Türkiye'nin Uyguladığı Tarım ve Hayvancılık Politikaları

Başlatan BETONBEY, Şub 06, 2017, 02:27 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

murattekin

Ben pırasa ve kereviz stokçularından bir atak bekliyorum. Bol bol stoklayabilirler. Sorun olmaz. Mesajı Paylaş
...

şirpençe

Büyük Soğan operasyonu !!!!

Helikopter destekli Pöh ve jöh timlerinin katıldığı operasyonda devleti yıkmaya teşebbüs ten Soğanlar Göz altına alındı !!!!

Yetkililer Soğan ve işbirlikçi toprağın en ağır şekilde cezalandırılacağını açıkladı

Operasyon a katılan güvenlik güçlerine cucukleri ile karşılık veren Soğanlar hafif yaralanmalara sebep oldu.

Yetkililer operasyonların son soğanda tavaya girinceye kadar aralıksız süreceğini açıkladı. Mesajı Paylaş

hergeleci

Tasting the World's First Test-Tube Steak
https://www.youtube.com/watch?v=bjSe-0vSRMY

Laboratuvarda uretilen et uzerine bir dokuman Mesajı Paylaş

petibor

Buna zorlarlarsa vejeteryan olurum daha iyi Mesajı Paylaş

hergeleci

https://twitter.com/irfandonat/status/1078551644906889216

TÜİK'in "Bitkisel Üretim İstatistikleri 2018 Verileri"ne baktığımızda bir önceki yıla göre,
Buğday üretimi %7
Yemeklik bakla %13,8
Kırmızı mercimek %22,5
Patates %5,2
Şeker pancarı %10,6
Tütün üretimi %14,4
Kuru soğan %9,4
Domates üretimi %4,7 azaldı

Mesajı Paylaş

BATTLESTAR

Ülkemizde 1890 lara kadar kitlesel olarak 2500-3000 yıldır kullanılan kara saban kullanıldı. 1890'larda ilk kez atlar tarafından çekilen pulluk fikri bu topraklara girdi. Yani avrupalıların kullanmasından yaklaşık 300 sene sonra falan . Ki osmanlı bu atları kitlesel olarak yetiştirmekte ve öküzden çok daha cüzi bir miktara satmaktaydı. O kadar sene kimsenin sabana at koşma fikrinin aklına elmemesi ve yaygınlaşmaması çok büyük bir eksi. Bu birinci tarım devrimi dediğimiz olaydı ve atlı pulluk anadoluda verimi attırmıştı . Daha kısa sürede daha fazla alan ekilmşti.İkinci tarım devrimi de traktördür.


Günümüze geldiğimizde hububatta yine ülke topraklarının tam verimde kullanılamadığı göze çarpıyor. Bunun en büyük nedeni de bilinçsiz tarım ve çiftci'ye engel bazı doneler.

Kısaca bizim çiftcimizin mümkün olduğunca çok araziyi , mümkün olduğunca çok verimlilikle ekmesi lazım. Ama ne oluyor bu işi köyde yapan kişi sayısı az . Tek başına bir tarlaya en az 3-4 sefer girmesi gerekiyor.  Ektiği her tarla için icarı bayılıyor tarla sahibine 3 kere tarlaya girdiğinden daha az tarla ekiyor daha fazla mazot parası çıkıyor. Birde bilinçsiz tarım yaparsa verim aşırı düşüyor.

Kısaca kazandıran tarım = Büyük arazi ekimi + kaliteli gübre + kaliteli ilaç + Sulu tarım + Toprak özelliğine göre ekim.

Yapılan Hatalar =

+ Çiftcinin toprağının ve bölgesinin iklimini bilmediğinden her sene yanlış ekim yapması. Her sene ne çok para verdiyse bir sonraki sene onu ekmesi ve bu yüzden o hububatın alım fiyatı düştüğünden zarar etmesi.

+ Çiftcinin devletten tarım için aldığı krediyi sübvansiyonu ev eşyası, araba, oğlanın düğünü gibi saçma şeylere çarçur etmesi.

+ İnsanların tarlalarını ekmemesi ekecek olan çiftciyede vermemesi veya ciddi derecede icar talep etmesi

+ Çiftcinin kar ettiği parayı kaliteli gübre ve ilaça vereceğine gerekemediği halde daha yeni ve yüksek güçlü traktörlere prestij için harcaması.

+ Çiftciyi tarlaya 3-4 kere sokmaktan kurtaran ve nadas zararından kurtaran doğrudan ekim mibzerlerine çiftcinin yatırım yapmaması.


 Doğrudan ekim mibzerleri ne iş yapar ?

Günümüzün tarım devrimide biraz doğrudan ekim makineleri. Anıza direk ekimde deniyor. Tek seferde sürme, ekim, gübreleme yapıyorsunuz anız dert olmuyor aksine ek gübre oluyor.


Devletin yapması gerekenler ;

+ Çiftciye keş paradan çok direk ürün ve alet vermesi ödemeyi nakitle alması.

+ Belirli süre ekilmeyen tarlaların ekim haklarını sahibine değil yerel çiftciye vermesi.

+ Kesinlikle tarım topraklarını parçalatmaması aksine birleştirmesi.

+ Çiftciye toprağına göre ne ekmesi gerektiğini devletin bir sistemle bildirip buna çeşitli uygulamalarla zorlaması.

+ Kaliteli gübreye, doğrudan ekim makinelerine yüksek hibe vermesi.

+ Devletin çitciyi belirli bir eğitimden geçirip lisansladığı bir eğitim sistemi geliştirilmesi. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Ben bunlara katılmıyorum. Tarımın sorunu tarımda değil sosyolojidedir. Eğer siz kentlerdeki refah düzeyini ve olanakların bir kısmını kırsala taşımazsanız tarım gerilemeye devam eder...

Hiç bir köylü genç, her gün saatlerce TV ekranlarından izlediği akranlarının sahip olduğu olanakları kıskanmamazlık edemez ve hiç bir güç onu köyde tutamaz. Çözüm gençleri köylerde tutabilmekte, onların dilediği zaman refaha ve kent olanaklarına ulaşabilmelerini sağlamakta...

Mesajı Paylaş

malpsoy

Ben ikinize de katılıyorum

Birçok iç Anadolu bölgesinde ki şehirde AVM ya bir tane yada hiç yok. En basitinden burada Çankırı'da bir tane Yunus AVM var, çay kafeteryalarında bey amcalardan gençler yer bulamıyor :)

Evet sosyal dengesizlik bir gerçek, tarımın geleceği olan gençler nasıl büyük şehre kaçarım hesabını yapıyor.

Elbette devletinde sadece ekmese bile toprağa destek vermekten öte politikalar ile desteklemesi lazım. Örnek kotalar neden var. Adam toprağından 1000 t şeker pancarı üretebilecek ama tek alıcı olan devlet 100 t dan fazlasını üretemezsin gibi ucube bir tavırla davranmamalı. Adamlar nasıl ürün arttırırız derken biz sosyalist ülkelerin geçmişte davrandığı gibi, şu kadar üret diyoruz.

Yılda daha az maliyetle birden çok sefer ürün almak için Sudan gibi yerlerde toprak kiralanmasına karşı değilim. Tarım bahanesi ile birçok farklı avantajlar sağlanır tamam ama ülke içindeki problemler içinde çözüm üretilmeli.

En basitinden tarladan 1 tl ye satılan patates pazara 5 tl ye gelmemeli. Eğer gelecekse de satış fiyatı aynı kalırken üreticiden 3 tl den alınmalı.

Yani aracılar kontrol altına alınmalı ki üreten kazansın, kazandıkça da gelişsin. Çoluk çocuğu da işin devamını kendi geleceği görsün.
Mesajı Paylaş

petibor

Köy olayınıda biraz iyi anlamak lazım eskisi gibi değil köyler. Minübüsleri var hatta belediye otobüsleri var şehre gidiyor geliyorlar canları isteyince. Şehir dediğim ilçe de olabilir sonuçta artık ilçe nin şehirden hiç farkı yok konfor açısından. Bir köy en yakın ilçeye yada şehre kaç km uzaklıktaki 30-50  km filan en fazla. Yani köylü dediğimiz artık Amerikan çifçisi gibi daralınca şehre inip dolaşıp gelebiliyor. Bende beylikdüzündeyim eminönüne 30 km kuş uçuşu. Köylüler benden daha yakın şehire. Ben köylü olsam mesela Avcılar ilçesine yada Şirinevler ilçesine yada üşenmedim Eminönü şehrine gidecektim otobüsle minübüsle. Mesajı Paylaş

malpsoy

@petibor

O şehir dediğimiz yerlerin gelişmesi yok zaten. Anlatmak istediğim sıkıntı bu işte. Ben Çankırı'da yaşıyorum. Yüzmeye gidebileceğim bir havuzu bile yok. Yazın en yakın yüzme noktası ortalama 250 km.

Evet her türlü  ev teknolojilerine köy dahil herkes sahip ama şehir gelişme durumları çok kötü. En basitçe tiyatro bile yok.

Tabi ki olsa kaç kişi gider sorusunun cevabı da yok .... Mesajı Paylaş

BATTLESTAR

Çiftcimizin şehirden beklentileri havuz ve tiyatrodan farklı oluyor. Mesajı Paylaş

petibor

#71
Ara 29, 2018, 02:39 ÖS Last Edit: Ara 29, 2018, 02:44 ÖS by petibor
Bizde durgun su pistir topluca girmezler kolay kolay durgun suya kimse. Birde mahremiyet konusu var kadın erkek anadoluda havuza gidemez gelişmemiş hali ile bu alan Anadoluda ve Türkiye de. Yoksa halı sahayı sinemayı her yere yapan müteşebbis onuda yapar zor iş değil.
Ben bu yaz didimde yazlığım var çok köy gezdim gördüklerim karşısında dibim düştü adamların halı sahaları hatta tribünü olan çim sahası olan köy bile gördüm bildiğin belediye otobüsleri var kilitli taşlı yolları kaldırımları filan var sağlık ocağı aile hekimliği filan pastanesi bile olan köy gördüm ben cafe gibi işliyor bildiğin şehrin mahallesi yani. Anadoluda biraz farklıdır Didim den ama çok farklı değildir bence. Hatayın köyü illaki farklıdır ama Hatay ın kendi de farklı zaten. Yozgat ın Artvin in filan köylerini arayıp bulup işte bak da dememek gerek. Mesajı Paylaş

matmat26

Türk tarımının tek kurtuluş recetesi Kooperatifçiliktir. Mesajı Paylaş

HüsamettinErTürk

Çevremde parasal olarak durumları türkiye ortalamasının üstünde evine aylık 10k para giren insanlarla konuştuğum zaman hepsi bizde çiftçiliğe geri dönmek istiyoruz paramız var yatırım yapacağız köyümüze geri döneceğiz ancak en büyük korkumuz çocuklara kaliteli eğitim verecek bir yer yok diyorlar.
Köylerde eğitim namına hiçbir şey yok.
YBO'lar kaldırıldı devlet tarafında çocukların pedagojik gelişimine uygun değil denilerek ancak bu sefer köylerde yetişip gelen nüfusa eğitim verecek okul kalmadı.
Benim babamın köyden çıkmasının en büyük sebebi köyde babamın döneminde para kazandıran bir tarım yoktu(ki bugün var), benim kaliteli eğitim alabileceğim bir yer yoktu(ki bugün yine yok).

İnsanlar belki avm'ye gitmeden hayatlarını sürdürebilirler ancak çocuklarının geleceği konusunda şüpheleri varsa asla bu şekilde bir köye dönüş veya köydekinin köyde kalması durumu söz konusu olamaz. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Bu fikrin bayraktarı CNN Türk'ten Cem Seymen. Kendisini Türk Tarımını kurtarmaya adamış(!). Her gün, "köylü kente göç etmesin, tarım üretimi düşmesin" mealinden programlar yapıyor. Özetle demek istiyor ki:

"Ey köylü kardeşlerim. Benim çocuklarım büyük şehirde, bale, opera, konser, tiyatro, çeşit çeşit sinema seçenekleri ile boğuşurken, o AVM senin bu AVM benim turlayıp, her istediği gıda ve tüketim malzemesine kolayca erişebilirken, envayı çeşit Devlet ve özel okul arasından seçim yapmakta zorlanırken, havuza mı, spor salonuna mı, çeşit çeşit, farklı farklı etkinlik kurslarına mı gideceği gibi hayati ve önemli sorunlarla boğuşurken, her hafta sonu, sosyal etkinlikler, sergiler, konserler arasında kararsız kalıp zor bir hayat yaşarken; sizin çocuklar, öğretmensiz, laboratuvarsız, alet-edevatsız tek gözlü sınıflarda okumaya, toprak sahalarda top peşinde koşarak tek spor seçeneğini değerlendirmeye, her gün 24 saat TV'lerde gördüğü tüketim malzemelerini, yiyecekleri görüp imrenmeye, bırakın bale, tiyatro, opera, kütüphane, sergi gibi etkinlikleri, sinemaya bile ulaşamamaya, üniversite ve mesleki sınavlarda başarısız kalmaya devam etsinler, mahkum olsunlar. Ama yeter ki köyde kalıp benim ve çocuklarım için ucuz tarımsal ürünler üretmeye devam etsinler. Sizler de çocuklarınız da köylü kalın, bizlere hizmet edin"

Sahi, kölelik kaldırılalı çok olmamış mıydı?    Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter