Suudi Arabistan Krallığı

Başlatan ayibarishi, Oca 04, 2016, 04:43 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

BETONBEY

Üstad bu parayı zaten borçlanıyoruz, neden büyük gelsin ;D Mesajı Paylaş

wolvarin

Batica nın anlattıklarını basitleştirirsek.

Çocuğunun boyu uzasın diye basketbola gönderenler naif bir hayal içindeldirler  Aslında çocuğun uzun boyluysa basketbol oynayacaktır. Basketbol oynadığı için boyu uzamayacaktır.

Ekonomik değerlerde aslında biraz bunun gibi. 100 yılın ekonomik sonucu olarak oluşmuş ekonomik hacimler yüzünden dünyanın parası belirli merkezlerde. Yoksa Arap'lar parayı bize verse ne değişir biz de sonunda kullanmadığımız miktarları aynı merkezlere yollamak zorunda kalırız.

Dünya üstündeki parayı emebilmek  için o parayı emecek büyüklükte bir ekonomik vakum sahibi olmak lazım. O da bir 50 yıl alır. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Sanırım derdimi anlatamıyorum. 2015 Eylül ayında Türkiye'nin sadece özel bankalarının borç stoku 170 milyar dolar civarıydı. Bankalar bunu sendikasyon kredisi olarak zaten kullanıyor. Şu anda bu rakam sanırım çoktaaaan 200 milyar doları geçmiştir.

Biz bu rakamı örneğin %6-7 gibi faiz hadlerinden bilinen tefecilerden değilde 4-5 aralığında Suudilerden alsak ve kredi maliyetini düşürsek, diğer tarafta suudilerde ABD'de kazandıklarının 2 katını kazansalar ne olur diyorum ;)

Ayrıyeten ihraç ettiğimiz tahvillerinde örneğin yarısını gene daha düşük faizle suudiler alsa ve gene onlarda 2 katı kazansa... Mesajı Paylaş

Baltica

Sayin Betonbey Hocam, "Para Teorisi" denen bir sey var. Bir ekonomideki paranin hacmini belirlemek son derece kompleks bir olaydir ve genelde, o ekonomideki ekonomik aktivitelerin hacmine bagli olarak. piyasa tarafindan belirlenir. Merkez Bankalarinin buna sinirli mudahele imkani vardir. Fazla mudahale olursa veya sizin verdiginiz ornekte oldugu gibi disaridan yuksek hacimli, ani bir enjeksiyon olursa butun dengeler bozulur. Simdi, bunu burada anlatmak inanin gunler surer. 

Cok basitce;

Bir ekonomide, tum ekonomik aktivetlere bagli olarak, sayet para hacmi yeterli degilse, ekonomi kendi parasini basar. Mesela bizde, uzun sure boyle olmus ve piyasa, MB'nin enflasyonu dusurmek icin cahilce piyasadan parayi cekmesi uzerine, yeterli olmayan para hacmine, aslinda bir odeme araci olan Bono (Halk arasindaki deyimle senet) ve "vadeli cek" (Aslinda cekte vade olmaz, cek goruldugunde odemeli bir senettir!) gibi enstrumanlari, bir dolasim araci olarak kullanarak kendi parasini basmistir.

Bunun tersi de dogrudur. Eger, bir ekonomide, gerceklesen tum ekonomik aktivetelere bagli olarak, para hacmi yeterinden fazla ise, Bu fazla hacim, tum ekonomik aktiviteleri zehirler. Makro ekonomik hasarlari bir tarafa birakin, mikro ekonomik olcekte bile, her seyden once, Ekonominiz, reel ekonomiden, finans ekonomisine dogru kayar. Paranin maliyeti cok ucuzlar. Gereginden "Ucuz" ve bol para ise, ekonominizin, tam anlami ile "Anasini beller" ! Bunun yakin zamandaki en tipik ornegi, Yunanistan'dir. Yunanistan'in basina gelenlerin en onemli sebebi, gereginden "Ucuz" ve bol paradir.

Yani, "Gerektigi Kadar, Gerektiginde"... 

Azi da, fazlasi da bozar...

Mesajı Paylaş

BETONBEY

Üstad bu süreç zaten var. Bir anda olmaz bahsettiğiniz üzere, borsa, gayrımenkul alımları, eurobond vs. enstrumanlar aracılığıyla yavaş yavaş yediriliyor.

Para bulmak bir sorundur, bunu ucuz bulmak ise ayrı bir sorun, lakin ben sizin bahsettiğiniz ihtiyaçtan fazla paradan bahsetmiyorum. Paranın maliyeti belimizi büküyor diyorum. Yıllarca devleti İMF bu şekilde felç etmedimi, Düyun-u Umumiye'yi aratmayacak uygulamalara maruz kalmadıkmı...

Suudiler parasından az kazanıyor, biz ise kredilere fahiş faizler ödüyoruz. Bunun iki ülkenin dinamikleri çerçevesinde zamanla kazan-kazana dönüşmesinde ne sakınca var ?

Ben bundan bahsediyorum.

Yunanistan örneği vermişsiniz, üstadım Yunanistan'da sanayimi var ;D

Popülist politikalar güdülmediği sürece, şu anda gerçekleştirilen İstanbul'a 3. Havalimanı, köprüler, yollar, tüpgeçitler, demiryolları tarzı altyapı yatırımlarının düşük maliyetli olarak finanse edilmesi, katmadeğerli ürün üretecek sektörlere teşvikler, savunma sanayinde suudi ortaklı şirketler bizi büyütür, küçültmez. Suudilerde kazanır, bizde ;)

Bariz bir örnek vereyim. Bu ülkede krediler 6,80 seviyesine düştüğünde bir Opel İnsignia baz versiyon 56.000 tl. idi. Sadece 8 ay sonra 9-10 seviyesine çıkan faizler, 2 tl.yi geçen dolar ortamında aynı araba 81.000 tl.yi buldu. Bunun mantıklı bir izahı olurmu...

Bu düzeni yıkmak gerek, yoksa ayağımızdaki bu prangalarla hiçbir zaman koşamayız, sadece ağır, aksak yürürüz üstadım.
Mesajı Paylaş

ayibarishi

Türkiye için vakti zamanında şu söz söylenmiş. Türkiye 4 tür. Ne 5 olmalıdır nede 3e düşmelidir. Bu açıdan yaklaşınca ne kadar kar vadedersek vadedelim, herkesin yatırım yapmadan önce kendi zihninde bir 4 ölçüp biçmesi farz oluyor. Eh böyle olunca da işlerin ve hayallerin pek oluru olmuyor. Elden gelen öğün olmaz oda zamanında gelmez malumunuz.

Bu nedenle şu sözde barışlı yaşam müddetimizi, yani anı iyi kullanıp ekonomimizi geliştirmeye çalışmak en doğru hareket olacaktır. Bölgede savaş çanları çalıyor, malum içimiz de hiç rahat değil. Halk olarak bireysel borçluluk durumu da tam bir felaket. Adı konmamış bir ekonomik krizde dışarıdan para girişi bizi daha da felakete sürükler düşüncesindeyim. Kendi kendimize toparlayalım ve millet bu ülkede yatırım yapmak istesin. İstedigi biçimde yani isi sırf para oynamak olsa bile. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

Baltica

Hocam, cok guzel bir ornek vermissin. Tartismayi, bu konu basligi yeri olmadigi icin, bize senin bahsettigin miktarda para girerse ne olacagini bu ornek uzerinden ozetleyerek, kendi acimdan sonlandiriyorum;

2017 Model Opel Insignia'yi 50-60 K TL bandinda alirken, Renault Symbol'un de fiyati yaklasik o duzeyde olacagindan, kimse almayacagindan, OYAK, Bursa fabrikasinin kapisina kilit asilir. Korfez parasi Turkiye'yi terkedene kadar, iscileri, devletin dagittigi sosyal subvansiyonlarla, ayni Yunanlilar gibi, ogleden sonralari Frappe icerek ve laklak yaparak degerlendirir. Para Turkiye'den cikinca da, Yunanlilardan 10 kat beter hale geliriz.   Mesajı Paylaş

HAZERFEN

Bu meselede bir iki hakikati daha dile getirmek gerekir. Birincisi bankalarımız yurt dışından düşük faizle kredi bulabilmektedir. Yani öyle "yağlı kazık" durumu söz konusu değildir. Bu açıdan bizim bankalara Suudların merhem olması gibi bir durum olamaz. İkincisi ise gelecek paranın sıcak para şeklinde değil, sabit yatırım (üretim) amaçlı gelmesi gerektiği ilkesidir. Ki çoğu arkadaş bu mühim noktayı anlaşılan atlamış . Ama sabit sermaye yatırımı da asla 200-300 milyar dolar civarında olmaz. Çok daha düşük rakamlarda ve peyder pey olur. Ve sağlıklısı da budur. Bu durum aynen aşırı yağışın sel ile tüm toprağı süpürüp tarımı yok etmesi, hafif ama uzun soluklu yağmurun ise üretim ve berekete vesile olması gibidir. Yani çok kaynak ekonomiyi erozyona uğratır. Kararında kaynak ise üretim ve bereket yaratır.

Suudlardan para isteyeceksek bu ya düşük "kar payı" ile bütçe açıklarımızı kapatmaları şeklinde olabilir, ya da tank ihtiyaçlarına binaen Otokar'a ortak etmek ve ihtiyaçları olan zırhlı araçları Türkiye'de ürettirmekle olur. Ya da ikisi birden olur. Ama sağlıklısı böyle olur. Hürmetler... Mesajı Paylaş

kimlikci

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov'un Suudi Arabistan'na yaptığı resmi ziyaret sırasında Suudi Arabistan'ın petrol şirketleri ve finans kuruluşlarını Türkmenistan-Afganistan-Pakistan-Hindistan (TAPI) doğalgaz boru hattı inşaatında yer almaya davet etti.

http://www.dunyabulteni.net/dunya/362974/turkmenistandan-sarabistana-tapi-daveti

Bu meseleye tersten bakacak olursak Suudi Arabistanın Çine yaklaşma konusuna mesafeli davrandığını görebiliriz Mesajı Paylaş

BETONBEY

#24
May 04, 2016, 05:27 ÖS Last Edit: May 04, 2016, 06:12 ÖS by BETONBEY
Hazerfen Üstadım doğrudan yatırım hususunda başından sonuna söylediklerinizin altına imzamı atarım. Lakin ucuz kredi kullanmamız babında görüşünüze katılmıyorum. Dünyanın büyük bölümü sendikasyon kredisini % 1-4 bandında kullanırken biz neredeyse 2-3 katı faizle kredi kullanırız. Bunun biz tüketicilere dönüşüde % 15-16 bandında faizle kredi olarak döner.

15-20 yıl vadeyle ev kredisi ödeyen bir tüketici için  % 7-8'den kredi kullanmakla 15 bandından kredi kullanmak arasındaki farkı anlatmama gerek yok sanırım :(

Yılda ortalama 750.000 otomobil satılan ülkemizde her araç başına 30.000 tl. kredi kullandırılsa 36 ay vadede faizi ortalama 9-10.000 tl. dir. Bu totalde 7 milyar lira yapar ki bu paranın belki yarısı vergi ve gelir olarak bankanın ve ülkenin cebinde kalır. Geriye kalan sendikasyon kredisini sağlayan konsorsiyumlara akar :(

Sadece vasıta kredisinden 3.5 milyar lira...

Buna ev, tüketici, bireysel ve kobi kredilerini de ekleyin, her yıl tefecilere akıttığımız parayı bir düşünün derim.

Tahvil ve eurobond sarmalı ise bambaşka bir alem...

Her sene bir Marmaray Tüp Geçit, İstanbul-izmit-Köprü-Orhangazi-Bursa-İzmir yolu ve Yavuz Sultan Selim köprüsü parasını tefecilere veriyoruz ne diyeyim...

Mesajı Paylaş

HAZERFEN

#25
May 04, 2016, 09:07 ÖS Last Edit: May 04, 2016, 09:09 ÖS by HAZERFEN
Mîrim...  Sendikasyon kredileri bizim bankaların nakit kaynaklarının %4'ü bile değil.Yani sendikasyona bakarak tüm kredi piyasası için hüküm verilemez. Ha bu vaziyet güllük gülistanlık demek değil elbette. Lakin Suudlar imdada yetişsin, bir el atsın vaziyeti de yok demek istiyorum. Zaten hane halkı kredi borçlanması ile işletmelerin kredi borçlanması karıştırılmamalı. İşletmeler pazarlık yapmak yoluyla çok daha uygun şartlarda kredi kullanabilmekte (tabi gücü olanlarla, işi bilenler). Söz konusu kredi taliplisi bankalar olunca dış piyasalardan çok daha makul ve ucuz fiyatlara iş hal olabilmekte. Bu aşamada kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkeye verdiği not hikayeleri falan da dönüyor ama meseleyi fazla uzatmaya gerek yok sanırım.

Ayrıca bizimkilerin yurt dışından aldığı kredilerin büyük kısmının esasen yurt dışındaki kendi firmalarından alınan krediler olduğu gerçeği var ama, hadi onu da atlayalım ;)




Not: Bu arada özel mesajıma cevap vermediniz... Teessüf ederim... Mesajı Paylaş

sailordream

Sayın kimlikçinin paylaştığı üst yazıyı okudum. Sonra o yazıya istinaden yapılan yorumları okudum.
Hayatında bölgeyi görmemiş dinamiklerini okumamış birisinin çalakalem salladığı çok da verilere dayanmayan bir yazı üzerinden yazının kendisinden daha çok veriya dayanan güzel yorumlar çıkmış.

İlk yazı çok derin bilgiye dayanmıyor hayatında bölgeye sadece dini görev yada turist olmak için gitmiş birisinin yazacağı türde bir yazı. Mesajı Paylaş

putty

Geçen hafta benim kalbimi kırdın bu hafta kimlikçinin kırıcaksın 
Mesajı Paylaş

sailordream

Sayın kimlikçi birisinin yazısını bizimle paylaşıyor sanırım.
Yoksa ülkenin dinamiklerini bilen birisi Arap bankalarının tamamının yönetiminde ABD'lilerin olduğunu. Arap petrol şirketlerinde hemen hementüm yönetim kurullarında Başkan karar verici yardımcılarının Amerikalı olduğunu. Suudi halkının iki cümlesinden birisinin ABD'yi lanetleyim sonrada kaliteli mal istiyorsan Amerikan alacaksın olduğunu. Saadece Saudi ARAMCO(Arap American Coorparation) yıllık 500 milyon dolar kadar ABD menşiyeli binek araç satın aldığını hala ABD'nin en büyük ihraç pazarlarından birisi olduğunu. Bilseydi ekranda iki haber görüp böyle bir şey yazmadı yazıyı yazan. Mesajı Paylaş

putty

Daha nazik olabilirsin bence eleştirirken. Savunma forumunda parayla alakalı bir yorumda hata olsa bile toleranslı olabilirsin. Borsacıların sitesinde değiliz ki. Hadi beni askeri gemiden fırçaladın onu anladık askeri forumda askeri hataya izin vermiyorsun ama kimlikçi hatalı olsa ne olur olmasa ne olur.

Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter