Türkiye-Yunanistan İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Oca 29, 2017, 01:12 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

bekro

Maalesef ki bizim anılarımız taze değil.Küçümsediğimiz adam tüm Yunanistan ve Ege adalarındaki bütün Türkleri ya katletti ya da sürgüne gönderdi. Yetmedi Batı Anadolu'da korkunç mezallimlere girişti. Daha düne kadar parlamento ortağı Nazi benzeri Altın şafaktı. Bunlardaki ırkçılığın ve Türk düşmanlığının hoş görülecek bir tarafı yok. Mesajı Paylaş

TULGA

Bence asıl travmayı günümüzde yaşamaktalar. Ekonomik olarak yeterli olmayan, geçmişte güvendiği Avrupa ülkelerinin mali ve askeri desteklerinin eskisi kadar etkin olmadığı, kendi savunma sanayisinin eksikliği yanında Türk savunma sanayisindeki gelişmeler, anakarasına uzaktaki adalara olası bir savaşta yeterli lojistik destek ve ikmal kapasitesinin şartlar gereği zor olması, Türkiye'nin D.Akdeniz'de proaktif politikalar yürütebilmesi, sismik ve sondaj gemilere sahip olarak MEB alanları ilanı neticesinde ciddi alan hakimiyetine sahip olmaya başlaması, Libya ile yapılan MEB mutabakatı, Libya'da UMH'ye başlayan destekle birlikte durumun tersine dönmesi, dolayısı ile Libya-Türkiye mutabakatının resmileşmesi, olası bir sıcak çatışmada daha hazır durumda olan Türkiye'nin kısa süreli de olsa çatışma sona erene kadar elde edebileceği kazanımların Yunanistan'ın mevcut durumundan çok daha fazla kayba neden olabileceği korkusu, her ne kadar Abd'ye ülkenin anahtarını bırakacak derecede askeri destek istese dahi Abd'nin sıcak çatışmada kendi çıkarlarına göre hareket edeceği açıklamalarda bulunması, Ege'de bulunan 2 ticaret su yolunun birisi elinde iken 12 mil iddaası ile ikincisinin de peşinde olan Yunanistan'ın yukarıda yer alan nedenlerden ötürü olası sıcak çatışmada kayıplarının arasına bu iki su yolunun da eklenme ihtimali.

Bu nedenledir ki kendisi için durmadan müttefik aramakta. SA-BAE-Mısır-İsrail-Fransa denklemi ile şartları dengeleme çabası içerisindeler. Özellikle Libya kıyılarına gönderilen donanma platformları, Tanker uçak ve HİK uçak destekli F-16 filolarının Akdeniz üzeri tatbikatları, harbe hazırlık seviyesini üst düzeyde tutmakta olan Türk Ordusu'nu net bir şekilde izlemekteler.

Düşmanı küçük görmeden her durum ve şarta hazır olarak çalışmalara devam etmeli, eksik kalan ihtiyaç kalemlerinin temini ve üretimi sağlanmalı, her an çatışma olacakmış gibi harbe hazır olmayı hedeflemeliyiz.   Mesajı Paylaş

DelKu

#527
May 23, 2020, 02:02 ÖS Last Edit: May 23, 2020, 02:10 ÖS by DelKu
Eski tarihlerde  Meriç nehrindeki akarsu yatağınında hızla değişimler mevcut idi. Yatağın ani ve önemli miktarda deformasyonu meydana gelen  akarsu taşkınları sebebiyle oluyordu.
Bu iş habire kavga konusu olduğu için Marshall yardımıyla gelen para ile Meriç Nehri aşağı kısımlarında Yunanistan ile ortaklaşa  akarsu yatağını sabit bir kanala oturtma çalışması yapılmıştı.  1965 yılında bu kanalın tamamlanması sonrasında bu alanda 1975 - 2009 çekilmiş olan  uydu fotograflarında yatak değişiminin olmadığı görülmüştü.
Ama son 10 yılda dünya ikliminin değişmesiyle yağış niteliği de şiddeti de değişti. Kararsızlık ve sağanak yağışların şiddetlenmesinin sonucu nehrin  yatağı taşkınlar ile gelen taş toprak ile dolmaya başladı.
Yunanlılarla doğru düzgün konuşulamadığından ve tam sınır bölgesi olduğundan meriç'in yatağı temizlenemiyor, dolayısıyla yatak eskisi kadar sabit değil.
Bulgaristan ile birşeyler yapılmaya çalışılıyor ama adamların Meriç üstündeki barajları elektrik üretiminde kullanıldığı ve zaten yağış dönemi full kapasiteye ulaştığı için çok etkili olmuyor. Ama gene de çok ciddi yatak değişimleri Meriç nehrinde mümkün değil , olsa bile bizim tarafta kazanılacak toprak çok cüzi miktarda olacaktır.
Özetle benim fikrim yunanlılar yürüsün gitsinler ama, devletler olarak oturulup bir anlaşmaya varılmaya çalışılabilir, tabi karşındaki adamın konuşulacak biri olması kaydıyla.


edit: Foto eklemesi

Mesajı Paylaş

ÇölKaplanı

"Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz."


Atılgan

Bodrum açıklarında Yunanlılardan taciz atışı

Bodrum açıklarında Yunanlılardan taciz atışıAydın'ın Didim ilçesinden Muğla'nın Fethiye ilçesine seyir halinde olan Türk yatına Yunan sahil güvenliği Bodrum ve Datça açıklarında iki kez taciz ateşi açtı.

Yunan Sahil Güvenlik botlarının, Türk karasuları içerisinde bir Türk yatına taciz ateşinde bulunduğu ortaya çıktı. Yatın kaptanı Ferhat Koray (30), Datça Limanı'nda Sahil Güvenlik ekiplerine şikayette bulundu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da yaşananlara tepki gösterdi.

Yunan Sahil Güvenlik botlarındaki askerler, geçen perşembe gecesi, Aydın'ın Didim ilçesinden Muğla'nın Fethiye ilçesindeki Göcek Limanı'na gitmek için yola çıkan Türk yatına taciz ateşi açtı.

Yunan Sahil Güvenlik botunun kendilerini önce havaya ateş ederek, ardından telsiz anonsu ile İstanköy (Kos) Adası Limanı'na girmeye zorladığını anlatan kaptan Ferhat Koray, "Havaya taciz ateşi açıp bizi Yunan sularına girmeye ve durmaya zorladılar. Oysa Türk karasularında seyrediyorduk. Plastik mermi kullandıklarını anladık. Olayı cep telefonu ile videoya çektik. Bodrum'a ve Datça'ya doğru yolumuza devam ettik. Datça'yı geçince, sabaha 06:00 sıralarında Sömbeki (Simi) Adası'ndan gelen Yunan Sahil Güvenlik botu tarafından havaya ateş edilerek ikinci kez tacize uğradık. Hep kendi sularımızda ve kıyılarımıza yakın seyrediyorduk" dedi.

Taciz ateşinin ardından Türk Sahil Güvenliği'ne bilgi verdiğini kaydeden Koray, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu esnada tekrar Türk Sahil Güvenliği'ne bilgi verdim. Ardından devamlı Sahil Güvenlik tarafından arandım. Halimi hatırımı, yaralı olup olmadığımı sordular. Teknede iki kişiydik. Datça Limanı'na girerek, Sahil Güvenliğe bilgi verdik. Tutanak tutuldu. Akabinde plastik mermilerden tekneye zarar gelip gelmediğini öğrenmek için yatta kontrol yapıldı."

Hulusi Akar tepki gösterdi

Öte yandan Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ramazan Bayramı nedeniyle İskenderun'da Deniz Üs Komutanlığı ve Akdeniz Kalkanı Harekatı'nda görevli Barbaros Firkateyni'ni ziyaret etti.

Son dönemde Ege'de yaşanan bazı olaylara da değinen Bakan Akar, şöyle dedi:

"İyi komşuluk ilişkileri konusunda tüm girişimlerimize, anlayışımıza, sabrımıza rağmen son günlerde Ege'de yapılan tacizlerin izahı mümkün değildir. Bunlar çok ciddi tahriktir, provokasyondur. Bunun kendilerine hiçbir yararı yoktur. Bu konuda herkesin aklını başına toplamasının, iki tarafın da menfaatine olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz olayların diyalog ve karşılıklı anlayış çerçevesinde çözülmesi için bugüne kadar her türlü gayreti gösterdik, bundan sonra da aynı gayreti göstermeye devam edeceğiz."

Bu dönemde Türkiye'ye karşı birçok risk ve tehdit olduğunu ifade eden Bakan Akar, "Bunlara karşı mücadele etmek bizim ana görevimiz. Dolayısıyla bayram, seyran demeden bize düşen görev neyse bunları bugüne kadar yaptık, yine aynı azim ve kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz. Şu anda karada, denizde, havada olumlu-olumsuz tüm arazi ve hava koşullarında kendisine verilen görevi hukuk çerçevesinde şeffaf şekilde yapmaya çalışan tüm silahlı kuvvetler mensuplarına da hayırlı, başarılı görevler diliyorum" dedi.

Karşılıklı nota

Yunanistan ve Türkiye birbirlerini sınırlarını ihlal etmekle suçlayarak karşılıklı nota verdi. Atina bir grup Türk askerinin sınırdaki küçük bir bataklık bölgeyi "işgal ettiği" suçlamasıyla Türkiye'ye protesto notası verirken, Ankara da Yunanistan'a gönderdiği notada, Atina'yı bölgede arazi çalışmalarıyla kara sınırını ihlal etmekle suçladı.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, notada Ankara'dan bölgedeki bir grup Türk askerinin geri çekilmesini talep etti. Savunma Bakanı Nikos Panagiotopoulos da, Türkiye'nin bu talebi reddetmesinden aşırı derecede kaygı duyduğunu belirtti.

Meriç Nehri'nin böldüğü sınırın hemen hemen ortasına yakın bir noktasında nehir Türkiye topraklarına girip geri çıkıyor ve burada küçük bir bataklık oluşturuyor.

Bölgede yaşayan bir Yunanlı, "Ferre Kupürü" olarak adlandırılan bu bölgenin kış aylarında nehir sularıyla dolduğu ve yaz aylarında da insan kaçakçılarınca Yunanistan'a mültecileri gizlice sokmada kullanıldığını savundu.

Athanasios Pemousis adlı bölge sakini, son günlerde bölgeye 35 civarında Türk askerinin yerleştiğini, çadır kurduklarını ve bir ağaca küçük bir Türk bayrağı astıklarını gördüğünü ileri sürdü. Pemousis, buranın bir bataklık olsa da Yunanistan toprağı olduğunu iddia etti.Yunanistan Savunma Bakanı Panagiotopoulos, özellikle küçük bölgelerde artan gerilimlerin bir kaza yaşanması riskini de arttırdığı uyarısında bulundu.

Savunma uzmanları Amerika'nın Sesi'ne yaptıkları açıklamada, Türkiye'nin bölgeye asker gönderme kararının büyük olasılıkla Yunanistan'ın sınır çitini genişletme planlarından kaynaklandığını söyledi.

Ankara: 'Sınırlarımızda bir oldu bittiye müsamaha olmayacaktır'

Türkiye de gelişmelerle ilgili olarak Yunanistan'a bir nota verdi.Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Yunanistan 15 Nisan 2020 tarihinde Bakanlığımıza Türkiye-Yunanistan kara hududunun Ferre Kupürü bölgesinde tel çit inşa edeceğini duyurmuştur. Bakanlığımız ilgili kurumlarımızla gerekli koordinasyonu yaptıktan sonra 11 Mayıs 2020 tarihinde Yunanistan'a bir Nota vererek, kara hududumuzu ihlal etmemesini, bunun için inşaat alanının koordinatlarını paylaşmasını ve sınır komisyonunun toplanmasını talep etmiştir" dedi.

Aksoy açıklamasına şöyle devam etti: "Yunanistan'a aynı zamanda ahdi hududumuzu teşkil eden Meriç Nehri yatağının, hududun belirlendiği tarih olan 1926'dan beri doğal ve yapay nedenlerle önemli ölçüde değiştiği, hududun bu bölgesinde iki ülke arasında mutabık kalınmış hassas koordinatların mevcut olmadığı, bu nedenle iki ülke heyetleri arasında teknik koordinasyon yapılmadan çalışmalara başlanmaması gerektiği bildirilmiştir. Bu uyarılarımıza ve işbirliği önerilerimize rağmen Yunanistan 13 Mayıs 2020 tarihinde arazi tesviye çalışmalarına başlamış ve ahdi kara hududumuzu ihlal etmiştir. Bu ihlal ilgili makamlarımız tarafından gerekli tedbirler alınarak anında önlenmiştir. İki ülkenin teknik heyetleri arasında yapılmasını teklif ettiğimiz görüşmeler gerçekleştirildiği takdirde sorun aşılabilecektir. Sınırlarımızda bir oldu-bittiye hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecektir."

https://www.denizhaber.net/bodrum-aciklarinda-yunanlilardan-taciz-atisi-haber-95182.htm Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter