Türkiye Cumhuriyet'inin Denizlerdeki Münhasır Ekonomi Bölgeleri

Başlatan musti, Kas 02, 2018, 01:50 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

polybolos

https://twitter.com/HGlgedar/status/1158308046113837057

Twitter'de biri yunan-rum tarafının konuya bakışını ve bizim hamlelerimizi nasıl gördüklerini güzel bir şekilde paylaşmış. Okunmasını tavsiye ederim Mesajı Paylaş

BETONBEY

@Yakın

Bu hareketin dosta düşmana verdiği mesaj, kendi kıta sahanlığımız içerisinde icra ettiğimiz faaliyetlere herhangi bir uygulama yada yaptırım da bulunulmaya kalkılırsa misliyle mukabele edileceğidir. Sonuçta görünür de yaptırıma görünür de cevap verildi. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Oruçreis'in sismik araştırmasını yaptığı Karpaz-1 bölgesinde Yavuz sondaj gemimiz sondaja başladı. Bu bölge bence kritik bir bölge, hem yeri anlamında hem de gaz potansiyeli babında...

KKTC'nin hükümranlık sahasındaki ilk sondajımızı yapıyoruz. Geçmişten bugüne Karpaz tarafının iyi bir gaz potansiyeli taşıdığı yönünde bilimsel açıklaması olmayan bir yönelimim var. Bu bölgede gaz bulunmabilme olasılığının yüksek olduğu düşüncesindeyim.

Hissiyatım doğru çıkarsa KKTC sahasında keşfedilecek bir gaz rezervi GKRY tarafında çözüm konusunda ciddi kırılmalara yol açacaktır.

Kendi tarafımızda ise başkan Akıncı'nın ortak menfaatler babında her şekilde problem olduğu düşüncesindeyim. İlk yaptığı açıklamadan bu zamana değin gittigi yön yön değil, en azından bizim için... Mesajı Paylaş

Trilogy

Akar, Yavuz sondaj gemisine refakat eden fırkateynde: Gücümüzü, kuvvetimizi kimse test etmesin

Milli Savunma Bakanı Akar ve komutanlar, Doğu Akdeniz'de Yavuz sondaj gemisine refakat eden TCG Gemlik fırkateynine helikopterle indi, brifing aldı. Akar, "Onlar sondaj yapacak, gaz, petrol çıkaracak, KKTC halkı ve Türkiye hiçbir şey yapmadan seyredecek, bunu kimse bizden beklemesin" dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Kuzey Kıbrıs'taki temasları sürüyor.

Akar, Kuzey Kıbrıs'taki karargahta brifing aldı

Program kapsamında Akar ve komutanlar, bayram namazını Hala Sultan Camisi'nde kıldı. Vatandaşlar tarafından yoğun sevgi gösterileriyle karşılanan Akar ve TSK'nın komuta kademesi, namazın ardından halkla bayramlaştı.
Bakan Akar ve komutanlar dün de önemli bir ziyaret gerçekleştirdi.

Helikopterle Yavuz sondaj gemisine refakat eden TCG Gemlik fırkateynine giden Akar ve TSK'nın komuta kademesi, faaliyetlere ilişkin deniz taktik resmi üzerinden brifing aldı, talimatlar verdi.

"Mavi vatanın etkin, caydırıcı ve saygın muhafızları" olarak nitelendirdiği bahriyelilerin çok önemli bir görev icra ettiğini belirten Akar, "Burada Kıbrıs'ta, Doğu Akdeniz'de, Ege'de bir oldubittiye göz yummayacağız. Herhangi bir şekilde bu haklarımıza karşı birtakım kararlar alınmasına müsaade etmeyeceğiz. İçinde bizim olmadığımız kararların yaşama şansı olmadığını başından beri söylüyoruz" diye konuştu.
Olması gerekeni iyi komşuluk ve uluslararası hukuk çerçevesinde dile getirdiklerini kaydeden Bakan Akar, şunları söyledi: "Şunu da kimse beklemesin, onlar araştırma, sondaj yapacak, gaz, petrol çıkaracak, o zenginliklerden istifade edecek, hem Kıbrıs halkı hem de Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve 82 milyon hiçbir şey yapmadan seyredecek. Bu çok komik, böyle bir şey olmaz. Bunu kimse bizden beklemesin. Uluslararası kurallar var, çeşitli uygulamalar, yöntemler var. Bu manada biz de hakkımız neyse kendi hakkımızı, KKTC halkının haklarını sonuna kadar savunduk, savunacağız, bu konuda kararlıyız. Dolayısıyla bu konuda bizim gücümüzü, kuvvetimizi kimse test etmesin."

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin FETÖ'den temizlendikçe daha da güçlendiğini, bunu gerek operasyonları gerekse karada, denizde ve havada gerçekleştirdiği tatbikatlarla herkese gösterdiğini vurgulayan Akar, şunları ifade etti: "Denizlerimizde sizlerin de görev aldığınız Cumhuriyet tarihinin en büyük tatbikatlarını yaptınız. Doğu Akdeniz'de kim var kim yok, bunu herkes gördü, anladı. Gerçekten dosta güven, düşmana korku verdiniz. Bütün Türkiye o tatbikatlarla heyecanlandı, gurur, güven, övünç duydu. Bunun dışında Türkiye'ye kem gözle bakanlar, Türkiye hakkında art niyeti olanlar da o gecelerde uyuyamadılar. Gücü gördüler."

Gösterilen başarılardan dolayı bahriyelileri tebrik eden Akar, "Sayın Cumhurbaşkanımızın birçok kez dediği gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kıbrıs'ta garantördür. Hakkımızı, hukukumuzu kimseye çiğnetmeyiz. Gereğini yaptık, gerektiğinde yine yaparız" diye konuştu.

https://tr.sputniknews.com/savunma/201908111039899231-akar-yavuz-sondaj-gemisine-refakat-eden-firkateynde-kimse-bizden-beklemesin/ Mesajı Paylaş

Trilogy

Kuzey Kıbrıs Enerji Bakanı Taçoy: Mavi Vatan'da önemli adımlar atıyoruz, bunu durduramazlar

Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Sputnik'e verdiği röportajda, Güney Kıbrıs'ın kendilerine yaptıkları doğalgaz satışından pay verme teklifinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Taçoy "Mavi Vatan'da güvenliğimizi sağlayarak ekonomimiz için büyük adımlar atıyoruz. Amaçları bunun önüne geçmek" dedi.

Avrupa Birliği'nin (AB) yaptırım tehditlerine ve ABD'nin Rusya, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ı da hedef alan 'Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı' girişimine rağmen, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kararlılığı sürüyor. Türkiye, şimdilerde dördüncü bir gemi olarak, ülkenin ilk yerli ve milli sismik araştırma gemisi 86 metre uzunluğundaki MTA Oruç Reis'i de Doğu Akdeniz'de çalışma yapmak üzere gönderiyor.

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Tatar: Türk ordusu adadan çekilse gerçek anlamda çatışma doğabilir, Türkiye barışın teminatıdır
Ankara'nın önemli girişimde bulunduğu bu dönemde, Güney Kıbrıs'tan tartışmalı bir hamle geldi. Yunan basını, Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in Doğu Akdeniz'de Kıbrıs münhasır ekonomik bölgesindeki doğal kaynakların kullanımıyla ilgili sorunun çözülmesi için Kuzey Kıbrıs'a doğalgaz satışından pay vermeyi teklif ettiği haberini verdi.
Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy da, söz konusu teklifin yanı sıra, Doğu Akdeniz'deki son gelişmeleri Sputnik'e verdiği röportajda değerlendirdi.

'ANASTASİADİS'İN KKTC'YE PAY VERME TEKLİFİ ASLA KABUL EDİLEMEZ'

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Tatar: Yunanistan Başbakanına sesleniyorum, Türk ulusu arkamızdadır
Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Anastasiadis'in Kuzey Kıbrıs'a doğalgaz satışından pay verme teklifini 'kabul edilemez' olarak nitelendirdi. Taçoy " Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) bu manevrasının arkasında, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin, Doğu Akdeniz'de yatırım yapmasının ve haklarını almasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır. GKRY, münhasır ekonomik bölgemizdeki kazanım ve haklarımızdan vazgeçmemizi sağlamaktadır. Ancak bunu yapamazlar. Zira bu teklifi kesinlikle kabul edemeyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun ve daha sonra Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı'nın, Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs'ın ortak ihalelelerle hak ve doğal zenginliklerin ortaklaşa idare edilmesinin önünü açacak bir anlaşma imzalanması önerisi, Rum lider Nikos Anastasiadis tarafından reddedilmişti. GKRY, Kuzey Kıbrıs'ın haklarının önünü kesmeye dönük bir tutum içerisinde. Bu doğru bir tutum değil" değerlendirmesinde bulundu.

'GÜNEY KIBRIS, KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜNDEN FAYDA SAĞLIYOR'

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ersin Tatar
© SPUTNİK / ELİF SUDAGEZER
Kuzey Kıbrıs Başbakanı Tatar'dan Miçotakis'e: Kıbrıs'ın gerçeklerini göremiyorlar
Güney Kıbrıs'ın Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden fayda sağladığına işaret eden bakan Taçoy "Güney Kıbrıs, şu anki statükodan, çözülemeyen sorundan fayda sağlıyor bu yüzden Kıbrıs sorununu ne iki devletli ne federal ne de farklı bir anlayışla çözüme götürme gibi bir niyetleri yok. Çünkü bu sorunun çözümü Güney Kıbrıs'ın beslenme kaynağını kesmek olacaktır. Onlar bizimle herhangi bir gücü veya hakkı paylaşmak niyetinde değil, tersine tüm gücü ve otoriteyi elinde tutmak istiyor. Kıbrıs adasını bir bütün gibi gösterip bütün haklardan kendileri yararlanmanın peşindeler" ifadelerini kullandı.

'RUM KESİMİNİN AMACI, İSLAMOFOBİK VE TÜRK KARŞITI GRUPLARLA HAREKET EDİP BUNDAN NEMALANMAKTIR'

Temmuz ayında AB'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerinden dolayı Türkiye'ye yönelik yaptırım kararı aldığının hatırlatılması üzerine Bakan Taçoy "AB'nin tutumunu 2004'teki kararı zaten tüm açıklığıyla ortaya koydu. Avrupa Birliği 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni içlerine alırken, önce bunun yasal olduğunu, sonra da bunun yasal olmadığını söyleyerek sorunlu bölgelerin Avrupa Birliği içine alınmaması gerektiğini söyledi. Ama ne yazık ki nihayetinde Güney Kıbrıs'ın içlerinde olduğu için de bunun 'de jure' kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği içerisindeki hem İslamofobik hem Türk karşıtı gruplarla birlikte hareket edip, Enosis'i gerçekleştirme yolunda adımlarını böylelikle tamamlamış oldukları, daha o günden belliydi. Rum kesiminin hedefi, Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığının sorgulanması neticesinde Türkiye'yle bir düşmanlık yaratma ve dünyadan bunun üzerinden bir nema elde etmektir. Olayları kendi din kardeşi olan Rusya ile bile karşı karşıya gelecekleri noktaya taşıyabilen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Avrupa'nın şımarık çocuğudur" diye konuştu.

'ABD, RUS GAZINA RAKİP OLUŞTURMAK İÇİN İSRAİL VE MISIR GAZINI AVRUPA'YA ULAŞTIRMANIN PEŞİNDE'

Kuzey Kıbrıs Başbakanı Tatar: Türkiye ile imzalanan anlaşmayla 750 milyon liralık kaynak aktarılacak
Bakan Taçoy, ABD'nin Rusya ve Türkiye'yi hedef alan Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı girişimiyle ilgili de değerlendirmede bulundu. Bakan Taçoy "ABD'nin Doğu Akdeniz'deki tasarısının Türkiye veya KKTC'yi tehdit eder boyutta sonuçlar doğurmayacaktır. Çünkü büyüklükler eşit değil. 1 milyonluk bir nüfusun, 80 milyonluk Türkiye karşısında gücü olamaz. Burada asıl hedeflenen, hak ve çıkarlarının olduğunu iddia ettikleri ihale edilen parsellerdeki yatırımların korunması, Eni, Total ve Exon'un yatırım yapacağı alanların korunması için yapılan yardımlardır. Bunların yapılabilmesi ve ABD ile aralarının iyi olması için Güney Kıbrıs'a dönük bu ambargonun kaldırıldığını düşünüyorum" dedi.

Bakan Taçoy, ABD'nin Akdeniz'de İsrail, Lübnan, Ürdün, Yunanistan, Mısır ve Güney Kıbrıs'la ortak hareket ettiğinin altını çizerek "Soğuk Savaş dönemlerinde 'silah' olarak kullanılan petrol, doğalgaz ve pek çok doğal kaynağın kontrolününü elde tutmak meselesi söz konusudur. Bu sebepten dolayı ABD, Avrupa'ya satılan Rus gazına rakip oluşturmak için İsrail ve Mısır gazını oralara ulaştırmak için çaba göstermektedir" dedi.

'GÜNEYDOĞU AKDENİZ'İN DOĞALGAZININ TÜRKİYE ÜZERİNDEN AKTARILMASI PLANLANIYOR'

Doğu Akdeniz'de İsrail gazının Türkiye'yi bypass ederek Avrupa'ya ulaştırma projesi olan East-Med projesinin uygulanabilir bir proje olmadığına değinen Taçoy "Söz konusu proje çok pahalı ve fizibilitesi olmayan bir proje. Bizler, bu proje yerine esas düşüncenin Kıbrıs adası üzerinden bir boru hattıyla Türkiye'ye bir boru hattıyla bağlanmak olduğunu düşünüyoruz. Türk tarafının yaptığı doğalgaz çalışmalarının da bu düşünceye bağlı olduğunu düşünüyoruz. Başka bir deyişle, Rusya veya o bölgeden gelen doğalgaza rakip olmak üzere Güney Doğu Akdeniz'in zenginliklerinin Türkiye üzerinden aktarılmasının planlandığını düşünüyoruz. Bu zenginliğin silah olarak kullanılabileceği kanaatindeyiz. Gerçekleştirilmeye çalıştığına inandığımız bu proje, İsrail, Mısır ve diğer ülkelerde çıkan gazın Avrupa'ya satışıyla ilgili. Elbette bunun hayata geçip geçmeyeceği o günkü siyasi koşullara bağlı. Ancak bugün Doğu Akdeniz'deki doğru faaliyetler ve Anastasiadis'in teklifinin reddedilerek bölgedeki hakimiyetten vazgeçilmemesi doğru kararlardır. Önemli olan bugün için budur" diye konuştu.

'KKTC VE TÜRKİYE MAVİ VATAN'DA ÖNEMLİ ADIMLAR ATIYOR'


Yunanistan'dan Erdoğan'a harita tepkisi: Türkiye, bölgenin olay yaratan aktörü olarak davranmaya devam ediyor
Türkiye'nin bölgedeki faaliyetlerinin önemine de işaret eden Bakan Taçoy "Doğu Akdeniz'de heyecanlı günler yaşıyoruz. Fatih ve Yavuz gemilerinin yapmış olduğu sondaj, Oruç Reis gemisini Akdeniz'e açılması ve Barbaros Hayrettin Paşa gemisinin sismik çalışmalar gerçekleştirmesi bizim açımızdan son derece önemli gelişmeler. Zira, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile yaptığı anlaşma uyarınca, Mavi Vatan dediğimiz bu sular içerisinde Türkiye ve Türk donanmasının himayesinde yapılan araştırmalar ve kendi sınırlarımıza sahip çıkmamız, bize büyük heyecan veriyor. Bütün bu atılan adımlar, bir hak mücadelesinin parçasıdır. Mavi Vatan dediğimiz sular kapsamında güvenliğimizi sağlayarak ekonomimiz için büyük adımlar atıyoruz" dedi.

'TÜRKİYE'NİN S-400'LERE İHTİYACI OLDUĞUNA YÜREKTEN İNANIYORUZ'

Peki, elinde S-400 hava savunma sistemi olan bir Türkiye, Doğu Akdeniz'de daha caydırıcı mı? Taçoy'un bu soruya "Bundan 20 sene kadar önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin aldığı S-300'leri en çok Türkiye'ye karşı kullanılabileceğinin herkes farkındaydı. Şimdi ise S-400'lerin Türkiye tarafından alınması tartışma yarattı. Bugün Rusya ve Türkiye'nin Suriye'de birlikte hareket etmesinin ana sebebi, ABD'nin yarattığı kaosun giderilmesi ve Akdeniz'in güneydoğusunda zenginliklere sahip çıkabilmektir. Rusya ve Türkiye'nin işbirliği bu noktadadır. İşin bir diğer boyutu da S-400 alımıdır. Türkiye'nin etrafında S-200, S-300 ve S-400'lerin bulunduğunu göz önünde bulundurarak Türkiye'nin bu silaha ihtiyacına olduğuna biz yürekten inanıyoruz" diye yanıt verdi.

'KUZEY KIBRIS'IN, RUM KESİMİNE BAĞLI OLDUĞU ENTERKONNEKTE SİSTEMDEN GÜNEŞ ENERJİSİ AVANTAJI SAĞLAYAMAYACAĞI YÖNÜNDE GİZLİ ANLAŞMA VAR'

Son yıllarda, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a elektrik götürecek olan bir enterkonnekte sistemle ilgili tartışmaların yürütüldüğünün hatırlatılması ve "Böyle bir proje gerçekleşecek mi?" diye sorulmasının üzerine Bakan Taçoy "Plan hayata geçiş aşamasında değil ancak giderek daha sık tartıştığımız bir konu bu. Enterkonnekte sistemin bir an önce yapılması gerekiyor. Bu sistem, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile mevcut şekliyle vardır. 'Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kapasitesi, rezervi, KKTC'de güneş enerjisi avantajına çevrilemez' diye bir madde içeren gizli anlaşma sebebiyle, KKTC, ucuz, çevreci ve kaliteli enerjiye ulaşamıyor. Bahsettiğim bu anlaşma, yaklaşık 2.5-3 ay önce Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Akıncı) kurmuş olduğu ilgili komiteyle, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin kurduğu ilgili komiteler arasında imzalandı ancak detayları hiç bir şekilde halka aktarılmadı. Bu sebeple, KKTC maalesef bu enterkonnekte sistemden, yani güneydeki kapasiteden güneş enerjisi desteği olarak istifade edemiyor. Biz de bu sebeple, bu enterkonnekte sistemi anavatan Türkiye'yle de kurmak istiyoruz ki bu rezervi üstümüze alabilelim ve en uygun şekilde istifade edebilelim" diye yanıt verdi.

'TÜRKİYE-KKTC ARASI ELEKTRİK SİSTEMİ 200 MİLYON EUROYA MAL OLUR VE 4 YILDA TAMAMLANABİLİR'

Taçoy "Daha önce Malta'yla Sicilya arasında 125 kilometre uzunluğunda, 225 megavatlık ve 160 metre derinliğinde bir enterkonnekte sistem kurulmuş ve bu sisteme 182 milyon euro harcanmış. Bizde oluşacak olan sistem 200-220 milyon euro civarı bir paraya mal olacaktır. Böyle bir sistemin kurulumu 4 yıl içinde bitecektir. Ancak bu sistem, hem bizim hem Türkiye için büyük fayda sağlayacaktır. Adanın halinin yıllar boyunca bu şekilde olmayacağını, gerekirse Güney Kıbrıs'ın da düşünmekte olduğu İsrail-Kıbrıs-Girit-Yunanistan'ın 1500 kilometrelik hattının yapılması değil, yine bizim üzerimizden bir şekilde Avrupa'ya bağlanabileceği bir yapı ortaya çıkabilir. Bu da Türkiye ve KKTC'ye çok büyük bir diplomatik avantaj sağlar" diye devam etti.

'PROJE, HEM ELEKTRİK MALİYETİNİ YÜZDE 40 DÜŞEREK HEM DE STRATEJİK AVANTAJ GETİRECEK'

Bu projenin KKTC'deki elektrik fiyatlarını yüzde 30, 40 arasında düşüreceğini öngörüyorum. Ancak yenilenebilir çevirebilme imkanını artıracağından maliyetler zaman içerisinde çok daha düşük hale gelecektir. Ama en önemlisi, enerjiyi hem ihraç edebilecek hem de kendi içimizde kullanabileceğimiz duruma gelebileceğimizde fiyatlar minimum seviyeye inecektir. Hem çevre dostu hem de Avrupa Birliği niteliklerine uyumlu olabilecek bir enterkonnekte  sisteme sahip olmak hem gelişen dünyanın parçası olma noktasında yerimizi almamızı sağlar, hem de bizim için çok büyük bir avantaj olur. Türkiye, Avrupa'nın kendisine karşı bir tutum sergileyeceği kaygısı taşıyor olabilir. Ancak böyle bir sistemi getirmede, hiçbir gayri yasallık olmadığına biz çok eminiz. Bunu ısrarla söylüyoruz" dedi.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası'nın gittiği grevin hatırlatılması üzerine ise "Sendika, kuruma yatırım yapılmasını talep etmektedirler. Yatırımlar yapılması konusunda mutabıkız. Yalnızca bazı detaylar üzerinde anlaşma sağlamaya çalışıyoruz. Bugün yaşanan sorunların en kısa sürede çözüleceğine eminim. Bizim istediğimiz KKTC'de üretilen enerjinin hem daha ucuz hem de daha çevreci noktalara ulaşabilmesidir" diye ekledi.

https://tr.sputniknews.com/columnists/201909061040107849-kuzey-kibris-enerji-bakani-tacoy-mavi-vatanda-onemli-adimlar-atiyoruz-bunu-durduramazlar/

Mesajı Paylaş

muhendus

2 yıl önce Meis adasına gezmeye gittiğimde adada sadece yunan sahil güvenlik teknesi vardı, bu yıl ben tekrar gitmedim ama gidip gelen arkadaş fotoğraf gösterdi, adaya karakol botu veya hücumbot getirmişler, üzerinde Harpoon veya Exocet füzelerinin açılı duran atıcılarından vardı.

Bu sabah itibariyle de Kaş açıklarına bizimkiler uzaktan emin olamadım ama karakol botu gibi görünen bir gemi getirmişler, yanlış görmediysem başta ve kıçta topları vardı, füze yükünü seçemedim. Denizcilikle ilgili konularda çok iyi değilimdir ama gemi büyük ihtimalle karakol botu veya Kılıç sınıfı hücumbot olmalı, P kodlu borda numarası vardı ama okuyamadım.
Mesajı Paylaş

HDS

Kaş'ta sık sık gelip geçen gemiler demirler. Ben Yavuz bile gördüm alargada. Mesajı Paylaş

muhendus

Ben Meis'e gelen helen gemisine karşılık bizim geminin geldiğini düşünmüştüm hocam.

Yalnız Kaş'a da doyum olmuyor, denizci olsam sık sık demirlemek isterim. Mesajı Paylaş

HDS

Şimdi çok güzeldir.
Mevsim uygun, sakindir şimdi. Dalış yap deniz soğumadan.  :) Mesajı Paylaş


BETONBEY

Kızılhisar(Meis) ve Kaş karşılıklı iki kritik noktadır ve orada olan hiçbirşey tesadüf değildir.

Mesela Yunanlılar bugünü Meis'in kurtuluşu olarak kutlarlar. Mesajı Paylaş

Merkator

Fatih ve Oruç Reis'e İHA koruması

Doğu Akdeniz'de faaliyetlerine devam eden Fatih sondaj ve Oruç Reis araştırma gemilerine, Deniz Karakol Uçakları ve İnsansız Hava Araçlarının (İHA) eşliğinde Deniz Kuvvetleri'ne ait unsurlar refakat görevini sürdürüyor.

Milli Savunma Bakanlığı'nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, "Doğu Akdeniz'de faaliyetlerine devam eden Fatih sondaj ve Oruç Reis araştırma gemilerimize Deniz Karakol Uçakları ve İHA'ların eşliğinde Deniz Kuvvetlerimize ait unsurlar refakat görevini sürdürüyor" denildi.

http://www.kokpit.aero/havadan-koruma Mesajı Paylaş

Atılgan

Yavuz Güzelyurt-1 lokasyonuna ulaştı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "Yavuz" sondaj gemisinin Akdeniz'de arama faaliyetlerine devam etmek üzere Güzelyurt-1 lokasyonuna ulaştığını bildirdi.
       
Doğu Akdeniz'de sondaj faaliyetlerine devam eden "Fatih" sondaj gemisinin yanına "Yavuz" sondaj gemisi de ulaştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Yavuz Sondaj Gemimiz Güzelyurt-1 lokasyonuna ulaştı. Konum sabitleme çalışmalarına başlayan gemimiz, tüm hazırlıklarını tamamladıktan sonra en kısa sürede sondaja başlayacak inşallah." ifadelerini kullandı.
 
Sondaj platformlarına Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Oruç Reis ve TCG Gaziantep fırkateynleri, denizaltılar, hücum botlar, korvetler, İHA'lar ve Deniz Karakol uçaklarız refakat ediyor.
Yazılı Seyir Uyarı Sistemi'ne göre, Yavuz sondaj gemisinin Akdeniz'de Ocak 2020'ye kadar çalışmalarına devam etmesi bekleniyor.

https://www.denizhaber.com/guncel/guzelyurt-1-lokasyonuna-ulasti-h81055.html Mesajı Paylaş

Eray

Cüneyt Özdemir yavuz sondaj gemisinde 5N1K programı hazırlamış. Ayrıca kendi youtube kanalı için de bir video çekmiş. İzlemek isterseniz linkleri aşağıda

https://www.youtube.com/watch?v=u2mVM-8TALY

https://www.youtube.com/watch?v=UuvPtnry_bw Mesajı Paylaş

Yakın

Türkiye ile Libya arasında tarihi anlaşma: Doğu Akdeniz'deki Yunan işgaline son verecek

Dolmabahçe Sarayı dün Doğu Akdeniz'deki gelişmeler için tarihi bir anlaşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye ve Libya 'deniz yetki alanlarını' belirleyen anlaşmayı resmen imzaladı. Yeni Şafak, herkesin merak ettiği "Mutabakat Doğu Akdeniz'deki gelişmeleri nasıl etkileyecek? Türkiye anlaşmayla neler kazanmış oldu?" sorusunun yanıtlarını aradı. Gazeteci Mehmet Kancı, bu mutabakatın Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın 15 yıldır devam eden uluslararası hukuka aykırı girişimlerine kaçınılmaz olarak son vereceğinin altını çizerek, "Türkiye'nin Marmaris-Fethiye-Kaş kıyı hattı ile Libya'nın Derne-Tobruk ve Bordiya kıyı hattı komşu olmuştur. Bu hattı birbirine bağlayan en batıdaki çizgi Girit Adası'na bir kaç deniz mili mesafeden geçmektedir. Türkiye Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını tehdit eden gelişmeleri bundan böyle Girit Adası açıklarından itibaren karşılama hakkına sahip olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'nin kuzeydoğusundaki terör yapılanmasına büyük darbe vuran Türkiye, Doğu Akdeniz'de tarihi bir adımı attı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj dün Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası imzaladı.
Yeni Şafak, 'Trablus ile Ankara arasında imzalanan mutabakat ile ne kazandık?, anlaşma bölgede gelişmeleri nasıl etkileyecek?' sorularına yanıt aradı.

Gelişmeleri yenisafak.com'a değerlendiren Gazeteci Mehmet Kancı, Türkiye ile Libya'nın deniz yetki alanlarını belirleyen bu anlaşmanın Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin batı sınırının belirlenmesi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Türkiye'nin Marmaris-Fethiye-Kaş kıyı hattı ile Libya'nın Derne-Tobruk ve Bordiya kıyı hattı komşu olmuştur. Bu hattı birbirine bağlayan en batıdaki çizgi Girit Adası'na bir kaç deniz mili mesafeden geçmektedir. Yani Türkiye Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını tehdit eden gelişmeleri bundan böyle Girit Adası açıklarından itibaren karşılama hakkına sahip olacaktır. Kıbrıs Türkünün ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yatakları üzerindeki haklarını görmezden gelerek Kıbrıs Adası açıklarına gelmeye kalkan sondaj ve araştırma gemileri için çizilen sınır çizgisidir aynı zamanda bu" değerlendirmesinde bulundu.


ANLAŞMA BİRÇOK AÇIDAN STRATEJİK

Libya ile Türkiye arasındaki anlaşmanın sadece enerji açısından önemli olmadığının altını çizen Kancı, "Akdeniz'in su altı zenginliği, gıda güvenliği meselelerinde de Türkiye artık daha fazla söz hakkına sahip olacaktır. Hatırlanacağı gibi 26 Haziran 2019 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Atlantik Ton Balıklarının Korunması Uluslararası Komisyonu (ICCAT) Denetimleri kapsamında orkinos balık türlerinin korunmasına yönelik olarak Doğu Akdeniz'deki yetki alanımızda denetimler yapmıştır. İşte bu denetim alanı da artık Girit Adası açıklarına ulaşmıştır. Görüldüğü gibi mesele Türkiye'nin gıda güveliği ve Akdeniz'deki sualtı yaşamının korunması açısından da önem içermektedir" ifadelerine yer verdi.

Türkiye'yi 41 bin kilometreye hapsetmek istediler

"Türkiye ve Libya arasında imzalanan 'Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası' neden önemli?" sorusuna yanıt veren Kancı şu ifadelere yer verdi:

"Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan, 2003 yılından itibaren Avrupa Birliği'nin de desteğini alarak Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de 41 bin kilometrekarelik bir deniz alanına hapsetmek için sistematik bir çalışma yürütüyordu. Zaman içerisinde, bölgedeki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak Türkiye ile çıkarları çatışan Mısır ve İsrail de bu ikiliye katıldı. Türkiye'nin karşısında oluşan bu ittifakın temel amacı bir yandan Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yataklarından Türkiye ve Kıbrıs Türkünün pay almasını engellemek, bir yandan da Türkiye'nin Kıbrıs Adası ile bağlantısını tamamen keserek jeostratejik ve ekonomik düzeyde Türkiye'nin çıkarlarına zarar vermekti. Uluslararası Adalet Divanı'nın geçmişte aldığı, özellikle hakkaniyet prensibini çiğneyen bu yaklaşıma karşı Türkiye, Libya ile deniz sınırı olduğu gerçeğini mücadele sahasına sürdü. Yunanistan kısa süre önce İyon Denizi ve Girit çevresindeki tek taraflı düzenlemeleri ile Libya'nın deniz alanlarını da gasp etmişti. Ankara ile Trablus arasında tesis edilen bu anlaşma ile hem Yunanistan hem de GKRY'nin 15 yıldır devam eden uluslararası hukuka aykırı girişimleri kaçınılmaz olarak son bulacak."

HAFTER'İN SALDIRILARI AKDENİZ'DEKİ MÜCADELENİN BİR PARÇASIYDI

Libya'da darbeci Hafter güçlerinin saldırısının Doğu Akdeniz'deki gelişmelerden bağımsız olmadığını belirten Kancı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Libya'da uluslararası toplum tarafından tanınan ve meşru kabul edilen Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne yönelik saldırılar düzenleyen General Hafter güçlerinin, Yunanistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından neden desteklenmekte olduğunu bu anlaşmadan daha iyi açıklayacak bir örnek herhalde olamaz. Hafter'e bağlı güçlerin, Trablus'u ele geçirmek için başlattıkları son teşebbüs aynı zamanda Akdeniz'deki hakimiyet mücadelesinin bir parçasıydı. Öncelikle, Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından meşru kabul edilen Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin yanında oldu ve Libya'da bugün yaşanmakta olan kaosun kaynağını oluşturan Hafter güçleri püskürtüldü. Şimdi hem Libya hem de Akdeniz'de barışı tesis edecek adımlar sırada. Libya ve Türkiye arasında imzalanan anlaşma Yunanistan-GKRY-Mısır-İsrail dörtlüsünün amaçlarına ulaşamayacağını ortaya koyduğu için belki bundan sonra General Hafter'e verdikleri desteği keserek uzlaşmayı hedefleyen daha rasyonel politikalara yönelme yolunu tercih edebilirler"

https://www.yenisafak.com/gundem/turkiye-ile-libya-arasinda-tarihi-anlasma-dogu-akdenizdeki-yunan-isgaline-son-verecek-3516018 Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter