Suudi Arabistan Krallığı

Başlatan ayibarishi, Oca 04, 2016, 04:43 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Terra

ABD Senatosundan Suudi Arabistan'a silah yasağı

ABD Senatosu, Trump yönetiminin Suudi Arabistan'a yapmayı planladığı silah satışını engelleyecek yasa tasarısını kabul etti.

Senatodaki oylamada 45 "hayır" oyuna karşılık 53 "evet" oyuyla geçen tasarıya, hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi senatörlerin destek vermesi dikkati çekti.

Bazı senatörler tarafından oylama öncesi yapılan açıklamalarda, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suudi Başkonsolosluğunda öldürülmesinin göz önünde bulundurulacağı ve Suudi yönetiminin bundan sorumlu tutulması gerektiği belirtildi.

Trump, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği (BAE) gibi bazı ülkelere 22 ayrı silah satışı için Kongre onayını "bypass" eden acil durum yetkisini kullanma kararı almıştı. Bu karar, Kogrenin her iki kanadı Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Öte yandan, nisan ayında ABD Kongresinden geçen benzer bir yasa tasarısı Trump tarafından veto edilmişti.

http://defenceandtechnology.com/2019/06/21/abd-senatosundan-suudi-arabistana-silah-yasagi/ Mesajı Paylaş

Karabasan

Eski Başdanışman'dan krtik açıklama: Kral ölmek üzere, S. Arabistan'da kanlı günlerin hazırlığı var!


Suudi Arabistan eski Veliaht Prensi Muhammed Bin Nayif'in Başdanışmanı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kral Selman'ın sağlık durumunun kritik olduğunu belirterek, "Suudi Arabistan'da kanlı günlerin hazırlığı var" yorumunda bulundu.

Suudi Arabistan Eski Veliaht Prensi Muhammed Bin Nayif'in Başdanışmanı, resmi sosyal medya hesabından Suudi Arabistan kralı Selman'ın sağlık durumu hakkında kritik bir açıklama yaptı.
Başdanışman şunları söyledi:

"Kral (Selman)'ın durumu gün be gün daha da kötüleşiyor, doktorlar Kralın akrabalarını günlerinin sayılı olduğu yönünde bilgilendirdi ve bunun üzerine Muhammed Bin Selman Kralın ölümünden sonraki durumun kontrol altında tutulabilmesi için kişisel muhafızlarının toplanması talimatı verdi. Ritz Carlton senaryosunun tekrarlanmasına yönelik bir hazırlık var fakat bu sefer daha geniş çaplı ve belki de kanlı olacak."

Prens Nayif Bin Abdulaziz'in oğlu Muhammed Bin Nayif, veliaht prens iken Kral Selman teamüllerin aksine onu görevinden alarak oğlu Muhammed Bin Selman'ı veliaht prens olarak atamıştı. Muhammed Bin Selman göreve geldikten sonra hanedanlık üyesi prensleri Ritz Carlton Otelinde gözaltına almıştı.

Kasım 2017'de "rüşvet ve yolsuzluklarla mücadele" iddiasıyla ülkedeki üst düzey isimlere düzenlenen operasyonda, gözaltına alınanlara işkence yapıldığı iddia edildi. Yolsuzluk adı altında yapılan operasyonun ülke elitlerine zenginliklerinin ve özgürlüklerinin Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a bağlı olduğunu hatırlatmak için yapıldığı kaydedildi. İsmini açıklamayan iki emekli ABD hükümet yetkilisi ve bir istihbarat görevlisi, yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınan 11 prens, 4 bakan, onlarca eski bakan ve iş adamına psikolojik ve fiziksel işkence uygulandığı ifade etti.

Suudi Arabistan Kralı Selman'ın uzun süredir ileri derecede Alzheimer hastası olduğu ve birkaç saat öncesini dahi unuttuğu söyleniyordu. ABD ve İsrail tarafından desteklenen Veliaht Prens Muhammed Bin Selman ise ülkenin fiili yöneticisi konumunda. Suudi Arabistan Krallığı, Osmanlı Devletine karşı İngilizlerle yürütülen mücadelenin ardından 1932 yılında Abdulaziz Bin Suud liderliğinde kuruldu.
https://www.timeturk.com/eski-basdanisman-dan-krtik-aciklama-kral-olmek-uzere-s-arabistan-da-kanli-gunlerin-hazirligi-var/haber-1118677 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Bozok

ABD'den eski Suudi İstanbul Başkonsolosuna 'Cemal Kaşıkçı' yaptırımı

ABD, Suudi Arabistan'ın eski İstanbul Başkonsolosu Uteybi'yi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde rolü olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine aldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinde rolü olduğu gerekçesiyle, Suudi Arabistan'ın eski İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi'yi yaptırım listesine aldıklarını açıkladı.

Bakanlık tarafından karara ilişkin yapılan açıklamada, Uteybi'nin insan hakları ihlallerindeki rolüne yapıldı.

Açıklamada, "Cemal Kaşıkçı cinayeti iğrenç ve kabul edilemez bir suçtur. Bugünkü adımımız ise Kaşıkçı'nın öldürülmesine yönelik cevabımızın bir adımıdır. Bu sebeple bakanlığımız Muhammed el Uteybi'yi Küresel Magnitsky İnsan Hakları Sorumluluk Yasası kapsamında yaptırım listesine eklemiştir." ifadelerine yer verildi.

Ayrıca Suudi Arabistan yönetiminden Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için adil ve şeffaf bir yargılama kapsamında cinayette rol alan kişilerin sorumlu tutulması istenen açıklamada, "Cinayetle ilgili tüm gerçekleri aramaya, Kongreye danışmaya ve buna katılanları sorumlu tutmak için diğer ülkelerle birlikte çalışmaya devam edeceğiz." ifadesine yer verildi.

Çeçen Bakan da listede
Öte yandan aynı açıklamada, Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olan Aslan Iraskanov'un da ülkedeki insan hakları ihlallerinde rolü olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine alındığı kaydedildi.

Iraskanov'un daha önce Çeçenistan yönetimi altında emniyet güçlerinin başında olduğu ve 27 kişinin yargısız infazına sebebiyet verdiği belirtildi.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdden-eski-suudi-istanbul-baskonsolosuna-cemal-kasikci-yaptirimi/1669828 Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hocamız yurt dışında olduğu için Sihirbaz'ın görevi bana kaldı:)



Cemal Kaşıkçı cinayeti: Suudi Arabistan'da 5 kişiye idam cezası

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesiyle ilgili davada 5 kişi idam cezasına çarptırıldı.

Suudi Arabistan'da görülen davada mahkeme, yargılanan 3 kişiye de toplam 24 yıl hapis cezası verdi.

Cemal Kaşıkçı geçen yıl Ekim ayında evlilik belgeleri için girdiği başkonsoloslukta öldürülmüştü.

Davada yargılanan isimlerden biri de Suudi Kraliyet ailesinin eski danışmanlarından Saud el Kahtani'ydi.

El Kahtani herhangi bir suçlama yöneltilmeden serbest bırakıldı.

Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi de serbest bırakıldı.

Suudi Arabistan'daki davada cinayetle ilgili olarak 11 kişiyi yargılıyordu. Savcılık, yargılanan 11 kişiden 3'ünün suçsuz bulunup serbest bırakıldığını duyurdu.

Savcılık sözcüsü: Tasarlanarak adam öldürme değil, anlık bir karar

Al Arabiya televizyon kanalına göre savcılık sözcüsü Şaalan el Şalan düzenlediği basın toplantısında "Soruşturmamız, başında tasarlanarak adam öldürme niyeti olmadığını gösteriyor. Cinayete anlık karar verilmiş. Müzakere ekibinin başkanı başkonsolosluk binasını inceledikten sonra, soruşturmanın devam edebilmesi için kurbanın götürülebileceği güvenli bir yer olmadığını fark etmiş. Müzakere ekibinin başkanı ve zanlılar daha sonra kendi aralarında konuşup kurbanın konsolosluk içinde öldürülmesine karar vermişler" dedi.

Suudi gazeteci, 2 Ekim 2018'de nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenebilmesi için gerekli evrakları temin etmek için girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürüldü ancak cesedi bulunamadı. Konsolosluk binasında kaydedilen seslerde, Kaşıkçı'nın vahşi bir şekilde bedeninin parçalanarak öldürüldüğü ortaya çıktı.

Cinayet tüm dünya genelinde büyük ses getirdi. CIA ve Batılı hükümetler, cinayet emrini Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın verdiğine inandıklarını söyledi. Ama Suudi yetkilier Veliaht Prens'in cinayette bir rolü olmadığını söyledi.

BBC'ye konuşan kaynaklar: Kaşıkçı cinayetini 'Kaplan Takımı' işledi
Soruşturma kapsamında 21 kişi gözaltına alınmış, 10'u sorgulanıp serbest bırakılmıştı. Haklarında 'doğrudan cinayete karışmak ve adam öldürme' suçundan idam cezası verilen 5 kişinin kimliği açıklanmadı.

Toplam 24 yıl hapis cezasına çarptırılan 3 kişinin de 'suçu örtmek ve yasaları delmekten' suçlu bulundukları belirtildi.

Geçen Kasım ayında, Suudi savcı, Kraliyet eski danışmanı Saud el Kahtani'nin, cinayet timi ile Kaşıkçı hakkında konuştuğunu söylemişti. Savcılık, el Kahtani'nin istihbarat şefi yardımcısı Ahmed el Asiri ile işbirliği içinde hareket ettiğini belirtti.

El Kahtani, Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'a sınır dışı edilmesi talimatını el Asiri'nin verdiğini ve sahadaki başmüzakereciyle öncülük ettiğini ifade etmişti. Ölüm kararını başmüzakerecinin verdiği belirtildi. El Kahtani de el Asiri de görevlerinden alındı ama ikisi de serbest bırakıldı.

Savcılık sözcüsü Şalaan, Asiri'nin delil yetersizliğinden serbest bırakıldığını söyledi. El Kahtani de soruşturuldu ancak suçlanmadan serbest bırakıldı.

BM uzmanı 'Yargısız infaz' demişti

Birleşmiş Milletler uzmanı cinayetin "yargısız infaz olduğunu" söylemişti.

Cinayeti inceleyen BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman'ın da cinayetle ilgili soruşturulması çağrısında bulundu.

Veliaht Prens olayla ilgili bir bağlantısı olmadığını söyledi ama Ekim ayında, bir Suudi lider olarak sorumluluğu üstlendiğini ifade etmişti.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50891853 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Suudiler'in Hedef Aldığı İddia Edilen Jeff Bezos'tan 'Kaşıkçı' Mesajı

Amazon ve Washington Post'un sahibi Jeff Bezos'un cep telefonundaki bilgilerin Suudi Arabistan tarafından çalındığı haberinin ardından Bezos'tan "Kaşıkçı" mesajı geldi. Jeff Bezos, Twitter'da iki yıl önce Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Cemal Kaşıkçı için geçtiğimiz yıl düzenlenen anma töreninden bir kare paylaştı.

İşadamı Jeff Bezos, sahibi olduğu Washington Post gazetesinde köşe yazarı olarak çalışan Cemal Kaşıkçı'nın ölümünün ilk yıldönümünde geçtiğimiz yıl İstanbul'da düzenlenen anma törenine katılmıştı.

Bezos, Kaşıkçı'nın mezarı başında tören sırasında çekilen bir fotoğrafı "Jamal" etiketiyle paylaştı. Bezos paylaştığı fotoğraf karesinde Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz ile birlikte Kaşıkçı'nın mezar taşına dokunurken görülüyor.

Jeff Bezos'un cep telefonundaki bilgilerin Suudi Arabistan tarafından çalındığı haberlerinin ardından Birleşmiş Milletler'den ABD'ye derhal olayın soruşturulması çağrısı yapıldı.

İngiliz Guardian gazetesi, Jeff Bezos'un cep telefonuna, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından kendisine Whatsapp üzerinden bir dosyanın gönderilmesinin ardından sızıldığı ve Bezos'un Washington Post'ta çalışan ve İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda öldürülen Cemal Kaşıkçı cinayetinden aylar önce hedef alındığını yazmıştı.

Haberin ardından Birleşmiş Milletler uzmanları yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Suudi Arabistan'ın Suudi yönetimine yönelik eleştirileriyle bilinen Washington Post köşe yazarı Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesini soruşturması ve sorumluları cezalandırması gerektiği bir dönemde, Washington Post'un sahibi olan Bezos'u doğrudan hedef alarak kendisine ve şirketine karşı gizli bir siber kampanya başlatmıştır" denildi.

Birleşmiş Milletler uzmanları, özel raportörlerin kendilerine ilettiği Jeff Bezos'un cep telefonuna ilişkin dijital adli tıp analizini inceledi. Uzmanlara göre, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Whatsapp hesabından bir görüntünün Bezos'un cep telefonuna gelmesiyle birlikte telefonda anormal değişiklikler meydana geldi ve bunu takip eden aylarda cep telefonundan yüklü miktarda veri alındı.

Birleşmiş Milletler özel raportörleri Agnes Callamard ve David Kaye, 2018 yılında Bezos'a yönelik siber saldırıda Suudi Veliaht Prensi'nin olası rolü olduğuna ilişkin bilgileri olduğunu söyledi. Suudi yetkililerse iddialar için "gülünç" açıklaması yaptı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan El Suud, Çarşamba günü Reuters haber ajansına Davos'ta verdiği mülakatta "Veliaht Prens'in Jeff Bezos'un telefonuna sızacağı fikri aptalca" dedi.

Bezos'un güvenlik şefi Suudi bağlantısı iddiasını geçen yıl gündeme getirdi. Birleşmiş Milletler uzmanlarının bu tespitinin ardında, Jeff Bezos için çalışan siber güvenlik uzmanlarının yürüttüğü soruşturmada elde edilen bulgular yer alıyor.

Jeff Bezos'un güvenlik danışmanları, Bezos'un cep telefonuna 2018 yılında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından gönderilen bir görüntü dosyası aracılığıyla sızıldığı sonucuna varmıştı.

Jeff Bezos'un güvenlik danışmanı Gavin de Becker, 2019 yılı Mart ayında Daily Beast adlı internet sitesi için kaleme aldığı yazıda, Suudi hükümetinin Bezos'un cep telefonuna sızdığını ve Bezos'un ilişkisinin olduğu eski sunucu Lauren Sanches ile mesajlaşmalarını ABD'nin bulvar gazetelerinden National Enquirer'a sızdırdığını belirtmişti.

Bu yazıdan bir ay önce Jeff Bezos, National Enquirer''ın sahibi olan medya patronu David Pecker'ı kendisine şantaj yapmakla suçlamıştı.

Suudi bakan iddialar için "pembe dizi gibi" demişti

National Enquirer'ın yayıncısı olan medya şirketi AMI ve Washington Post'un sahibi Jeff Bezos arasında şantaj suçlamaları üzerinden yaşanan gerilimde Suudi Arabistan'ın rolünün olduğu iddia edilmişti.

Dönemin Suudi Dışişleri Bakanı Adil El Cübeyir, CBS kanalına verdiği röportajda iddialar için "kulağa pembe dizi gibi geliyor" ifadelerini kullanmıştı.

https://www.amerikaninsesi.com/a/bm-den-jeff-bezos-a-siber-saldiri-sorusturulsun-%C3%A7agrisi/5255698.html Mesajı Paylaş

Karabasan

İngiliz ordusunun Suudi Arabistan'da gizli bir birimi olduğu ortaya çıktı


Daily Maverick'te Matt Kennard and Mark Curtis imzasıyla bir makale yayınlandı.

İşte ayrıntılar:

İngiliz ordusunun, parlamento ve halktan gizlediği program kapsamında, Suudi Arabistan'da varlık gösterdiği ortaya çıktı. Buna göre Riyad'da bulunan İngiliz birimi, Suudilerin "iç güvenlik" konusunda eğitilmesini içeriyor.

İNGİLİZLERİN MASRAFLARINI KRALLIK ÖDÜYOR

Birimde yer alan İngiliz askerlerinin maaşları ve masrafları Suudi Arabistan rejimi tarafından ödenirken, krallığın baskıcı siyasal sistemi göz önüne alındığında İngiliz askeri biriminin rolü tartışmalı hale geliyor. İngilizlerin eğitim verdiği Suudi ordusunun Yemen'deki savaşta rol aldığı düşünüldüğünde konuyla ilgili sorular çoğalıyor.

1960'LARDAN BU YANA BÖLGEDE FAALİYET GÖSTERİYOR

Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları (Saudi Arabian National Guard-SANG) bünyesindeki İngiliz Askeri Misyonu, iktidardaki Suudi meclisinin (rejimi oluşturan yönetim kademesindeki aile mensupları) fiili koruma kuvvetini eğitiyor ve 1964 yılında kuruldu.

EĞİTİM ALAN SUUDİ ULUSAL MUHAFIZLARI

Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları (Saudi Arabian National Guard-SANG), hükümdar hanedanına sadık kabilelerden katılım gösterilen seçkin askerlerden oluşuyor. Ayrıca Suudi ordusundan ayrı olarak 130 bin kişilik bir kuvveti oluşturuyorlar. Temel görevleri ise rejimi herhangi bir darbeden korumak.

İNGİLİZ BİRİMİ KAÇ KİŞİDEN OLUŞUYOR?

İngiliz hükümeti bu Mart ayında parlamentoya, İngiltere'nin SANG'a "yerleştirilmiş" 10 askeri personeli olduğunu söyledi. Savunma Bakanlığı (The Ministry of Defence-MOD) bize, sayının şu anda 11 olduğunu bildiklerini aktardı.

İNGİLİZ BİRİMİ KİMDEN EMİR ALIYOR?

İngiliz hükümeti parlamentoya Suudi Arabistan'daki bütün İngiltere askeri personelinin "İngiltere komutası ve kontrolü altında çalıştığını" söyledi. Savunma Bakanlığı'ndan (MOD) bir yetkiliyse "İngiliz Askeri Misyonu, Londra'daki doğrudan Savunma Bakanlığı'na rapor veren bir İngiliz subay tarafından yönetiliyor" dedi. Bununla birlikte, yeni bilgiler yerdeki emir komuta zincirinin farklı olduğunu gösteriyor.

RİYAD'DAKİ İNGİLİZ ELÇİLİĞİ DOĞRULADI

Riyad'daki İngiliz büyükelçiliği İngiltere askeri yetkililerinin misyona katıldığını 2012'de itiraf etti. Birimin emirlerini doğrudan "Kraliyet Majesteleri, Prens Miteb bin Abdullah bin Abdülaziz, Kabine Bakanı ve Suudi Arabistan Ulusal Muhafız Başkanı'ndan" aldığını belirttiler.

Merhum Kral Abdullah'ın oğlu Prens Miteb, 2017'ye kadar Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları'nın (SANG) başıydı. İngiliz elçiliğinin olayı kabul ettiği itirafı Krallık'tan Krallığa bir iç yayında geldi. İngiltere büyükelçiliği bile İngiliz askerlerinden "danışmanlar veya eğitmenler" şeklinde değil, "Suudi Ulusal Muhafızların üyeleri" olarak bahsetti.

SAVUNMA BAKANLIĞI: İNGİLİZ ASKERLER, SUUDİ ÜSTLERİNİN EMİRLERİNE UYACAKTIR

Bununla birlikte Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları İngiliz Askeri Misyonu'na yönelik bir Komutan Direktifi de gördük. Savunma Bakanlığı'ndan gönderildiği anlaşılan 1983 tarihli belge, "İngiliz Askeri Misyonu (British Military Mission-BMM), belirlenen Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları (Saudi Arabian National Guard-SANG) üstlerinin emirlerine normal olarak uyacaktır" denilmekte.

Belgeden, İngiliz askeri personelinin günlük olarak, Suudi komutanlarına rapor verdiklerini anladık.

Savunma Bakanlığı, Suudi kuvvetleri içerisindeki İngiliz birimin (BMM SANG) "ödünç verilen hizmet personeli" olduğunu bildirdi. Bu, Savunma Bakanlığı bünyesinde, İngiliz askerlerinin "ev sahibi ülkenin silahlı kuvvetlerinde çok çeşitli eğitim, personel görevlerine katıldığı" şeklinde tanımlanmakta. Benzer bir şekilde Bakanlık, bu askerlerin görevlerini "o ulusun emir komuta zinciri altında ev sahibi ülkenin personeli olmuş gibi işlemektedir" şeklinde de tanımlamıştı. Bununla birlikte, BMM SANG ile ilgili olarak bu sorulduğunda, Bakanlık bize önceki ifadesinin yanıltıcı olduğunu, çünkü tüm yerleştirme programlara uygulanmadığını söyledi.

"KRAL ABDULLAH, OTORİTESİ ALTINDA BİR İNGİLİZ BİRLİĞİNİ MEMNUNİYETLE KABUL EDECEK"

İngiltere ve Suudi Arabistan'ın BMM SANG programını düzenlediği 1963 tarihli İngiliz belgeleri, o zamanki Ulusal Muhafız Komutanı Prens Abdullah'ın İngiliz askerleri üzerinde komuta ve kontrolünü gösteriyor. Abdullah, 2005'ten 2015'e kadar kral olarak görev alacak.

İNGİLİZ BİRİMİNİN KURULMASI YÖNÜNDEKİ ANLAŞMA GİZLİYDİ

"Gizli" olarak işaretlenmiş, "Bir görevin işleyişini düzenleyen ilkeler" içerikli bir İngiliz dosyasında "Abdullah'ın genel olarak tüm yürütme sorumluluğuna sahip olduğunu söyleyerek, otoritesi altında büyük bir İngiliz misyonunu memnuniyetle karşılayacağı" belirtiliyor.

...

1964'te BMM SANG'ı kuran sonuç anlaşması 55 yıldır gizliydi, ancak bunun bir versiyorununu elde ettik.

...

Anlaşma, İngiltere hükümetinin askerlerin nasıl konuşlandırıldığı konusunda istişare edilmesi gereken tek bir olaya işaret ediyor: "Suudi Arabistan silahlı kuvvetleri tarafından yürütülen aktif eğitim dışı faaliyetlere katılmak."

İNGİLİZ TEĞMEN ASKERİ EĞİTİM VİDEOLARINI SUUDİ ARABİSTAN'A GÖTÜRDÜ

Riyad'daki İngiliz askeri misyonunun bir üyesi olan Yarbay Bruce-Merrie'nin 11 Ekim 1975 tarihli Londra Dışişleri Bakanlığı'na el yazısıyla yazılmış bir mektubu. Bruce-Merrie, İngiliz askeri eğitim videolarını, Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları tarafından kullanılmak üzere özel yasal statüyle korunan bir konteynerde, Suudi Arabistan'a diplomatik bir çanta içinde kaçırırken yakalandı. Mektupta "Eğer bu kurallara aykırıysa özür dilerim. Diplomatik çantanın kullanımı cömert bir imtiyazdır ve şahsen bunun için minnettarım" diye yazıyor.





İNGİLİZ ASKERİ BİRİMİ, KRAL İLE TEMASTAYDI

Askeri göreve başladığında, İngiltere personelinin Riyad'daki İngiliz elçiliğine göre, Abdullah'la "günlük temasları" vardı.

İNGİLİZLER BİRİM BAŞINDAKİ İSMİ DEĞİŞTİRMEK İSTEDİ AMA OLMADI

1970'lerden gelen diğer İngiliz hükümet dosyaları, SANG komutanının İngiliz ekibine atanmalar üzerindeki etkisini vurgulamaktadır. 1973 tarihli bir belgeye göre MOD o zamanki İngiliz askeri misyon başkanını değiştirmek istedi. Ancak Abdullah "kişisel ilişkileri nedeniyle devam etmesini istediğinden" bu karara karşı çıktı.

2017 yılında atanan SANG'ın şu anki başkanı, 1960'larda babası Ulusal Muhafızların kurucularından biri olan Prens Halid bin Abdülaziz bin Muhammed bin Ayyaf Al Muqren'di.

SANG PROGRAMI: İNGİLİZLERİN SUUDİLERE KİLİT DESTEKLERİNDEN BİRİ

SANG'ın eğitimi, Suudi Arabistan'ı destekleyen İngiltere'nin kilit askeri programlarından biri. Bu program, yine Suudilerin de ödediği ve SANG'a askeri haberleşme teçhizatı ve eğitim sağlayan, 2 milyar euroluk "Sangcom" isimli gizli bir programla brilikte yürüyor.

2013 yılında Suudi Arabistan'a yapılan resmi ziyarette, Galler Prensi ve Cornwall Düşesi, BMM SANG programının 50. yıldönümünü kutlamak için Riyad'daki SANG'ın merkezini ziyaret etmişti.


Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları (SANG) Bakanı Miteb bin Abdullah bin Abdülaziz (sağda) 17 Şubat 2014. Bir önceki yıl, karısı Cornwall Düşesi Prens Charles, Riyad'daki SANG merkezindeki İngiliz askeri misyonunun 50. yıldönümü kutlamalarına katıldı. (Fotoğraf: EPA / Fayez Nureldine)

"SİYAH BÜTÇE"

BMM SANG programının Suudi rejimi tarafından, gizli operasyonlar için devlet finansmanını tanımlayan bir terim olan "siyah bütçe" kapsamında ödendiğini de ortaya çıkarabiliriz.

Ayrıca hiçbir hükümetin programın maliyetini açıklamadığı d abiliniyor. MOD, Suudi fonlama seviyelerinin "iki hükümet için de gizli kaldığını" söylüyor.

Bununla birlikte bu takımların, 9 yarbay ve bir tuğgeneral ile desteklendiği bilgisine sahibiz.

MIKE PENNING: SUUDİLERE DANIŞMANLIK SAĞLIYORUZ

Hükümet, BMM SANG'ın yaptıkları hakkında parlamentoya veya halka neredeyse hiçbir bilgi vermiyor. 2016 yılında, nadir bir şekilde, bir parlamento sorununa cevap olarak, Savunma Bakanı Mike Penning, misyonu "Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlarına danışmanlık sağlamak" olarak nitelendirdi.

İngiltere büyükelçiliği, bu eğitimin yıllar içerisinde "topçu, mühendis, zırhlı, piyade, sinyal… sağlık görevlileri, lojistik ve yakın koruma danışmanlarını içerdiğini" belirtti.

BMM SANG'ın eski komutanlarından (1984-1991) Tuğgeneral Nicholas Cocking, ekibinin "lojistikten zırhlı ve piyadelere çeşitli askeri disiplinleri yansıtan genel bir program eğitiminden sorumlu olduğunu" söyledi: "Ellerimizi neredeyse her şeye çevirebiliriz."

"İÇ GÜVENLİK ve "İSYAN KONTROLÜ"

Gizliliğin bir nedeni, Ulusal Muhafızların "iç güvenliği" sağlamadaki rolüne karşı tartışmalı İngiliz desteği olabilir.

1973 tarihli bir İngiliz dosyası, SANG'ın rolünün "krallığın savunması için orduyla savaşmak ve krallığın içinde kanunları ve düzeni sağlamak" şeklinde tanımlıyor.

PETROL ZENGİNİ BÖLGELERDE 'KARŞI ÖNLEMLER'

İngiltere'nin Suudi Arabistan'daki elçiliğinde görev alan savunma ataşesi, aynı yıl, SANG'ın "muhalif ya da yıkıcı unsurlardan gelen tehditlere açık olan, petrol zengini doğu bölgesi gibi alanlarda 'karşı önlemler' aldığını" yazdı.

2012 İngiliz Büyükelçiliği belgesi BMM SANG'ın rolünün "Tüm Terörle Mücadele ve İç Güvenlik Konularında gardiyana tavsiyede bulunmak ve yardım etmek" olduğunu belirtti.

"SUUDİLERE, İSYAN KONTROLÜ KONUSUNDA TAVSİYE VERDİM"

Suudi Arabistan'da 2009-12 ve 2016-19 yılları arasında görev yapan bir ordu subayı olan İngiliz askeri misyonunun eski bir üyesi Linkedin'de, "rollerinden birinin terörle mücadelenin yanı sıra isyan kontrolü konusunda tavsiyede bulunmak" olduğunu söyledi. Daha sonra Gana'da bir savunma ataşesi haline gelen Ben Richards, Suudi Arabistan'daki görevlerinin "dönüşüm, eğitim, gelişim ve ekipman konularında üst düzey yetkililerle günlük iletişim" içerdiğini belirtti.

...

SANG'ın İngiltere tarafından eğitilmesinin en büyük sebebinin "mücahidin" (kutsal savaşçılar) olakka biliniyor. 1970'li bir İngiliz hükümeti, SANG'ın üçte ikisinin "sadece temel eğitimden sonra ülke genelinde nüfus merkezlerine gönderilen, hafif dilahlarla donatılmış" savaşçılardan oluştuğunu söylüyordu. Kalan üçte biri ise ağır silah ve teçhizatla piyade birimleri halinde düzenlenmiş "Fedayin" olarak biliniyordu.

İNGİLİZ BİRLİĞİ ÜLKEYE DAVET EDEN KRAL ABDULLAH'TI

SANG'ın komutanı Prens Abdullah, 1960'lı yılların başlarında Suudi kraliyet ailesinin askeri darbeyle yerinden edilmesinden endişe duyduğu bir dönemde, 1960'lı yılların başlarında eğitim desteği istedi. Bu, bölgedeki diğer Batı yanlısı rejimlerin, özellikle 1952'de Mısır, 1958'de Irak ve 1962'de Yemen'in kısmetiydi.

İNGİLİZLER MEVCUT REJİMİ KORUMAK İÇİN TEKLİFİ KABUL ETTİ

İngilizlerin Suudi talebini kabul etmelerinin bir nedeni, "SANG'ın o zamanlar bilinen adı olan 'Beyaz Ordu'nun mevcut Suudi rejiminin ana dayanağı olduğu ve herhangi bir halef (ardından gelecek) rejiminin bizim (İngiliz) çıkarlarımız için daha kötü olacağıydı." Dışişleri Bakanlığı, 1963'te, Körfez'deki çıkarlarımız için şu anki hale gelebilecek herhangi bir rejimin daha kötü olacağını söyledi: "Bizim çıkarlarımız için Beyaz Ordu verimli bir şekilde çalışmalı."

İNGİLİZ BİRİMİN ÖZEL GÖREVİ: KRALIN KİŞİSEL GÜVENLİĞİ

Suudi kralına doğrudan destek, aynı zamanda İngiliz eğitiminin bir özelliğidir. 1970 yılında, SANG komutanının isteği üzerine, İngiliz ordusu SANG'a "Kralların kişisel güvenliği ile ilgili özel görevler için uygun olan" bir eğitim ekibi gönderdi. Ertesi yıl SAS, "koruma eğitiminin" tüm yönleri için SANG'a dört üyeli bir ekip gönderdi.

İNGİLİZLER İÇİN BU İŞİN AVANTAJLARI VARDI

1- Yeni bir istihbarat kaynağı

İngiliz dosyaları, Suudi Arabistan'da bir askeri görev üstlenmenin algılanan avantajları hakkında başka görüşler sunuyor. Biri, 1963'teki bir Savaş Ofisi görevlisine göre, bunun "değerli bir yeni istihbarat kaynağı açacağı" idi.

2- Suudi iktidarına yakın bir etkiye sahip olmak

Başka bir dosyada "Majesteleri Hükümeti'nin bu ülkede iktidar merkezine bu kadar yakın ve hiçbir bedelsiz gözlem ve etkiye sahip olma değeri" olduğu belirtildi.

3- Savunma teçhizatlarının satışı için yeni bir kapı

Bir başka yetkili, eğitim ekibinin "savunma teçhizatı satışlarının" desteklenmesine yardımcı olacağını savundu.

TEK DEZAVANTAJ İÇEREN ELEŞTİRİ: GERİCİ BİR REJİMİ DESTEKLEMEK

Planlama aşamasında İngilizlerin, Kral Abdullah'ın davetini reddettikleri yönünde bir argümanda geçerli olan tek eleştiri bir dış ofis görevlisinden geldi: "Gerici bir rejimi destekleme eğiliminde olmamızın eleştiri çekeceği."

55 YILDIR GİZLENEN ANLAŞMA

Suudi Arabistan Ulusal Muhafızları'nda görev alan İngiliz Askeri Misyonu konusundaki İngiltere-Suudi anlaşması 55 yıldır gizli. İşte "Not Taslağı" olarak adlandırılan eski bir versiyonu. Nihai versiyonunda bu taslağın sadece küçük revizyonlar içerdiğini biliyoruz.







İNGİLİZLERİN EĞİTTİĞİ SUUDİ MUHAFIZLARI BAHREYN'İ KANA BULAMIŞTI

İngiliz eğitimi alan SANG'ın, Körfez'de herhangi bir yerdeki görevi "iç güvenlik" olarak adlandırılıyor.

SANG üyeleri, Mart 2011'de "Arap Baharı" ayaklanmalarının Bahreyn'de başlaması üzerine bu ülkeye girmişti. İngiltere Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili daha sonra yaptığı bir açıklamada "Bahreyn'de görev yapan Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlarının bazı üyelerinin İngiliz askeri heyeti tarafından sağlanan bir eğitim almış olabileğini" söyledi.

EK BİLGİ: "Arap Baharı"nın yaşandığı ülkelerden biri olan Bahreyn'de Şubat 2011'de başlayan ayaklanmalar sırasında binlerce Şii, İnci Meydanı'nda toplandı. Göstericiler reform talep etse de Mart ayında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'ın kanlı müdahalesiyle karşılaştılar. Müdahalede 70'den fazla eylemci hayatını kaybetti.

İNGİLTERE'YE GÖRE İNGİLİZ ASKERLER YEMEN'DE KESİNLİKLE GÖREV ALMADI FAKAT ORADA OLDUKLARI BİLİNİYOR

İngiltere Savunma Bakanlığı, SANG'ın içine yerleştirilen İngiliz askeri personelinin "kesinlikle Yemen'de yer almadığını" söyledi.

Bununla birlikte, Yemen savaşının ilk iki yılı olan 2015'ten 2017'ye BMM SANG'ın İngiliz Komutanı olan Tuğgeneral Hugh Blackman, SANG'a verdiği hizmetin "Güney Yemen sınırındaki askeri harekatın tamamı için ulusal muhafızların her kademesine yönelik tavsiyede bulunmak" olduğunu kabul etti. İngilizlerin Yemen ihtilafındaki askeri operasyonları için SANG'a tavsiyelerinin niteliği bilinmiyor. Fakat SANG'ın Yemen savaşında hem sınırda hem de muhtemelen Yemen'de aktif olduğu uzun süredir biliniyor.

KİMLİKLERİ AÇIKLANMIYOR

İngiliz hükümeti BMM SANG personelinin kimliklerini açıklamıyor. Bununla birlikte, BMM SANG'ın şu anki komutanının, yakın zamana kadar Nijerya'daki İngiliz Yüksek Komisyonu'nda savunma danışmanı olan ve terörist grup Boko Haram'a karşı operasyonlar konusunda Nijerya kuvvetlerine tavsiyelerde bulunan Tuğgeneral Charles Calder olduğu düşünülüyor. Calder'in bu operasyonları bırakarak direkt Yemen'e geçtiği ve Suudi Arabistan komutasındaki İngiliz birliği ile Suudi askerleri komuta ettiği değerlendiriliyor.

Calder'in selefi Tuğgeneral Jackman, Suudi Arabistan'ın Yemen'e müdahale etmeye başlamasından üç ay sonra Haziran 2015'te BMM SANG'ın komutanı olarak görevine başladı. Jackman, Libya'daki İngiliz elçiliğinden geldi. Orada askeri eğitim ekibinin komutanıydı ve Libya ordusuna "eski devrimcilerin entegrasyonu ve kurumun daha da profesyonelleşmesi" konusunda yardım etti. Jackman, daha sonra, Libya'daki İngilizlerin tahliyesini planladı ve vatandaşların buradan ayrılmasını yönetti. Ondan önce, Jackman Bosna ve Kosova'da faaliyet gösteren Royal Scots Dragoon Muhafızları'nda görev yapmıştı. İngiltere'nin 2003'teki Irak işgali sırasında bin 400 askerden oluşan bir zırhlı savaş grubuna da komuta etti.
https://www.timeturk.com/ingiliz-ordusunun-suudi-arabistan-da-gizli-bir-birimi-oldugu-ortaya-cikti/haber-1266784
Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter