Engagement

Başlatan Çetin, Eyl 15, 2017, 12:57 ÖS

« önceki - sonraki »

Çetin

Veri tabanından.

Savmak. Her hangi bir sorunu gidermek, bir sakıncayı, tehdidi ortadan kaldırmak, yani, savmak. Savma. Savmak eylemi; bir kezlik hamle. ''Gemimizin ana topu saptandıktan sonra tanımlanıp belirlenen düşman unsura on kez savmada [on atış] bulundu (on kez ''engage'' oldu).'' Savmak Kuralları. Ayr. Bkz. Savaş. Muharebe, harp. Savaşçı. Muharip. Savaş Eri. Muharip. Savaşı Savmak. Mücadeleyi bertaraf etmek. Savaş Yeri. Muharebe Meydanı. Savaş Yürütmek. Harekata geçmek, hücuma geçmek. Savaşmak. Savaşmak. Savmak. Geçiştirmek, defetmek, bastırmak, atlatmak, uzaklaştırmak, gidermek, bertaraf etmek. Savulmak. Savuşturulmak, geçiştirilmek, atlatılmak, bertaraf edilmek, giderilmek. Savuşturmak. Savutmak. Savmak, uzaklaştırmak. ''Özel güçler, karşı binada bulunan düşman unsurları savmaya geçti.''

Örneklerin hepsi Tarama Sözlüğü'nden. Yaklaşık 300 eserin verisini barındırır (8.000 sayfalık). Mesajı Paylaş

sahin1

Burada bir detay vereyim.

Savaş kelimesi hem harp, hem de muharebe kelimelerinin karşılığı olarak artık dilimize iyice yerleşmiştir. Ancak, Arapça kökenli olan harp ve muharebe kelimelerini sadece savaş kelimesi ile karşılarsak bence yetersiz olacaktır. Zira muharebe bir harbin içindeki birkaç ayrı çatışmanın her birinin adı olurken, harp başlı başına birkaç çatışmayı içine alan genel çatışma gruplarını ifade eder. Örneklersem, Kurtuluş Savaşı olarak ifade ettiğimiz genel çatışmaya eskiden İstiklal Harbi denirken, bu harbin içindeki çatışmalardan birisi olan Sakarya Savaşı Sakarya Muharebesi olarak adlandırılırdı. Böylelikle savaş kelimesi artık dilimize iyice yerleşmişken aslında kelime dağarcığımızı da bir bakıma daraltmıştır.

Bir de, şahsi kanaatim, dilimize iyice yerleşmiş ve hatta Türkçeleşmiş kelimeleri kökenine bakmaksızın muhafaza etmemizde yarar görüyorum. Çünkü ezici çoğunlukla yerine önerilen kelimeler tatsız, tuzsuz ve hatta alakasız olabilmektedir. Bunları illaki değiştireceksek yerine daha kaliteli ve güzel yeni kelimeler bulabilmeliyiz. Asla oturgaçlı götürgeç gibi saçmalıklar icat etmemeliyiz. Mesajı Paylaş

Çetin

Yanıtınıza ancak dönebiliyorum.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum. Bunlar çok önemli hatta hayati ayrıntılardır. Ancak burada da, hem bilgimden birikimimden, görmüş geçirmişliğimden bundan ötürü de kestirmelerimden ötürü kolayca anlayabileceğim gibi genelde olan yine aynı olay vardır. Kaynaklara bakınca da öyle olduğunu şimdi gördüm. İlgili iki sözcük de ''savaş, savaşma'' anlamlarına iyedir, ancak ayrı ayrı kullanılmışlardır. Meninski'nin Thesaurus'unda harb girdisinin karşısında savaş, döğüş (Azerbaycanlılar da günümüzde bu sonuncusunu kullanırlar) sözcükleri var iken, muha(a)rebe girdisinin karşısında da yine aynı sözcükler vardır. Burada da aynı bilgilere ulaşabilirsiniz:

https://www.etimolojiturkce.com/kelime/muharebe
https://www.etimolojiturkce.com/arama/harp

Yapılmış olan her ikisinin de ayrı olgular için kullanılmış olmasıdır. Anlaşılan ki, çok sonraki, yani geç dönemlerde. Thesaurus 17. yüzyıldan.

Bu yüzden yukarıda, Tarama Sözlüğü'nden alıntılanmış olarak, savaş girdisinin karşısında her iki sözcük var.

Ayrıca, daha 1070li yıllarda, Kaşgarlı Mahmud Oğuzların savaş sözünü tokış, uruş (war) için kullandıklarını anlatır. Bize öz bir kullanımdır yani.

Her iki olguyu da anlatımda ayırmak için muharebe için var olan tonlarca sözlerden doğruca yerine bir şey konabileceği gibi, ki konmalı, muharebe de kullanılabilir.  Mesajı Paylaş

Trilogy

Bu kelimenin tek bir anlamı yok ki? Örneğin angajman, yani temas da olabilir. Mesajı Paylaş

Çetin

Ben daha çok yukarıdaki ilgili anlamlar doğrultusunda çalıştım. Ayrıca bir şeye ''engage'' olmak, onu etkisiz hale getirmek için onu savmaya, savuşturmaya (bertaraf etmek, tehlikeyi sıfıra indirmek) geçmektir. Temas var yani. Sav-aş'a da bu yüzden savaş deriz. Savuşturulması gereken tehlike vardır. Alanımızca çalıştım kısaca. Yoksa diğer alanların anlamlarını biliyorum.

Sizi yanlış anladıysam lütfen düzeltin. Mesajı Paylaş

Observer

Sayın Çetin, bu konuyu yanlış anladığınızı düşünüyorum. Örneğin Türk Hava Kuvvetleri Suriye sınırında bir Suriye uçağı ile karşılaştığında angajman kuralları kapsamında onu engeller ya da inmeye zorlar ya da geri döndürür ya da düşürür. Ama bu bir savaş değildir.

Saygılarımla. Mesajı Paylaş

Çetin

Yanıtınız için teşekkür ediyorum sayın Observer.

Hayır, onun ayırdımındayım kuşkusuz. Savaş sözünü örnek göstermem, bu sözün (dolayısıyla da, bu işe (war) bakışın, yani anlayışın) temelinde de idrak edilen bir tehlikenin savuşturulması yattığını göstermem içindi. En son kertede öyle olduğunu düşünüyorum, çünkü olay açık. Biz Türklerin derdi ya da savaş anlayışı zaten hiçbir zaman havadan sudan savaşalım, insanlar da ölüyor/ölebilir ne yazar, her şey benim olsun türünden olmadı. Türkler içinde en ileri giden Oğuzların da dolayısıyla savaş sözünü bu gövdeyle (sav-) anlatmalarını, olayı böyle görmelerini anlamam benim adıma her zaman güzel bir iş olmuştur.

Genel olarak, bir işi savdığınızda, onu tehlike, sakınca gördüğünüz için savıyorsunuzdur. Bu (yukarıda sanırım biraz güdük anlattım), tümden etkisiz hale getirmek olabilir, yok örneğin düşman unusuru ele geçirmek tutsak etmek yetiyorsa/edilen iş buysa, bu bağlamda bir savma olabilir, bir işe davranışa zorlamak ve böylece tehlikeyi ortadan kaldırmak ise, yine savma olabilir. Alanda zaten ''öldürüldü'' denmeyip genelde ''etkisiz hale getirildi'' denilmesinin de bu ilgili anlayışla örtüştüğünü düşünüyorum. Engagement, yani angajman kuralları konusu da özünde bunu içerdiği, ihtiva ettiği için, olaya savmak'tan bakıp öyle yaklaştım.

Yanlışlık varsa, düzeltin. Gözümden kaçan işler olabiliyor. Doğruysa da, onaylayın. Böylece doğruluktan daha da emin olurum. Mesajı Paylaş

The Thing

Bu proje çok iyi düşünülmüş. Ülkemizdeki önemli bir boşluğu dolduracağı kesin. Önerilerin tamamı kabul görmese bile, büyük kısmının toplum ve sektör tarafından kullanılacağını düşünüyorum. Mesajı Paylaş

nokta

Engagement=angajman=karşılaşma Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Türk Hava Kuvvetleri, Suriye ile angajman kurallarını değiştirdiğinde, karşılaşma kurallarını değiştiriyormuş demek ki? Anlamı oturuyor...
Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter