Hava Harbında Çok Rollülük Tartışmaları

Başlatan mhm, Eki 16, 2015, 10:39 ÖS

« önceki - sonraki »

mhm

Hava Harp Sahasında Çok Rollülük

 İnsan doğasının işleyişinde bizi diğer hayvanlardan farklılaştıran ve öne çıkmamızı sağlayan bazı özellikler vardır. İnsan doğasının işleyişine bakıldığında bu özelliklerden aklın insanı öne çıkaran temel etken olduğu görülebilir. Bu temel etkenin işleyişinin sonucu olarak farklılaşma denen kavramı farklı yorumlayarak, değişiklik gibi insan hayatının olmazsa olmaz bir parçasını yarattık. Bu parçamız hayatımızın her alanında etkili oldu. Bu parçayı kontrol edebilme kabiliyeti ise insanları farklılaştıran ve günümüz hayatında önemi artan bir kabiliyettir. Evet, ayatımızda yaşanan değişik olayları yürütebilme kabiliyeti ise insanları kendi içinde birbirinden ayıran bir etkendir. Bu etken kimi zaman öyle etkili olabilmektedir ki insan hayatının devam edip etmeyeceğine karar verebilmektedir.
 
 İnsan için aynı anda birkaç işi yerine getirebilme kabiliyeti çoğunlukla etkileyicidir. Böyle de olmalıdır çünkü bir şeyleri yapabilmenin arkasında ki biyoloji insanı diğer hayvanlardan farklılaştıran başka bir temel etkendir. Durumun etkileyiciği sadece yapan için değil aynı zamanda etkilenen veya izleyen içinde geçerli ve etkileyicidir. Buradan da aslında farklı bir kavrama geçilir. Yetenek kavramının kabiliyetleri yerine getirmede gerekli açıklamayı yapabilecek olması burada anlaşılması gereken konudur. Yeteneğin etkileri, kabiliyetlerin nasıl ve ne şekilde ortaya konacağını belirler. Yani yeteneğin kullanım kılavuzu burada ortaya çıkar.
 
 İnsanı etkileyen yetenekler ise çoğunlukla ortaya konabilenin miktarı ile insanı etkilemektedir. Yani yeteneklerin miktarı ve yapabildikleri insanların etkilenme ve etkileme miktarını belirler. İnsanı yetenek bağlamında en çok etkileyen durum ise aynı anda birden fazla yeteneğin ortaya konabildiği durumdur. Burada ki kilit nokta birden fazla işin aynı anda yürütülebilmesidir. Bir insan aynı anda birden fazla işi başarabilen bir insanı gördüğü zaman o kişiden etkilenecektir! Eğer bu yetenekli kişi normal davranışlar! yaparken görülürse kimseyi etkileyemeyecektir ve insanlar o kişinin özel bir kişi olduğunu bilmeyecektir. Ancak eğer bu kişi normal hareketler sırasında bile diğer insanlara yetenekli olduğunu bildirebilirse tekrar o insanlar tarafından ilgi ile karşılanacaktır.
 
 Hava harbı insan aklına paralel olarak değişmektedir. İnsanın normal hayatında olduğu gibi yetenekler burada da önemlidir. Ancak burada önemli bazı farklılıklar vardır. Bu farklılıklardan biri ortaya konan bir yeteneğin her zaman etkileyici olmadığıdır. Burada karar verici bölüm ortaya konanın yerine ve zamana uygun olmasıdır. Bir yeteneğiniz olabilir ancak bu yeteneği doğru zamanda kullanmazsanız başkaları tarafından ilgi ile karşılanmak yerine ilgisizlik ve umarsamazlıkla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yeteneğinizin hiçbir anlamı kalmaz. Çok rollülük de yetenekle ilişkisinden dolayı harp sahasında ki etkisi belirli durumlarla sınırlandırılmıştır. Hava harbı özelinde ise bu durumun etkileri çok önemli olduğundan çok rollüğün ne olduğu, çok rollülüğe nasıl bakılması gerektiği, çok rollülüğün gerçekte her zaman iyi bir şey mi olduğunun farkına varabilmek harbın bütün çevresini değiştirebilecek sihirli iksiri içinde barındırmaktadır.

 İşte bu yazı ile amaçlanan sürekli insanın etrafında dolanan çok rollülük konusuna hava harp sahası özelinde bakmaktır. Böylece hava harbınde çok rollüğün anlaşılması domino taşı etkisiyle deniz ve kara harp sahasında da etkili olacak ve istenilen durumun ortaya konmasında veya anlaşılmasında oldukça etkili olacaktır.

1. Çok rollülüğün işleyişi
 
 Çok rollülükte olayların gelişim yapısını anlamak devamlılığın sağlanmasında son derece önemlidir. Bu yapının algılanması çok rollüğe ne zaman ve nasıl ihtiyaç olacağını belirlediğinden, bu durumun aslında gelecek olayları da ortaya koyacağından yapının anlaşılması elzemdir.

 İşleyişi anlamaya yönelik olarak ilk bakılması gereken çok rollüğün neden ortaya çıktığıdır. Bilindiği gibi uçakların hava harbını başlatması ile çok rollülük kavramı kendine yeni bir alan bularak tartışılmaya devam etmiştir. Burada tartışma birden fazla farklı içerikli görevi aynı platform altında yürütebilmek üzerine kuruludur. Bu sayede taraflar olası bir sıcak temasta birçok farklı avantaja sahip olabilirler. Örneğin komuta ve kontrolün oldukça kolaylaşması ortaya çıkabilecek avantajlardan bazılarıdır. Bu ve bunun gibi bir çok örnek verilebilir. Ancak bütün bu örneklerin arkasında aslında hava harekatının yüksek verimlilikle gerçekleştirilmek istenmesi vardır. Örnek vermek gerekirse her bir görev için farklı çeşit uçak üretmek bilindği gibi çok zahmetli olacaktır. Ancak bu uçakları operasyonel tutmak çok daha zahmetli olacaktır. Bu farklı uçakların yerine birden fazla görevi ica edebilen uçaklar verimliliği oldukça yüksek seviyeye çekebilirler.  Aslında verimlilik konusu tamamen ayrı konudur. Üzerinde çokca konuşulabilir. Ancak bu yazı için verimliliği konuşmak şimdilik yeterlidir.
 
 İşyeyiş konusunda anlaşılması gereken bir başka kısım da çok rollüğün etki alanının hava harbının iskeletini de içine almasıdır. Aslında teknik olarak düşünüldüğünde çok rollülük kendini hava harbının etki yüzeylerinin her alanında göstermektedir. Ancak hava harbını yüzeyden ve iskeletten etkileyecek az sayıda etken vardır ki çok rollülük bunlardan biridir. Bunun nedenlerine bakıldığında hava harbının iskeletini oluşturan kavramların çok rollüğü oluşturan kavramların ortak olduğu ve bu ortaklığın giderek daha da artması gösterilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken ortaklığın arkasında ki kavramların aynı kelimelerden oluşmuş olmasıdır. Kelimelerin farklı şekilde birleşimleri kendini bir yanda harbın iskeletinde bir yanda da harbın uç noktalarında bulur. Yani atomlarda olduğu gibi kavramları oluşturanlar aynıdır. Değişen sadece proton, nötron ve elektron ilişkilerinde olduğu gibi kelime sayısı ve birbirleri ile bağlanma biçimleridir.

 Gelişen teknoloji çok rollülüğün işleyişinde oldukça yüksek bir değere sahiptir. Burada tartışmanın çıkış noktası teknolojik gelişmişliğin sınırlarıdır. Teknolojinin sınırları görevleri ve dolayısıyla uçakları etkilemektedir/etkileyecektir. Günümüzde geldiğimiz noktaya baktığımızda bazı teknolojilerde belirli bir sınıra ulaştığımız görülebilir. Örneğin bir klasik ampul şu an ki şeklini aslında çok uzun süre önce almıştır. Yani gelişen teknoloji klasik ampulün üretilmesinde uzun bir süredir yanıt vermemektedir. Halen klasik ampulün üretilmesinde ilk çıktığı zaman ki yapı kullanılmaktadır. Burada malzemeler temelde değişmemiştir. Yani anlatılmak istenen klasik bir ampül için yapılabilecekler artık bellidir ve sınırlarına ulaşılmıştır. Günümüz teknolojisi klasik ampulü klasik ampul yapan özelliklerde ilerleme sağlayamamaktadır. Ancak klasik ampulün gelişiminin durması aydınlanma konusunda ilerleyişimizi durdurmamıştır. Teknoloji ortaya LED ampül gibi teknolojiler çıkarmıştır. Burada asıl soru olan aydınlanma sabit kalırken aslında olan aydınlanmaya giden yolun değişmesidir. Değişen yollar birçok şeyinde değişmesi anlamına gelmektedir. Hava harbında da teknolojik gelişmişlik nihai hedefimiz olan düşmanın yenilgisi düşüncesini değiştirmemiş sadece aydınlanma örneğinde de olduğu gibi amaca giden yolu değişmiştir. Bu değişikler bir şeyleri daha iyi, daha verimli yapmaktadır. Çok rollülükte de ilk anlaşılması gereken teknolojinin günümüz hava harp teknolojilerinde yapabildiklerinin sınırlı olduğudur.

 Teknolojinin hava harp sahasında yapabilecekleri sadece bir füzeyi daha uzun mesafe katettirmek değildir. Hava harbında ki birçok olay teknolojiden etkilenecektir. Ancak bu değişiklerden bazılarının anlaşıması daha zor olabilecektir çünkü dışarıdan ne kadar benzer görünsede içeriden durum farklı olabilir. Teknolojinin dolaylı etkisi olarak adlandırılabilecek bu durum kendisini görev tanımları ve içerikleri kısmında göstermektedir. Görevler tanımları ve içerikleri teknolojik gelişmelere paralel olarak değişmektedir. Görevlerin değişmesi demek uçaklar için her şeyin baştan başlaması anlamına gelmektedir. Çünkü uçakları var eden isterler değişmiştir. Buradan da çok rollüğün işleyişini anlabiliriz. Çok rollülük hava harbına dahil olduğu herhangi bir noktadan(Bu noktalar görevlere göre değişmektedir) başlayarak bu değişiklik fırtınasını sadece hava harbının değil harbın kalan bütün alanlarına da yayabilir. Ancak tekrar görevlere ve içeriklerine dönecek olursak bu değişiklik silsilesinin çıkış noktası olan görevlerde ki değişiklikler çok rollüğün anlaşılmasında bakılması gereken bir başka kısımdır.

 2. Görevler ne kadar derin ve kendine has?

 Görevlerin ne kadar kendine has ve derin olduğu bu yazı için tartışmanın bir kısmının üzerinde yürüyeceği konudur. Görevlerin farklı özelliklerinin, aslında incelendiğinde uçakları farklılaştıran etkiler halini aldığı görülebilir. Yani uçakların çok rollüğü üzerinde söz söyleyecek olan görevlerdir. Bu konuda ilk anlaşılması gereken teknolojinin gelişiminin görevlerin hepsini aynı şekilde etkilemediğidir. Gelişen teknoloji bazı görevleri daha da derinleştirirken bazılarını da ortadan bile kaldırabilir. Bunun nedenleri yine teknoloji kavramının içindedir. Yani teknoloji kelimesinin işleyişi ve anlamında ki değişmeler görevlerin kendine haslık ve eşsizlik derecesini belirlemektedir.
 
 Hava harbında bütün görevleri aynı koşullar altında değerlendirmek gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü her görevin kendine has durumları vardır. Ancak belli bazı görevler vardır ki bu yazı için çok iyi örnekler oluşturmaktadır. Savaş uçakları veya askeri uçaklar için CAS(Close Air Support) böyle bir görevdir. Teknolojinin değişimi bu görevi bir çok farklı anlamda ve şekilde değişikliğe uğratmıştır. Bu değişikliklerden ilk bakılması gereken CAS kısaltmasında ki 'close' kelimesinin neyi anlatmak istediğidir. Uçakların harp sahasında kullanılması ile birlikte kara birliklerinin havadan desteklenmesi mümkün kılınmıştır. Ancak uçakların 'air support' icra edebilmeleri uçakların teknolojilerin izin verdiği ölçüde olmuştur. Uçakların harp sahasında ki kullanımın ilk yıllarında ve uzun da sayılabilecek bir süre boyunca desteğin sağlanabilmesi için uçağın yakın olarak değerlendirilen mesafelerde hedeflerine angaje olmaları gerekiyordu. Burada yakın olmanın nedeni silahların etkili menzillerinin 'kısa' olması ve kullanımlarının uzun mesafeli angajmanlar için zor olması idi. Yani silahların özellikleri burada görevin içeriğini belirleyen etkiler olmuştur. Ama gelişen teknoloji mühimmatların daha uzun erimlere daha yüksek isabet oranıyla erişmesine neden olmuştur. Ancak bu defa da yakın kelimesi kendine başka bir dayanak noktası bulmuştur. Bu dayanak noktası düşmanı tespit edecek sistemlerin yakın olarak adlandırılacak mesafelerde işini yapabilmesidir. Silahlar her ne kadar uzun menzilli olsada düşmanı tespit ve teşhis edebilecek sistemler de yine yakın mesafelerden işlerini yapabiliyordu. Ancak teknoloji bir süre sonra tespit ve teşhis işini de 'yakın olmayan' mesafelerden gerçekleştirir oldu. Ancak ve ancak yakın kelimesi kullanımını kaybetmedi. Bu defada maliyetler uçakları yakın mesafeli destek görevlerine gönderir oldu ve olmaktadır. 'Uzun mesafeli' mühimmat ve tespit sistemlerinin maliyetleri o kadar yüksek olabildi ki kuvvetler eski usul yöntemleri kullanmayı tercih etti/edebilir/etmektedir. Bu nedenden ötürü yakın kelimesi varlığını sürdürmüştür. Ancak şu da var ki teklonojinin gelişimi uçaklar için yakın mesafeleri çok daha tehlikeli kılmıştır. Özellikle yakın mesafe hava savunma sistemlerinin etkinliği ve maliyeti yakın mesafeli hava-kara angajmanlarını oldukça tehlikeli hale getirmiştir. Ancak bunun karşılığında CAS görevlerinin temel yapısında ciddi bir değişiklik olmamıştır. Değişen sadece isterlere giden yol olmuştur.

 CAS kısaltmasında ki 'close' kelimesi yaşanan bunca gelişmeden sonra halen neden var sorusu karşımıza çıkan önemli bir sorudur. Burada yaşanan ise aslında çok daha farklı hale gelen görevlere bakış açımızı oldukça etkileyen kelimelerin, ifade ettikleri alanların değişmesidir. Yani günümüzde 'close' olan bir mesafe ile geçmişte close olan mesafe aynı değildir. Kelimelerde yaşanan bu değişim günümüzde silahları göreceli ve farklı yakınlık tanımlı yapmıştır. Bu durum aslında biraz füzelerin minimum menzillerine benzemektedir. Geçmişle bugünü karşılaştırdığımızda füzelerin menzillerinin arttığı açıktır. Ancak farklı silahlar için yakın olarak adlandırılan mesafeler değişmiştir. Bugün bir A sistemi ve X kuvveti için 10 nm yakın iken, bir B sistemi ve Y kuvveti için bu mesafe orta menzilli olarak adlandırılabilir. Hava kuvvetleri özelinde de yaşanan durum aslında bundan ibarettir. Hava harp sahası için geçmişte örneğin 10 nm orta veya uzun mesafeli olabilecekken günümüzde bu mesafe yakın olarak adlandırılabilmektedir.
 
 CAS görevlerinde yaşanan değişimler aktarıldığı üzere oldukça güzel bir örnektir. Teknoloji gelişimiyle nitel ve nicel birçok farklı gelişmeye sebep olmuştur. Günümüzde diğer görev tipleride bu tarz değişikliklere uğramıştır. Bu durum günümüzde her görev türünün yeniden analiz edilmesi gerektiği anlamına gelmektedir. Özellikle kelime tanımları üzerinde yaşanan gelişmeler görevlerle ilgili birçok şeyi değiştirmiştir. Bu değişiklikler ilk bakışta fark yaratacak gibi görülmeyebilir. Ancak dikkatli incelendiklerinde ne kadar ciddi fark yarattıkları görülebilir. Bu farklar öyle boyutlara ulaşabilir ki askerlerin hayatları bu farklara bağlı olabilir. Yani kalem kılıçtan keskin olabilir.  Yine bu atasözünde bile kelime farklılıkların demogoji gibi görünse de oldukça önemli olduğu ortadadır. Teknolojiler ve özellikle de kelimeler günümüz hava harbında değişiklikleri üstlenen kısımlar olmuşlardır. Bundan dolayı günümüzde görevler analiz edilirken şunun da farkına varılmalıdır ki görevlerin doğru analizi hava harbında daha iyiye ulaşmanın anahtarıdır ve bu durum uzun süre devam edecektir.
 
3. Hava harbında çok rollülük

3.1 Teknolojik olarak çok rollülük

 Uçakların etkili görev icra edebilmesi için ne kadar ve nasıl donatılması gerektiği tartışmalı olabilen bir konudur. Tartışmaya neden olan konu, görevi icra edebilecek en az ve en fazla sayıda ki özelliklerdir. Bu sorunun bir farklı versiyonu bir uçağın operasyonel olup olmadığını belirleyen sınırlarda kendini göstermektedir. Sorunun derinlerine inildiğinde bir görevi başarılı kılan etkenlerin niteliğinin ve niceliğinin karar verici olduğu görülebilir.
 
 Uçakların operasyonel olarak adlandırılmalarının arkasında belli kabiliyetlerin elde edilmesi vardır. Bu kabiliyetylerin elde edilememesi uçakların operasyonel hizmet vermesinin önüne geçecektir. Günümüzde farklı nedenlerden ötürü henüz herhangi bir ülkenin envanterine girmemiş uçağın tam operasyonel olması uzun sürebilir. Bu durumda uçak, mevcut gelişimini devam ettirirken bir yandan da kuvvetlere faydalı olabilmesi için belli kabiliyetlerin öncelik alması ve bu öncelikle uçağın tam operasyonel kabiliyetine erişminde ki uzun sürede de faydalı olabilmesi için askeri havacılıkta bazı kavramlar üretilmiştir. İngilizce de IOC(Initial Operetional Capability) olarak adlandırılan bu durumun yapısı incelendiğinde günümüzde çok rollülük kavramının hava harbıyla ilişkisi anlaşılabilir. IOC'nin deklere edilişi incelendiğinde kuvvetlerin isterlerinin veya bir başka deyişle görevlerin kuvvetler tarafından yorumunun farklılaştığı görülebilir. Yani bir uçak kuvvetler tarafından farklı amaçlar için farklı kabiliyetler gösterebilir. Bu durumda da kuvvetler uçağın farklı özelliklerinin olgunlaşmasını isteyecektir. Bu kısım anlaşılabilir.  Ancak üzerinde durulması gereken kısım kuvvetlerin farklı düşünmesinin arkasında ki uçak kabiliyetlerinin sınırlarıdır. Daha net bir ifadeyle uçakların kabiliyetlerinde ki sınırların keskinlik dereceleri ve birbiri ile olan ilişkileri aslında bir uçağın çok rollülüğünün derecesini belirleyen konudur.

 IOC'de görülen başlangıç kabiliyetinin tam operasyonel kabiliyete dönmesi aktarıldığı gibi günümüzde uzun sürebilen bir konudur. Bu durumda uçakların mevcut kabiliyetlerinden olabilecek en fazla şekilde yararlanmak için bazı planlamalar yapılması gerekir. Bu planlamada üzerinde durulması gereken görevlerin değerlendirilmesidir. Görevlerin değerlendirilmesi bakımından da bir uçağın IOC deklere etmesi önemlidir. Burada bir kuvvet için IOC ile tam operasyonel kabiliyetin farklılıkları, o kuvvetin çok rollüğe bakış açısını yansıtabilir ve buradan da çok rollülük üzerine yorumlar yapılabilir.

 IOC ile tam operasyonel kabiliyetlerin kuvvetler bünyesinde ki farklılıklarının arkasında en büyük pay kuvvetlerin farklı alanlarda etkinlik göstermesindedir. Farklı alanlarda ki etkinlik uçakları aslında hem çok rollü olmaya hem de eşsiz olmaya itmektedir. Burada eşsiz sözüyle anlatılmak istenen uçağın seçtiği bir alanda eşsiz olacak kadar derin birikime sahip olmasıdır. Bu durum farkedileceği gibi çok rollüğü temelde zıttır. Çok rollülük ve eşsizlik ilişkisinde ibre daha sonra değineleği üzere özellikle maliyetle çok rollü uçağa dönmektedir. Ancak bu durum bundan sonra çok rollüğün mutlak zaferi olarak kabul edilemez. Bugün birbirine zıt gibi görünen konular gelişen teknoloji ile, tıpkı kuantum mekaniği ve kütle çekiminin sicim teoremiyle birleştirilebilmesi gibi ortak bir çatı altında birleştirilebilir. Kuvvetlerde de benzer birleşme günümüzde çok rollülük altında yaşanabilmekterdir. Kuvvetlerin oldukça farklı ve zıt gibi görünen istekleri ortak bir çatı altında birleşebilir hale gelmiştir. Ancak kuvvetler her ne kadar aynı çatı altında birleşse de ortak operasyon yürütebilmek için uçakların farklı özelliklerinin kullanılması gerekmektedir. IOC'yi burada denkleme katan durum ise uçakların IOC ile seçilmiş kabiliyetleri kullanıma sunmasıdır. Uçakların bu kabiliyetlerinin elde edilmesinde IOC'nin o kuvvet için deklere edilmesi şöyşe bir etki yaratabilir: Günümüz uçaklarının teknolojik sistemleri  oldukça yüksek sayıda ve karmaşık olabilmektedir. Bu durum uçağın tam operasyonel hale gelmesi için uzun zaman harcanması ve özellikle de uçağın test sürecinin oldukça uzun olmasına neden olmaktadır. Ancak kuvvetlerin uçaklara olan nitel ve niceliksel ihtiyacı kuvvetlerin bir takım özelliklerden feragât etmesine neden olmuştur. Buradan ortaya çıkan IOC kavramı da aslında kuvvetlerin çok rollüğe olan müşterek ihtiyacını bir açıdan ortaya koymaktadır. Uçakların farklı kuvvetler için farklı zamanlarda IOC deklere etmesi aslında kuvvetlerin çok rollülüğe olan ihtiyacının ne boyutta olduğunu ortaya koymaktadır. Yani bir A kuvvetinin IOC deklere etmesi, bir B kuvvetinden önce veya sonraysa bu durum o kuvvetinin B kuvvetine göre çok rollülüğe daha az veya daha çok ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Ayrıca yine buradan kuvvetlerin kendi diğer harp sahalarına bakışları görülmektedir.

 Bir kuvvet için bir görev başarmanın ve başaramamanın derecesi o kuvvet için çok rolllüğün sınırlarını belirleyebilmektedir. Müşterek harp sahası, görevlerin derecesini kuvvetler için farklı kılabilir. Bir kuvvet için bir örneğin M görevi yüksek derece, ancak başka bir kuvvet için M görevi düşük derecede önemli olabilir. Buradan da görevlerin içeriklerinin ve kuvvetler için anlamlarının da tekrar denkleme dahil olduğu görülebilir. Eğer IOC ile tam operasyonel kabiliyetler görevleri 'daha fazla' ve 'daha az' başarılı kılıyorsa o zaman burada farkı yaratanın operasyonel kabiliyet ile artan çok rollülük olduğu sonucuna ulaşılabilir.
 
 IOC deklere etmenin çok rollülük ile direk ilişkisi ise tam olarak şöyledir: Bilindiği gibi IOC deklere eden bir uçak için, kuvvetlerden gelen istekler doğrultusunda belli özellikler üzerinde durularak çalışmalar yütülür. Bu özelliklerin ortaya konulma şekli veya çalışabilirliği uçağın görev profilini belirler. Ancak görülmesi gereken artık basit bir görevin icra edilmesi için bile geçmişte uçakları adanmış hale getiren özelliklerden birkaçının aynı anda çalışabilir olması gerekmektedir. Yani günümüzde bir uçağın sahip olması gereken özellikler o kadar artmıştır ve standartlaşmıştır ki bu özellikler uçakların farklı görevleri yeterince başarılı icra edebilmesini mümkün kılmıştır. Bu durumda çok rollülüğü işaret ettiğinden aslında günümüz teknolojisinin en temel seviyede her bir uçağı çok rollü yaptığı savunulabilir. Ancak günümüzde basit ve temel anlamda çok rollü olmak karmaşık anlamlarda etkisini kaybedebilir. Yani çok rollülük kavramının kapsadığı alanın değişikliği işin içinden birbirine zıt gibi görülen durumları aynı anda var edebilir. Bunun en büyük nedeni 'çok rollülük' kavramının anlamında ki esnekliktir. Ancak burada ki esnekliğin anlaşılmasında uçak kelimesi ile sadece tam anlamın belli bir kısmı kapsanacaktır. Yani çok rollülük sadece uçaklardan ibaret değildir. Konunun özellikle farklı bir tarafı vardır ki farkettirmese de oldukça önemlidir. Bu farklı alanın temelini dil bilgisi sözlükleri oluşturur.

3.2 Kelime grubu olarak çok rollülük

 Çok rollülük sadece teknoloji ile açıklanacak bir olgu değildir. Çok rollülüğün bir başka yüzü de vardır ki aslında pek önemli olarak algılanmasa da çok rollülükte önemli bir yere sahiptir. Dil bilgisiyle ilişkili olan bu yüz aslında kelimelerin tanımları ve kapsadıkları alan ile ilgilidir. Bu durumda incelenmesi gereken, kelimelerin neyi ne kadar kesin veya muğlak ifade etmesidir.
 
 Dil bilgisi açısından bir uçak ne zaman çok rollü olur sorusu bu tartışma için karşımıza ilk çıkan sorudur. Soru incelendiğinde "Bir uçağın herhangi bir hava-hava veya hava-kara mühimmatı taşıması onu çok rollü yapar mı?" gibi bir başka soruya olan çıkışı görülebilir. Aslında dil bilgisi ve etimolojik açıdan cevap basittir. Uçağın herhangi hava-yer veya hava-hava mühimmatı taşıyabilmesi ve bir şekilde o mühimmatı başarılı bir şekilde hedefe yollayabilmesi o uçağı sözlük içinde çok rollü yapar. Yani uçak kağıt üzerinde çok rollüdür. Ancak şunun farkına varılmalıdır ki kelimelerin anlamları sadece sözlükteki dil bilgisi açısından teknik olarak adlandırılabilecek anlamlarından ibaret değildir. Günümüz medeniyeti kelimelerin anlamlarını sözlüğe sığacağından çok daha kapsamlı hale getirebilir. Çok rollülük içinse durum tam olarak böyledir. Çok rollülük kavramı yarattığı kapsama alanı ile sözlük anlamının çok ötesine geçmiştir. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için hava harbına özgü temel konu ve kavramların üzerinden daha farklı bir şekilde geçilmelidir.

 Günümüzde operasyonel bütün avcı uçakları hava-hava ve hava-kara mühimmatı taşıyabilmektedir. Ancak bütün bu avcı uçakları çok rollü olarak tanımlanmaz. Burada kelime bilgisini ve ötesini çok rollülük ile ilişkilendiren iki temel soru vardır. Birincisi uçağın günümüzde ne adla adlandırıldığıdır. Yani günümüzde bu uçaktan beklenenin neler olduğudur. İkinci soru ise çok rollülük tanımında geçmişten günümüze nasıl bir değişiklik olduğudur. Birinci sorudan devam edilir ise öncelikle Batı menşeili, çoğunluğu Amerikan üretimi olan uçaklara bakılmalıdır. Amerikan sisteminde uçakların aldığı harf takıları bilindiği gibi 'fighter, bomber' gibi kelimelerin baş harflerinden meydana gelir. Bu adlandırma sistemi aslında gayet basit ve başarılıdır. Ancak bu sistemde ortaya şöyle bir sorun çıkmıştır: Teknolojinin gelişimiyle silahlı hava araçları birden fazla farklı saha görevini icra edebilmektedir. Yani uçaklar isimlerini aldıkları kelimelerin büyük çoğunluğunu aynı görev altında icra edebilir olmuştur. Bu nedenle uçakların yeni harf takıları almaları beklenmiştir. Ancak artan takı sayısı adlandırma sistemin basitliğini ve anlaşılabilirliğini tehdit etmektedir. İşte bu durumda bir seçim yapılmak zorunda kalınmıştır. Yani uçaklar çok rollüğe teknik anlamda ters bir şekilde belli bir alana yönelmeye zorlanmıştır. İsimsel anlamda yaşanan bu zorlama teknolojik anlamda uçakların geleceğini belirleyen unsur olmuştur. Uçakların özelliklerinin geleceği aldıkları isimlerin sonucu olarak bazı belli alanlara yönelmiştir. Bu durumda Batı menşeili askeri uçakların neredeyse tamamı kendilerine bir alan ve isim seçmiştir. Ancak seçilen bazı alan ve isimler çok rollülük tartışmalarının filizlenmesi için uygundur. F-111'de konumuz açısından güzel bir örnek olmaktadır. F-111 bombardıman yapması için üretilmiş bir uçaktır. Ancak buna rağmen b(bomber) takısı yerine f(fighter) takısı almıştır. Peki bu uçak neden b değilde f takısı almıştır? F-111'in kullanabildiği silah sistemleri listesinde AIM-9, AIM-54 gibi hava-hava füzeleri ve yüksek sayıda mermi kapasiteli bir makinalı top da bulunmaktadır. Ancak uçağın hava-hava mühimmatlarını kullanabilir olması uçağın avcı rolünde olacağı anlamına gelmez. F-111'in hava-hava silahlarıyla donatılmasında ki amaç uçağın her ihtimale karşı hazırlıklı olması düşüncesinden gelmektedir. Yani avcı rolü ikinci plana atılmıştır. Ancak buna rağmen uçak f takısı almıştır. Yani uçak bir anlamda çok rollü olduğunu belli etmiş bir anlamda da hedefine çok rollü olmayan bir strateji ile saldırmayı tercih etmiştir. Aslında uçağın bu şekilde adlandırılması çok rollülüğe bakış açısının ve çok rollülüğün kapsadığı alanın bir sonucudur. Yani bu bölümün ikinci paragrafında anlatıldığı gibi çok rollülük burada sözlük anlamının ötesine geçmiştir.

 Çok rollülük sorusunun ortaya çıkışından beri bir önceki paragrafla ilgili olarak ortaya çıkan bir başka soru daha vardır. O soru da bir savaş uçağı çıktığı uçuşta bir görev mi yoksa birden fazla sayıda görev mi icra etmelidir sorusudur. Bir F-16'yı ele alalım. Bombardıman içeren bir göreve bir F-16 genellikle hava-hava mühimmatsız gönderilmez. F-16'nın yapısı aynı anda farklı görevli mühimmatların taşınması için uygundur. Ancak burada bizi ilgilendiren bir durum vardır. O hava-hava mühimmatları kendini korumak amaçlı mı yoksa olası bir başka görevlendirme için mi yüklendirilmiştir? Düşünelim ki eskortsuz F-16'tımız tüm hava-yer mühimmatını kullandı ve dönüş yolunda. Bu sırada cephenin başka bir yerinde bir hava-hava çatışması yaşanıyor. Bu çatışmada bizim tarafımız düşmandan daha üstün. Ancak şöyle bir durum var ki bizim görevimizi icra ettiğimiz anda havada olan hem bizim hem de düşman uçakları bütün hava-hava mühimmatları kullandı. Her ne kadar sahada bizim uçaklarımız daha üstünde olsa düşman uçakları halen saldırılarımızın bir kısmını savunabilecek kadar uçuş alanına sahip. Mühimmatı biten uçakların yerlerine geçecek yeni uçaklarımız yolda. Yani durum kontrolümüz altında. İşte can alıcı soru burada geliyor. Hava-kara görevinden gelen hava-hava mühimmatı yüklü F-16'mız bu hava çatışmasına dahil olmalı mı, dahil olması ne gibi değişiklere neden olur?
 
 Doğru cevap dahil olmamalıdır. Çünkü F-16'nın hava-yer görevinden sonra bu hava-hava görevinde yaratacağı tek fayda zaten gelecek uçaklarımız tarafından düşürülecek düşman uçaklarını 10 dakika sonra değilde 5 dakika önce düşürmek olacaktır. Buradan bakıldığında uçakların daha erken vurulması iyi karşılanabilir. Ancak hava-yer görevli F-16'mızın plan dışı bir göreve verilmesinin zararlı yönleri de olacaktır. Bu zararlara planlanmamış bir rotadan gelen uçağın dost düşman tanımında yaşanacak zorluklardan komuta kontrolde yaşanacak sorunlar örnek verilebilir. Artı ve eksiler terazinin kefelerine konulduğunda bu örnek için eksiler daha ağır basmaktadır. Bu durum sadece belirli bir üstünlüğün sağlandığı durumlarda değil ayrıca savunma mekanizması da bu şekilde yürümelidir. Uçaklar kendi insiyatifi ile değil, sadece komutadan gelen emir doğrultusunda plan dışı uygulamalara gitmelidir.

 Bu örnekten çok rollülük için bazı sonuçlar çıkarılabilir. Çıkarılabilecek ilk sonuç çok rollüğün devreye nereden nasıl girmesi gerektiğidir. Yani görevler planlanırken uçağın bir uçuşta icra edeceği görevler uçağın donatılmasında etkili olacağı için, bu durumun da görevin başarısını etkileyeceğinden çok rollüğün burada devreye farklı bir yolla girmesi gerekir. O yol çok rollüğün bir uçuş için değilde birden fazla uçuş için devreye girmesi gerektiği yoldur. Çok rollülük günümüzde bir uçağın birden fazla görevi aynı anda veya tek bir uçuşta icra edebilmesi üzerinden yürümemektedir. Ancak yapılması gereken paketin çok rollü olmasıdır. Paket içinde örneğin hava-hava görevi icra edecek uçakların eğer hesap dışı bir görevi (örneğin bir ambush CAP'a maruz kalmış uçaklara yardıma gidilmesi) yerine getirme görevi almışsa burada görevlendirilen uçaklar sadece o paketin hava-hava uçucuları olmalıdır. Örneğin gerekli yer hedefini vurduktan sonra dönüşe geçen bir pakette sadece hava-hava görevli uçaklar olası hava-hava yardım talebine cevap vermelidir. Burada paket içinde ki hava-kara görevli uçaklar tüm hava-yer mühimmatını kullansa ve sadece hava-hava mühimmatı kalsa dahi çok uç senaryolar dışında yardıma gitmemelidir. Benzer durum hava-yer görevi icra eden uçaklar için de geçerlidir. Bu uçaklar uç senaryolar haricinde sadece yer birimlerine destek vermelidir. Belirtildiği gibi böyle durumlar ön görülüyorsa gerekli düzenlemeler paket dahilinde yapılmalı yani pakete farklı görevler için uçak eklenilmeli veya çıkarılmalı ve uçaklar bu doğrultuda donatılmalıdır.
 
 Farkına varılması gereken şudur ki günümüzde hem teknolojik olarak hem de dil bilgisiyle ilişkili olarak teknik anlamda bazı sakıncalar bulunmaktadır. Bu sakıncalar çok rollülük ile ilgili sınırları belirlemektedir. Örneğin çok rollülük kavramı tek bir uçak bazında, birden fazla görevi birden fazla uçuşta icra etmeli şeklinde olmalıdır. Ancak paket için çok rollülük kavramı da mümkün olduğunca fazla sayıda görevi tek bir uçuşta icra etmelidir şeklinde olmalıdır. Bir uçağın tek bir uçuşta birden fazla görev icra etmesi istenilen durumdur fakat bir alandaki teknoloji ne kadar gelişsede ona karşı alanda ki teknolojide gelişmektedir. Yani çok rollülük bir taraftan çok daha kolay ve etkili hale gelsede bu duruma karşı önlemlerde gelişmektedir. Burada yapılması gereken çok rollülük kavramına mümkün olan en çok sayıda yönden bakmaktır. Ancak eğer teknolojik gelişmelerde bir sınıra ulaşılırsa o zaman bir uçağın tek bir uçuşta çok sayıda etkili görev icra etmesi mümkün olacaktır. Bu aktarılan nedenlerden ötürü her bir görev kendine has yani tek bir amaca yönelik olarak planlamalı ve uçaklar bu görevler için adanmış olarak donatılmalıdır. Günümüzde çok rollülük kelime grubunun anlattığı ifadelerden biri budur. Mesajı Paylaş

mhm

4. Hava harbında uçak dışı çok rollülük

 Çok rollülük sacede uçaklar ile özdeşleşen bir konu değildir. Uçaklar dışında neredeyse tüm deniz, hava, kara platformlarında anlam bulabilecek bir konudur. Bu yazının konusu olan hava harbında ise çok rollülüğün anlamı ve şekli ile kendine has bir bazı durumları ortaya çıkarabilmektedir. Bu durumların  görülebileceği ortamlar uçak kelimesinin hava harbından  silah olarak çıkarılmasıyla elde edilebilir. Uçağın sadece araç olarak yer aldığı bu durumlarda geride kalanlar bellidir. Mühimmatlardan, podlardan ve sistemlerden oluşan bu grubun çok rollülük ile yorumlanması, mühimmatların ve podların lojistiğinden etkili kullanılmasına kadar birçok alanda etkisini gösterecektir. Yazının bu kısmında bizim için önemli olan kullanılan mühimmat veya podun teknolojik tek başına ve sistemler bütünü olarak olarak ne kadar başarılı olduğu yani işini tek başına ve toplu olarak ne kadar iyi yapıp yapamadığıdır. Konunun maliyetle olan ilişkisine bu yazının devamında değineleceğinden şu an bulunduğumuz kısım için maliyet etkisi dikkate alınmayacaktır.
 
 Hava savunma bilindiği gibi iki farklı şekilde icra edilir. Ya yer konuşlu silahlarla düşman hava araçlarının işlevsiz kalması ya da uçar araçlarla ile düşman hava araçlarının işlevsiz kalması sağlanır. Bu iki farklı durumun ortak bir çatı altında konuşulmasına neden olan ise her iki savunma şeklinin günümüzde icrasının üzerinde kurulu olduğu füzeler ve arayıcı başlıklarıdır. Tayfın farklı kısımlarını kullanan arayıcı başlıklar temel olarak aynı prensibe sahiptir. Yani ikisi de hedeflerlerine elektromanyetik dalgaların arkalarında bıraktığı ize göre işlev görürler ve  angaje olurlar. Bu nedenlerden ötürü yer veya hava konuşlu platformlardan atılan füzeler birbirlerinden oldukça etkilenmiştir. Örneğin AIM-7 Sparrow hava-hava füzesi geçirdiği bir kısım değişikle satıhtan havaya atılabilen bir füze halini almıştır. Hatta günümüzde AIM-7 büyük oranda kullanımdan kalkmış olsa bile Sea Sparrow versiyonu halen kullanımını ciddi seviyede sürdürmektedir. Bu kısım ilk başta çok rollülükle ilgisiz gibi görülebilir. Ancak aslında AIM-7'yi değiştiren ve çeşitlendiren bizim çok rollülük arayışımızdır. Her ne kadar Sparrow ve Sea Sparrow aynı işi yapıyor gibi görünse de atıcı platformun farklılığı, füzeleri farklılaştıran ve onları farklı rol arayışlara sürükleyen etkendir.

 Farklı rol icra edebilmek çok rollü olmayan platformlar için bir takım zorluklar getirecektir. Burada özellikle lojistik destek daha yüksek bir şiddetle zorluklarla neden olabilmektedir. Çok rollü podlar ve silahlar lojistik açıdan büyük faydalar sağlayabilmektedir. Çünkü tekdüzeleşen envanter, kullanılan pod veya bombanın kullanım prosedürleri her ne ise ona göre gerekli düzenlemeleri yapabilir. Yani yapılacak değişiklikle ciddi derece optimize olmuş bir lojistik yapı ortaya konulabilir. Bu sayede oldukça hızlı ve başarılı işleyen bir lojistik sisteme sahip olunabilir. Ancak dikkat edilmelidir ki şekil alabilme kabiliyeti işin çekirdeğini oluşturmaktadır. Farklı araçların bulunduğu envanterde prosedürelerin şekil almaları zordur. Prosedülerde yaşanacak bu durum, işin lojisik kısmında da kendisini gösterecektir. Katı ve esneneyemez durumda olan prosedür çok ciddi zaman ve iş gücü kaybına neden olacaktır. Bu da lojistiğin tam felakete dönmesi anlamına gelmektedir.

 Lojistik konusu geride bırakıldığında çok rollülükte ki temel olan konulara geri bölünebilir. Kelimelerin anlamları ve kapsadıkları alanlar burada da aynı derece de önemlidir. Ancak her şey aynı şekilde gerçekleşmeyecektir. Farklılıklar olacaktır. Özellikle de füze ve roket teknolojileri en çok etkilenebilecek konudur. Bir füzenin birden fazla amaçla kullanılması lojistikten eğitime kadar bir çok farklı alanda faydaya neden olacaktır. Ancak bilinmelidir ki bu etkiler belli özel durumlar altında geçerli olmaktadır. Yani faydalı kabiliyetler çok rollülüğün belirli seviyeleri arasında geçerli olmaktadır.
 
 Belirli seviyeler sorusu bir çok farklı şekillerde kurulabilir ve genişletilebilir. Böyle bir örnek, bu yazı için hava harbında tekdüzelikle çok sayılı olmak arasında ki ilişkiye benzeyebilir. Bu ilişki her ne kadar iki tarafın çatışması gibi gözükse de aslında iki tarafta birbirinden farklı alanlarda hüküm sürmektedir. Sorun, bu iki farklı konunun düzgün bir şekilde birleştirilememesidir. Bu ikiliyi bir araya getirebilmek için öncelikle bunların hükümdarlık sınırlarının görülmesi gerekir.
 
 Tekdüzelik günümüz de birçok anlam ve biçimde düzen kelimesiyle eş anlamlı çalışır. Örneğin hava kuvvetleri için tekdüze bir filo yapısı en başta lojistik ve eğitim faaliyetleri anlamında birçok olumlu sonuca ev sahipliği yapacaktır. Uçak dışı faaliyetlerde de tekdüzelik benzer etkileri yapacaktır. Ancak tekdüzeliğin bazı sorunları da vardır. Örneğin bir füzenin belli koşullar altında yeterince başarılı olamaması bu tekdüze yapı için bir kronik sorun teşkil edecektir. Bu sorun düşman tarafından avantajlı şekilde kullanılır ise çatışmadan kısa süre içerisinde mağlup ayrılılabilir. Bu duruma çözüm olarak sorunlu olan kısımları kapatacak şekilde farklı silah sistemleri tedarik edilebilir ancak bu defa da özellikle mali ve lojistik açısından birçok sıkıntı baş gösterebilir. Anlaşılacağı gibi bir önce ki cümlede tekdüzelik ile çok sayılılık birbiri ile çatışmaya başlamıştır. Ancak dikkatli düşünüldüğünde her iki seçeneği de var edecek bir çözüme ulaşılabilir.
 
 Askeri havacılıkta hem yer hem de hava hedeflerine angaje olabilecek bir mühimmat üretmek uzun süreden beri arzulanan bir düşüncedir. Hatta birçok kişi olası böyle bir mühimmatın sadece hava araçlarından değilde yer konuşlu araçlardan da(örneğin hava savunma silahı olarak) kullanılabilmesini arzulamaktadır. Aslında günümüz teknolojisi buna bir ölçüde izin vermektedir. Örneğin AIM-120 AMRAAM ufak değişikliklerle yer konuşlu bir hava savunma füzesine dönüştürülebilir. Ancak belirtildiği gibi hedef bundan çok daha ötesidir. Ortaya konacak böyle bir mühimmatla hem tekdüzelik anlamında hem de çok sayılılık anlamında istenilen etkiler aynı anda ortaya konabilir. Aslında bakıldığında şu an da mühimmatlarda kullanılan başlık teknolojileri belirli bir hal almıştır. Örneğin IR güdümlü bir AIM-9 ile yine IR güdümlü bir AGM-65 teorik olarak aynı teknolojiyi kullanmaktadır. Ancak bu mühimmatlar aynı başlık teknolojisini kullanıyor olsalarda birbirlerinin yaptığı işi yapamazlar. Ayrıca bir başka durumda vardır ki IR başlıklı silahlar her koşulda değil belirli koşullar altında çalışabilmektedir. Yani sadece IR başlık teknolojisi günümüzde kullanılacak ortak bir mühimmat projesinde istenilen sonucu vermeyecektir. Ancak gelişen teknoloji bu soruna da bir cevap bulmuştur. Cevap bir füzenin yönlendirilmesi için iki veya daha fazla sayıda başlık birimi yani iki veya daha fazla sayıda farklı başlık teknolojisinin aynı anda kullanılmasıdır. Hybrid başlık olarak tanımlanan bu başlıklar örneğin hem IR hem de radar arayıcı başlık ile birbirlerinin çalışmadığı anlarda birbirlerini destekleyerek füzeyi hedefine ulaştırabilirler. Bu hybrid başlıklar çok farklı şekilde gelişebilirler. Mevcut başlık teknolojileri de böyle bir yapıyı destekleyecek hale getirilebilir.
 
 Hybrid başlık üzerine bir süredir çalışmalar yürütülmektedir. Burada bu yazı için önemli olan hybrid başlıkların tek düzelikle çok sayılılığın aynı anda var olabileceğini ortaya koymasına imkan verecek olmasıdır. Örneğin IR ve aktif radar başlığa sahip bir füze duruma göre uygun olan başlığı kullancağıdan çok sayılılığın avantajlarından yararlanabilecektir. Daha büyük ölçekte bakıldığı zaman da bir füzeye belli başlıkları koymak orta ve uzun vadede tekdüzeliğin yarattığı avantajları ortaya koyacağından hybrid başlıklar ile her iki durum aynı anda sağlanabilecektir.
 
 Yukarıda arayıcı başlık üzerinden açıklanan durum aynı temel özelliklerle, mühimimat ve podların diğer kısımları içinde geçerlidir. Benzer teknolojik atılımlar daha birçok projeyi olumlu yönde etkileyecektir. Ancak anlaşılması gereken teknolojik gelişmelerin her zaman aynı seviyede etkili olmadığıdır. Bu duruma neden olan etkenlere bakıldığında bazı teknoloji dışı etkenlerin oldukça etkili olduğu sonucuna ulaşılabilir. Bu teknoloji dışı etkenlerden en etkili olanı maliyettir ki üzerinde ayrı olarak durulması gerekmektedir.
 
5. Maliyet ve çok rollülük

5.1 Maliyet kavramında insan etkisi

 Maliyet kavramı günümüzde çok rollülük üzerinde açık ara farkla en çok etkili olan konudur. Özellikle de araç ve gereçleri çok rollü olmaya yaklaştıran ve bazen de uzaklaştıran konudur. Bu gibi durumladan dolayı maliyetlerin etkileri kesinlikle incelenmeye değmektedir. Aslında maliyetlerin çok rollülük üzerinde ki etkisi görece basittir. Günümüz koşullarında mümkün olduğunca fazla görevi icra edebilmek çoğu durum için, özelliklede günümüz teknolojisinin etkisiyle, oldukça düşük maliyetli olabilmektedir. Bu kısım temel ekonomik etkenler tarafından açıklanabilir. Üretim sürecinde yaşananlar ve parçaların olabildiğince maliyeti etkin üretilmesi  o maddenin madenden ilk çıkarımına gidebilen süreçler sonucudur. Ancak bu yazıda üzerinde durulacak olan bu klasik olarak adlandırılabilecek maliyetler değildir. Burada üzerinde durulacak konu maliyetler karşılığında insanın etkinliğinin ne kadar etkili olabildiğidir. İnsan etkinliği günümüzde artan bir öneme sahiptir. İnsan verimliliği ile adlandırılabilecek bu konu maliyet ile incelendiğinde ortaya farklı, görülmesi zor olan sonuçlar çıkarabilir. Bu sonuçlardan bazı kurallar ortaya konulacaktır ki bu kurallar insan veya makina için varoluşun temel kuralları olabilir. Kurallarda yaşanacak değişiklikler de hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle sorulması gereken sorulardan biri şu şekilde olabilir: Eğer insanın etkinliği düşer ve insan hayatı daha tehlikeli olursa o zaman kurallar nasıl değişmelidir?
 
 Maliyet ve insan ilişkisine bakılınca durum basit bir düşünceyle pozitif görülebilir. Örneğin bir askeri pilotun eğitiminde pilota ne kadar çok imkan sağlayabilir veya bir başka değişle ne kadar çok para dökerseniz o pilottan maliyetine değecek şekilde iyi olmasını beklersiniz. Ancak bu basit düşünce şeklinin büyük bir zaafı vardır. O da insanların yapabileceklerinin sınırı ve özellikle de riskidir. Günümüzde bir insanın eğitimi küçük yaşta başlar ve insanın yetenekleri ve istekleri doğrultusunda devam eder. Ya da en azından böyle olması beklenir. Ancak burada hava harbı için zaaf yaratabilecek kısım insanların aynı olmamasıdır. Bu farklılıklar insanları yaptıkları işte farklı konumlarda olmalarına neden olur. Ancak çok rollülükte istenen insanların mümkün olduğunca aynı olmasıdır. Askeri kurumlar personel şeçiminde birçok farklı uygulamaya gider. Bu uygulamada amaç istenilen özellikte personel edinilmesidir. Yani çok rolülüğe paralel olarak maliyet dışı nedenlerle aynı tarzda insan gruplarının kuvvetlere kazandırılması istenmektedir. Her bir grubun işi farklı olacaktır. Ancak bizi insan yapan özellikler bizi öyle farklı kılar ki her ne kadar aynı işi yapıyor gibi görünsekte aslında risk kavramın işlevi ve işleyişi her bir insan için farklı olabilir.

 Günümüzde hava harbında bazı görevler oldukça farklı araç ve gereç gerektirir. Bu nedenle bu farklı araç ve gereçleri kullanacak personel araç ve gereçlere göre eğitimden geçer. Bu durum çok rollülük adına istenmeyen durumdur. Çünkü farklı eğitim, farklı ve daha fazla maliyet gerektirebilir. Aslında halen bu farklı eğitimlerin hepsini bir araya getirerek ortak bir eğitim planı ortaya konulabilir. Ancak bu durumda da insanların sahip oldukları özellikler ortaya farklı bir risk çıkaracaktır. Bilindiği gibi insan beyninin bir sınırı, farklı özellikleri vardır. Bu özellikleri basitçe yetenek olarak adlandırırsak yeteneklerin ortaya konması riski yaratan kısımdır. Örneğin bir pilot hava-yer görevlerini hava-hava görevlerinden daha başarılı bir şekilde yürütebilir. Ancak eğer biz bu pilota hava-hava görevleri için çok rolllülük adına ileri hava-hava tekniklerini öğretirsek yetenek farklılığından ötürü bu pilotun hayatta kalma şansı hava-hava yetenekli bir pilota göre daha düşüktür. Tabi ki aktarılan bu durumu ortaya koymakta birçok farklı etken vardır ancak konunun anlaşılabilmesi için bu etkenlerin belirli seviyelerde tutulduğu ve seviyelerin uç noktalara ulaşmadığı kabul edilmelidir. Benzer bir başka örnekte farklı tip uçakların eğitiminde verilebilir. Bir pilot vüducudunun gösterdiği tepkiler nedeniyle jet uçağı pilotu olamayabilir. Ancak eğer biz bu pilota çok rollü eğitim adına jet uçağı kullanımı ile ilgili bilgiler verirsek hem zamandan, hem başarılı bir jet pilotu eğitiminden dolayısı ile başarılı bir görev profilinden mahrum kalabiliriz. Yani anlaşılması gereken şudur ki çok rollülük adına yapılan çok ortak noktalık hava harbınde her zaman olumlu sonuçlanmayabilir. Bunun nedenleri yeteneklerde yatmaktadır. Unutulmamalıdır ki fizyolojik ve psikolojik olarak farklılıklar o insanların eğitiminde ciddi mali farklılıklara neden olabilir. Yani anlatılmak istenen insan olma faktörünün olduğu yerlerde maliyetten kaçmanın halen yüksek riskli ve telafasi olmayan sonuçlar doğurabileceğidir. Bu açıdan bakıldığında çok rollüğün dişlerini geçiremediği bir kısım olarak eğitim faaliyetleri örnek verilebilir. Evet, eğitim faaliyetlerinin maliyetleri azaltılabilir veya arttırılabilir fakat ortaya çıkacak risk şu an ki dünya düzeninde kesinlikle kabul edilebilir seviyenin üzerinde olacaktır.

  Basit anlamda çok rollüğün maliyetlerin artmasına neden olduğu veya olmadığı savunulabilir. Ancak dikkate alınması gereken sadece kağıt üzerinde yazılı olan kurallar değildir. Henüz kağıda geçiremediğimiz ancak büyük ölçekte etkisinin daha büyük olduğu örneğin insanın verimliliği gibi kavramlar oldukça ciddi farklılıklar yaratabilir.
 
 Aslında burada maliyet kavramı için çok rollülükle ilişkisinde genel yargılar kullanmak doğru değildir. Çok rollülük bazen düşük maliyetli bazen de yüksek maliyetli olabilir. Bu gibi durumlar karşısında hesapların yeterince derin yapıldığından emin olunmalıdır. Yeterince derin yapılan sayısal hesapları, sayısal veri içeren ancak pek de öyle görünmeyen, resmin tamamını aydınlatacak nitel ve nicel özellikler izlemelidir.

5.2 Kullanım kolaylığı ve maliyet

 Bir uçağı kolay kullanabilmek bir pilot için oldukça önemlidir. Pilotun istediği özelliği olabildiğince hızlı bir şekilde kullanabilmesi pilota kendini diğer işlere daha fazla odaklama imkanı verecektir. Genel olarak kullanım kolaylığı olarak adlandırılabilecek bu durum aslında oldukça önemlidir. Ancak bu kağıda geçmememiş olan, uçağın pilotlarına sunduğu kullanılabilirlik özelliğinin maliyetle olan ilişkisi üzerinde pek durulmamıştır. Bu ilişkinin incelemesi uçakların çok rollülüğüne maliyetlerin etkilerini daha net bir şekilde ortaya koyacaktır.
 
 Bir şeyi kolayca kullanabilmek bizler için oldukça önemlidir. Bu sayede zamandan oldukça tasarruf edebilmek mümkündür. Bu tasarruf farklı işler yapmak için kullanılabilir. Pilotlar içinde durum böyledir. Tasarruf pilota diğer işlerine daha fazla odaklanma imkanı verecektir. Bu durumda örneğin uçuşa daha fazla odaklanma ile daha iyi bir uçuş profili ortaya konulacağından görev çok daha başarılı bir şekilde icra edilebilecektir. Ancak eğer uçağın kullanılabilirliği yeterince kolay olmazsa uçak kağıt üzeri verilerde ne kadar iyi olursa olsun kullanımı sırasında bazı zaaflar ortaya çıkacaktır. Çok rollü uçaklarda ve dolayısıyla çok rollülükte bu noktadan denkleme girmektedir. Günümüzün çok rollü uçakları, çok rollüğün gereği olarak bir çok farklı ekipman ve sistemle donatılmıştır. Bu çok sayıda ekipman ve sistemin karmaşa yaratmadan ve kolay bir şekilde kullanılabilmesi oldukça zordur. Pilotlar için kullanımı kolay bir uçak en az füzenin menzili kadar önemlidir. Kullanılabilirlik açısından gelişen teknoloji, sunduğu birçok karmaşık sistem kadar kolaylıkta kazandırmıştır. Bu sayede günümüzün yeni nesil uçakları eski nesil uçaklara oranla daha çok pilot dostu olmuşlardır. Ancak pilot dostu olmak kavramının maliyet ile ilişkisi günümüzde üzerinde ciddi bir şekilde çalışılması gereken bir konudur. Burada sorunun temeli kolay kullanım adına yapılan değişimin mali karşılığıdır. Yani kullanılabilirlik sayısal olarak kağıda döküldüğü zaman ne kadar bir maliyet ortaya çıkarmaktadır ve bu maliyet değecek midir? Yoksa ortaya çok daha farklı bir durum mu çıkacaktır?

 Günümüzde yeni nesil uçaklar gelişen teknoloji sonucu çok rollü olmak üzere görevler üstlenebilirler. Bu yeni nesil uçaklar gelişen teknolojinin sonucu olarak günümüzün en pilot dostu olması beklenen uçaklarıdır. Ancak burada sorun yeni nesil uçakların maliyetleridir. Maliyetler nedeniyle kuvvetler halen eski nesil uçakları kullanmaktadır. Ancak eski uçaklar pek de pilot dostu değildir. Maliyet hesapları yapılırken uçağın pilot dostu olması burada devreye girerek konunun gidişatını tamamen değiştirebilir. Kullanım kolaylığının satın alınabilirliği olarak adlandırılabilecek bu konu maliyet hesaplamalara farklı bir şekilde dahil olabilir. Örneğin bir uçağın tam operasyonel kullanılabilmesi pilotlar tarafından puanlanabilir. Uçakların buradan elde edecekleri puanlar, puan başı maliyetle çarpıldığı zaman ortaya çıkan sonuç uçağın maliyetleri ile farklı cebirsel işlemlere tabi tutulursa farklı göstergeler ortaya çıkabilir.
 
 Kullanım kolaylığını uçakların nesilleri ile ilişkilendirdiğimiz zaman yeni nesil uçakların daha kullanıcı dostu olmasından dolayı sağlayacakları mali ve zaman kazancı özellikle uzun vadeli durumlarda kendini hissettirecektir. Konunun daha iyi anlaşılması bakmından şöyle bir örnek ile kullanım kolaylığına dair veri elde edilebilir: Diyelim bizler pilotuz, elimizde de bir adet F-4 ve bir adette F-35 var. Önümüzde iki seçenek var. Birincisi F-4 ile uçmak, ikincisi F-35 ile uçmak. Ancak bu iki uçağı uçurmakla ilgili şöyle bir durum var: Eğer F-4 gibi eski nesil ve daha az pilot dostu olan bir uçakla uçarsak biz belli bir miktar para alacağız ancak F-35 ile uçarsak herhangi bir para alma durumu söz konusu olmayacak. Böyle bir uygulamaya gidilmesinin sebebi F-35'in pilot dostu olmasının maliyetini hesaplamaktır. Bu örneğe verilecek cevaplarla farklı veriler ortaya konabilir ve bir önceki paragrafta da belirtildiği gibi ortaya farklı açıdan bakan göstergeler çıkabilir. Kullanım kolaylığına bu açıdan bakıldığında oldukça pahalı görülen F-35 gibi uçakların maliyetleri kabul edilebilir seviyelere inebilir. Yani çok rollüğün kullanılabilirliği işleri değiştirebilecek boyutlara ulaşabilir. Burada çok sayıda cihazı kontrol etmenin çok rollülükle olan ilişkisine dikkat edilmelidir.

6. Görevlerin gelişimi ve çok rollülük

 Görevlerin derinliğini tartıştıktan, çok rollüğü ve farklı bir maliyet ilişkisini gördükten sonra bakılması şiddetle tavsiye edilen bir başka, görevlerle oldukça yakından ilişkili bir konu vardır. Hava harbında gelişim kelimesi ile kendine yol bulabilen bu konunun okurlar tarafından anlaşılabilmesi için yazının bu kısmına şu ana kadar ki en büyük ve en kapsamlı ölçekten bakılması gerekmektedir. Görevlerin bir bütün olarak çok rollülük ile ilişkisini işleyecek bu kısım için ilk olarak bakılması gereken kısım teknolojinin bütünleşmeyle olan ilişkisidir. Günümüzde teknoloji aslında eskiye oranla çok daha evrenseldir. Bu nedenle meydana gelen gelişmeler geçmişe göre çok daha bütünleşmeye açık ve/veya bütünleyici olarak adlandırılabilirler. Ancak bu teknolojilerin dünyaya makinasal anlamda yayılma hızı haber olarak veya düşünsel anlamda yayılma hızından daha yavaş gerçekleşmektedir. Hava harbında da durum genel olarak böyledir. Teknolojinin bu etkisi aslında bütünleşmeyi de olumlu şekilde etkilemektedir. Ama burada ki bütünleşmenin ölçeği aktarıldığı gibi çok daha büyük bir ölçektedir. Yine bu bütünleşmenin hava harbında ki anlamı ise birkaç farklı görevin ortak icra edilmesi değildir. Bütünleşme burada en özel şekliyle hava harbının tamamına nüfuz edecektir. Yani örneğin bir CAP görevi sırasında herhangi bir düşman uçağının etkisiz hale getirilmesi bir pilot için sadece işinin bir parçası olmayacak harbın tamamında(kara ve deniz harbı da dahil) etkili olacaktır. Ancak bu etki sadece o büyük ölçekte görülecektir. Yani bir uçağın etkisiz hale getirilmesi örneğin komuta kademesi için bir anlam ifade etmeyebilir(yani yapılacaklar listesinden sadece 1 uçak eksilecek, listenin tamamı kaybolmayacaktır). Ancak özellikle günümüzde teknolojinin çok daha kelimeleşmesi sonucu o vurulan uçak çok daha farklı şeyler söyleyecektir. Burada işin aslında biraz demagojiye kaydığıda görülebilir. Kelimelerin anlattıkları günümüzde o kadar etkili ve özellikle de esnek olabilir ki bu durum teknolojinin ve etki alanının çok daha farklı algılanmasına neden olur. Burada anlatılanları somutlaştırmak için fiziğin temel konularından biri olan kütle çekimine bakılabilir. Kütle çekimi çok küçük ölçeklerde etkisini gösteremez. Bu etki çoğunlukla gezegen ölçeğinde net bir şekilde görülebilir ve açıklanabilir. Ancak aslında kütle çekimini var eden de atom altı seviyedeki parçacıklardır. Bu atom altı parçacıklar küçük ölçekte örneğin bir protonu elektrondan ayırmada hiç bir işe yaramazlar. Ancak ölçek büyüdüğü zaman kendi küçük ancak etki alanı kocaman olan bu parçacıklar anlam kazanacaktır. İşte bir CAP görevinde uçağın vurulması da günümüz hava harbında benzer bir etkiye sahiptir. Küçük, örneğin pilot ölçeğinde önemsiz olan uçak vurma ancak büyük örnekte oldukça etkili olan bu durumdur.

 Görevlerin derinliği teknoloji ile doğru orantılı olarak artarak gelişmektedir. Ancak bu durum görevleri birbirinden ayırmaz. Büyük ölçekte bu durum bütünleşmiş olacağından hava harbının tamamına nüfuz edebilecektir. Bunun nedenlerine inildiğinde aslında görevlerin teknoloji karşısında narinleşmesi vardır. Yani görevler giderek daha hassas hale gelmektedir. Buna somut örnek olarak günümüz hava-yer mühimmatlarının hedeflerini çok daha hassas bir şekilde vurması verilebilir. Bu durumun hassaslığı sivil yaşamın etkilenmesiyle ilgilidir. Günümüzde sivil yaşam hiç olmadığı kadar önemlidir. Geçmişte örneğin savaşlarda belirli bir sivil kayıp göze alınabilirken günümüzde bir tane bile sivil kayıp yeterince büyük bir felakettir. Bu nedenden dolayı mühimmatlarımızda oldukça akıllanmıştır. Ancak yapılacak hatalarla halen mühimimatın hedefini vurmayacağı bir durum meydana gelebilir. Bu durum günümüzde tam bir felakete neden olabilir. Anlaşılması gereken risklerin günümüzde hiç olmadığı kadar yüksek olduğudur. Bu durumda hassaslığı oldukça yükseltmektedir. Yani görevde yapılacak küçük bir hata bütünleşmenin sonucu olarak harbın her bir kısmında hissedilebilecektir.

 Tekrar edileceği üzere görevler aslında bir ölçekten gittikçe birbirinden farklılaşmaktadır. Ancak ölçek büyüdüğü zaman görevlerin ortak amaca yönelik olmasına mütakiben durum gittikçe bütünleşmektedir. Görevlerin gelişiminde bu duruma dikkat edilmelidir. Bu gelişmeler çok rollülüğü bir açıdan bakıldığında gelişmenin ilerleyebileceği tek yol olarak ortaya koyabilir. Yani çok rollülük bizim için nihai zorunlu sonuç olabilecektir. Durum böyle olacabileceğinden çok rollüğün en iyi şekilde ortaya konulması düşüncesi hava harbında bir çok değişikliğe neden olacaktır. En basitinden her ne kadar her bir görev bireysel anlamda daha derinleşse de yani görevle ilgili bilinmesi gereken bilgiler daha da artsada bu durum çok rollülüğün öğrenilmesi gerektiği düşüncesini etkilemeyecektir. Çünkü kavramlar burada farklı alanlarda etkili olmaktadır.
 
 Çok rollüğü günümüzde bu kadar farklı kılan etken aslında tekrar edileceği üzere teknoloji ve özellikle de kelimelerin soyut anlamlarının giderek artması ve değişmesidir. Hava harbının tamamını etkileyecek bu konu geleceğin anahtarını içinde barındıracaktır. Günümüzde çok rollülük öyle bir hal almıştır ki örneğin sadece hava-yer mühimmatı taşıyabilen bir uçak bile çok rollüğe hizmet edebilen bir araç olmuştur. Görevlerin derinleşmesi küçük ölçekte etkili olan ancak büyük ölçekte etkili olmayan ve çok rollülükten ayrı olan bir konu haline gelmektedir.
 
Saygı ve sevgilerimle. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter