Sukhoi Su-35

Başlatan nokta, Şub 20, 2017, 11:55 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

TULGA

Yukarıda yazdığım şekilde F-35 için harcanacak kaynak kırılpılmadan MMU'ya aktarılırsa, BAE ve R&R'ye TR Motor dayatması yapılmazsa, kompozit gövde ve motorun kritik teknolojileri parası ödenerek elde edilebilirse, bu en önemli ve hayati projeye siyaset bulaştırmadan devam edilebilirse emin olun yapılabilir. Ha belki herşeyi ile %100 olmayacak ama bakımı onarımı yedek parçaları, gövde yenileme, harbe hazırlık için gereken tüm altyapıya haiz bir uçak sahibi olunabilir.

Asıl mesele bundan sonraki süreçleri iyi yönetip mümkün olan en erken tarihe çekmeye odaklanmak. Buran önce gövdeye başlanmalı. Madem motor ebatları F-110 ölçeğinde, o halde biran önce 4 prototip aynı anda BAE ile birlikte TAI'de start almalı. Elektronik sistemler, radar, gömülü aselpod, hava hava füzeleri hazır hale getirilmeli. Hergünün önemi olduğu bir zamandan geçiyoruz. 7/24 üç vardiya halinde o 4 prototip 2023'e yetistirilerek hazır motorla testlere başlayacak hale getirilmeli. 2030'lara kadar beklenebilecek süre yok. Yerli motor ha deyince olacak iş değil. En az 2 filo hazır motor olsun zaman kaybedilmesin. Bu iş tanka,helikoptere benzemez. Ülkenin havadan korumasını sağlayan en önemli Ana Muharebe Sisteminden bahsediyoruz. İlk uçuş 2026 oldukça fazla. Tamam sıfırdan bir savaş uçağı için cok kısa bir süre olabilir. Lakin bizim ikame uçaklarımız olmayacak. F-35 sorunu olmasaydı isterseler 2030'da ilk uçuşu yapsalardı. Bunu daha da bekleyerek duruma göre hazırlık yapalım düşüncesine getirmemek lazım. MMU prototibine başlandığını kamuoyuna göstermeleri lazım. En iyi yapabildikleri yerden başlansın hatta. Orta gövdesi ortaya çıkacak şekilde gece gündüz çalışılmalı. Bu esnada da diğer bölümler için BAE desteğinde hazırlık yapılmalı. Al yanına da Kale Kalıp ile Motor bölümünü, Alp havacılığı BAE ile dörtlü konsorsiyum şeklinde biran önce başla.

Lakin Mock-up'ın Almanya'da hazırlandığı bir ortamda bunlar nasıl olacak bekleyip göreceğiz... Mesajı Paylaş

TEORI

Yukarıda sorduğum sorulara ben cevap vereyim. Amerikanın motoru ile nazi dediğin almana yaptırdığın maketle abd ye mesaj vermek. Evet büyük bir mesaj. Artık motoru da kırşehir de üretiriz abd yaptırımları yokmuş gibi. Yapmış gibi yaparız en azından.


Not: İlgili başlığı bulamadığım için konuyu kirleten iletilerimin ilgili başlığa taşınmasını rica ediyorum. Teşekkürler. Mesajı Paylaş

ozbey

gökten de üç elma düşerse   demeyi  unutmuşsunuz.

tx ve fx için yola çıktık,  txten vaz geçip 5 nesil fx  hedefledik,  sonra  hürjet  diye  tx  uçağının aslında en yapılmaya  müsait  uçak olduğuna  karar verdik,  ikisini de  ABD motoruna  yaslayıp  onunla da arayı  bozduk.

elde var Hürkuş.
Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Umarım zırva yorumlar kısa zamanda son bulur... Mesajı Paylaş

murattekin

Acaba JF-17'mi alsak? Şok konileri F-35'inkilere çok benziyor. Mesajı Paylaş
...

BETONBEY

Gene ABD'li bir Yarbay'a açıklama yaptırmışlar. F-35 tedariki başka şey, STRATEJİK MÜTTEFİKİMİZ Türkiye ile kurduğumuz ilişkiler başka şey, yaşananlar bunu değistirmeyecektir tarzı birşeyler zırvalamış...

Mesajı Paylaş

factoraptor

Benik temennim, uçakları vermemelerinden bağımsız olarak tedarikçi olarak devam etmemiz, ve bunu da başarmak için süresiz erteleme talep etmemiz. Şahsi fikrim, F35 bizim için bir sorun çözmeyecek. Çünkü o F35 ler ile caydırıcı olmak istediğimizde bugünlere benzer sorunları tekrar yaşayacağız. Bizim için F35 bir çağı ve teknolojiyi yakalama projesi olmalı, daha fazlası değil.

Öbür yandan, madem bu S400'leri gurur meselesine dönüştürdük, askeri olarak da gurur duyabileceğimiz bir milli entegrasyon projesi yürütülmeli. Ruslarla çalışmak pek kolay olmaz ama gururumuz ne 2.5 milyar dolarla ölçülebilecek kadar ucuz, ne de paramız gurur yolunda harcanabilecek kadar fazla..

MMU ise, yöneticileri üzecek/şok edecek bir şekilde yoluna devam ediyor, 2023'teki (veya daha erken bir vakitteki) takvim güncellemesini merak ediyorum doğrusu. Mesajı Paylaş

ozbey

@BETONBEY  hocam.  o   açıklama doğru ise  yapana ve yaptırana teşekkür etmek  gerek.
tabi bence   işin temelinde  bölgedeki müttefiklerinin  bizsiz girdikleri her ortamda  duvara toslamalarının  etkisi var.
yerimizi doldurmuş  görüntüsü verseler de  aslında   o  yer  hala doldurulamadı ve  bu tür açıklamalar  bunun  kabülüdür  benim gözümde.

ben  tamamen  ambargoya  döneceğini  hiç  düşünmüyorum.
9   yıl  önce  hayal  ettikleri  2019   ortamı  kesinlikle bu değildi.  bizsiz  olamadı işte.
Mesajı Paylaş

Havuc99

Olmayan nedir sayın Ozbey? Mesajı Paylaş

ozbey


parçalanarak zayıflatılmış  ve  idare edilebilen bir suriye  hayal ediyorlardı.  hesapta  kantonlar   birleşecek ve sonra  denize  ulaşacaktı.
Rus  uçağının düşürülmesi  Rusya tarafından fırsat  bilindi. herşeyleriyle  gelip  Akdeniz  kıyısında  yasal bir  konum elde etti  Rusya.
hesapta  hiç  olmayan  yeni ve askeri açıdan  güçlü  bir  komşu  oluştu  müttefikler için  Suriye  kıyısında.
idare edilebilecek bir suriye  istenirken  pek de  ön görülemeyecek  bir  harita  fiilen  oluştuki  ilk  kaza da  zaten  Rus   istihbarat  uçağının  düşürülmesiyle  yaşandı  bile.

yetmezmiş gibi  Türkiye  bu yeni  durumdan  yararlanarak  askeri operasyonlar yapıp   kantonların  birleşmesini de engelledi ve hatta   işi
 ileri götürerek  kendisinin   pek de  söz hakkı  bulunmayan   süreçlerin   karşısına  Astana   süreci  ile  çıktı.

Suriye  üzerindeki  iran   ana  hartelleri de  kesilemedi.
aksine   iran  gücünü  iyice  yaydı  demek  yanlış  olmaz,  ne  hizbullah,  ne  hamas,  ne   diğer   düşmanlar  bitirilemedi ve hatta yakın zamanda   filistin'den atılan  roketlerle  yenilmez  hss  sahibi  imajı  çöktü ve  siyasi kriz   yaşandı.


ırak 'ta   kuzeydeki  oylama sonrasında  ülkenin diğer yerlerinde  zaten olan  iran  etkisi  bizzat  Kerkük   içlerine kadar  ilerledi.
Türkiye  buna  tamamen sessiz ve tepkisiz  kalarak     bir yerde   belli  ülkelerin  çıkarlarının zedelenmesine  pasif destek verdi.

Türkiye'nin yerini dolduracağı düşünülen  ülkelerin  hepsi  şu an  bizim  1990'lardaki  güneydoğumuza  benzer  yaralara sahip  ve  açıkki  baş edemiyorlar  bu sorunlarla.

Akdeniz'deki  maden yatakları  konusunda   Türkiye  işin  önünde sonunda  Türkiye'ye  geleceğini  gayet farkında ve   çıkarlarını  korumaktan  vaz geçmiyor  haliyle.

durum  bu iken  akdeniz  kıyılarında   bazı  ülkelerle  anlaşmazlıkları olan Lübnan  ile Rusya'nın  yakınlaşması  ufak  ufak  yazılıp çizilmeye  başladı ve hatta  Lübnan'ın   birkaç  yıl  içinde sıkıntılı  bölgeler  için  çeşitli  anlaşmalar  yapabileceği   haberleri  çıkıyor  son zamanlarda.

https://www.amerikaninsesi.com/a/lubnan-dan-akdeniz-de-gaz-arama-hamles/4941170.html

https://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2019/04/lebanon-amercian-russia-influence-energy-sectors.html


tamamen şahsi düşüncem;  ama  ben  onların  9  yıl  önce  bu  konularda kurdukları  hayallerin  2019  gerçekliğiyle  uyuştuğunu düşünemiyorum.

Mesajı Paylaş

HDS

@ozbey, Rus uçağı düşürüldüğünde Rusya zaten Suriye'ye gelmiş, yerleşmiş ve çatır çatır sağı solu bombalıyordu. Bunun kapısı ne ile açıldı? Obama'nın "kimyasal silah" kırmızı çizgisi ile. Obama o zaman Suriye'nin elindeki kimyasal silah stoklarını Rusya arabuluculuğu ile teslim ve imha etmesini kabul etti. Suriye mevzusunda istediği kaldıracı elde eden Amerika'nın orada askeri hiç bir riski almayacağını da test eden Rusya da "Beni Esad çağırdı" diyerek 2015 Eylül'ünde geldi ve buraya yerleşti. Amerikalılar da 2014'teki Kırım olayı sonrası, Rusya'yı akıllarınca bir Suriye bataklığına gömmek ve aynı anda birbirinden uzak ve lojistiği çok zor iki operasyonu yürütmesine göz yumarak, kendi kendisini imha etmesini keyifle izlemek amacı ile kapıyı da azıcık aralık bırakmışlardı. Hatta, aslında teşvik ettiler. Ancak olay böyle olmadı.

Rusya'nın Suriye'ye gelirken hayaller kurmadığı, belirli ve "ulaşılabilir" hedefleri olduğu belliydi ve onları da epeyce başardı. Hatta arada bizimle takışıp, sonra arayı düzeltip, bizle Astana platformunu kurup Soçi mutabakatları dahi imzaladı.

Amerikalılar her zaman olduğu gibi 15 metre uzunlukta devler, gulyabaniler yahut da üflesen yıkılacak sandıkları hasımlar gözlüğü ile dünyaya baktıkları için; Kırım da gitti, Suriye de.

Türkiye 2015 Kasım'ındaki uçak düşürme vakası sonrası;
- NATO'nun falan Türkiye'yi hiç bir boktan korumaya niyetli olmadığını, ittifak mittifak falan kalmadığını,
- Bırak korumayı, NATO ülkeleri ve en başta Amerika'nın şu ya da bu sebeple orada düpedüz bir PKK devleti kurmaya niyetlenip, bu coğrafyanın 100 sene daha çözemeyeceği ve bataklığından çıkamayacağı bir zehirlenmeye maruz kalmak üzere olduğunu,
- Rusya'nın da kuzeyden olduğu kadar güneyden de komşusu olduğunu, aklınca Rusya'ya karşı Kafkaslar'da maceralara giren, çok afilli pozlar çeken, güya Karadeniz'e filotillalar dizmek için bizimle itişip kakışan Atlantik taifesinin, Rusya'nın Karadeniz dışında, Akdeniz'de dahi bir üs kurmasına, genişlemesine karşı çıkmak bir yana, önleyemediği, hatta aksine bunu teşvik ettiğini anladı ve hızla yön değiştirdi.

Bunun sonrasındaki takribi bir sene içinde, RTE'nin "izviniti"li özür mektubu ile Rusya tarafı ile ara bulundu, ama sonra da işin biraz ucu kaçıp, bir "gaz" ile, ve tamamen de siyasi olarak, Rus'un S-400'ü alınıp gelindi.


Eyvallah, Güneyde, Akdeniz'de ve Güneydoğusunda Türkiye'nin NATO ve Amerika ile başı derttedir, ancak kendisi ve ağırlığı ile orada var olan ve herkes gitse de orada kalacak gibi olan tek "gerçek" harici gücün de Rusya olduğunu anladık ve Rusya ile daha ılımlı, Amerika ve Atlantik taifesi ile daha mesafeli (burada 15 Temmuz'un da etkisi büyük) bir konum belirledik, ancak Türk bürokratik düşünüşü mekanizması için çok çetrefilli bu "yeni" konumlamayı analiz edecek, bunun yapıtaşlarını dizebilecek, diplomatik diskurunu, altyapısını hazırlayacak bir "kapasite" kalmadığı ve en fazla bir SETA mertebesinde olduğumuz için de o gün bugündür de burnumuz boktan çıkmıyor.

Yani; Hayır, yeni konumlanma değil hatalı olan. Onu bok edişimiz.

Şansımıza tüküreyim, tıpkı bir yolcu uçağının iniş yaparken piste son yaklaşması sırasında her rüzgara açık olması, stall olmak ile havaya tutunmak arasında tatlı bir aralıkta ve çok dikkatli yol alması, bütün uçuş boyunca gösterilen dikkat ve ehemmiyetin işte o bir iki dakikada gösterilmesi gibi en "hassas" zamanlarındaki kadrosu bu memleketin. Sistem de bu.

Yapacak bir şey yok. Allah'ım, konuyu biliyorsun, bizi buna mahkum ettin, tamam müstehakız, ama o çizmeleri giyip geleceksin başka yolu yok, zira burada durumlar hec eyi değil. Mesajı Paylaş

factoraptor

@HDS hocam, ben bizim ülkeyi Flight filmindeki uçağa benzetiyorum. Her şey bok gibi gidiyor ama uçak bir şekilde yere iniyor.

Mesajı Paylaş

sRonin

arkadaşlar ben ben teknik bir soru sormuştum saçma da olsa :D
burası yine şenlik yerine dönmüş :D

f35 projesi ne kadar eleştirsek de tr'nin belki de yaptığı en karlı proje...
harcadığımız para sattığımız parçanın kazancından çok daha az ve öyle olmaya da devam edecekti.

biz diğer devletlerin aksine f35 leri f16lar yerine değil f4 ler yerine alıyoruz. bize acil bu işlevi görecek üstüne türkiyede f35ten dolayı boşalan tezgahları offset ile doldurabilecek nato standartlarına uyum sağlayabilecek bir filo gerekiyor.

gerçi bugün imza atsan ilk parça üretimi 3 yıl sonra olur.

o sebeple gripen , ef ya da trleştirilmiş su 35 filosu iş görür diye düşünüyorum. Mesajı Paylaş
Biz sanayiye inanmış ve ona adanmış insanlarız. Çünkü ticaret bireyleri , sanayi toplumları zengin eder.

HDS

Harcadığımız paradan fazlasını kazanacağımızı kim söyledi ilk acaba? Bunu da düzeltmek mümkün olmaz artık. Mesajı Paylaş

factoraptor

@HDS uçakları alsaydık hesap hakkaten ona gelebilirdi.

Şimdi paçayı kurtarmaya kar olarak bakıyorum ben. Çok kaybetmek, daha az kaybetmek gibi..

Tabii ki şuan tamamen kaybetmeye de oynuyor olabiliriz,

Who knows? Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter