Türkiye'nin Nükleer Enerji Çalışmaları

Başlatan Göktuğ, Haz 29, 2016, 01:44 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Southwater

Hem biz aslında barışçıl amaçlar için nükleer kapasite istiyor olabiliriz.
Her türlü kontrole açarız, IAEA denetimlerini teşvik ederiz.
Meanwhile in Sivas.... Mesajı Paylaş

Han

https://tr.sputniknews.com/rusya/201910191040428500-akkuyu-nukleer-santralinde-calismak-icin-gelen-rus-muhendisleri-tasiyan-minibus-kaza-yapti-2-olu-11/

Rusya'dan Akkuyu Nükleer Santrali'nde çalışmak için gelen mühendislerin bulunduğu minibüs, Silifke'de bir tıra arkadan çarptı. Kazada 2 Rus mühendis hayatını kaybederken, minibüs şoförü ile birlikte 11 kişi yaralandı.

Akkuyu için malesef kötü bir gün. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Trafik kazası herkesin başına her an gelebilecek bir felaket ama böylesi de milyonda bir ihtimal yani...

Türkiye'nin ilk nükleer santralinde çalışmak için taa Rusya'dan gelen personeli taşıyan araç kaza mı yapmış yani...

Bakarsan Susurluk'taki de bir kaza idi, eski maliye bakanımız Adnan Kahveci'de kaza geçirip ailesi ile birlikte vefat etmişti.

Ben tesadüflere pek inanmam... Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Kahveci kaza olmadığı alenen belli: otobanda ters yöne girmiş, sisli havada yolunu şaşırmış... Yersen...

Herkes bir düşünsün bakalım, durduk yere otobanda ters yöne nasıl girilebilir diye. Normal trafik rejiminde, otbanda düz yönden ters yöne geçebilmek için çok sakat,  bir U dönüşü hareketi yapmak gerekir ki değil sis, gözün bağlı bile olsa, bu sakat dönüşü farketmemek imkansız olur.

Ya da trafik görevlisi görünümündeki bazı ajanlar seni takip eder, sisli mevkide geçici yönlendirme levhalarıyla, bariyerin bir kısmını açarak senin aracını ters yöne yönlendirir ve sonra da yönlendirme delillerini ortadan kaldırır. Sisli havada çarpışma zaten kaçınılmazdır. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Helebidinle

Kaza sırasında söz konusu otoyol henüz hizmete açılmamıştı. Son hazırlıklar yapılıyordu. Bu nedenle otoyolu inşa eden şirket tabelaları kaldırmaya başlamış. Zaten olayın ardından acilen yine uyarı tabelalarını yerleştirmeye çalışırken yakalanmışlardı...

Rahmetli Adnan Kahveci ve eşi bu vurdumduymazlığın ve ihmalin sonucu olarak hayatlarını kaybettiler.

Olayın sorumlusu şirketti. Zaten mahkeme de bunu teyit etti. Dana altında buzağı aramak biraz zorlama oluyor gibi... Mesajı Paylaş

kurtkapan

Isparta'da Düşürülen Atlasjet uçağında da kainatı anlayışımızı değiştirecek üstün muazzam bilim insanlarımız otporcu bilderbergci Alman ajanı kertenkele insanlar tarafından öldürüldü. Bunları hep yazdılar internette...

İnsaf yahu... Bu zavallıların değil bir başkasının başına gelse kimsenin üstüne düşünmeyeceği, fıtrat denerek üstü kapatılacak bir "kaza" bu. Türkiye burası. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

@Harzemşah üstadım,

Olay yeri denetçisi değilim. Konunun uzmanı da değilim. Ama kafamı kurcalayan soruyu da sorarım. Sonuçta bu tip sorular bir tek benim kafamı kurcalamaz, başkaları da olur.

1- Hizmete açılmamış otoyolda Adnan Kahveci'nin ne işi vardı?..
2- Hadi Kahveci, Bakan olmanın getirdiği nüfuz ile o yolu kullanmaya kalktı diyelim... O halde karşı yönden gelen aracın ne işi vardı?
3- Bunları da bırakın, hizmete açılmamış otoyola çift yönlü araç trafiği ne arıyordu?

O dönemki Türkiye'nin karanlık ilişkilerle örülü kaotik durumunu hatırladıkça, bilirkişi raporları da olsa, mahkeme kararları da olsa bu tip sorular kafa kurcalamaya devam edecek.

Zaten resmi raporlara bakarsak, AtlasJet kazası da sıradan bir uçak kazasıdır. İhmali olan kusurlu bir şerket illa ki vardır, dava bitmiş olay kapanmıştır. Aynı şekilde rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası da bir takım ihmaller zincirinin sonucudur. Kabahatli bulunmuş, dava bitmiş, olay kapanmıştır. Eşref Bitlis Paşa'nın uçak kazası da ha keza öyle değil midir?..

Benim bu konularda aksine bir delilim yok. Sizin söylediğinize de itibar ederim, orası ayrı. Ama yine de bu tip sorular kafamı kurcalamaya devam eder. Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Kurtkapan

Çok haklısın. Rahmetli Adnan Kahveci, sis nedeniyle yetersiz uyarı tabelaları sonucunda girdiği ters yönde, karşıdan gelen bir arabaya çarparak, kendisi, eşi ve kızı dışında 2 suçsuz vatandaşımızın da ölümüne neden olmuştu...

Rahmetli ve aile fertleri Devlet Töreni ile defnedilirken, sebep olduğu kaza sonucu yaşamlarını kaybeden vatandaşlarımız, bir elin parmakları ile ifade edilebilecek sayıdaki insan tarafından uğurlanmıştı...

Tümünün ruhları şad olsun...
Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

@Helebidinle

Artık safsatalardan kurtulma zamanı. Isparta uçağı sabote edilmedi. Niçin düştüğünü defalarca yazdım. Bir daha yazayım:

Bir Türk şirketi olan World Focus Havayolları, kendisine ait iki adet MD-83 uçağından birini teknisyenleri ile birlikte ve bakımlarını da üstlenerek Air Eritre'ye diğerini ise Atlasjet'e kiraladı.

ABD'li Honeywell firması tarafından üretilen, TC-AKM tescil işaretli MD-83 tipi uçaktaki EGPWS cihazı (EGPWS-Enhanced ground proximity warning system/Yere yakınlık ikaz sistemi), 23 Temmuz 2007'de World Focus Havayolları'nın kayıtlarına girdi. Şirket envanterinde yer alan cihaz, yine World Focus'un Eritre'de kiraladığı bir başka uçakta kullanılıyordu.

World Focus'un Eritre'ye kiraladığı MD-83 uçağının Rus pilotu, 4 Kasım 2007'de uçağın "Uçuş ve bakım defteri"ne cihazın arızalı olduğunu yazdı. Bu not Eritre'deki uçakta görev yapan teknisyen Fevzi Yavuz tarafından görüldü. 

Cihazı kontrol eden ve ışıkları yandığı için faal olduğunu düşünen Fevzi Yavuz, aletin kalibrasyonunu kontrol etmeden yani doğru ölçüm yapıp yapmadığını kontrol etmeden, cihazı tekrar uçağa taktı. Rus pilot ertesi gün de "Uçuş Bakım Defterine cihazın arızalı olduğunu yazınca, Türk teknisyen Yavuz, şirketten yeni bir EGPWS talebinde bulundu. Şirket de istenen EGPWS cihazını Isparta'da düşen uçaktan sökerek Eritre'ye yolladı. Bu cihaz 20 Kasım 2007'de Eritre'deki uçağa monte edilirken, Rus pilotun ısrarla arızalı dediği ve Fevzi Yavuz'un sağlam olduğunu iddia ettiği cihaz da İstanbul'a yollanarak, Isparta'da düşen Atlas Air uçağına takıldı.

Üzerinde arızalı EGPWS cihazı ile uçan Atlas Jet uçağı 30 Kasım 2007 de Isparta yakınlarında Türbetepe'ye oturarak (Tam çarpma sayılmaz, aslında sürtme) düştü. 57 kişi hayatını kaybetti.

Uçak kazasıyla ilgili olarak Atlasjet Havayolları şirketinden dokuz kişi hakkında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak"tan dava açıdı. 2 yıl sonra dava karara bağlanarak şirket yetkililerine çeşitli hapis ve para cezaları verildi. Olayın ardından ETS Turizme ait Atlasjet havayooları adını Atlas Global olarak değiştirdi...

Komplo teorilerine, kumpaslara gerek yok. Olay basit bir Türk işi savsaklama... Mesajı Paylaş

BETONBEY

Rahmetli kaza da ölmedi üstadım, uzun süre ambulans gelmediği için Türkiye'nin en büyük otobanında kan kaybından öldü. Aynı Muhsin Yazıcıoğlu gibi zamanında müdahale edemediler yada bulamadılar vs.

Kazaya sebep olduğu söylenen müteahid birkaç sene sonra genel af ile hapisten çıktı mesela...

Ki 1993 yılı kaza ile eceli ile ölenlerin kervan haline geldiği bir yıldır. Sadece bu ardı ardına yaşanan ölümler bile malumun ilanıdır bence, dediğim gibi ben tesadüflere inanmam.

Baksanıza taa Rusya'dan ilk nükleer santralimiz için gelen Rus mühendisler de kaza ile öldüler.

Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

#160
Eki 19, 2019, 04:04 ÖS Last Edit: Eki 19, 2019, 04:27 ÖS by HeleBiDinle
@Harzemşah üstadım,

AtlasJet olayında o kadar aydınlatılması gereken nokta var ki... Aydınlatılamadığı için hep varsayımlarla hareket edilmiş ve bu varsayımlar neticesinde bir sonuca varılmaya çalışılmış. Tabi ki her zaman olduğu gibi top taca atılmış: Olağan şüpheli olarak pilot suçlanmış ve düşmeden önceki saçma sapan davranışlar pilotaj hatası denilerek geçiştirilmiş. Peki gerçekten pilotaj hatası mı?.. Bunu delillendirebilecek bir bulguya sahip miyiz? Hayır, başka bir sebep bulamadığımız için pilot hatası deyip geçiyoruz. Pilotun ifadesini de alamadığımıza göre...


Uçak ve kule arasındaki son telsiz konuşmaları:

Saat 01.18:
Kaptan Pilot: Isparta Kule, iyi geceler.
Isparta Kule: İyi geceler, devam edin.
Kaptan Pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR üzeri.
Isparta Kule: Anlaşıldı. In-bound oluş ikaz.

Pilot, uçağı VOR olarak adlandırılan, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'ndaki sinyal vericinin üzerine geldiğini bildiriyor.

Bir sonraki noktası olan, 'pisti karşılama pozisyonu' olarak adlandırılan 'in-bound' noktasını rapor etmek üzere hareket ediyor.

Saat 01.36: (Bundan sonra telsiz bağlantısı kopuyor ve 9 dk sonra 01:45'te uçak radardan kayboluyor.)
Kaptan Pilot: Isparta Kule, in-bound olduk.
Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin.

Uçakla yapılan son konuşmada pilotlar 'in-bound' olduklarını, yani pisti karşıladıklarını kuleye bildirdi.

Bu noktada uçağın pist başından uzaklığı yaklaşık 18 kilometre. MD-83 tipi uçağın bundan sonra alçalma yaparak piste iniş yapması gerekiyordu.

Son sinyal göl üzerinden

Kazanın ardından uçağın enkazı üzerinde helikopterle uçan Isparta Valisi Şemsettin Uzun, "O bölge, uçağın geçiş noktası değil" dedi.

Vali Uzun, "Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş. Ağaçlık ve biraz kayalık bir bölge. Uçak perişan vaziyette. Üzüntülüyüz. O bölge uçağın geçiş alanında değil. Uçakla irtibatın kesildiğini 03.00'te haber verdiler. Uçağı kuleden görmüşler. Hatta hava raporlarını vermişler. İniş için müsait denilmiş. Burdur üzerinden dönüş yapacaktı. Orada bir irtibatsızlık oldu" diye konuştu.
https://www.cnnturk.com/2007/turkiye/11/30/atlasjet.ucagi.ispartada.dustu.57.olu/408171.0/index.html

0-0-0-0

Uçağın hatalı iniş güzergahıyla ilgili ekşi sözlükte 30-11-2007 07:40 (Uçağın düştüğü gün) tarihli mesaj:
hava şartlarında bir olumsuzluk söz konusu değil ve pilot pisti gördüğünü söylemekte. piste 180 derece dönüşten sonra burdur gölünün üzerinden inişini gerçekleştirmesi gerekmekte. yani su hizasından daha yüksekte kalan bir düzlüğe girilecek. ancak atlasjet yetkilisinin canlı yayında, kaza mahali tespitinde bulunan helikopter pilotunun verdiği koordinatlar göz önüne alarak, tahmini bir haritayı gösterdiğinde olay gerçekten de ilginç bir hal alıyor.
uçak harita nirengi alındığında, saat 9 yönünde hareket etmekteyken tam ters istikameti olan saat 6 yönüne inişe geçmek için dönüyor. bu aşamadan sonra pilot, pisti gördüğünü ve inişe hazır olduğunu söylüyor. bu ifadeden saniyeler sonra kuleyle bağlantısı kesiliyor. enkaz arama ekibindeki helikopter pilotunun enkazı gördüğü yere uçağın ulaşması için, uçağın, pisti gördükten sonra yeniden saat 9 yönüne dönmesi ve ilerlemesi gerekiyor.
o zaman şöyle bir ihtimal oluşuyor.
uçak pisti görmüş ve inişe hazır haldeyken bir teknik arıza ile karşılaşılıyor. pilotaj hatası olsa telsiz irtibatı düşmeden önce değil düştüğü anda kopardı? teknik arıza üzerine inişi erteleyen ve pisti geçen pilot yeniden inişe geçmek için geri dönüyor ve tekrar gölü altına almak üzereyken gölün saat 12 yönünde kalan dağlık alana uçak düşüyor.
uçağın genç ve bakımlı olduğunu ve başka bir havayolu şirketinden sorti başına kiralandığını bildiren atlasjet yetkilisinin ifadesi göz önüne alındığında, nacizane tahminim uçağın bakımının yetersiz olduğu ve iniş esnasında bir arızayla karşılaşıldığı yönündedir. tahminimce, muhtemel arıza elektronik aksamla ilgili olabilir.
https://eksisozluk.com/30-kasim-2007-isparta-ucak-kazasi--1781356?p=1


Ben de olayı canlı yayından takip etmiştim ve hatırladığım kadarıyla uçak pisti geçip arka taraflardaki uçuşla alakasız bir tepeye düşmüştü. Bu detaydan çok sık bahsedildiğini net hatırlıyorum.

Karanlık nokta:
Telsiz kayıtlarına göre piste in-bound olmuş bir uçak, alçalıp piste teker koymak yerine neden güzergah değiştirip dolanmaya başlar?.. (Pilot değilim ama bir de değerlendirmeye alınması gereken VOR parametresi var üstelik.)
Bunun nedenini bilemiyoruz. Resmi açıklama bunu pilotaj hatası olarak sunuyor. Bu uçağı bizim mahallenin kasabı uçuruyor olsaydı, böylesi irrasyonel bir hareketi insan hatası olarak düşünebilirdik. Benzetmek gerekirse, otoparkın önüne gelmiş, kumandayla kapıyı da açmışsın. Basitçe içeri girmek varken arka mahalleden dolanıp gelmeye kalkar mısın? İşte irrasyonel olan böylesi bir hareket tarzını pilot hatası diye geçiştirmek topu taca atmaktır.

Konuyu aydınlatmak için uçağın FDR (Flight Data Recorder = Uçuş Veri Kaydedicisi) ve CVR (Cockpit Voice Recorder = Kokpit Ses Kaydedicisi) verilerine, yani kısacası kara kutu verilerine ihtiyacımız var. Yukarıda okuduğunuz son telsiz kayıtlarından sonra uçaktaki güzergah değişikliğinin nedenini ve bu esnada uçağın içinde neler yaşandığını bu kayıtlar açığa kavuşturur. Mesela çok benzer şekilde gerçekleşen Amsterdam kazası karakutuların çözümlenmesi neticesinde (uçaktaki cihazların teknik kayıtlarından ve kokpit ses kayıtlarından) tamamıyla aydınlatılmış durumda. Telsiz bağlantısının kopmasından uçağın düşmesine kadar geçen 9 dakikalık sürede uçakta neler yaşandığına dair hiç bir veri yok elimizde.(Amsterdam uçağı uçuş güzergahı içinde piste erişemeden toprak zemine oturdu ve bunun nedenini artık biliyoruz. Ama Isparta uçağı her şey bir yana uçuş güzergahında bile değildi. Neden?)

Tesadüfe bakın ki uçağın her iki karakutusu da arızalıymış. Milyonda bir görülebilen bir ihtimalmiş ve bizim bahtsızlığımıza bizim uçağımızı bulmuş bu talihsizlik. O zaman vurun abalıya: Pilotaj hatası.
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/dusen-ucagin-karakutusu-bos-cikti-7847834

Karanlık nokta: Uçağın karakutularının ikisnin birden milyonda bir bir ihtimalin gerçekleşmesi neticesinde arızalı olması.

Karakutular arızalı olduğu için EGPWS cihazının da arızalı olup olmadığını, bir iddia olmasının ötesinde, bilemiyoruz. Eritre'deki Rus pilotun arızalı olduğuna, uçağa takan Türk teknisyenin de sağlam olduğuna dair beyanatları dışında hiçbir veriye sahip değiliz. Oysa ki karakutu kayıtları, uçak çakıldığında EGPWS cihazının yere 300 metre mesafe olduğunu gösteriyor olsaydı, arızalı olduğundan kesin emin olabilirdik. İddianın ötesinde, EGPWS cihazının durumunun gerçekte nasıl olduğuna dair veriye sahip değiliz.

Herşeyi pilotaj hatasına bağlayıp merhumun üzerine yıktıktan sonra bakalım pilotumuz ne kadar acemiymiş...

Düşen uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir'in ablası Nevin Öztan:

"Evli ve 3 çocuklu olan kardeşim Serhat Özdemir, Antalya'da oturuyordu. Hava Harp Okulu mezunuydu. Aynı zamanda İTÜ elektrik-elektronik mühendisliğini bitirdi. 1981 yılından bu yana pilotluk yapıyordu.

1990 yılında ordudan ayrıldı ve bir süre ABD'de yaşadı. Daha sonra ABD vatandaşı oldu ve çifte pasaport taşımaya başladı.

Benim kardeşim profesyonel bir pilottu. Teknik arızası olan bir uçakla kesinlikle uçmazdı.

Karanlık nokta: 1981-2007 yılları arasında 26 senelik uçuş kariyeri olan bir pilotun, kuleden kendisine iletilen uçuş güzergah parametrelerini takip ederek in-bound olduğu piste teker koymak yerine, saçma sapan güzergahta uçarak pistin arka taraflarındaki bir tepeye uçağı çakacak bir pilotaj hatası yaptığını düşünmemiz gerekiyor, öyle mi? Yardımcı pilot bu esnada kaptanın gırtlağına yapışmamış mı? Sonuçta onunki de can, değil mi?

Dava konusuna gelince... Bu dava 11 Mart 2016 tarihinde Yargıtay tarafından bozuldu. Olayın özetini şurada derli toplu bulabilirsiniz:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Atlasjet%27in_4203_sefer_say%C4%B1l%C4%B1_u%C3%A7u%C5%9Fu

Bu kadar karanlık noktası mevcutken, olayın basitçe "Türk tipi ihmal" biçiminde açıklanmasına ben inanmam. Siz istediğinize inanabilirsiniz.


Ekleme...

Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, FETÖ'nün Isparta yapılanmasıyla ilgili hazırlanan iddianame tamamlandı... Koza Altın İşletmeleri A.Ş.'nin Isparta temsilcisi tutuklu sanık Muammer Görgeç'in cep telefonundan çıkan 5 dakikalık telefon görüşmesi kaydında uçak kazasıyla ilgili kritik bilgiler yer alıyor...
İddianameye giren Muammer Görgeç'in cep telefonundaki '2014 01 17 085742' nolu yaklaşık 5 dakika süren ses kaydına göre, Muammer Görgeç ile kimlikleri tespit edilemeyen iki erkek şahıs Isparta'daki uçak kazayla ilgili konuşuyor. Konuşmalarında kimliği belirsiz iki kişi şüpheli Muammer Görgeç'e "Uçağı İsrailliler düşürdü, ölen akademisyenler Toryum madeni üzerinde çalışıyordu, bu çalışmalarda görev alan 1 akademisyen uçakta yoktu, o akademisyeni bulup Toryum madeni bölgelerini tespit edelim" diyor.
https://www.aksam.com.tr/guncel/atlasjet-kazasinda-5-dakikalik-sir-feto-kaydi/haber-692463 Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Hocam, yazdıklarımı okudunuz mu, eğer okuduysanız anlamaya çalışın lütfen?

Kazanın nedeni net ve kesin. World Focus Havayolları sahibinin para hırsı, Teknisyen Fevzi Yavuz'un tembelliği ve yetkinlik düzeyi...

Siz neye inanırsanız inanın. Hatta biraz önce yan binanın çatısından düşen kiremitin düşme nedeninin de  de İllüminati olduğunu düşünebilirsiniz?

Konu benim açımdan kapanmıştır. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Üstadım, yazdıklarınızı okudum. Hem de noktası virgülüne. Hatta fazlasını da yaptım, basına yansıyan duruşma ifadelerini de okudum.

Bir balık kavakta neden ölür? Teknik cevap: Oksijen yetersizliği. Eğer balığın kavağa neden ve nasıl ulaştığını sorgulamak istemezseniz bu teknik cevabı yeterli görüp dosyayı kapatabilirsiniz. Oysa ki olayın asıl gizemli tarafı o balığın o kavağa neden ve nasıl geldiği sorgulamasıdır.

Her ne kadar EPGWS cihazının uçuş sırasında ve kaza anında çalışmadığını gösteren hiç bir delile sahip değilsek de biz de herkes gibi bu cihazın arızalı olduğunu farz edelim (yani sizinle hemfikir olalım; EPGWS cihazı çalışmıyor olsun). Yine de bu kaza üzerindeki sır perdesini aralamaya muktedir olamıyoruz.

Çünkü son telsiz bağlantısının kurulduğu ve hem kule hem de uçak tarafında her şeyin yolunda olduğu saat 01:36'dan itibaren uçağın düştüğü 01:45'e kadar geçen 9 dakikalık süre boyunca uçakta nelerin olup bittiğine dair hiç bir kanıtımız yok.

İşte bu 9 dakikada balık kavağa çıkıyor... Yani uçak in-bound oldum dediği pisti bırakıyor, oraya doğrudan inmek yerine, gereksiz bir manevrayla dönüp dolaşıp pist ile alakası olmayan türbe tepe bölgesine gidiyor ve düşüyor. Benzetmeyi bir daha yapayım; Otoparkın önüne gelmiş, kumandayla kapıyı açmış araba, doğrudan otoparka girmek yerine arka sokağa dolanıyor ve orada kaza yapıyor. Farlarının çalışmadığı iddiası var, ama biz o arabanın "gitmemesi gereken arka sokakta ne işi vardı" diye sormayacak mıyız?

Bunun neden olduğuna dair hiçbir kanıt olmadığı için resmi makamlar "pilotaj hatası" diyerek olayı geçiştiriyor.

Oysa ki burada balığın kavağa çıkması kadar anormal bir durum olduğu aşikar. Peki biz ne yapıyoruz? Balığın neden ve nasıl kavağa çıktığı konusunu aydınlığa kavuşturmadan sorumluluğu ölen balığa yüklüyor, yolunu şaşırmış o yüzden çıkmıştır diyoruz. Ölüm nedeni olarak da oksijensiz kalmasını tespit ediyor, balığına yeterince gözkulak olmayan balıkçıyı da suçlu olarak yargılıyoruz.



Pistin yönüne göre resimdeki sarı veya yeşil hattı izleyerek yaklaşması gereken uçak (ki ekşi sözlükteki kişi sarı hattı işaret etmiş), kırmızı noktadaki alana çakılıyor. İşte balığın kavağa çıktığı yer o kırmızı nokta. Uçağın orada olmaması gerekiyordu. Neden oraya gittiğini açıklayamıyor, pilot hata yapmış diye geçiştiriyoruz. Uçak pistten 940m daha yukarıda olan o bölgeye gitmese, hatalı EPGWS cihazından hiç etkilenmeyecekti. Peki oraya neden gitti?

Özel bir şirketin sahibinin veya genel müdürünün para hırsı olması kadar normal bir durum olamaz. Zira özel sektör firmalarının tek kuruluş amacı vardır: Kâr elde etmek. Evet, bu durum bizim ülkemizde çoğu zaman illegaliteye kayacak derecede abartılır, boşluklardan, eksiklikerden yararlanılır, kanunlar yönetmelikler eğilir, bükülür, ihmal edilir, görmezden gelinir, o da doğru. Hatta o kadar doğru ki bugün bile işlerin bu şekilde yürümekte olduğuna kalıbımı basarım. Çünkü zihniyet de düzen de değişmiş değildir. Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama bu durum her alanda, eğitim, sağlık ulaştırma gibi kritik meselelerde bile geçerlidir.

Bu hatalı EGPWS cihazı 7 Kasım ile 30 Kasım tarihleri arasında bu uçakta takılı olduğuna göre, gevşekliği, ihmalkarlığı tasvip etmiyorum ama, bu 20 küsür günlük sürede uçağın bu hatalı cihazla düşmeden faaliyet göstermiş olduğu gerçeğini de gözardı edemiyorum. O nedenle, kazanın yegane sorumlusunun bu EGPWS cihazı olduğu konusunu kabul etmekte zorlanıyorum. Mesajı Paylaş

Moon&Star

Diğer  vakaları bilemem de, Rus mühendislerin öldüğü olayın kaza olasılığı çok yüksek.

Haberde belirtildiği üzere mühendisler önce uçakla Antalya'ya gelip, ardından servis aracı ile Mersin'e doğru yola koyulmuslar.

Antalya-Mersin sahil yolunu bilenleriniz mutlaka vardır. Özellikle Gazipaşa-Taşucu arası yolun yaklaşık 80-90 km lik kısmı bozuk satıh, yer yer iki kamyonun yan yana geçemeyeceği kadar dar yol ve karşıdan gelenin farını bile goremeyeceginiz keskin virajlarla doludur. Yolun bir tarafında dağ, beri tarafında metrelerce yüksekliği olan uçurum bulunur. Uzun lafın kısası yol demeye bin şahit istediği gibi, en ufak bir hata veya dikkatsizlik ölümcül kazalara sebebiyet verebiliyor. Pek haberlere yansımada, yillardir o yörede bu tarz kazalar hep oluyor.

Gel gelelim bu kaza yukarıda belirttigim " Dead Zone" da vuku bulmayıp, o bolgenin dahada ilerisinde Silifke ilçesi yakınlarında, nispeten daha güvenlikli ve duble bir yolda gerçekleşiyor.

Şahsi görüşüm,  eğer bir suikast düzenlenmek istense idi; kazanın gerçekleştiği ilçe merkezi ve hastaneye yakın duble yol yerine, yukarıda bahsettigim bölgede çok rahat bir şekilde,  kusursuzca ve iz bırakmadan o araç şarampole yuvarlanip, içindeki 13 insana mezar olurdu.

Zaten 2 kişinin ölüp, geri kalan 11 kişinin  kurtulmasi bu olayın kaza olduğunun en büyük göstergesidir diye düşünüyorum. Mesajı Paylaş

HDS

İçinde Türk kamyoncusu ve servis şöförü geçen "suikast" olur mu yahu? Bunlar "mass murderer" olarak geçerler. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter