Türkiye Cumhuriyet'inin Denizlerdeki Münhasır Ekonomi Bölgeleri

Başlatan musti, Kas 02, 2018, 01:50 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

bring of storm

 Sayın forumdaşlar aklıma takılan bir nokta var. Evvela bu noktayı google amcaya sordum fakat  doğru düzgün bir cevap bulamadım size soruyorum.

 Bilindiği üzere şu an Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerini sürdüren şirketimiz Türkiye Petrolleri. Yine bildiğiniz gibi TP yanlış hatırlamıyorsam 2016 yılında 470 milyon dolar civarında bir para karşılığında özelleştirildi. Söz konusu bölgede trilyon doları bulan hidrokarbon olduğu ve tarafımızca önemli ölçülerde hidrokarbon bulunduğuna dair geçtiğimiz aylarda haberler de çıkmıştı. Peki bu hidrokarbonu istikbalde denizin altından çıkardığımızda çıkan hidrokarbon devlete mi ait olacak yoksa bir aileyi trilyoner mi edecek? Söz konusu şirket özelleştirilirken Doğu Akdeniz'deki hirokarbon kaynakları ile ilgili bir madde sözleşmede var mıdır?  Mesajı Paylaş

TolgaHM

Sayın @bring of storm   TPAO özelleştirilmedi. Özelleştirilen kısım yani TP  ( Akaryakıt dağıtım ve satışı ) yapan birimidir.
 

Bölgede yani bizim ve KKTC 'nin meb ilan ettiği olan sahalarda resmi bir rezerv keşfi de yoktur.


 Bizim  MEB  yakınında   Afrodit (GKRY) ve Zohr(MISIR) sahalarında doğalgaz bulunmuştur.

Mesajı Paylaş

bring of storm

Sayın @TolgaHM  verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Mesajı Paylaş

TULGA

Türkiye üçüncü sondaj gemisini bulduTPAO, Doğu Akdeniz'de kullanacağı üçüncü sondaj gemisine açık artırma ile kavuştu.


Çelik Çelikyaman

Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de egemenlik alanını genişletip denklemi değiştiren Libya mutabakatının ardından yoğunlaşan üçüncü sondaj gemisi çalışmaları sona erdi.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Fatih ve Yavuz'u Norveç piyasasından satın alan Türkiye'nin üçüncü gemi için de aynı yönteme yönelmesi beklenirken sürpriz haber İngiltere'den geldi.

Denizcilik Dergisi'nin Port Talbot yetkililerinden aldığı özel bilgiye göre, Port Talbot'da iki yıldır bağlı bekleyen Sertao adlı sondaj gemisi için düzenlenen açık artırmaya katılan TPAO, devam eden pazarlıklar sonucu gemiyi 37.5 milyon dolara satın aldı.

Sıfırı 600 milyon dolar

Sondaj gemisinin yeni inşa maliyeti 600 milyon dolar olarak açıklanırken, 2012 yapımı Sertao'nun ise piyasa değerinin 120 milyon dolar civarı olduğu öğrenildi. Port Talbot'un geminin iki yıldır beklemesinin yarattığı zararı azaltmak için teklife evet dediği bildirildi.

Samsung tarafından Güney Kore'de 2012 yılında inşa edilen ve 2015 yılına kadar Brezilyalı Petrobras tarafından kullanılan sondaj gemisi çok yüksek basınç ve sıcaklık altında dahi görevini yerine getirebiliyor.

11 bin 400 metre derinliğe ulaşıp 3 bin metre sondaj yapabilen 61 bin DWT'lik Marshall Adaları bayraklı Sertao'nun uzunluğu 227, genişliği 42, draftı ise 12 metre.

http://www.denizcilikdergisi.com/denizcilik-gundem-haberleri/turkiye-ucuncu-sondaj-gemisini-buldu/

Mesajı Paylaş

Han

Acaba durum nedir, birşeyler buluyoruzdur inşallah, seçimlere de çok var kimse bulduk demiyor  :P Mesajı Paylaş

Atılgan

Doğu Akdeniz'de yeni sondaj başlıyor

Bu yıl içerisinde Fatih ve Yavuz sondaj gemileri, beş yeni derin sondaj daha yapacak. Bunlardan ilkine başlayacak olan Fatih, Mersin-Taşucu açıklarında belirlenen alanda faaliyete geçiyor.
Türkiye'nin millî çıkarlarını korumak için Doğu Akdeniz'de görev yapan Fatih ve Yavuz sondaj gemileri çalışmalarını sürdürüyor. Bu yıl Yavuz'un ardından Fatih gemisi de yeni görev yerinde çalışmalarına başladı. Fatih, yeni rotasında iki ay boyunca sondaj yapacak. Gemi, Mersin-Taşucu açıklarında faaliyette bulunacak. Fatih'e; Korkut, Altan ve Sancar ikmal gemileri destek verecek. 10 Nisan'da görevini tamamlayacak olan Fatih, daha sonra planlanan rotadaki yeni görevlerine açılacak.

Doğu Akdeniz'de şimdiye kadar beş kuyuda çalışmalar tamamlanırken bu yıl içerisinde Fatih ve Yavuz, beş yeni derin sondaj daha yapacak. 2020'ye yönelik hedefin ilki Yavuz tarafından başlatılmıştı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Yavuz'un Lefkoşa-1 hattında çalışmalara başlayacağını söylemişti. Fatih'e verilen yeni görevle birlikte, bu yıl ikinci sondaj bölgesinde de çalışmalar başlamış olacak. Hâlihazırda Barbaros Hayreddin Paşa ve Oruç Reis sismik arama gemileri de, tarama faaliyetlerini Akdeniz'de sürdürüyor.

BULANA KADAR DEVAM

Bakan Dönmez, sıklıkla yaptığı açıklamalarda "Doğu Akdeniz'de gaz buluncaya kadar aramaya devam edeceğiz. Hem kendi haklarımızı hem KKTC'deki soydaşlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız. Ülkemize ve kurumlarımıza bazı tehditler yapılıyor olsa da hiçbirisini dikkate almıyoruz ve sonuna kadar bu işi yürütüceğiz" vurgusunda bulunmuştu.

SON TEKNOLOJİ SONDAJ

229 metre uzunluğunda ve 51 bin groston ağırlığındaki Fatih, 12 bin fit deniz ve maksimum 40 bin fit sondaj derinliği kabiliyetine sahip. İki ayrı sondaj kulesi bulunan gemi, bu sayede derin denizlerde oldukça uzun süren sondaj faaliyetlerinin süresini kısaltıyor. Yaklaşık 230 metre uzunluğa ve 36 metre genişliğe sahip olan Yavuz ise 12 bin 200 metre derinliğe kadar çok yüksek basınç altında dahi sondaj yapabiliyor.

ÜÇÜNCÜ GEMİ YOLA ÇIKACAK

Fatih ve Yavuz'a kardeş geliyor. Türkiye'nin üçüncü sondaj gemisi geçtiğimiz günlerde satın alınırken ay sonunda İngiltere'den Türkiye'ye doğru yola çıkacak. Gemi, Doğu Akdeniz'de ve gerekli görülürse farklı bölgelerde çalışma yapabilecek.

https://www.denizhaber.net/dogu-akdenizde-yeni-sondaj-basliyor-haber-93331.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Libya deniz sınırı Dünya Atlası'nda

Türkiye ve Libya arasında yapılan yeni deniz sınırı anlaşması dünyaca ünlü Fransız atlası 'Atlas Geopolitique des Espaces Maritimes'te yer aldı. Fransız Deniz Kuvvetleri de haritayı sosyal medyada paylaştı.
Türkiye'nin, Libya'nın BM nezdindeki meşru hükümeti ile imzaladığı deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşması ile oluşan yeni sınır, dünyaca ünlü Fransız atlası "Atlas Geopolitique des Espaces Maritimes"de yer aldı. Harita ayrıca Fransa Deniz Kuvvetleri'nin Stratejik Araştırmalar Merkezi (CESM MARINE) twitter hesabında da yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın direktifleriyle Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hakları konusunda başlatılan mücadele, sonuçlarını vermeye devam ediyor. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki 462.000 km2'lik Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi, Libya ile 27 Kasım 2019'da imzaladığı Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına Dair Mutabakat Muhtırası, referans haritalar ve makalelerde gösterilmeye başlandı.

SEVİLLE HARİTASI ÇÖP

Lütfi Kaplan'ın Akşam'daki haberine göre Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı'nın da her platformda savunduğu Türk tezi, başta enerji referans kuruluşları olmak üzere dünyaca ünlü Fransız atlası "ATLAS GEOPOLITIQUE des espaces maritimes"de yer aldı. Böylece, Türkiye'ye dayatılmak istenen Yunanistan-GKRY tezlerini esas alan ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yaklaşık 186 bin kilometrekarelik deniz yetki alanını 41 bin kilometrekare ile sınırlayan sözde Seville Haritası, yırtılmış ve çöpe atılmış oldu.

FRANSIZ DENİZ KUVVETLERİ DE KABUL ETTİ

Atlas Geopolitique'de (Dünya Jeopolitik Atlas) yayımlanan ve Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını, münhasır ekonomik bölgeleri Türk tezlerine uygun olarak gösteren ve Türkiye-Libya anlaşmasına vurgu yapılan haritanın ayrıca Fransa Deniz Kuvvetlerinin Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin (CESM MARINE) Twitter hesabında da yayımlanması dikkat çekti. Stratejik Araştırmalar Merkezi; denizcilik gücü ve deniz kuvvetleri stratejilerinin belirlenmesinde bir düşünce kuruluşu olarak çalışıyor. Atlas Geopolitique ise, 5 kıtayı kapsayan yaklaşık 300 harita ve içeriğiyle her yıl yenilenen benzersiz ve kendini kabul ettirmiş saygın bir analiz ve başvuru kaynağı olarak kabul ediliyor.

TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK BAŞARI

Deniz hukuku uzmanları konuyla ilgili "Bu büyük bir başarıdır. Çünkü, bu kuruluşlara parayı dökseniz bir harf dahi değiştirmezler. Uluslararası akademik çalışmalarda ve haritalarda da gösterildiği üzere Türkiye ve Libya denizden komşudur. Benzer şekilde, İsrail, Filistin ve Lübnan ile de denizden komşuluğumuz bulunmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

https://www.denizhaber.net/libya-deniz-siniri-dunya-atlasinda-haber-94131.htm Mesajı Paylaş

Karabasan

ABD-EXXON MOBİL, GKRY'nin sozde 10 numaralı ruhsat sahasında sondaj faaliyetlerini Eylül 2021'e erteledi.
https://www.ekathimerini.com/251647/article/ekathimerini/news/exxonmobil-puts-cyprus-drilling-plans-on-hold Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Atılgan

Kovid-19 Doğu Akdeniz'deki dengeleri Türkiye lehine çevirdi

Düşen petrol fiyatları Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama çalışmaları yürüten dev enerji şirketlerinin faaliyetlerini ertelemesine neden olurken, uzmanlar çalışmalarını kararlılıkla sürdüren Türkiye'nin avantajlı konumunun pekişeceğini belirtiyor.
Rusya ve Suudi Arabistan arasındaki petrol gerilimiyle başlayan ve ardından yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla düşük seyreden petrol fiyatları, Akdeniz'e komşu ülkeler ile uluslararası aktörlerin Doğu Akdeniz'de yürüttüğü petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

 İzmir Ekonomi Üniversitesi Sürdürülebilir Enerji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Efe Biresselioğlu, Doğu Akdeniz'deki donanma ve enerji şirketleri ile arama gemilerinin çalışmalarını azalttığını söyledi.

Biresselioğlu, petrol fiyatlarındaki düşüşün bölgedeki uluslararası aktörlerin "iştahını kaybetmesine" yol açtığını belirterek, "Bunların yanında, Türkiye'nin bölgede artan varlığının ve uyguladığı aktif politikanın etkisini de belirtmemiz gerekir. Kovid-19 salgınının etkisi ile de içe dönük politikalar benimseyen devletler, şimdilik Doğu Akdeniz planlarına ara vermiş durumda diyebiliriz. Yine de koşullar değiştikçe bu durumun da değişim gösterme ihtimalinin yüksek olduğu söylenebilir." dedi.

"Kanuni salgın sonrasında sondaj çalışmalarına başlayabilecek"

Biresselioğlu, Kovid-19 salgını öncesi pek çok uluslararası oyuncunun, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu başta olmak üzere dünyada kilit rol oynayan bölgelerde dönüştürücü politikalar sürdürdüğünü dile getirerek, "Türkiye'nin de bu dönemde uyguladığı doğru politikalar ve ikili iş birlikleri ile Doğu Akdeniz bölgesinde önemli kazanımları oldu. Türkiye, mevcut göstergelerin ışığında olabildiğince düşük düzeyde olumsuz etki ile bu salgını atlatabilirse yeni yapılanmada ekonomik ve jeopolitik perspektifte daha avantajlı olacaktır. Ayrıca, diğer aktörlerin de bölgeye yönelik jeopolitik hedeflerinde büyük bir değişim olmamasına bağlı olarak Doğu Akdeniz'deki mücadelenin kaldığı yerden devam edeceğini öngörmek mümkün. Fakat bölgedeki aktörlerin bu hedefleri daha temkinli adımlarla gerçekleştirme çabası içine gireceğini de söyleyebiliriz." diye konuştu.

Türkiye'nin bölgede askeri varlığını ve sondaj gemileriyle teknik gücünü artırmasının önemine işaret eden Biresselioğlu, şunları kaydetti: "Özellikle Türkiye'nin Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Libya Hükümeti ile bölgede kıta sahanlığı ve MEB sınırını belirlemek için imzaladığı mutabakat 'oyun değiştirici' olmuştur. Bu mutabakatın sonuçlarını artarak görmeye devam edeceğiz. Bu mutabakat bölgede kazan-kazan ilkesinin kabul edilmesi ve diplomatik çözüme ulaşılmasına katkı sunacaktır. Doğal kaynakların ilgili taraflar arasında adil dağılımı ve tüm tarafların egemenlik haklarını ayrım gözetmeksizin korumak olağanüstü bölgesel anlaşmazlıkların diplomatik çözümünü kolaylaştıracaktır. Üçüncü sondaj gemisi Kanuni ise Mart ayı ortasında Türkiye karasularına giriş yaptı. Kovid-19 salgınına ilişkin tedbir sürecine müteakiben geminin gerekli bakımları ve güncellemeleri yapılarak ultra derin deniz sondajlarına hazır hale getirilecek. Bu da demek oluyor ki Kanuni salgın sonrasında sondaj çalışmalarına başlayabilecek. Ülkemizin denizlerdeki sondaj faaliyetlerine önemli katkı gösterecektir."

"Şirketlerin faaliyetlerini Türkiye ile sürdürmeleri mantıklı olacak"

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) Başkanı Oğuzhan Akyener de salgın nedeniyle düşen petrol fiyatlarının, bu alanda arama-üretim ve servis hizmetleri veren bütün şirketleri ciddi anlamda etkilediğini söyledi.

Sektörde büyük bir kırılmanın yaşandığını ve bunun bir süre daha devam etmesinin beklendiğini ifade eden Akyener, şöyle konuştu:

"Gaz fiyatlarında her ne kadar petrol kadar sert düşüş yaşanmasa da yine de düştü. Gerçi Kovid-19 süreci öncesindeki gaz fiyatları da ilgili yabancı şirketlerin keşif iddia ettikleri sahaları geliştirerek, EastMed gibi ekonomik olarak mümkün olmayan bir projeyle taşımalarına imkan tanımamakta. Fakat şu an geldiğimiz noktada, Doğu Akdeniz'de şirketlerin, yerine göre dolaylı siyasi kazanımlar vasıtasıyla ve para kazanma gayesiyle riske atılabilecek bütçesi kalmadı. Örneğin bölgedeki en aktif oyuncu ENI, son çeyrekte kar oranlarının yüzde 90'lar seviyesinde düştüğünü açıkladı."

Akyener, bölgedeki en güçlü ülke olan Türkiye için durumun farklı olduğuna işaret ederek, "Türkiye arama faaliyetlerini, kamusal finans desteğiyle kendi deniz alanlarında sürdürmeye devam etmekte. Doğu Akdeniz'deki ilgili alanlar, çalışmalarını ekonomik gerekçelerle donduran diğer şirketler için 'riskli dış alanlar' kapsamındayken, Türkiye için ise 'Mavi Vatan'dır. Bu sebeple psikolojik, ekonomik ve lojistik olarak Türkiye bu noktada bölgedeki en avantajlı ülke. İlgili şirketlerin ise bundan sonra faaliyetlerini Türkiye ile sürdürmeleri, kendileri için de mantıklı bir tercih olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Doğu Akdeniz'deki riskli arama veya ekonomik olmayan geliştirme projelerinin 1 yıldan 5 yıla kadar ertelenebileceğini dile getiren Akyener, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süreç sonunda, önümüzdeki 5 yıllık süre zarfında, artan talep ve düşen arz sebebiyle doğal gaz fiyatlarının artacağı, maliyetlerin yeni otomasyon teknolojileri ile düşeceği tahmin edilmekte. Ayrıca Lübnan'da olası bir keşif bütün dengeleri değiştirecektir. Bütün bölge ülkelerinin gözü Lübnan'da devam eden ilk deniz sondajında. Bu sebeple ülke olarak sahip olduğumuz avantajlarımızın idrakiyle geleceği kurgulayarak, çok daha büyük atılımlar yapabilmemiz gerekiyor. Türkiye'nin bu noktadaki kararlı duruşu, teknik, politik, hukuki ve askeri adımları bölgedeki tüm dengeleri ülkemiz lehine değiştirdi. Şu an İtalyanlar da Avrupa Birliği de bölgedeki diğer küresel oyuncular da Türkiye'nin razı olmadığı bir modelin hayata geçemeyeceğinden emin oldular. Türkiye birliğini, istikrarını ve kararlılığını sürdürdüğü sürece bölgedeki küresel oyuncular ve diğer ülkeler Türkiye ile iş birliği süreçlerine girmek durumunda kalacaklar. Türkiye'nin yeni yatırımlar ile teknik kapasitesini geliştirmesi ise bölgedeki büyük hidrokarbon şirketlerinin Türkiye ile daha yakın bir iş birliği sürecine girme beklentilerini perçinlemektedir."

https://www.denizhaber.net/kovid-19-dogu-akdenizdeki-dengeleri-turkiye-lehine-cevirdi-haber-94756.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

İtalyan ENI ve Fransız TOTAL dün GKRY'nin 6 numaralı parselinden 1 yıl süresince çekildiğini açıkladı. Mesajı Paylaş

Energy

Doğu Akdenizdeki gelişmeler Rumlarda soğuk duş etkisi yaptı

Rum yönetimi Enerji Komitesi Başkanı Andreas Kiprianu sondaj faaliyetlerinin en iyimser tahminle 2021 yılının Eylül ayına kadar erteleneceğini açıkladı.
 
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni yok saydı, Türkiye'nin kıta sahanlığındaki haklarını görmezden gelmeye çalıştı. Yabancı şirketlerle anlaşarak Doğu Akdeniz'de tek taraflı sondaj çalışmaları yapsa da umduğunu bulamadı.

Yunanistan'ı da arkasına alan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, yabancı şirketlerle anlaşma yaparak sondaj çalışmaları için sözde ruhsatlar verdi.

Tek taraflı adımlarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ve Türkiye'nin kıta sahanlığındaki haklarını hiçe saydı.

Doğu Akdeniz'deki enerji dengeleri son dönemde yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı.

Rum yönetimi, ilk hayal kırıklığını 10'uncu parseldeki sondaj projesini Nisan'da birkaç aylığına erteleme kararı alan ExxonMobil ile yaşadı.

Fransız ve İtalyan şirketler faaliyetlerini durdurdu

Ardından Fransız Total ve İtalyan ENI şirketinden oluşan konsorsiyum kesin olarak 6'ncı parseldeki faaliyetlerini durdurdu.

3 şirket de kararın gerekçesi olarak koronavirüs salgını ve enerji fiyatlarındaki düşüşü gösterdi.

Gelişmeler Rumlarda soğuk duş etkisi yaptı.

Rum yönetimi Enerji Komitesi Başkanı Andreas Kiprianu sondaj faaliyetlerinin en iyimser tahminle 2021 yılının Eylül ayına kadar erteleneceğini açıkladı.

Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde bu sürenin daha da uzayabileceğini belirtiyor.

Şirketler sondaj faaliyetlerini durdurmalarına enerji fiyatlarındaki düşüşü gerekçe gösterse de Türkiye'nin bölgedeki kararlı tutumu, bu tek yanlı faaliyetlerin daha fazla sürdürülemeyeceğinin en önemli göstergesiydi.

Türkiye somut adımlarla karşılık verdi

Türkiye, Avrupa Birliği şemsiyesi altına sığınan Atina ve Rum yönetiminin emellerine karşı somut adımlar attı.

İlk olarak filosundaki sismik araştırma gemleri Barbaros ve Oruç Reis'in yanına iki sondaj gemisi ekledi.

Fatih ve Yavuz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin verdiği yetki ile vakit geçirmeden bölgedeki faaliyetlerine başladı.

Türkiye bununla da yetinmedi ve filosuna üçüncü sondaj gemisi olan Sertao'yu kattı.

Son derece yüksek donanımlı gemilerin güvenliği için KKTC'deki Geçitkale Havalimanı insansız hava araçlarının faaliyetlerine tahsis edildi.

Tamamen yerli imkanlarla üretilen İHA'lar buraya konuşlandırıldı.

Libya adımı

Türkiye'yi saf dışı bırakmak için Avrupa'ya gaz sevk etmesi amaçlanan denizaltı boru hattı projesi EastMed projesi ortaya atıldı.

Türkiye'nin kıta sahanlığını ihlal eden ütopik projeye Ankara kayıtsız kalmadı,,,
Libya'daki meşru hükümet ile deniz yetki alanı anlaşması imzaladı.

Bu anlaşma ile zaten hayal olan Eastmed projesi geçersiz oldu.

Rumların anlaştığı şirketlerin de tek tek çalışmalarını durdurması ile Türkiye bölgede faaliyet yürüten tek ülke oldu.

https://www.dunyabulteni.net/guncel/dogu-akdenizdeki-gelismeler-rumlarda-soguk-dus-etkisi-yapti-h466604.html
Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter