Amerika Birleşik Devletleri

Başlatan Sihirbaz, Oca 22, 2017, 12:40 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

Demokratlar Trump'la anlaştığını açıkladı


Demokratlar genç göçmenlerin korunması konusunda Trump'la anlaşma sağladıklarını açıkladı. Ancak Beyaz Saray henüz bir açıklama yapmadı.

ABD'deki kaçak yabancı gençlerin sınır dışı edilmekten korunması için Demokratların Başkan Donald Trump ile anlaştıkları bildirildi. Demokrat Parti Temsilciler Meclisi ve Senato grubu başkanları Nancy Pelosi ve Chuck Schumer ayrıca sınırların daha iyi korunmasını öngören yasa üzerinde de mutabakat sağlandığını ve yasanın Meksika sınırına duvar çekilmesini öngörmediğini açıkladı.

Beyaz Saray ise uzlaşma sağlandığına dair bir açıklama yapmadı. Trump'ın sözcüsü Sarah Sanders, Demokrat Partili politikacıların açıklamalarını kısmen yalanladı. Sanders, Twitter hesabından Beyaz Saray'daki buluşmada sınır güvenliğinin ele alındığını ancak duvar örülmemesi yönünde karar alınmadığını duyurdu. Başkan Trump ile yapılan görüşmede, ebeveynleriyle ABD'ye gelen yüz binlerce yabancı gence geçici korunma statüsü tanıyan DACA olarak adlandırılan program ele alındı. Bu program sayesinde gençlerin sınır dışı edilmesi önlenmiş ve çalışma yasağı kaldırılmıştı. Trump bir hafta önce programın altı ay sonra uygulamadan kaldırılmasına karar vermiş ve Kongre'ye bu süre zarfında yeni bir düzenleme hazırlanması çağrısında bulunmuştu.

Partiler üstü çözüm arayışı

Schumer ve Pelosi yaptığı ortak açıklamada "DACA programının yasal güvence altına alınması ve sınırların duvarı hariç bırakarak her iki tarafın da kabul edebileceği şekilde korunması için uzlaşmaya varıldığını" belirtti. Meksika sınırına duvar örülmesi Donald Trump'ın başlıca seçim vaatleri arasında yer alıyordu. Adının açıklanmasını istemeyen bir Beyaz Saray yetkilisi, "Başkan Trump'ın vergi reformu, sınırların güvenliği, DACA programı, altyapı ve ticaret konularında Schumer ve Pelosi ile son derece olumlu görüş alışverişinde bulunduğunu" söyledi. Yetkili, Başkan'ın partiler üstü çözümlerden yana olduğunu ve her iki partinin temsilcileriyle görüşmeleri sürdürecek olmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.

Kendi partisinden şikâyetçi

Cumhuriyetçi Parti, Demokrat Parti ile Başkan Trump arasındaki yakınlaşma arayışında "seyirci" durumuna düşmekten endişe ediyor. Trump geçen hafta da sürpriz bir şekilde Demokrat Parti yöneticileriyle sellerden etkilenen afetzedeler için milyarlarca dolarlık yardım programı uygulanması ve federal devletin borçlanma üst sınırının yükseltilmesi konularında anlaşmıştı.

Donald Trump uzun zamandır Demokratları önemli projeleri bloke etmekte suçluyordu. Kendi partisinden de yılmaya başladığını gizlemeyen ABD Başkanı'nın sağlık hizmetlerini düzenleyen yasanın kaldırılıp yeni bir düzenleme getirilmesi yolundaki girişimleri sonuçsuz kalmıştı. Cumhuriyetçi Parti'deki muhafazakâr bloğun Rusya'ya ek yaptırımlar uygulanması amacıyla yaptığı çalışmalar da Başkan Trump'u kızdırmıştı.

http://www.dw.com/de/trump-kein-deal-%C3%BCber-einwanderungsprogramm/a-40500712
Mesajı Paylaş

ayibarishi

http://www.hurriyet.com.tr/trumpin-mesajlari-iki-ulkeyi-birbirine-getirdi-bize-karismasin-40580264

ABD-İngiltere çekişmesinde yeni bir perde mi açılacak sanki. Trump'un ağzı baya baya gevşek. Senatör olayından ders alamamış olsa gerek... Mesajı Paylaş

Defence

ABD'de siyahiler yine sokağa döküldü


ABD'nin Missouri eyaletindeki St. Louis'de siyahi genci öldüren eski polis memurunun beraatine öfkelenen siyahiler gösteriler düzenliyor. Kentte 2011 yılında uyuşturucu sattığından şüphelenilen 24 yaşındaki Anthony Lamar Smith'i vurarak öldüren ve birinci derecede cinayetten yargılanan eski polis memuru Jason Stockley için cuma günü beraat kararı verilmesi siyahileri sokağa döktü.

Dünkü gösteride St. Louis'in konserler ve gece hayatıyla tanınan banliyösü Delmar Loop'da toplanan ve siyahilerin haklarını savunan sloganlar atan göstericiler polisin "dağılın" çağrısına uymadı.

Bölgeye zırhlı araçlarla özel giysili yüzlerce polisin sevk edilmesi üzerine bir sokağa sığınan göstericiler, camları kırarak polisle çatışmaya girdi. Polisin müdahalesi sırasında bazı göstericiler gözaltına alındı, göz yaşartıcı gaz fişeği isabet eden bir kişi ise yaralandı.
St. Louis'de cuma günü beraat kararı üzerine düzenlenen ve şiddet eylemlerine sahne olan gösteride de en az 30 kişi gözaltına alındı, 11 polis memuru yaralandı.

Öte yandan federal savcılar, cinayet ile ilgili yeni bir vatandaşlık hakkı soruşturması açmayacaklarını açıkladı.
Bu arada İrlandalı U2 adlı rock grubunun dün gece St Louis'de vermeyi planladığı konser gösteri nedeniyle iptal edildi.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407830/abdde-siyahiler-yine-sokaga-dokuldu Mesajı Paylaş

Trilogy

St. Louis'de siyah genci öldüren polisin beraati nedeniyle yapılan gösteriler 2. gününde


ABD'nin St. Louis şehrinde siyah genci öldüren eski polis memurunun beraatine öfkelenen halk, cumadan bu yana gösteriler düzenliyor. Dün akşam dağılmayı reddeden protestocular polisle çatıştı.

ABD'nin Missouri eyaletindeki St. Louis'de siyah genci öldüren eski polis memurunun beraatine öfkelenen eylemciler gösteriler düzenliyor.
Kentte 2011 yılında uyuşturucu sattığından şüphelenilen 24 yaşındaki Anthony Lamar Smith'i vurarak öldüren ve birinci derecede cinayetten yargılanan eski polis memuru Jason Stockley için cuma günü beraat kararı verilmesi eylemcileri sokağa döktü.

Stockley'nin aracıyla kaçmaya çalışan Smith'e ateş açmadan önce yanındaki diğer polis memuruna 'Onu öldüreceğim' demesi polis kamerası tarafından kaydedilmişti.

Dünkü gösteride St. Louis'in konserler ve gece hayatıyla tanınan banliyösü Delmar Loop'da toplanan ve 'Siyahların Yaşamı Değerlidir' (Black Lives Matter) sloganları atan göstericiler polisin sağılma çağrısına uymadı.

Bölgeye zırhlı araçlarla özel giysili yüzlerce polisin sevk edilmesi üzerine bir sokağa sığınan göstericiler, camları kırarak polisle çatışmaya girdi. Polisin müdahalesi sırasında bazı göstericiler gözaltına alındı, göz yaşartıcı gaz fişeği isabet eden bir kişi ise yaralandı.

11 POLİS YARALANDI, 33 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

St. Louis'de cuma günü beraat kararı üzerine düzenlenen ve şiddet eylemlerine sahne olan gösteride de en az 33 kişi gözaltına alındı, 11 polis memuru yaralandı. Öte yandan federal savcılar, cinayet ile ilgili yeni bir vatandaşlık hakkı soruşturması açmayacaklarını açıkladı.

U2 KONSERİ İPTAL EDİLDİ

Bu arada İrlandalı rock grubu U2'nun dün gece St Louis'de vermeyi planladığı konser, gösteri nedeniyle iptal edildi.

https://tr.sputniknews.com/abd/201709171030177749-st-louis-siyah-cinayet-polis-gosteri/ Mesajı Paylaş

nokta

Savunmaya 700 milyar Dolar


ABD Senatosu ülkenin en büyük savunma bütçesine onay verdi.  Bütçe bu haliyle kabul edilirse ABD, 2018 yılında savunmaya 700 milyar dolar kaynak ayıracak. Senatonun büyük çoğunluğunun onayladığı bütçe yalnız 2017 bütçesine göre artış içermiyor, aynı zamanda Başkan Donald Trump'ın talep ettiğinden yaklaşık yüzde 5 daha fazlasına denk geliyor.  Ulusal Savunma Yetkilendirme Hareketi (National Defense Authorization Act)2018 yılında askeri alımı payının yüzde 2,1 oranında artışa izin veriyor ve 8.5 milyar doların ABD hava savunmasına ayrılmasını öngörüyor.  Bu para Trump'ın talep ettiğinin 630 milyon Dolar üstünde kalıyor.  ABD Temsilciler Meclisi kendi önerisini Temmuz ayında kabul etmişti. Şimdi iki kurumun iki teklif üzerinden bir anlaşmaya varması gerekiyor.

http://www.c4defence.com/Gundem/savunmaya-700-milyar-dolar/4873/1 Mesajı Paylaş

Anatolia

Bu kadar buyuk bir butcenin akitildigi canavar donanma olabilir mi ? cunku Trump son zamanlarda filoyu gelistirmek ve buyutmek uzerine aciklamalar yapiyordu.

Konu hakkinda birikimi kuvvetli olan ustadlardan birisi aciklayabilirse sevinirim , nereye gidiyor bu aslan payi. Mesajı Paylaş

HDS

Burada detaly şekilde kırılımı yapılmış.

Özetin özeti kuvvetlere ayrılan bütçeler:

Per OMB, of the $639.1 billion in discretionary funding requested for DoD in the FY 2018 budget request, $182.6 billion, or 28.6 percent, would go to the Air Force; $179.6 billion, or 28.1 percent, would go to the Navy and Marine Corps; 164.7 billion, or 25.8 percent, would go to the Army; and $112.3 billion, or 17.4 percent, would go to DoD-wide activities (see Figure 1-3). However, the OMB and DoD budget request information is not mutually consistent. Per the DoD budget overview, the Air Force's request is $183 billion, $415 million more than the OMB figures; the Navy's is $180 billion, for a delta of $426 million more; the Army's is $166 billion, for a delta of $1.4 billion more; and the DoD-wide request is $110.1 billion, or $2.2 billion less.[4]

Compared to the FY 2017 budget request, each of the Services would receive 8-12 percent more funding. The greatest increase would go to for the Army, which would receive between $16.6 billion and $18 billion (some 10-12 percent) more in the FY 2018 request. The smallest increase would be for DoD-wide spending, which would still see requested funding go up by $7.1-$7.4 billion (7-8 percent) more than the FY 2017 request. However, Congress appropriated $9.1 billion more for DoD in FY 2017 than the original FY 2017 President's Budget requested. For FY 2017, Congressional appropriations for discretionary spending for DoD totaled $591.8 billion, $9 billion more than originally requested in the FY 2017 budget request. Accordingly, the amounts requested in the FY 2018 President's budget are smaller increases from the amounts actually appropriated as compared to the original FY 2017 budget. Overall, the $639.1 billion requested in FY 2018 is $47.3 billion more than appropriated in FY 2017, or an 8 percent increase. From the FY 2017 appropriated amounts, the Army would see a 7-8 percent increase, the Navy a 5-6 percent increase, the Air Force a 9 percent increase, and defense-wide spending an 11-13 percent increase (see Table 1-1 and Figure 1-4).


Yani tüm kuvvetler benzer şekillerde bütçe artışından nasibini almış. Ama görülen en ciddi kalem artışı, tüm kuvvetlerde idame ve harbe hazırlık giderleri.

Şu anda devam eden askeri operasyonlara (Afganistan, Suriye, Irak, vs vs vs) destek için Kongre tarafından ayrıca onaylanan bütçe de 2017'ye göre biraz azalmış. Ama halen Afganistan en büyük payı alıyor. Suriye'deki temponun düşeceği belli ki varsayılıyor. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Trump BM'deki İlk Konuşmasında İran ve Kuzey Kore'ye Yüklendi


Amerika Başkanı Donald Trump bugün, BM Genel Kurulu'ndaki ilk konuşmasını yaptı. Trump konuşmasında İran, Venezuela ve Kuzey Kore'ye yüklendi, Türkiye ve Ürdün gibi ülkelere de mülteci krizindeki rolleri nedeniyle teşekkür etti.

Trump, İran'ı ekonomik açıdan hukuksuz bir ülke olarak tanımladı, tek ihracatının "terörizm" olduğunu kaydetti. Başkan, İran'ın internet'i kapatarak, uydu antenlerini kırarak ve muhalifleri hapse atarak baskıcı bir rejim olduğuna da işaret etti.

İran'ı teröre destek vermemeye çağıran Trump, İran'la imzalanan nükleer anlaşmayı da eleştirdi ve bunun Amerika'nın taraf olduğu en kötü ve "utanç verici" bir anlaşma olduğunu kaydetti. Trump İran'ı "ekonomik olarak tükenmiş bir haydut devlet" olarak niteledi.

Trump, Kuzey Kore liderinin de son denemeleri nedeniyle intihara kalkıştığını söyleyerek, "roket adam intihar görevinde" ifadesini kullandı.. ABD'nin kendisi ve müttefiklerini koruması gerekirse, Kuzey Kore'ye karşı hiçbir yoldan kaçınmayacaklarını vurgulayan Trump, böyle bir durumda "Kuzey Kore'yi tamamen yok etmekten başka seçeneklerinin kalmayacağı" uyarısında bulundu.

Trump, Kim Jong Un'un "pervasızca nükleer silahlar peşinde koşmasının" tüm dünyayı tehdit ettiğini belirterek, ülkeleri Kuzey Kore liderine karşı koymaya çağırdı.

Konuşmasında "radikal İslami terörizm" ifadesini kullanan ABD Başkanı, "Radikal İslami terörizmi durduracağız çünkü ülkesimizi ve esasında tüm dünyayı parçalamasına izin veremeyiz" dedi.

Trump, Venezuela'da halkın yeniden demokrasiye kavuşmasını istediklerini, eğer baskılar devam ederse rejime karşı daha fazla adım atmaya hazır olduklarını da dile getirdi. Trump, "Burada temsil edilen bütün ülkeleri de bu çok ciddi krizi ele almada daha fazlasını yapmaya hazır olmaya çağırıyorum. Venezuela'da demokrasi ve siyasi özgürlüklerin tam olarak yeniden tesis edilmesi çağrısında bulunuyoruz" diye konuştu.

Trump, daha önceki konuşmalarında olduğu gibi Amerika'nın BM'nin mali yükünü adil olmayan bir şekilde üstlendiğine de dikkat çekti.

Seçim kampanyasından bu yana sürekli tekrarladığı "Önce Amerika" sloganına da konuşmasında atıfta bulunan Trump, her bir ülkenin önce kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesi ama ortak bir tehditle karşı karşıya olduklarında ise birararaya gelmesi gerektiğini kaydetti.

Trump, "farklı ülkelerden aynı kültürleri, gelenekleri ya da aynı hükümet sistemlerini paylaşmalarını beklemediklerini ancak tüm ülkelerin kendi halklarının çıkarlarına ve diğer her egemen ülkenin haklarına saygı göstermesini beklediklerini" belirtti.

Trump, bu sabah attığı tweet mesajında "BM'de büyük gün - bazı çok güzel şeyler oluyor ve bazı çetrefilli şeyler de…" dedi. Trump, devamla "Çok önemli konuşma saat 10.00'da" şeklinde kendi konuşmasına da atıfta bulunmuştu.

Trump Pazartesi günü yaptığı açıklamada, BM Atom Enerjisi Dairesi'nin İran'ın nükleer programını gözlemleme konusunda yeterince sıkı davranmaması halinde Amerika'nın ve diğer beş ülkenin İran'la 2015'te imzaladıkları nükleer anlaşmadan çekilebileceklerini söylemişti.

Beyaz Saray yetkilileri Trump'ın bugünkü konuşmasını hazırlamak için çok çaba harcadığını bildirdi.

Trump hem adaylığı sırasında, hem de göreve geldikten sonra BM'yi sadece konuşma yapılan bir yer olarak tanımlamış, demokrasiyle ilgili konularda zayıf ve yetersiz kalmakla eleştirmişti.

Trump, Pazartesi günü konuşma yaptığı BM reform toplantısında eleştirilerinin tonunu düşürmüş, tüm üye ülkelerden cesur tavır takınmalarını istemiş, geçmişin işlemeyen yollarında yürümektense değişime açık olmaları çağrısı yapmıştı.

Trump ayrıca Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Latin Amerikalı liderlerle de biraraya geldi. Bu görüşmelerde Ortadoğu üzerinde İran'ın etkisi görüşüldü.

Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Brian Hook, Fransız ve İsrailli yetkililerin İran'ın Suriye, Yemen, Irak ve Lübnan'daki faaliyetlerinden duydukları kaygıyı dile getirdiklerini aktardı. Hook, Suriye'nin "Lübnanlaşmaması" konusunun özellikle konuşulduğunu söyledi.

Hook'a göre Trump ayrıca Obama döneminde imzalanan İran'ın nükleer programı ve iklim anlaşmasının Amerika için büyük haksızlık olduğunu düşünüyor.

https://www.voanews.com/a/trump-calls-for-world-action-against-north-korea-iran-venezuela-/4035239.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Trump Seyahat Yasağına Üç Ülke Daha Ekledi


Başkan Donald Trump, bazı ülkelerin vatandaşlarına getirdiği Amerika'ya seyahat yasağında güncelleme yaptı.

Yeni listede Çad, İran, Libya, Kuzey Kore, Somali, Suriye, Venezuela ve Yemen yer alıyor. Süresiz olduğu belirtilen düzenleme, 18 Ekim'de yürürlüğe girecek. Buna göre yeni listede Sudan çıkarılırken, yerine üç yeni ülke Çad, Venezuela ve Kuzey Kore eklendi.

Amerikalı yetkililer, listedeki ülkelerin Amerika'yla terör ve diğer bilgi paylaşmayı reddettiğini söyledi.

Yeni liste, Trump'ın nüfusu Müslüman çoğunluğu 6 ülkenin vatandaşlarına yönelik bir önceki geçici seyahat yasağının süresi dolmak üzereyken açıklandı. Önceki listede İran, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemen bulunuyordu. Bu ülkelerin vatandaşları, "ABD'deki bir kişi ya da kuruluşla somut bir bağları olduğunu kanıtlamadıkları" müddetçe yasak kapsamına dahil edilmişti.

Trump'ın yeni kararına tepkiler gecikmedi. Özellikle insan hakları kuruluşları ve göçmenler konusunda faaliyet gösteren diğer gruplar, süratle yeni seyahat yasağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve genelde de olumsuz karşıladı.

Amerika'da Müslümanlar'ın haklarını savunan en büyük sivil toplum kuruluşu olan Amerika İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), Trump'ın başkanlık görevine başladıktan hemen sonra hayata geçirmeye çalıştığı "Müslüman yasağı"nın son versiyonunun da, yönetimin "çirkin beyaz ırkçı ajandasının" bir parçası olduğunu savundu.

Trump yeni listeyle ilgili açıklamasında, "Başkan olarak, ABD ve halkının güvenlik ve çıkarlarını koruma yönünde hareket etmeliyim. Açıklanan kısıtlamalar sert ve (belirli ülkeler için) özel tasarlanmış nitelikte ve yabancı hükümetlere 'güvenliği geliştirmek için bizimle çalışmalısınız' mesajını gönderiyor" dedi.

Yeni listeyle ilgili açıklamada, "Kuzey Kore hiçbir bakımdan ABD hükümetiyle işbirliği yapmıyor ve bilgi paylaşımına yönelik hiçbir talebi yerine getirmiyor" ifadesi kullanıldı.

Venezuela için de, "vatandaşlarının ulusal güvenlik ya da kamu güvenliğine tehdit oluşturup-oluşturmadığının tespiti" konusunda işbirliği yapmamakla eleştirildi.

Terörle mücadelede "değerli ve önemli" bir ortak olarak tanımlanan Çad'ın ise, terörle bağlantılı ve diğer kamu güvenliğiyle ilgili bilgi paylaşmadığı belirtildi.

Uluslararası Af Örgütü de yeni yasağa tepki gösterdi.

Açıklamada, bir önceki yasağın yürürlüğe girmesinden sonraki 10 ayda, "ailelerin parçalandığını ve birkaç kişinin işlediği suçlar yüzünden ülkelerin tüm halkının şeytan gibi gösterildiğini gördük" denildi. Örgütün açıklamasında, "Düzenleme, tek istekleri Amerika'ya seyahat etmek, orada çalışmak ya da okumak olanlar için felaket sonuçlar doğurdu. Bugün açıklanan adım da ne bu gerilimi yatıştırıyor ne de herhangi bir kişiyi emniyetli hale getiriyor" değerlendirmesine yer verildi.

Trump geçen hafta Londra metrosundaki terör saldırısın ardından "daha sert" seyahat yasağı çağrısında bulunmuştu.

Başkan Trump'ın ilk seyahat yasağı da ülke genelinde büyük çaplı protestolara neden olmuş ve mahkemelere taşınmıştı. Yasağı federal mahkemeler bozmuş ancak daha sonra Anayasa Mahkemesi kısmen geri yürürlüğe koymuştu. Anayasa Mahkemesi'nin Ekim ayında konuyu görüşmesi bekleniyor.

https://www.voanews.com/a/trump-weighs-replacement-to-travel-ban-/4042444.html

Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AfD'de kriz sinyalleri: Petry meclis grubunda yer almayacak


Almanya genel seçimlerinden en çok oy alan üçüncü parti olarak çıkan sağ popülist AfD içinde kriz yaşanıyor. Parti Eş Genel Başkanı Petry, partisinin meclis grubunda yer almayacağını açıklayarak toplantıyı terk etti.

Almanya genel seçimlerinde sürpriz bir başarıya imza atarak oyların yüzde 12,6'sını alan ve meclise 94 milletvekili gönderecek olan Almanya için Alternatif (AfD) partisi kriz sinyalleri veriyor.

Seçimlerin ardından liste başı adaylar Alice Weidel ve Alexander Gauland ile parti eş başkanları Jörg Meuthen ve Frauke Petry'nin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında Petry'den sürpriz bir açıklama geldi. Petry, partisinin meclis grubunda yer almayacağını söyledi. ''Uzun bir düşünme sürecinden sonra bu kararı aldığını ve milletvekili olarak mecliste görev yapacağını'' ifade eden Perty, bu açıklamayı yaptıktan hemen sonra basın toplantısını terk etti.

Parti Eş Genel Başkanı Meuthen, açıklamanın ardından şaşkınlığını ifade ederek, ''Perty'nin bu kararı kendilerine danışmadan aldığını'' söyledi. Bir süredir Frauke Petry'nin partinin daha sert bir duruşu benimseyen kanadı tarafından dışlandığı yönünde spekülasyonlar mevcuttu. Petry, partinin önde gelen isimlerinin bazı ifadelerini eleştirmiş ve bu açıklamalar da parti içinde hoşnutsuzluk yaratmıştı. Parti eş başkanı Meuthen, Petry'nin liste başı adaylar Weidel ve Gauland'a mesafe aldığını ifade etmesine tepki göstermiş ve bu durumun partinin yararına olmadığını savunmuştu.

Partinin seçim başarısından sonra yaptığı açıklamalarda da Petry, meclisteki asıl görevlerinin 2021 yılında bir iktidar değişikliğine hazırlanmak olduğunu vurgulamış ve Gauland'ın, ''Mecliste Başbakan Angela Merkel'in peşine düşeceğiz'' ifadesini eleştirmişti.

Gauland: Özoğuz açıklamalarının kararda etkisi olduğunu düşünmüyorum

Petry'nin partisinin meclis grubunda yer almama kararını almasında liste başı aday Gauland'ın Aydan Özoğuz ile ilgili açıklamalarının da etkili olmuş olabileceği de akıllara gelirken, Gauland böyle bir bağlantı ihtimali olduğunu düşünmediğini söyledi.

Federal hükümetin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, Tagesspiegel gazetesine yazdığı bir makalede "Dilin ötesinde, spesifik bir Alman kültürünü kolayca tanımlayamazsınız" ifadesine yer vermişti. Gauland ise Özoğuz'un bu sözlerine atfen, "Bunu Türk kökenli bir Alman söylüyor. Onu Eichsfeld'e davet edin ve ona spesifik Alman kültürünün ne olduğunu anlatın. O zaman bir daha hiç buraya gelmez ve biz de onu, Tanrı'ya şükür, Anadolu'ya gönderir bertaraf ederiz" ifadelerini kullanmıştı.

http://www.dw.com/de/was-hat-der-abgang-von-frauke-petry-zu-bedeuten/a-40670273 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Resmi işlerinde özel uçak kullandığı ortaya çıkan ABD Sağlık Bakanı istifa etti

Amerika Birleşik Devletleri Sağlık Bakanı Tom Price, resmi işleri için pahalı özel uçaklar kullandığının ortaya çıkmasının ardından istifa etti.
ABD Sağlık Bakanı Tom Price, Mayıs ayından bu yana 26 kez özel uçak kullandığını ve vergi gelirlerinden 400 bin doları bu uçuşlara harcadığını itiraf ederek özür dilemişti.

Siyasi haber sitesi Politico'nun yaptığı araştırmaya göre ise Price'ın seyahatleri 1 miyon dolardan fazlaya mal oldu.
Politico, Price'ın yurt dışı seyahatlerinde askeri uçakları kullandığını da iddia etti.

ABD'de, ulusal güvenlik konularında çalışanlar hariç, hükümet yetkilileri iş seyahatlerinde ticari uçuşları kullanmak zorunda.
Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ABD Başkanı Donald Trump'ın, Price'ın istifasını kabul ettiği belirtildi. Price'ın yerine geçici olarak Don J Wright getirildi.
T
rump'ın kabinesinde 3 isim daha özel uçak kullanımı nedeniyle inceleme altında.

Washington Post ve Politico'nun araştırmasına göre:
-İçişleri Bakanı Ryan Zinke, Haziran ayında Las Vegas'tan Montana'ya özel jetle yaptığı uçuş için 12 bin dolardan fazla para harcadı.
-Hazine Bakanı Steven Mnuchin, geçen ayki tam güneş tutulmasını izlemek için eşiyle birlikte devlet bütçesini kullanarak uçtu.
-Çevre Koruma Ajansı Başkanı Scott Pruitt ticari olmayan uçuşlar için 58 bin dolardan fazla para harcadı.

Trump daha önceki açıklamalarında masraflardan mutlu olmadığını belirtmişti.

http://www.bbc.com/news/world-us-canada-41450290 Mesajı Paylaş

Terra

ABD'de kasırga mağdurlarından 'İsrail'i boykot etmeme' taahhüdü istendi

ABD'de Harvey Kasırgası'nın vurduğu Teksas eyaletinde bir kentte, İsrail'i boykot etmeyeceği taahhüdünde bulunmayan mağdurlara yardım yapılmayacağı bildirildi.

Dickinson kentinde kasırga yardımı talep eden mağdurlardan, yardım alabilmeleri için İsrail'i boykot etmeyeceklerini yazılı olarak beyan etmeleri istendi. Kentin web sitesinde yer alan başvuru formunda, "Başvuru sahibi bu belgeyi imzalayarak, İsrail'i boykot etmediğini ve sözleşme süresi boyunca İsrail'i boykot etmeyeceğini kabul etmektedir." ifadesine yer verildi.

Sivil toplum örgütü Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ise Dickinson kentinin yardım almak isteyen kasırga mağdurlarına böyle bir şart koşmasına tepki gösterdi. ACLU'dan yapılan açıklamada, bu talebin ABD Anayasası'nın ilk maddesinde geçen ifade özgürlüğünü alenen ihlal ettiği ve McCarthy dönemini hatırlattığı belirtildi.

http://www.dunyabulteni.net/manset/410084/abdde-kasirga-magdurlarindan-israili-boykot-etmeme-taahhudu-istendi Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Sarraf'ın Avukatı Giuliani'nin Ortağı Bharara'nın Yerine mi Getiriliyor?

Eski New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara'nın yerine atanacak isimlerle ilgili çeşitli iddialar Amerikan medyasında yer almaya devam ediyor. New York Times gazetesi geçen Ağustos'ta yayınladığı haberlerde Bharara'nın yerine Geoffrey S. Berman'ın geçeceğini iddia etmişti.

Geçen hafta New York Times'ın bu iddiasını haklı çıkartabilecek gelişmeler yaşandı. Amerikan medyasına konuyla ilgili yansıyan haberlerde Başkan Donald Trump'ın Başsavcı adayı Berman'la Beyaz Saray'da özel bir görüşme düzenlediği öne sürüldü.

Politico internet sitesinde yer alan haberde, Başkan Trump'ın başsavcı adaylarıyla görüştüğüyle ilgili iddiaların Beyaz Saray tarafından yalanlanmadığına dikkat çekildi. Beyaz Saray'dan da konuyla ilgili Başkan Trump'ın başsavcı adaylarının anayasaya göre ABD Senatosu'nda onaylanması gerektiğinin hatırlatıldığı ifade edildi.

Trump'ın, New York Doğu Bölgesi Başsavcılığı için de, uzun yıllar önce bölgede başsavcılık görevinde bulunan, bir dönem eski New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani'nin yardımcılığını yapan Edward McNally ile de görüştüğü belirtildi.

Başkan Trump'ın bu girişimi medyada sert eleştiri aldı. Trump'ın New York'un iki bölgesine de kontrol edebileceği iki başsavcıyı getirmek istediği iddia edildi.

Aralarında Sarraf davasının da bulunduğu çok önemli yolsuzluk dosyalarının soruşturulduğu New York Güney Bölgesi Başsavcılığı için düşünülen Berman da eleştirilen bir isim.

Yeni başsavcı adayı da Greenberg Taurig firmasının ortağı

Trump'ın Bharara'nın yerine düşündüğü başsavcı adayı Berman, Sarraf'ın da avukatı olan Giuliani'yle birlikte ortağı olduğu Greenberg Traurig firmasında çalışıyor ve halen firmanın New Jersey eyaleti temsilciliğini yapıyor.

Greenberg Traurig firması aynı zamanda Türkiye'nin de ABD'deki lobicilik faaliyetlerini yürütüyor.

The Mother Jones internet sitesi konuyla ilgili yayınladığı haberde Giuliani'nin şahsen Sarraf'ın güçlü savunma ekibinde çalıştığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la geçen Şubat ayında Türkiye'de buluşup davayla ilgili konuştuğunu yazdı.

'Erdoğan davanın düşürülmesi için girişimlerde bulundu'

Konuyla ilgili haberde Greenberg Traurig firmasının Türkiye'nin ABD'deki lobi faaliyetlerini yürüttüğü belirtilerek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Sarraf davasında belirtilen suç şebekesiyle bağlantısı henüz kanıtlanmamış olsa da, Erdoğan, Sarraf'la birlikte aralarında eski bakan Zafer Çağlayan'ın da bulunduğu 9 sanıklı davanın seyriyle ilgili çeşitli girişimlerde bulundu. Erdoğan Bharara'nın kovulmasını istedi. Trump'ın seçilmesinin ardından Amerikan hükümetine davanın düşürülmesi yönünde baskılar yaptı. Beyaz Saray, Trump'ın başsavcı adaylarıyla görüşmesini başkanlık ayrıcalığı olarak savunsa da, Berman'la görüşmesi muhtemelen Trump'ın Sarraf davasıyla ilgili bir çıkar çatışmasına girmesi anlamına gelir."

Tuttuğu güçlü savunma avukatlarıyla bilinen Sarraf, Bharara'nın kovulması sonrasında yerine adı geçen isimlerden biri olan Marc Mukasey'in babası Michael B. Mukasey'i de avukatı olarak tutmuştu.

Sarraf davasını hakimi Richard Berman, savcılığın Giuliani ve Mukasey avukatlıklarına yaptığı itiraz sonrasında görülen ara duruşmalarda savcılığın iddia ettiği gibi bir çıkar çatışması olmadığı kararını almıştı. İki avukat Sarraf'ın duruşmalarına katılmayacaklarını ancak Sarraf davasıyla ilgili Türkiye ve ABD hükümetleri arasında üst düzey temaslarda bulunacaklarını ifade etmişlerdi.

https://www.amerikaninsesi.com/a/sarraf-giuliani-new-york-bassavci-geoffrey-berman/4082852.html
Mesajı Paylaş

Karabasan

Bayram değil seyran değil eniştem niye beni öptü. Ne olup bittiğini anlayan beri yanaşsın Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

BETONBEY

Darbeyle çok fazla ilişkilendirilebilme ihtimaline göre hareket ediyorlar gibi... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter