Çin Silahlı Kuvvetleri

Başlatan kimlikci, May 16, 2016, 09:16 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Merkator

Çin'in ikinci yerli uçak gemisi 2 yıl içinde denize indirilecek

Çin'in ikinci yerli uçak gemisi hizmete giriş tarihi netlik kazandı. İsmi henüz açıklanmayan bu gemi ilkinin aksine tamamen Çin Halk Kurtuluş Ordusu Deniz Kuvvetleri'nin katkısıyla üretilecek.

Pekin'in ilk uçak gemisi Ukrayna'daki bir tersanede üretime geçmişti. Başlangıçta Varyag olarak adlandırılan taşıyıcı, hem füze sistemleri hem de taşıyabildiği uçaklar bakımından bir tam bir Sovyet tasarımıydı. Çünkü gemi Soğuk Savaş şartlarına göre inşa edilmesi şarttı. Sovyetler Birliği 1991'de çöktüğü zaman gemi inşası yarım kaldı ve neredeyse 10 yıl boyunca tersanede bekledi.

1998'de Çinli bir iş adamı tarafından kumarhaneye dönüştürmek amacıyla satın alınan Varyag, bir şekilde Çin hükûmetinin eline geçti.

Yılların verdiği tahribatla kötü durumda olan gemi Çin tersanelerinde 15 yılda tamamlandı ve modernize edildi. 2012 yılında suya inen Varyag'ın ismi Lioning olarak değiştirildi. Nisan 2017'de denize indirilen ilk yerli uçak gemisi 001A kodu ile gündeme oturmuştu. Çin militarizmi hız kesmeden devam ettiriyor ve iki yıl içerisinde ikinci yerli uçak gemisini hizmete sunulacak. Bunun gelecek nesil gemilere büyük bir tasarım örneği olacağı söyleniyor.

Pekin'in ikinci yerli uçak gemisi ilkinden 30 metre daha uzun ağırlığı ise ilkinden daha fazla olarak 55.000 ila 60.000 ton olacak. 001A gibi 35 uçak taşıması planlanan geminin adası daha uzun olacak. Çin'in E-2D Hawkeyegibi havada erken bir uyarı ve kontrol uçağı bulunmadığından gemi dört adet S-band hava arama radarı ile donatılacak. Uçuş güvertesinde ise Amerikan Sea Sporrow füzeleri muadili HQ-10 füzeleri yer alacak. ABD Deniz Kuvvetleri'nin envanterinde bulunan USS Gerald R. Ford gemisinde bulunan elektromanyetik sistemler yeni gemide yer alacak.

Yeni uçak gemisinin önümüzdeki iki yıl içerisinde hizmete girmesi bekleniyor. Çin hükümeti denizlerde daha aktif devriye görevleri yapabilmek için Liaoning hariç olmak üzere en az üç uçak gemisi daha inşa etmeyi planlıyor.

http://www.kokpit.aero/ikinci-gemi Mesajı Paylaş

Karabasan





Dalian tersanesinde sıradan bir gün
2 Destroyer Tip 55
5 Destroyer Tip 52D
1 Uçak gemisi
https://twitter.com/HenriKenhmann/status/946389780459266055 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

BETONBEY

ABD'nin işi zor... Mesajı Paylaş

HDS

Çin'inki daha zor. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Çin geçmişte Rusların ABD karşısında ekonomik anlamda olduğundan çok daha ileride...

Hem bu anlamda hem de üzerine bir de Rusya varken ABD'nin işi zor dedim. Mesajı Paylaş

HDS

Hocam, Çin şöyle gözünü uzaklara dikip destroyerlere çalışmaya başladığında biz deniz aşırı fırkateyn gönderiyorduk. Kendi LST'lerimiz vardı ve onun üzerine Sancaktar ve Bayraktar'ı tasarlıyor, LHD peşinde koşuyorduk.

Çin neredeyse bu işlere bizden bile sonra başladı. Biz bir "nesil"de bir büyük merhale atlama lüksüne sahipken o değil. Amerika çok sıkıştırıyor denizde ve basit bir "balıkçı" donanmasından ibaret olagelen donanmasını 10K tonluk destroyerlerle, uçak gemileri ile bezemeye çalışıyor.

Tamam yapar, gücü var yapar da.. Bu "maddi" kabiliyet artışına bir de "fikri" kabiliyet, bir "kumanda" kabiliyeti eşlik etmeli. Onun için çok hızlılar. Çok zor.






Hitler Bismarck'ı yaptırdı, yaptırmadı değil. İlk seferinde de batırttı. Mesajı Paylaş

BETONBEY

#51
Ara 28, 2017, 09:04 ÖS Last Edit: Ara 28, 2017, 09:07 ÖS by BETONBEY
Askeri harekat tecrübesi ve birikimi sahibi olmak önemli üstadım ama çapın seni sınırlar, o kadardır  sonuçta yani, alemi cihan olsan fazlası olmaz.

Yapabilme kabiliyetinin olması ise bambaşka bir sınıf...

Bismarc battı ama savaştı sonuçta, karşısına kendi boyutunda bir dünya gemi aldı, hesaba katılıp plan yapılmak zorunda kalındı. Kuvvet kaydırılmasına sebep oldu.

Ama benim esas söylediğim seri üretim kabiliyeti kadar o üretimi ekonomik olarak karşılayabilme durumudur. Çin'de her ikiside var. Rusya'dan çok daha ileride hem de ve gelecekte çok daha iyi olacaklar.

Her çıkardıkları gemi ile denizcilik kabiliyetlerini de geliştiriyorlar, biriktiriyorlar da...

İşin fikir tarafında ise insan kaynakları geniş sonuçta...

Bölgesel çatışmalara girerekte bunu zamanla pekiştirecekler. Ayrıca Rusya gibi tek başlarına ABD ile kapışmıyacaklar da, Rusya'da var diğer cenahta...

Gücünü bölmek zorunda kalacak olan ABD ve 2. Dünya Savaşı sonrası sahip olduğu ekonomik, askeri ve siyasi üstünlüğe de pek sahip değil... Mesajı Paylaş

putty

#52
Ara 28, 2017, 09:15 ÖS Last Edit: Ara 28, 2017, 09:17 ÖS by putty
Gemi yapacaklar o gemi ile nereye gidecekler. Amerika'nın dünyanın her köşesinde sığınacağı dostları var. İngiliz adaları üsleri dünyanın her yerinde. Avustralya, Yeni Zellanda bunlar hep kardeş ülkeler. Yanı sıra Japonya Kore gibi ülkeler var. Bundan sonrada Türkiye, Yunanistan, İtayla, Filipinler bir sürü ülke var. Çin zoraki Afrika'da bir üs edinmeye çalışıyor onun içinde ülkeyi kalkındırma budalalığı sergiliyor. ABD bir kuruş vermeden canın isterse deyip bu imkanları kullanıyor. Doğu Akdeniz'de 6. filosu var bir yanında Kıbrıs'ta İngiliz üsleri öbür yanda İsrail yukarıda biz her yeri dünyanın böyle. Katarda üsse gidiyor İran denizlerinde dolaşıyor. Çin bunları nasıl yapacak gemi yetiyor mu. Mesajı Paylaş

Karabasan

#53
Ara 28, 2017, 09:18 ÖS Last Edit: Ara 28, 2017, 09:38 ÖS by Alkyone
Geçmiş dönemden farklı olarak artık günümüz teknolojisi gelişmekte olan teknolojilere adapte olmakta zorlanıyor. Artık DF-17 lerle hipersonik hızlarda seyredebilen balistik füzelerin 2020 lerde operasyonel olabileceğinden bahsediyoruz. Yakın gelecekte bu füzeleri durdurabilecek füze savunma mimarisi ufukta belirecekmiş gibi görünmüyor. Bu yüzden mevcut donanma doktrinleri tsunami dalgaları altında kalmak üzere diyorum ben...

Hipersonik füzeler (ICBM lerden hava hava füzelerine kadar) orduların en zorlu sınavlarını verecekleri alanlar olacak. Ve ortam gün geçtikçe dengesizleşiyor. Mevcut teknoloji mimarisi yaklaşan dalgayı karşılamaktan aciz ve bu gerçeklik sıra dışı çözümlere hayat vermeyi, risk almayı gerektiriyor.
Edit: 1000 km menzilli hipersonik gemisavar füzelerini konuştuğumuz Dünyada artık savaş sahası nicelik yoğun değil nitelik yoğun çözümler bekliyor.
Ve bunun için hiçte beklemeye yada bu meseleyi 10 yıl sonrasına ertelemeye niyeti yok Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

farabi

#54
Ara 29, 2017, 09:10 ÖÖ Last Edit: Ara 29, 2017, 09:17 ÖÖ by farabi
Betonbey üstadım , (sayın putty'nin değindiği gibi) bir de bölgesel iş birlikleri meselesi var. Çin'in bu anlamda karnesi halen zayıf. Pakistan-Çin ekonomik koridoru , Sibirya'ya alternatif İpek yolu kuşağı bu durumu biraz olsun dengelemeye dönük adımlar.

Japonya son yıllarda biraz hareket alanı kazansa da halen G.Kore ile birlikte ABD ileri üssü durumunda. Bu iki ülkenin donanma gücünü topladığımızda , Çin'e eşdeğer bir ateş gücü ortaya çıkıyor, üzerine bir de USPACOM ve 7. filo var tekil olarak dünyanın en güçlü donanması. Avustralya'da uzak sularda harekat icra edebilece bir görev gücü oluşturma peşinde. Güneydeki ASEAN'ın kuruluş felsefesi doğrudan Çin'in yayılmacılığını sınırlamaya yönelik aradan yıllar geçsede halen ABD nüfuzunda bir örgüt. Çin'in ABD dışı ithal ettiği hammeddenin ve ihracatının %60'ı belki %70'i Malakka boğazından geçiyor. Dünyanın en önemli boğaz geçişi ve büyük oranda ABD kontrolünde. Mesajı Paylaş

HDS

Japonya deyince aklıma hep eski Amerikan Sav. Bakanı Ash Carter'ın şu sözü geliyor: "Japonya ile çok derin müttefiklik bağlarımız var, ondan birbirimizi çok iyi anlıyor olduğumuzu varsayıyoruz, ama tam tersine, ne onlar bizi anlıyor ne biz onları. Hatta bakanlığım döneminde anlamakta ve anlaşmakta en zorladığım müttefikimizin Japonya olduğunu söyleyebilirim. Hatta aslında birbirimizi anlamaktan en uzak olduğumuz müttefikimiz olduklarını da söyleyebilirim."

Pasifikte işler çok zor. Ölçekler çok büyük. Alanlar, hacimler çok çok büyük.


Amerikalı, aklınca Pasifik'te bir gün Çin'e karşı bir ticaret ablukası uygulanması gerekirse denizi denetlemek için kullanmak üzere LCS'yi planlıyordu. O zamanki Çin kuvveti ile şimdiki arasında dahi dağlar kadar fark var. 10K tonluk destroyerlerden bahsediyoruz artık.

Dolayısı ile Amerikan postürünün de tamamen değişmesi gerekiyor. Sancılarla da olsa değişiyor da. Fakat, neredeyse bundan bağımsız olarak Japonya'nınki de değişiyor. Dolayısı ile yine Çin ve G. Kore'ninki de. Avustralya ve sair kanat ülkesinin de. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Geldik mi gene NATO'ya :)

Benim bu konuda zikrim belli aslında...

Pasifikteki Dünya savaşı pasifik devletlerini yıkacak diyorum ben ve 2.Dünya savaşında asıl yıkımı gören Avrupa ve Batı Asya bir nevi oturup seyredebilirler durumu, zira diplerinde koca Rusya öyle eller serbest bekliyor olacak.

1. Dünya savaşında aynı Osmanlının dışarıda beklediği gibi...

Buradan hareketle ben böylesi bir savaşta NATO'nun biraz şekil değiştirebileceği kanaatindeyim. Zira herkes kendi başının çaresine bakmak zorunda kalabilir. Mesajı Paylaş

HDS

NATO'nun kurulması hikayesi biraz da netameli aslında. Her 20 senede bir müttefikliklerin akışkan şekilde değiştiği, İngiltere'nin dışarıdan, Fransa-Almanya'nın kıta içindeki çekişmelerinden, Rusya'nın başını kaldırmalarından ilham alan Avrupa çekişmelerine alışkın "Batı"nın pek bilmediği tipte bir ittifaktı NATO. Amerika savaş sonrası ezici ekonomik ve askeri gücü ile bu işin dizginlerini, daha önce hiç bir "imparatorluk" ya da ülkenin elde edemediği bir etki gücü ile tutup bu işi kontrol edebildi.

İttifakın adı boşuna "North Atlantic" değil. O zamanki en "kıymetli" ticaret hattını Sovyet'e karşı tutmak için kuruldu. "GIUK Hattı" yani Grönland-İzlanda ve Birleşik Krallık arasındaki "ticaret" hattını koruma "fikri" ile atıldı ve Prusya'nın ovalarını da Sovyet'in akınına karşı koruma kaygısına evrildi. Bu konudaki hedefleri, bağlamı, tarzı falan, ezici olarak Amerika belirledi. İnanılmaz asimetrik bir askeri ve en önemlisi de nükleer gücü olduğu için, İngiltere'yi, Fransa'yı müthiş dizginledi, kontrol edebildi ve Almanya'yı da kontrollü bir şekilde "kendine yeter" bir hale getirebildi bu "çatı" ile.

NATO vesilesi ile bu ülkelerde çok ciddi nüfuz sahibi olmayı devam ettirebildi, Almanya'yı da kontrol edebildi. Amerika, Avrupa savaşına hem çok geç girdi, hem çok güçlü çıktı. Çıktığında dünya ekonomisinin %60'ları sadece ABD'ydi.


Fakat Pasifik için böyle bir durumdan bahsedemeyiz. Öncelikle, Pasifikteki bir PATO oluşumunun ne nereyi, kime karşı koruyacağı ne de bunun kimin patronajında ve nasıl yapacağı belli değil. Amerika'nın güçlülüğüne yakın bazı "güçler" var, hem ittifak içinde hem de muhtemele muarızı olarak.


Ne diyeceğiz ki? "Malaka Boğazını Koruma Örgütü" mü? E zaten Malaka'yı Amerika kontrol edip sıkmak istiyor. Çin'in hayat damarı orası.  :) Mesajı Paylaş

nokta

İspanya Savunma bütçesini arttırıyor

İspanyol El Pais Gazetesine göre ülke savunma bütçesini arrtıracak. Gazete ülkenin önümüzdeki altı yılda savunmaya yüzde 80 daha fazla mali kaynak aktarılacağını iddia ettti. İspanya 2017 savunma bütçesinin yüzde 92'sini 2017 yılında harcadı. Gazeteye göre ülke GDP'sinin yüzde 1,5 ile 1,6'sına denk gelen bir miktarı savunmaya ayıracak ve bu 18 milyar Avroya denk gelecek. İspanya, NATO müttefik ülkeleri arasında Belçika ve Lüksemburg ile beraber savunmaya en az pay ayıran ülkeler arasında yer alıyor.

http://www.c4defence.com/Gundem/ispanya-savunma-butcesini-arttiriyor/5421/1 Mesajı Paylaş

Karabasan

#59
Oca 05, 2018, 02:14 ÖÖ Last Edit: Oca 05, 2018, 03:02 ÖÖ by Alkyone
Çin 3. uçak gemisinin yapımına başladı. Geminin ana gövdesinin inşasının 2 yıl sürmesi bekleniyor. Çin 2030 a kadar 4. uçak gemisi inşa etmeyi planlıyor. 3. uçak gemisi 80 bin ton deplasmana sahip olacak. Ve yeni nesil elektromanyetik fırlatma sistemi ile inşa edilecek
http://www.scmp.com/news/china/diplomacy-defence/article/2126883/china-has-started-building-its-third-aircraft-carrier Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter