Amerika Birleşik Devletleri

Başlatan Sihirbaz, Oca 22, 2017, 12:40 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

Merkel ile Trump İlk Kez Birarada

Almanya Başbakanı Angela Merkel ilk kez Beyaz Saray'da Başkan Donald Trump ile bir araya geldi. Geçtiğimiz hafta yapılması planlanan ziyaret, Amerika'daki kötü hava şartları nedeniyle iptal edilmişti.

İkili, basına kapalı yapılan görüşme sonrasında gazetecilerin karşısına geçti.

Trump konuşmasına Merkel'e Almanya'nın NATO'ya katkısını ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 2'sine yükseltmekteki kararlılık, Ukrayna'daki çatışmanın çözümü için gösterdiği liderlik ve terör örgütü DEAŞ'ı yok etmek için yaptığı işbirliği için teşekkür ederek başladı.

Trump ayıca bir soru üzerine "İzolasyon politikalarından yana değilim ancak ticaret politikalarının adil olması gerektiğini düşünüyorum. Birçok ülke ABD'ye uzun süredir adil olmayan şekilde muamele etti ve bu sona erecek. Ama ben izolasyoncu değilim, serbest ve adil ticaretten yanayım."şeklinde konuştu.

"Adil ticaret ancak yapılan anlaşmadan iki taraf da çıkar sağlarsa adil olur" diyen Merkel ise çıkmaza giren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı Anlaşması'na (TTIP) değinerek, "Umarım başlattığımız anlaşmaya kaldığı yerden devam ederiz." dedi.

Merkel ayrıca Trump yönetiminin Ukrayna konusunda AB ile birlikte çalışmaya devam edeceğini öğrenmekten mutluluk duyduğunu ve gelecek aylarda bu konudaki çalışmaların başlayacağını kaydetti.

http://www.euronews.com/2017/03/17/trump-and-merkel-the-first-meeting Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Trump'ın seyahat yasağına 'süresiz durdurma'

ABD'nin Hawaii eyaletindeki bir federal yargıç, Başkan Donald Trump'ın ikinci seyahat yasağı kararnamesi için verdiği yürütmeyi durdurma kararını süresiz olarak uzattı.

Yargıç Derrick Watson'ın kararı, yargı süreci sonuçlanana kadar Trump'ın nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 6 ülkeye getirdiği seyahat kısıtlamasını uygulayamayacağı anlamına geliyor. Hawaii eyaleti, Trump'ın 6 Mart'ta yayınladığı ikinci kararnameyi, "eyaletin turizmine zarar verdiği ve yabancı öğrenciler ile çalışanların seyahatine engel teşkil ettiği" gerekçesiyle dava etmişti. 16 Mart'ta yürürlüğe giren başkanlık emri, İran Suriye, Somali, Sudan ve Yemen vatandaşlarına 90 günlük seyahat yasağı koyarken, tüm mültecilerin ülkeye girişine de 120 gün yasak öngörüyordu.

Yargıç Watson'ın kararını, ABD Adalet Bakanlığı yetkililerini ve Hawaii eyaleti avukatlarının savunmalarını dinledikten sonra aldığı açıklandı. Federal mahkemenin aldığı süresiz yürütmeyi durdurma kararına yapılacak olası bir temyiz başvurusunun, bir sonraki aşamada, 9. Temyiz Mahkemesine gidebileceği ifade ediliyor.

"Eşi görülmemiş hukuki yetki aşımı"

ABD Başkanı Trump'ın bir önceki seyahat yasağına ilişkin mahkeme kararları da 9. Temyiz Mahkemesine götürülmüş, "seyahat yasağının askıya alınması kararı" yasalara uygun bulunmuştu.

Trump'ın göreve resmen başladıktan sonra Ocak ayında yayınladığı ilk kararname, tartışma ve protestolara neden olmuş, sonrasında Seattle'daki bir federal mahkeme tarafından yürürlüğü durdurmuştu. Donald Trump'ın yayınladığı ikinci seyahat yasağı kararnamesi ile ilgili Maryland eyaletindeki bir yargıç da "kısmi durdurma" kararı vermişti.

ABD Başkanı Trump, seyahat yasağı kararnamesi ile ilgili verilen mahkeme kararlarını, "eşi görülmemiş hukuki yetki aşımı" olarak tanımlamış, davayı gittiği yere kadar götüreceğini söylemişti.

http://www.bbc.com/news/world-us-canada-39439595 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

"Putin seçimi zayıflatmak için kampanya emri verdi"

Amerika Birleşik Devletleri Senatosu İstihbarat Komitesi, Rusya'nın başkanlık seçimlerine müdahale ettiği yolundaki iddiaları soruşturmaya devam ederken, komisyonun Demokrat Partili üyesi Mark Warner'den önemli bir açıklama geldi.

Warner, yaptığı konuşmada, "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, seçimi zayıflatmak için özenle inşa edilmiş kasıtlı bir kampanya emri verdiğini" söyledi.

En kıdemli Demokrat Senatör olan Warner, Rusya'nın devlet propaganda araçlarını kullanarak Amerikan medyasını itibarsızlaşma gayreti yürüttüğünü öne sürdü.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Rusya ve Avrasya Programı Direktörü Eugene Rumer ise Rusya'nın yeni hedefinin Almanya ve Fransa'daki seçimler olacağını iddia etti.

Senatörlerin sorularını yanıtlayan Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nden Clint Waats ise yaptığı konuşmada, "Kremlin demokrasileri içten dışa parçalayarak iki temel kilometre taşına ulaşabilir. Birincisi Avrupa Birliği'nin çözülmesi ve ikincisi NATO'nun dağılması." dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ülkesinin ABD seçimlerine müdahil olduğu iddialarına ise Arhangelsk kentinde düzenlenen Arktik Forumu'ndaki yaptığı konuşmada, esprili bir şekilde cevap verdi. Putin "Reagan sanıyorsam vergiler konusunda bir tartışmada Amerikalılara şunu demişti. Dudaklarımı okuyun Hayır!" dedi.

Rusya ile ilgili suçlamalar arasında Kremlin'in yüzlerce kişiden oluşan bir troll ağı kurduğu ve Trump'ın seçimdeki rakibi Hilary Clinton'ı hedef alan sahte haberler ve yanlış bilgiler yaymak için "bot" olarak bilinen cihazlar kullandığı bulunuyor. Seçimler öncesi Başkan Trump'ın ekibinden kişilerin Rusya ile bağlantı kurduğu da en önemli iddiaların arasında.

Komisyonun Cumhuriyetçi başkanı Richard Burr, kapsamlı ve tarafsız bir soruşturma yürütüleceğinin sözünü vererek, "istihbarat nereye götürüyorsa oraya kadar gidecek" açıklamasını yapmıştı.

http://www.euronews.com/2017/03/31/putin-accused-in-us-senate Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD ticari ilişkileri mercek altına alıyor

ABD Başkanı Trump, ticaret açığıyla mücadele için ABD'nin ticari ortakları ile ilişkileri gözden geçirmeyi hedefliyor. Trump'ın ticaret açığının sorumlusu olarak gördüğü ülkelerin başında Çin geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin yüksek ticaret açığı ile mücadele için iki kararnameye imza attı. ABD'nin ticaret yaptığı ülkeleri adil olmayan ticari uygulamalar yapmakla suçlayan Başkan Trump, aralarında Almanya ve Çin'in olduğu bu ülkelerle ticari ilişkilerin incelenmesini hedefliyor. Trump, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te kararnameleri imzalarken yaptığı açıklamada, artık "kurallara uymayanların" bunun sonuçlarına katlanacağını ve "sonuçların çok sert olacağını" söyledi.

Trump, "Önce Amerika" sloganını taşıyan imzaladığı ilk kararname ile ABD'nin ticaret açığının sorumlusu olarak görülen ülke ve ürünlerin listesinin çıkartılması talimatını verdi. Geçen yıl ABD'nin ticaret açığı 481 milyar dolar olarak kaydedildi. ABD Ticaret Bakanı Wilbur  Ross, bu incelemelerde yapılan suistimaller ve kuralların uygulanmasındaki ihmallerle ABD'nin görüşüne göre beklenen sonucu getirmeyen ticari ilişkilerin mercek altına alınacağını söyledi. Ross, ABD'nin ticaret açığının sorumlusu olarak Çin'in yanı sıra Kanada, Fransa, Meksika, Japonya, Almanya gibi ülkeleri gösterdi.

Trump imzaladığı ikinci kararnamede ise ilgili kurumlara, ithal ürünler için ABD'nin nasıl daha yüksek gümrük ve harç bedeli talep edebileceğinin araştırılması talimatı verdi. Trump'in ticaret danışmanı Peter Navarro, kararname imzalanmadan yaptığı açıklamada, ABD'nin bu alanda sağladığı gelirin 2 milyar 800 milyon dolar az olduğunu belirtti.

"Sanayimizi savunacağız"

Trump, kararnameleri imzalarken yaptığı açıklamada, "sanayimizi savunacağız" ifadesini kullanarak, "Sonunda Amerikalı işçiler için adil koşulların" yaratılacağını belirtti. "Yıldan yıla, on yıllar boyunca, ülkemizde binlerce fabrika soyuldu" diyen Trump, ancak şimdi "kötü serbest ticaret anlaşmalarını düzeltmenin" zamanının geldiğini ifade etti.
ABD Başkanı Trump'ın, ülkesindeki yüksek ticaret açığının sorumlusu olarak gördüğü ülkelerin başında Çin geliyor. Bu nedenle Trump'ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile 6-7 Nisan tarihlerinde Florida'da gerçekleştireceği buluşmanın zor geçeceği tahmin ediliyor.

http://www.dw.com/de/us-pr%C3%A4sident-trump-droht-handelspartnern/a-38248433 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

'Tillerson İstifa Etmiyor'


ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın görevini bırakmayı düşündüğüne dair söylentileri kesin dille reddetti.

Salı günkü günlük basın toplantısının ilk sorusu, "Tillerson'ın istifa etmeyi ya da yönetimden erken ayrılmayı düşünüp-düşünmediği iddiasının doğru olup-olmadığıydı" şeklindeydi.

Nauert, "Bu yanlış. Bakanla konuştuk. Çok net biçimde burada kalmaya niyetli. Daha yapacağımız çok iş var. Haftanın geri kalanı için planlanan toplantıları var" diye konuştu.

Gazetecilerin Tillerson'ın günlük programının boş olmasına dikkat çekmesi üzerine Nauert, bakanın önceden planlandığı üzere birkaç gün izin kullandığını belirtti.

Bakanlığın bir diğer sözcüsü R.C. Hammond da, Tillerson'ın görevden erken ayrılabileceğine yönelik haberleri şiddetle reddederek, görevden ayrılmanın bakanın zihninden asla geçmediğini vurguladı.

CNN televizyonunun Pazartesi günü verdiği haberde, Tillerson'ın yakın danışmanlarına en azından yıl sonuna kadar bakanlıktaki görevini sürdürmeye kararlı olduğunu ancak Başkan Donald Trump'la dış politikada yaşadıkları görüş ayrılıklarından giderek daha çok rahatsızlık duyduğunu söylediği öne sürülmüştü.

Trump ve Tillerson, Amerika'nın Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi, İran'la uluslararası nükleer anlaşma ve Suudi Arabistan öncülüğünde Katar'a uygulanan abluka gibi konularda farklı görüşler ortaya koymuştu.

https://www.voanews.com/a/state-department-denies-rumors-tillerson-considering-resigning/3958940.html Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD Senatosu 'Obamacare'i iptal etmedi

Amerika Birleşik Devletleri'nde Senato Obamacare'in hemen iptal edilmesini öngören yasa tasarısını reddetti. 45'e karşı 55 oyla reddedilen tasarı mevcut sağlık sigortası sistemini hemen devre dışı bırakırken, yeni sistem için Cumhuriyetçilere iki yıl süre tanıyordu.

Tasarının reddedilmesinde ABD Kongresi Bütçe Ofisinin '32 milyon Amerikan vatandaşı sigortasız kalabilir' uyarısının etkili olduğu sanılıyor.

Başkan Donald Trump 'kabus' olarak tanımladığı 'Obamacare'i kısa sürede yürürlükten kaldıracaklarını savundu.

Senato, daha önce yaptığı oylamada Cumhuriyetçilerin sağlık sigortası reformunu tartışamaya açmayı 51'e karşı 50 oyla kabul etmiş; eşitliği bozan oy Başkan Yardımcısı Mike Pence'den gelmişti.

http://www.euronews.com/2017/07/27/senate-to-consider-skinny-repeal-of-health-bill
Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Trump: Trans bireyler hiçbir şekilde orduda hizmet veremez


ABD Başkanı Donald Trump, trans bireylerin hiçbir şekilde orduda görev alamayacağını açıkladı.

Sosyal medya hesabı Twitter üzerinden konu ile ilgili kararını açıklayan Trump, gerekçe olarak da "bunun çok büyük maddi maliyet ve karışıklık yaratacak olmasını" gösterdi.

Obama yönetimi trans bireylerin açık bir şekilde orduda görev alabilmesinin önünü açmıştı. Ancak Haziran ayında Savunma Bakanı James Mattis, trans bireylerin orduda hizmete alınmasının 6 ay ertelenmesini onaylamıştı. Bağımsız bir düşünce kuruluşu olan Rand Corporation'ın 2016 yılında açıkladığı rapora göre 1.2 milyon aktif ordu mensubu içinde 2,450 trans birey bulunuyor.

'Kabul edilmeyecek ve izin verilmeyecek'

Donald Trump, askeri uzmanlarla görüşerek bu kararı verdiğini ifade ederek şunları paylaştı: "Lütfen şunu kaydedin; Amerika Birleşik Devletleri trans bireylerin ordu içinde görev almasına hiçbir şekilde kabul etmeyecek ve buna izin vermeyecektir. Ordumuz, kesin ve mutlak zafere odaklanmalı, bu denli yüksek tıbbi maliyetleri olacak ve karışıklık yaratacak bir yükün altına sokulmamalıdır"

ABD ordusunda gay ve lezbiyen bireylerin hizmet vermesinin önündeki engeller 2011 yılında kaldırılmıştı. BBC'ye konuşan düşünce kuruluşu Palm Centre'ın yöneticisi Aaron Belkin, Trump'ın bu kararla trans bireyleri, gizlilik içinde çalışmaya sürüklediğini belirtti.

http://www.bbc.com/news/world-us-canada-40736232 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD'de endişe verici tasarı: İsrail'i boykot etmek suç haline geliyor


ABD'de Filistin topraklarını işgal ettiği gerekçesiyle İsrail'in boykot edilmesini 'suç' kapsamına alan bir yasa tasarısına destek artıyor.

Huffington Post sitesinde yer alan habere göre yasa tasarısı bu haliyle kabul edilirse İsrail'e karşı başlatılan uluslararası boykot kampanyalarına destek verenler suç işlemiş sayılacak.

Söz konusu tasarı, yasayı ihlal edenlere 250 bin ile 1 milyon dolar arasında değişen para cezası ile 20 yıllık hapis cezası öngörüyor.

Tasarıya Demokrat senatörlerden Benjamin Cardin ile Demokratların lideri Chuck Schumer de destek veriyor.

Tasarı, İsrail ve İsrail işgali altında bulunan topraklar nedeniyle bu ülkeye karşı uluslararası organizasyonlar tarafından başlatılan boykot kampanyalarına ABD vatandaşlarının katılımını yasaklıyor.

Söz konusu anti demokratik adımın arkasında ABD'de İsrail yanlısı lobicilik faaliyetleriyle bilinen AIPAC kuruluşu var. AIPAC, senato üyelerine gönderdiği mektupta Benjamin Cardin'in sponsorluğunu yaptığı tasarıya destek verdiklerini belirtti.

Cumhuriyetçilerin çoğunluğunun destek vermesi beklenirken tasarıya Demokratlar arasında da desteğin artması tartışma ve endişelere neden oldu.

http://tr.euronews.com/2017/07/30/abdde-endise-verici-tasari-israili-boykot-etmek-suc-haline-geliyor Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Trump'ın bu politikaları ABD'de anti-semitizmi tavan yaptıracak... Mesajı Paylaş

Terra

Airforce One Yenileniyor


ABD Hava Kuvvetleri'nin Başkan Donald Trump'a Rus havayolu şirketi Transaero için üretilen Boeing 747-8 modeli iki uçak satın almak için Boeing ile sözleşme imzalamaya hazırlandığı belirtildi.

Defense One'ın ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı habere göre ABD Hava Kuvvetleri, Trump'ın bütçenin aşıldığı yönündeki suçlamaları üzerine ABD Başkanı için yeni uçak inşa ettirmek yerine satın almaya karar verdi.

ABD Hava Kuvvetleri'nin her bir uçak için 390 milyon dolar ödemesi bekleniyor.

Transaero, 2013 yılında Boeing'e 747-8 modeli uçaklardan 4 adet sipariş etmişti. Ancak Transaero'nun 2015 yılında iflas etmesi üzerine uçaklarda Kaliforniya'da muhafazaya alınmıştı.

https://tr.sputniknews.com/abd/201708021029537323-abd-hava-kuvvetleri-trump-rus-havayolu-ucak/ Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Beyaz Saray sızıntılarında dört kişiye suçlama


ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions, Başkan Trump yönetiminin yürüttüğü soruşturmalar sonucu, dört kişinin resmen Beyaz Saray'daki sızıntılar nedeniyle suçlandığını açıkladı.

Jeff Sessions şüphelilerin gizli bilgileri ifşa etmek ve yabancı istihbarat yetkilileriyle temaslarını saklamakla suçlandığını belirtti.
Sessions, yönetimin aktif sızıntı soruşturmalarının sayısını Ocak ayından bu yana üçe katladığını ifade etti.

Başkan Donald Trump daha önce Sessions'ı sızıntılar konusunda "çok zayıf" olduğu gerekçesiyle eleştirmişti.

Sızıntılar 'şaşırtıcı sayıda'

Sessions düzenlediği basın toplantısında, liderleri yabancı yetkililerle güven içinde konuşamayan hiçbir hükümetin etkin olamaycağını belirtti. "Başkanla aynı fikirdeyim ve hükümetimizin bu ülkeyi koruma kabiliyetinin altını oyan şaşırtıcı sayıdaki sızıntıları şiddetle kınıyorum" dedi. Adalet Bakanı ayrıca, basının rolu ve ulusal güvenliği korumayı dengelemek için medya mensuplarının mahkemelerde ifade vermeye zorlayan medya celpnameleri konusundaki politikaları da gözden geçireceklerini ifade etti.

Aynı basın toplantısında konuşan Ulusal İstihbarat Direktörü Dan Coats da, sızıntılardan sorumlu olanları uyardı ve "Bu suçları işleyenler istihbarat topluluğuna ve Amerikan halkına ihanet ediyor. Bu ihanetlerin acısını yoğun şekilde hissediyoruz ve ben ulusal istihbarat direktörü olarak bu insanlardan hesap sormak için elimden geleni yapacağım" dedi.

Daha bu hafta, Trump ve yabancı liderler arasındaki öfkeli telefon konuşmalarının zabıtları sızmıştı. Bakan Sessions tutuklamalarla ilgili başka bir ayrıntı vermedi.

http://www.bbc.com/news/world-us-canada-40829559 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD Paris İklim Anlaşması'ndan resmen çekiliyor


ABD'nin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi için resmi adım atıldı.

Washington anlaşmadan "mümkün olan en kısa sürede" çekilmek istediğini Birleşmiş Milletler'e (BM) resmi olarak iletti.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Washington'ın üç yıl sürmesi beklenen süreç tamamlanana dek konuyla ilgili tüm toplantılara dahil olacağı duyuruldu. Açıklamada ayrıca, anlaşma maddelerinin ABD'nin talepleri doğrultusunda düzenlenmesi halinde müzakerelere açık kapı bırakıldığı belirtildi.

Amerikalı Başkan Donald Trump, seçim kampanyası boyunca iklim değişikliğini hurafe olarak tanımlamıştı. Trump 1 Haziran'da, istihdamı baltaladığı ve ülke ekonomisine zarar vereceği gerekçesiyle Paris Anlaşması'ndan çekileceklerini duyurmuştu. "Anlaşmanın iklim değişikliğiyle mücadeleyi değil, diğer ülkelere ABD'ye karşı ekonomik avantaj kazandırmayı amaçladığını" savunan Trump, anlaşmanın Amerikan ekonomisine 3 trilyon Dolar ve 6,5 milyon istihdam kaybına yol açacağını iddia etmişti.

Başkanın iklim değişikliğine inanıp inanmadığı sorusunu ne Beyaz Saray ne de Trump'ın yakın çevresi yanıtlayabiliyor.

Yapılan son araştırmalara göre)30082-7/fulltext 2100 yılında, iklim değişikliğinden kaynaklanan doğal afetlerin Avrupa nüfusunun üçte ikisini etkileyeceği tahmin ediliyor.

http://www.euronews.com/2017/08/05/us-offically-tells-un-it-wants-out-of-paris-climate-deal Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya'nın resmi yayın kurumu Deutsche Welle, bugün de boş geçmeyip Türkiye'yi manşetine taşımış, ABD'deki Trump soruşturmasında Türkiye'yi baş aktörlerden biri olarak göstermeye çalışmış:



Flynn soruşturması Türkiye'ye uzanıyor

Amerikan basınında yer alan haberlere göre Rusya'nın ABD'deki başkanlık seçimlerine müdahale ettiği iddialarıyla ilgili soruşturma Türkiye'ye uzanıyor.

New York Times gazetesinin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyası ekibinin Rusya ile bağlantılarını araştırmakla görevlendirilen özel savcı Robert Mueller, Beyaz Saray'dan Trump'ın eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ile ilgili belgeleri istedi. Haberde Mueller'in ayrıca Flynn'in devlet başkanlığı kampanyasının son aylarında Türk hükümetinden gizli bir şekilde para alıp almadığı konusunda da olası bazı görgü tanıklarının ifadesine başvurduğu kaydediliyor.

Flynn'in danışmanlık şirketi  Flynn Intel Group'un Türkiye hükümetiyle bağlantılı olduğu iddia edilen işadamı Ekim Alptekin'in şirketi Inovo BV'den aldığı 530 bin dolarlık ödemenin ayrıntılarını ortaya çıkarmak için geçen haftalarda savcılar ve FBI ajanları olası görgü tanıklarını bulmak amacıyla hummalı bir incelemeye girişmişti. Söz konusu ödemenin Türk hükümetiyle bağlantısı olup olmadığı ve eğer varsa Flynn Intel Group'un Ekim Alptekin'e paranın kaynağını gizlemek için yardım edip etmediği araştırılıyor.

Inovo BV, Fethullah Gülen aleyhine lobi yapması için Flynn'in danışmanlık şirketi Flynn Intel Group'a 530 bin dolar ödemişti. Trump'ın zaferle çıktığı 8 Kasım 2016 ABD seçimlerinin olduğu gün, The Hill gazetesinde Flynn imzalı bir köşe yazısı çıkmıştı. Flynn bu yazısında Türkiye'nin ABD dış politikasında bir öncelik olarak sınıflandırması ve ABD'nin Fethullah Gülen'e "güvenli bir liman" sağlamaması gerektiğini ifade etmişti.

Fethullah Gülen, 1999 senesinden bu yana ABD'nin Pennsylvania eyaletinde yaşıyor.

'ABD-Rusya ilişkilerini konuştuk'

Rusya'nın ABD'de başkanlık seçimlerine müdahalesiyle ilgili devam eden soruşturmadaki kilit isimlerden biri olan Rusya'nın ABD eski Büyükelçisi Sergey Kislyak, Beyaz Saray eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ile yaptıkları görüşmelerin şeffaf ve ABD-Rusya ilişkilerine odaklanmış konulardan ibaret olduğunu savundu.

Flynn, Kislyak ile yaptığı bir görüşmenin içeriği hakkında başta ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence olmak üzere bazı yetkilileri yanlış bilgilendirdiğinin ortaya çıkmasının ardından istifa etmek zorunda kalmıştı.

Kislyak Rus televizyonunda katıldığı bir açık oturumda "Rusya ve ABD işbirliği için önemli birçok mevzu bulunuyor. Bunlardan en önemlisi terörizm. Ele aldığımız konulardan biri de buydu" şeklinde konuştu.

http://www.dw.com/de/us-sonderermittler-sp%C3%BCrt-michael-flynn-nach/a-39976051 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

ABD'nin Charlottesville kentindeki olaylar: Açıklamasında ırkçılardan bahsetmeyen Trump'a tepki


ABD Başkanı Donald Trump, Virginia Eyaleti'ne bağlı Charlottesville kentinde, beyazların üstünlüğünü savunanların gösterileri sonrası ortaya çıkan şiddet olaylarının ardından yaptığı açıklama nedeniyle eleştirildi.

Trump'ın açıklamasında ırkçı gruplardan bahsetmemesi bazı senatörlerin tepkisine neden oldu. Olaylarda bir kişi öldü, yaklaşık 30 kişi yaralandı.

Şiddet olayları nasıl başladı?

Olaylar Cuma akşamı, ırkçı grupların, Amerikan İç Savaşı dönemindeki ayrılıkçı Konfederasyoncuların komutanı general Robert E. Lee'nin heykelinin kaldırılması planına karşı bir gösteri düzenlemesiyle başladı. Bu ilk gösteri, Virginia Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirildi ve göstericiler ellerinde meşaleler taşıdı.

Aynı akşam bir karşı gösteri organize edildi. İki grup arasında gerilim yaşandı.

Beyazların üstünlüğünü savunan gruplar Cumartesi günü ise, 'Sağı Birleştirin' adı altında kentte bir gösteri düzenledi ve onlara karşı çıkan gruplar da sokaklara çıktı. Bu gösterilerde gruplar arasında çatışmalar yaşandı, polis olaylara biber gazıyla müdahale etti.

Bazı kişiler ırkçıların yürüyüşüne silahlı olarak katıldı.

Irkçılık karşıtı göstericilerin içine hızla dalan bir araç bir kişinin ölümüne, 19 kişinin yaralanmasına neden oldu. Olaylar sonrası eyalette olağanüstü hal ilan edildi.

Vali ırkçılara tepki gösterdi

Virginia Valisi Terry McAuliffe, ırkçıların Charlottesville'e sadece kaos getirdiğini söyledi. McAuliffe, olayların 'ırka dayalı bağnazlık ve nefretle ilgili olduğunu' belirtti. Vali, 'bunların ABD'nin temel değerlerine ihanet anlamına geldiğini ve müsamaha gösterilmemesi gerektiğini' söyledi. McAuliffe "Burada istenmiyorsunuz, evinize dönün" dedi.

Araçla saldırıya soruşturma

FBI, ırkçılık karşıtı gösteriye araçla yapılan saldırı hakkında soruşturma başlattı. Olayla ilgili 20 yaşındaki bir şüpheli tutuklandı.
Charlottesville Emniyet Müdürlüğü, olaylarda, araçla saldırıda yaralanan 19 kişi dışında 15 kişinin daha yaralandığını açıkladı.

Polis helikopteri düştü

Bu arada çatışmaları izleyen, Virgina Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı bir polis helikopteri Cumartesi akşam saatlerinde, kentteki bir ormanlık araziye düştü. Olayda iki polis yaşamını yitirdi.

Trump'ın açıklamasına tepki

ABD Başkanı Donald Trump, yaşanan olaylara tepki göstererek 'pek çok tarafın sergilediği nefret, bağnazlık ve şiddeti kınadığını' belirtti.
'Bu tarz olaylara ABD'de yer olmadığını' söyleyen Trump, 'birlik olma' çağrısı yaptı. Bazı Cumhuriyetçi ve Demokrat Partili senatörlerse, Trump'ın açıklamasında beyazların üstünlüğünü savunan ırkçılardan bahsetmemesine tepki gösterdi. Cumhuriyetçi Senatör Cory Gardner, olayların sorumlusunun adını koymak gerektiğini söyledi ve "Bunlar beyazların üstünlüğünü savunanlardır ve bu yerli terörizmdir" dedi.

http://www.bbc.com/news/world-us-canada-40915569 Mesajı Paylaş

korat

Bu olaydan bir kaç gün önce heykelin kaldırılması meselesinden dolayı Charlottesville gerginliğin çıkabileceği hakkında birşeyler okumuştum göründüğü kadarıyla olay sadece güney sembollerinden birinin kaldırılmasıyla ilgili değil. Var olan bir gerginliği tetikleyen bahane. ABD'nin de bir anda gördüğüm kadarıyla gündemini doldurdu. Şimdi zamanlama açısından erken ama ama gelecekte Avrupa da islamofobia ve yabancı düşmanlığı olarak başlayabilecek toplumsal bir kriz ABD ye aşırı sağ ve liberal sosyal demokrat çatışması şeklinde yansıyabilir.  Mesajı Paylaş
Her yeni nesil uçak yeni bir stratejimi gerektirir?

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter