Sudan

Başlatan Terra, Eki 06, 2017, 08:05 ÖS

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Sudan'da darbe: Askeri konsey eski hükümet üyelerini tutukladı

Sudan'da askeri darbenin ardından yönetime el koyan geçici askeri konsey, eski hükümet üyelerini tutukladı.

Konsey sözcüsü Şemsettin Şanto, yeni başbakana muhalefetin karar vereceğini söyledi ve onların tercihinin uygulanacağına söz verdi.

Sudan'da aylar süren protestolar, Perşembe günü Ömer El Beşir'in askeri darbe ile görevden alınmasına yol açmıştı. Askeri konsey tarafından tutuklandığı ve güvenli bir yere götürüldüğü açıklanan El Beşir'in nerede olduğu bilinmiyor.

Göstericiler ülkeye sivil bir yönetim gelene kadar sokaklarda kalmaya devam edeceklerini söylüyor.

Başkent Hartum'daki Savunma Bakanlığı binası önünde de oturma eylemi sürüyor.

'Başbakanı biz atamayacağız'

Pazar günü bir basın toplantısı düzenleyen geçici askeri konsey temsilcileri, muhalefet partilerinin üzerinde uzlaştığı bir sivil hükümet atayacaklarını söyledi.

Konsey sözcüsü Şanto, "Biz başbakan atamayacağız, onlar kendi başbakanlarını seçecek" dedi ve sokaktaki protestoculara, eylemlerini sonlandırmaları için güç uygulamayacaklarını açıkladı.

Şanto öte yandan protestoculara kentlerdeki günlük hayatı engellememe, yol kesme eylemleri yapmama çağrısında bulundu ve ekledi:

"Eline silah alanlara hoşgörü gösterilmeyecek."

Askeri konsey toplantıda bir dizi karar daha açıkladı. Bunlardan bir kısmı şöyle:

-Medya üzerindeki bütün kısıtlamalar ve sansürlerin kaldırılması
-Ordu ve poliste yeni yöneticiler atanması
-Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi'ne yeni yönetici atanması
-Yolsuzlukla mücadele ve eski iktidar partisini denetlemek için komiteler kurulması
-Protestocuları destekledikleri gerekçesiyle tutuklanan kolluk kuvvetlerinin serbest bırakılması
-Diplomatik misyonların gözden geçirilmesi

Abdul Fattah Abdulrahman Burhan da Cumartesi günkü konuşmasında siyasi tutukluların derhal serbest bırakılacağını ve protestocuları öldüren kolluk kuvvetlerinin yargılanacağını açıklamıştı.

Dışişleri: Taahhütler memnuniyetle not edildi

Darbenin ardından askeri konseyin yaptığı açıklamalar Türkiye tarafından da takip ediliyor.

Dışişleri Bakanlığı Pazar akşamı yayımladığı açıklamasında "taahhütlerin memnuniyetle not edildiğini" söyledi:

Askeri Geçiş Konseyi'nin, sürecin toplumun tüm kesimlerinin iştirakiyle yürütüleceği, ülkede güvenlik ve kamu düzeninin korunacağı ve süreç sonunda yönetimin sivillere iade edileceği yönündeki taahhütleri memnuniyetle not edilmiştir. Bu sürecin süratle tamamlanması temenni edilmektedir

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47931515 Mesajı Paylaş

matmat26

Sudan Darbesinin,

Ömer el Beşir darbesi olma ihtimali var mi?

Kontrollü değişimi gerçekleştirmek için Orduyu sevk ederek hem halkı rahatlatmak, hemde kontrolsüz bir darbenin yaratacağı kaosun önüne geçmek maksatlı.

Çünkü Ömer Beşir halk nazarında da itibarını ve ulke bürokrasisi de problem çözme yeteneğini kaybetmişti. Yeni bir soluk , umut ve canlılık olması  , protestolarin da önünü kesmek için kontrollü gerçekleşmiş olabilir.. +mi?



Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Devlet başkanı ordudan, başbakan muhalefetten

Sudan'da Askeri Geçiş Konseyi ile muhalefet arasında saatler süren görüşmeler sonrasında bir açıklama yapıldı. Açıklamada devlet başkanının ordu kademesinden başbakanın muhalefet içerisinden seçileceği belirtildi.

Sudan'da yönetimi devralan Askeri Geçiş Konseyi ile muhalefet partileri arasında saatler süren görüşmelerde karşılıklı tavizlerle ortak bir noktaya varıldı. Konsey üyesi Korgeneral Yaser El Ata görüşmeler sonrasında yaptığı açıklamada, başbakanın muhalefet partileri arasından, ülkenin devlet başkanının ise ordu kademesinden seçileceğini açıkladı. El Ata "Özgürlük, adalet ve demokrasi temelinde sivil bir devlet kurmak istiyoruz" dedi. Ancak konseyin daha önce aldığı iktidarın iki yıl içinde sivil bir hükümete devredilmesi kararında bir değişiklik olmadı.

Askeri Geçiş Konseyi Sözcüsü Şemseddin Kebbaşi toplantı sonrası yaptığı açıklamada ulusal istihbarat ve güvenlik servislerinin yeniden yapılandırılacağı sözünü de verdi. Kebbaşi, El Beşir'in partisi Ulusal Kongre Partisi'nin ise geçiş süreci müzakerelerine katılmayacağını açıkladı. Askeri Geçiş Konseyi Sözcüsü, hesap verilebilirliğin artırılacağı, yolsuzluğa karşı tedbirlerin katı bir biçimde güçlendirileceği ve kamu düzeni yasalarının reforme edileceğini de söyledi. Bu maddeler protestocuların talepleri arasında yer alıyordu.

Kebbaşi ayrıca uluslararası toplumun çağrılarını da dikkate alarak halka ekmek, un, yağ ve gaz yardımı yapılacağını da belirtti. Sudan'da El Beşir'in yaklaşık 30 yıllık iktidarını sona erdiren protestoların temel nedenlerinden biri hayat pahalılığı.

Sudan Profesyoneller Birliği: Yönetim derhal sivillere geçmeli

Askeri Geçiş Konseyi'nin verdiği sözler, Sudan'da tüm kesimler tarafından yeterli görülmüyor. Ülkede haftalardır süren protestoların arkasında olan Sudan Profesyoneller Birliği iktidarın derhal sivil yönetime geçmesini talep ediyor. Birlik ayrıca El Beşir ve Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Servisi (NISS) yöneticilerinin yargı önüne çıkarılmasını istiyor. Binlerce Sudanlı da ordu karargahı önünde sivil yönetime geçilmesi için oturma eylemi yapmayı sürdürüyor. Şarkılar söyleyen göstericiler, taleplerinin yazılı olduğu pankartlar taşıyor. Aktivistler gösterilerin sivil yönetime geçiş sağlanana kadar da süreceğini söylüyor. Ordunun bu gruba müdahale edip etmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Sudan'da haftalardır süren gösteriler sonrasında perşembe günü Ömer El Beşir askeri darbe sonucunda tutuklanarak bilinmeyen bir yere götürülmüştü. El Beşir'e yakın isimlerin geçici yönetimde yer almayı sürdürmesine yönelik tepki, Sudan'da iki üst düzey ismin görevi bırakmasına neden olmuştu. Darbenin lideri olarak görülen Savunma Bakanı Avad bin Avf, Askeri Geçiş Konseyi'ndeki koltuğunu General Abdülfettah Burhan'a devretmişti. İstihbarat servisinin başındaki Salah Guş da darbenin ardından görevi bırakan ikinci üst düzey isim olmuştu. Guş, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soykırım, savaş suçu suçlamalarıyla hakkında soruşturma açtığı yetkililer arasında yer alıyor.

https://www.dw.com/tr/devlet-ba%C5%9Fkan%C4%B1-ordudan-ba%C5%9Fbakan-muhalefetten/a-48326494 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Sudan'da darbe: Türkiye, Ömer El Beşir'in devrildiği ülkeye ne kadar yatırım yaptı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eski Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir, Aralık 2017'de Sudan'ın başkenti Hartum'da bir araya gelmişti
Sudan'daki protestolar ve 30 yıllık yönetimin darbeyle devrilmesi, ülkede büyük yatırımları olan Türkiye'de de dikkatle izleniyor. Sevakin Adası'nın Türkiye'ye tahsis edildiği, Türk askerinin görevlendirildiği, en az 600 milyon dolarlık Türk yatırımlarının olduğu Sudan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı'nın (TİKA) en fazla yardım ettiği 5. az gelişmiş ülke konumunda.

Sudan'da geçen yıl Kasım ayından bu yana devam eden protesto eylemlerinin ardından, 1989'da darbeyle devlet başkanı olan Ömer el Beşir, 30 yılın ardından ordu tarafından görevden alındı.

Yerine gelen Savunma Bakanı Orgeneral Avad Muhammed Ahmed bin Avf, Ankara'nın meşru kabul etmediği Mısır'daki darbeci cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin Kahire'deki askeri okuldan sınıf arkadaşı.

Ankara ile yakın ilişkileri olan Ömer el Beşir'in devrilmesinin üzerinden birkaç gün geçmeden, bu kez Avf istifa etti.

Son olaylar ve yönetimde yaşanan bu değişimler, Sudan'daki ticari yatırımları son yıllarda artan ve hatta ülkeye bir askeri yerleşke de inşa eden Türkiye'nin de dikkatlerini ülkeye çevirdi.

İthalatın yüzde 5'i Türkiye'den

2011'de Güney Sudan'ın ayrılmasının ardından Sudan, petrolünün yüzde 75'ini kaybetmiş oldu. Bu sebeple ihracat gelirlerinin de yüzde 90'ını kaybedince, dış ülkelerden yatırımcı arayışına girdi.

Sudan'daki en büyük yatırımcı ülke ve en büyük ticaret ortağı ise Çin.

Türkiye'nin Sudan'a ihracatı

Ülkenin toplam ihracatı 2016'da 3,7 milyar dolardı, ithalatı ise 9,3 milyar dolar. İthalatın yaklaşık yüzde 5'i Türkiye'den yapılıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Sudan'da 300 milyonu doğrudan, 300 milyonu da müteahhitlik işleri olmak üzere 600 milyon doların üzerinde Türk yatırımı var. Ülkedeki Türk firmaları demir-çelik, çimento, deri, mermercilik, mobilyacılık, şehirlerarası otobüs taşımacılığı gibi alanlarda çalışıyor.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre 2017 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de 212 Sudan sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Bunların tümü, büyük yatırım kategorisine girmeyen küçük ölçekli girişimler.

Türkiye-Sudan ticaret hacminde hedef 10 milyar dolar

2005'te Türkiye'nin başlattığı Afrika açılımı kapsamında Sudan ile yakın ilişkiler geliştiren Ankara, birçok alanda Hartum'la işbirliği yapıyor.

Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre Türkiye ile Sudan arasındaki ikili ticaret hacmi 2017'de 481,4 milyon dolardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aralık 2017'de yaptığı Sudan gezisinde, "Türkiye ile Sudan arasında yaklaşık 500 milyon dolar olan ticaret hacmi yetersiz, kısa vadede 1,2 milyar dolarlık hacme ulaşılacak ancak hedef 10 milyar dolardır" demişti.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Sudan İş Konseyi verilerine göre, Sudan'ın Türkiye'nin toplam ihracatı içindeki payı yüzde 0,3. Sudan, en çok ihracat yapılan ülkeler sıralamasında 61. sırada yer alıyor.

İhracat rakamları küçük olmasına rağmen, son dönemde ciddi bir artış görüldü. 2013-2017 yılları arasında Türkiye'nin Sudan'a ihracatı yüzde 12 arttı. İthalat ise yüzde 46 arttı.

Ancak 2017'de, yani Erdoğan'ın ziyareti öncesindeki yıl, ihracatta daralma meydana geldi. 2016'da 460 milyon dolar olan Türkiye'nin Sudan'a ihracatı, 2017'de 395 milyon dolara geriledi.

Türkiye'nin Sudan'a en çok ihraç ettiği ürünlerin başında kazan, makina, mekanik cihaz, nükleer reaktör aksamları, elektrikli cihazlar, ses ve televizyon görüntü cihazları, sebze, diyet gıdalar, demir-çelik ürünleri ve plastik ürünler geliyor.

2018'de Sudan'a en çok ihracat yapan 10 sektör

Türkiye'ye Sudan'dan ithalat ise 2017'de 50 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı. İthalat, en az gelişmiş ülkelere sağlanan gümrük vergisiz ya da indirimli vergilerle yapılıyor.

Sudan'dan yapılan ithalatta en önemli ürünlerin başında tohum, meyve, saman ve kaba yem, pamuk, şeker, deri, altın, inci ve kıymetli metaller geliyor.

Son 5 yılda ithalatta en büyük artış ise, yüzde 279 oranıyla işlenmemiş altında görüldü.

Erdoğan'ın ziyareti sonrası Sudan, Türkiye'nin en fazla proje üstlendiği ülke oldu

24-25 Aralık 2017'de Erdoğan'ın 100'den fazla iş insanlarıyla birlikte Sudan'a yaptığı ziyarette, tarım, turizm, eğitim, maden kaynakları, sanayi ve ticari ortaklık alanında 22 işbirliği anlaşması imzalandı.

Anlaşmaların 13'ü devletler, 9'u ise özel sektör düzeyindeydi.

2018 sonuna kadar Sudan'da toplam 2,24 milyar dolar değerinde projeye imza atıldı. Bu projelerin yarısı, sadece 2018'in ilk çeyreğinde imzalandı.

Hartum'da inşa edilecek olan yeni havalimanı, bu projelerin arasında en büyük paya sahip olanlardan; 1 milyar 100 milyon dolar değerinde.

TİKA yardımlarından en fazla yararlanan 5. ülke

TİKA'nın en az gelişmiş ülkeler kategorisinde en fazla yardım ettiği ülke 60,6 milyon dolarla Somali. Somali'yi 36,5 milyon dolarla Afganistan, 10 milyon dolarla Yemen, 9,6 milyon dolarla da Nijer takip ediyor.

Sudan, 7 milyon dolar değerindeki yardımlarla 5. sırada.

TİKA'nın Sudan'ın farklı bölgelerinde tarım, eğitim, turizm, sağlık, temiz suya ulaşım gibi alanlarda projeleri var.

Örneğin Sudan'dan geçen Nil Nehri'nin suyu, ilk kez TİKA'nın projesiyle 2017'nin eylül ayında, 40 tonluk bir depoda temizlenerek 10 bin kişinin kullanımına sunuldu. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Sudan'da 90 adet yeni su kuyusu da açtı.

Ülkedeki Türk Mesleki Eğitim Merkezleri'nde ebelik, tekstil işçiliği, çiftçilik eğitimleri veriliyor.

2010 yılından bu yana TİKA'nın uyguladığı tohum projesi kapsamında 50 ton sebze tohumuyla 2500 meyve fidanı ülkeye teslim edildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın verdiği bilgiye göre 500 binin üzerinde Sudanlı çiftçi bu destekten faydalandı.

39 milyon nüfuslu Sudan'dan 450 öğrenci, Türkiye'ye eğitim için getirildi. Ardından başkent Hartum'da Sudan-Türkiye Üniversitesi kurulması kararı alındı.

Üniversitenin ilk adımı olarak görülen Nyala'daki Sağlık Meslek Yüksekokulu, 2018'de açıldı ve eğitime başladı. Türkçe dersleri de verilen yüksekokulda Türk eğitmenler görev yapıyor, 200'e yakın Sudanlı öğrenci de eğitim alıyor.

TİKA'nın ülkedeki en büyük projelerinden biri de Nyala'daki 150 yatak kapasiteli Sudan-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi. 3 ameliyathane, 2 de doğumhane bulunan hastanenin inşaatı 2012'de tamamlanmıştı, 2014'ten bu yana da açık.

Bunların tümü, 2000'li yılların başından bu yana gelişen işbirliğinde "soğuk güç" sağlamaya yönelik adımlar.

Ancak komşu ülkelerin ve Körfez'in tepkisini çeken asıl adım, Sevakin Adası'na asker gönderilmesi kararı oldu.

Sevakin Adası'nda Türk askeri üssü

Erdoğan'ın Aralık 2017'deki ziyaretinde gündeme oturan anlaşmalardan biri de, Osmanlı döneminde Afrika'dan Hac için yola çıkan Müslümanların geçiş noktası olan, Sudan Limanı'nın güneyindeki, birçok Osmanlı eserini barından Sevakin Adası'nın Türkiye'ye tahsis edilmesi oldu.

Sudan Dışişleri Bakanı İbrahim Gandur, bu anlaşmanın askeri işbirliğinin de yolunu açabileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye'ye belirli bir süre için Sevakin'de turistik bölge ve Kızıldeniz üzerinden Mekke'ye geçen hacılar için konaklama merkezi inşası izni verildiğini, Sevakin ve diğer alanlarda Türkiye'nin yapacağı projelerin toplam tutarının 650 milyon doları bulacağını açıkladı.

2019'a kadar 30 uzman tarafından altyapı çalışmalarının tamamlandığı adada, inşaat çalışmaları yakın zamanda başladı. Gümrük Muhafaza Binası da restore edildi.

Anlaşmanın hemen Mısır medyasında, Sisi hükümetinin bu karardan duyduğu rahatsızlıkla ilgili haberler çıktı. Türkiye'nin bölgede "gizli emelleri olduğu" yazıldı.

Bu arada Suudi Arabistan'ın Hartum Büyükelçisi ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden bazı yetkililer, adada kendi ülkelerinin yatırım planları olduğunu, Sudan kıyısı boyunca yeni limanlar inşa etmeyi hedeflediklerini duyurdu.

Ziyaretten bir ay sonra, Şubat ayı başında Sudan Dışişleri Bakanı Gandur, Mısır'a gitti. Burada Mısırlı mevkidaşı Sami Şükri'yle düzenlediği ortak basın toplantısında "Sudan yönetiminin Sevakin Adası'nda bir Türk askeri üssü inşa edilmesi gibi bir niyeti yoktur. Burası Sudanlılara ait bir Sudan toprağıdır." dedi.

Ancak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ağustos 2018'de Ankara'da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'ndaki bir kapalı oturumda, Sevakin Adası'nda inşaatlarda çalışan Türkleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Türk askeriyle ilgili konuşurken, "askeri üs" ifadesini kullandı.

Konuyu sorduğumuz, bölgeyi yakından takip eden ve TİKA ile birlikte çalışan bir güvenlik kaynağı, "Türk askerinin bölgeye yerleşmesi için de inşaat çalışması başladı. Çünkü oradaki yatırımlara çok büyük para harcandı. Somali'deki gibi büyük bir askeri üs ve eğitim alanı değil, sadece Sevakin Adası'ndayız. Çünkü Sudan çok karışık, farklı ülkelerin etkisinde olan, silahı da olan farklı aşiretler bölgeye hâkim. Orada görev yapan Türklere saldırma ihtimali olduğu için, onları durdurmamız ve bölgeyi korumamız lazım. Bölgedeki çalışmalar bittikten sonra da, bölgesel stratejik hedefler doğrultusunda Türk askeri orada kalıcı olacak. Strateji bunu gerektiriyor" dedi.

Kasım 2018'de, protestolar henüz başlarken arka arkaya Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sudan'a giderek Ömer el Beşir'le görüşmüştü.

Anadolu Ajansı, Akar'ın ziyareti sonrası güvenlik kaynaklarına dayandırarak geçtiği haberinde, o dönem Savunma Bakanı olan Avf, Genelkurmay Başkanı Kemal Abdül Maruf el Mahi ve Beşir'le görüşmelerde "bölgesel meselelerin, karşılıklı savunma ve askeri işbirliğinin, Sevakin Adası'nda süren çalışmaların ve Türkiye tarafından Sudan'da kurulması planlanan askeri eğitim merkezlerinin" masaya yatırıldığını duyurdu.

Değişim Türkiye'nin yatırımlarını nasıl etkiler?
Türkiye'nin Sudan'la işbirliğinin gelişmesinin en önemli sebeplerinden biri, geçen hafta görevden alınan eski devlet başkanı Ömer el Beşir'in Ankara'daki hükümetle yakınlığıydı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında savaş suçu işlediği gerekçesiyle yakalama kararı olan Beşir, 2009'da Türkiye'ye gelmiş, ziyaret tepki çekmişti.

Erdoğan'ın 2017 sonundaki ziyaretinden 10 gün önce de Ömer el Beşir, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın olağanüstü toplantısı için İstanbul'daydı.

Tüm bu ziyaretler sürerken, Türkiye'nin Sudan'la ticari ilişkileri artmaya devam etti.

DEİK'in Türkiye-Sudan İş Konseyi Başkanımız Yüksel Güler, bu siyasi krizin Sudan'a 'dost ve düşman birçok ülke tarafından dikkat çektiğini' söyleyerek, ekonomik bir fırsat da yaratacağını, Türkiye'nin Sudan'la ilişkilerini geliştirip ülkede kalıcı olacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini söylüyor:

"Bu tarihsel olayların ışığında oluşan kriz, zaman içerisinde kendi ekonomik ve sosyo-kültürel fırsatlarını yaratacaktır. Bu bağlamda Türkiye geçmişten gelen güçlü tarihsel bağlarını daha da kuvvetlendirmeli, ilişkileri hem ekonomik, hem teknolojik, hem eğitim, hem de kültürel yönleriyle daha da güçlendirmeli ve yerelleştirip kalıcı olacak bir yapısal destek ve işbirliğine dönüştürme yolunu hemen uygulamalıdır.

Sudan dost ve düşman birçok ülke tarafından dikkat çeken bir konuma gelmiştir. Türkiye ekonomik reform ve demokratik birikimiyle Sudan'a destek olabilir."

Sudan, kuzey komşusu Mısır ve onun Körfez'deki ortakları Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'yle (BAE) çok yakın ilişki içinde.

Yemen'de Suudi Arabistan ve BAE öncülüğünde, İran destekli Husilere karşı yürütülen savaşa Sudan da 1000 asker gönderdi. 2016'da bu ülkelerin bölgedeki en büyük rakibi olan İran ile ilişkilerin seviyesini düşürdü.

Ancak Mısır'la zaman zaman su kaynakları ya da sınırdaki ihtilaflı bölgeler üzerinden yaşanan gerilim gibi sebepler, Ömer el Beşir'i ilişkilerde denge gözetmeye itti. Türkiye ile ticari ve askeri işbirliğini de ilerletti.

Haziran 2017'de Suudi Arabistan öncülüğünde birçok ülke Katar'a ambargo uyguladığında da, Sudan onlara katılmadı.

Katar'ın da ülkede 4 milyon dolarlık yatırım sözü var. Erdoğan'ın 2017 sonunda yaptığı ziyaretle aynı sıralarda, Körfez ülkelerinin ve Mısır'ın ambargo uyguladığı Katar'ın Dışişleri Bakanı da Hartum'daydı.

Ancak Ömer el Beşir'in devrilmesinin ardından yerine gelen darbe yönetimi, dış politikada bölge ülkeleriyle kurulan ilişkinin seyrinin değişmesine yol açabilir.

Öyle ki, Ömer el Beşir'den görevi devralan ancak 24 saat geçmeden istifa eden, Sisi'nin askeri okuldan sınıf arkadaşı olan Avf'ın atığı ilk adımlardan biri, Müslüman Kardeşler üyelerini tutuklamak oldu.

Müslüman Kardeşler, Mısır ve Suudi Arabistan'da "terör örgütü" olarak kabul ediliyor. Katar'a uyguladıkları ambargonun sebeplerinden biri de, Doha'nın Müslüman Kardeşler'e verdiği destekti.

Avf göreve geldikten sonra, henüz istifa etmeden, Sudan'da Ömer el Beşir'in darbeyle devrilmesini yorumlayan Erdoğan, "Sudan bizim köklü tarihi ilişkilerimizin olduğu bir ülke ve bu köklü ilişkilerimizin tabii ki devamından yanayız. Bu noktada da yine temennim odur ki suhuletle bir kardeşlik ağı içerisinde Sudan bu işi başarmalı ve normal demokratik süreci çalıştırmaya girmelidir diye inanıyorum" dedi.

Yeni yönetimle ilgili bir yorum yapmaktan kaçınan Erdoğan, "Milli uzlaşı temelinde ve barış içinde Sudan'ın bu süreci atlatması en önemli temennimdir. Çünkü bu ülkeler bu tür darbelerden çok çekti. Her darbe çok ciddi bir kan kaybıdır. Bu kayba dost, kardeş Sudan'ın muhatap olmasını doğrusu istemem" demekle yetindi.

Ancak Ömer el Beşir'in görevden alınmasının ardından "Darbe değil, sivil yönetim istiyoruz" diyen protestocular sokakları terk etmedi. Auf da istifa etti ve yerine Korgeneral Abdul Fattah Abdulrahman Burhan geldi.

Burhan, Askeri Geçiş Konseyi'nin 2 yıl boyunca ülkeyi yönetmesini istiyor ancak protestocular buna karşı çıkıyor.

12 Nisan'da göreve gelen Burhan, gece sokağa çıkma yasaklarının kaldırılacağını, siyasi tutukluların serbest bırakılacağını duyurdu.

Burhan, Sudan'ın Yemen'e gönderdiği askerlerin idaresinden ve denetiminden sorumluydu. Bu sırada BAE'deki askeri yetkililerle yakın çalışmıştı.

Görevi devraldıktan sonra, BAE devlet haber ajansı WAM, BAE'nin Burhan'ın geçici askeri konseyin başına geçirilmesi kararını memnuniyetle karşıladığını duyurdu. BAE lideri Halife bin Zayed El Nahyan'ın, Sudan'daki yeni yönetimle doğrudan iletişime geçerek, ülkeye gönderilecek yardımların hızlandırılması için neler yapılabileceğini konuştuklarını belirtti.

Reuters'a konuşan bir Sudanlı askeri yetkili de, Mısır'da Müslüman Kardeşler üyesi cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin darbeyle devrilmesine destek veren BAE ve Suudi Arabistan'ın, şimdi Sudan'da da aynı hedefi güttüğünü, ekonomik yardımlarla yeni güç merkezini bu doğrultuda destekleyeceklerini söyledi. "Türkiye ve Katar'ın ülkedeki etkisi kısıtlanacaktır" dedi.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47926030 Mesajı Paylaş

matmat26

Sudan yeni yönetimi 29 Mayis tarihine kadar Türkiye'nin Savakin adasını boşaltmasını talep etmiş.

Bu bilgi teyitli değildir. Şüpheli bilgi.


https://twitter.com/tesfanews/status/1120099354860294147?s=19 Mesajı Paylaş

BETONBEY

S. Arabistan ve BAE Sudan'a 3 milyar dolar hibe edecek haberleri üzerine protestocuların yardımı istemediği ve sivil bir hükümet kurulması çalışmaları başlayana kadar protestolarını sürdürecekleri haberleri geçiyor.

Ne bitmez kaynakları var bu SA ile BAE'nin yahu...

Ve kullanıldıkları alanları görünce insanın içi acıyor. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

"Zülüm kalınlaştıkça kopar" Mesajı Paylaş

Anadolu

#22
Nis 22, 2019, 06:36 ÖS Last Edit: Nis 22, 2019, 07:16 ÖS by Anadolu
Sudan'da yanlış ata oynadık en baştan, Beşir'in kısa vadede gidici olduğu belliydi. Bu tarz gelişmemiş ülkelerde stratejik menfaat hedefliyorsanız siyasi alanla değil orduyla iş yapmalısınız. Çok kolay bir şekilde darbe yapılabilen ve yönetimleri devrilen ülkeler bunlar. Mesela Somali'de doğru işler yapıyoruz, eğit, donat, yardım et sağlam mantık orda kolay kolay birşey yapamazlar en azından bu kadar ucuza gitmez. Bir de şu var, menfaatimiz olan ülkeler deniyor ya, eskiden bu ülkelerle gizli kapaklı çok minimal çıkarlar için ancak ilişki kurulabiliyordu, bu ülkeler Sa'nın Mısır'ın falan arka bahçesi durumunda, bu kadar bile rahatsız edebiliyorsak bu iyi yönde bir gelişmedir. Burnumuzun dibindeki ülkelerden bir haberken şimdi kıtanın en diplerine inebilir durumdayız, ha elimizde uzun vadede tutabiliyor muyuz tutabilecek miyiz orasi tabii ki supheli. Ancak ben bunu bir başlangıç olarak görüyorum bir kez girildiyse devamı gelir, o yönetimler daha çok değişir. Devlet teorik olarak 2 bin yıllık tecrübeye sahip sızdığı yere yerleşip oluşabilmek için ancak genç sayılabilecek Cumhuriyetimiz pratikte tecrübesiz bu alanlarda. Yavaş yavaş o da olacak, rahatsız olacaklar, sınırlarıyla ne kadar uğraştırırsak o kadar tehdit olacağız artık. Mesajı Paylaş

BETONBEY

El Beşir ile birlikte üst düzey ordu yönetimi de istifa etti. Ülkenin eski istihbarat başkanı geçici askeri yönetimi kurduğunu söyledi ama halk onu da kabul etmiyor. (Bu elemanı Mısır'da destekliyor bu arada)

2 yıllık askeri geçiş konseyi falan istemiyorlar ve direk seçimle başa gelen bir hükümet görene kadar protesto eylemlerine devam edeceğiz açıklamaları var.

SA ve BAE rüşvet teklif ediyor, bu askeri yönetimle geçici devam edin falan diye ama gördüğüm kadarıyla halk desteği yok.

İlginç bir seyir var Sudan'da, kimsenin hesapları tutmamış gibi şimdilik ama inşallah ordu halka müdahale edip katliam falan yapmaz Mısır'daki gibi... Mesajı Paylaş

kurtkapan

El Cezire'nin Sudan ofisi kapatılmış, basın lisansı iptal edilmiş. Savunma Bakanlığı binasının yanında çadır kuran büyük protestocu grubu ise yasal işlemle tehdit edilmiş.
https://www.aljazeera.com/news/2019/05/sudan-army-protest-site-threat-closes-al-jazeera-office-190530234405647.html

Sudan macerasının son çivisi de bu olacak sanırım.

Mesajı Paylaş

Tigerfish

Mayıs'ın sonuna kadar Sevakin adasının boşaltılması için süre tanıdıklarına gibi teyitsiz söylentiler dolaşıyordu ortalıkta. Bunun hakkında yeni bir gelişme yaşandığı? Mesajı Paylaş

kurtkapan

Cunta yönetimindeki sağlık bakanlığı'na göre 60 ölü, protestoculara göre 100 ölü ve 800 yaralı var.

İnsanlık için yürüyen milyonlarca insana yazık, ülkeleri batmanın eşiğinde ve umuttan başka hiç bir şeyleri yok. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

S.Arabistan ve BAE ekürisi, karga olduğuna bakmadan kendisini kartal sanıp, aynı anda Yemen, Libya ve Sudan' a müdahale edip maküs tarihlerine ulaşmayı hızlandırıyorlar... Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter