Savtegra Blog Açıldı

Başlatan ayibarishi, Şub 09, 2020, 09:20 ÖÖ

« önceki - sonraki »

ayibarishi

Değerli Forumdaşlarım;

Savtegra ismimli bloğumu bir süre önce başlattım. Allah (CC) Utandırmasın ve hayırlı, uğurlu, kıdemli olsun. Sizlerin de beğeni ve paylaşımlarla bilinirliğine katkıda bulunmanızı ica ediyorum.

Yazım konularını bir yıl yada daha uzunca bir süre sadece şu çerçevede tutacağım: Hava kuvvetleri ve geleceğin hava harbi, hava savunma sistemleri, bularla alakalı alt sistemler ve füzeler…

--- --- ---

1. Gönderi Yönetici Özeti

Bize yeni bir savaş uçağı lazım mı? Hatta bu uçak yeni bir tip olabilir mi?.. Bunu geçen yıl sorsaydınız ikisine de yanıtım olumsuz olurdu. Fakat fikrimi değiştirdiğimi söyleyebilirim. Bu değişimin nedenleri ve çözüm önerileri hakkında bilgiler bulacaksınız.

Hava kuvvetlerimizin bugününü ve onu bugüne getiren seçimlerin anlamını irdeleyeceğiz. F-16 filomuz ve durumu, Özgür programı, MMU/TF-X ve Hürkuş hakkında ve SİHA'lar başta yeni unsurların hava kuvvetleri üzerindeki etkisi hakkında da bilgiler ve kanaatler okuyacaksınız.

Link: https://savtegra.blogspot.com/2020/02/yeni-bir-savas-ucag-program-hakknda.html

--- --- ---

2. Gönderi Yönetici Özeti

Bu yazıda: MMU, Hürjet gibi yerli ve milli savunma ve havacılık sanayi oluşturma çabalarımıza rağmen, bu projelerimizin hızını kesmeden, ayrıca yabancı ortaklı bir savaş uçağı programı yürütmenin gerekli olduğu kanaatimi sebepleriyle birlikte açıkladım.

Oyun teorisiyle zenginleştirilmiş örnekler.
Hava savaşının doğası üzerine bilgiler.
5. Nesil uçaklarla hava harbinin doğası/felsefesi.
Mavi vatan üzerinde uçuyor olmanın mecburiyeti.
Bütçe meselesi gibi birçok hususta fikir ve kanaatlerimi bulacaksınız.

Link: https://savtegra.blogspot.com/2020/02/yeni-bir-savas-ucag-program-hakknda_2.html

--- --- ---

3. Gönderi Yönetici Özeti

Eğer Türk Hava Kuvvetleri JAS-39 Gripen tedariğine yönelik bir program başlatsa nasıl olurdu? Bu konuyu detaylı biçimde inceledim. Bu bölümden itibaren, alternatif savaş uçaklarının olası değerlendirmelerini bulacaksınız. Dolayısıyla Gripen hususuna bir başlangıç olarak bakabilirsiniz.

Neden Gripen?
Olası bir programın çerçevesi.
Nasıl bir konuşlandırma/altyapı önerisi?
Uluslararası işbirliği imkanları nelerdir?
Pilot açığımız ve Gripen programının korelasyonu.
Dış pazar olasılıkları gibi konularda fikir ve düşüncelerimi bulacaksınız.

Link: https://savtegra.blogspot.com/2020/02/yeni-savas-ucag-program-onerisi-1-jas.html

--- --- ---

Bloğumu bir süre önce açmama rağmen burada duyurmakta gecikmemin bir kastı var efendim. Savunma alanında etlin bir yurt içi ve yurt dışı takipçi kitlesi olan LinkedIn hesabım için, bir ölçüm yapmak istedim.

Bu kapsamda sosyal medyamı takip eden kaç kişi gönderilrimi okuyacak?
Bu okuyanlardan kaç kişi bloğumdaki yazıyı okuyacak?
İlk üç bölümü yayınlamış olmama rağmen, kaç kişi blok ana sayfasına da tıklayarak henüz duyurmadığım bölümleri de okuyacak?

Ayrıca, Kaç kişi blog adına açtığım sosyal medya hesaplarını ekleyecek? (Savtegra olarak Facebook, Twitter ve LinkedIn'de hesap açmış bulunuyorum. Takip etmenizi öneririm efendim.)

Başlangıç Yazısı: https://savtegra.blogspot.com/2020/01/bloguma-baslarken.html

--- --- ---

Destekleriniz için şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla...
Mesajı Paylaş

kurtkapan

Hayırlı olsun. Mesajı Paylaş

murattekin

Sektördeki fikir üretme ve analiz eksikliğine bir nebze de olsa ilaç olacaktır. Hayırlı ve uzun ömürlü olsun. Mesajı Paylaş
...

Fearlessleon

Hayırlı olsun, web alanın da uzun yıllardır uğraşmaktayım ve tecrübem mevcut. Yardıma ihtiyacınız olursa ulaşmaktan çekinmeyin. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Öncelikle başta yorum yazanlar olmak üzere tüm forumdaşlarıma teşekkür ediyorum. Bloğumun bilinilirliğini arttırmak adına sosyal medyalarınızdan paylaşım yapabilirseniz çok sevinirim.

Yeni yazımı yayınladım. Aslında siz forumdaşlarım için yeni sayılmaz. Konu: Harrier'i diriltmek. Forumda daha önce paylaştığım yazının biraz daha geliştirilmiş bir versiyonu olduğunu söyleyebilirim. Bu kapsamda makalede:

Daha önce örneği görülmemiş bir savunma sanayi modeli önerisini.

Olası fayda ve farklılıklarıyla bu tip bir tayyarenin bize katabileceklerini.

Geçmişten gelecek bu uçağın, gelecekteki modern hava harbinde bir yeri olup olmadığını.

Potansiyel dünya pazarını detaylıca okuyacaksınız. Saygılarımla...


Link: https://savtegra.blogspot.com/2020/02/yeni-savas-ucag-program-onerisi-2.html Mesajı Paylaş

putty

Biraz ismi çinlilerin adadis ayakkabısı gibi olmuş Mesajı Paylaş

Bozok

Tebrik ederim sayın Ayıbarishi hocam. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Tebrikler Aybars üstadım. Mesajı Paylaş

şirpençe

Hayirli olsun Ustad. Umarim istediginiz sekilde basarili olur. Mesajı Paylaş

delidumrul

Hayırlı olsun üstadım. Mesajı Paylaş

Memocan

Hayırlı olsun Ayıbarishi üstadım. Mesajı Paylaş

ayibarishi

#11
May 07, 2020, 06:21 ÖS Last Edit: May 08, 2020, 02:19 ÖÖ by ayibarishi
Alternatif Savaş Uçağı Programları Üzerine Yazdığım Makalelere Devam Etmekteyim. Bu sefer odağımız: Farklı Bir Eurofighter Typhoon Yaklaşımı

Söz konusu uçak aslında kişisel olarak en karşı çıktığım alternatif tedarik önerilerinden biriydi zamanında. Zira pahalıydı, diğerlerine göre daha karmaşıktı, bakım ve idamesi daha zordu, başta harbe hazırlık oranı olmak üzere en çok şikâyet alan tayyarelerden biriydi. Fakat zaman her şeyi köklü biçimde değiştirecek güce sahip. Bu husustaki görüşlerimin de değiştiğini söylemem gerekir. Fakat bu değişimin hiç umduğunuz gibi olmadığını makalemi okuduğunuzda anlayacaksınız.

Öncelikle Eurofighter Typhoon'un geçmişine felsefik açıdan kısaca bir göz atalım isterim. Gerçek anlamda bir birlik olma yolunda ilerleyen Avrupa, müşterek savunma programlarıyla da bu durumunu sağlamlaştırmak ihtiyacı duymaktaydı. ABD'nin F-15, F-16 ve F-18 tayyareleriyle tanımladığı 4. Nesil ihtiyaçlara yönelik, ortak bir Avrupa Savaş Uçağı programının çıkması gayet doğal karşılandı. Zira eski ortak program ürünlerinin (Tornado, Jaguar, vs.) geleceğin ihtiyaçlarına cevap verme noktasında ciddi sıkıntıları vardı.

Bu kapsamda ülkeler bir araya gelerek kendi istek ve ihtiyaçlarını tartışmaya başladılar. Henüz Varşova Paktı'nın dağılmadığı, Rusların Su-27, MiG-29, MiG-31 gibi zamanına göre beklenmedik derecede kabiliyetli uçaklarla ortaya çıktığı ve Avrupa'nın ana kaygısının hala göklerini düşmandan korumak olduğu bir dönemden bahsediyoruz. Ayrıca bu dönemin belirleyici bir unsuru daha vardı. Bilgi ve İletişim teknolojileri, dolayısıyla da mühimmatlar yeterince gelişip olgunlaşmadığı için, bir uçağın kinematik özellikleri hala (hatta önceki nesillerden daha fazla) büyük bir öncelik arz ediyordu. Dolayısıyla bu kinematik özellikler uçağın tasarım felsefesini de direkt etkiliyordu.

Bu ortamda İngiltere, gerek 2. Dünya savaşındaki Britanya hava muharebelerinin etkisi, gerekse Tornado ADV uçaklarının kabiliyetlerinden memnuniyetsizliği nedeniyle, tasarım felsefesinin hava üstünlüğü ve önleme görevlerine doğru bir ağırlık kazanmasını savunuyordu. Bu düşüncesiyle Rus uçaklarıyla dişe diş mücadele edebilecek, felsefede F-15'in daha ufak, çevik ve Avrupalı bir dengini yaratmak, ayrıca hızla gelişmekte olan teknolojileri ve yenilikçi yaklaşımları da kullanarak bu tayyareyle gerçek bir 4. Nesil savaş uçağının anlamını tüm dünyaya göstermek istiyordu. Hala Afrika başta etki alanında hava-yer görevleri icra etmek isteyen, ayrıca çok rollü bir tayyarenin uluslararası pazarda daha çok tutulacağını düşünen Fransa ise, faklı bir tasarım felsefesi hususunda ısrarcı olmaktaydı. Aslında yerli ve milli imkânlarla havacılık teknolojisini çağa uygun biçimde geliştirirken, hem karadan hem denizden ihtiyaçlarını gidermek, bir nevi F-16/18 denginin Avrupa yorumunu yapmak amacıyla konsorsiyumdan ayrıldı ve tek başına yoluna devam etti. Zira diğer ülkelerin tercihleri de İngilizlere yakındı ve ellerinde yer saldırı görevlerinde kullanılabilecek çok sayıda uçak da mevcuttu.

Bu sebepledir ki havayı son derece güzel kavrayabilen, yüksek irtifalarda avantajlı ve keskin manevralarda tutunmakta zorluk çekmeyen, canardlarla desteklenmiş kanat yapısıyla Eurofighter ortaya çıktı. Ayrıca yükseğe çıktıkça düşen hava ve oksijen yoğunluğunu dengelemek üzere genişleyebilir hava alıkları vardı. Yakın hava muharebelerinde uçağın enerjisi oldukça önemli bir faktör olduğundan dolayı, güç/ağırlık oranını benzerlerinden daha büyük başarımla dengeleyebilecek, keskin manevralar sırasında kaybedilecek enerjiyi hızlıca yerine koyabilecek, son teknoloji ve yaklaşımlarla dizayn edilen bir motorla bu tayyareyi destekleyeceklerdi. Bu kapsamda neredeyse kendisini hava üstünlüğüne adamış, tek görevli ama oldukça etkin bir savaş uçağı ortaya çıktı. (Tranche 1) Fakat zamanın, direkt bu uçağın ardında yatan tasarım felsefesini hedefleyecek sürprizleri olacaktı.

Günümüzdeki modern Tranche 3 versiyonlarıyla çok görevlilik alanında epeyce yol kat etse bile, hava üstünlüğü görev profiline adanmış kinematikleri dolayısıyla, hala zorluklar çeken bir uçaktan bahsettiğimizi hatırlatmak isterim. Zaten bu sebeple soğuk savaşın sona ermesinden sonra kendisine dış müşteri bulma noktasında oldukça zor zamanlar yaşadı Typhoon. Çünkü artık tüm dünya çok görevli ve esnek uçaklar arıyordu. Açıkçası Amerikan dizaynları da bu hususta Typhoon'dan çok daha esnek ve zamana adapte olabilirliğini kanıtlamıştı.

İlginizi çektiyse devamını okumak için bloğumu ziyaret edebilir ve linklini sosyal medyanızdan paylaşabilirsiniz. Saygılarımla...

Kaynak: https://savtegra.blogspot.com/2020/05/farkl-bir-eurofighter-typhoon-yaklasm.html

Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

En kısa zamanda diğer uçaklara ilişkin değerlendirmelerinizi de bekliyoruz üstadım... Mesajı Paylaş

ayibarishi

Türk Hava Kuvvetleri için alternatif savaş uçağı programlarına yer verdiğim, #Savtegra Blog sitemdeki makalelere son veriyorum. Nihayetinde yol haritamız bu ihtimali dışlayacak biçimde netleşti. Bununla birlikte faydalı bir okuma yapacağınıza eminim.

Bundan sonra geleceğimiz için daha anlamlı ve önemli gördüğüm konuları işleyeceğim. Sağlıcakla, afiyetle ve muhabbetle kalasınız.

Link: https://savtegra.blogspot.com/2020/06/yeni-tip-savas-ucag-program-onerilerine.html Mesajı Paylaş

OPTIMUS

Sayin Üstadim,

TORNADO ucaklari baglaminda RAF'in bu ucaklardan memnuniyetsizligini ilk defa okudum. Bilindigi üzere RAF ve Luftwaffe bu ucaklara farkli görevler yüklemislerdir. Bu nedenle de ucaklar hem yapisal hem de yetek olarak farkli gelisimler göstermislerdir. TORNAD ECR varvantini gözardi edersek RAF bu ucaklari ADV (Air Defence Variant-Hava Önleme) olarak kullanirken Luftwaffe bu ucaklari IDS(Interdiction/Strike- Av Bombardiman) görevli olarak kullanmaktadir.

Tornado IDS olarak Luftwaffe'nin memnuniyetini kazanirken, RAF ADV görevleri icin ucakta bazi yapisal degisikliklere gitmek zorunde kalmistir ki; bunlar arasinda gövdenin uzatilarak 900 litre ek yakit kazanilmasi, burnun uzatilarak yerlestirilecek   Foxhunter Radari icinyerkazanilmistir, Bunedenle Ingiliz TORNADO'larinin takma ismi de UZUN BURUN olarak kalmistir.

Fakat ucagi yapisal olarak ele aldigimizda LUFTWAFFE'nin ucaga dogru görevi verdigini görmekteyiz. Bu da alcak ucus Av/Bombardiman görevi. Gercekten TORNADO kendisini diger ucaklardan ayiran en beligin özellikleri olarak yatay ve dikey stabilazatörlerinin cok genis ve alansal olarak büyük tutulmasidir. Bu yapisal özellik ucaga alcak ucuslarda ki, bu genelde 30 m irtifa ila yapilmakta; istanan stabilite ve arazi kacinmada sürdürebilirlik sunmaktadir. Gercektende su an icin bile TORNADO ucaklari Luftwaffe kullaniminda Araziye en yakin ve sürekli ucabilen ucaklar durumundadir. Bu acidan dümdüz bir araziye sahip Suudi Arabistanin bu ucaklarla ne yapmak istemis oldugu da ayri bir arastirma konusudur.

Ikinci olarak TYPHOON ucaklari hic bir Tranche seviyesinde bir F 16'ya denk olabilecek seviyede degildir ve olamayacaktir. Bu ucagin sahip oldugu yapisal parametreler, onu hic bir zaman cok rollü bir ucak haline getiremez. TYPHOON bir av/Önleme ucagi olaral ele alindi ve öylede kalacak.

O zaman ki adiyla TAI'inin simdi hayatta mi bilmiyorum test Pilotu Sener KOLTUK F 16 ve diger ucaklar kiyasi üzerine  söyledigi, "dünyadaki hic bir ucak av/bombardiman ve Av/önleme yörevlerini F16 kadar güzel yapamaz" sözü hic bir zaman bir TYPHOON icin gecerli olmayacak.

Bu baglamda F16 üzerinde Multirolle kaabiliyetleri üzerine eklmek istedigim sey sudur:

Bilindigi üzere YF16 hava kuvvetleri icin F16 olurken, rakibi YF18, Deniz kuvvetleri icin F18 olmustu. Fakat zamanin General Dynamics mühendisleri F 16 yi dizayan ederken Deniz Kuvvetleri kullanimi olasiligini da dikkate almis ucagi yapisal olarak ucak gemisi inis ve kalkislarina dayanacak sekilde ele almislardir. Zaten, F16 ile gerceklestirilen on ground Ski-Jump denemelerinde de basari saglanmis idi. Bu manada F 16 larda uzun süre ekipman olarak yerini alan yakalama kancasi ve ana inis takimlarinin gövdeden ek bir mafsalla destekli oldugu da dikkate degerdir.

Bu baglamda; herkes ANADOLU ve SAKARYA icin olmayan HARRIERleri ararken, F 16 larin neden bunun icin düsünülmedigini de merak ediyorum. Gemiye yapilacak bazi yapisal eklentilerle bu son derece mümkün.
Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter