Havacılıkta Uçak ve Motor Üretimleri Konusunda Uzmanlaşma ve Farklılaşma

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:51 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

HARZEMŞAH

Son günlerde havacılıkta projeler birbirini izliyor. İHA (Anka, Karayel, Çaldıran), Hürkuş, bölgesel yolcu uçağı, milli muharip uçak ve çeşitli helikopter ve farklı projeler ardarda duyuruluyor. Söz konusu projelerle ilgili tartışmalardaki temel öğelerden biri de motor. Daha doğrusu motorun yerli ya da milli olması. Ama dünyada ilginç bir durum var. Nedense hiçbir uçak üreticisi motor işine girmemiş, keza hiçbir motor üreticisi de uçak üretimine soyunmamış...

Örneğin Lockheed Martin, Boeing, Northrop Gruman, Marcell Dasault, BAE, EADS, SAAB vs. gibi uçak üreticisi şirketler başta olmak üzere hiç biri motor üretmezken, General Electric, Pratt and Whitney, Honeywell, Textron, Snecma, Rolles Royce, Lycoming vs. gibi motor üreticileri de uçak yapımına girişmemiş.

Durum böyle iken, Dünyadaki trendin aksine ülkemizde bunun tam tersini istiyoruz. Elbetteki bunda, bugüne dek karşılaştığımız ambargoların etkisi büyük. Ama Türkiye'deki motor üretimi konusu sadece lisans altında üretim ile mi sınırlı kalmalı ya da Hindistan ve Çin'in yıllardır üzerinde çalışmakla birlikte hala yolun başlarında olduğu, yeni baştan özgün motor üretimine mi soyunulmalı? Olaya teorik olarak bakınca yanıt elbetteki kendi özgün motoruna sahip olmak. Ama acaba gerçekten, ülkede ihtiyacı karşılayan ( lisans altı üretim) bir imalat söz konusu iken, onca paraya, zamana, emeğe yatırılacak kaynaklar, başka stratejik teknolojilerin geliştirilmesinde kullanılamaz mı? Hangisi mantıklı ve daha efektif? Mesajı Paylaş

süper çavuş

Bence öncelikle lisans altı üretim bunun bir ileriki aşamasıda bu lisans altında üretilen motorun bize özgü bir versiyonunu ortak şekilde geliştirebilmek olmalı ve bu motorunda fikri sınai mülkiyeti konusunda söz sahibi olunmalı ,,
Güncel konu olduğu için örnekleme yaparsak ,,
misal Milli Savaş Uçağı programında X şirketi seçildi ve onun teklifi Y motoru ,, öncelikli olarak bu motoru maksimum yerel katkıyı sağlayacak şekilde ülkede lisans altı üretmeliyiz ve hizmete girecek olan uçakların ilk blokları bu motorlarla uçmalı ,,
aynı anlaşma kapsamındaysa bu lisans üretimine paralel bu Y motorunun Y+ isimli bir versiyonun ortak geliştirilmesine girişilmeli ve milli uçakların sonraki blokları bu motorlarla donatılmalı ,,

Kısaca ne tamamen lisans altı yapalım nede kısıtlı özkaynakları belirsiz bir maceraya harcayalım ,,
Gri'nin 50 tonu olmasada birkaç tonunuda yaşayalım :)    Mesajı Paylaş

hfidan

Bence bir 10 sene motor işine girmemek gerek.  O ap ayrı bir kulvar hemen sindirmesi zor.  Lisans ile üretip tecrübemiz arttirmaliyiz.  Kanada nin yanılmıyorsam Arrow isimli bir uçak projesi vardı 1960 li yıllarda.  Uçak mevcut bir motor üzerinden gelistiriliyordu aynı zamanda kendileride uçak için motor yapmaya çalışıyorlardı.  Ancak uçak daha önce tamamlandı.  Malesef uçmaya fırsat bulamadan iptal edilmiş. 

Özellikle uçak motoru konusunda biraz sabırlı davranıp diğer konulara ağırlık vermemiz daha efektif olur diye dusunuyorum Mesajı Paylaş

putty

Bin yıl sonra gelin dünyaya eminim yine bu günkü ile temel prensiplerde aynı jet motorları kullanılıyor olacak. Tekerlekten daha iyisini kaç bin yıldır yapamadığımız gibi türbinleri paleleri olan jet motoruda yerini başka bir şeye teknolojiye bırakmayacak gelecekte. İyonlu miyonlu ay üssü alfa şeyler üretilmeyecek hiç bir zaman. Fiziğin kuralları belli büyü gibi şeyler yok bu hayatta jet motorunun yerini dolduracak bir şey yapmak bu fizik ile çok kolay değil.  Yani bu işin ucundan eninde sonunda tutmak zorundayız. Şimdi değilse sonra illa başlayacağız. Bu yüzden olabildiğince erken başlamakta fayda var. Jet motoru işi bu dünyanın temel endüstriyel kalemlerinden bir tanesi onsuz yola devam edilemez. Mesajı Paylaş

HAZERFEN

@Putty üstad adamlar plazma patlamaları ile cihazları uçurmaya başlayalı yıllar oldu  :)
Ancak jet motor devri bitti bitecek demek istemiyorum tabii ki.
Harzemşah'ın tartışma sorusuna gelince, yerli ve mümkünse milli bir motor bizim için elzem elbette. Batı ittifakı içinde yer almayan tüm belli başlı güçlerin bu işe önemle eğildiklerini biliyoruz. Bugün bir Rusya'nın kendi uçak motorları olmadığını ve Batı'dan hazır aldığını düşünün. Sizce Suriye'de operasyon yapan bir Rus uçağı görebilir mildik? Bu güne kadar çoktan o konuda da ambargo yemiş olmazlar mıydı? 21. yy.'ın ikinci yarısına ismini yazdırmak isteyen Çin'i düşünün. Kendi milli uçak motoru olmadan Batı'ya posta koyabilir mi? Kendini bu konuda Rusya'ya bağımlı tutabilir mi?
"E ama biz de Batı ittifakındayıııız!" diye ortaya çıkacak bir arkadaş da yoktur heralde (!). Mesajı Paylaş

putty

#5
Eki 27, 2015, 08:00 ÖÖ Last Edit: Eki 27, 2015, 08:05 ÖÖ by putty
Hani nerede plazma patlaması filan ben hiç görmedim. O dediğin şey başka bir şey. Karıncalar bile senin bahsettiğin motordan daha güçlüler.
Bazı şeylerin daha iyisini bin yıl geçer bulamayabilirsiniz fizik her zaman fiziktir karşınıza duvar gibi çıkar aşamazsınız
Bakın hala barutu yakıp bombayı çıkan gazın basıncı ile düşmana atıyoruz fatihin yaptığı gibi.
Kaç yüz yıl geçti anca anca manyetik top filan belki olacak gibi
İlk benzinli arabadan neredeyse hiç farkı yok şimdiki arabalar. Elektrikli yapalım diyoruz yapamıyoruz hala içten yanmalı aynı motor.
4 tekerin üzerinde hareketi ise mısırlılardan beri değiştiremedik Mesajı Paylaş

mechanicus

#6
Eki 27, 2015, 11:08 ÖÖ Last Edit: Eki 27, 2015, 11:10 ÖÖ by mechanicus
Ben bu konuda zorunlu tedarik yönteminin uygulanmasını isterdim.
Biz uçak motoru yapımı ile hiç uğraşmayacağız ama zorunlu bir durumda uçak motoru üretebileceğiz.Buda şöyle olacak;

Uçak üretilip iş motora kaldığında motor tedarik edeceğimiz firmadan 2 adet motor alınacak.Birinci motor uçağa takılıp uçurulup tesetleri tamamlandığında ikinci motor uaçağı yapan şirket/san içindeki 10-15 kişilik bir gurup tarafından en küçük civatasına kadar parçalanacak.Her parça uçak motorunun nasıl çalıştığını bilen 2-3 kişilik bir ekip tarafından kategorize edilecek.(örneğin şu parça karbür,şu parça çelik,bu parça alüminyum vb.gibi)
Bu kategorize bittikten sonra tübitak arbis de bu iş üzerine yada bu işe en yakın alanda çalışan kıymetli hocalarımız belirlenecek.Bu saffada eldeki malzemenin ne olduğu kesinleşecek ve tedarik edilebilirliği araştırılacak.

Tedarik edilebilen parçalar ( örneğin a parçası b firması tarafından iş makinelerinin dişli pompalarında rotor için kullanılan 106xxx alüminyum imiş) ayrıldııktan sonra tedarik edilemeyen parçaları için yine nadide üniversitelerimizin kıymetli hocalarına başvurulacak. Yanlız bu yardım "ya hocam şöyle bir konu var gel destek alalım olursa ekime olmazsa dikime" mantığı ile değil, bakışları ile bin kişiyi soluk almadan ip gibi dizen bir paşanın  elinde MSB tarafından kaleme alınan "bir yıl içinde bu malzemeyi yaptın yaptın yoksa kendine iş ara" ana fikirli bir yazıyı masasına bırakması ile olacaktır.

Bu nadidane hocamız ( ki farklı farklı üniversitelerden bir kaç gurup olacaktır) yanına kafası çalışan asistan ve öğrencilerden oluşan bir gurup kuracaktır. DPT desteği ile kurulan mini plot tesiste (pilot tesis dediğim ortalama büyüklükte bir laboravuvar) metalurjisi çözülen her malzemeden günde 3-5 adet üretilecektir. Bu pilot tesis bu işin başındaki hoca ve kadrosuna ölene kadar tahsis edilecek öğrenciler mezun olmuş sayılacak ve hep bu işi yapacak bu işin uzmanı olacak ve her ay belirli miktarlarda bu mazlemeden üretecekler.

Üretilen bu malzeme yine kosgeb ve tübitak veri tabanları incelenerek ar-ge desteği almış firmalar ve ar-ge desteği ile alnmış cihazlar ile üretilecektir.Şöyleki;

Yine gözleri çakmak çakmak çakan paşamız vakti zamanında bir proje desteği ile 4 eksen cnc alan hikmet abinin dükkanına gider.Çantasından maliye bakanlığı tarafından kaleme alınmış acıklı bir yazı çıkarır ve bu malzemeyi ve imalat yöntemlerini detaylı bir biçimde şu kadar sürede istiyorum der gider.
İşin ucunda mecburi yapılacak bir parça olduğunda ve işin bitiminde alınacak bir para olmadığı için hikmet abi tanıdığı bütün imalatçıları dolaşır ve en basit ve ucuz yöntemle en hassas bir şekilde nasıl işlenebilirin derdine düşer.Tüm imlat prosesi kaydedilir. (örn. malzeme bize çapı 80 boyu 100 olarak geldi,ismailin dükkanda numuneyi cmm de tarattık cam modelini ladık [bedava] tornaya bağladık, çelik elması kesmedi sübyan elmas la boyunu çapı 75 boyu 95 e işledik, frezeye bağladık şu çakıyı aldık kanallarını açtık,erezyonda delikleri işledik, dibizöre bağladık malzemeyi tutmadı bide aparat yaptık vssv gibi)

Bu işlemden sonra malzemenin üretimi için gerekli olan tezgahlar ve işleme aparatları belirlenmiş olacak,en önemliside bunları kimin yapabildiği belirlenecek.

Bitmiş parçalar motoru söken gurup tarafından yeniden toparlanacak sorunlar belirlenecek ve bir kaç kere daha farklı guruplar tarafından bu devridaim sürecektir. Nihai sonuç alındığında elimizde;

Motor üretimi için bir tesis kurulmayacak,dolayısı ile işi beceremediğimizde dünya kadar makine techizat elimizde kalmayacak
Hoca ve öğrencileri önüne gelen işlerle değil bir iş üzerinde uzman olacak
Hikmet (yada türevleri) tai den ancak üçüncü elden alabileceği bir işi ilk elden almış olacak dolayısıyla maliyet 0.6 çarpanında düşecek.

En önemliside bu işin olabilemsi için herkes canını dişine takıp çalışacaktır.
Bu veya benzeri bir yöntemle sovyetler gagarine burda Allah yok dedittirebildi,Bunu gören nasa da armstrong a bu ayak izide sana kapak olsun dedittirebildi.

Bu tür işler malesef insanın gönül rızasına bırakılarak başarılabilecek şeyler değil.Unutmayalımki üstün teknolojiler her daim insanın bir tarafı sıkışınca üretilmiştir. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Bizim ülke olarak üzerinde durmadığımız fizik, kimya, matematik, yazılım ve metalurji bilimleri aynı yerde saydığı sürece bence biraz zor motor yaparız diye düşünüyorum :(

Topçular, popçular, oyuncular astronomik rakamlara çalışırken, hayatını ilme adamış yetişmiş nice bilim adamı üç otuz paraya çalışırsa daha çok motor bekleriz biz...

En baba fizikçiler hala Rusya'dan çıkıyor farkındaysanız! İşin başlangıcını adamlar on yıllar önce halletmiş :(

Bu kafayla gelişim nasıl sağlanacak bilmiyorum açıkçası, benim pek ümidim yok motor konusunda... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Mechanicus üstadım, 

Ben teknik konusunda yetersiz biriyim. Lakin bir denizaltı yapımında kullanılan özel çelik plakaların sadece birbiriyle kaynaklanması aşamasını gördüğümde yenilmesi gereken binlerce fırın ekmek olduğunu idrak edebilmiştim.

Motor yada parça ömrü hususunda bir arkadaşımın LM 2500 gaz türbin motorla ilgili verdiği örneği hala hatırlarım. Bırakın türbinin içini, dış gövde üzerinde kaideyi sabitleyen vidalarin pullarının sıcaktan eridiğinde yanlış hatırlamıyorsam bir takımının 15 avroya Almanya'dan satın alındığını ve bu sebeple bu pulları kendilerinin imal etmek istediklerinden bahsetmişti.

Pulu orjinalden kopya imal ediyorlar, yerine koyuyorlar, fakat pul haftasını bulmadan kavruluyor ;D

Orjinal 6 ay 1 sene dayanıyor, bizimki bir hafta ;D

Malzeme aynı, ama metalurji farklı!!! Elin gavuru o pulu hangi yöntemle imal ediyorsa dayanıyor. Burdan kıt bilgimle benim anladığım bu iş öyle kopyalamayla olacak bir iş değil gibi...

3 kuruşluk pulda bu oluyorsa bir jet motorunda ve dahi kullanım ömründe neler olur düşünün artık :( Mesajı Paylaş

mechanicus

Betonbey,
dostum ben yukarda bir makineyi kopyalamanın 3 sırrını yazmadım. Amacım şu (ki zaten eksik olan bu) insanların birşey yapıp yapamayacaklarının birde bu yöntemle denenmesi.Bende farkındayım birşeyleri kopyalamanın nekadar zor olduğunu ancak bir tarafımız sıkışınca çokda iyi şeyler yaptık.

He türbin motorları çok çok uç konular ama bu konuda çalışan insanlarda var dimi. Düşünsene adamların daha doğru dürüst hesap makinesi yokken imal ettiği j58 e bugün azımızı açıp bakıyorsak bu bizim gerizekalı olduğumuzdan değil böyle bir şey yapmak için herhangi bir zorunluluğumuz olmadığındandır. Biz 2. dünya savaşını yaşamadık ülkemiz tarumar edilmedi,soğuk savaştada sırtımızı yasladığımız bir taraf bulduk savuşturduk.

Dolayısıyla bu iş yapılacaksa, bu iş üzerine çalışan adamların bir şekilde sıkıştırılması zorlanması gerek.Yoksa bugünün şartlarında proje yazalım olursa olur,yapamadık sağlık olsun diyenlerin yapacağı birşey değil.
Bunun yukarda nasıl yöntemleştirilebileceğini anlatmaya çalıştım  Mesajı Paylaş

BETONBEY

Üstadım,

Farklı motivasyonların değişik sonuçlar ortaya çıkardığı bir gerçektir. Lakin illa bir savaş yada bir diktatörmü beklemeliyiz...

Benim temelde söylediğim bu işin başının ilköğretime kadar uzandığıdır. Temel eğitim politikalarımızı güncellemeli, revize etmeliyiz. Amaca hizmet edecek yöntemler geliştirmeliyiz.

Piyasada dünya kadar lisans mezunu işsiz var, fabrikalarda çalışacak tecrübeli, kalifiye personel yok.

Bilim üretmesi gereken üniversiteler siyaset üretiyor.

Koca ülkede patent başvurusu yapan sayısı 3. Dünya ülkeleriyle aynı seviyelerde!

Gelir adaletsizliği ve gerçekte kimlerin el üstünde tutulması gerekliliği hususlarında toplumsal dejenerasyon had safhada!

Birçok gencimiz çalışarak değil, kısa yoldan nasıl zengin olurumun peşinden koşuyor,iş beğenmiyor.

Daha çok şey yazarım üstadım ama bazı konularda gelişme iyi temennilerden ileri gidemez kanaatindeyim. Maalesef haklısınız yazdığınız pekçok hususta, lakin gönül kabul etmiyor işte :( Mesajı Paylaş

mechanicus

Hocam haklısın ama emin ol söylediklerin bu işin yegane çözümü değil.

Bak şöyle izah edeyim. Finlandiya dünyanın en iyi eğitim veren ülkesi,buna göre icatların çoğunun buradan çıkması gerekiyor.Ancak adamların çıkardığı (aslında geliştirdiği) en büyük icat cep telefonları.
Zorlu coğrafi şartları yüzünden iletişim sorununu çözebilmeleri için cep telefonu fikrini alıp muazzam bir hızda geliştirdiler ve insanlığın hizmetine soktular.
Yani finlandiyalı biri aldığı eğitimi,karşılaştığı bir sorunu çözmek için kullandı. Hepimizin yaptığı gibi.

Hepimiz havuz problemleri ile uğraştık ama ben hiç küvetin nekadar sürede boşalacağını hesaplama fantazisine girmedim.Taki adamın biri bana 2 tonluk gliserin tankına yukarıdan şukadar ürün girecek alttan şukadar karışım çıkacak aktüatörlerin açma kapama zamanını hesapla diyene kadar.mecburen oturduk hesapladık..Bu işle ilgili bir fikrim olmasaydı muhtemelen gider bu işten anlayan birine çözdürürdüm. Senin pulu orjinalinden kopya eden arkadaşın şayet sağlam bir kaçtane ısıl işlemci tanısaydı ve o tür malzemelere uygulanan ısıl işlem metodlarının bir kaç varyasyonunu bir düzine deney ile deneseydi muhtemelen işini hallederdi.

Yani bir şey üretebilmek için illaki o iş ile ilgili iyi bir eğitim almak şart değildir.O konu ile ilgili çalışanları tanıman inatçı veya onu yapmaya mecbur olaman işi başarman için en önemli etkendir.

Biz şimdi türbin motoru üretlemmi üretmeyelimmi tartışması yapıyoruz ama böyle bir tartışmanın var olması bile bunun üretilmemesi için bir nedendir. Riskli iş,zaten şunlarda denemiş yapamamış,yapamazsak rezil olamk var,hazır alıp takan adam malmı da kendi yapmıyor vsvs.İş bu saffada iken zaten yapamazsın. Bu nedendirki eğer elzem birşeyse (ki bence yapabilecek kapasitede omak çok önemli) bunu ancak dediğim gibi zoraki yaptırabilirsin.. Mesajı Paylaş

HDS

Akademinin Türkiye'de üretim ve uygulama değil, yayın çıkarma kaygısı var. Bilmemneredeki doçentin ilgisini, 1980'lerin teknolojisi F110 motorunun palesini yapabilmek çekmiyor. Bunun onun uluslararası tanınırlığına, bölümüne, rektörüne falan hiç bir katkısı yok. YÖK'ün umru değil.

Dolayısı ile yanında çalıştırdığı doktore öğrencisinin de umru olamıyor.

Bazıları yaşı başı alıp, 100 makale, 3.000 atıfa falan ulaşınca uygulamaya meylediyor. O zaman da Türk tipi egodan yanlarına yaklaşılmıyor. Mesajı Paylaş

putty

Jet motoru yapmak Türkiye için aya adam yollama projesidir. Böyle şeyler ülkeleri zinde tutar. Fazla ekonomisine bakmaya gerek yok bazı işlerde. ABD de aya adam yollarken para kazanmadı. Aya adam yollayacağız dediler bunun için mikrochip icat ettiler söz verdikten sonra.
 


Mesajı Paylaş

BETONBEY

#14
Eki 28, 2015, 02:27 ÖS Last Edit: Eki 28, 2015, 02:45 ÖS by BETONBEY
Mechanicus Üstadım,

Genel itibarıyla eğitimde dem vurduğum hususları örnekleyim müsadenizle:)

Basit bir yaklaşımla uçak motoru konusunda ne yapmalıyız diye düşündüğümüzde aklımıza önce yapılması en zor kısımlar gelir. Ama önce tasarlamak, isterler çerçevesinde hesap kitap yapmak gerekiyor. Bu aşamada sizce yeterlimi bilim adamlarımız!

Tasarımı yaptık, uygulamaya geçtiğimizde uygun komponentleri üretebilecek metalurji bilgisine, yeterli birikime ve en önemlisi bunları düşünecek insan gücüne sahipmiyiz?

Metalurji uygulamalarını kopyaladık, icat ettik, bilinenleri uyguladık, peki bunları sahada uygulayacak orta seviye nitelikli iş gücüne, kalifiye işçilere sahipmiyiz?

Motorda kullanılacak komponentleri prototip bazında farklı çalışma grupları ile ürettik ve birleştirdik diyelim. Testini yaptık, proje için tüm isterleri karşılayacak ulusal ve uluslararası onayları aldık. Peki seri üretime geçebilmek için gerekli altyapı ülkemizde mevcutmu? Yada efektif olacakmı?

En önemlisi aynı futbolda olduğu gibi bunların hepsini altın bir jenerasyonla ve dahi azimle yaptık diyelim, bunun devamını sağlayamadıktan sonra gene zamana yenilmeyecekmiyiz?

Maksadım yanlış anlaşılmasın, keşke yapabilsek bir uçak motoru :(

Bu uğraşın içine girip başarılı olamasak bile ülkeye teknolojik anlamda birçok faydası olacaktır ve çalışmalar kesinlikle farklı pekçok sanayi dalına büyük katkılar sağlayacaktır.

Askeri araştırmalar ve uygulamalar her zaman sivil sektöre çağ atlatmıştır. Kesinlikle bu uğraşa girmeliyiz ve kararlı olmalıyız diyorum. Fakat herşeyi %100 yerli olmalı diye takılanlara benim göndermem temelde!

Modern dünya bu işe gireli 100 yıl olmuş neredeyse ve biz bu zamanı yatarak geçirmişiz. Sonradan gelen aklımızla soyunduğumuz bu iş o kadar kolay olmayacak, idamesi ise çok daha zor olacak diyorum ben!

Bu meazda, gerektiğinde yurt dışından istemesekte gerekli teknik altyapıyı almalıyız, ama bununla birlikte eksiklik hissettiğimiz her alanda da yeni eğitim düzenlemelerine ihtiyaç var diyorum.

Herkes lisans mezunu olmamalı, üniversitelerimiz, meslek okullarımız yeni baştan ele alınarak tüm eğitim sistemi kapsamlı bir biçimde gözden geçirilmeli diyorum. Gençlerimizin sahip olduğu birikimle ülke isterleri birbirini tutmuyor ve ileriki zaman dilimlerinde bu çok daha büyük sorunlara yol açacak.

Meslek okulları sisteminin dünyada en iyi işlediği ülke olan Almanya bile bu okulların rehabilatasyonunu tartışıyor. Buradan pay biçiniz!

Son tahlilde ülke eğitimindeki kalite seviyesi savunma sanayinde ne yapıp yapamayacağımızı, nereye varabileceğimizi belirliyecek.

Verdiğiniz Finlandiya örneğinden yola çıkarak ben farklı bir değerlendirme yapacağım. İki ülkenin ne nüfus potansiyeli, ne tarihi, ne jeopolitiği nede hedefleri kıyaslanabilir. Şöyle ki; Finlandiya'nın sahip olduğu eğitim başarısına yukarda saydığım vizyondan bakarak bizim sahip olduğumuzu düşününüz.

Ben diyorumki bırakın bir jet motoru yapmayı, Mars'a gitmeyi konuşuyor olurduk!

Gerçek durumda ise yolumuz çetin ve oldukça uzun maalesef... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter