Karbon Fiberden Kompozit Buzdolabı: İnovasyonu Yanlış Anlamak

Başlatan HARZEMŞAH, Ağu 04, 2018, 02:03 ÖS

« önceki - sonraki »

HARZEMŞAH

Ağu 04, 2018, 02:03 ÖS Last Edit: Ağu 04, 2018, 02:07 ÖS by HARZEMŞAH
Arçelik yeni bir reklam kampanyası ile Dünyada bir ilk olduğunu söylediği "karbon fiber" buzdolabını tanıttı. Ürün 25 yıl garantili imiş ve 13.000 TL.'den satışa sunulmuş.

Reklamda karbon fiber tanıtılırken, Uluslararası Uzay İstasyonu, bir off-shore yarış teknesi ve formula-1 otomobili kullanılıyor. Bu araçların, karbon fiber, son derece dayanıklı ve dış etkenlere dirençli olduğu için karbon fiberden imal edildikleri vurgulanıyor. Özetle karbon fiberin tüm dış ve olumsuz etkenlere dayanıklı bir malzeme olduğu fikri yerleştiriliyor. Tüm bunların ardından Arçelik'in Dünyada bir ilk olan yeni "Diamond" serisi karbon fiber buzdolabı tanıtılıyor...

Bu son derece dramatik bir olay. Arçelik'in bile "inovasyon" sözcüğünü kavrayamadığının göstergesi. Arçelik'de, Türk Toplumunun büyük çoğunluğu gibi "inovasyon" kavramını "yeni bir şey yapmak" olarak algılamış. Bu nedenle Dünyada bir ilk olduğu gerekçesi ile karbon fiber buzdolabını inovatif bir ürün sanıyor. Başka bir deyişle, evin iç mekanında, hiç bir olumsuz dış etkenden etkilenmeyen bir ev eşyasını çok çok sağlam yapmanın bir yenilik olduğunu sanıyor. Ne Uluslararası Uzay İstasyonu gibi uzay, ne off-shore sürat teknesi gibi çok çok süratle tuzlu deniz suyuna batıp-çıkan, sürekli sürtünen; ne de bir formula-1 aracı gibi ısınma, aşınma, ivmelenme gibi zor şartlarla karşı karşıya olmasa bile, evin ortasındaki bir ev eşyasını kompozit bir maddeden imal ederek, "inovatif" bir şirket olduğu imajını vermeye çalışıyor...

Aynı mantıktan haraketle Arçelikten, Dünyanın ilk kurşun geçirmez TV'lerini, Dünyanın ilk yıldırım düşmesinden etkilenmeyen kahve makinalarını, yine Dünyada bir ilk olarak, kutup radyasyonuna dayanıklı bulaşık makinelerini bekliyoruz.

Bu olay bana Arthur C. Clark'ın, 2001: A Space Odyssey adlı romanındaki, güneş enerjisi ile aktive olduğu halde toprağa gömülen TMA-1 nesnesini hatırlattı.

Arçelik'in, mutfakta hiç bir dış etkene maruz kalmayacağı halde, Dünyanın dış etkenlere en dayanıklı malzemesinden imal ettiği dahiyane ve inovatif buzdolabını bir yana bırakırsak, Arçelik gibi, tüm varlığı, ev aletlerine, tüketicilere ve ailelere bağlı olan bir şirketin, en büyük kullanıcıları olan kadınları bile anlamamış olması daha da acı. Hangi kadın 25 yıl aynı buzdolabını kullanmak ister diye düşünülmediği de belli...

Ez cümle "İnovasyon" yeni ve Dünyada olmayan bir şey yapmak değildir. İnovasyon, sunuluş amacına uygun olarak bir kolaylık, verimlilik artışı, yeni bir çözüm getirmektir. Yani inovasyon, bir buzdolabını meteor düşmesine dayanıklı yapmak değil, besinleri düşük sıcaklık yerine farklı bir yöntemlerle korumak, içindeki besinlerin dayanım sürelerini 2-3 kat uzatacak çözümler getirmek, iç mekanında mikro-organizmaların çoğalmasını engellemek gibi yeniliklerdir...

Arçelik bile böyle ise vah halimize... Mesajı Paylaş

putty

#1
Ağu 04, 2018, 02:15 ÖS Last Edit: Ağu 04, 2018, 02:23 ÖS by putty
Arçelik bir yabancı marka ile işbirliği yaparak galiba Bosh yada onun gibi bir meşhur marka idi bir zamanlar saç yerine plastik gövdeli beyaz eşya arge projesi yürütmüştü. Buzdolabı değil çamaşır makinesi idi hatta. Olmadı belliki ortaya bir ürün çıkmadı. Sanırım oradan kalma bir heves var içlerinde metal olmayan beyaz eşyaya karşı. Bende reklamı izledikçe olayı anlamaya çalışıyorum  kim 25 senelik buzdolabı almak isterki. Reklamı izledikçe içime daral geliyor hiç anlamı yok gerçektende kompozit buzdolabının. Plastik yap yada o metali iyi bir galvaniz filan yap yada başka bir şey yap paslanmasın yeterde artar bile zorun ne yani. Arçelik buzdolaplarının paslanma sorunu gerçekten şansına ne denk gelirse gibi bir şey. Çalışanın ellediği kasa paslanıyor heralde. Bana bir tane denk geldi öyle gözümün önünde yıldan yıla çiçekler açtı buzdolabında paslana pasla. O fiyada olduktan sonra crom nikel yada aliminyum bile olur ayrıca bırak galvanizi. Metal pahallı olsa kutu kola olmazdı dimi en kaliteli metal onda.
Ayrıca en büyük sorunu atlamışlar Türkler magnet yapıştıramadıkları buzdolabını asla almaz

Mesajı Paylaş

Search and rescue

 ;D Aynen öyle... Reklamı ilk gördüğümde benim de içimden aynı şeyler geçti  ;D Evde sabit duran alete karbon fiber kaplama... Güya iş yapmışlar... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Ev için hemfikiriz ama ticari dolaplar ve deepfrezlere bu fikri çevirirlerse çok ciddi başarı kazanabilirler. Önünden geçtiğiniz küçük marketlere, büfelere dikkat ediniz, çoğunun önünde 2'șer 3'er tane dondurma yada içecek dolabı görürsünüz. Bu dolaplar sürekli dışarıdadırlar ve her türlü dış şarta maruz kalırlar. Bu meyanda ömürleride fazla değildir. Karbon fiberden yapılma dolapların dayanımı çok daha uzun olacaktır. Beraberinde bu dolapların belirli bir süre elektrikten bağımsız çalışabilmesi olayını iyice geliştirebilirlerse çok iyi bir ürün ortaya çıkabilir.

Diğer taraftan büyük alışveriş merkezlerinde bulunan küçüklü büyüklü ticari dolaplarda surekli carpma tarzı dış etkilere maruz kalırlar.

Yani fikir ticari tarafta hayata geçirilirse umulmadık bir pazar payı yakalayabilirler diye düşünüyorum. Mesajı Paylaş

The Thing

Sayın Betonbey. Siz hayatınızda fiziksel hasar nedeni ile kullanımdan çıkartılmış buzdolabı gördünüz mü? Ya da market dolaplarının hangi dış yüzeyi iki kuruşa yenilenemez? Bu olay tıpkı 10 liralık resistansı korumak için yılda 500 liralık calgon kullanmaya benziyor. Mesajı Paylaş

HDS

"Türkiye'de inovasyonu en kıöından anlayan şirket" olabilir Arçelik. Fabrikalarına birer de "inovasyon atölyesi" açmışlar. Renkli bir ortam, kanepeler falan.

Ama tabi yapılan yeni işe alınan teknik elemanların otomasyon eğitimini vermek.

Görünce çok hayal kırıklığına uğramıştım.




Karbon-fiber kapaklı dolap en fazla kaliteli saatlerin titanyum modelleri gibi bir tasarım objesidir ama ulan hakikaten be ISS'i ne yarış teknesi? Mesajı Paylaş

BETONBEY

Elektrikten azade çalışabilen bu dolaplarin fiyati zamanında 3.000-4.000 avro idi. Rezistans dolap ilişkisi evrileli baya oldu yani :)

Ayriyeten o dönemde bu dolapları sadece italyanlar üretiyordu, zira dışarıdan geldiği için kıçı kırık dondurma dolabını aylarca bekleyen esnaf biliyorum.

Gelen mal ise sürekli hareket görmesi sebebiyle fazla dayanmıyordu.

Bugün güncel durum nedir bilmiyorum ama çok ta uzak olmayan bir geçmişte durum buydu. Mesajı Paylaş

hergeleci

#7
Ağu 04, 2018, 06:03 ÖS Last Edit: Ağu 04, 2018, 09:02 ÖS by hergeleci
Bence haksizlik ediyorsunuz. Pazarlamaya bakip olmamis bu demek haksizlik.

Karbon fiber celik veya aluminyum ile ayni mukavemeti daha az birim agirlikla saglamiyor mu? Karbon fiber uretim maliyeti her gun dusmuyor mu? Ve de o karbon fiber kullanilmasa gerekecek aluminyum ve celik uretimi icin gerekli enerji disaridan ithal edilmiyor mu? Artimli yenilikciligin tarifi bu... Koc bunlari soyleyerek pazarlama yapamaz ki.

Alamana surekli laf edip arabasindan inmeyen tipler boyle tavlaniyor, ne yapsin Koc? Mesajı Paylaş

assslan

Bir de radara yakalanmayan fırın yaparlarsa tamamdır. Mesajı Paylaş

anafor2016

#9
Ağu 04, 2018, 06:27 ÖS Last Edit: Ağu 04, 2018, 06:33 ÖS by anafor2016
Bir ara Curve TV'ler vardı, yada 3D TV'ler bazen sektöre heyecan katacak, yada dikkat çekecek şeyler yapılır tutarsa tutar. Tutmazsa eskiye dönülür. Yeni bir şey deneme cesaretini kaybetmememiz lazım.

"Arçelik bir yabancı marka ile işbirliği yaparak galiba Bosh yada onun gibi bir meşhur marka idi bir zamanlar saç yerine plastik gövdeli beyaz eşya arge projesi yürütmüştü. Buzdolabı değil çamaşır makinesi idi hatta."

Geri dönüştürülmüş plastiketen tambur yapıldı, yapılıyor.

*********************************************************************************

biraz bilgi verelim.

öncelikle buzdolabının tüm yapısı karbon fiber bir yapıya sahip değil, zaten böyle olsaydı gayet gereksiz olurdu. ön yüz ve yan duvarlar böyle kaplama. bunun iki sebebi var. birincisi tabii ki makyaj. güzel görüntüsü insanları kesinlikle cezbedecektir. ıkincisi ise dayanıklılık.

buzdolapları genelde beyaz ve gri olmak üzere ikiye ayrılıyor. beyaz olanlar yıllar geçtikçe motoru sağlam olsa bile araçlardaki güneş yanığı mantığı ile yavaş yavaş sararıyor, ilk günkü parlak görüntüsü 3. yıldan sonra gitmeye başlıyor. gri renk olanlar ise renk solmasını tamamen engelliyor fakat kolay çizilebilen, boyaması mümkün olmayan ve parmak izi gibi lekeleri üzerinde kolay barındıran bir yapıya sahip. o parmak izi bırakmaz diye satılan her buzdolabı küçük yazılarla kuru ellerle dokunun ibaresi bulunduruyor. yani bu da mutfakta iken çok zor. bir de vestel gibi markaların yaptığı kırmızı, sarı vs. gibi renkler var fakat onların fiyaskosu ise üzerindeki fırın boyanın dökülmesi. çok renkliden uzak durun!

söz konusu dolap ise tüm bu olumsuzlukları ortadan kaldırıyor. hem renk atması, boya dökülmesi gibi sorunları ortadan kaldırıyor hem de parmak izinden sizi tamamen kurtarıyor. e bir de üzerine görüntüsü eklenince muhteşem oldu...

ıç ozellikler:
buzdolabı yaklaşık 700 litre hacme sahip. bu da içini dilediğiniz gibi kullanmanıza imkan veriyor. ayrıca sebzelik bölümünde bulunan mavi ışık teknolojisi sebzelerinizi en az 20 gün toprakta gibi taze tutma sözü veriyor. aktif koku filtresi diye bir şey var, o da içinde koku yayan bir yemek dahi olsa kokusunu çekerek size sürekli temiz hava sağlıyor. buzdolabı üzerindeki contalar bile antibakteriyel kaplamaya sahip. yani asla size zarar vermiyor.

dış tarafında bulunan dijital ekran sayesinde hangi bölme kaç derecede görebiliyorsunuz. ayrıca diyelim ki dondurucu tarafını kullanmak istemiyorsunuz, tek tuş ile bir tarafını kapatabiliyorsunuz. yani iki tane fişi var gibi düşünün, sanki birisini çekebiliyorsunuz. uzun süreli elektrik kesintilerinde siz evde yoksanız dahi geldiğinizde görebilmeniz için uyarı ışığı yanıyor. bu sayede bozulmuş et ve sebze gibi ürünler varsa daha koku yapmadan farketmenizi sağlıyor. tabii dolabın no - frost, yani karlanma yapmayan bir dolap olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

25 yıl garantiyi tüm parçalara veriyor. yani normalde 3 yıl garantiye neler giriyor ise onlar 25 yıl boyunca devam edecek. mesela motor gibi.

ıcinden, dışından yeteri kadar bahsettik. gelelim fiyata. bazı arkadaşlar 5bin bandında olur, göreceğiz falan demiş. buna çok güldüm. kendisine biraz piyasadaki fiyatlarını görmesini tavsiye ederim. muhteşem ekonomiye sahip ülkemizde bir dolar beş lira...

buzdolabının fiyatı 13.000 civarı olacak. yani 13.500 falan olabilir ama pazarlık yaparsanız 13.000'e verirler diye düşünüyorum. size satmak için fabrikadan satın alan mağazalar bile 11.000 liraya satın alacaklar.

fiyatı en sona sakladım ki okuyun diye. bunu gördükten sonra rengi de solsa, evin içinde bize atar gider de yapsa beyaz renk alırım diyen arkadaşlara selam.

**************************************************

https://eksisozluk.com/karbon-fiber-buzdolabi--5736383?p=4 Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Meğer karbon fiber sadece parmak izi içinmiş. Uluslararası Uzay İstasyonu, off-shore tekneler, formula-1 arabaları, dayaıklılık ile ilgisi yokmuş... :D :D :D

Yaşasın inovasyon... Mesajı Paylaş

HDS

Ben ürünü sevdim aslında. Ama sanki "Lan upper strata ürünü senin neyine?" denmiş gibi Arçelik'e bir süklüm püklüm satış bu. Mesajı Paylaş

putty

anafor magnet yapışmayan buzdolabını hangi Türk alırki. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Beyaz eşya tamirinden biraz anlarım. Epey bir buzdolabını açmışığım, filtre değiştirip gaz katmışlığım, şunu bunu yapmışlığım vardır. En eski modellerden günümüze kadar, teknik açıdan değişen pek bir şey yok aslında. Oldukça benzer teknoloji ve materyallerle, aynı fonksyonu ifa için üretilmiş cihazlar sonuçta. Ayrıca emin olunuz en modern no frost'undan, en eskisine kadar hepsinin su tahliye borusuna böcekler yuva yapabiliyor. :)

Peki böyle bir klasik cihaz için, nasıl bir inovasyon söz konusu olabilir?

Sıcak iklime sahip ülkeler için, dondurma yapan bir buzdolabı düşünülebilir mesela... Soğuk su pınarı olanlar zaten varsa buda olabilir.

Yada özel bir eklenti ile çocuklar için hüp üreten buzdolapları. Böylece hüp ambalajlarının satımı gibi eksta bir kazanç kapısı da çıkabilir.

Soğuk iklime sahip birçok ülke var. Bunlarda insanlar evlerini ısıtıyorlar yaşamak için ama gıdaları bozulmasın diye ısınan evleri içindeki buzdolabını da enerji harcayıp soğutuyorlar. Dışarısı eksi 10-15 derece ise, neden dışarı bir panel koyarak bunu buzdolabına soğuk transfer etmek için kullanmıyorlar? Teknik açıdan gayet de mümkün hani...

İçerisinde robotik bir otomatik yerleştirme ve otomatik dışarıya servis etme kolu bulunan kapaksız ama ekranlı bir buz ddolabı yapılamaz mı? Bu tip bir buz dolabında özel bir poşetleme sistemi kullanılamaz mı? Bu poşetlerin dış yüzeyi UV ışınla mikroplara karşı yıkanırken, içindeki gıdanın daha az etkilenmesi sağlanamaz mı?

Belki ısı izolasyonu sağlayabilen şeffaf bir malzemeden imal edilmiş, yuvarlak biçimli ve içindeki rafların dönerek içeriğini sürekli sahibine gösterebilen bir buz dolabı yapılabilir. Hatta akıllı sensörler sayesinde ancak mutfakta biri varsa buzdolabı hareketlendirilebilir.

Fakat tüm bu ve bu gibi yenilikler, mevcut kullanım alışkanlığına, standalone ürün/sistem satın alma, istediğinde atma yapısına, teknik servis ve alt yüklenici ağına, dolap maliyetine ciddi ilaveler katıyor. Bu nedenle eski dost karbon fiber'den bir kasa yapıp, bunu anlam taşıyan bir inovasyonun getireceği maliyetin üç katına satmayı başaran firmamızı tebrik etmek gerekir kanaatindeyim. Eh elbette alıcısı da çıkacaktır bu ürünün. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun, ne diyelim... Mesajı Paylaş

omerv

Ben biraz yorumcuların tersini düşünüyorum. Arçelik bu ürün ile neyi amaçlıyor iyi irdelemek lağzım. 25 yıllık buzdolabı olurmu evet bir arkadaşım 6 bin tl vererek 20 yıl ömrü olduğu söylenen yabancı bir markaya ait çamaşır makinası aldı, bana nekadar saçma gelsede.

Arçelik;

1- Özellikle orta üst yaşa ait vatandaşlar hala 20 yıl giden bir makina hayali var, bunu karşılamış oldu
2- Daha-daha lüks beyaz eşya isteyen ev hanımlarımız var. Dolabın içinde duran bir çamaşır makşnasına kim fazla para verip kırmızı renkli alıyor onlar. Kocada para varsa onlar alır
3- Arçelik bu buzdolabı ile üst gelir gurubu için bir ürün çıkarırken alt gelir gurubuna ben en iyisini yaparım mesajı veriyor. Eminim mağazasına giren müşterinin dibi düşer bu ürünü görünce. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter