TCG ŞAHİN ve TCG ALBATROS Hizmet Dışına Ayrıldı

Başlatan DelKu, Eki 08, 2015, 11:36 ÖS

« önceki - sonraki »

DelKu



Türk Deniz Kuvvetlerinin ilk güdümlü mermili platformlarından olan ve modern Türk Hücumbotçuluğunun başlamasında önemli bir role sahip KARTAL Sınıfı Hücumbotların hizmet dışına ayrılmasına devam edilmektedir.
Türk Donanmasına 03 Kasım 1966 tarihinde katılan TCG ŞAHİN ve 22 Şubat 1970 tarihinde katılan TCG ALBATROS yaklaşık yarım asırlık hizmetin ardından 27 Temmuz 2015 tarihinde, daha önce söz konusu gemilerde görev yapmış personelin katılımıyla icra edilen son seyir hitamında Aksaz Deniz Üssü'nde düzenlenen törenle hizmet dışına ayrılmıştır.
Törene; Donanma Komutanı Koramiral Veysel KÖSELE, Güney Görev Grup Komutanı Tuğamiral Cihat YAYCI, Güney Görev Grup Komutanlığı personeli ve personel aileleri ile TCG ALBATROS ve TCG ŞAHİN'de görev yapmış personel iştirak etmiştir.

"Kaynak: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İnternet sitesi"










TCG ALBATROS'A VEDA
 

   Askeri gemiler hizmet edemez hale gelince veda töreni ile emekli edilirler. Bu törene daha önce aynı gemide görev yapmış personel de davet edilir. Çünkü gemilere can ve ruh veren personelidir. Aslında bu tören o gemide görev yapmış canların ve ruhların gemiden ayrılma törenidir. Gemi boş kalınca sadece bir materyal haline gelir. Satılıp parçalanırsa o zaman tam anlamıyla ölür. Bazı kahraman gemiler müze yapılıp halkın ziyaretine açılır. Müze gemiler ölmezler. Ziyaretçileri onları canlı tutar. TCG Albatros Hücumbotu 27 Temmuz 2015'de Aksaz Deniz Üssünde yapılacak bir törenle Türk Deniz Kuvvetlerine veda edecektir. İsmi ilerde yeni bir gemiye verildiğinde yeniden doğmuş olacaktır.
 
TCG Albatros 'un Hikâyesi
Türkiye Cumhuriyeti ilk defa 1969 yılında kendi parası ile Almanya'dan  hücumbotlar satın almıştı. Bunlar, zamanının en modern gemileriydi. 42 deniz mili sürat yapabilen, dört pervaneli bu gemiler de görev almak ayrıcalıklı bir durumdu. Sekiz adet satın alınan bu gemilere kuş isimleri verilmişti.[2] Genel olarak Kartal Sınıfı gemiler olarak adlandırılırdı. Gemilerden beşi kuş isimli, ikisi rüzgâr biri de tabiat olayı olan Şimşek'ti. 1973 yılı başında TCG Albatros hücumbotuna ikinci çarkçı olarak atandım. Bu atama  benim için sevinç ve gurur kaynağı oldu. Çünkü bu botlar Türk Deniz Kuvvetlerinin en vurucu su üstü gemileriydi. Gemilerin esas silahı torpido idi. Dört torpido kovanı vardı. Ayrıca iki adet daha yedek torpido taşınabiliyordu.  İsabet eden bir torpido hedefi saf dışı bırakacak bir etkiye sahipti. O dönemde TCG Albatros gemisinde Komutan,  İkinci Komutan, Baş Çarkçı ve İkinci Çarkçı olarak biz dört subaydık. İlginç bir tesadüf olarak gemideki dört subay olarak hepimiz de üsteğmen rütbesindeydik. Aramızda sadece sene farkı vardı. O zamanlar üsteğmenlik 6 yıldı. En kıdemsiz bendim. Çünkü yeni üsteğmen olmuştum. Daha sonra nedendir bilinmez, üsteğmenlik 3 yıla indirildi. Yüzbaşılık 9 yıla çıkarıldı. Yüzbaşılığın ilk üç yılına önyüzbaşı adı verildi. Böylece bazı subaylar, çocukları 9 yaşına geldiğinde hala yüzbaşı rütbesinde oluyorlardı. Neyse, konumuza dönelim. TCG Albatros üsteğmenler gemisiydi. 1970'li yıllar NATO ile SSCB arasındaki Soğuk Savaş rekabetinin deniz gücü üzerinden Akdeniz'de yaşandığı en sıcak yıllardı. Sovyet donanması Akdeniz'de sürekli faaliyetteydi. Yunanistan ile Türkiye arasındaki Ege'deki ve Kıbrıs'taki anlaşmazlıklar da her iki ülkeyi  yüksek  bir silahlandırma eğilimine sokmuştu. Yunanistan, Fransa'dan gemiden gemiye atılan Exocett füzeleri alınca Türkiye de  dengeyi sağlamak için o dönemde Norveç'ten Penguen füzeleri satın aldı. Bu füzeler vurucu gücü teşkil eden  8  hücumbottan dördüne monte edilecekti.  Bu maksatla Meltem, Albatros, Şimşek ve Pelikan seçildi. Bu da Albatros gemisi personeli olarak bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Türkiye Cumhuriyeti'nin sadece dört güdümlü mermi atabilen gemisinden birinde görev almak, gemi personeline  ayrıca özel bir sorumluluk duygusu da yüklemişti. Bir savaş halinde güdümlü mermilerimizi atmadan batmamaya içimizden kendimize ve alenen de birbirimize söz vermiştik.
 
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı
15 Temmuz 1974 günü Kıbrıs'ta Makarios'a karşı yapılan Nikos Samson darbesi sonrası Türkiye'nin garantör devlet olarak Kıbrıs'a askeri müdahalesi gündeme geldi. Bu durum Yunanistan ile Türkiye'yi savaş ortamına sürükledi. TCG Albatros 'un da aralarında bulunduğu dört güdümlü mermili hücumbot ve Türk donanmasının büyük bir bölümü tatbikat nedeniyle önceden Ege ve Akdeniz'de bulunuyordu. Bu nedenle Türk donanması gemileri savaş planlarındaki konumlarını kolaylıkla aldılar. Türk Donanması Mersin'deki çıkarma gemileri ve Amfibi Deniz Piyade Alayı unsurları ile Kıbrıs'a müdahaleye hazırlanırken, Yunanistan'ın Türkiye'ye misilleme yapması olasılığına karşı sıklet merkezi ile Ege'de idi. Bu bağlamda TCG Albatros ve diğer üç güdümlü mermili hücumbotumuz da, zamanın Donanma Komutan Oramiral Bülent Ulusu komutasında Ege'de bulunuyordu.  20 Temmuz sabahı Amfibi Deniz Piyade Alayı Kıbrıs'a çıkarken, Türk Donanması da takip eden 72 saat süresince Orta ve Kuzey Ege'de varlık göstererek, Yunanistan'ı caydırmayı başardı. Bu kararlı tutum, Yunanistan'ın hem Kıbrıs'a hem de Türkiye'ye karşı askeri bir müdahale yapmasını engelledi. Kıbrıs Barış Harekâtı sonrası, kriz ve savaş koşullarının ortadan kalkması yaklaşık iki ayı buldu. Bu süre zarfında TCG Albatros ve diğer botlar bölgede kaldık. Geminin Baş Çarkçısı Erdek'te kaza geçirdiğinden, Kıbrıs Barış Harekâtı süresince İkinci Çarkçı olarak otomatikman Baş Çarkçı görevini de üstlendim. Ancak nasıl oldu ise bu husus Türk Deniz Kuvvetleri kayıtlarına bir türlü geçmedi. Savaş sonrası yapılan idari ve hukuki uygulamalarda Ege'de görev yapanlar yok gibi sayıldı. Kıbrıs'a bizzat çıkan ve karasularında görev yapanların haricinde kalanlar gazilik haklarından faydalanamadılar. Ege'de silahların ateşlenmemesi ve olay çıkmaması bizim suçumuz değildi. Ayrıca 1995 yılında Komodorluk görevim sırasında, geride kalan aile fertlerimin elinde bir övünç belgesi kalsın diye yaptığım müracaata da tatmin edici bir cevap alamadım. Ama TCG Albatros'un jurnalinde, kayıtlarında ve koridorundaki görev plaketlerinde çok şükür ismim var. Kıbrıs Barış Harekâtı Cumhuriyet tarihinin ilk savaşı idi. Türk Donanması ve Türk Ordusu deniz aşırı bu görevi bütün yabancı ülkelerin hayranlıkla ve şaşkınlıkla karşıladığı şekilde başarı ile yerine getirdi. Türk Donanmasının görevi 1974'de sona ermedi.  40 yıldan bu yana hala Ada'ya lojistik destek ve yardım sağlamaya devam ediyor. 1983'den bu yana da KKTC'nin kara sularını koruyor, deniz emniyetini sağlıyor.
 
Veda
TCG Albatros 27 Temmuz'da Aksaz'da yapılacak veda töreni ile denizle olan bağını kopartıyor. Ancak bizler ile olan bağı hiçbir zaman kopmayacak. TCG Albatros' ta görev alan ve hayatta olan herkesi hasret, minnet ve sevgiye kucaklıyor, ebediyete intikal edenlere rahmet diliyorum.

Dr. Nejat Tarakçı

Temmuz 2015

Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter