Türkiye-Yunanistan İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Oca 29, 2017, 01:12 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

BETONBEY

Bahse konu ifşa edilen FinCEN belgelerinde Zerrab davası da yer alıyor ama devede kulak bile olamaz, AB ülkeleri ise bu konuda ağzını dahi açamaz.

Rusya-İran ekseninde bu belgelerde sadece Deutsche Bank'ın akladığı kara para miktarının 1 trilyon 300 milyar dolar olduğu iddia ediliyor????

İşin içinde JPMorgan'dan HSBC'ye, Standard Chartered Bank'a, Deutsche Bank'a, Bank of New York Mellon'a kadar birçok kuruluş var.

Tencere dibin kara, seninki benden kara da, esas bunlar olmuş kapkara... Mesajı Paylaş


putty

Yunanistan dış işleri ile Hindistan büyük elçisi görüşmüş askeri işbirliğinin geliştirilmesi görüşmeleri yapılmış. Yunanistan bizden hep rol çalan bizim potansiyelimizden beslenen bir ülke. Bizim düşmanlarımız ile doğal ilişki kurma hakkını kullanır o ülkelerde buna sıcak bakar dostlarımızın düşmanları ile de müttefiklik geliştirir hatta dostlarımız ile dahi ilişki geliştirme hakkı doğar bir çok dostumuz da buna izin verir niye olmasın der sonuçta Akdeniz'de AB üyesi güzele bir ülke zarar değil fayda gelir der.
Bu Hindistan haberi ile Karabağ savaşına Pakistan'ın desteğini yüksek perdeden dile getirmesi ile alakalı mutlaka. Yunanistan belli ki oradan bir fayda kopartmak için Hindistan ile temasa geçmiş ama pek alaka görmemiş Hindistan dan onlarda büyük elçi ile idare etmişler bu sefer.

Şurada gördüm de ondan

https://youtu.be/I1Vd3T1igTY?t=411
Mesajı Paylaş

putty

Türkiye iç mevzularından dolayı mazlum ülke olmak istiyor dünya karşısında bir başına dik duran ülke olarak görünmek istiyor bu Akdeniz meselesi çok cuk oturdu ama aksi gibi fazla destek gördü mazlum yalnız devlet şeysine uymadı bu seferde Fransa'ya taktık üstüne gidiyoruz illa top yekun bir olup üstümüze gelmelerini zorluyoruz. Bir tane desteğe bile tahammülümüz yok yapayalnız kalıp dik durmak için mutlak dışlanma gerekiyor sanki. Almanya İtalya Fransa Macaristan bir sürü ülke yanımızdaydı ama Fransa başkanı deli dersen AB ülkesine boykot istersen AB zaten bir ekonomik birlik otomatikman tek vücut olacaklar boykot karşısında. Muhteşem yalnızlık istiyor Türkiye hiç bir desteğe tahammülü yok halkı tek vücut yapmak istiyor.  Mesajı Paylaş

KARACI

#664
Eki 27, 2020, 04:24 ÖS Last Edit: Eki 27, 2020, 04:30 ÖS by KARACI
  Ne yaparsak yapalim asla yalniz kalmayiz. Burada Pakistan, Azerbaycan, Katar gibi ulkelerin desteginden bahsetmiyorum, bizzat batililardan bahsediyorum. Turkiye'nin kimsenin ihtiyaci kalmayan yapayalniz bir ulke olarak ortada kalmasi esyanin tabiatina aykiri olur. Amerika icin Rusya ve Fransa'ya, Rusya icin bazi batililara, İran icin İsrail'e ve hatta İsrail icin İran'a, İngilizler icin alayina kaldirac olabilen bir ulke yalniz kalir mi hic. Daha Çin bile zorlanmadi oyle cok, sira gelmedi. Hakikaten enteresan bir ulke olduk iyice, denklemlerin en bilinmezi ve karmasigi desek hata olmaz.
   O Bae ile Macron zuppesi kaba etini yirtsa nafile yani, gercekten caplari yetmez bu denklemi cozmeye, yetemez.. Mesajı Paylaş
"At sırtında dünyayı fethetmek kolaydır. Zor olan inip onu yönetmektir."
- Cengiz Han

Han

Yalnızlığımız, beceriksiz ve edilgen dış politikamız ve bizim Türk olmamızdan, bunu aşırı gururlu hissetmemiz ise kürsüdekilerin boş boğazlığından.

Bilmemiz gerekenler gizlenip manipüle edilirken bilinmemesi dile getirilmemesi gerekenler ağızlarda sakız oluyor. Mesajı Paylaş

Baltica

Ama işte, uluslararasi alanda da, en az ortaklık talebi alan ülkeler, dis politikasında irrasyonel davranan ülkelerdir. Mesajı Paylaş

supplychain

Bu yalnizligin milletin refahina etkisi nedir? Mesajı Paylaş

tomcat

#668
Eki 29, 2020, 06:36 ÖÖ Last Edit: Eki 29, 2020, 06:39 ÖÖ by tomcat

 Memleketin 20 yıl öncesine göre ölçek büyüttüğünü ve piyasadaki rakip, müttefiklerinin çıkarlarını rahatsız ettiğini fark etmeyip işi boşboğazlığın yalnızlığına yormak bence yanlış bir tepki.

 Gücü yeten ülkeler buna fiili aksiyonlarla müdahalede bulunuyor, Suriyenin Kuzeyinde ABD'nin de facto YPG yapılanması gibi, gücü yetmeyenler ise sizinle itişmek ve orada burada aleyhinize ne varsa yapmaya çalışmakla yetiniyor. Bunların memnun olması için Libya'dan çıkmanız, Akdeniz'den Antalya kıyılarına çekilmeniz, Azerbaycana destek olmamanız, Balkanları Avrupa/Rusya itişmesine bırakmanız, Ege'yi Yunan'a terk etmeniz, Rusya'nın Kırım ilhakını tanımanız, Somali'den pılınızı pırtınızı alıp memlekete dönmeniz, Sudan Sevakin'den çıkmanız(ki muhtemelen cebren çıkarılacaksınız), Yemen'de ve Afrika'dan vs. ülkelerden TİKA'yı çekmeniz(bu Akşener'in de talebiydi, sahiplerini seslendiriyor), Irak içlerinden tekrar sınır içine çekilmeniz, Suriye'yi ABD, İran ve Rusya'ya bırakmanız, Katar'ın Körfez ....ştları tarafından yutulmasına müsaade etmeniz vs. gerekiyor. Ha bir de IMF ile bir stand by üzerine kaymağı olur.


Bütün bunları yaparsanız çok dostunuz olur. İnsani duygusallıkla bakmayın olaya. AB aleyhimize zırnık karar çıkaramıyor, İtalya, İspanya, İngiltere vs., yeri geliyor Almanya veto ediyor. Bunları göremiyor musunuz? Uluslararası ilişkilere kendi disiplinimiz, hayat tecrübemizle yorum yapmak bizi hatalı yoruma götürür.

Bir de şu var ki. Türkiye daha önce oturmadığı bir paylaşım masasına talip. Onu da hak etmeyene, gücünü ispat etmeyene vermezler. Söküp alacaksın. Sökerken tabi ki itişmek, didişmek zorunda kalacaksın. Kimse sana pastadaki payını küçültüp bir pay ayırmak istemez.




Saygılar, Mesajı Paylaş

Memocan

+1


Hocam tüm bu saydıklarınızı verseniz de yetmez, ülkenin anahtarını da versek doymazlar.

Geçmişteki dostluk ve müttefiklik yüzünün maskesi düştü.

Her istediği yapılınca başı, sırtı sıvazlanıp aferin denen, milletin suyunu çıkarıp da bize hibe ettiği hurdaları kullanmak zorunda olan Türkiye yok.

"Bir de şu var ki. Türkiye daha önce oturmadığı bir paylaşım masasına talip. Onu da hak etmeyene, gücünü ispat etmeyene vermezler. Söküp alacaksın. Sökerken tabi ki itişmek, didişmek zorunda kalacaksın. Kimse sana pastadaki payını küçültüp bir pay ayırmak istemez."

İşte tam buradayız. Bize karşı maddi, manevi mali her türlü yaptırımı ortaya koyacaklar. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

İkinci Dünya savaşı sonrası kurulan dünya düzeninde, Batı bloğu gözünde Türkiye,

- Önemine binaen kesinlikle öldürülmemesi,
- Potansiyeline binaen de kesinlikle (kibarca) ezilip süründürülmesi gereken bir ülkedir.

Kendi gönül rızan ile entübe edilmeye, fişi ve kontrolü Batı'nın elinde olan solunum cihazına bağlanmayı kabul edersen (ya da darbe, kriz vb. yöntemlerle zorla bu hale düşürülecek olursan) her gün hastanede ziyaretine gelirler, çiçek de getirirler, başında ah vah edip gözyaşı dökerler, "sen bizim kahramanımızsın, iyileşeceksin, arkandayız, sana her türlü desteği sağlarız" derler. Seni bir severler, bir severler... "Her gördüklerinde" akıllarına gelirsin.

Velev ki palazlanır da o solunum cihazından kurtulup özgür olarak o hastaneden çıkmak istersen, seni suçlarlar, sana düşman olurlar, seni dışlayıp yalnızlaştırmakla kalmaz, daha hastane odasından çıkmadan tökezleyip düşmen için çelme takarlar, her türlü kirli numarayı, aşağılık hareketi ve namussuzluğu, ilkesizliği sergilerler.

Çünkü onların gözünde hep hasta adamdın, hep de öyle kalmalısın. Fakat sakın öleyim deme; hasta halinle onlara lazımsın. Mesajı Paylaş

dum

Mağlup mihver devleti olduğu için bu böyle. Lokal muharebeler ile bugunkü sınırlarını güvence altına almış ve sevr yerine lozanı imzalamış olabilir.. ama genel harp kapsamında mağlup ve teslim olmuş bir ülkedir.

Almanya versaya isyan ettiğinde ww2 ile ezildi.   Genel olarak 5 galip devlet vardır ve BM onların düzenidir. Neticede aslında halâ ww1 sonrası dunya düzeni devam ediyor denilebilir.  İşin makyajını bırakıp gerçeğine bakarsak almanya ve japonya halâ ABD işgali altindadır. Mandayı kabul ettikten, boyun eğdikten sonra (g.kore gibi) kişisel dünyalarında rahat bırakıldılar..  ama BM  daimi uyesi olmadıkları gibi onları pek sallamazlar.

Bu tartısmalar uzar gider ama, netice değişmez. Biz parsa kapan galip devlet değil hayatta kalmaya çalışan mağlup taraftayız.  Boyun eğmeyip itaat etmediğimiz için de rahat bırakılmıyoruz. NATO'ya alıp dizginlediler.kontrolde tuttular. İşimiz gelmedi de değil hani, Sovyet tehdidine karşı..    Hatta hazır NATO dan çıkmış olan Yunanı tekrar girmesini onayladık ayağımıza sıkmak pahasına. Onlarla sonra savaşmayacağımızı garantilemek istediler belki de. Düşünsenize bugün yunan nato üyesi olmasaydı, doğu akdenizde durumu veya ordusunun genel hali nice olurdu.


Bir anlamda kendi çıkarlarına barışı daim kılmaya çalışıyorlar, herkesi  heryerde dengeleyerek..   ama bu dondurulan sorunların var olmadığı anlamına gelmiyor.  Amerika ve Rusya içlerine çekilip dunyaya ne halt ederseniz edin derse seyreleriz cümbüşü.  En başta alman ordusu tekrar şahlanır, sonra biz..



Bu açıdan bakınca ww1 ve ww2 'de toplam  (savaş sırasındaki salgınları da dahil edersek) yaklaşık150 milyonu sivil olmak üzere 200 milyona yakın insan öldü. 2,5 milyarlık dunyanın %8'i demek bu.. yaralı, sakat, aç, açıkta, sıtma, grip, dizanteri, verem , göç, ekonomik buhran ve benzeri nice felaketleri de sayarsanız dunyanın 30 sene boyunca yaşadığı travmanın tekrar yaşanmamasını sağlamaya çalışıyorlar da denilebilir. 


Mesajı Paylaş

Lcd

Suriye de bir şekilde kendimize ait bir durum yarattık ki bana göre başarısızız. Suriye bizim için iyi ders oldu o ders ile Libya da etkin güçlerden biri haline geldik. Kuzey Irakta Pkk nın anasını ağlatıp Pkk nın barındığı yerlere üsler kurduk kuruyoruz. Doğu Akdeniz de yeni bir düzen kuramasak bile Yunan hayalinin gerçekleşmeyeceğini dünyaya kabul ettirdik. Karabağ' geri alırken Azerbaycan ın en önemli sponsorlarından biriyiz. Edilgen dış politika bu ise ne zaman etken dış politika uyguladık Kanuni zamanında mı?

Birilerinin çorbasına kaşık daldırırken aramızın iyi olmasını beklememek lazım. Yaptığımız bu Dünya hızla kutuplaşırken ve yeni güç merkezler oluşuyorken bizde payımızı arttırmaya çalışıyoruz ve bu ponçik ponçik hareket ederek olmaz. Olur diyen varsa hangi söz hangi kibar davranış Maaşının %20 sini bana vermenizi sağlayabilir. Var mı öyle bir diplomasi.

Hükumet bunun altından kalkabilir mi emin değilim ama deniyor Mesajı Paylaş

BETONBEY

ABD DİB'in yayınladığı Ege Denizi raporu Yunanistan için soğuk duş olmuş.

Raporda Yunanistan'ın hava sahasını 10 deniz mili, deniz kıta sahanlığını ise 6 deniz mili olarak belirlediğini fakat Amerika Birleşik Devletleri'nin bu konuda Atina yönetiminden farklı düşündüğü vurgulanmış.

Raporda "uluslararası anlaşmalara göre bir ülkenin hava sahası kıta sahanlığı ile sınırlıdır. Bu nedenle ABD, hava sahasının sınırının da kıta sahanlığına paralel olarak 6 deniz miline kadar olduğunu kabul etmektedir," ifadeleri yer almış.

Ayrıca raporda Yunanistan'ın 6 deniz millik kıta sahanlığı iddialarına rağmen birbiriyle çakışan kanuni kıta sahanlıkları konusunda komşuları ile henüz bir anlaşmaya varmadığına da dikkat çekilmiş.

Sınırlandırma anlaşmasının olmaması Yunanistan'ın kara sularının sınırı ve ona denk gelen hava sahası konusunda belirsizliklere neden olduğu için raporda hava sahası ihlalleri ile ilgili bir değerlendirme yapmanın uygun olmayacağı vurgulanmış.

Raporda Washington yönetiminin Yunanistan ve Türkiye'ye karşılıklı deniz sınırlarını uluslararası kanunlar çerçevesinde belirlemeleri tavsiyesinde bulunduğu ifade edilmiş.

https://tr.euronews.com/2020/11/12/abd-nin-ege-denizi-hava-sahas-raporu-yunanistan-da-tepkiyle-kars-land


Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Kıta sahanlığı mı?.. Euronews iyice ciddiyetten uzaklaşmış, ne dediğini bilmiyor. Kara suları diyeceğine kıta sahanlığı diyor. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter