İsrail ve Filistin Sorunu

Başlatan dalamper, Eki 15, 2015, 04:40 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Yakın

Mısır iyi çalışıyor. Olaya son dakika dahil olup tüm alkışları aldı. :)


"Hamas'ın iki numaralı ismi" Aruri Gazze'ye döndü

Filistin İslami direniş hareketi Hamas'ın sürgünde bulunan iki numaralı ismi Salih el-Aruri, Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı'ndan geçerek Gazze Şeridi'ne döndü.
Refah Sınır Kapısı Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, aralarında Hamas Siyasi Büro üyeleri Husam Bedran, İzzet er-Rişk ve Musa Ebu Merzuk'un da olduğu Aruri başkanlığındaki Hamas heyetinin sınırın Gazze tarafına geçtiği belirtildi.

Aruri ve beraberindeki heyet, Hamas lideri İsmail Heniyye ve Siyasi Büro üyeleri tarafından karşılandı.

Hamas Başkan Yardımcısı Salih el-Aruri, 2010 yılından bu yana yurt dışında sürgünde bulunuyordu.

"GÖRÜŞMELER UMUT VERİCİ"

Aruri'nin Gazze'ye dönüşü, İsrail ve Filistin medyasında, "Hamas ve İsrail arasında uzun vadeli bir anlaşma için üçüncü taraflar aracılığıyla yürütülen görüşmelerle alakalı olduğu" yönünde yorumlandı.

İsrail'in Haaretz gazetesi, Tel Aviv yönetiminin söz konusu görüşmelerden "umutlu" olduğunu yazdı.

Hamas-İsrail görüşmelerinin son dakikada akamete uğrama ihtimalinin her zaman bulunduğu vurgulanan haberde, bununla birlikte "hem Filistin hem de İsrail tarafının görüşmelerin iyi gittiği yönünde sinyaller verdiği" öne sürüldü.

Öte yandan, Yediot Ahronot gazetesi de Aruri'nin, "Gazze'ye girişine izin veren İsrail'in kendisini herhangi bir saldırıyla hedef almayacağı yönünde Mısır üzerinden güvence verdiğini" kaydetti.

Mısır'ın ara buluculuğunda yürütüldüğü iddia edilen Hamas-İsrail görüşmelerinde Birleşmiş Milletler (BM) Ortadoğu Özel Koordinatörü Nicolay Mladenov'un önemli bir rol oynadığı bilgisine de yerel basında çıkan haberlerde yer verildi.

HAMAS HEYETİ MISIR'DA

AA muhabirinin Hamas'a yakın kaynaklardan edindiği bilgiye göre, birkaç gündür Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Hamas'tan üst düzey bir heyet Mısır istihbaratıyla, Filistin ulusal birliği ve İsrail ile Gazze'deki direniş örgütleri arasında uzun vadeli bir ateşkes anlaşması sağlanması için yoğun görüşmeler yürütüyor.

Hamas Enformasyon Dairesi Başkanı Rafet Murre de yaptığı yazılı açıklamada, "Hamas'ın Filistin'de milli birlik arayışına ve Filistin halkının çıkarlarını gözeten uzlaşı arayışlarına bağlı olduğunu" belirtti.

NETANYAHU YURT DIŞI ZİYARETİNİ İPTAL ETTİ

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ilerleyen günlerde Kolombiya'ya yapmayı planladığı ziyareti "Gazze'deki gelişmeler nedeniyle iptal ettiğini" açıklaması İsrail basınında, Tel Aviv yönetimi ile Filistinli taraflar arasında yürütüldüğü öne sürülen görüşmelerin yoğunlaşacağı yönünde değerlendirildi.

Haaretz gazetesi, İsrail Güvenlik Kabinesinin Hamas ile muhtemel bir anlaşmayı görüşmek üzere pazar günü toplanmasının beklendiğini yazdı.

GAZZE HALKI GELİŞMELERİ YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Bu arada, Gazze'de bulunan AA muhabiri, söz konusu görüşmelerle ilgili sokağın nabzını tuttu.

İsrail ablukası altında 12 yıl boyunca büyük bir insani kriz yaşayan Gazzeliler, son gelişmeleri yakından takip ediyor.

Sokakta hemen herkesin dilinde, "İsrailli ve Filistinli taraflar arasında uzun vadeli bir anlaşma olabileceği ve bunun ablukayı hafifleterek yaşam koşullarını iyileştirebileceği ihtimali" dolaşıyor.

Bununla birlikte 2006'dan beri devam eden ablukanın kaldırılması ya da hafifletilmesi ile ilgili geçmişte yürütülen girişimler sonuçsuz kaldığı için Gazze'deki Filistinliler son gelişmelere temkinli yaklaşıyor.

Günün ortalama sadece yaklaşık dörtte birinde elektrik hizmeti alabilen, su ve sağlık hizmetleri gibi temel insani ihtiyaçlarını gidermekte büyük sıkıntı yaşayan Gazzeliler, içlerinde bulundukları bu durumu dünyanın gündemine taşımak için mart ayından beri yaptıkları gösterilerde 150'den fazla şehit verdi.

SALİH EL-ARURİ KİMDİR?

İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kenti yakınında bulunan Arura beldesinde 1966 yılında doğan Salih el-Aruri, El-Halil Üniversitesi İlahiyat Bölümünden mezun oldu.

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları'nın Batı Şeria'daki ilk yapılanmasının kurulmasında yer alan Aruri, 1992 yılında İsrail tarafından gözaltına alındı ve 15 yıl hapse mahkum edildi.

Aruri, 2007 yılında hapisten çıktıktan 3 ay sonra tekrar tutuklandı ve hakkında 3 yıl daha hapis kararı verildi. İsrail Yüksek Mahkemesi, daha sonra Aruri'nin serbest bırakılıp Filistin dışına sürgün edilmesini kararlaştırdı.

Lübnan'dan Gazze'ye bugün dönen Aruri, sürgün hayatının bir kısmını da Türkiye'de geçirdi.

https://www.ntv.com.tr/dunya/hamasin-iki-numarali-ismi-aruri-gazzeye-dondu,xGhMV231V0u0ahNvrBr38w Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD Filistinli mültecilere yardımı durdurdu

ABD, Birleşmiş Milletler'e (BM) bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu'na (UNRWA) yaptığı yardımları tamamen durdurma kararı aldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı, kuruluşu "düzeltilemeyecek kadar sorunlu" olarak tanımladı.

Bakanlık Sözcüsü Heather Nauert, "ABD yönetiminin konuyu dikkatli bir şekilde incelediğini ve UNRWA'ya artık yardım yapılmayacağını" söyledi.

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın sözcüsü Nabil Ebu Rudeyna ise Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada kararı, "halkına karşı bir saldırı" olarak yorumladı.

Rudeyna, "UNRWA'yı ortadan kaldırmaya ne ABD ne de herhangi bir başka ülkenin gücünün yeteceğini" söyledi.

UNRWA sözcülerinden Chris Gunness ise Twitter'dan paylaştığı bir dizi mesajında kuruluşu savundu.

Gunness, "UNRWA'nın okullarının, sağlık merkezlerinin ve acil durum yardımı programlarının 'düzeltilemeyecek kadar sorunlu' olduğu eleştirisine en güçlü şekilde karşı çıkıyoruz" dedi.

UNRWA nedir?
UNRWA, 1948 Arap-İsrail savaşının ardından yaşadıkları yerlerden ayrılmak zorunda kalan yüzbinlerce Filistinliye yardım için kuruldu.

Kuruluş bugün, Orta Doğu çapında beş milyon kişinin sağlık, eğitim ve sosyal hizmet ihtiyaçlarına destek oluyor.

Ülke bazında UNRWA'ya en büyük mali katkıyı sağlayan ABD, 2016 yılında 368 milyon dolarlık yardımda bulunmuştu. Bu, kuruluşun bölgedeki faaliyetlerinin yüzde 30'ına denk düşüyor.

ABD, Ocak ayında kuruluşa 60 milyon dolar yardımda bulunmuş, 65 milyon dolarlık yardım planını ise değerlendirmeye almıştı. Bu 65 milyon dolarlık yardımın iptal edilmesi bekleniyor.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Cuma günü, UNRWA'nın mali krizinin bölgede istikrarsızlığını artırdığını, bu yüzden ülkesinin kuruluşa yardımı artıracağını açıklamıştı.

UNRWA, bütçesindeki açığı kapatmak için Ocak ayında küresel çapta yardım çağrısında bulunmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, Ocak ayında yaptığı açıklamada artık bölgeye yardım için büyük paralar harcamayacaklarını söylemişti.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45381507 Mesajı Paylaş

Trilogy

İsrail basını: ABD'li yetkililer, Mahmud Abbas'a koalisyon teklifinde bulundu

İsrail basınında yer alan haberlere göre, Trump'ın müzakere ekibi Filistin lideri Mahmud Abbas'a bir barış planı teklifinde bulundu.

İsrail basınında yer alan bir iddiaya göre, ABD'li yetkililer Filisitin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a, Ürdün ve Filistin'in konfederasyon olmasını teklif etti.
Hürriyet'te yer alan habere göre, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakere ekibinin kendisine Ürdün ile Filistin'in konfederasyon olmasını temel alan bir barış planı teklifinde bulunduğunu açıkladı.

Ramallah'ta 'Peace Now' isimli sivil toplum örgütüyle görüşmesinden sonra konuşan Abbas, bu planı İsrail'in de konfederasyonun bir parçası olması şartıyla kabul edeceğini ifade etti.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201809021035012949-israil-basini-abdli-yetkililer-mahmud-abbasa-koalisyon-teklifinde-bulundu/ Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Washington'daki ofisini kapatıyor

Filistin Kurtuluş Örgütü Genel Sekreteri Saeb Erekat, ABD yönetiminin başkent Washington'daki ofislerini kapatacağını açıkladı.

Erekat, 1994 yılından bu yana ABD'de faaliyet gösteren ofisin kapatılması planını "tehlikeli bir tırmanış" olarak niteledi.

ABD Güvenlik Danışmanı John Bolton'ın Pazartesi günü yapacağı belirtilen duyuruda, Filistinlilerin İsrail'le barış görüşmelerini sürdürmek istemediği yönünde mesajlar vermesi bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İslam dünyasından gelen tüm tepkilere karşın Kudüs'ü İsrail'in resmi başkenti olarak tanımış, Tel Aviv'deki ABD Büyükelçiliği'ni Kudüs'e taşımıştı.

Neden kapatılıyor?

Filistinli liderler, uluslararası hukuk kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail'i Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) şikayet etmişti.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, UCM'ye kapsamlı bir soruşturma açılması için başvuru yaptı, ellerinde yeterli kanıt olduğunu belirtti.

Mayıs ayındaki son başvuruda, şikayetin gerekçesi olarak İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim politikalarının insan haklarını çiğnemesi gösterildi.

UCM Savcılığı Yıllık Raporu'na göre Filistin hükümeti her ay İsrail'in işlediği suçları UCM'ye gönderiyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, geçtiğimiz yıl Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bu başvurulara devam ettiği takdirde ofislerini kapattıracakları uyarısında bulundu.

Uluslararası Ceza Mahkemesi 1998'de İtalya'nın başkenti Roma'da imzalanan Roma Statüsü ile kurulmuş, 139'dan fazla ülke tarafından imzalanmıştı. Avrupa'da sözleşmeyi imzalamayan yalnızca Türkiye, Azerbaycan, Belarus ve Vatikan bulunuyor.

İsrail ise sözleşmeyi imzalamış ancak parlamentonun onayına sunmamıştı. Bu yüzden ülke Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taraf değil. Ancak UCM, taraf olmayan ülkeleri de yargılayabiliyor.

'ABD her zaman dostu ve müttefiği İsrail'in yanında duracaktır'

Trump'ın önümüzdeki dönemde uzun süredir beklenen 'Orta Doğu barış projesini' de açıklayacağı belirtiliyor. Filistinli yetkililer ise, Kudüs gerginliği sonrası ABD'li temsilcilerle müzakere etmeyi reddediyor.

Bolton Pazartesi günü Washington'da konuyla ilgili bir açıklama yapacak. ABD'de yayımlanan Wall Street Journal'ın ulaştığı taslak belgeye göre Bolton şu mesajı verecek:

"ABD her zaman dostu ve müttefiği İsrail'in yanında duracaktır. ABD doğrudan ve dayanıklı bir barış sürecini destekliyor ve ne UCM ne de başka bir kuruluşa İsrail'in kendini savunma hakkını elinden almasına izin vermeyecek."

Filistin nasıl yanıt verdi?

Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Erekat, Bolton'ın duyurusundan önce yaptığı açıklamada, ABD'yi "İsrail'in suçlarını korumakla" suçladı.

Erekat "ABD'nin bu tehlikeli çıkışı, İsrail'in Filistin topraklarına ve halkına, aynı zamanda bölgenin geri kalanındaki barış ve güvenliğe yönelik saldırılarını korumak için uluslararası sistemi tasfiye etmeye hazır olduğunu gösteriyor" diye konuştu.

"Filistin halkının haklarının satılık olmadığını" vurgulan Erekat, Filistinlilerin Ceza Mahkemesi nezdinde İsrail'in yargılanması için çabalarını sürdüreceğini belirtti.

İsrail yönetimi ise son gelişmelerle ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.

Trump iki hafta önce de , Gazze ve Batı Şeria'ya yapılan 200 milyon dolarlık ekonomik yardımın başka alanlara kaydırılmasını istediğini açıklamıştı.

ABD kısa süre önce de Filistin Sağlık Bakanlığı'nın imkan sağlayamadığı kanser tedavisi, göz ameliyatı gibi konularda hizmet veren hastanelere 25 milyon dolarlık mali yardımı durdurma kararı aldı.

ABD'li yetkililer Birleşmiş Milletler (BM) Yakın Doğu'da Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansını da "telafi edilemez derecede kusurlu" bir kuruluş olarak nitelemişti.

Ajans yetkilileri ise hayati tedaviler sunduklarını söyleyerek iddiaları reddetti.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45470007 Mesajı Paylaş

anafor2016

İsrail Başbakanı Netanyahu'dan 'retweetli' diplomasi

srail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşik Arap Emrilikleri Dışişleri ve  Uluslararası İşbirliği Bakanı Şeyh Abdullah bin Zayed Al Nahyan'ın 'Arap-İsrail iş birliğini' destekleyen bir makale paylaşımını "retweetledi".

Zayed'in paylaştığı "İslam'ın reformu: Orta Doğu'da bir Arap-İsrail ittifakı şekilleniyor" başlıklı makalede taraflar arasında ilişkilerin normalleşmesi gerektiği savunuluyor.

Netanyahu, bahsi geçen tweeti alıntılayarak, "Ben İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki daha yakın ilişkileri hoş karşılıyorum. Normalleşme ve barışın zamanı geldi" yazdı.

https://t24.com.tr/haber/kanal-istanbul-icin-ced-raporu-yayinlandi,853255 Mesajı Paylaş

KunteperCanavarı

#170
Ara 23, 2019, 09:29 ÖÖ Last Edit: Ara 23, 2019, 09:32 ÖÖ by KunteperCanavarı
Yahudiler ve Araplar akraba. Akraba kavgasına karışanları tek bir son bekler. Sonunda onlar iyi olur siz kötü olursunuz. Türkiyenin klasik ortadoğu bataklığından uzak duran dış politikasının ne kadar doğru olduğunu her geçen gün yaşayarak anlıyoruz. Zaten bu iktidara teorik bir şey anlatmak mümkün değil. Yanlışlarını ancak yaşayarak anlıyorlar. Devleti de deneme yanılma metodu ile yönetiyorlar. Mesajı Paylaş

sahin1

Arapların işlerine karışmamaktan maksat nedir? Biraz açabilir miyiz?
Libya ve Suriye'nin işlerine müdahale etmemeyi mi kastediyorsunuz? Mesajı Paylaş

anafor2016

#172
Ara 23, 2019, 10:50 ÖÖ Last Edit: Ara 23, 2019, 10:53 ÖÖ by anafor2016
Başka ülkelerin iç işlerine bulaşmak çok mantıklı değil, özellikle mısırla niye bozuştuk ne çıkarımız vardı da bozuştuk açıklayabilen olursa sevinirim Mesajı Paylaş

HDS

"İhvan" ve şu "Müslüman Kardeşler" lafları bir şekilde Türkiye'de dolaşıma sokuldu ve bir türlü de arkasına bakan çıkmadı. Abi ne ihvanı ne MB'u yahu?


Nasıl ki bugün bizdeki hükumet işine gelmeyeni bir sepette "teröristler" diye topluyor ise, Mısır'ı da Emirlikler'i de hepsi "Bu halkla bu iş olmaz, neymiş demokrasiymiş, yok artık. Bunun da çıban başı MB." dedi, bizimki de o çapraz ateşte kaldı diye ihvancı oldu.

Ben daha önce de anlattıydım, RTE'nin Kahire üniversitesinde bir konuşması vardı "Ey Mısır, ey dünyanın annesi, kaldır başını" diye biten. Bizimki de sevdi bu işleri, pek de beklenmeyen bir popülarite buldu. Onun badiresi bu. Bu hesapta yoktu.

Suud'un, Emirlerin falan istemediği bir şeydi bu. Kendi "terörist"ine de yamadı bizimkini. Bizim başka ajandamız var. Vardı, var, halen var.


@Baltica rakamlandırmıştı bunu burada gayet net; Türkiye'nin bu Arap, daha doğrusu MENA coğrafyasındaki olaylardan ihracat kaybı yıllık $40 milyar civarında. Hakkaniyetli bir düzenle yönetilseler buralara $80 milyar/yıl ihracat yapma şansımız vardı. Potansiyeldir bu. Bu olmadı, olamadı işte. Başkalarının birkaç yüz milyar $'lık kaygıları altında ezildi kaldı o. Mesajı Paylaş

anafor2016

Mısırla rabia üzerinden kavga ettik, ve görünüşe göre artık tamamen bizim karşımızda. Bu kavgada bizim ülkemizin ne gibi bir çıkarı vardı ki kavga ettik. Mısırda bir çok türk şirketinin yatırımı da vardı, hala var mı?
İdeolojik kavgalar verip, kaybediyoruz. Kendi çıkarımıza göre realist düşünüp ona göre kavga ve mücadele vermeliyiz.  Neden katarla beraberiz de BAE ve SA'nın karşısındayız? Bunların somut ve detaylı izahı nedir? Tercihlerimizi ideolojilere göre mi şekillendiriyoruz, yoksa çıkarlarımıza göre mi?  Mesajı Paylaş

sahin1

Hiçbir siyasi maksat gütmeksizin soru sordum. Yazınızdan "Arapların hemen hiç bir işine karışmamak" gibi bir anlam çıkıyor. Mısır'la ilgili söyleminize söyleyecek pek bir şey yok. Ancak, Libya, Irak ve Suriye için de aynı şeyi söyleyebiliyor musunuz, bunu merak ettim sadece Mesajı Paylaş

anafor2016

Gayet açık söyledim, kendi milli çıkarlarımız için her yerde pozisyon almalıyız, sonuna kadar da hakkımızı korumalıyız, bu net. Ama mısır la ilk kez kavgaya başladığımızda sebep neydi? Hangi çıkar için kavga ettik?

Eğer ülkemizin savunması için suriyeye girmek ıraka girmek varsa girilir. Ama aramızda büyük çıkar çatışması olmayan ülkelerle de aramız kötü. 90larda bölgede israil ile tek ilişkisi olan ülke bizdik, şimdi tam tersi bir durum var. Mesajı Paylaş

HDS

Mısır'la "Rabia üzerinden" kavga etmedik. Türkiye 90'lardaki gibi, ite kaka giden, hatta yapıp verdiği F-16'ların karşılığından Mısır'ın kırık dökük ürettiği saçma sapan Cherokee'leri eli mahkum kabul etmeye razı olacak ülke olsaydı o zaman barış içinde yaşardık Mısır ile. O şartların oluşmadığı ortamda bugün Rabia olur yarın başka bir şey. Niyeti bozan biz değil, onlardı.


Türkiye tam bir "salaklar sofrası". Kimin neye ne dediği belli değil. Bizim gazeteci kisveli dengozlarımız da "Davutoğlu aradı da Mursi'ye diren dedi, adamcağızın kellesi gitti" diye aylarca yorumlar yazdılar. Sonra bir iki Amerikalı anılarını yazdı da, anladık aslında o "direnin" diyenin Obama'nın ta kendisi olduğunu, yazanın da "Ya kapatın artık telefonu sayın başkan, Mısır'da beklediğiniz anlamda bir demokrasi olmayacak" diye elinden ahizeyi aldığını.

Mevcut hükumetimiz yiğitliğe bok sürdüremediğinden, müstafi/şutlu eski başbakanı da egosundan dolayı ne Suriye'ye kimin ittirmesi ile he demek zorunda kaldığımızı, neden Hamas'ı sahiplenmek için arkadan itildiğimizi anlatmıyorlar. Bunlar bir gün konuşulur. O günlere kadar el mahkum "MB/İhvan" tatavasını dinleyeceğiz.





Ha denebilir, Hamas'a abilik edilip, onun sivilizasyonunun ve en önemlisi üzerindeki İran etkisinin kırılmasının altlığını ABD-İsrail ittirmesi ile kabul ettik. Gönüllü olduk. Ama işte tam da Mısırlı Sisi falan gibi yapıp Hamas'a bizi ittirenlerin şartlarını dayatmamız gerekirken, biz aklımızca onları dünya sahnesine taşıyıp kendi bildiğimiz gibi bir demokratizasyon sürecine taşımak istedik. Türkiye'nin günahı bu.

Biz de Hamas içinden dönek bir Dahlan yaratıp BAE gibi, örgütü çökertmeye çalışsaydık o zaman en asil ülke olurduk. Denizlatımızı falan başkası öder, biz de sembolik yüzdürürdük. Mesajı Paylaş

sahin1

Benim tereddüt ettiğim ve cevabını beklediğim iletiyi yazan sayın kunteper canavarı'ydı. Alıntı aşağıda:

"Yahudiler ve Araplar akraba. Akraba kavgasına karışanları tek bir son bekler. Sonunda onlar iyi olur siz kötü olursunuz. Türkiyenin klasik ortadoğu bataklığından uzak duran dış politikasının ne kadar doğru olduğunu her geçen gün yaşayarak anlıyoruz. Zaten bu iktidara teorik bir şey anlatmak mümkün değil. Yanlışlarını ancak yaşayarak anlıyorlar. Devleti de deneme yanılma metodu ile yönetiyorlar." Mesajı Paylaş

anafor2016

@HDS anladığım kadarıyla ortadoğunun kaypak zeminini ölçüp biçmeden zaten biz yüz yıl önce burayı yönetiyorduk gazıyla bu hale geldik sanırım. Ortadoğu gerçekten siyasi olarak ciddi bir b.k çukuru. Bence ticari olarak ilişkileri maksimize edip, malımızı satıp görece yüzeysel iyi ilşkiler kurup diğer konulara karırşmamak lazımdı. Malesef ortadoğuda her kesimle konuşabilen tek ülkeyiz deyip, şimdi herkesle kavgalı hale geldik.

Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter