CERN

Başlatan The Thing, May 31, 2017, 09:40 ÖÖ

« önceki - sonraki »

The Thing

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti: "Evrenin yüzde 95'i hakkında hiç bir şey bilmiyoruz"

Cenevre'deki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN) karanlık maddeden Higgs bozonuna kadar ilimin dev adımlarla ilerlemesine katkı sağlıyor.

Euronews muhabiri Claudio Rosmino, CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti ile Cenevre'de bir araya gelerek bilim dünyasındaki son gelişmeleri ele aldı.

"Sınırsız büyüklüğü anlamak için sınırsız en küçük olanı incelemek. Cenevre'deki CERN araştırmacılarının sihirli sözcükleri bunlar… Global Conversation'ın bu haftaki bölümünde bilginin sınırlarının hangi boyuta ulaştığını anlamaya çalışacağız. Parçacık hızlandırıcının faaliyeti uzun süren bir teknik arızanın ardından bir kaç gün önce yeniden başlatıldı. Evreni oluşturan maddenin gizemini araştıran bu muazzam makinenin nasıl çalıştığını bize açıklayabilir misin?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC,Large Hadron Collider) şimdiye kadar insan tarafından yapılmış dünyanın en büyük ve en güçlü parçacık çarpıştırıcısı.

Proton ışınlarını 27 kilometrelik bir halka içerisinde ters yönde hızlandırır ve dört büyük dedektörün yüklü olduğu dört noktada çarpışmasını sağlar.

Bu çarpışmalar sayesinde, maddenin ve evrenin temel unsurlarını inceleyebilir ve doğadaki her şeyin temel unsurlarını ve evrenin yapısını ve evrimini anlayabiliriz "

"Günümüzde Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC), Higgs parçacığının keşfedilmesini sağlayan enerjiden daha yüksek bir seviyede çalışabiliyor. Şu anki bilimsel hedefleriniz nedir, neler keşfetmeyi umut ediyorsunuz?"
CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Örneğin, evrenin karanlık tarafını nelerin oluşturduğunu hala bilmiyoruz… Şu an yıldızlara, gezegenlere ve galaksilere baktığımızda evrenin sadece yüzde 5'lik bir kısmını görüyoruz. Geri kalan yüzde 95'lik kısım ise şu an için ne olduğunu bilmediğimiz maddeler ve enerjilerden oluşuyor. Bu konu bizim için en büyük soru işaretlerinden biri. Bu nedenle burada bulunan madde ve enerjileri "karanlık" kesim olarak adlandırıyoruz. "Karanlık" terimi bizim bu konudaki bilgisizliğimizi yansıtıyor ama aynı zamanda bu evrenlerdeki maddelerin bizim teleskop vs gibi cihazlarımızla etkileşimde olmadığını anlıyoruz. Bu maddelerin varlığını gözlem ve yer çekimi gibi kanıtlarla anlıyoruz."

"Ocak 2016'dan beri CERN Genel Başkanı'sınız, burada geçen bir buçuk yılınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir röportajınızda küçük bir köyün Belediye Başkanı olmak gibi demiştiniz."

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Çok farklı yönlü sorunları ele almanızı gerektiren zengin ve teşvik edici bir işte çalışıyorum. Bir yandan bilimsel tarafı var ki bu kısım benim önceliğim… Bilimsel projeler hazırlamak ve geleceği planlamak. Fakat diğer yandan da bütçe, personel ve uluslararası ilişkiler gibi farklı bir boyutu bulunuyor… Oldukça zengin ve farklı yönleri olan ve her zaman yeni şeyler öğrendiğim bir iş. Benim için eve dönüp "bugün şunları öğrendim" diyebilmek kadar büyük bir mükafat yok."

"CERN tarafından dünyaya ilan edilen Higgs bozonunun keşfedildiğini açıkladığınız o günü, 4 Temmuz 2012 tarihine geri dönelim. O gün neler hissettiniz, aklınızda kalan anılarınız neler?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Profesyonel açıdan çok mükemmel bir gündü ve belkide hayatımda yaşadığım en heyecanlı andı. O gün dünyanın her yerinde bulunan bir fizikçi toplumunu temsil ediyordum. Ama aynı zamanda makinemizin kurulmasına ve sonrasında verilerin incelenmesine katkıda bulunup heyecanla çalışan genç araştırmacıları temsil ediyordum. Ve gurur duyarak şunları söyledim : "Bugün bilim adına bir adım daha atarak insanlığa katkıda bulunduk." Açıkçası bu benim için çok muhteşem bir duyguydu."

Pressrelease: Article in Nature Physics. New #ALICEexperiment resultsshow novelphenomenain proton collisions. https://t.co/xXJJu7RA3f pic.twitter.com/SmeaEDxEwL

-- ALICE Experiment(@ALICEexperiment) 24 avril 2017
"Bu inanılmaz makine LHC sayesinde Büyük Patlama Bing Bang'ı anlamaya ne kadar yaklaştınız?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Big Bang'e çok yakın olan bir sürecin özelliklerini ve gelişiminini anlamaya çok yaklaştık. Elde ettiğimiz bilgi Big Bang'den milyonda bir saniye sonrasını kapsıyor. Bu belki bir hiç olarak görülebilir fakat öncesinde çok şey yaşandı. Big Bang anında hala gerçek anlamda ne olduğunu anlamaktan çok uzağız. Şu an çok çeşitli varsayımlara sahibiz. Genel anlamda evrenin oluşumunun ilk aşamalarında neler yaşandığını anlamak için önemli ilerlemeler katettik. "

"Avrupa'daki bilimsel araştırmalar konusunda nasıl bir görüşe sahipsiniz? Genç araştırmacılar için yeteri kadar imkan var mı?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti :"Genel olarak en büyük sorun, temel araştırmalar için gerekli maddi kaynağa ulaşabilmek. Bazı ülkelerde bilime ayrılan bütçe çok daha fazla. Somut çalışmalar üzerinde yürütülen bilimsel araştırmalara kaynak bulmak daha kolay zira kısa vadede sonuç elde edebiliyorsunuz. Somut araştırmaları unutmamak gerek tabii ama uzun vadede sonuç veren ve hemen bir sonuca ulaşmakta güçlük çektiğimiz temel araştırmaların ne kadar önemli olduğunu hatırlatmakta fayda görüyorum."

"Einstein "Mantık seni A noktasından B noktasına götürecek, fakat hayal seni her yerde gezdirecek "demişti. Fantezi ve tutku duygusu bir bilim adamının çalışmalarında nasıl bir rol oynar?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Bu duygular araştırmanın temelidir. Bilim ve araştırma fikir ve yaratıcılık üzerine kuruludur. Fakat bu fikir ve duyguların pratiğe dökülebilmesi için büyük bir özveriyle birleşmesi gerekir. Burada yaptığımız iş için tutku, motivasyon ve yaratıcılık temel niteliklerdir."

"Tutku ve fantezi bizi hayal dünyasında gezdirir… Çocukken hayalleriniz neydi? Bilim insanı olmak istediğinizin ne zaman farkına vardınız?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Küçüklüğümde komik ve gerçekleştirmesi güç hayallerim vardı. Bir dönem klasik dans dersleri aldım ve dansçı olmak istedim. Sonrasında piano dersi aldım ve kendimi müzik dünyasında hayal ettim, müzik hayatımda önemli bir yere sahipti. Çok meraklı bir çocuktum ve çok soru sorardım. Ve bir dönem lisedeki fizik ve matematik derslerinin ardından fiziğin tüm bilimlerin temeli olduğunu ve bilim dalının benim sorularıma yanıt bulacağını ve meraklarımı gidereceğini anladım. "

"Burada CERN'de son teknolojiyle donanımlı makinelerle çalışıyorsunuz. Peki günlük hayatınızda teknolojiyle aranız nasıl?"

CERN Genel Başkanı Fabiola Gianotti : "Teknolojinin hayatı verimli ve eğlenceli bir hale getirdiğini düşünüyorum. Fakat aynı zamanda günlük yaşantımızda olumsuz etkileri var: teknoloji bazen bizleri köleye dönüştürebiliyor zira günümüzde sürekli, telefona, maillere ve mesajlara bakmak zorundayız. Dolayısıyla bu teknolojilerin hayatımızda fazla yer edinmemesine ve bağımlı hale gelmemeye dikkat etmek zorundayız."

http://tr.euronews.com/2017/05/30/cern-genel-baskani-fabiola-gianotti-evrenin-yuzde-95-i-hakkinda-hic-bir-sey Mesajı Paylaş

The Thing

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda görev alan bilim insanları, yeni bir atom altı parçacık keşfettiklerini açıkladı.

Avrupa'daki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda görevli fizikçiler, uzun süredir teoride var olduğu kabul edilen ancak daha önce hiç görülmeyen baryon türünün anlık keşfini duyurdu.

Deneyde yer alan Oxfordlu fizikçi Guy Wilkinson, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndaki yüksek hızlı çarpışmaların, "Xicc++" adı verilen baryon parçacığının bir saniyeliğine gözlenmesini sağladığını bildirdi. Yeni keşfedilen parçacığın 3 bin 621 mega elektron volt ağırlığında olduğu belirtildi. Bu yeni parçacığın en bilindik baryondan dört kat daha ağır olduğunu gösteriyor.

Wilkinson, çok kısa da olsa bu anın, parçacık fiziğinde "kayda değer biçimde uzun bir süre" olduğunu vurguladı.

Baryonun, iki ağır, bir hafif kuarka sahip olduğu, normalde baryonlarda bir ağır kuark bulunduğu belirtildi.

Guy Wilkinson, baryondaki iki ağır kuarkın, iki güneşli bir sistemde etkileşim halinde dans eder gibi hareket ettiği, hafif kuarkın dans eden çiftin etrafında dolaştığını söyledi.

"İnsanlar uzun zamandır bunu bekliyordu." diyen Wilkinson, keşfin, fizikçilerin araştırması için yeni bir "baryonlar ailesini" açığa çıkardığını dile getirdi.

Ekip, keşifle ilgili raporunu Physical Review Letters'a sundu.

Parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen Higgs Bozonu, Fransa-İsviçre sınırında yerin 100 metre altında bulunan CERN tesislerinde yapılan deneyler sonucunda 2013 yılında keşfedilmişti.

http://www.ntv.com.tr/teknoloji/yeni-bir-atom-alti-parcacik-kesfedildi,4dOdtJMSNUeRCKK_15AwAA Mesajı Paylaş

delidumrul

CERN deki elemanların bahçede ayin yaptıkları hakkında bir kaç video var nette.Hatta öyle ki çalışanlar cin neyin gördüklerini iddaa ediyorlarmış. Mesajı Paylaş

saladin

Hocam genç fizikçilerin, özellikle zeki ve deneysel takilanlarin çok güzel espri anlayışı vardır ama genelde takdir etmek için onları anlamak lazım.... Mesajı Paylaş

The Thing

CERN: Dünya aslında var olmamalı

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) araştırmacıları tarafından yayınlanan raporda, 'Dünyada var olan her maddenin anti maddesinin de olduğu, bu nedenle dünyanın aslında var olmaması gerektiği' ifade edildi.

İndependent'ın haberine göre Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) araştırmacıları tarafından "dünyanın var olması" üzerine bir rapor yayınlandı.

Dünyanın en seçkin bilim insanları tarafından yayınlanan raporda, "var olan bütün maddelerin anti maddesinin de olduğu" ifade edilerek, bu sebepten dolayı dünyanın kendisini yok etmesi gerektiğinin altı çizildi.

"Evrenin kendisini neden yok etmediğini bilmiyoruz." notu düşülen raporda, bilimin tümevarım sonucuna göre bu sonucun çıktığı belirtildi.

"BİR YERDE ASİMETRİ OLMALI"

"Evrende, standart modele göre, eşit miktarlarda madde ve anti madde bulunuyor. Maddenin ve anti maddenin evrenin hala neden etrafında olduğunu açıklayan bazı farklılıklar arıyoruz. Ancak, farklı kütleleri, elektrik yükleri veya başka şeyleri olan çeşitli olasılıklar denedik ancak hiçbir fark bulamadık" ifadelerini kullanan araştırmanın başındaki isim olan Christian Smorra, "Bütün gözlemlerimiz, madde ve anti madde arasında tam bir simetri buluyor, bu nedenle evren aslında mevcut olmamalı" açıklamasında bulundu.

Asimetrinin bulunduğu yerin var olması gerektiğini belirten Smorra, "Biz sadece farkın nerede olduğunu anlamıyoruz. Simetri kırılmasının kaynağı nedir? Bunu arıyoruz." ifadelerini kullandı.

http://www.haberturk.com/cern-dunya-aslinda-olmamali-1684806 Mesajı Paylaş

Eray

Geleceğin deneyine Türkiye katkısı

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı'nda tasarımında görevli Türk akademisyenler, projenin kritik bir parçasını geliştirmek üzere teknoloji firmalarıyla ortak çalışma başlattı.
Yüzyılın deneyi olarak gösterilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın (LHC) yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı'nda (FCC) "vakum odacığının" prototipini geliştirme görevini üstlenen Türk akademisyenler, Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketleri ile ortak çalışmalara başladı.

Yaklaşık ışık hızında giden elektron pozitron demetlerinin çarpışacağı vakum odacığına ait prototipin tamamlanması halinde Türk şirketlerinin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi ihalelerinden aldığı payın katlanarak artması hedefleniyor.

CERN, maddenin yapı taşındaki karanlık enerji ve karanlık madde gibi gizemlerin çözülebilmesi için deneylerin daha büyük bir çarpıştırıcıda devam etmesi gerekliliğinden hareketle FCC projesine başladı.


 
Mevcut deneylerin yapıldığı 26,7 kilometre uzunluğundaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndan daha yüksek teknolojiyle kurulacak FCC'nin 100 kilometre uzunluğunda olması ve yerin 200-300 metre altında yapılması planlanıyor. FCC'de elektron ve pozitron demetlerinin 2030'lu yıllarda çarpıştırılması hedefleniyor.

Projenin en kritik parçalarından olan vakum odacığının prototipinin geliştirilmesi görevi ise ekim ayında CERN tarafından İzmir Ekonomik Üniversitesi İEÜ) ile Ege Üniversitesi (EÜ) akademisyenlerinin oluşturduğu ekibe verildi.

Türk teknoloji şirketlerinin yeteneklerinin kullanılacağı proje için akademisyen ve sanayicilerin yürüteceği ortak çalışma, TOBB CERN Sanayi İrtibat Ofisi'nin organizasyonuyla Manisa'daki HMS Makine üretim tesislerindeki toplantıyla başladı.

Toplantıda İEÜ Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, EÜ Nükleer Fizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rena Çiftçi ile CERN ihalelerinde kendisini kanıtlayan 5 Türk firmasından temsilci bir araya geldi.

"Biz yapabiliyoruz"
Projeye liderlik eden Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 yıl içinde tamamlamayı öngördükleri prototip için CERN'den vakum odacığının iç duvarlarının kaplaması konusunda yeni bir teknolojiyi transfer edeceklerini, Türk mühendislerin görev alacağı çalışma sonrası prototipin İsviçre ve Japonya'da test edileceğini ve CERN envanterine gireceğini dile getirdi.

CERN deneylerinde Türkiye'den fizikçilerin görev yapmasına rağmen bugüne kadar mühendislik projesinde yer almadıklarına işaret eden Prof. Dr. Çiftçi, "Türkiye'nin mühendisleri ve sanayicileriyle FCC'nin en maliyetli parçası olan vakum odacığının prototipini yapmaya çalışacağız. Bunu yapmayı başardığımız zaman bir nevi referans almış olacağız. Türk firmaları, 100 kilometre uzunluğundaki bu çarpıştırıcının yapımı için ihalelere katılabilecek ve 'biz yapabiliyoruz' diyebilecekler." dedi.


Sıradaki Haber
iOS 12.1.2 yayınlandı! Yeni neler var?
Teknoloji
13.12.2018 - 07:49
Geleceğin deneyine Türkiye katkısı
Geleceğin deneyine Türkiye katkısı
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı'nda tasarımında görevli Türk akademisyenler, projenin kritik bir parçasını geliştirmek üzere teknoloji firmalarıyla ortak çalışma başlattı.
Yüzyılın deneyi olarak gösterilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın (LHC) yerini alması öngörülen Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı'nda (FCC) "vakum odacığının" prototipini geliştirme görevini üstlenen Türk akademisyenler, Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketleri ile ortak çalışmalara başladı.

Yaklaşık ışık hızında giden elektron pozitron demetlerinin çarpışacağı vakum odacığına ait prototipin tamamlanması halinde Türk şirketlerinin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi ihalelerinden aldığı payın katlanarak artması hedefleniyor.

CERN, maddenin yapı taşındaki karanlık enerji ve karanlık madde gibi gizemlerin çözülebilmesi için deneylerin daha büyük bir çarpıştırıcıda devam etmesi gerekliliğinden hareketle FCC projesine başladı.


 
Mevcut deneylerin yapıldığı 26,7 kilometre uzunluğundaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndan daha yüksek teknolojiyle kurulacak FCC'nin 100 kilometre uzunluğunda olması ve yerin 200-300 metre altında yapılması planlanıyor. FCC'de elektron ve pozitron demetlerinin 2030'lu yıllarda çarpıştırılması hedefleniyor.

Projenin en kritik parçalarından olan vakum odacığının prototipinin geliştirilmesi görevi ise ekim ayında CERN tarafından İzmir Ekonomik Üniversitesi İEÜ) ile Ege Üniversitesi (EÜ) akademisyenlerinin oluşturduğu ekibe verildi.


Türk teknoloji şirketlerinin yeteneklerinin kullanılacağı proje için akademisyen ve sanayicilerin yürüteceği ortak çalışma, TOBB CERN Sanayi İrtibat Ofisi'nin organizasyonuyla Manisa'daki HMS Makine üretim tesislerindeki toplantıyla başladı.

Toplantıda İEÜ Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, EÜ Nükleer Fizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rena Çiftçi ile CERN ihalelerinde kendisini kanıtlayan 5 Türk firmasından temsilci bir araya geldi.


Geleceğin deneyine Türkiye katkısı
"Biz yapabiliyoruz"
Projeye liderlik eden Prof. Dr. Abbas Kenan Çiftçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 yıl içinde tamamlamayı öngördükleri prototip için CERN'den vakum odacığının iç duvarlarının kaplaması konusunda yeni bir teknolojiyi transfer edeceklerini, Türk mühendislerin görev alacağı çalışma sonrası prototipin İsviçre ve Japonya'da test edileceğini ve CERN envanterine gireceğini dile getirdi.

CERN deneylerinde Türkiye'den fizikçilerin görev yapmasına rağmen bugüne kadar mühendislik projesinde yer almadıklarına işaret eden Prof. Dr. Çiftçi, "Türkiye'nin mühendisleri ve sanayicileriyle FCC'nin en maliyetli parçası olan vakum odacığının prototipini yapmaya çalışacağız. Bunu yapmayı başardığımız zaman bir nevi referans almış olacağız. Türk firmaları, 100 kilometre uzunluğundaki bu çarpıştırıcının yapımı için ihalelere katılabilecek ve 'biz yapabiliyoruz' diyebilecekler." dedi.


Hedef CERN'e tam üyelik
TOBB Başkanlık Özel Müşaviri ve CERN Türkiye Sanayi İrtibat Görevlisi Hakan Kızıltoprak ise "Türkiye'nin CERN'deki yıldızlarının" bir araya geldiğini, devletin de destekleriyle ülke için çok özel bir proje yürüteceklerini bildirdi.

CERN'deki mevcut çarpıştırıcıda 30'un üzerindeki üniversiteden 173 Türk akademisyenin görev aldığını aktaran Kızıltoprak, 2015'ten bu yana 20'nin üzerindeki firmanın 4 milyon dolara yakın büyüklükteki 30'un üzerindeki ihaleyi alarak CERN'e parça tedariğinde bulunduğuna dikkati çekti.

"Dünyanın en büyük deneyine" Türkiye'nin katkısının her yıl iki kat arttığını, FCC projesiyle önemli bir eşiğin geçilmiş olacağını anlatan Kızıltoprak, şu bilgileri verdi:

"60 yıllık CERN'de yalnızca 3 yılda önemli bir noktaya geldik. Firmalarımız, bunu öğrenme sürecinde başardı. Şu anda TOBB CERN Sanayi İrtibat Ofisine kayıtlı, teknolojinin kaymak tabakasında olan bin 900 firmamız var. İnşallah bu performansımızı artıracağız ve çok sayıda ihale kazanacağız.

Türkiye'nin bu işe ne kadar önem verdiğini ve azimli bir şekilde çalıştığını da göstermiş oluyoruz. CERN'in FCC projesini bize vermesi, bilim insanlarımıza ve sanayicilerimize olan güvenin bir simgesi. Türkiye, CERN'de bir ortak üye olarak bunu başardı. Şimdi hedefimiz 2020 yılında güçlenen akademik ve sanayi altyapımızla tam üye olabilmek."

"Para kazanmak için değil bayrak göstermek için"
HMS Makina Genel Müdürü Aziz Meydan, CERN ihalelerine para kazanmak için girmediklerine dikkati çekerek, "Birçok ulusun bir arada olduğu bir yerde bayrak göstermek, ülkemizin o platformda yer aldığını göstermek istiyoruz. Bu iş, parayla değerlendirilemez." dedi.

LHC deneyinin soğutma diskleri ve çeşitli işlenmiş parçalarını üreten Albaksan Alaşımlı Bakır AŞ Satış Temsilcisi Emir Örer ise FCC sayesinde daha önce kaçırdıkları, Avrupalı şirketlerin aldığı işleri de alma imkanına kavuşacaklarını bildirdi.

Örer, Türk firmalarının sadece öğrenen değil öğreten bir yapıya da ulaştığına işaret ederek "CERN'e yaptığımız işler, öz güvenimizi çok pozitif etkiledi. Yeni şeyler öğreniyoruz. Ama öğrettiğimiz şeyler de oluyor. CERN'deki insanlar bizim fikirlerimizi alıp 'bu iş aslında sizin dediğiniz gibi daha uygun olur' diye dönüşler bildiriyor. Bu duygusal anlamda bizi mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.

http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/gelecegin-deneyine-turkiye-katkisi-41050331 Mesajı Paylaş

petibor

#6
Ara 18, 2018, 09:07 ÖÖ Last Edit: Ara 18, 2018, 09:19 ÖÖ by petibor
Küçüklüğün sınırı nerede bitiyor acaba?. Bir boşluk kaç kere iki eşit mesafeye bölünebilir? Sonsuz kere bölünmesi gerekir gibi geliyor ama öyle olsa hareket olmazdı dimi. Bir yerde artık mesafe ikiye bölünemiyor. Bu ne kadar ilginç dimi atomlardan oluşmayan bir mesafe nasıl hayalimizde ikiye bir daha bölünemez. Demekki hiçliğinde bir taneciği var aslında birim mesafesi var.
Bir silgiyi masada doğrusal olarak eşit hızda hareket ettirip masadan düşürelim. Sonra deneyi tekrar edelim her şey aynı kalsın sadece bir kural ekleyelim. Silgi aynı mesafeyi aynı yönde aynı hızda gidecek ama hep kalan mesafenin yarısı kadar gidecek. Küçüklük sonsuz kere ikiye bölünce bu silgi küçüklüğün sınırına doğru hiç yavaşlamadan aynı hızda sonsuza kadar gider ve masadan hızı aynı olduğu halde asla düşemezdi. Demekki ikiye bölünme bir yerde bitiyor yoksa bu kural işlerdi deneyimizde.  Evreni anlarken sonsuz uzaklığı hayalini kurmaya çalışıyoruz neresi orası diyoruz hayalimizde asla ulaşamayacağımız bu uzaklığı merak ediyoruz. Oysa evrenin oradaki sınırının birde buradaki sınırı var oda avcumuzun içindeki küçüklüğün sınırıdır. Evrenin sınırına ulaşmak için illa uzak sınırına gitmeye gerek yok avcumuzun içindede beri yandaki sınırı var onu araştırmak çok daha ulaşılabilir. Belkide o kadarda değildir belki küçüklüğün sınırıda büyüklüğün sınırı kadar uzaktadır bilemeyiz ama avcumuzun içinde olduğunu biliyoruz en azından. Bir daha iki eşit mesafeye bölünemeyen mesafenin ardında ne var acaba. Allahın alanı başlıyor olabilir. Mesafe zaman ilişkisinde mesafenin bölünemediği yerde zaman nasıl çalışır oda bir merak konusu. Mesafe bölünemezse zamanda işlememesi lazım
Fizikçiler bunlara paradoks deyip işin içinden kolayca çıkıyor ama bence paradoks değil sadece bir bilinmeyene sahip ondan çözemiyoruz sırlarını. Bilinmeyende bence Allahın alanına bitişik ondan zor ve en son çözülebilecek insansılıkta mevzular
Hadron u yaptığımızdan beri Allahın kalbinin heycandan pıt pıt attığına eminim ona hiç yaklaşmadığımız kadar çok yaklaştık çünkü Mesajı Paylaş

Karabasan

'Geleceğin Deneyi' için Türk bilim insanlarından süpersimetri araştırması


Bursa Uludağ Üniversitesinden (BUÜ) bir grup akademisyen, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezinin (CERN) "yüzyılın deneyi" olarak gösterilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın (LHC) yerini alması öngörülen "Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı" (FCC) deneyi için süpersimetrik parçacık konusunda araştırma yürütüyor.

Üniversitenin deneyde yer almak üzere yaptığı başvurunun olumlu sonuçlanması üzerine CERN FCC Çalışma Grup Başkanı Prof. Dr. Michael Benedikt ile iş birliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamında, BUÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Yüksek Enerji ve Plazma Fiziği Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Cem Salih Ün ve Dr. Öğr. Üyesi Zerrin Kırca ile 7 lisansüstü eğitim öğrencisi, tasarlanacak FCC için teorik ve fenomenolojik çalışmalara başladı.

Ekip, Higgs Bozonu'nun diğer temel parçacıklarla etkileşmesinin daha hassas belirlenmesine, maddenin en temel yapısının araştırılmasına, süpersimetrik (parçacık fiziğinde uzay-zaman simetrisinin karşılığı) parçacıklar ve karanlık madde hakkında bilgi sağlanmasına katkı sunmayı hedefliyor.

"Stop" ve "gluion" parçacıkları araştırılıyor

Doç. Dr. Ün, AA muhabirine, Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı deneyi için öncelikle fizibilite çalışması yapıldığını söyledi.

Ün, böyle bir deneyin mümkün olup olmadığı ve buna ilişkin gerekli teknolojilerin geliştirilmesine dair hazırlıklar da yapıldığını aktardı.

Dünyada bu deney için çalışan birçok grubun bulunduğunu dile getiren Ün, "Hızlandırıcının çok farklı yerlerinde dedektörler var. Bu dedektörlerin her birinin farklı özellikleri var. Biri yeni çıkabilecek parçacığın bir özelliğini ölçerken, öbürü başka bir özelliğinde uzmanlaştırılmış durumda." dedi.

Ün, BUÜ fizik ekibinin daha çok süpersimetriye odaklandığını belirtti.

Çalışmalarının detaylarına değinen Doç. Dr. Ün, şöyle devam etti:

"Bu süpersimetri modellerde bazı henüz keşfedilmemiş ama bu modellerin önerdiği parçacıklar var. Bunların en ünlüleri 'stop' ve 'gluion' parçacıkları. 'Stop' ve 'gluion' için deneyden yapılan analizlerde elde edilen sonuçlar var. Biz de '10 sene sonra yapılacak deneylerde bu parçacıklar için ne bekleyebiliriz? Bu parçacıkları keşfetmek için sadece enerjiyi artırmak yeterli mi? Hangi dedektörler daha çok umut verebilir?' sorularını sorduk. Bu parçacıkların belli bir kütle skalaları var. Diyelim ki 10 sene sonra da gözlemleyemedik, o zaman 'Böyle parçacıklar yoktur' diye sonuçlandırabilir miyiz? Buna dair çalışmalar yapıyoruz. Aslında teori ile deney arasında bir köprü kuruyoruz."

Yeni parçacıkların özellikleri analiz ediliyor

Ün, Higgs Bozonu'nun 2012'de keşfedildiğini hatırlatarak, şu anda yapılan çalışmaların bunun devamı niteliğinde olduğu bilgisini verdi.

"Daha önce denenme şansı olmamış modelleri alıp CERN'in önerdiği yeni parçacıkların özelliklerini analiz edip, nasıl bir deney düzeneği oluşturulması, bu kısım için bu parçacıklara nasıl bakmak, nereye bakmak gerektiğinin çalışmalarını yapıyoruz." ifadesini kullanan Ün, en iyi ihtimalle 10 yıl sonra yapılacak FCC deneyi için o zamanki grafiklerin neleri gösterebileceğine ilişkin varsayımlarda bulunduklarını kaydetti.

Bunun için bazı bilgisayar programları ve simülasyonlar kullandıklarını anlatan Ün, "Sanki deney yapılmış da bazı sonuçlar elde edilmiş gibi data oluşturup, o data üzerinde analizler yaparak, '10 sene sonraki deneyde durum böyle olacak' diyoruz. Bu çalışmaları belli bir aşamadan sonra CERN'e rapor edeceğiz." bilgisini paylaştı.

"Bu çalışmada yer almak gurur kaynağı"

Dr. Öğr. Üyesi Zerrin Kırca da BUÜ ekibi olarak CERN için yaptıkları çalışmaların yeni ufuklar açacağını, bu çalışmada yer almanın gurur kaynağı olduğunu vurguladı.

CERN'de pek çok deney yapıldığına işaret eden Kırca, şöyle konuştu:

"Şu an dünyanın en büyük deneyi, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı. Biz, daha önce grup çalışmalarımızda CERN'deki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nı kullanarak, pek çok çalışma gerçekleştirdik ve bunları literatüre kazandırdık. Şimdi yola çıktığımız çalışma da en iyi ümitle gelecek 10 yıl içinde yapılmasını beklediğimiz çok büyük bir deney. Çalışmalarımızı Büyük Hadron Çarpıştırıcısı ile beraber Geleceğin Dairesel Çarpıştırıcısı'na da aktarıyoruz."

Kırca, deney için daha önce belirlenmiş 5 farklı eksikliğe göre çalışmalar yürüttüklerini, öğrencileri de bu alanlarda yüksek lisans ve doktora çalışmalarına yönlendirdiklerini sözlerine ekledi.

FCC Projesi

CERN, maddenin yapı taşındaki karanlık enerji ve karanlık madde gibi gizemlerin çözülebilmesi için deneylerin daha büyük bir çarpıştırıcıda devam etmesi gerekliliğinden hareketle FCC Projesi'ne başladı.

Mevcut deneylerin yapıldığı 26,7 kilometre uzunluğundaki Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndan daha yüksek teknolojiyle kurulacak FCC'nin 100 kilometre uzunluğunda olması ve yerin 200-300 metre altında yapılması planlanıyor.

FCC'de elektron ve pozitron demetlerinin 2030'lu yıllarda çarpıştırılması hedefleniyor.
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/gelecegin-deneyi-icin-turk-bilim-insanlarindan-supersimetri-arastirmasi/1732759 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter