Delta V Uzay Teknolojileri A.Ş.

Başlatan Terra, Ara 17, 2019, 10:26 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Terra

Delta V Türkiye'yi uzaya çıkaracak

Delta V Uzay Teknolojileri A.Ş Genel Müdürü Karabeyoğlu, "Hibrit Uzay Roket Motoru Geliştirme (HURM) Projemizin amacı, ilerde Türkiye'yi uzayda bir oyuncu haline getirmek ve dünya ile rekabete girecek sistemleri geliştirmek." dedi.

Savunma Sanayi Başkanlığı bünyesinde kurulan Delta V Uzay Teknolojileri A.Ş Genel Müdürü Arif Karabeyoğlu, "Dünyada çok özel bir roket motoru geliştiriyoruz, benzerlerine göre bu roket motoru, hem daha emniyetli hem de maliyeti daha düşük. 2 yıldır üzerinde çalışıyoruz. Uzaya çıkmak için şu ana kadar 11 atış yaptık. Önümüzdeki yaz uzaya çıkacağız." dedi.

Karabeyoğlu, Hibrit Uzay Roket Motoru Geliştirme (HURM) Projesi hakkında yaptığı açıklamada, 2016'da kurulan şirketlerinin amacının roket teknolojilerini Türkiye'de geliştirmek olduğunu söyledi.

Bu amaç doğrultusunda bir proje geliştirdiklerini aktaran Karabeyoğlu, "Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından fonlanan HURM Projesi üzerinde 2017'de çalışmaya başladık. Amacımız, Türkiye'de hibrit roket motorları geliştirilmek, bu teknolojinin ülkemize kazandırmak, bu motorlarla ilerde Türkiye'yi uzayda bir oyuncu haline getirmek ve dünya ile rekabete girecek sistemleri geliştirmek. Dünyada çok özel bir roket motoru geliştiriyoruz, benzerlerine göre bu roket motoru, hem daha emniyetli hem de maliyeti daha düşük. 2 yıldır üzerinde çalışıyoruz. Uzaya çıkmak için şu ana kadar 11 atış yaptık. Bu yaz uzaya çıkacak roketin ilk fırlatmasını yapacağız." diye konuştu.

Karabeyoğlu, roket motoru konusunda Türkiye'nin artık söz sahibi bir ülke olması için projeyi yürüttüklerinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim teknolojimizin temel özelliği basit ve ucuz olması. Bunun yanında bir de emniyetli. Bütün bunları alt alta koyduğunuz zaman böyle bir sistemle üreteceğiniz fırlatma aracı da dünyadaki benzerlerine göre daha ucuz olacak. Türkiye'nin elinde böyle bir teknolojinin olması uzaya erişimini sağlayacak. Uzaya kendiniz erişemiyorsanız başkalarının teknolojilerine muhtaç kalıyorsunuz. Bu teknoloji ile artık biz de uzayda söz sahibi olan bir ülke haline geleceğiz. Uzayda uydularımız mevcut ancak hala uzaya kendi uydumuzu atacak sistemlerimiz henüz yok. Bizim geliştirmekte olduğumuz hibrit motorlu roket sistemlerimiz, bu konuda çalışan diğer kıymetli şirketlerimizle beraber uzaya ulaşımımızı sağlayacak. Daha da önemlisi bu maliyet etkinliğinden dolayı sürdürülebilir bir şekilde sağlanacak."

"5 yıl içinde uzaya kendi erişimimizi sağlayabiliriz"

Bu sistemi hayata geçirdiklerinde aynı zamanda başka ülkelere de roket fırlatma konusunda hizmet verebileceklerini anlatan Karabeyoğlu, "Uzay teknolojileri katma değeri çok yüksek bir alan. Ülkemiz için çok büyük ekonomik faydalar sağlayabilir. Dünyadaki uydu fırlatma marketi milyarca dolarlık bir market. Türkiye küçük de olsa, bunun bir parçasını alsa çok önemli bir kazanç kaynağı elde edecektir. Yüksek teknolojili bu alanda Türkiye'nin gelir elde etme imkanı doğacak. Yan sektörlere de bir hareket getirecek, bu alan çarpan etkisi çok yüksek bir alan." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlerin uzay teknolojileri konusunda daha etkin hale getirilmesinin Türkiye'yi bu alanda çok önemli yerlere getireceğine dikkati çeken Karabeyoğlu, şöyle konuştu:

"Geçen hafta dünyanın en büyük sıvı oksijenli ve parafin yakıtlı ileri teknolojili hibrit roket motorunu ateşledik. Çok ileri bir noktaya gidebiliriz. Mesela 5 yıl içinde uzaya kendi erişimimizi sağlayabiliriz. 10 yıl sonra ise ayda bir üs kuracak kadar güçlü bir teknolojimiz olabilir. 1991'de uzay mühendisliğinden mezun olduğumda bugünkü teknolojinin bir gün Türkiye'de olacağı aklımın ucundan geçmezdi. Bugünkü gençlerin elinde çok güzel fırsatlar var, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan projeler var. O nedenle gençlerimiz çok şanslı. Bundan 20 yıl sonraki gençlerimiz daha da şanslı olacaklar. Türkiye'de gençlerin uzay ve havacılık konularına inanılmaz bir ilgisi var. Bizim firmada yaş ortalaması 26 olan genç mühendislerimizle inanılmaz işler yapıyoruz. Bu gençlerin bizleri daha da ileriye götüreceğine ve uzaya ulaştıracaklarına inanıyorum."

Teknopark İstanbul'un, şirket olarak faaliyetlerini yürütmekte çok önemli bir fırsat sunduğuna işaret eden Karabeyoğlu, "Savunma Sanayi Başkanlığımızla, İstanbul Ticaret Odasının ortaklığında kurulan Teknopark İstanbul içindeki ekosistem bizim için çok faydalı oldu. Zira neye ihtiyacınız olursa olsun bu kampüs içinde o konuda çalışan bir firma bulabiliyorsunuz. İhtiyaç duyduğunuz her teknoloji konusunda o firmaya kampüs içinde ulaşıyorsunuz. Teknopark İstanbul, özellikleri ve endüstriye yakınlığı itibarıyla gelecekte Türkiye'nin silikon vadisi olabilir.Teknoloji firmalarının bir arada olması gerçekten çok önemli. Dünyada da bunun örneklerini görüyorsunuz ki Silikon Vadisi bunun en güzel örneğidir." ifadelerini kullandı.

http://defenceandtechnology.com/delta-v-turkiyeyi-uzaya-cikaracak/ Mesajı Paylaş

Terra

"Hedef uzay uçuşu"

DeltaV Uzay Teknolojileri AŞ'nin Genel Müdür Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu, DeltaV'nin yeni hedeflerini anlattı.

Teknopark İstanbul tarafından 3 ayda bir yayımlanan "Target" dergisinin 6. sayısında, DeltaV Uzay Teknolojileri AŞ'nin Genel Müdür Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu ile yapılan bir röportaja yer veriliyor.

Target dergisinin 6. sayısına, mobil uygulamamızın dergi bölümünden ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz.

Dergide yer alan "Hedef Uzay Uçuşu" başlıklı yazıyı, takipçilerimize sunuyoruz:

Hedef Uzay Uçuşu

Türkiye'nin son yıllarda atılım yaptığı alanlardan biri de uzay ve roket teknolojileri. Özellikle roket motorlarının geliştirilmesi alanında önde gelen şirketlerden biri olan DeltaV Uzay Teknolojileri A.Ş., iki buçuk senedir faaliyet göstermesine rağmen bugüne kadar pek çok önemli başarıya imza attı. Genel Müdür Prof. Dr. Arif Karabeyoğlu ile DeltaV'nin yeni hedeflerini konuştuk.

DeltaV hem Ar-Ge çalışmaları hem de diğer şirketlerle yaptığı işbirlikleriyle dikkat çekiyor. İşbirliklerinizdeki temel hedefleriniz neler?

DeltaV olarak ülkemizdeki bilgi ve beceri birikimini kullanmak ve özellikle de küçük teknoloji şirketleriyle çalışmak konusunda oldukça istekliyiz. Meteorolojik tahmin sistemlerinden kompozit yapı malzemeleri ve aviyonik sistem komponentlerine kadar pek çok değişik alanda birlikte çalıştığımız yerli şirket ve kurum bulunuyor. Bu işbirliklerinin sayısını ve niteliğini daha da arttırabilmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. DeltaV çalışmalarını yerli ve milli ürün prensibi ile yürütmeye odaklı olduğu için birlikte çalıştığımız firmaların da bu prensip doğrultusunda çalışmasına özen gösteriyoruz.

DeltaV hangi ürün ve teknolojilerle öne çıkan bir şirket?

Sadece iki buçuk yıldır faaliyet gösteren bir şirket olmasına rağmen DeltaV, tamamıyla milli ve yerli kaynaklarla geliştirdiği, yüksek performanslı ve emniyetli roket itki sistemleri ile öne çıkıyor. Bu kapsamda Türkiye'nin en büyük sıvı oksijen beslemeli roket motor tesisini ve Türkiye'nin ilk sıvı oksijenli roket motor testini kurduk. Ayrıca Türkiye'nin en büyük sıvı oksitleyici ile çalışan roket motorunu ateşledik. Yanı sıra dünyanın ilk sıvı oksijenli ve parafin yakıtlı hibrit roket sistemini de uçurduk.

Ürün ve teknoloji geliştirdiğiniz alanlarda son yıllarda nasıl bir değişim yaşandı?

Üzerinde çalıştığımız esas alan olan hibrit roket teknolojisi, dünyada son beş, altı yılda çok önemli bir ivme kazandı. Bu sistemler mevcut katı ve sıvı yakıtlı roketlere göre çok önemli maliyet ve emniyet avantajı sağlıyor. Hâlihazırda ABD, Tayvan, Almanya, Norveç ve İtalya'da oldukça önemli sistemlerde kullanılacak hibrit roket motorları geliştiriliyor. Dünyada 15'ten fazla ülkede bu alana yönelik araştırma programı mevcut. ABD'deki Virgin Galactic şirketinin bu yıl içerisinde hibrit roket motoru kullanan bir sistemle uzay turizmi alanında faaliyet göstermeye başlaması bekleniyor.

Önümüzdeki dönem için hedefleriniz neler?

En büyük hayalimiz, DeltaV'nin önümüzdeki 10 yıl içerisinde uzaya erişim ve uzay misyonları konusunda Türkiye'nin bu alanda dünyanın hatırı sayılır ülkelerden biri haline gelmesine katkıda bulunmak. Yetişen genç mühendis ekibimiz ve geliştirdiğimiz teknolojilerle birlikte spesifik alanlarda bile olsa, dünyadaki uzay devlerini yakalamak bir yana, onların bir adım önüne geçmek neden mümkün olmasın?

Sizce son 10 yılda Türkiye savunma sanayisi açısından nasıl bir dönüşüm yaşandı?

Son 10 yılda savunma sanayisi çok önemli bir atılımda bulundu. Milli ver yerli sistemlerin sayısı her geçen gün artıyor. Ben İstanbul Teknik Üniversitesi Uçak Mühendisliği Bölümü'nü bitirdikten sonra 1990'li yılların başında eğitimime devam etmek için yurt dışına gitmiştim. O yıllarda, havacılık, uzay ve savunma sanayisinin bugünkü durumuna geleceğini hayal etmek bile mümkün değildi. Bugünün gençliğini bu açıdan şanslı görüyorum.

Artık Türkiye'de savunma sanayisinin yıldızı diyebileceğimiz ürünler, uluslararası platformlarda rekabet edebilir düzeye geldi. Hem yatırım ve altyapı hem Ar-Ge faaliyetleri hem de sanayileşme konusunda hızlı büyüme sağlayan sektör, sadece kendi ihtiyaçlarımızı karşılayarak dışa bağımlılığımızı azaltmakla kalmıyor, yurt dışı pazarlarda da önemli bir yer edinmemizi sağlıyor.

Teknopark İstanbul'un son on yıldaki gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Teknopark'ın DeltaV'ye nasıl katkıları oluyor?

Teknopark İstanbul kampüsü içerisinde faaliyette bulunmak; çalışmalarımızı ofis, atölye ve test alanlarını bir arada kullanarak etkin bir şekilde yürütmek bize büyük faydalar sağlıyor. Bildiğiniz üzere Ar-Ge çalışmalarının verimli bir şekilde yürüyebilmesi için şirketlerin ve çalışanların, dış etkenlerden en az etkilenecek şekilde olması ve mümkün olduğunca üzerinde çalıştığı problemlere konsantre olması gerekiyor. Teknopark kampüsü sağladığı bütün imkânları ile bu ihtiyacı başarıyla karşılıyor. Ayrıca farklı teknolojilere yönelik şirketlerin bir arada olması, teknoloji geliştirme süreçlerine büyük bir katkı sağlıyor. Birçok keşif, bilginin bir alandan başka bir alana transferi veya değişik alanlardaki bilgi birikimlerinin kaynaştırılması ile gerçekleşiyor. Araştırmacıların aynı kampus içerisinde olması bu tür etkileşimlere imkân sağlıyor. Biz de DeltaV olarak tüm bu avantajlardan büyük ölçüde faydalanıyoruz.

https://www.savunmasanayiidergilik.com/tr/HaberDergilik/Hedef-uzay-ucusu Mesajı Paylaş

TolgaHM

Bakan Varank, 'Türkiye'nin Ay misyonu'nda görev alan Delta V'nin tesislerini ziyaret etti

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Cumhuriyet'in 100'üncü kuruluş yıl dönümünde Ay'a gönderilmesi hedeflenen insansız aracın milli ve özgün hibrit motorlu roketinin geliştirildiği Delta V Uzay Teknolojileri AŞ tesislerinde incelemelerde bulundu.



Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Uzay Programı çalışmaları kapsamında milli ve özgün hibrit roket motorları üreten Delta V Uzay Teknolojileri AŞ'nin İstanbul'daki tesislerini ziyaretinde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) Müdürü Mesut Gökten ve Delta V Uzay Teknolojileri Genel Müdürü Arif Karabeyoğlu katıldı.


Toplantıda, Delta V'nin yürüttüğü faaliyetler hakkında Bakan Varank'a bilgi verilirken, 2023 yılında Ay'a "sert iniş" yapması planlanan insansız uzay aracının mevcut kavramsal tasarımına ilişkin teknik özellikleri ele alındı.

Toplantı sonrasında Delta V'nin Pendik tesisinde incelemelerde bulunan Varank'a, toplantı katılımcılarının yanı sıra BAYKAR Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar ile Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin de eşlik etti.






"Türkiye'yi uzay ligine taşıyacağız"


Varank, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 9 Şubat'ta Türkiye ve dünyaya Milli Uzay Programı'nı ilan ettiğini anımsattı.

Milli Uzay Programı ile Türkiye'yi uzay ligine taşımayı ve gelişen uzay ekonomisinden alınan payı artırmayı hedeflediklerini belirten Varank, "Türkiye bir uzay ülkesi, ülkemizde uzay alanında gelişmiş çok önemli kabiliyetler var. Biz de Türkiye Uzay Ajansının hazırladığı Milli Uzay Programı ile bu kabiliyetleri bir araya getirerek tam bir koordinasyon içinde önemli hedefler belirledik." dedi.

Varank, bu hedeflerin başında Ay misyonunun geldiğine işaret ederek, şöyle konuştu:

"Ay misyonunda 2023 ve 2028 yıllarında iki aşamalı bir hedefimiz var. 2023'te ilk kez kendi milli ve özgün teknolojilerimizi kullanarak Ay ile teması gerçekleştirmek istiyoruz. Misyonumuzun ilk ayağında Ay'a bir sert iniş gerçekleştireceğiz. Burada öncelikle Dünya yörüngesine çıkaracak ilk fırlatmayı uluslararası iş birlikleriyle yapacağız ama Dünya yörüngesinde kendi milli ve özgün roketimizi ateşleyerek uzay aracımızı Ay ile buluşturacağız."

Ay misyonunun en önemli ayaklarından biri olan milli ve özgün hibrit motor teknolojisini Delta V'nin geliştirdiğini belirten Varank, firmanın 2016'da kurulduğunu ve 2017'den beri uzaya erişimle ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.

Varank, bu yaz firmanın uzay sınırını aşacak roketini ateşleyeceğini ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:

"Biz burada Delta V'den özellikle Ay misyonunda uzayda kendi ateşlememizi yapacak motorları geliştirmelerini bekliyoruz. Bu manada da TÜBİTAK UZAY ve Delta V'yi bir araya getirdik. Zaten birkaç aydır çalışmalarına başlamışlardı. Bu tesislerde şirketimizin kabiliyetlerini dinledik. Ay misyonuyla ilgili kritik bir toplantı gerçekleştirdik. Bütün taraflarla beraber adeta bir ön tasarım toplantısı yaptık ve Delta V'nin özellikle dünyada yeni gelişen hibrit roket teknolojilerinde nerede bulunduğunu, önümüzdeki dönem planlamalarını kendilerinden dinledik. İnşallah Milli Uzay Programı'mızın en önemli misyonu olan Ay misyonunun da ilk aşamasını 2023'te başarıyla tamamlayarak Ay ile ilk teması kendi milli ve özgün roketimizi ateşleyerek, kendi milli ve özgün uzay aracımızla başarmak istiyoruz ve ay yıldızlı al bayrağımızı inşallah Ay'a göndermeyi düşünüyoruz."

"Devletin işleyişinden bihaberler"

Milli Uzay Programı'nın ilan edilmesinin ardından Türkiye Uzay Ajansının (TUA) bütçesine ilişkin eleştiriler yapıldığını anımsatan Varank, "Bu eleştirileri yapanlar hem devletin işleyişinden hem de bu projeler nasıl yapılıyor, bundan bihaberler." ifadelerini kullandı.

Varank, TUA'nın bütçesinin kendi teşkilat yapısı ve operasyonel ihtiyaçlarıyla ilgili olduğuna işaret ederek, "Bunun yanında başka kaynaklardan da halihazırda özellikle Ar-Ge anlamında bir bütçe diğer kurumlardan aktarılıyor. Bunun yanında bu projeyi gerçekleştirecek firmalarımızın yani Delta V'nin ya da TÜBİTAK UZAY'ın zaten kendi projeleri, yetişmiş insan kaynağı var." dedi.

Ay misyonuyla ilgili projenin de bütçesini oluşturacaklarını ve firmalara kullandıracaklarını vurgulayan Varank, şöyle devam etti:

"TUA'nın başka bütçe kaynakları da bulunuyor. Şu anda İMECE uydusunun üretimini TÜBİTAK UZAY yapıyor, 70 milyon doların üstünde bir proje. Bunun yanında Türksat 6A haberleşme uydusu projesini yine TÜBİTAK UZAY yürütüyor, 200 milyon doların üzerinde bir bütçesi var. Dolayısıyla bizim burada bir bütçe sıkıntımız yok. Bir proje bütçesiyle, bir Ar-Ge bütçesiyle kurumun kendi günlük ihtiyaçlarıyla ilgili bütçesini karıştırmamak lazım."





Ay misyonunun iki ana hedefi var
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Milli Uzay Programı'nda Ay misyonu, iki ana hedeften oluşuyor. Misyonun ilk hedefi, insansız bir roketin 2023'te yakın Dünya yörüngesinden Ay'a ulaşarak sert iniş gerçekleştirmesi. Bu görev için milli imkanlarla tasarlanan uzay aracında, milli ve özgün hibrit roket motoru kullanılacak. Uzay aracının Dünya'dan, yakın Dünya yörüngesine fırlatılması, uluslararası iş birliğiyle sağlanacak. Ay misyonun ikinci hedefini de 2028'de yine bir insansız araçla Ay'a yumuşak iniş yapılması oluşturuyor.

Roket motorları ise yakıt ve oksitleyicinin depolanma şekline göre 3 gruba ayrılıyor. Oksitleyici ve yakıtın katı şekilde depolandığı sistemler katı yakıtlı roket motorları, sıvı şekilde depolandığı sistemler de sıvı yakıtlı roket motorları olarak adlandırılıyor.

Hibrit roket motorlarında ise oksitleyici ve yakıt, farklı fiziksel fazlarda depolanarak hibrit bir sistem elde ediliyor.

Hibrit roket motoru maliyet avantajı sağlıyor
Delta V Uzay Teknolojileri AŞ tarafından geliştirilen yeni nesil hibrit roket motorlarında, katı yakıt ve sıvı oksitleyici kullanılarak yeni nesil uzay sistemlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek özgün roket motorları geliştiriliyor.

Hibrit roket motorları, hızla ticarileşen ve maliyetlerin önemli etken haline geldiği uzay sektöründe diğer roket motorlarına kıyasla 10'da 1'e kadar maliyet avantajı sağlıyor. Dünyada pek çok gelişmiş ülke hibrit roket motorları ile yeni nesil sistemler geliştirerek bu alanda öne geçmeyi amaçlıyor.



https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/bakan-varank-turkiyenin-ay-misyonunda-gorev-alan-delta-vnin-tesislerini-ziyaret-etti/2159518 Mesajı Paylaş

sunguroğlu

https://youtu.be/1bcsAxdey9A?t=94   1.34'te roket dönerek yükseliyor. Acaba kanatçıklar yivli mi yerleştirilmiş yanılıyor muyum ? Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter