Milli Otomobil Görücüye Çıktı

Başlatan MAGNETO, Eki 13, 2015, 08:31 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Han

Aynen @Kunteper güzel yazmışsınız

Ayrıca; @Teknisyen
Benim iletimi bu adam ne demek istemiz az yanlışı var ama doğru da söylemiş demek yerine sırf eleştirmek için sündürmeye büzdürmeye gerek yok. Zaten yazının bir kısmında benimde söylediğimin benzerini yazmışsınız. Ayrıca bu ülkede olmayan bir sanayi sistemini düzenini yada ne haltsa kuramayacaksak dükkanı kapatıp dağa taşa arpa buğday ekelim.

Dediğim gibi bugün atılacak bu yanlış adımlar 20 yıllık yarınımızı çiviliyor. İşte görüyorsunuz bilmem kaç yıldır üretilen "motorun" hala sıkıntısını çekiyoruz.

Mesajı Paylaş

sadalone

Önemli olan ürettiğin otomobili satabilmektir, marka haline getirebilmektir.

Ülkemizde zaten otomobil üretiliyor arkadaşın dediği gibi mesela Egea üretiliyor muhtemelen yerlilik oranı Milli otomobilden daha yüksek.Ama üzerinde FİAT logosu olmadan o aracı hiçbir yerde satamazsın.Dolayısıyla aracı satan markadır, mesele üretmek değil satmaktır.TOGG'un asıl üzerinde durması gereken konuda pazarlamadır...

Zaten CEO bu haberdeki açıklamasında elektrikli otomobillerde fırsat penceresinin 2023 sonrası daha hızlı kapanacağından bahsediyor dolayısıyla çok geç olmadan 2022'de piyasaya çıkmak istediklerini belirtiyor.Bu dar zaman içinde çok geçmeden aracın çıkması gerekiyor ve hata yapma lüksü yok dolayısıyla bu işin uzmanlarından yardım alınıyor.

Bu araç ne kadar gecikirse fırsat penceresi o derece kapanacak dolayısıyla projenin başarıya ulaşma şansı azalacak.Yani zamana karşı bir yarış var, bu noktada yerli alt sistem için yatırım ve ürün bekleyemeyiz.

Zaten CEO %51 yerlilik oranıyla başlamayı hedeflediklerini, üretim başladıktan 2 yıl sonra bunu %68'e çıkaracaklarını söylüyor.Bu orana motor ve pil'de yerlileşme olmadan çıkılabileceğini sanmıyorum.Motor'u Bosch Türkiye Bursa'da üretebilir bu şekilde yerli olabilir yada ilk modellerden sonra başka bir yerli üretici üretmeye başlar.Elektrik motorunu üretebiliyor olmamız lazım zor değil.

Önemli olan satış rakamlarında belli bir seviyeye gelmek, ölçek ekonomisine ulaşınca Çinli üreticide gelir pil hücresini burada üretir yada yerli bir üreticimiz üretir.

Ekosistem biranda ilk üretimde yaratılmaz bu bir süreçtir. Mesajı Paylaş

HDS

Ben TOGG'un şu andaki iş modelini çok beğendiğimi ve takdir ettiğimi söyleyemem. Ancak şu parametrelerde de hemfikir olmak durumundayız tartışmak için:

Elektrikli otomobil için "ekosistem"den ne kast ediyorsunuz? Sadece batarya üretimi vs gibi işlerden mi? Yapacak makinenin falan yerli olmasını mı? Batarya içindeki nikelin yerli madenden çıkmasını mı?


Yoksa "elektrifikasyon" için gerekli olan bir de şarj altyapısı, ulaşım modelinin ona göre çözümlenmesi vs gibi altyapısal ve tüketici alışkanlıkları da bu ekosisteme dahil mi?

Ya çünkü, ben bir dolu otomotiv konferansına, ona buna katılıyorum, daha "pilin içindeki kobalt" falan denildiğini duymadım. Herkes deli gibi otomobilin ve bireysel ulaşımın edinim modelini, elektrifikasyonu, elektriğe ulaşım ve şehirlerin una göre tasarım ve adaptasyonunu, elektrik üretim modellerini, akıllı şehirleşme ve grid'i falan konuşuyor. En fazla duyacağınız "Gelecek PEV mi Hidrojen mi?" tatavası. Mesajı Paylaş

PARS

@HDS
Öyleyse bize TOGG değil TESLA gibi ev güneş panelinden (kiremit şeklinde ürün geliştiriyordu 2-3 yıl önce) ev için batarya üreten bütün bunlara cevap vermeye çalışan bir şirket/yapı lazım. Çok katmanlı bir konu zaten ama şuana kadar sadece araçlar için odaklanılmış görünüyor hep açıklamalar bu yönde. Sizin belirtiğiniz konulara Önder Yol-DMA dışında bu konulara değinen başka bir isim ve firma duymadım. Mesajı Paylaş

Karabasan

#679
Oca 28, 2020, 05:47 ÖS Last Edit: Oca 28, 2020, 06:03 ÖS by Karabasan
Ülkecek öncelikli olarak bir şeyi anlamamız lazım. Gelecek dizel motor teknolojisinde değil.
Yani Volkswagen'in Manisa'da yatırım yapması bize hiç bir şey kazandırmayacak. 2022 lere kadar artık bu teknolojilerin çağının yavaş yavaş kapandığını göreceğiz. Dolayısı ile bu konuda yapılan yatırımlar geleceği olmayan ölü yatırımlar. Dizel araç efsanesinin 2025 lerde bir yeri yok. Bunu ancak satabilirsen Afrika gibi 3. Dünya ülkelerine satarsın.

Bugün bizimkiler Hidrojenle üzerinden hibrit otomobil tasarlamışlar. Üstelik aracı yürütmüşler. Ama bizimkilerin beğenmeyeceği akıllarına gelmemiş maalesef. Burada TOGG ile kıyaslama yaparsak batarya anlamında potansiyeli ile öne çıkıyor.

Otomobil piyasasında çeşitlilik esastır. Dünya'da irili ufaklı pek çok firma var. Ve herkes kendince bir konsept tutturma derdinde. Koca piyasayı TOGG ile doyuramazsın. Dizel sonrası dönemde ise bir süre boşluk olacağı ayak uyduramayan firmaların kenara çekilmek zorunda kalacağı bir dönem geliyor. Dahası bu konsept oluşturma işi henüz kemikleşmiş değil. Bu bizim kendi konseptimizi oluşturmak için bir fırsattır. Bugünden yola çıkmayan için yarın bir şeylere başlamak adına çok geç olacak. Şimdiden pişirdiğiniz teknolojilerle yarın bir gün ortaklık kurmayı istediğiniz zaman eliniz avantajlı olacak. Adam seni karşısına aldığında her şey senden gelsin biz montaj yapalım dersen buradan en fazla distribütörlük çıkar.

ABD li STK'nın Türkiye'de ki batarya teknolojilerini fonlayacağını açıklaması sonrası batarya üzerine çalışacak odakların böylece finansman sorunu aradan çıkmış görünüyor. Bu konuda yatırımı çekebilmek için önce potansiyeli ortaya koymak gerek.
Devlette zaten Hidrojen için yavaştan ısınma turlarına başlamış durumda
https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/bakan-donmez-2021-sonuna-kadar-dagitim-hatlarina-ilk-hidrojen-girisinin-olmasini-hedefliyoruz/1702850


Elektriğin otomobillerde baskın olarak kullanıldığı bir konjonktürde bu talebi karşılamak için güneş panellerinden medet umamazsınız. Kar yağmaya başladığında üretim düşer sizi de yolda bırakır. Evde güneş panellerinde elektrik üreteyim arabada kullanayım diyerek bu iş olmaz. Bize daha verimli olacak bir yöntem lazım.

Edit: Dizel motorlu otomobillerin Avrupa'da yasaklanmasının gün be gün kapımıza dayandığı konjonktürde olay sadece temiz yakıt sıfır emisyondan ibaret değil.
İşin birde petrole alternatif oluşturalım mottosu da var. Rusuna Arabına İranlısına olan bağımlılığı azaltmak için bir kapı var. Ve Avrupa kullanabilirse bunu sonuna kadar sömürmek isteyecektir. Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Teknisyen

@Han

sırf eleştirmek için sündürmek gibi bir niyetim olsa bir dolu şey yazardım oraya.Öyle bir niyetle niye yazayım ki?

Benim itirazım Egea ile kıyaslamanıza  buna.Sıfırdan bir marka kuruluyor .Hal böyle olunca  "olmayan bir sanayi sistemini" kurmak öyle ha deyince olan şey değil.

Ne zaman üretim ve pazar payı bir noktaya gelir işler belirli bir olgunluğa ulaşır  işte o zaman Egea ile yada başkası ile kıyaslamak mümkün olur yoksa başlangıç  seviyesi için Egea kıyaslaması doğru olmuyor.

ayrıca Sayın @HDS

En azından benim ekosistem derken kastım üretimin tüm ayakları ve pazarlama sonrası serviste dahil tüm hepsini kapsayan sistem.O yüzden bugünden yarına her şeyin üretilmesini beklemiyorum.(bekleyenleri de anlamıyorum) Hoş yarında beklemiyorum zira herkesin malumudur ki bu sektörde kimse %100 her şeyini kendi üretmiyor.

Bunlar haricinde anlamadığım iki yer var.Birincisi   Bosch'a motor ürettirilip oradan diret tedarik mi edilecek yoksa motorun  geliştirilmesi için teknik destek mi alınıyor? CEO'nun Bosh ile çalışacağızdan kastı nedir acaba?İkincisi de batarya paketi için yol haritası nedir? Mesajı Paylaş

HDS

TOGG neden görece "lüks" olacak araca yöneldi? Çünkü bu teknolojinin şu anda tabiatı bu.

MIT'nin raporu da diyor ki, "LIB paket fiyatı, teknolojisi bu oldukça kW.h başına $100 altına zor düşer, $124'ü bile zor görür. Olursa da ancak yepyeni bir batarya kimyası ile olur, onun da yaygınlaşması 2030'u zor bulur."

Bir süre daha bu iş "pahalı" olacak. Ancak, yaygınlığı artacak. Bizim kalabalık ve toplu taşımanın yoğun olduğu metropollerimizdeki asıl nokta toplu taşımayı, günlük dağıtım yapan ağır vasıtaları falan hızlıca elektrifiye edebilmek. Geri kazanım bu konuda verimliliği çok arttırıyor.

Belediye otobüsleri, taksiler, şehirde gezen hafif ticari araçlar, gerekirse kamyonlar ve binek araçların %30-35'i elektrifiye olsa -ki bu sayı filo araçları galan filan da demek, havamız değişir ve artık sektör kendini taşır.

Ama burada asıl "ekonomi", asıl ekosistem tüm bu elektrifiye sistemin evlere, sokaklara, otobüs duraklarına ulaşımı, faturalandırılması, üretimi, ve tabii aracın kendisi, altında yatan teknolojileri.


Bu ekosistemde araç bir "parça" sadece. Bu konuda da  aracın kendi beni çok ilgilendirmiyor bir mühendis olarak heyecanlandırıyor ama batarya konusu stratejik ve konuda bir "yol" çizilmiş olmasını beklerdim. "Bakacağız"la falan olmaz o iş. Bize aracı erken gösterdin demektir o.

Tamam, mayınlı alandır batarya, gereksiz ve erken konuşursan sıkıntı yaşarsın ama bir yol iz çizilmiş olmalı. Mesajı Paylaş

KunteperCanavarı

Hds ekosistemden kasıt ne diye sormuş. Bence bu öncelikli konu değil. Öncelikli konu batarya gibi kritik ve önemli birkaç teknolojide yerli ve milli çözüm ortaya çıkarılamazsa ne adam gibi ekosistem kurabilirsiniz ne de ürettiğiniz araba adam gibi rekabetçi olabilir.

Bazı kritik teknolojilerde milliliğe gideceğiz ki onun üstüne ekosistem inşa edebilelim yoksa elin şeyiyle gerdeğe girilmiş olur. Mesajı Paylaş

HDS


KunteperCanavarı

#684
Oca 29, 2020, 11:25 ÖÖ Last Edit: Oca 29, 2020, 11:29 ÖÖ by KunteperCanavarı
Teslanın kendi giga factorysinden çıkardığı pili kullanarak Tesla ile rekabet edilemez.

Başkasının yazılımı ile yerli nesnelerin interneti kurulamaz. Başkasının şarj istasyonu ile yerli şarj altyapısı hep birilerine mahkum kalır.

Böyle oluşturulacak ekosistemden fayda gelmez. Mesajı Paylaş

Han

Olursa da ilk krizde arabanız motorsuz veya bataryasız yazılımınız virüse boğulmuş olur. Mesajı Paylaş

HDS

Bunlar birbirinin "veya"sı değil. Zaten benim kastım da "Bunlara bakılmasın" demek de değil. Ben Türkiye'de hep ama hep düşülen, koca koca bakanlıkların, koca koca 50-60 senelik firmaların, kurumların, Tübitak'ın falan da sürekli düştüğü bir hataya dikkat çekiyorum. Sınai, ekonomik ekosistemleri daha dar çerçevelerde hayal etmek, havsala darlığı meselesi yani.

Bu da bir bakıma normal de. Zira, malum kendince Türkiye'nin en derin dertlerinden biri olan belediyeciliğe kendi yenilikçi yorumunu getiren hükumet partisi de mesela artık istimini yitirdi ve gerek içeride, gerek dışarıda asında içe kapandık. Buradaki mesajlarımın çoğu da bir bakıyorum ona evriliyor; Hayır, bu işler böyle olmak zorunda değil. Bu kadar küçük olmak zorunda değil.


Bugün, evet para yok, bugün evet kısır siyaset her şeyi etkilemiş durumda. Ama yarın bu toz, bu ölü toprağı gidiverir. O zaman Türkiye'nin en büyük tartışma konusu da modern büyük şehirleri olur. Üstelik bunu da imar/rant bağlamından koparıp daha yaşanabilir, daha verimli, daha güvenli şehirler düzleminde tartışabiliriz. Siz bakmayın, bugünün o dengoz ve soğuk şehirleri, bir bakarsın bir meydanı kapatıp süslemişsin, iki sokağı, bir mahalleyi elektrikli scooter yolu yapmışsın falan, yollara hayatı taşırmışsın, bambaşka yerler olurlar. Ş anda gündemimizde olmayan ir dolu şeyi konuşur olmuşuz.

Türkiye kalabalık, insanları hoyrat ve mutsuz şehirler bunlar. Bunlar üretkenlik kayıplarına sebep oluyor. Bugün yaşayıp gidiyoruz, kimse bunları hesap etmiyor ama malın, insanın, emeğin kıymetli olduğu, itiş kakışın da son derece "pahalı" olduğu, iş ve katma değer kayına sebep olduğunun farkına varınca da şehirlerimizi olduğu hali ile de değiştireceğiz - el mahkum.

O zaman trafik de farklı olacak, belki artık yol yapmak değil, yol küçültmek yollarına başvuracağız. Kavşaklarımız, ışıklarımız, o bu farklı olacak. Belirli aksların ulaşım tanımları yeniden kurulacak. O gün geldiğinde "base load" olarak nükleer enerji tüketen. Kışın yağışla barajdan elektrik üretip yazın panelle güneşten elektrik üreten falan bir ülkeye benzeyeceğiz belki de. Ve bir de tabii ki, gün itiş kakışımız çok olsa da, o gün bir dolu AB fonu ile düzenleyeceğiz şehirlerimizi.


Bu düzlemde ulaşımın elektrifikasyonu çok çok önemli bir konu. Bizim çocuklarımız için muhtemelen içten yanmalı motor gerçekten tarihte kalmış olmasa da neredeyse "utanılacak" bir şey olacak belki de.


Sınırı eğer buralardan çizersek, daha büyük bir resmin içine oturtursak muhtemelen daha doğru olacak. Yani; Bence proje yanlış şekilde paket edildi ve pazarlandı. Aslında bu bir "teknolojileşme ve modernleşme" atılımının sadece bir parçası. Burada TOGG ve otomobil bu işin sadece bir parçası. O parçanın da bir detayı tabii ki bataryası osu busu. Bataryası emanet olan bir elektrikli araç firması üretip bunu markalaştırabilirsin. Yeteneklerine bakar. Ancak, enerji depolama teknolojilerindeki hakimiyet senin hayatın bir dolu yanına hakimiyetini getirir. Geleceğin şehirleşme ve lojistik çözümlerinin batarya teknolojileri ile TOGG projesini buluşturmayı başarabilmemiz gerekiyor. Ama bunu sadece "Tesla'dan ucuza batarya üretemezsen onunla rekabet edemezsin"e indirirsek kendimizi tıpkı şimdi modern araçların kaportalarını ürettiğimiz gibi kaporta üretirken, yani amelelik yaparken buluruz. Ama TOGG'un yazılım, şehrin düzenlenmesi, otonom sürüş, elektrifikasyon konularında modern şehirler ve teknolojinin dağılımı konularında bir gelecek algın ile kesiştirebilirsen bir farkın olur.



Yani; batarya teknolojilerindeki uzmanlık, patent ve teknoloji üretimi, yerli kimya ve üretim kabiliyeti üretimi sadece TOGG için bir kazanım değil. TOGG'dan daha önemli kısmı bizim için toplu taşıma mesela. Biz İstanbul'da bir günde arabalar ile taşıdığımızdan fazla insanı otobüsle, dolmuşla, metro ile falan taşıyoruz. Bir dolu mal hareket ettiriyoruz, bir olu çöp topluyoruz. Bunların elektfikasyonu ve modern otonomi ve iletişim tekniklerinden faydalanması çok önemli.


Benim gördüğüm en sempatik elektrifikasyon projelerinden birisi TOGG olmaktan ziyade, mesela Türkiye'deki yaygın büyük şantiye ve taş ocaklarında, madenlerde kullanılan dev kaya kamyonlarının elektrifikayonu. Bunlar sürekli bir deliğe inip çıkıyorlar Buradaki elektrik geri kazanımı tüketimi %85'e kadar geri kazandırabiliyor. Yahut, kenarından benim de bulaştığım elektrikli otobüs, metrobüs projeleri. İstanbul, Ankara, İzmir, büyük şehirlerimizin hepsi çok eğimli ve çok dur kalkımız var. BU sistemlerin enerji geri kazanımları, sistemin pürüzsüz akma konusundaki avantajları bizim gibi kalabalık şehirler için çok yüksek.


TOGG? TOGG da daha evrensel bir gelecek fikrinin yerli ekosistemine muhakkak eklemlenmek zorunda. Tabii ki bataryası falan yerlileşmeli. Ama bunun için ben "burada olmazsa olmaz" mızmızlanmasından ziyade bir plan görememeyi eleştirirdim. Tabii ki kimya konusunda, hücre konusunda birilerinden destek alacağız. Orada şu anda hareket etmemiz çok zor. Çünkü mayın tarlası gibi, her yerde patent derdi var. Onu tartışmak gerek. Mesajı Paylaş

KunteperCanavarı

Benim de anlatmak istediğim bu. Bu kadar geniş bir vizyonu özellikle kritik noktalarda adamın teknolojisine sırtını dayayarak yaparsan ona elin mahkum kalır.

Ben yerli elektrikli otomobil projesinde bunun katalizörü olabilecek bir akıl göremiyorum. Yerli otomobili bahane edip bazı kritik yetenekler kazanırsın, oradan da senin anlattığın vizyona yürünür. Ama bu kazandığın yeteneklere dayanıp yürürsün o noktaya. Teslanın piliyle, nvidianın yazılımı ile değil. Mesajı Paylaş

Teknisyen

@KunteperCanavarı

Tesla'da aynı yoldan geçmedi mi? Tesla bile daha kendi pilini ya yeni kullanmaya başladı yada başlayacak.Kendi pilimi yapacağım dedikten sonra baktılar olmuyor gidip . Maxelli'i satın aldı adamlar.

Bu arada Maxelin elindeki teknoloj iiel Tesla'nın pilde atılım yapacağı söyleniyor ama ne kadar aslı vardır bilmiyorum. Mesajı Paylaş

HDS

Çin'deki durum sadece biraz netameli ama arabacıların şu anda hiç birinin aslında kendi bataryası yok. Bunu ben yazmıştım burada. Ama önüne geçmek mümkün olmuyor.

Tesla Panasonic altyapısını kullanıyor. Gigafactory içinde aslında bir Panasonic üretim tesisi var. Çin'deki Giga için ise CATL ile görüştüğü yönünde haberler var. Berlin ise LG Chem olabilir lafları aldı yürüdü. Know How'ın varsa çok değişik iş modelleri ile gidebilirsin. Ama mesele sadece bir "kimya", "marka" meselesi değil. B en başta bir finansman meselesi. Biz Türkler eser gürler ama finansmanın darlığına dank edince de düşer bayılırız.


Tüm bu evrime bir de "finans" gözüyle yeniden bakmak gerek. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter