ABD ve Türkiye'nin İnişli Çıkışlı İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

NoLoven

#870
Nis 29, 2019, 12:37 ÖS Last Edit: Nis 29, 2019, 12:44 ÖS by NoLoven
Ben hiç sevinmedim, sevinmiyorum ve ölünceye kadar sevinmeyeceğim. Ancak bu laflarım kesinlikle sizi tahkir etmek maksadıyla yazılmadı. Bir gerçek dejenere edilmiş insanların tepkileri. Doğru söylediğinizi biliyorum. Lafım yeminlen size değil.

Ekle: Camiden bahsettim diye beni dini bütün dindar bir insan olarak görmeyin. Tabii ki Allah inancım var.  Mesajı Paylaş

petibor

bende sevinmiyorum Mesajı Paylaş

Merkator

İncirlik'teki nükleer silahlar taşındı mı?

Adana'daki Türk- ABD ortak savunma tesisi olan İncirlik Hava Üssü'nde varlığı bugüne kadar yetkili kaynaklar tarafından doğrulanmayan B-61 tipi nükleer bombaların, Romanya'ya taşındığı iddia edildi. Rus uzmanların bu iddiasına karşılık, Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, nükleer bombaların halen İncirlik'te olduğunu ve ABD'nin bunları bir yere taşıma niyetinin olmadığını savundu.

Kent merkezine 10 kilometre uzaklıktaki İncirlik Mahallesi'ne 1950'de Hava Atış Bombardıman Destek Grup Komutanlığı adı ile kurulan ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan her krizde dünyanın gözünü çevirdiği İncirlik Hava Üssü'nde varlığı bugüne kadar resmi olarak doğrulanmayan nükleer silahlar, 'taşınma' iddiasıyla yine gündeme geldi. ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı 39'uncu Kanat Komutanlığı ile Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı 10'uncu Tanker Üs Komutanlığı'nın konuşlu olduğu İncirlik Üssü'nde hava Suriye'ye yönelik operasyonlarda tekrar ısınmıştı. Suriye operasyonuna katılan ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Suudi Arabistan, İsrail, Mısır ve Katar'ın aralarında olduğu 40'a yakın ülkenin destek sağladığı koalisyon güçleri, 2016'nın son aylarında İncirlik Üssü'nü terk etti. ABD'nin savaş uçağının kalmadığı, sadece kargo uçaklarının bulunduğu İncirlik Üssü'ndeki ABD'li askerlerin aileleri de, 29 Mart 2016'dan itibaren kesin emir kapsamında tahliye edildi. Bu çerçevede İzmir ve Muğla'nın yanı sıra Adana'daki Türk- ABD ortak savunma tesisi olan İncirlik Hava Üssü'ndeki ABD'nin 39'uncu Kanat Komutanlığı ve Adana Konsolosluğu'ndaki personelin eş ve çocukları tahliye edildi. Asker ve sivil personelle birlikte ailelerin de bulunduğu İncirlik Üssü'nde 5 bine ulaşan ABD'li nüfusu bugün 1400'e kadar geriledi. Üste bir tek savaş uçağı da kalmadı.

SIRA NÜKLEER BOMBALARDA MI?

Eski görkemli günlerini geride bırakan İncirlik Hava Üssü'nde varlığı resmi kaynaklar tarafından henüz doğrulanmayan nükleer silahların da taşınması, Rus askeri uzmanların iddiasıyla gündemde tekrar yerini aldı. İlk kez 2006'nın Ağustos ayında Brüksel merkezli bir haber sitesindeki yayının ardından, İsrail'in gizli servisi MOSSAD'ın resmi sitesinde de İncirlik Üssü'ndeki nükleer bombaların ABD'nin Romanya'nın Caracal kenti yakınlarındaki Deveselu'daki hava üssüne taşınacağı iddia edilmişti. O günden bu yana birçok Amerikalı uzman, siyasetçi, asker ve diplomat İncirlik'teki ABD'ye ait nükleer silahların artık güvenli bir konumda olmadığını belirterek geri çekilmeleri yönünde görüşler ortaya koydu, kimileri ise Türkiye'nin bu silahlara el koymasından endişe ettiklerini açıkça dile getirdi.

SON İDDİA

Moskova merkezli Bağımsız Devletler Topluluğu Ülkeleri Enstitüsü Direktör Yardımcısı ve enstitüdeki Avrasya Entegrasyonu ve Şanghay İş Birliği Örgütü Gelişimi Bölümü'nün Başkanı Vladimir Yevseyev, Rus S-400 hava savunma sistemi alımı yüzünden ABD'nin Türkiye'ye yönelik tutumunu değerlendirdi. Yevseyev, ellerindeki istihbarata göre, İncirlik'teki nükleer başlıkların belli bir süre önce Romanya'ya taşındığını söyledi.

KARATAŞ: BOMBALARIN BİR YERE GİTTİĞİ YOK

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş ise 50 nükleer bombanın hâlâ İncirlik Üssü'nde bulunduğunu, ABD'nin bombaları bir yere götürme niyetinin olmadığını söyledi. İkinci Körfez Savaşı'ndan sonra ABD'nin politikalarını değiştirdiğini, terör örgütleri PKK ve FETÖ'ye destek verdiğini anlatan Karataş, "ABD'nin yapmaya çalıştığı şey hem Türkiye'nin S-400 alımına mani olmak hem F-35 satmamak hem de İncirlik'te bu bombaları tutmaya devam etmek. Romanya'ya taşısa o zaman Romanya'dan böyle bir bombayı atması en az 1-1,5 saatlik bir zaman farkını yaratacaktır. Amerika bunu kabul etmez" dedi.

'ADANA YOK OLUR'

Türkiye'nin çok yüksek tahrip gücüne sahip nükleer bombaları bulundurmasının ülke açısından tehdit niteliğinde olduğuna dikkat çekten Karataş, şu değerlendirmeyi yaptı:

"İncirlik'teki 50 adet uçaklardan atılabilen nükleer bomba var. B61-12, B613 veya B61-4 olan bombalar değiştirildi. Tahrip gücü yüksek termonükleer bomba olarak değerlendirdiğimiz bu bombalar, Hiroşima'ya atılan bombaların en az 4 katı kadar tahrip gücüne sahip. Daha önceki bombaların 4 veya 5 etkisine ek olarak bir de deprem etkisi de ekliyorsunuz. Bu nedenle bunlar ülke için önemli bir tehdit. Modern uçaklardan atılabilen bu bombaların tahrip güçleri ihtiyaca göre çok farklı şekilde ayarlanabiliyor. İncirlik'te bombaların hepsi ABD uçakları tarafından kullanılabiliyor. Türk uçaklarına da yüklenebileceği doğru değil. Nükleer bombaların Türkiye'den çıkartılması Türkiye açısından son derece olumlu bir gelişme olacak. ABD, İran'a karşı İsrail'in korunmasına yönelik olarak da yedek güç olarak bulundurduğu nükleer silahlardan vazgeçme niyetinde değil. Bombaların kullanılması durumunda İncirlik nükleer saldırıyla karşı karşıya kalır. Bu durumda Adana yok olur, Seyhan Nehri'ndeki su buharlaşır. Yunanlılar, taşınma iddiaları gündeme geldiğinde eylem yaptı 'Nükleer bomba istemiyoruz' diye, Romanya iddiaları yalanladı. ABD'nin hem nükleer bombalarına ev sahipliği yapıyoruz hem de bizi yerden yere vuruyorlar. Keşke ABD de nükleer bombaları alıp götürse."

http://www.kokpit.aero/b-61-ler-tasindi-iddiasi Mesajı Paylaş

Anadolu

 Cumhurbaskanligi kaynaklarina gore temmuz ayinda Trump'un Turkiyeye gelisi planlaniyor. S400 lerin gelme tarihiyle ayni zamanlar :) bu yaz gercekten sicak gececege benziyor. Mesajı Paylaş

malpsoy

Bugün Jeffrey, cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi.

Güvenli bölge, İdlib mutabakatı ve Münbiç yol haritası konuşulmuş.

Bir şeylerin alt yapısı oluşmaya başladı herhalde. Trump ta uygulama zamanına gelecektir büyük olasılıkla... Mesajı Paylaş

Fearlessleon

Suriyede ortam kızışıyor, Birliklerimize olan saldıralar artmaya başladı. Tahammül azalıyor. Mesajı Paylaş

Merkator

Bakan Akar: "CAATSA için hazır olmayız"

ABD'nin Türkiye'ye 2 hafta içinde S-400 konusunda kararını vermesini istemesi sonrasında ilk açıklamayı Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar yaptı. ABD'nin yaptırım hazırlıklarına dikkat çeken Bakan Akar, "Önümüzdeki aylarda S-400'ün parçaları gelince biz de CAATSA yaptırımlarını harekete geçireceğiz" diyorlar. Biz duygusal hareketler yapıp herhangi bir yanlışa düşmemek için sükûnetle, hazırlıklarımızı yapıyoruz. Böyle bir duruma gelindiğinde ne yapılabilir, onların da hazırlıklarını yapıyoruz" diye konuştu.

CAATSA NEDİR

CAATSA, 'ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası'nın İngilizce kısaltması. Yasa 2017 yılında çıkarılmıştı. Bu yasa kapsamında Rusya savunma sanayi ve istihbarat servisleriyle iş yapan şirketlere yaptırım uygulanması öngörülüyor.

ABD Kongresi'nden daha önce yapılan açıklamalarda Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının CAATSA'nın 231'inci maddesini ihlal edeceği ve yaptırımların gündeme gelmesi gerektiği belirtilmişti.

TÜRKİYE FÜZE TEHDİTİ ALTINDA

Türkiye'nin ciddi hava ve füze tehdidi altında olduğunu belirten Akar, "82 milyon insanımızı ve ülkemizi korumak ve kollamak için hava savunma sistemi kurma ihtiyacımız açık. Bunun için tedbirler almak da bizim görevimiz" diye konuştu.

Tedarik edilecek sistemlerin sadece savunma özelliğinin olduğunu vurgulayan Bakan Akar, "Ülkemize eğer hava taaruzu veya füze atılırsa bunlara karşı koruyacak bu sistem. Başka bir işlevi yok, zaten yapamaz. Dolayısıyla bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım" dedi.

"BÖYLE BİR MADDE YOK"

Türkiye'nin S-400 tedarikinin F-35 müşterek savaş uçağı projesine bağlanmaya çalışılmasını anlamakta zorlandığını ifade eden Akar,  "F-35 ortaklık protokolünün herhangi bir yerinde 'Ortaklardan biri S-400 alırsa ortaklıktan çıkarılır' diye bir madde var mı? Ortaklığın gerekleri nedir? Türkiye Cumhuriyeti Devleti ortaklıkla ilgili ortaklık paylarını hiç aksatmadan ödeyen ülke. Ortak üretim çerçevesinde bize sipariş verilen malzemeler var. Bu malzemeleri de zamanında aksaksız ve eksiksiz olarak üreten ülke. Bunu da yaptık. ? Peki biz ortak olarak başta ne yapacağız" diye sordu.

DÖRT F-35'TE 4 PİLOT VE 47 ASTSUBAY EĞİTİMDE

F-35 projesinin devam ettiğini dile getiren Akar, şunları kaydetti:

"4 uçak bize teslim edildi, 4 pilotumuz var şu anda ABD'de, 47 astsubayımız var bakım hizmetlerini yapıyor. Kasım ayında iki uçak gelecek. Bu uçaklar geldiğinde konuşlanacakları yer Malatya hava üssü. Oradaki inşaatlar da planlandığı şekilde devam ediyor. Yani biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bize düşen neyse sorumluluklarımızı ciddiyet ve samimiyetle yerine getiriyoruz. Bundan kimsenin şüphesi yok. Bundan beklentimiz var doğal olarak F-35 programının da planlı bir şekilde yürümesi, yürütülmesi."

Akar, konuyla ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirterek, "Ciddiyetle, samimiyetle, istikrarlı bir şekilde hakkımızı, hukukumuzu sürekli masaya koymaya devam ediyoruz. Bunun da anlaşılmasın bekliyoruz. Zaman zaman bazı zorluklar olsa da gidişatta şu ana kadar keskin dönüşün olmadığını görmekten memnunuz" dedi.

"DONE DEAL"

Patriot tedarikiyle ilgili de gelişmelerin olduğunu ifade eden Akar, 28-29 Mart'ta yeni bir teklifin geldiğini, bununla fiyat, teknoloji transferi, ortak üretim, teknolojisi güncellemesi bakımlarından bazı şartların yenilendiğini bildirdi.

Bununla ilgili detaylı çalışmaların sürdüğünü aktaran Akar, "ABD, Türkiye'den S-400 alımını ertelemesini talep etti mi" diye sorulması üzerine, "Bunlar birbirinden bağımsız, münferit olaylar değil.Konuşmalar, görüşmeler içinde benzer şeyler oluyor. Bizim cevabımız bu konuda biz anlaşmayı, sözleşmeyi yaptık, Rusya ile gayet iyi ilişkilerimiz var bu çerçevede bu alım işlemleri devam ediyor. Biz diyoruz ki 'S-400 done deal' (Anlaşma, işlem bitti), onlar ise 'no deal is a done deal' (Hiçbir anlaşma bitmiş değildir)  diyorlar" ifadelerini kullandı.

Hava savunma sistemi SAMP-T tedarikine ilişkin Eurosam ile görüşmelerin devam ettiğini belirten Akar, "Ekim ayına kadar bu çalışmalar devam eder ve bu konsept çalışmasını başarılı bir şekilde tamamlayabilirsek o günden itibaren nasıl üretim yapacağımızı tartışmaya, konuşmaya, görüşmeye başlayacağız" dedi.

FRANSA'DAN SAMP-T TEKLİFİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile NATO Zirvesi'ndeki görüşmesinin ardından kendisinin de Fransız mevkidaşıyla bir araya geldiğini anımsatan Akar, şunları  söyledi:

"Yaptığımız görüşmeler çerçevesinde bir noktaya gelindi. Onlar bir Samp-T bataryasını Türkiye'de konuşlandırmayı önerdiler. Bununla alakalı biz de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Onlar keşif yapacaklar. Şu anda İncirlik'te  İspanyolların bir Patriot bataryası, Kahramanmaraş'ta ise İtalyanların Samp-T bataryası var. Bu iki yerde incelemeler yapmayı teklif ettiler. Bu konu üzerinde, onların intikali üzerinde çalışıyoruz. Eğer Cumhurbaşkanımız tarafından da bu uygun görülürse önümüzdeki dönemde en azından bir, iyi niyet göstergesi olarak, Türk-Fransız ilişkileri bakımından sembol olması bakımından da böyle bir konu üzerinde çalışmamızı sürdürüyoruz." Soru üzerine Akar, Fransızların bir batarya teklifi yaptığını aktardı.

"S-400'lerle ilgili bazı TSK personelinin Rusya'ya eğitime gittiği"ne yönelik haberler hatırlatılan Bakan Akar, şu yanıtı verdi:

"Bugünlerden başlamak suretiyle önümüzdeki aylarda S-400 eğitimleri için Rusya'ya bizim personel gönderdiğimiz gerçek. Bu rakamlar sürekli değişiyor. Her birinin ayrı bir özelliği var. Bunlar giderek eğitim almaya başladılar. Önümüzdeki aylarda da bu devam edecek."

http://www.kokpit.aero/bakan-akar-s-400-yaptirim-uyari
  Mesajı Paylaş

Merkator

Türkiye'den "tehdit ve yaptırım dili kabul edilemez" yanıtı

ABD ve Türkiye arasındaki S-400 krizi sürerken Pentagon, Arizona'daki hava üssünde Türk pilotlara F-35 eğitimlerinin durdurulduğunu açıkladı. ABD Temsilciler Meclisi ise hukuki geçerliliği olmayan yasa tasarısını onaylayarak Türkiye'ye 'Ya F-35 ya S-400' mesajı verdi. Türkiye kararlara "Dostluk ve müttefiklikle bağdaşmıyor" diye tepki gösterdi. Dışişleri açıklamasında "Tehdit ve yaptırım dili kabul edilemez" denildi. Hürriyet'ten Uğur Ergan, ABD'nin tepkilerine karşı Türkiye'nin yaptığı hamleleri yazdı. İşte o yazı:

TÜRKİYE'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasına karşı çıkan ABD, 6 Haziran'da Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'ın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a, "S-400 satın almaktan vazgeçmezse Türkiye'nin F-35 projesinde yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceğini" içeren mektup göndermesinin ardından, iki yeni hamle yaptı.

Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'un sözcüsü Mike Andrews, Reuters'a, Arizona'daki Luke Hava Üssü'nde bulunan Türk pilotlarının eğitimlerinin durdurulduğunu açıkladı. Andrews, "Türkiye'nin politikasında değişiklik olmadığı sürece, F-35 programına katılımının kademeli olarak sonlandırılması için Türk müttefiklerimizle yakından çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

ABD'DE 42 TSK PERSONELİ

ABD'de halen altısı pilot, 36'sı da teknik personel olmak üzere F-35 eğitimi alan 42 TSK mensubu bulunuyor. Pilotlardan dördü pilot, ikisi ise eğitmen pilot olarak eğitim görüyordu. Türkiye'den ilave olarak 34 TSK personeli daha F-35 eğitimi için ABD'ye gidecekti. Ancak Shanahan mektubunda yeni personelin de ABD'ye kabul edilmeyeceğini yazmıştı.

TAVSİYE NİTELİĞİNDE KARAR

ABD Temsilciler Meclisi de, Türkiye'nin S-400 alımıyla ilgili yönetime tavsiye niteliğinde olan ve hukuki bir bağlayıcılığı bulunmayan karar tasarısını onayladı. Karar tasarısında Türkiye'de F-35 ile S-400 arasında seçim yapması çağrısı yapıldı. Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkanı Eliot Engel, "Bu tip bir durumu dış ilişkilerde nadir görürüz ancak bu gerçek 'siyah ve beyaz' durumu. Orta yol yok" ifadesini kullandı. Öte yandan, Temsilciler Meclisi'nin oyladığı karar tasarısının açıklama bölümünde "Türk işgali altındaki Kıbrıs" ifadesi olması dikkat çekti.

DIŞİŞLERİ: HAKSIZ İDDİALAR

ABD Temsilciler Meclisi'nin kararına Dışişleri Bakanlığı yazılı bir açıklamayla sert tepki gösterdi. İki paragraflık açıklamada şöyle denildi:
"10 Haziran tarihinde ABD Temsilciler Meclisi'nde kabul edilen 'ABD-Türkiye ittifakına yönelik endişelerin ifade edilmesi' başlıklı karar, evvelce de açıkladığımız üzere, Türkiye ile ABD arasındaki köklü dostluk ve müttefiklik ilişkileriyle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır. Kararda Türkiye'nin dış politikası ve yargı sistemi hakkında yer verilen haksız ve temelsiz iddiaların kabul edilmesi asla mümkün değildir. Her zaman vurguladığımız gibi, dost ve müttefik ülkeler arasında görüş farklılıklarının giderilmesinin en etkili yolu diyalog ve ülkelerin egemen kararlarına saygı gösterilmesidir. Bunun yerine, hiçbir bağlayıcılığı bulunmayan ve karşılıklı güvenin arttırılmasına hizmet etmeyen kararların alınması, tehdit ve yaptırım dilinin gündemde tutulmaya devam edilmesi ve birtakım suni miadlar konulması kabul edilemez."

GÖRÜŞME TRAFİĞİNE DEVAM

Shanahan'ın mektubundan sonra Ankara'nın değerlendirmesi, "Türkiye'nin pozisyonunda değişiklik yok. S-400 hava savunma sisteminin alınmasına ilişkin takvim devam ediyor" olmuştu. Ankara ve Washington'dan karşılıklı açıklamalara rağmen, taraflar temas sürecini tamamen kapatmış değil. Hem Milli Savunma Bakanlığı hem de Pentagon'dan verilen mesajlara göre çözüm bulma çalışmaları devam ediyor.

'GERİ DÖN' EMRİ YOK

PENTAGON Sözcüsü'nün "Türk pilotların eğitiminin durdurulduğunu" açıklamasından sonra, ABD'de eğitim için bulunan Türk pilotlara "Geri dön" emri verilip verilmediği merak konusu oldu. Türk pilotlara şu aşamada "Geri dönün" emri gitmiş değil. Bir yetkili, "Böyle bir şey yok" dedi. Shanahan'ın mektubunda son tarih olarak 31 Temmuz vurgulandığı için, pilotların bu tarihe kadar ABD'de kalıp kalmayacakları da yanıt bekleyen bir başka soru oldu.

Mektupta, F-35 eğitimi alan TSK personelinin tamamı olmasa bile çoğunun 31 Temmuz'da ABD'den ayrılmadan önce eğitimlerine imkân tanınacağı belirtilmişti.

http://www.kokpit.aero/turk-f35-pilot-egitim Mesajı Paylaş

Merkator

Bakan Akar'dan ABD'ye yanıt mektubu

Milli Savunma Bakanlığı, Bakan Hulusi Akar tarafından ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'a yanıt mektubu gönderildiğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Bakan Akar'ın ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'ın 6 Haziran tarihli mektubuna yanıt mektubu gönderdiği belirtilerek, "Mektupta müttefiklik ruhuna uygun olmayan üslup ve yaklaşımdan duyulan rahatsızlık yeniden vurgulanmış; bilinen görüşlerimiz detaylı olarak aktarılmıştır. Karşılıklı saygı ve dostluğa dayalı bir şekilde diyaloğun sürdürülmesinin ve sorunlara uygun bir çözüm bulunmasına yönelik çalışmalara devam edilmesinin önemi ifade edilmiştir" denildi.

http://www.kokpit.aero/abd-nin-mektubuna-yanit Mesajı Paylaş

HDS

Mektup muhatabına iade edilemeden dönecek herhalde.  :) Mesajı Paylaş

TolgaHM

#880
Haz 19, 2019, 01:53 ÖS Last Edit: Haz 19, 2019, 03:26 ÖS by TolgaHM
Bloomberg e dayandırılan haberde isim vermemişler ama ilgili Türk Savunma Sanayi şirketlerinin ABD finansal sistemine erişiminin engellenmesi ve ABD ile askeri ticari alış-verişin yasaklanması gündemdeymiş. 



Bu hareket müttefikliği bitirir.

Edit: Orjinal haber

https://www.bloomberg.com/news/articles/2019-06-19/trump-weighs-new-sanctions-on-turkey-over-buying-russia-s-s-400



https://www.independentturkish.com/node/43161/d%C3%BCnya/bloombergin-iddias%C4%B1-trump-s-400-ile-ilgili-t%C3%BCrkiyeye-y%C3%B6nelik-%C3%BC%C3%A7-yapt%C4%B1r%C4%B1m-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCn%C3%BCyor Mesajı Paylaş

TULGA

Yahu insana sorarlar;

Bu kadar yaptırım yaptığın ülke sınırlarında sen bu saatten sonra nasıl faaliyet gösterebileceksin?

Bir de diyor ki muttefikliğimiz bu yaptırımların dışında  devam eden bir olgudur. Hani küfür etse daha iyi yani.

Tamam işte F-35'i vermiyorsun. Projede yer alan parça üreticisi Türk şirketlerinin işpayını da bitirdin. Eee daha ne diye finans sistemine erişim engellemesi, yok Abd savunma şirketleri ile işbirliğinin sona ermesi?

Yani bu iş kabak tadı vermeye başladı. Bunun F-35 gizliliği ile alakası kalmadı. Açık açık bizi savasmadan önce hasmını ekonomik ve politik anlamda hazır etme dönemi gibi davranmakta.

Şu S-400 meselesi son bulsun artık gittikçe zararımız artıyor. Sonra pişman olacak ortada bir durumda kalmayacak. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Epey zaman önce de söylemiştik, tekrar edelim...

S-400 artık S-400 değildir, F-35 de artık F-35 değildir. Daha en başından (yani S-400, F-35'in sırlarını açığa çıkarabilir safsatası, kör parmağım gözüne inadıyla tekrarlanageldiğinden) beridir bu sistemler sahip oldukları kelime manalarının çok ötesinde anlamlar yüklendiler. O nedenle, bu silahları sadece kelime manalarıyla değerlendirdiğimizde, diğer bir ifadeyle, S-400'e S-400 gözüyle, F-35'e de F-35 gözüyle baktığımız sürece doğru bir değerlendirme yapılabileceğini hiç zannetmiyorum.

Tekraren aynı sonucu özetlersek:
1- Hiç S-400 almamış olsaydık, hatta Ruslar ile uçak düşürdüğümüz dönemdeki halimizde kalıp, papaz olmaya devam etseydik,
2- Ruslarla aramızı yeniden bozup, S-400 almaktan büyük bir pişmanlık duyarak vazgeçmiş olsaydık ve tam aksine bas bas paraları Patriot'a yapsaydık, ya da tas tamam tüm hava savunma projelerimizden derhal vaz geçmiş olsaydık, hatta abartayım tüm yerli ve milli savunma sanayi projelerimizi kaldırıp çöpe atmış olsaydık,
3- Veya inadına S-400, inadına milli projeler, inadına bağımsız Türkiye demeye devam etseydik,
Bile varılacak sonuç şu ankinden zerre farklı olmayacaktı.

İlişkilerin bu noktaya varacağını, çünkü ABD tarafından ta en başta o şekilde kurgulandığını anlamak için, diğer bir ifadeyle ABD'nin ("suyumu bulandırıyorsun" derkenki) niyetini anlamak için, onbinlerce tır sofistike silah yardımı ile güney sınırlarımızda oluşturmaya çalıştığı terör koridoruna bakmak ve görmek yeter de artar bile. (Ki aslında, daha öncesi olmasa bile, bu art niyetin en az çekiç güç - Eşref Bitlis Paşa dönemlerine kadar uzanan mazisi vardır.)

O nedenle, artık şu "S-400'den vazgeçme" söyleminden vazgeçmek gerekir. Zira bu durum hiçbir şeyi değiştirmez. Aynen papazı vermenin hiçbir şeyi değiştirmediği gibi... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#883
Haz 19, 2019, 06:59 ÖS Last Edit: Haz 19, 2019, 07:01 ÖS by delenda_est_carthago
Turkiye'nin dis politikadaki tercihleriyle ve gelistirecegi stratejilerle kendi kaderini tayin etmesinin imkani olmadigi anlamina gelen "bu olanlar biz ne yaparsak yapalim olacakti" temali bu analize katilmak hicbir sekilde mumkun degil. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

TheArtofWar

Asıl sorulması gereken soru şu son 20 senede biz ne yaptık da ABD-İsrail bizi bu kadar hedefe oturtmak ihtiyacı hissetti? Bu durumu aksine çevirmek için aksine çeviremesek de hafifletmek için hangi dış politika hamleleri yaptık? Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter