Türkiye'nin Uyguladığı Tarım ve Hayvancılık Politikaları

Başlatan BETONBEY, Şub 06, 2017, 02:27 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

saladin

turkiye'nin batisinda buyukcene bir ilce de buyudum. Belediye CHP ve AKP arasinda gidip gelir. Koylere ulasim genelde yarim saatin altina indi ama hemen herkes ilcede yasamayi tercih ediyor (okul en onemli sebep).  Halk her gece sehrin parkinda toplanir, eglenir, sehrin yuzme havuzu var.   Ozel okul da var, devlet okulu da. Hatta pozisyonu itibariyla AVM'leri bile var. Ataturkcusu de var, tarikatcisida, ama genelde gul gibi gecinilip gidilir.   Tarim konusunda kuzenim ve ogullari yuzlerce donum arsayi ekmeye devam ediyor. Eger bu ilce Turkiye'ye ornek olsaydi herhalde su anda AB bize gelin nolur bizi kurtarin diye yalvaruyor olurdu.

Demek istedigim o ki, en azindan bazi bolgelerde koylerden illere gecis yapmadan ilcelerde istenenen hayat tarzinin buyuk bir kismi karsilanarak yasanilabilir.
Mesajı Paylaş

HüsamettinErTürk

Üstadım o iş çok zor.
Belki bundan 30 sene önce böyle şeyler düşünülmüş olsa belki başarılırdı ama büyük bir kitle hareketi olarak bundan 30 sene önce son köyden çıkışı gerçekleştirdi.
Ben ve benim dönemim gençlerine bakıyorum ailesi köyde yetişmişse yaklaşık olarak ya benden 5 sene önce ya 3-5 sene sonra onlarda farklı bir bölgede köylerini terk edip şehre gelmişler.
Bu 30 seneyi niçin belirttim?

Eğer 30 sene önceki kırsal nüfusu bile olsa bu dediğiniz model üzerinden bir şeyler başarılabilirdi.
İlçeleri teşvik ederdiniz köylü ilçeye gittiği zaman mutlu olur tekrar köyüne döndüğü zaman keyiflice kendi işinde olurdu ama şimdi nüfusun olmadığı iç anadolu köylerini ilçelerini teşvik etseniz ne olur?
Ayrıca iç anadolunun yüzölçümü olarak genişliği köy-ilçe uzaklığı da ayrıca negatif bir etki. Mesajı Paylaş

matmat26

#77
Ara 29, 2018, 10:15 ÖS Last Edit: Ara 29, 2018, 10:37 ÖS by matmat26
100 büyük başlık çiftlik düşün..


6 aylık Simental fiyatı min. 5.5-6 bin.

Bu hayvana 9 ayda sen baksan..

15 aylik hayvan olur.

---------

Ortalama Günlük 8 tl yem (8*270gun= 2160
1.5 tl Veteriner hayvan başı ücret (1.5*270= 405tl)
1 tl günlük toplam lojistik (1*270= 270 tl)

100 başlık hayvan için en az 2 personel ;
Hayvan başına 2 TL maliyeti
2*270 gun = 540 tl hayvan başına dokuz ayda işçilik
1 tl kırtasiye, Elektrik, su, ivir zivir vs *270 =270 tl

Yem+veteriner+lojistik+personel+ivir zivir

2160+405+270+540+270= 3645 Tl bir hayvanın 9 aydaki maliyeti bu rakam minimum. + 5.5oo 6 aylik aldin..

Toplam maliyet 9145 tl.

15 aylik hayvan maksimum 650 kg karkas gelir. %6o et verir gerisi iskembe..

650*0.6o= 39o kg.

Devletin aldığı Kg başı et fiyati  30 tl .. Piyasada buna yakın.

11.700

Masraf 9145

11.700-9145=  2.555 Tl Olası kâr.




2555* 100 hayvan = 255.500 toplam kâr

100 Başlık hayvan+ Tesis+ 9 aylık harcamlar vs

Cebinde kuru para



9145*100=914.100
5.5*100 =550 bin ( hayvanin15 ay ulaşması icin cebinde olmasi gereken kuru para 1.464.000 tl)

Şimdi

1.464.000 tl hayvan başına
1.000.000 tl tesis yatirimi min. 7 senede amorti etse.

Tesis 143 bin senelik Maliyet

1.464+ 143 =1.607.000 tl


Bu parayı cebinden koyup her gun inek b.ku atmaya istekli ve 9 ay 255 .ooo icin bekleyen avanaga sadece şunu söylerim.

9 ayda bankaya koysan total 280.255 tl alirsin.


Sifir risk+ 25.000 tl de ekstra kazanç


Etten para kazanmayan ottan hiç kazanmaz.




Mesajı Paylaş
Vatanımın üzerine çöreklenmiş olan kara bulutlar arasında hala parlamakta olan yıldızları seçmekteyim..

sancar

liseye kadar köyde büyüdüm, babamın otobüs işi yüzünden neredeyse ilkokuldan beri 8-10 büyükbaşla, zeytinle, 130 dekar kadar parçalı tarlalarla ilgilenmek zorunda kaldım. Bu ülkenin tarımından öğrenebildiğim tek şey verimsizlik. Desteklemeler israf ediliyor, çiftçi emeğini israf ediyor, tarlalar israf ediliyor... Tarımı kurtarmanın tek yolu tarımı köylülerin elinden almaktır ne yazık ki.

ucuz fiyattan tarlalara el koyup toplulaştıracaksın, toki moki inşaat firmaları da bir işe yarayıp depolu, garajlı, ambarlı, kuyulu, modern ve az işgücü isteyen 400-800 dekarlık efektif çiftlikler inşa edecek(arkadaşımın abisi anahtar teslim çiftlik işi yapıyor, ne yazık ki hollandalı bir şirketin bursa şubesi olarak 300 bin-9 milyon arası paralara). bu çiftlikleri ve tarım alet/makinalarını işi yapacak, hali hazırda yapan donanımlı çiftçilere uzun vadelerde devredeceksin(burası çok önemli her köyde vardır bu tip çalışkan, iyi para kazanan ve becerikli genç çiftçilerden. hazır verimsiz düzene alışmış ihtiyar köylülerin ya da şehirde dikiş tutturamamış varoş sakinlerinin dönüp yapabileceği bir iş değil ne yazık ki). sonra daya bu adamlara ucuz mazotu, gübreyi, hibeyi, desteği. rahmetli dedemden kalan parça parça 130 dekar arazi(yarısı sulanabilir, 15 dekarında basınçlı sulama tesisatı var) üç kuruşa kirada(akraba dedik verdik, kira da gelmiyor doğru düzgün), traktör 10 senedir marşa basılmamış şekilde garajında(garajın çatısı kar yüzünden bel verip traktörün üzerine oturmuştu 1 yıl evvel gördüğümde) pulluk, römork... bir sürü tarım aleti demir yığınından farksız çürüyor, kimse ilgilenmediği için hayvan damının taş çatlasa 3 senesi var... israf ve verimsizlikden başka nedir?

sahibi büyükşehirlerde ya da yurt dışında yaşayan, 7-9 dönümlük kiralık tarlalarda, 3-5 inek, bir tane de 45 bg traktörle, litresi 5 küsür tl mazot yakarak, ithal yemle, cahil çiftçiler tarafından yapılan ve tüketiciye kadar 4-6 tane aracı ile yüzleşen tarımın ilerlemesine imkan var mıdır? Mesajı Paylaş

Kamalı Efe

@matmat26 8 tl günlük yem masrafını nasık hesapladın? Mesajı Paylaş

Karabasan

"100 başlık hayvan için en az 2 personel "

Böyle bir şey mümkün değil. Bu iş sadece çobanın tutulmasından ibaret değil. Bunun ahırı var. O hayvanların tek tek sağılması onlara yem veya ot verilmesi var. O ahırların pisliğinin temizliği var. Ve bütün bunlar günde 2 kere yapılmak zorunda. Kısacası dediğin personel sayısı ile mümkün değil. Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

matmat26

Günümüz modern tesislerinde iki kişi ile 100 başlık hayvan bakımını yapabilirsiniz. +1 kişi gece görevlisi de olmalı. Toplam en az 3 kişi. Ancak ben maliyetten kacmak için 2 kişi yazdım .

Yukarı da maliyet hesaplarıni minimum da tutmaya çalıştım.

 Çalışan işçilerin hayvan başına 2 tl günlük 200 tl. Aylik 6 bin yapar. 3.000+3000 brüt maaşa kimse bu işi yapmaz. + Yil 12 ay ben 9 ay olarak hayvan üzerinde işçilik ekledim + 3 ay ilave ederseniz günlük 3 lira hayvan başına işçilik yazarsiniz. Yani maliyetin daha yüksek cikartmadim. İlave isci lojman, barinma maliyeti vs yok. Yakıt giderleri yok. Tarim aleti ariza gideri yok.

Kaba Yem+ Mısır silajı ile 8 Tl Yem maliyeti minimum tutar.
--

Hayvan ölümü, hastalık , ekstra ilaç maliyetleri, en önemlisi bu işe kredi ile bulastiysaniz Teminatlı Finansman Maliyeti gibi ekstra giderleri + vergi+stopaj+ gelir vergisi  vsvs yok. Sattin malı vadeli çek aldin.. karşılıksız çıktı..  100 hayvandan 5 tanesini böyle satmıştın.. BOMM

Anlatmak istediğim rakamlarla Türkiye de hayvancılık neden yapilmazdi. Bu arada hayvan sayısı 100 değil 1000 olsada maliyet karlılık ile paraleldir. Birim maliyet düşmez.

Birim maliyet 10 ile 100 hayvan için fark yaratabilir ancak 100 ile 1000 hatta 10.000 hayvanda fark yok.

+ Yem kendim üretiyorum, araç gereç takım taklavat tamamen kendimin vs. Urettigin Yemi piyasaya satsan 8 tl, hayvana yedirsen 8 tl. Yemi hayvana yedirip katma değer elde etmek için hayvandan kâr elde etmelisin. Kâr yok. Problem burada. Yemi üretip 8 tl x kişiye satsanda aynı, kendi hayvanına yedirsende aynı. Hayvan için 8 tl Y kisisinden yem alsanda aynı.

Bu kez 100 dönüm arazinin ekim+dikim+biçim+tohumlama+gübre takim taklavat hesabi+ maliyeti yani nakiti cepte bir sezon öncesinde toprağa gömmek lazım. Takribi 30 bincik. Don vurursa çöp olur maliyet. Gunde maksimum 1-1.5 tl hayvana yedirecegin ottan kâr etmek için Don riskine ve diger risklere girmeye değmez. Ota don vurursa, saman olmazsa, yağış olmazsa bitersin. Çok açık uçlu durum. 2 milyon yatırıp tabiatin kanuna kendini teslim etmek ahmaklık. Çünkü hayvan günde 2 ton yem bekliyor.

Yağış olmadı ot çıkmadı Hayvan kardeş kusura bakma diyemezsin.



Bir otomobil lastiği fabrikasında Maksimum 10 -15 bilim kullanılır. Kimya Bilimi, Metal Bilimi, İnsan bilimi, Muhasebe, Finans, Yönetim vs vs.



Tarım da ise bu lastik fabrikasında kullanilanin 2 katı gereklidir. Tip, kimya, biyoloji, insan yonetimi, işletme, iktisat, finans, teknik,  muhasebe, atık yönetimi, stok yönetimi , lojistik, veterinerlik, pazarlama vs vs ..  bunların hepsi uzmanlık isteyen bilimdir.


Çiftçilik en âla fabrikada kullanilan tüm bilim ve teknik kadar bilgi isteyen iş. Moruk veya emekli işi değildir.


Mesajı Paylaş
Vatanımın üzerine çöreklenmiş olan kara bulutlar arasında hala parlamakta olan yıldızları seçmekteyim..

petibor

Benim Didim de yazlığım var oraya gidince her tarafta küçük küçük hayvancılık girişimleri başladığı görülüyor. Ama her yerde gerçektende bu iş deneniyor gibi bir durum var. Küçük boyutlu hayvancılık hepsi  ama sayıca çok fazlalar nereye gitsen bir dam ve bu boyutta hayvancılık. youtube da da görebilirsiniz öğretmenler emekliler mühendisler her kez bu işe girmiş sadece köylü değil. Bir ulusal seferberlik var devlette bunu desteklemiş bence başarı gibi bir durumda var. Ama bana bu minik ölçekli hayvancılık şehirli aklımla ne kadar bilebilirim ama mantıklı gelmiyor. 50 baş hayvanla geçinmeye çalışan girişim başa dert olur gibime geliyor. Bize en az 5000 baş hayvanı olan çiftçiler lazım. Devletin desteği ile bu iş şimdilik devam ediyor gibi görünüyor. Devlette desteğini kesmez ama acaba beklentisi gerçekleşecekmi devletin. Bu etleri yiyoruz ama devletin sponsorluğunda yiyoruz dönen bir çark yok gibi daha. İçlerinden bazıları büyük işletmeci olacak muhakkak en büyük umudum bu projede budur. Muhakkak birileri 10 000 baş hayvanı olan çiftçiler olacak bir süre sonra. Devletin planı bu olabilir belki. Tavuk mesela şu anda eskisi gibi kümeste beslenmiyor köylü tarafından çünkü marketeki yumurtadan etten pahallıya maloluyor köylüye tavuğa yem alıp yemlemek. Aynı şekilde 5000 tavukla et tavukçuluğuna başlanamaz. Bu ölçek büyük baştada olacak illaki. 10 tane büyük başla hayvancılık yapan kadın girişimciler var devlet danayı vermiş büyütüyorlar. Olacak gibi gelmiyor bana. Mesajı Paylaş

saladin

Bu arada amerikanin kirsal kesimlerinden gecerken gordugum inek seralari vardi. 4-5 donum arazi, inekleri salmislar orada kendi baslarina takiliyorlar. markette de "cimle beslenmis, serbest dolanan" inek olarak satiliyorlar. Fiyatlari biraz daha pahali ama oyle cok buyuk fark yok.

Yani oyle bir atil durumdaki tarla kapatilip, cim ekilip inek birakilarak minimum duzeyde bakimla da yapilabilir gibi. Tabi turkiye'de hirsizliga karsi onlem, ve normal veteriner giderleri olacaktir.

Mesajı Paylaş

ayibarishi

Koca ülkedeki koskocaman sistem A'dan Z'ye kadar sorunlu.
İşin hoş tarafı sadace ülkemiz değil, koskocaman dünyadaki mevcut diğer sistemler de sorunlu.
Sürdürülebilirlik adına geleceği olmayan, kalabalık, verimsiz, adaletsiz bir dünyada ilerliyoruz.
Küresel bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşıyoruz.
Sanayi Toplumundan Bilgi Çağı Toplumuna ilerlemenin başlangıcındayız.
Peki ülke olarak ufağıyla ve büyüğüyle tarım hususunda isteği olan insanlarımıza ne diyeceğiz?
Bence buyrun yapın, istediğinizi, istediğiniz gibi, gönlünüzce yapın, demek dışında pek bir şansımız yok.

Çünkü birlik beraberlik yok. Sinerji ve bilgi-tecrübe paylaşımı yok.
Bunları yapabileceğimiz / sağlayabileceğimiz yerli platformlar da yok.

40 koyun alarak çiftçiliğe başlayayım diye düşünen devletten emekli bir memur amcamız varsa.
Ona ancak 40 koyun alıp bunu üç sene önceden yapmış bir başka emekli amcamız rehber olabilir.
Bu emekli amcalarımız youtube kanalı açıp, tecrübelerini video haline getirip, paylaşamıyorlar.
Birileri de gidip çekmiyor ki bu tecrübeleri paylaşsın, halka ulaştırsın.

Köyden kente yada kentten köye göç etmenin avantaj ve zorluklarını yaşayanlar bilir.
Yaşayanların büyük çoğunluğu da, utancından yada başka sebeplerle, zorluk ve sıkıntılarını paylaşmaz.
Kol kırılır, yen içinde kalır der sabreder.
Sonuç: Aynı acı tecrübeyi, aynı sıkıntılara çözüm üretme zorluğunu, binlerce kişi tekrar tekrar yaşar.
Totalde bu devasa bir zaman ve milli servet kaybıdır.

Evet milli servet kaybı. Devasa boyutlarda hemde.
Bir tünel açılıp yol dağın altından dümdüz geçiriliyor. Neden?
Çünkü 14-15 yılda zaman ve benzin parasından edilen tasarruf, tünelin o koca maliyetini aşıyor.
Bizim de yeni tüneller açmaya ihtiyacımız var.
Hayat tecrübelerini paylaşacak ve akratacak modern yaşam tünelleri.

Ama zamanın avantajlarını da kullanarak bir yerlerden başlamak gerekiyor.
Eğer bunu yaparsak, durumdan zarar edecek, hoşuna gitmeyecek birileri de olacak baştan bilelim.
Saygılarımla... Mesajı Paylaş

şirpençe

Putty Ustad devlet selam verene dana vermiyor o iş Öyle değil.
Bir gün hayvancılık yaparsan anlarsın ne demek istediği mi.


Devletin hibe olayı çok entersan ve sıkıntılı. Suçlu devlet mi tek başına tabiki hayır suistimal eden halkımızda bunun en büyük sebebi.

Devletin destek ve hibe düzeni çok sıkıntılı etrafta için de hayvan olmayan sırf hibe almak için yapılmış boş ahırlar var.
Tek karış tarla sürmemiş destek ile alınmış traktörler var.

Öngörüsüz Çiftçi ile Öngörüsüz Tarım politikası birleşince ortaya bu sonuç çıkıyor.

Olayın sosyolojik boyutuda önemli, köyde hayatını bitirme oku büyük adam ol, şehirde rahat yasa nasihatları ile büyümüş nesillerdir köylü gençleri, askeri ücretle zar zor geçinmeyi köy hayatına tercih ediyorlar veya etmek zorunda kalıyorlar.

Köyde yaşa sa aylığı 5 6 bin lira olacakken şehirde 2 3 bin liraya talim edip hayatini sürdürüyor.

Ailevi nedenler çocukların geleceği şehrin cazibesi sosyal hayatı bir çok neden var.

Tarımda ki hibrit tohum, gübre, ilaç gibi şeylere hiç girmiyorum. Mesajı Paylaş

Karabasan

Köy de kimse yaşamayı istemiyor diyorsunuz ya
Bunun yazı olduğu gibi kışı da var. Doğu köylerinde 6 ay şehirle irtibatınız olmuyor. Bunu kimsenin kolay kolay göze alabileceğini düşünmüyorum.
Keza Doğu Karadeniz de de köylerde kış zamanı kimse kalmaz hemen hemen
Dolayısı ile bir kişi hayvancılık yapacaksa bunu kış vakti geldiğinde dağ başında yapabilmeyi de göze alabilmeli
Dağ başında kışı geçirmek demek şehirle bağlantınızın neredeyse tamamen bitmesi demek (şehrin içinde kalmış köyleri saymazsak en olumlu şartlarda bile kar yağdığında köy yolları mutlaka kapanır.) Acil ihtiyaçlarını gidermekte aşırı zorlanırsınız. Mesela acile hasta yetiştirecek olsanız yetiştiremeyebilirsiniz. Keza köyde belli bir zenginlik seviyesinin üstüne çıkamamış insanlar arabasız orada çiftçilik yapamaz. Araba demek nereden baksanız 2. bir ev demek. Bakımı var. Benzini var. Vergisi var. Köyler bir de şehire uzaksa yerine göre gidip gelmek 20 km yol demek. Bir ekmek için yada pazar alışverişi için bu kadar yol gitmek durumundasınız....
Ayrıca bütün bunların üstüne çoluk çocuğun okulu meselesi var... Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

petibor

#87
Ara 30, 2018, 06:21 ÖS Last Edit: Ara 30, 2018, 06:29 ÖS by petibor
Biz cezayir ile aynı paralelde olan ülkede çöl de hayvancılık yapmak istiyoruz hiç bir şekilde ekonomik olamıyor demekki
Millet böyle her daim yeşil dümdüz alabildiğine düz kışı hafif yazı serin ülkelerde otlatma hayvancılık yapıyor.
Arjantini ABD yi geçtik romanya yı bir hayal edin nasıldır iklimi bizim az yukarımız ama ukraynanın az aşağısı bir yerde iklim nasıldır yaz kış dengesi. Hayvanı bütün sene salarlar kışında iki ay beslerler oldu bitti. Bizde mart dedimmi otlar başlıyor sararmaya. Çanakkaleden aşağısında zaten ot yok çayırı çimeni diken. Kuzeyimi güzel ama koca karadenize top sahası hava alanı yapamadık denizi doldurduk dağlardan

Resimdeki gibi ülke hayal edin belkide 365 gün böyle belki 10 ay böyle 2 ay biraz soğuk. Biz iyi domates yetiştirebilince iyi inek de bakmak için kendimizi en ideal ülke sanıyoruz ama öyle olsa çoktan bu millet onu keşfederdi bin yıl önce bile.
 Bizde büyükbaş hayvancılık köylüye bırakılamayacak endüstriyel bir iş olmak zorunda. 50 bin hayvanı olan patronlar ile bir şehrin tamamen hayvan yemi ektiği şehirlerle bu işi yapabiliriz. Yinede devlet desteği ile tabi bu zaten allahın emri tarım desteklenerek yaşayan bir şey Almanya Fransa sıkıysa kessin desteği bakalım o tarımdan hayvancılıktan eser kalacakmı
Şöyle bir iklimimiz olsa bizde köylüye bu işi bırakırdık ama bizde bu iş sanayicinin başarabileceği bir iş. Meraya bak dizine kadar yeşil tertemiz ot ye ye bitmez büyün ülke böyle belkide
Mesajı Paylaş

hergeleci

Gıdada yıllık zam şampiyonu yüzde 184'lük artışla "kuru soğan"
https://www.bloomberght.com/tarim/haber/2185984-gidada-yillik-zam-sampiyonu-yuzde-184-luk-artisla-kuru-sogan

Cok pis kumpas var. Mesajı Paylaş

anafor2016

https://eksisozluk.com/ergene-dilovasi-bolgesi-kanser-arastirmasi--5619538

Bu bölgeler de ciddi tarımsal faaliyetler var. Özellikle ayçiçeği ihtiyacının %65 i Ergene bölgesinden karşılanıyor. Ülkemizde çok ciddi önlenebilir kanser tehdidi olduğunu düşünüyorum. Tarımsal faaliyet alanları endüstriyel kirlenme altında.
Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter