Trump'ın 'Nükleer Kumarı' ve INF'nin Geleceği

Başlatan Karabasan, Eki 30, 2018, 01:51 ÖS

« önceki - sonraki »

Karabasan



Dünyada gündemi meşgul eden az iş varmış gibi, ABD Başkanı Trump 20 Ekim günü yaptığı açıklamayla zaten tabutta yatmakta olan silahsızlanma fikrinin üzerine bir kürek daha toprak attı. Trump, ABD'nin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (Intermediate Nuclear Forces Treaty /INF Anlaşması) çekileceğini kamuoyuna duyururken, 2014'ten itibaren ABD'deki çeşitli çevrelerin gündeminde olan bildik bahaneyi, yani Rusya'nın halihazırda INF Anlaşmasını ihlal ettiği bahanesini tekrarladı.

Şu bir gerçek ki uzun süredir ABD-Rusya, çevreleme-çevrelemeyi delme oyununu yeni biçimler, farklı retorikler altında oynuyorlar. Ve bu karşılıklı oyun silahsızlanma fikrini geriye itmekle kalmıyor, yeni silahlanma dönemine bizi adım adım yaklaştırıyor. Bu sefer de Beyaz Saray, Rusya'nın geliştirdiği yeni orta menzilli 9M729 Navator füzesinin -NATO tarafından SSC-8 olarak isimlendiriliyor- INF anlaşmasına aykırı olduğunu bu nedenle ABD'nin artık INF Anlaşmasının yükümlülükleriyle bağlı sayılamayacağını iddia etti. Neticede tıpkı ABM (Füze Karşıtı Füze Sistemini Yasaklayan Anlaşma) gibi INF de ABD'nin rafa kaldırdığı silahsızlanma anlaşmalarından biri oldu. Elbette, Moskova yönetimi bir kamu diplomasisi hamlesi olarak Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov'un ağzından, 1987 tarihli INF Anlaşması'na bağlılıklarını sürdüreceklerini tekrar ifade etti. Ancak şu da unutulmamalı, Rusya INF'e bağlılığını yinelerken, ABD'nin iddiasına konu olan yeni geliştirdiği füzeler hakkında detaylı bir bilgiyi kamuoyu ile paylaşmıyor; sadece ve büyük bir ısrarla INF'yi delecek bir davranışta bulunmadıklarını söylüyorlar. Eğer ABD, resmi olarak Trump'ın duyurduğu adımı atar ve INF'den çekilirse, bu eylemin yürürlüğe girmesi çekilme tarihinden itibaren 6 ay sonra olacak. Asıl bu süre zarfında, ABD'nin attığı adımın iki ayaklı etkisinin, yani hem müttefikler -burada Avrupalılar-, hem de rakipler -Rusya ve Çin- üzerindeki etkisine ve bu aktörlerin ne cevap vereceğine bakmak gerekecek.

INF ve temsil ettikleri

Bilindiği gibi, INF Anlaşması 1987 yılında dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Mihail Gorbachev arasında imzalanmıştı. Anlaşma uyarınca menzili 500-5500 km olan karadan havaya orta menzilli füzelerin Avrupa'da konuşlandırılması yasaklanıyordu. Ancak, tarafların sahip olabilecekleri denizden ateşlenen orta menzilli füzeler bu kısıtlamaya dahil edilmiyordu. Bu anlaşma için, Soğuk Savaş döneminde nükleer silahsızlanma alanında iki tarafın gerçekleştirmiş olduğu en önemli başarılarından biridir değerlendirmesi yapılabilir. Nitekim INF Anlaşması ile kendisinden sonra imzalanan START (Stratejik Silahların Azaltılması) Anlaşması Soğuk Savaş koşullarında değerlendirildiğinde, Rusya ve ABD'nin kendi nükleer caydırıcılıklarına zarar vermeden nükleer silahsızlanmaya gitme konusunda ne kadar ciddi oldukları anlaşılabilir.

Aslında, bu nükleer silahsızlanma sürecinin o dönemki kazananları sadece ABD (nükleer caydırıcılığını sağlıyor ve teknolojik üstünlüğünü koruyor) ve Sovyetler Birliği (nükleer caydırıcılığını koruyor ve silahlanmanın getirdiği mali yükü azaltıyordu) değildi, esas kazananlardan biri, topraklarındaki orta menzilli nükleer füzelerin kaldırılmasını sağlayan Avrupalılardı. Avrupa, Soğuk Savaş dönemi nükleer Armageddon riskini en çok hisseden yerdi çünkü iki büyük güç arasında ortaya çıkan terör dengesi yani birbirlerini nükleer vuruşla yok edebilme (MAD- Mutual Assured Destruction) durumu da Avrupa'ya çare olmuyor, tam tersi Avrupa'nın hedef olma korkusunu artırıyordu. Bu yüzdendir ki kuzey ülkelerinde daha sesli, Avrupa'nın diğer köşelerinde daha sessiz bir nükleer silahsızlanma isteği Soğuk Savaş döneminde hem ABD'nin hem de Sovyetler Birliği'nin düşünüp hesaba katması gereken bir unsur olmuştu. Bergman'ın ünlü filminde olduğu gibi, Avrupalılar, iki büyük güç ölümle satranç oynarken, dağ çileği yiyip dans etmek yani, ekonomik kazanç ve kültürel yücelme arzu ediyorlardı.

Bugün Avrupa'yı ekonomik kazanç ve kültürel yücelmeden uzak tutan pek çok unsur var. Doğrusu Avrupalıların kendilerinin de bu ideallere yakın politikalar izlediklerini söylemek zor. Hepimizin bildiği popülist sağ iktisadi ve kültürel politikalar kapıda. Başlarında boza pişiren Trump'ın ekibinin Avrupalıların tüylerini diken diken eden Armegeddon hayalini sabah-akşam kuranlardan oluştuğu biliniyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi ekibi içerisindeki silahsızlanma karşıtlarının (Bolton ve Tim Morison gibi) sözlerine kulak veren Trump INF'den çekileceğini açıkladı. Üstelik yaptıkları suçlamalarda da doğruluk payı yok değil. Rusya'nın bir süredir INF Anlaşması ile aykırı düşecek bir biçimde füze geliştirdiği biliniyor. Hatta bir süredir silahlanmanın kapıyı çaldığı biliniyor ve Avrupalılar da daha fazla silahlanmanın önünü açtılar. Kısaca, iki büyük güç ölüm ile satranç oynamaya pek hevesli görünürken Avrupalılar, geçmiş zamanın izleri, ekonomik kazanç ve kültürel yücelmenin hayali hafızalarında pozisyon almak için inisiyatifi birilerinin almasını bekliyor.

Sözün özü, ABD'nin Avrupalı müttefikleri her ne kadar Trump'ın Rusya'yı geliştirmekte olduğu füzeler ve yeni yetenekler konusunda daha şeffaf olmaya davet etmesini desteklemişlerse de ABD'nin otuz yıldır Avrupa güvenliğinin teminatı olan INF Anlaşması'ndan çekilmesine şiddetle karşı çıkıyorlar. AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'ye göre, INF Anlaşması otuz yıl önce yürürlüğe girdiği andan itibaren Avrupa'da hem Soğuk Savaş'ın sona ermesinin en önemli sembollerinden biri olmuş hem de Avrupa Güvenlik Mimarisinin de ciddi bir ayağını oluşturmuştur. Mogheri'nin ifade ettiği gibi, INF Anlaşması sayesinde bir zamanlar Avrupa'da ABD ve Rusya tarafından konuşlandırılmış olan 3000 adet nükleer ve konvansiyonel başlıklı orta menzilli füze kaldırılmış ve yok edilmişti. İşte bu nedenle ABD'nin neredeyse tüm Avrupalı müttefikleri, Washington'un INF'den çekilme kararının yeni bir silahlanma dalgası yaratacağını düşünüyor ve bu fırtınayı ABD'nin kendi eliyle neden beslediğini anlayamıyorlar. Gerçi Trump Yönetiminin ateşe körükle gitme tarzı bir diplomasi anlayışı var ancak körüklenen silahlanma nükleer silahlanma ateşi olduğu müddetçe Avrupa güvenliğinin ve istikrarının geleceği söz konusu. Avrupalılar NATO ve kendi inisiyatifleri arasında şimdiden yalpalarken, eldeki parayı şu veya bu şekilde (yeni Gümrükler, yeni Amerikan LNG'si, yeni NATO harcamaları) ABD'ye kaptırmışken bir de yeniden nükleer silahların gölgesinin topraklarına düşmesi sebebiyle ecel terleri dökmeye başladı bile.

Trump INF'yi neden dikkatsizce kurban etti?

Avrupalıların endişeleri, korkuları ve arzuları Trump'ın zerrece umurunda değil; bu umursamazlığını da ABD Başkanı çeşitli fırsatlarda en nezaketsiz biçimde ortaya koymaktan hiç sıkılmadı. Aslında uluslararası toplum, INF Anlaşması hikayesiyle birlikte ABD Başkanı'nın uzun bir süredir uygulamakta olduğu yeni Amerikan dış politika uygulamasının bir başka örneği ile baş başa kalmış durumda.

Diplomasinin inceliklerini uzun bir süredir rafa kaldırmış olan ve ya hep ya hiç mantığı ile hareket eden Başkan Trump, INF Anlaşması'ndan ABD'nin çekileceği tehdidinde bulunarak Rusya ile gelecekte orta menzilli nükleer füzeler meselesinde daha iyi bir anlaşma yapabileceği varsayımıyla hareket etmekte. Hatta, bu konuda bir önceki Başkan Obama'yı Anlaşma'dan neden çekilmediği konusunda suçlamakta. Kuzey Kore'yi tehditle dize getirdiğini düşünen Trump'ın aynı reçeteyi her yerde denemek istemesi de anlaşılabilir. Çünkü Trump'ın durduğu ve baktığı noktadan ha Kuzey Kore, ha İran ha Rusya. Elbette ABD içerisinde Nükleer Armageddon tanımlamasını zil çalıp oynayarak ağızlarına almayan daha sağduyulu çevreler de var. Onlar Başkanı birkaç konuda uyarıyor: İlk uyarı; Kore Yarımadasının silahsızlanması konusunda çok umutlu olanlar kadar, sürece aynı tas aynı hamam şeklinde bakanlar da var, yani henüz Kuzey Kore'nin nükleer silahsızlandırılmasını ABD başarmış değil. Böyleyken, ikinci uyarı; ABD'nin sınırlı nükleer kapasiteye sahip Pyongyong ile nükleer alanda ABD'nin eşiti olan Rusya'yı aynı kefeye koyması anlaşılabilir değil. Rusya'nın nükleer zorlama ve şantajla başa çıkma yöntemleri var ve bu yöntemler müteffikler için de ABD için de nahoş olabilir. Üçüncü uyarı; Trump Amerika'sı INF Anlaşması'nın silahsızlanma ve Avrupa -ve hatta Uzakdoğu- güvenliği açısından önemi/vazgeçilmezliği üzerinde odaklanmak suretiyle, Rusya'yı anlaşmaya sadık kalmak yolunda ikna edici tekliflerde bulunabilir ve böylece Anlaşma'nın ömrünü uzatabilirdi. Oysa, Washington'un INF Anlaşması'ndan çekilmesine karşılık vereceğini söyleyen Rusya'nın mevcut orta menzilli füzelerini Avrupa'ya yöneltmesi durumunda kıtanın yeniden Soğuk Savaş benzeri günlere dönmesi mümkün. Bu da ABD'nin Avrupalı müttefiklerinin çoğunun hiç istemediği bir şey. Dördüncü ve belki de en önemli uyarı bu yüzden Avrupalılardan geliyor: Alman Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nden Oliver Meier INF sonrası dönemde, ABD ve Avrupalı müttefiklerin Rusya'ya karşı alınacak ortak tedbirler konusunda oldukça zorlanacakları hususuna dikkat çekmiş. Kısaca NATO'nun yeni stratejileri ve bütçesi üzerinden kapanması umulan Trans-Atlantik ortaklar arasındaki uçurum daha da açılabilir.

Tüm bu uyarıların ciddiyeti nedeniyle, ABD'nin INF'den çekileceği konusundaki açıklamaları iyi üretilmemiş, dikkatsiz bir strateji olarak görenlere hak vermemek elde değil. Bu endişeleri taşıyanların ortak kanısına göre INF gibi önemli bir silahsızlanma anlaşmasını Rusya'ya baskı kurmak adına çöpe göndermek ABD'nin işine yaramayacak ama Moskova, ayağına kadar gelen bu topu doğru değerlendirerek aslında pek çok faul yaparak oynadığı bu oyunu kendisi için kazançlı hale getirebilir. Bu noktada beşinci uyarıyı yapalım: Trump Avrupalıların 35 yıl önceki Avrupalılar olduğunu hesap ederek yanılıyor olabilir. Avrupalılar (Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, İtalya ve Belçika) 35 sene önce topraklarına 572 adet nükleer başlıklı orta menzilli füzenin (diğer adıyla Euro-Missiles) konuşlanmasına izin vermişti. Bugün Rusya ile ilişkilerin farklı dinamikleri de düşünüldüğünde, her fırsatta Avrupa güvenliğini terk edebileceğini açıklayan Trump'ın ölümle satrancına katılmakta hevesli olmayabilirler. ABD yönetimi büyük bir kibirle nükleer caydırıcılığın sadece güç-tehdit ve hedef arasındaki bir ilişki olduğunu düşünerek hep yanılıyor. Alınan siyasi ve askeri riskleri müttefikler de taşıyor ve ikna edilmeleri çok önemli. Müttefikleri ikna etmeden, inandırmadan silahsızlanma anlaşmalarını kurban etmek için kurnaz görünüp uluslararası politikadan hiç anlamamak lazım. Üstelik konu orta menzilli nükleer füzeler olunca, görünenin ötesine yani Avrupa'nın ötesine de bakmak lazım. Washington'un bugün Avrupalılarla yaşadığı çıkmaz Asya'daki Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Vietnam gibi dost ve müttefikleri için de geçerli. Öyleyse Trump'ın kurduğu satranç tahtası satrançtan ziyade kumar masasını andırıyor.

ABD'nin Çin'e karşı pivot politikası

Trump Amerikası aslında Rusya'yı bahane ederek INF kıskacından kurtularak halihazırda Çin'in geliştirmiş olduğu ve Pasifik'te konuşlandırdığı orta menzilli füze kapasitesine karşılık vermek amacını güdüyor olabilir. Bu varsayım, satranç tahtasına benzeyen kumar masasına kurulmuş Trump'ın havaya salladığı silahlanma zarlarını da açıklar. Sonuçta Pasifik'te Çin'i anakaraya hapsedebilecek herhangi bir stratejinin getirisi büyüktür. Ancak, önceden de belirttiğimiz üzere, Washington'un Pasifik'teki dost ve müttefikleri de artık ABD'nin füzelerine eskisi gibi ev sahipliği yapmak istemiyorlar. Herkes, Avrupa'da ve Asya'da, ABD'yi güvenilmez buluyor. Üstelik herkesin bildiği bir gerçek var; yakın geçmişte ABD'nin Silahsızlanma Anlaşmalarından çekilmesi, beklentilerin aksine Washington için olumsuz diplomatik ve stratejik sonuçlar doğurmuştur. Örneğin, Bush yönetimi 2001 yılında, ABM'den çekilince Kremlin ikinci START Anlaşmasını terk etmiş ve karada konuşlandırılmış çok başlıklı füze yasağına karşı tutum sergilemişti. Nitekim Rusya bugün karada konuşlandırılmış 10 ve hatta 10'dan fazla başlık taşıyan ağır balistik füzeleriyle ABD'nin füzesavar füze sistemlerini etkisiz kılmaya çalışmakta. Sonuçta, Washington'un INF'den çekilme kararı gerçekleşirse ve tabii eğer bu bir blöf değilse, nükleer alanda Moskova-Washington rekabeti daha da hızlanacak. Herkes silahlanırken Çin de boş durmayacaktır.

Trump'ın açıklamasının blöf olup olmadığını yakında göreceğiz. Eğer ABD, INF'den gerçekten Rusya ve Çin'i sıkıştırmak için çekiyorsa işler hiç de istediği gibi sonuçlanmayabilir. Ancak görünen o ki, dikkatsizce yapılmış, oldu-bitti Amerikan stratejilerinin baş ağrısını yine maalesef öncelikle Avrupalı ve Asyalı müttefikleri çekecek.

[Kıbrıs Bahçeşehir Üniversitesi İİSBF dekanı olan Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesidir]
https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/trumpin-nukleer-kumari-ters-tepebilir/1297667# Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Terra

Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması sona erdi

ABD ve Rusya, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) resmen çekildiklerini duyurdu.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) bugün resmen çekildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, ABD'nin 8 Aralık 1987'de imzalanan INF için Rusya'nın sürekli anlaşmayı ihlal ettiği gerekçesiyle 6 ay önce çekileceğini duyurduğu hatırlatıldı.

ABD'nin anlaşmanın 15. maddesi uyarınca çekilmesinin, "Rusya'nın uygun olmayan SSC-8 veya 9M729 adlı yerden fırlatma orta menzilli füze sistemini yok ederek anlaşmaya tam şekilde riayet etmekte başarısız olmasından" kaynaklandığı iddia edilen açıklamada, anlaşmanın sona ermesinden Rusya'nın sorumlu olduğu ileri sürüldü.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"2000'li yılların ortasından bu yana, Rusya uyumsuz füzesini geliştirdi, üretti, test etti ve birden çok müfrezesini sahaya konuşlandırdı. ABD, endişelerini Rusya'ya ilk olarak 2013'te aktardı. Rusya, akabinde, sistematik olarak ABD'nin kendisini anlaşmaya itaate yönelik çabalarını 6 yıl boyunca reddetti. ABD, NATO üyelerinin tam desteğiyle, Rusya'nın anlaşmayı esastan ihlal ettiğine karar verdi ve anlaşmanın yükümlülüklerini askıya aldı. Son altı ayda ABD, Rusya'ya riayetsizliğini düzeltmek için son bir fırsat tanıdı. Rusya, önceki yıllarda olduğu gibi, anlaşma yükümlülüklerine uymak yerine füzelerini elinde tutmayı tercih etti."

Rusya Dışişleri Bakanlığı, bugün INF'nin resmen sona erdiğini duyurmuştu.

ABD, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile imzaladığı, menzili 500 ila 5 bin 500 kilometre olan ve nükleer başlık takılabilen füzelerin yasaklanmasını öngören INF'den tek taraflı çekileceğini açıklamıştı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce, Rusya'nın INF'den çekilmesini öngören yasa tasarısını imzalamıştı.

'ABD büyük hata yaptı'

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) çekilmekle büyük hata yaptığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin INF'den çekilmesi eleştirildi.

Açıklamada, "ABD, INF konusunda kasıtlı olarak aşılmaz bir kriz yaratarak, anlaşmanın kısıtlamalarından kurtulmak istedi. ABD, INF'den çekilmekle büyük hata yaptı." ifadeleri yer aldı.

ABD'nin uluslararası anlaşmaları bozmaya yönelik siyaset yürüttüğü belirtilen açıklamada, "ABD'nin hareketleri, silah kontrol sisteminin sökülmesine yol açıyor." değerlendirilmesine yer verildi.

Rusya'nın, ABD ile uluslararası güvenlik konusunda diyaloğa açık olduğuna işaret edilen açıklamada, "ABD'yi anlaşmanın yasakladığı füzeleri konuşlandırmaktan vazgeçmeye ve küresel istikrarın sağlanması için adımlar atmaya çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.

http://defenceandtechnology.com/2019/08/03/orta-menzilli-nukleer-kuvvetler-anlasmasi-sona-erdi/ Mesajı Paylaş

Terra

ABD füze denemelerine hazırlanıyor

ABD Savunma Bakanlığı, ABD'nin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan resmen çekilmesinin ardından yeni füze denemeleri için hazırlıklara başladı.

Amerikan CNN televizyonuna konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir savunma yetkilisi, Amerikan ordusunun nükleer olmayan füze sistemleri için çalışmalar yaptığını söyledi.

Yetkili, Amerikan ordusunun söz konusu füze sistemlerini geliştirmesinin ana amacının özellikle Avrupa'da Rusya ile mücadele edebilmek olduğunu dile getirdi.

Orta menzilli balistik füze denemesi kasım ayında

Öte yandan Amerikan medyasına yansıyan haberlerde, Pentagon'un birkaç hafta için yerden fırlatılan güdümlü füze denemelerini ve kasım ayında da orta menzilli balistik füze denemesi yapmayı planladığı kaydedildi.

Uzmanlar ABD ile Rusya'nın 32 yıl süren INF Anlaşması'ndan çekilmesiyle yeni bir silahlanma yarışının başlayabileceği uyarısında bulunurken, iki ülke de anlaşma şartlarına uymadıkları gerekçesiyle birbirlerini suçluyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin INF Anlaşması'ndan bugün resmen çekildiğini açıklamıştı.

ABD yönetimi, Rusya'nın, 8 Aralık 1987'de imzalanan INF'yi sürekli ihlal ettiği gerekçesiyle 6 ay önce anlaşmadan çekileceğini duyurmuştu.

Söz konusu INF Anlaşması, ABD ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) arasında, menzili 500 ila 5 bin 500 kilometre olan ve nükleer başlık takılabilen füzelerin yasaklanmasını öngören bir metin olarak imzalanmıştı.

http://defenceandtechnology.com/2019/08/03/abd-fuze-denemelerine-hazirlaniyor/ Mesajı Paylaş

Karabasan

ABD Pasifik'e orta menzilli füze konuşlandırmayı planlıyor


ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan (INF) resmen çekilmesinin ardından ABD Savunma Bakanı Mark Esper, Avustralya'ya giderken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, Pasifik bölgesinde birkaç ay içerisinde orta menzilli konvansiyonel füze konuşlandırmak istediklerini söyledi.

Daha gelişmiş yerleşik füzeler geliştirmenin vakit alacağını ifade eden Mark Esper, "Doğru olan, fazla zaman geçmeden konuşlandırma yapmak istiyoruz. Bana kalsa aylar içinde." dedi.

Esper, ABD'nin bu hamlesine Çin'den gelecek tepkilere yönelik ise "Onların ordu envanterinin yüzde 80'den fazlasını orta menzilli sistemler oluşturuyor, bizim de bu şekilde bir silah istememiz onları şaşırtmamalı." değerlendirmesini yaptı.

Hint-Pasifik bölgesindeki büyük mesafeler nedeniyle ABD'nin etkili orta menzilli silahlar geliştirmesinin önemli olduğunu savunan Esper, füzelerin nereye konuşlandırılacağının müttefiklerle müzakerelere bağlı olduğunu vurguladı.

ABD ile Rusya arasında 2010'da imzalanan ve Şubat 2021'de süresi dolan Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın (New START) uzatılmasının mantıklı olmayacağını dile getiren Savunma Bakanı Esper, ABD'nin anlaşmanın diğer nükleer güçleri masaya getirmesi ve anlaşmanın denetlediği silah türlerini genişletmesi gerektiği yorumunu yaptı.

Esper, yeni bir silahlanma yarışının başlayacağını düşünmediğini, ancak ABD'nin hem Avrupa'yı hem de Pasifik'i koruyacak kapasitede füzeler konuşlandırması gerektiğini kaydetti.

ABD, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile 8 Aralık 1987'de imzaladığı, menzili 500 ila 5 bin 500 kilometre olan ve nükleer başlık takılabilen füzelerin yasaklanmasını öngören INF'den dün resmen çekilmişti.

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-pasifike-orta-menzilli-fuze-konuslandirmayi-planliyor/1548791 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

nokta

ABD'den Yasak Deneme

ABD, Orta Menzili Nükleer Kuvvetler Anlaşması'nın (Intermediate-Range Nuclear Forces Treaty/ INF) yasakladığı bir seyir füzesini test etti.

ABD Savunma Bakanlığı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, orta menzilli bir seyir füzesinin test ettiğini duyurdu. Füze Pazar günü Los Angeles, Kaliforniya sahillerindeki ABD Donanması kontrolündeki San Nicolas Adası'ndan ateşlendi.

Pentagon'dan yapılan açıklamada "test füzesi, yerden mobil fırlatıcıdan çıktı ve 500 kilometreden fazla uçuştan sonra hedefini doğru bir şekilde etkiledi" denildi.

Açıklamadan füzenin nükleer donanımlı olmadığı "geleneksel olarak yapılandırıldığı" anlaşıldı.

INF, geleneksel ve nükleer, 500 ila 5.500 kilometre (310 ve 3.400 mil) arasında menzile sahip satıhtan ateşlenen füzelerin üretimini ve ateşlenmesini yasaklamıştı.

2 Ağustos'ta, Savunma Bakanı Mark Esper, ABD'nin artık INF'ye bağlı olmadığını, "mobil, geleneksel, kara konuşlu seyir ve balistik füze sistemleri" geliştirmek için çalışmaya başladığını söyledi.

http://www.c4defence.com/Gundem/abdden-yasak-deneme/8557/1 Mesajı Paylaş

Karabasan

Çinli emekli bir generalin Asya-Pasifik'te kendilerine yönelik olarak Orta Menzilli Balistik Füze konuşlandırılması için yaptığı yorumlar şu şekilde;


Guam'da ki üslerde konuşlandırılabilecek füzelerin Doğu Türkistan'ı vurabilecek kapasitede olduğunu,
Ona göre, Diego Garcia'da konuşlandırılan füzeler Yunnan-Guizhou-Sichuan stratejik hinterlandını tehdit edecektir.



Yine ABD'nin Aleutian adalarında INF yi ihlal eden füzeleri konuşlandırması durumunda füzelerin Rusya'ya ve Çin'in kuzey bölgelerine tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
Çinli emekli general Wang Hongguang, ABD'nin emekli edilen Pershing füzesi teknolojisinin mevcut balistik ve seyir füzesi programlarıyla harmanlanarak yeni balistik füze ve seyir füzeleri üretebileceğine dikkat çekiyor.
Karşı önlemler için ise 4 öneri de bulunmuş;
- INF yi ihlal eden füzeleri ülkelerinde konuşlandırılan ülkelerin diplomatik, siyasi ve ekonomik anlamda tecrit edilmesi
- Bu füzeleri ülkelerinde konuşlandırmaları halinde bir savaş çıkması durumunda Çin ile savaşa gireceklerinin vurgulanması
- Bu füzelerle Çin'in nükleer tesislerinin vurulması halinde nükleer silahlarla karşılık verilmesi
- Savaş zamanında bu füzelerle ilgili her türlü stratejik kabiliyet, tesis ve sistemlerin öncelikli olarak hedef alınması gerektiği yorumunu yapıyor.
http://mil.huanqiu.com/world/2019-08/15273105.html?agt=155

Bu arada Aegis Ashore ve kara konuşlu tomahawklar meselesi sadece Avrupa'yı değil Japonya'yı da ilgilendiriyor. Zira Japonlar Aegis Ashore satın almışlardı. Silahlanma yarışı esnasında ABD Japonya'yı bu füzeleri konuşlandırmaya zorlayabilir. Japonlar'da zaten diken üstündeler ABD savunma antlaşmasının arkasında duracak mı diye... Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

HDS

Japonlar Trump'a Japonya'ya Tomahawk konuşlandırsın diye baskı yapıyor. :) Mesajı Paylaş

nokta

Rusya Önceden Yasaklı Füzeyi Geliştirecek

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin şu an feshedilmiş olan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (Intermediate-Range Nuclear Forces /INF) Antlaşması kapsamında yasaklanan füzeleri ABD'ye cevap olarak geliştireceğini söyledi.

Devlete ait TASS haber ajansı, Putin'in "Elbette, bu tür füzeler yapacağız, ancak onları ABD'nin bu sınıf füze sistemlerinin ortaya çıkmadığı bölgelerde kullanmayacağımızı" dediğini aktardı.

Geçtiğimiz ay ABD ve Rusya, bu füzelerin kullanılmasını ve konuşlandırılmasını düzenleyen Soğuk Savaş döneminden kalma antlaşmadan resmen çekildi. Anlaşmanın feshini takiben ABD, daha önce yasak olan füzeleri Asya'da yakın zamanda kullanıma hazır hale getireceklerini söyledi.

Putin, "ABD füzeleri Japonya ya da Kore Cumhuriyet'inde konuşlandırılırsa, bunun Kuzey Kore'den gelebilecek potansiyel tehditleri dengelemek için yapılacağını biliyoruz, ancak bu bizim için önemli problemler yaratacaktır" dedi.

Anlaşma 1987 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında imzalanmıştı. ABD Başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov anlaşmaya imza atmıştı.

http://c4defence.com/Gundem/rusya-onceden-yasakli-fuzeyi-gelistirecek/8632/1 Mesajı Paylaş

petibor

#8
Eyl 08, 2019, 09:40 ÖÖ Last Edit: Eyl 08, 2019, 09:50 ÖÖ by petibor
Bu mevzuyu iyi irdelersek Gezgin füzemizin duygusal durumunu daha iyi anlarız. Yani Gezgin yapacağız Ankaraya yerleştireceğiz pergeli açıp 1500 km çizeceğiz oradaki her şeyi vuracağız hayalimizin ne kadar duygusal engelleri olduğunu anlarız. ABD nin Rusya nın bile sahip olmadığı şeyi istediğimizi bilmemişz gerekiyor. Galima start anlaşmaları ile bu tomahawk benzeri füzeler karadan atılanları karşılıklı olarak elektrikli testereler ile gözetmenler denetiminde bütün dünya kameralarıo önünde kesilmişti imha edilmişti üretimini bırak geliştirilmesi bile yasaklanmıştı. Biz şimdi ABD Rusya yanı sıra Fransa Almanya İngiltere İtalya gibi ülkelerin sahip olmadığı bir silahı hayal ediyoruz forumlar olarak. Tomahawk gemilerden ve uçaklardan atılıyor buda hedef ülkeye bir adalet sağlıyor uçaklar ve gemiler önlenebilir hedeflerdir ama karadan atılamıyor bu füzeler. Rusya neden Hazar denizindeki gemiden atıyor Suriye ye füzeleri karadan atmıyor bunlar ondan işte hep. Soğuk savaşın en büyün olayına çomakmı sokacak Türkiye  gezgini yapıp karaya yerleştirip bunları bilmek gerekiyor. ABD Rusya anlaştı ama sonuçta soğuk savaşı dizginleyen bütün dünyanın oh dediği bir anlaşmaydı bu. Ben bilmiyorum detaylarını belki bizi bağlayan bir imza yok ama bütün dünya bu anlaşmaya en azından centilmenlik desteği ile katılıyor. Yoksa İtalya İsveç Polonya 1500 km menzilli tomahawk yapamazmı en basit en etkili silah orta karar ülkeler için. Yani bu gezgin projesi çok duygusal bir proje ve hayallerimizi karadan atılan füze olarak kafamızda revize etmemiz gerekiyor. Bu pek mümkün görünmüyor bu dünya kabulleri çerçevesinde.
Ancak Çin İran kural tanımazlığı ve kısmen Rusya'nın bu örtülü gayretleri ABD ninde bu son çıkışları dünyada bu silahların kara konuşlu geri dönüşünü sağlarsa durum değişir. Ama öyle bir değişir ki belkide eski günleri ararız zira artık bir çok ülke bu muhteşem silaha sahip olacak bilgiye yeteneğe sahip.  Bu silah som muadilleri gibi temin edilebilen silahta değil oturup herkes kendi yapmak zorunda. Yapabilirlerm mi dersek bence yapılabilir. Motoru yapılabilir mi peki oldukça zor ama yapılabilir. Uğraşmaya değer mi peki bir milyon kere değer. Bu yüzden hiç bir şey yapmayan bir çok ülke bile tomahawk yapmaya kalkabilir ilerde bu mevcut anlaşmalar çiğnenir ise. Bizim bunu yırtan ülke olmayacağımıza ama ben eminim. Yaparsak gemiden atacağız buda güven vermeyen bir seçenek bizim için maalesef Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hoşgeldin Putty, deniz yaramış sana...

İyi de yukarıda sen kendin söylüyorsun ya? Gezgin o yüzden Deniz Kuvvetleri projesi olmasın? Mesajı Paylaş

petibor

Öyle işte onu diyorum gezgin i yapıp Tugaylara koyamayacağız hiç bir zaman bu dünya düzeni alaşağı olmaz ise. Gemiye koyduğumuzda ise bu kapalı denizlerde bir harpoon luk canı var işimiz zor. Havadan kullanmanın yollarını acaba zorlarmıyız. Mesajı Paylaş

DelKu

Gemiye koyma o zaman Mesajı Paylaş

erdem

ABD'nin INF'den vazgecmesinin nedeni CIN ve/veya Rusya ile olacak bir savasta konvansiyonel gucleri ile ustunluk kuramayacaklarini degerlendirmis olmasi olabilir mi? Mesajı Paylaş

HDS

INF, içinde "nuclear" geçse de aslında sadece nükleer kapasiteyi değil, konvansiyonel başlıklı olsa bile, nükleer başlık da taşıyabilecek kapasitedeki sistemlerin de belirli bir menzil üzerinde geliştirilmesine ket vuruyordu.

Çin'in binlerce balistik füzesi var. DF'ler çok fena. Amerika'nın ise buna karşı insanlı saldırı araçları var. Bugün F-22 ve F-35, yarın B-21. Ama Pasifik çok büyük ve Çin ile bir yüzleşmede Çin rahatlıkla "first island chain" üzerindeki tünm Amerikan üslerini F-35/F-22 kaldıramaz hale getirebilir. Daha derinden ise menziller yetmiyor. Zaten çok büyük.

Amerika anlaşıldığı kadarı ile o asimetriyi kaldırmaya çalışıyor. Rusya bahane. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter