Kıbrıs Sorunu

Başlatan Atılgan, Nis 07, 2017, 02:31 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

zirfak

#75
May 15, 2019, 08:50 ÖÖ Last Edit: May 15, 2019, 08:52 ÖÖ by zirfak
Kıta sahanlığı 12 mil'e çıkarsa egede gemilerinizi geçirecek rotanız kalmıyor arkadaşlar, lütfen.

Anakaralar için 12 mil , adalar için 6 mil , kayalar ise hükümsüz olsun dedim.


Yunanistanla ancak Kıbrısın tamamı ve Egede bizim kıyımıza yakın adaları kontrol edersek barış yapabiliriz. Kendi ülkelerini, Giriti ve diğer adaları kısmen savaşarak, kısmen de isyan edip diplomasi kullanıp bize kabul ettirerek aldılar. Kıbrıs ve bize yakın adalar ise üçüncü ülkelerin tasarrufuyla Yunana kaldı.Biz çözümsüz bırakabiliriz. Ta ki fırsat doğana dek.

Dünya çapında bir savaş çıkmadıktan sonra bahsettiğiniz fırsatın(savaşın) çıkacağını zannetmiyorum.Kıbrısın tamamını alabilecek olsaydık 1974 te alırdık. Adalar konusuna gelince ise şu veyahut bu şekilde 12 adalar ve diğer adalar adamların sınırlarına girmiş. Bizim için önemli olan karasu meselesi ve devletimizin zaten kabul ettirmek istediği anakara12mil  adalar6mil

Bizim önce KKTC'ye ilişkin kendi kafamızı netleştirmemiz gerekmiyor mu? KKTC nedir? Bağımsız bir Türk devleti mi, Türkiye'nin bir ili mi yoksa protektorası mı?

Ben öncelikle  2 federasyonlu dahi olsa devlet olarak görmek istiyorum. Ama realist olmak lazım.Şu ana kadar başaramadığımızı bu rezervler hikayesi çıktıktan sonra hiç başaramayız. bizden başka herkes orayı kıbrıs devleti olarak görüp hükümet olarakta rumları gördüğüne göre ; proaktif olup kıbrıs devletini tarihe gömüp adayı bize ve yunanlara ihale edelim.
Benim düşünceme göre başkaları bize şartları dayatacağına , kendimiz şartlarımızı kuralım ve anlaşmayı kendimiz hazırlayalım. Tabii ki karşı tarafı da düşünerek biraz da taviz vererek kabul ettirmek lazım Mesajı Paylaş


Karabasan

KKTC kapalı Maraş'ı açmaya hazırlanıyor. Kıbrıs'ta ayrıca Türk Deniz kuvvetlerine ikmal üssü ve hava üssü açılması çalışmaları da hızlandırıldı.
https://www.defenceturk.net/kktcye-deniz-ve-hava-gucu
https://twitter.com/sefakarahasan/status/1141026615213940741 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

HüsamettinErTürk

"MARAŞ TÜRK TAPUSU"

"Öyle belgeler vardır ki, hepsi Türk malıdır. Hepsi Osmanlı malıdır. 1878'de ada İngiliz'e kiralandıktan sonra, İngiliz'in altında imzası bulunan belgelere rağmen ki bütün Vakıf malları hukuk temelinde muhafaza edilecektir diye, ona rağmen mallarımızı mülklerimizi satıp talan etmişler, Rum'a peşkeş çekmişler, ondan sonra Maraş'ı yapmışlar. Toprak bizimdir. Vakıf malıdır, bunu bütün Türkiye biliyor. Bütün Osmanlı kayıtlarında böyledir. Dolayısıyla bütün malımıza sahip çıkacağız"

Birlik ve beraberlik içinde olunması gerektiğini vurgulayan Başbakan Ersin Tatar, "Gerçekleri bilerek siyaseti geliştirmek durumundayız" dedi.

https://www.aydinlik.com.tr/kktc-basbakani-tatar-maras-turk-tapuludur-turkiye-haziran-2019

Şuan adada başbakanlık koltuğunda böyle birisinin olması bizim için çok önemli, mustafa akıncı gibi birisi olsaydı bizim açımızdan süreç çok daha zor geçecekti.

Mesajı Paylaş

Karabasan

Amerika'nın Kıbrıslı Rumlara silah ambargosunu kaldırma şartı olarak Rus savaş gemilerine ikmal yasağını şart koşması Ruslarla Rumların arasına kara kedi girmesine neden oldu.
https://www.dha.com.tr/dunya/rusyadan-rumlara-abd-tepkisi/haber-1675046 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

catfish


DelKu

Bazı şeylerimiz (!) düzgün olsaydı şimdi o leopardların yerine Altay tankımız Beşparmak dağlarında turluyor olurdu. Mesajı Paylaş

Karabasan

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: AB'nin bize yönelik attığı adım ters teper


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin kıta sahanlığında yaptığı sondaj faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Çavuşoğlu, "Bu konuda herhangi bir ülkenin ya da uluslararası kurumun yorum yapma hakkı yoktur. Bu konuda ne yapmak istediğine, ne yapabileceğine ancak Türkiye karar verir." şeklinde konuştu.

Çavuşoğlu, söz konusu meselede adımlarını her zaman uluslararası hukuka uygun şekilde attıklarına vurgu yaparak şöyle devam etti:

"Türkiye, kıta sahanlığında sondaj çalışmalarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürecektir. Daha önce Barbaros Hayrettin Paşa ile sismik araştırmalar yapıyorduk. Şimdi Fatih gemimizden sonra Yavuz gemimiz de bölgeye gitti ve bu bölgede sondaj çalışmaları yapacak."

Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz konusunda "Garantör ülkeler dışındaki ülkelerin açıklamalarını tamamen yersiz buluyoruz." ifadesini kullandı.

"Ya zenginlikler hakça paylaşılır, ortak çözüm bulunur ya da Türkiye olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) haklarını savunmaya devam edeceğiz." diyen Çavuşoğlu, "Avrupa Birliği'nin (AB) bize yönelik attığı adımın faydası olmaz, ters teper." diye konuştu.

"Doğu Akdeniz'de AB yanlış adım atarsa sorunu çözemeyiz"

Konuşmasında, Doğu Akdeniz konusunda sürecin bu noktaya nasıl geldiğini özetleyen Çavuşoğlu, garantör ülkelere ve AB'ye, Rum tarafı tek taraflı sondaj ve sismik araştırma çalışmalarına başladığında, Rumların tek taraflı çalışma yapmasının doğru olmadığını söylediklerini hatırlattı. Çavuşoğlu, Rum tarafına bu çalışmaları yapmaması ya da durdurması gerektiğini söylemediklerini, buna karşılık Türk tarafının haklarının garanti altına alınması gerektiğini aktardıklarını anımsattı.

Bakan Çavuşoğlu, 2011'de dönemin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında bir komisyon kurulması teklifinde bulunduğunu ve bu ortak komisyon içerisinde müşterek çalışmalar yapıldıktan sonra sondaj ya da diğer faaliyetlerin devam etmesi gerektiğini anlattı.

KKTC'nin bu teklifinin bugüne kadar masada olduğunu ve hiçbir zaman geri çekilmediğini söyleyen Çavuşoğlu, "Biz düşüncemizi herkesle paylaşırken, hiçbir kurum, AB, BM ya da Kıbrıs ile yakından ilgilenen garantör ülkeler ve AB bu konuda adım atmamıştır." dedi.

"Kıbrıs Türk halkının burada hakkı olduğunu herkes teslim ediyor"

Çavuşoğlu, Rum kesimi ve Yunanistan'ın Türkiye'ye yönelik bazı kararlar aldırmaya çalıştığını bildiklerini vurgulayarak, birçok toplantı ve zirvede bu yönde çabalarının olduğunun altını çizdi.

AB'nin attığı adımların faydası olmayacağını söyleyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AB sırf dayanışma uğruna yanlış adımlar atmaya devam ederse, bu konuya bir çözüm getiremeyiz. Sorunu çözmek için yapıcı yaklaşım içinde olursak, biz zaten varız. Esneklik gösteriyoruz. Yeter ki Kıbrıs Türk halkının hakları garanti altına alınsın. Bir mekanizma kurulabilir, komisyon kurulabilir. AB üzerinden olabilir, BM üzerinden olabilir. İki taraf üzerinden olabilir. Biz hepsine varız. Kıbrıs Türk halkının burada hakkı olduğunu herkes teslim ediyor. Rumlar da teslim ediyor. (GKRY lideri) Anastasiadis'e sorduğum zaman 'Evet, Kıbrıs Türk halkının hakkı var.' Neden peki bunu garanti altına almıyorsun diye sorduğumda 'Şimdi yapamam.' diyor. Ne zaman yapacaksın, satmaya başladığın zaman. Şimdi yapamıyorsan satmaya başladığın zaman yapacağının garantisi nerede? Burada herhangi bir doğal gaz çıktığında, satmaya başladığında sen olacak mısın? Dolayısıyla olayın başında bu işleri bizim mutabakata bağlamamız lazım."

"Söz hakları yok"

Sondaj çalışmalarına başlayıncaya kadar hiçbir kurumun adım atmadığına değinen Çavuşoğlu, "Garantör ülkeler dışındaki ülkelerin burada söz hakkı yoktur, garantör değillerdir. Dolayısıyla konuşacaklarsa da dengeli konuşmaları gerekir. Taraf tutmamaları gerekiyor. Biz Kıbrıs meselesinin çözümünde her zaman AB'yi gözlemci olarak, bazen yan odada tuttuk. Crans-Montana'da aynı odaya dahil ettik. Kenarda bir masada oturdular. Dayanışma adına tamamen Rum yanlısı bir tutum sergiliyorlar. Dayanışmada AB standartları esas alınmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, AB'nin söz konusu çifte standarda sıkça düştüğüne dikkati çekerek, "İnsan hakları ve diğer konularda da AB'nin aynı yanlışın içine düştüğünü görüyoruz. Biz bu dayanışmayı doğru bulmuyoruz. Dayanışma, hakkı ve haklı savununca güzel oluyor." şeklinde konuştu.

Bu Avrupa ülkelerinin Rum kesimini hukuka aykırı şekilde AB'ye kabul ettiğini anımsatan Çavuşoğlu, "Rum kesimini mutlu edecek açıklamalar yerine bizim sürekli gündeme getirdiğimiz teklifi değerlendirerek, ortak çözüm bulma yoluna gitmeliler. Biz buna varız." diye konuştu.

Çavuşoğlu, konuya ilişkin en son AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini ile görüştüğü bilgisini paylaşarak, şöyle konuştu:

"KKTC ve Kıbrıs Türk halkının hakkını garanti altına alacak bir formül için her türlü esnekliği gösteriyoruz. Buna yanaşmazlarsa, dayanışma uğruna taraf tutarak Rum kesiminin yanında olmaya devam ederlerse hata yaparlar. O zaman da şunu söylemek isteriz: Türkiye, KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının hakkını sonuna kadar korumaya kararlıdır. Bundan sonra da buna benzer adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Ya bu kaynaklar hakça paylaşılır ya da Türkiye olarak hakkımızı ve Kıbrıs Türk halkının hakkını savunmaya devam edeceğiz."

Münhasır Ekonomik Bölge

Münhasır ekonomik bölge ilanı hakkında çalışma olup olmadığına yönelik soruyu yanıtlayan Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Bu konularda Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı olarak arkadaşlarımız çalışmaları yapıyorlar. Bu anlaşmalar nasıl olur, nasıl olmaz, artısı ne, eksisi ne, atılması gereken adımlar nedir. Denizin altındaki zenginlikler, yani doğal gaz ve petrol kaynaklarının değerlendirilmesi bakımından kıta sahanlığı esastır. Münhasır ekonomik bölgeyle beraber balıkçılık dahil, deniz içinde deniz suyundan ya da rüzgar gibi enerji elde etmek, hatta artık solar (güneş enerjisi) da deniz üzerinde kurulacak çünkü teknoloji gelişiyor, bu bakımdan münhasır ekonomik bölgenin avantajları var. Buna mukabil orada alınması gereken tedbirler nedir, neler yapılacak? Bunları Milli Savunma Bakanlığımızla birlikte ortak bir çalışma grubu oluşturduk, çalışıyorlar. O görüşmelerden sonra Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edeceğiz. Ondan sonra gereken kararlar verilir."

Çavuşoğlu, Yunanistan'da yeni hükümetin göreve başlamasına ilişkin, yeni Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'i yakından tanıdıklarını söyledi. Bakan Çavuşoğlu, Miçotakis'in Yunanistan için iyi işler yapacağına olan inancını ifade ederek, Yunanistan ile ilişkileri sağlıklı şekilde yürütmek istediklerini anlattı.

Ege'de Yunanistan ile gerginlikleri tırmandırma yerine istikşafi görüşmelerle sorunları samimi şekilde çözüme kavuşturmak için çalışmak istediklerini ifade eden Çavuşoğlu, "(Yunanistan'daki yeni hükümet) Gerek ikili ilişkiler, gerekse Ege ve Doğu Akdeniz konularında daha yapıcı bir şekilde ilişkilerimizi götürmemize vesile olur." dedi.
https://www.aa.com.tr/tr/politika/disisleri-bakani-cavusoglu-ab-nin-bize-yonelik-attigi-adim-ters-teper/1528086 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

dum

45 yıldır tatildeyiz..

Mesajı Paylaş

Kabardey

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 45. yılına da geldik.

Mesajı Paylaş

meraklı

Allah tüm şehitlerimize rahmet, tüm gazilerimize sağlık nasip etsin.

Bir zamanlar bu forumda bir söz paylaşılmıştı. Vaktiyle bir bir yabancı asker veya büyükelçi söylemiş. Galiba, 'Türklerin asıl sorunu sabırsız olmaları değil, aksine sonuna kadar sabredip tüm hesabı toptan kesmeleridir' gibi bir şeydi. Tamamını hatırlayan üyelerimiz var mı acaba? Mesajı Paylaş

Merkator

F-16'ların şafak uçuşu Rumları korkuttu

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F-16'lar, 20 Temmuz'da sabaha karşı çıkartmanın gerçekleştirildiği Yavuz Plajı'ndan alçak uçuş yaparak KKTC'yi selamladı. 10 bin kişinin katıldığı Kıbrıs Barış Harekatı'nın 45'inci Yıldönümü Anma Töreni'nde böylelikle F-16'lar selamlama uçuşu ile bir ilke imza attı.

Bu uçuş, Rum tarafında ise büyük korkuya neden oldu. Türk F-16'larının selamlama uçuşu Yunan medyasındaki haberlerde de yer alarak "Türk F-16'ları 02.15'te çıkartmanın başladığı sahilde alçak uçuş yaptı" dendi.

ORGENERAL KÜÇÜKAKYÜZ: KKTC'Yİ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları çerçevesinde Ada'ya gelen Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz'ü kabul etti.  Akıncı, 20 Temmuz Barış Harekatının 45. Yılında Küçükakyüz ve heyetini KKTC'de görmekten onur duyduklarını söylerken; Orgeneral Küçükakyüz de, "kardeş KKTC'yi dün olduğu gibi bugün ve yarın da korumaya, KKTC'nin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.

BARIŞ VE HUZUR VAR

Cumhurbaşkanı Akıncı, "45 yıl önce Yunanistan'ın darbe girişimi başarılı olsaydı Ada bugün Yunanistan'a bağlı olacaktı. Bu TSK ve Mücahitlerin omuz omuza verdiği mücadele sayesinde engellendi. Bugünkü barış ve huzur içinde yaşam sağlandı" dedi. "Akıl yolu, işbirliği yolu öneriyoruz ama sağduyulu sesimiz duyulmuyor" diyen Akıncı, bölgede Türkiye'nin dostluğuna, Türkiye gibi büyük bir ülkeyle işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirtti.

KKTC'Yİ KORUMAYA DEVAM

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Küçükakyüz de, kardeş KKTC'yi dün olduğu gibi bugün ve yarın da korumaya, yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.  20 Temmuz Barış Harekatının 45. Yılında KKTC'de bulunmaktan onur duyduğunu belirten Küçükakyüz, Akıncı'ya Türkiye Savunma bakanının mektubu ve plaketi ile Türk hava kuvvetleri plaketini sundu.

 http://www.kokpit.aero/kktc-f16-safak-ucusu Mesajı Paylaş

Merkator

KKTC'de Barış ve Özgürlük Bayramı'na Türk Yıldızları gösterisi ve T129 ATAK geçişleri damga vurdu

Barış Harekatı'nın 45. yıl dönümünde 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen törenle kutlandı. Türk Yıldızları'nın uçakları adayı titretirken ilk kez TUSAŞ imalatı T129 ATAK helikopterleri de törene katıldı.

İstiklal Marşı'yla başlayan tören, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın tören birliklerini denetlemesi ve halkın bayramının kutlamasıyla devam etti.

Akıncı ile Oktay'ın mesaj teatisinin ardından Yavuz Çıkarma Plajı'ndan getirtilen bayraklar Cumhurbaşkanı Akıncı'ya sunuldu.

Törende KKTC Hava Sporları Federasyonu uçuş ekipleri gösteri yaptı. Resmi geçitin ardından,askeri helikopterler ve arkasından Türk Yıldızları'na ait 2 uçak tören alanının üzerinde gösteri geçişi yaptı.

http://www.kokpit.aero/kktc-45-yil-turk-yildizlari-atak Mesajı Paylaş

Karabasan

KKTC Başbakan Yardımcısı Özersay: Rum tarafını Maraş sürecine dahil edecek bir şeyi kabul etmeyiz


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Türk Ajansı Kıbrısa (TAK) değerlendirmelerde bulundu.

Rum basınında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Anastasiadis'in, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile 9 Ağustos'ta yapacağı görüşmede, "kapalı Maraş konusunu gündeme getireceği ve komite kurulmasını isteyeceği" yönünde haberler çıktığını anımsatan Özersay, bunun KKTC hükümetince kabul edilebilir olmadığını söyledi.

Özersay, yıllarca kapalı Maraş'ın "Bir güven yaratıcı önlem olabilir mi?" diye iki taraf arasında defalarca görüşüldüğünü belirterek, Rum tarafının katı tutumu nedeniyle bir sonuca varılamadığını ifade etti.

Şimdi aynı kısır döngüye girmeyi kabul edemeyeceklerine aktaran Özersay, "Şimdi biz hükümet olarak kapalı Maraş ile ilgili adım atmaya başlamışken, bu süreci sekteye uğratacak Kıbrıs Rum tarafını Maraş sürecine öyle ya da böyle dahil edecek bir şeyi kabul etmemiz söz konusu değildir." diye konuştu.

"Kapalı Maraş'ı BM'nin kontrolüne verecek değiliz"

Özersay, liderlerin 9 Ağustos'taki görüşmesine dair uyarılarda bulunarak, hükümet olarak kapalı Maraş'taki mülkiyete dair haklara halel gelmeyecek şekilde hareket edeceklerine ancak bu hakların korunması için kapalı Maraş'ın Birleşmiş Milletler (BM) kontrolüne verilmesine gerek olmadığına dikkati çekti.

"Kapalı Maraş'ı BM kontrolüne verecek değiliz, bu nedenle 45 yıl sonra 'BM kararlarına uygun davranmak lazım' gibi ifadeleri doğru bulmuyoruz." diyen Özersay, şöyle devam etti:

"Zaten siyasi saiklerle adil olmayan şekilde alınan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına bu kadar yıldır yaslanarak politika üreten biz değil, Kıbrıs Rum tarafı olmuştur. Bir başka ifadeyle, Maraş'ta BM kararlarına göre hareket etme yaklaşımı, Kıbrıs Rum tarafının tezidir. Umarız 9 Ağustos görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı kapalı Maraş'ın, BM kararlarına göre BM kontrolüne verilmesi anlayışıyla ele alınmasına müsaade etmez.

Rum basınında yer aldığı şekilde, Kıbrıs Rum liderliği komite ve benzeri yollarla kapalı Maraş'ın açılması sürecine dahil edilmemelidir. Anlaşılan Kıbrıs Rum lideri, toplantıya bu anlayışla gelecektir. Hükümet olarak biz bunu doğru bulmayız, bu tutum Kıbrıs Türk halkının yararına olmaz ve böyle bir şey tarafımızdan da kabul görmez."

"Bizim kendimize esas aldığımız şey kendi mevzuatımız ve AİHM kararlarıdır"

Özersay, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) tarafından alınan kararlarla, eski mal sahiplerinin mülkiyet haklarının iade, tazminat ve takas gibi çarelerle çeşitli şekillerde korunduğunu belirterek, "Bu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla da KKTC toprakları içerisinde mümkün olabiliyor. Aynı durum kapalı Maraş için de geçerlidir. Kişilerin mülkiyete dair haklarına halel gelmemesi için BM kontrolüne gerek yoktur. Bizim kendimize esas aldığımız şey, başta TMK yasası olmak üzere, kendi mevzuatımız ve AİHM kararlarıdır. Esasen siyasi ve konjonktürel temelde şekillenen BMGK kararları değildir." ifadelerini kullandı.

BM sisteminde, BMGK tarafından iki tür karar alındığına değinen Özersay, bunlardan birisinin bağlayıcı nitelikte, diğerinin de tavsiye niteliğinde kararlar olduğu bilgisini verdi.

"Maraş konusundaki BMGK kararları, tavsiye niteliğindedir"

Özersay, BM şartının 7'inci bölümde alınan kararların bağlayıcı ve bunların uluslararası barış ve güvenliğin tehlikeye düştüğü hallere dair olduğunun altını çizdi.

Oysa 6'ıncı bölümde alınan kararların, uyuşmazlıkların barışçıl yöntemlerle çözümlenmesine ilişkin olduğunu dile getiren Özersay, şunları söyledi:

"Bu bağlamda alınan kararlar tavsiye niteliğindedir. Maraş konusundaki BMGK kararları, gerek konusu ve niteliği gerekse kararda kullanılan ifadeler dikkate alındığında görülür ki 6'ıncı bölüm altında alınmış kararlardır ve tavsiye niteliğindedir. Kıbrıs Türkünün yararına olan Konsey kararlarına Kıbrıs Rum liderliği uymazken, bizim kapalı Maraş konusunda elimizi kolumuzu bağlamaya kimse kalkmasın. Statükonun devamından yana olanlar, Güvenlik Konseyi kararları arkasına saklanarak hiçbir şey değişmeden aynen devam etsin istiyorlar ama o dönem geride kaldı."

"Doğalgaz faaliyetlerimiz açısından pasifize edecek angajmanlara girilmemelidir"
Doğalgaz konusuna da değinen Özersay, "9 Ağustos görüşmesinde Sayın Anastasiadis, 'Dostlar alışverişte görsün' diye etkisiz ve yetkisiz iki toplumlu komite kurmayı önerirse, bu konularda ağzımıza bir parmak bal sürülmesi anlamına gelecektir ki tarafımızdan kabul edilmemelidir." dedi.

Özersay, hidrokarbon konularına gerçekten etkili ve yetkili şekilde birlikte karar verecekleri bir komite söz konusu olacaksa, o zaman kendilerinin de bazı adımlar atacaklarını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Hükümet olarak hazırlanmasında ciddi emek ortaya koyduğumuz doğalgaz komite önerisinde de bu mantık vardır. Ancak Kıbrıs Rum lideri, bu öneriyi sulandırıp kapsamlı çözüm şartına bağlayacaksa, komite etkisiz ve yetkisiz olacaksa, yönetim ve paylaşım net şekilde mümkün olamayacaksa bizi doğalgaz faaliyetlerimiz açısından pasifize edecek angajmanlara girilmemelidir."

"Anastasiadis, sözünü çiğnedi"

Doğalgaz konusunda Kıbrıs Türk tarafının sahada yürüttüğü çalışmaların, bu bölgede aleyhte oluşan durumu değiştirdiğini ve çalışmaların bir denge kurulmasına yardımcı olduğunu vurgulayan Özersay, çalışmaları yeni bir sonu gelmez kısır müzakere süreci için feda etmemek gerektiğini söyledi.

Özersay, 2015'te de üstü kapalı bir moratoryum ilan edildiğini, iki tarafın da doğalgaz konusundaki çalışmalarını askıya alacağını hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Sonuçta ne oldu? Kıbrıs Rum liderliği, Sayın Anastasiadis hem müzakerelerde oturdu hem de söz vermiş olmasına rağmen sözünü çiğnedi, yabancı şirketlerle anlaşmalar ve kazı yapmaya devam etti. Şimdi yine moratoryumdan bahsedenler var. Daha önce de bu anlaşmayı yaptık ve madem ki uymadılar, sütten ağzımızın yanmış olması lazımdır.

Rumların zaten belirli bir dönem ara verecekleri faaliyeti 'moratoryum' gibi göstermeleri ve bunun karşılığında da sırf müzakere olsun diye müzakerelerin başlamasını kabul etmeleri en büyük risklerden birisidir. Buna mutlaka dikkat edilmesi gerekecektir."

"BM çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum"
KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, GKRY'nin resmi haber ajansı Kıbrıs Haber Ajansına verdiği röportajda, kapalı Maraş'a dair şu ifadeleri kullanmıştı:

"Maraş bölgesinde ne yapacaksak, BM ve uluslararası hukuk içinde olması lazım. BM ile çatışarak, anlaşmazlığa düşerek herhangi bir adım atılmaması lazımdır. Kıbrıs Türk tarafı sıkıntıya düşer. Yani orada bu kadar yıldır bir ölü kent var. Ne kadar süre daha böyle kalacak? Böyle kalmaması lazım ama açılış yöntemi bu mu olacak, BM kararlarına rağmen mi olacak? Ben, Kıbrıslı Türk lideri olarak uluslararası hukuk ve BM çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum."
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/kktc-basbakan-yardimcisi-ozersay-rum-tarafini-maras-surecine-dahil-edecek-bir-seyi-kabul-etmeyiz/1549362 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter