BASF'in urun gaminda yer alan, endustriyel enzim koymak zorunda degilsin, hidrojen peroksitden de devam edebilirsin, ama bu durumda, 2030'larda, AB bolgesine, tek bir kutu deterjan satamayacaksin veya cok yuksek ekolojik kotasyon ucretleri odemek zorunda kalacaksin ki, bu da fiilen satamazsin demek zaten ! Ustelik bu enzimler, patentli ! Yani, taklit de edemezsin, yenisini gelistirmek zorundasin.

Anlayacagin putty, maalesef, adamlara patates ektiremeyeceksin, Patatesler, elmalar, yine Polonya'dan gelecek, enzimler, Almanya'dan ! 
 
  Mesajı Paylaş

petibor

Ben uyumluyum sorun çıkartmıyorum Mesajı Paylaş

Karabasan

Eski Alman savunma bakanı Ursula von der Leyen (şuanda AB Komisyonu'nun yeni başkanı) yolsuzluk suçlamaları ile karşı karşıya
https://twitter.com/BaharUnlsy/status/1216781415460810752 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

petibor

Almanya'nın yolsuzluğu ne olabilir ki hizmetçisine sigorta yapmamıştır yada makam arabası ile tatile gitmiştir filan rüşvet alacak hali yok bir Alman'ın.  Çok sıkıcı ülke Almanya Mesajı Paylaş

Karabasan



Ekonomik gelişmişlik düzeyinde Batı Almanya-Doğu Almanya farkı

Sol: Almanya'daki bölgelerin kişi başına ortalama GSMH'leri
Sağ: Almanya'daki bölgelerde ortalama 1.000 kişi başına düşen patent sayısı
-Her iki tarafta da miktarlar büyüdükçe Maviler koyulaşıyor...

Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter