Çin Silahlı Kuvvetleri

Başlatan kimlikci, May 16, 2016, 09:16 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

ayibarishi

Türkiye dünyanın en civcivli ve aksiyonlu, yüksek risk barındıran topraklarından birine sahiptir. Bununla birlikte savunmamız "caydırıcılık" üzerine kurgulanmıştı son bir asır boyunca. Peki, sormak isterim. Eğer açık ve net bir savaş beklentisi içerisinde olsaydık yada kendimizi belirli bir süre sonra savaş çıkarmaya kararlı hissetse idik, savunmamızı ne şekilde kurgulardık?.. Elbette tüm askeri organizasyonumuzda köklü değişiklikler olurdu, dönüşümler olurdu. Bunu çıplak gözle de hissedebilirdik.

Her ne kadar Çin köklü bir doğu medeniyeti olsa da, içinde ciddi ve kırılmaya müsait birçok çatlak barındırıyor. Bu çatlakların dışarıdan kaşınmakta olup olmadığı konusunu hariç tutuyorum.

Çin bölgede üç ciddi nitelik ve nicelik açısından üstün, batı standardı donanmayla karşı karşıya. Japonya, Güney Kore ve Avustralya. ABD de dahil edildiğinde ciddi biçimde dezavantajlı oldukları görülebilir. Hele ki köklü bir açık deniz donanma kültürü ve işletmeciliği tecrübesinden yoksunken. Öte yandan Hint donanması ve deniz havacılığı daima bir mood killer olarak yanı başlarında beklemektedir. ABD'nin sıfırdan bir modern SriLanka donanması yaratma planları da fikir jmnastiği aşamasından öteye geçmeye başladı aslında. Bölgedeki diğer ülkelerin donanma gelişimleri de dikkate değer ve hiç de yavaş sayılmazlar. Tüm bunlar ışığında...

Kantite ile denge sağlamaya çabalamaları doğaldır. Deniz altı güçlerini arttırmaları ve çeşitlendirmeleri doğaldır. Deniz sathındaki muharip kuvvetlerini ise, elektronik olarak en gelişmiş şekilde donatmaya çalışmaları, gerekirse uzaktan kumanda edilebilecek ve içindeki personeli yalnızca savaşmaya ve platform survey operasyonlarına yoğunlaştırabilecek bir yapı benimsemeleri muhtemeldir. Sonuçta içindekiler istemeden bile olsa geminizi düşmanın karşısına diktiğinizde, içindeki personelin hayatta kalmak için varıyla yoğuyla mücadele etmek dışında bir davranış modeli kalmaz.

Her ne kadar konu başlığımız Çin olsa da söylemeden geçemeyeceğim. Her iki tarafın da kendsini ve düşmanını deneyebileceği bir vekalet savaşı ile perdenin açılacağını düşünmekteyim. Bu yüzdendir ki şu sıralar barış rüzgarlarıyla dolu bir atmosfere sahip olsada "Nükleer Kore Savaşı" nın yüksek ihtimalle gerçekleşeceğini düşünüyorum. Tarihe de bu vesileyle bir not düşmüş olayım. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

farabi



Çin donanmasının platform üretim hızını gösteren çarpıcı karelerden biri. ABD'nin Asya-Pasifik için harcaması gereken enerjinin büyük bölümünü ortadoğuyu yeniden biçimlendirme yönünde kullanmakta ısrar etmesi ve dahi bu tasarrufun geleneksel müttefiklik ilişkilerini yırtacak ölçüde belli başlı devlet kurum ve örgütlerince zorlanması; artık bir akıl tutulmasından başka hiç bir şey değildir. Mesajı Paylaş

petibor

Amerika inat etse ayda bir tane uçak gemisi denize indirir. 2. dünya savaşında günde bir gemi denize indiriyorlardı. Almanya ayda 10 denizaltı üretiyordu. Amerika o şeyleri çoktan geçmiş soğuk savaşı yaşamış bitirmiş Çin daha yeni yeni bunları denediği için bize muhteşem geliyor. Mesajı Paylaş

HDS

"Her ne kadar konu başlığımız Çin olsa da söylemeden geçemeyeceğim. Her iki tarafın da kendsini ve düşmanını deneyebileceği bir vekalet savaşı ile perdenin açılacağını düşünmekteyim. Bu yüzdendir ki şu sıralar barış rüzgarlarıyla dolu bir atmosfere sahip olsada "Nükleer Kore Savaşı" nın yüksek ihtimalle gerçekleşeceğini düşünüyorum. Tarihe de bu vesileyle bir not düşmüş olayım. Saygılarımla... "

@ayibarishi, Hocam bu verdiğin örnekleri sırf "Çin" Çin diye 21. yy'a yeniden kopyalayamayız. Mevcut işbirliği ve kontrol/düzenleme mekanizmaları klasik halleriyle kaldığı için ve Çin artık bunlarla ele alınamayacak kadar ve "hızla" büyüdüğü için bu fırtınayı yaşıyoruz zaten.

Yani, batılı müttefiklerimizin "Trump eşeği tüm kuralları alt üst ediyor" dediği ve sızlandığı şey bu. Örneğin INF. Aslında Rusya da Amerika da olayı çok büyütmeden tırıs tırıs geri çekildiler undan. Zira, artık Çin'in binlerce füzesi vardı ve bunu Çin'i muhatap almayan bir mekanizma ile düzenlemek artık mümkün değildi. Dolayısı ile "80'lerin büyük bir başarısı" olan bri anlaşma, çaktırmadan fişi çekilerek mezara indirildi. Ancak bu "Artık vahşi batı var" demek değil.

Bu düzensizlik, ister istemez Çin'in de masada olduğu ve eskiden geçerli olmayan, şimdi ise olmazsa olmaz bazı parametrelerin de söz konusu olacağı bir kurallar bütünü ile yeniden kontrol altına alınacak. Bu düzenin kurul-abil-mesi için ise eskinin imhası gerekiyor. Bu "ara" dönemi elimizde bir şey patlamadan geçirir isek o zaman yeni bir düzene kavuşuruz, iyisi ile kötüsü ile.


Çin'in bunca donanma yatırımı altında da ben bunu görüyorum. Gerçek bir "kinetik" güçten ziyade bir "kapasite" yaratımı. İçini ne kadar "tecrübeli" bahriyeli ile doldurulabilir, ne kadar açık deniz tecrübesi olabilir bilinmez, ama en azından platformları denize atıp bayrak göstermek istiyor. O "masada" çünkü ne kadar bayrak gösterir ise o kadar ciddiye alınacak ve o kadar sözü olacak. Çarçabuk ve aynı anda 5 uçak gemisi projesi üzerinde çalışması da "Biz bunlarla Güney Çin Denizi'ni savunuruz" analizinden olmayabilir. Tıpkı Washington anlaşması gibi, belki 2027'de bu işe bir tavan konulacak. Amerika en fazla 10, Rusya 3, Çin en fazla 10 uçak gemisi ile dondurulacak. Bilmiyoruz.


@putty, Amerika son bir iki senede yine çok hızlı mobilize oldu. Yarın öbür gün ne yapacağını kestirmek kolay değil. Ne Amerika'yı, ne de artık Çin'i öyle hafife almamak gerekiyor. İki ülke de farklı konularda çok şaşırtıcı kapasiteler ortaya koyabilecek yere geldiler. Mesajı Paylaş

Baltica

Bir kehanette de ben bulunayim, Cin, kendi anakarasina fiili bir saldirida bulunulmadigi takdirde, ne aslen, ne vekaleten asla sicak bir catismaya girmez. Zaten, yeni askeri doktrinleri de bunu ongoruyor.

Ancak, once Pasifik'de, sonra Asya'da, bazi devletlerin, 20 yil icerisinde, tamamen Cin nufuzuna girmesi kacinilmaz gorunuyor. Kambocya, Myanmar, Sri Lanka gibi.

Pakistan, Filipinler, Tayland, Malezya gibi ulkelerde ise, muthis bir Anglo-Saxon-Cin nufuz savasina sahit olacagiz. Ancak, nufuz savasinda asil buyuk oyun alani Rusya olacak. Hem Bati, hem Cin, bugun yaklasik Ispanya kadar milli geliri olan, 40-50 yil sonra ise, onemo azalmis hidrokarbon geliri nedeniyle, bunun da altinda bir milli gelire sahip olacak Rusya uzerinde, nufuz hakimiyeti kazanmak icin, birbirlerini girtlaklayacaklar.

Unutmayalim gelecegin dunyasinda, hangi ulkenin 5. sonra 6. nesil iletisim ve internet isletme sistemlerini kullaniyorsaniz, o ulkenin nufuzu altinda olacaksiniz.
Mesajı Paylaş

HDS

Hocam, şu son cümle çok hoşuma gitti. İster istemez salça olacağım sonuna.

Nasıl ki taktik balistik füzeler vs gibi konularda "eski" parametreler önce yıkılıp yeni paradigma ve "oyuncular" (yani Çin) ile yeni bir düzen kurulacak ise, muhtemeldir ki "telekom" konusunda da bir yeni düzenleme, platform kurmak durumunda kalacağız.

Kissinger'ın geçenlerde Şangay'da bir kelamı vardı; "Artık Amerika ve Çin birbirlerini savaşta yenecek durumu geçtiler" diye. Telekom için de aynı şey geçerli. Android yasağı denemesi Huawei'ye pek dokunmadı mesela.

Şu anda sarhoş adamın yumruk sallaması gibi, ABD tarafının özellikle telekom tarafındaki hamleleri pek hedefini bulmuyor ama "safları" belli ediyor sadece. Yeni dönemde teknoljinin üretimi, kullanımı ve paylaşımı konusunda çok farklı bir düzenlemeler zeminini muhtemelen göreceğiz.





Bir dip not; Kötü dillendirildi ve çok kötü uygulandı ama, ucu çok da kalitesiz bir şekilde bir 4,5G icat edilmesine vardırılan ve heder edilen bir kaygısı vardı Türkiye'nin bu konuda. O zamanki "uzmanalar" da çok dalga geçmişlerdi. Ama şimdi bir anda bu bir "norm" oldu, hatta ABD Çin sistemi için Almanya'yı yaptırımla tehdit ediyor falan.  :)


İletişim çok önemli. AliPay, WeChat vs gibi şeyler de sadece birer mesajlaşma ve ödeme aracı olmayacak artık. Mesajı Paylaş

Baltica

HDS Hocam, sen cok daha detayli ve cok daha dogru ifade edebilirsin ama, bu Gen. 5 mevzusu, sadece daha iyi konusma kalitesi, daha yuksek data iletisimi meselesi degil, maximum 20 yil sonra, ulkelerin icinde bulunduklari paktlari belirleyecek, cunki, nufus istatistiklerinden, iktidar olacak, parti ve adaylarin belirlendigi secimlere (Su anda, Estonya'da telefonla oy kullanilabiliyor.), Trafik ve seyahat duzeninden (20 yil sonra, hic bir ulasim aracinda kagit bilet ve insanli bir check-in bankosu olmayacak, taxi duraklari tarih olacak.) konutlarin iklimlendirimesine, odeme sistemlerinden (20 yil sonra kredi kartlari tarihe karisacak, onlar moneter odeme doneminin cozumu), uluslararasi ticarete ve manufakture (Bildigimiz, fabrikalar, o kadar baskalasacak ki, bir elektronik sigara cihazinin, sozgelimi, 25 degisik parcasi, dunyanin degisik bir kosesindeki, 25 ayri fasilitede basilacak, ustelik, hangi parcanin nerde uretildigini marka sahibi bile bilmeyecek) kadar, her alanda, bir ulkenin, bir sistemine bagimli olacagiz. Mesajı Paylaş

şirpençe

Pakistan, Filipinler, Tayland, Malezya gibi ulkelerde ise, muthis bir Anglo-Saxon-Cin nufuz savasina sahit olacagiz.


Bu denklemde Endenozya nerde nasıl olacak. Nüfusu ve bulunduğu konum itibari ile ne rol verilecek?

Ve Iran bu savaşın en cafcaflı alanı olacak.... Mesajı Paylaş

Baltica

Endonezya'nin durumu biraz farkli ; 2. Dunya Savasi sonrasinda, Endonezya'da ki Cinli azinlik, %2-3 gibi bir nufus orani ile, ulkedeki buyuk sermayenin %70-80'ini kontrol ediyordu. Suharto doneminde, bu nedenle bazi uygulamalara gidildigi gibi, halkta da guclu, Cin karsiti bir tutum var.

Ote yandan, Endonezya'da ki, Anglo-Saxon etkisi de, diger saydigim ulkelere nazaran daha az. Hatta, yerel bir Milletvekilinin bana, "Malezya'yi medeni Ingilizler somurdu, bizi vahsi Hollandalilar, onlar her alanda daha cok gelisti !" demisligi bile vardir  :D Mesajı Paylaş

nokta

"Çin'in Sembolü"

Çin'in envanterindeki uçak gemisi gücü büyümeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde ikinci platform Shandong, Sanya-Yulin Tersanesinde Çin Halk Kurtuluş Donanması (People's Liberation Army Navy/ PLAN) için hizmete girdi. 2017 yılında kızağa konan geminin deniz testleri 2018 yılında icra edildi. Dokuz aşamalı süreçten geçen platform test esnasında, politik olarak hassas bölge Tayvan'da da bayrak gösterdi.

Shandong, PLAN'ın 1998 yılında Ukrayna'dan hazır platform olarak aldığı Kuznetsov Sınıfı uçak gemisi Liaoning (Varyag) ile aynı tasarıma sahip. Orijinalinde 24 adet uçak taşıma kapasitesine sahip olan geminin bazı bakım ve yeteneklerinden feragat edilerek, 36 adete yükseltildi. Güney Çin Denizi'nde konuşlandırılması planlanan platformu Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, "Çin'in durumunun sembolü" olarak nitelendiriyor.

http://c4defence.com/Gundem/cinin-sembolu/9090/1 Mesajı Paylaş

Terra

Çin Donanması ilk yerli uçak gemisini teslim aldı

Küresel jeopolitik güç merkezlerinden biri olarak kabul edilen ve denizlerdeki hakimiyetini arttırmak için çalışmalarını sürdüren Çin, yurt içinde üretilen ilk uçak gemisinin hizmete soktu.

Çin'in ilk yerli uçak gemisi olan "Shandong", 17 Aralık'ta Güney Çin'in Hainan Eyaletindeki Sanya'daki deniz üssünde  Halk Kurtuluş Ordusu Donanması'na teslim edildi.

Dalian Tersanesi'nde 26 Nisan 2017'de suya indirilen ve ilk deniz testlerine 13 Mayıs'ta başlayan 50 bin ton ağırlığa, 315 metre uzunluğa ve 75 metre genişliğindeki uçak gemisi 36 adet J-15 tipi savaş uçağı taşıyabiliyor.

Shandong, 1998 yılında Ukrayna'dan satın aldığı ve daha sonra aktif hale getirerek kullanmaya başladığı Liaoning uçak gemisinden sonra Çin donanmasının sahip olduğu ikinci uçak gemisidir.

http://defenceandtechnology.com/cin-donanmasi-ilk-yerli-ucak-gemisini-teslim-aldi/ Mesajı Paylaş

nokta

Çin Muhribinde Uzun Menzil Yeteneği

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Donanması, Tip 055 sınıfı güdümlü roket mermisi muhribi Nanchang'ı satıhtan satıha uzun menzilli seyir füzeleri ile donattı.

PLA Donanması,

Çin Halk Kurtuluş Ordusu (PLA) Donanması, Tip 055 sınıfı güdümlü roket mermisi muhribi Nanchang'ı satıhtan satıha uzun menzilli seyir füzeleri ile donattı.

PLA Donanması, Çin'in Twitter benzeri sosyal platformu Sina Weibo'da, stratejik füze denizaltıları ve 10.000 tonluk sınıfı güdümlü roket mermisi gemilerini uzun menzilli satıhtan satıha füzelerle donattığını söyledi.

Çin, Nisan ayında Type 055 sınıfı ilk muhripi Nanchang'ı, sergiledi.

Medya raporlarına göre, Çin'in ilk 10.000 tonluk sınıfı muhrip türü olan Type 055, satıhtan havaya füzeler, gemi savar füzeler ve denizaltı savunma harbi füzelerinin bir kombinasyonunu gerçekleştirebilecek 112 adet dikey fırlatma füze hücresine sahip.

Donanmanın Weibo'da yayımlanan yazısı, geminin uzun menzilli füzelere sahip olduğuna ilişkin spekülasyonları doğruladı.
 
http://www.c4defence.com/Gundem/cin-muhribinde-uzun-menzil-yetenegi/9106/1 Mesajı Paylaş


farabi

#163
Ara 31, 2019, 12:27 ÖÖ Last Edit: Ara 31, 2019, 08:48 ÖS by farabi
Çin donanmasının 2019 yılında suya indirdiği muharip gemiler:
16 Tip 056A korvet
8 Tip 052D muhrip
2 Tip 055 muhrip
1 Tip 071 LPD
1 Tip 076 LHD




EK: 2010-2019


https://twitter.com/Loongnaval/status/1211987640385331200 Mesajı Paylaş

sahin1

Birkaç soru akla geliyor: Acaba bu hızla devam ederler mi? Bu üretim hızıyla gemilerin envanterde kalacağı süreler dikkate alınırsa nasıl bir donanma planlıyorlar? ABD'ye rakip olabilirler mi? Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter