Türk Ekonomisi

Başlatan kimlikci, May 12, 2016, 08:05 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

anafor2016

Vergi teşviki vardı, %25 den daha iyi bir seçenekti Mesajı Paylaş

onkomd

Anladım. Doğru söylüyorsun da, dünyada böyle işliyor. Tabii, parayı nereye yatıracağına kendin karar vermen lazım. Bir de mecburi olmaması gerekli Mesajı Paylaş

sadalone

#1337
Ağu 01, 2019, 02:23 ÖS Last Edit: Ağu 01, 2019, 02:26 ÖS by sadalone
Dün bu kadar ihracattan bahsettik bende merak edip Türkiye'nin ihracatının bu zamana kadar olan gidişatına göz attım.Bununla ilgili görseller paylaşmak istiyorum ama tek başına bir anlamı olmaz bizle benzer nüfusta olan başarılı bir örnek olan Güney Kore'nin ihracat gidişatıyla karşılaştırmak daha doğru olur.Bu başarı ve başarısızlıklar için geçerli bahaneler sunulabilir jeopolitik nedenlerde öne sürülebilir ama ben sadece gidişatla ilgili birşeyler göstermek istiyorum.


1962 gidebildiğim en eski tarih.Türkiye'nin ihracat miktarı ciddi bir farkla önde ama her iki ülkede ağırlıklı olarak hammadde ihraç ediyor.Türkiye pamuk,fındık,tütün..vb ihraç ederken Kore balık,demir tungsten cevheri,pirinç,ipek..vb. ihraç ediyor.





1970'e gelindiğinde Türkiye için değişen pek birşey yok hala ihracatımızı pamuk,fındık ve tütün gibi hammaddeler oluşturuyor.Kore ise tekstil ihracatındaki atılımıyla ihracatta önümüze geçiyor.Elektronik konusunda az da olsa ihrcat yapmayı başarıyor.




1980 yılına gelindiğinde Türkiye için halen fazla değişen birşey yok, halen ihracatımız fındık,pamuk ve tütün gibi hammadelerden oluşuyor.Güney Kore ise tekstilde ilerleyişini sürdürürken buna elektroniği de çip ve televizyon ihracatınıda ekleyerek ihracatta Türkiye'ye büyük fark atıyor.Otomotiv ve demir çelik ihracatı bunların hemen arkasından geliyor.




1990 yılına gelindiğinde Türkiye ihracatında değişim yaşanıyor tekstil öne çıkıyor bunu demir çelik izliyor.Kore ise elektronik ve otomotivdeki yükselişini sürdürüyor.1990'dan hemen sonra elektrinik ve otomotivdeki yükseliş daha da hızlanıyor ve tekstil'in Kore'nin ihracatındaki payı hızla düşmeye başlıyor 2000 yılına gelindiğinde tekstil arkalarda kalıyor.Uzatmadan bitirelim.

Mesajı Paylaş

sadalone

Temmuz ayında ihracat %8.32 artışla 15.958 milyar dolar oldu.İthalat ise %7.98 düşüşle 19.288 milyar dolar oldu. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Financial Times: OYAK'ın sahibi olduğu Ataer Holding, British Steel'i almak istiyor

İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi, Ordu Yardımlaşma Kurumu'nun (OYAK) sahibi olduğu Ataer Holding'in batık İngiliz çelik üreticisi British Steel'i satın almak istediğini yazdı.

Gazeteye konuşan ve isimlerinin yazılmasını istemeyen iki kaynak, Ataer Holding'in konuyla ilgili İngiliz hükümetiyle pazarlık yaptığını söyledi.

Kaynaklardan biri, Ataer Holding'in satışın ardından İngiliz hükümetinin bazı finansal kolaylıklar sağlaması talebiyle geldiğini fakat bunun şirketlere devlet yardımını kısıtlayan Avrupa Birliği (AB) kurallarına karşı gelmesi nedeniyle zorluk oluşturduğunu söyledi.

Mayıs ayında iflas eden British Steel için bir alıcı aranıyordu.

Gazeteye konuşan kaynaklar, British Steel'i almak için bir İngiliz şirketi olan Liberty House'un da teklif verdiğini yazdı.

Birkaç gün içinde şirketin kime satılacağına karar verilmesi beklenirken, satışın siyasi özü nedeniyle bunun kolay bir karar olmayacağı belirtiliyor.

Yaklaşık 5 bin çalışanı var

British Steel'in İngiltere'de 5 bin civarında çalışanı bulunuyor.

Ataer Holding, Erdemir'in de yüzde 49,3'ünün sahibi.

Financial Times, bu satışın gerçekleşmesi durumunda Erdemir'in de daha fazla satış kanalı bulacağını yazdı.

Daha önce basında yer alan haberlerde British Steel'i Erdemir'in almak istediği aktarılmıştı.

Bunun üzerine Erdemir'den 14 Temmuz'da şu açıklama yapılmıştı:

"Uluslararası medya kuruluşlarında yayınlanan ve ulusal medyaya da yansıyan bazı haberlerde, kurumumuzun British Steel şirketinin satın alınmasına yönelik teklifte bulunduğu iddia edilmiştir. Erdemir olarak bu iddianın gerçek dışı olduğunu belirtir, kurumumuzun söz konusu şirketle herhangi bir ilgisi olmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız."

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-49273631 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Çin merkez bankasından Türkiye'ye 1 milyar dolar

Çin Merkez Bankası, haziran ayında Türkiye'ye 1 milyar dolar değerinde fon aktardı.

Pekin'in şu ana kadarki en büyük 'destek paketi' olarak değerlendirilen meblağ, kritik 23 Haziran seçimleri sırasında Türkiye'nin kasasına girdi.

Aktarılan kaynak, Türkiye ile Çin merkez bankalarının 2012'de imzaladığı TL - Yuan Para Takas Anlaşması (swap) kapsamında Türkiye'ye aktarılan ilk yüksek miktardaki fon olma özelliği taşıyor.

Adının açıklanmasını istemeyen ancak konuyu yakından takip eden bir kişi, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, söz konusu miktarın aktarımın gizli olduğunu dile getirdi.

Bir uzmanın Rusya ve Çin'le olduğu gibi yeni ortaklıklar kuran Türkiye'nin uluslararası ilişkilerini yeniden düzenleme çabasına yönelik görüşüne yer verilen haberde, bu durumun her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başarısı olsa da söz konusu bağların Batı'daki geleneksel müttefikleriyle uyuşmadığı hatta Türkiye'nin daha fazla yalnızlaştırılma riskini de beraberinde getirdiğine işaret edildi. Aynı uzmana göre, 'Kısa vadeli finansman kaynakları, Türkiye'nin uzun vadeli ihtiyaçları için bir çare olamaz. Hiçbir şekilde Türkiye'nin ABD ve Batı ile uzun süredir devam eden ilişkilerinin yerini de almaz".

Habere göre nakit akışı, 23 Haziran seçimleri sırasında, yabancı yatırımcıların tam da ülkenin siyasi ve mali istikrarıyla ilgili endişeli olduğu bir anda gerçekleşti ve Türkiye'nin yabancı kaynak rezervlerini arttırdı.

Çin'den gelen paranın Batı ile eşi benzeri görülmemiş gerilimler yaşayan Ankara'nın yabancı yatırım kaynaklarını çeşitlendirme çabası içerisinde olduğunu gösterdiğine işaret ediliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, daha önce yaptığı açıklamada, Asya ekonomisinin gelecek vaat eden bir ortak olduğunu söylemişti.

Bundan 7 yıl önce, swap anlaşması imzalayan Ankara ile Pekin, her 3 yılda bir bu anlaşmayı yeniliyor.

Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile dönemin Çin Devlet Başkan Yardımcısı Şi Cinping'in 2012'deki görüşmesi sırasında Türkiye Merkez Bankası (TCMB) ile Çin Merkez Bankası (PBC) arasında, Para Takas (Swap) Anlaşması imzalanmıştı.

https://tr.euronews.com/2019/08/10/cin-merkez-bankasindan-turkiye-ye-1-milyar-dolar Mesajı Paylaş

petibor

Makine sanayi konusunda bir farkındalık oluşmaya başladı bunu çok olumlu buluyorum. Bizim petrolümüz,omotivimiz elektroniğimiz makine sanayi olabilir. Makine de ihracatın ithalatı karşılama oranı 15 yılda % 20 den 90 lara çıkmış yani yakında net ihracatçı ülke olacağız bu sektörden döviz girecek ülkeye. 100 milyar dolar ihracat hedeflememiz gerek İtalya gibi yani.

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/sanayici-yerli-makine-icin-goreve-hazir/1554757?utm_referrer=https%3A%2F%2Fzen.yandex.com Mesajı Paylaş

HDS

@putty, Yalnız zaman da geçtikçe makine dediğin şey zaten herkesin yapabildiği bir şey haline geliyor. Mesajı Paylaş

petibor

#1343
Ağu 12, 2019, 11:27 ÖÖ Last Edit: Ağu 12, 2019, 11:34 ÖÖ by petibor
Her şey öyle tabi HDS o geleceğin kaos sebebi zaten. Bilgi artıyor, sermaye artıyor, müteşebbis artıyor üstüne üstlük üretilecek şeyler kolaylaşıyor. Tek olumlu şey yapılacak şeylerinde artması insnaları artması pazarın artması ama arz galiba daha hızlı artıyor. Ben bunu düşündüm aslında ama sonra makine üretiminde tehlikenin bu derece büyük olmadığına karar verdim. Makine yinede bir hammaliyesi olan iş öyle çok seriye bağlanabilecek bir iş değil. Tamam dişlilerin filan yerini basit servolar aldı iş kolaylaştı ama makine ne olursa olsu nmakinedir bir haftadan önce üretmezsin en basitini. Senin dediğin uzun lazerleri satmışız işte Amerika ya. Zor bir yanı yok ama iş sonuçta oda kolay değil yani birinin yapması gerek. Makine bence gider yani her zaman. Ayrıca onu yapma bunu yapma ne yapcaz seçenekte yok. Ayrıca zaten iyi makinecide olduk biz bayağı yolda aldık sektör yaratalım demiyorum zaten yolu yarılamışız ben desemde demesemde bu ülke makine ülkesi olacak gibi görünüyor. Ayrıca makine de hep ciddi bir niş alan var buralarda universal tezgah ile cevap verilemeyen işler var ve bu hatta pazarın en büyük dilimi belkide. Bu dilim yap sat cıların hakim olacağı bir alan hiç bir zaman olmayacak. Her şekilde makine sektörü ayakta kalır yani. Mesajı Paylaş

ozbey

#1344
Ağu 13, 2019, 07:51 ÖÖ Last Edit: Ağu 13, 2019, 08:28 ÖÖ by ozbey
şu  haber  doğruysa  ölmüşüz de  haberimiz  yok.

https://www.haberturk.com/yazarlar/guntay-simsek-1019/2499067-kumeleniyor-muyuz-yuvarlaniyor-muyuz

ulak  meselesini  anlayamıyorum.  her konuda   tek  bir lafla  her şey  oluyor da  bu  ulak  niye  olamıyor?
devlet  masaya  yumruğu  vurup  ya  ulağı  kullanacaksın?  ya da  karışmam  tavrını  bir türlü  sergileyemiyor.

halbuki  ne  tuhaflıklar için  masalara  ne yumruklar vuruldu.

ilgili  kurumlar bile   yabancı  ürün  kullanıyormuş  bu  habere göre.

demiryolu  sistemleriyle  ilgili  yazılanlar da  bambaşka  garabet.  şartnamedeki  yerlilik  oranıyla  ilgili  idda  saç  baş  yoldurur.

Mesajı Paylaş

anafor2016

Kimse eski köye yeni adet istemiyor. Daha önce kullanılmış, risksiz ürün istiyor. Mesajı Paylaş

ozbey

iyi  bildiğim  kısmı  söyleyeyim,  bu  haberde  bahsedilen  yerli  santiral  üreticisinin   santiral sistemi  gayet  risksiz  ve  yeterince de  iyi.
Mesajı Paylaş

anafor2016

Genel olarak, yeni tasarlanmış ürün satın alınması riskli bulunur. Otellerin yayın sistemi ile ilgili çalıştığımız bir dönemde yeni bir ürünü daha ucuza ve daha fazla özelliği ile satmaya çalışmışlardı, otellerdeki ilgili kişiler (teknik personel) satın almamak için çok ayak diriyordu. Başları ağrıma problemi hissederler ise kesinlikle yeni sistemlere karşı oluyorlardı. Yeni sistemin öğrenilmesi bile ayrı bir dert olarak görülürdü.
Mesajı Paylaş

petibor

ULAK konusu çıktığından beri hep araya girip diyorum fikrimi. ULAK en kritik donanım ama bu telekominikasyon işi bir hizmet bütünüdür. Buna hizmet verenler bir paket sunarlar mutlaka. Motorola, Ericson, Huawei gibi rakipler sadece baz istasyonu satmıyor bir sistem bütünü pazarlıyorlar. Bu alternatiflere ULAK ile nasıl nasıl rekabet edelim. Bizim bu alandaki bütün yelpazeyi tamamlamamız gerekiyor sıfırdan bir cep telefonu operatörünü kuracak hale gelmemiz gerek. Tahminimce bu olacak yani üstüne çok çalışılıyor olması kaçınılmaz. Mesajı Paylaş

sadalone

TÜİK'e büyük oranda güvenirim milli gelir ve enflasyon konusunda kamuoyunun aksine pek şüphelerim yok..Ama bugünkü işsizlik verileriyle hakikaten güven kaybı yaşatıyorlar.Çalışma çağındaki nüfus 770bin artıyor ve mevcut iş gücüne katılımda düşük özellikle kadınlarda onları da ekleyince son 1 yılda 1 milyon kişinin iş gücüne katılması gerekiyordu zaten geçmiş yıllarda da her yıl 1 milyon kişi iş gücüne katıldı.

Ama bu yıl artık ne olduysa iş gücüne katılım 1 milyon değil 152 bin artmış...1 milyon artsa 848 bin kişi işsizler arasına eklenecekti ve işsiz sayısı 5 milyon olacaktı yani %15 ama şimdi %13'e düştü. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter