Türk Ekonomisi

Başlatan kimlikci, May 12, 2016, 08:05 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

sadalone

#1380
Eki 24, 2019, 02:35 ÖS Last Edit: Eki 24, 2019, 02:49 ÖS by sadalone
''Volkswagen'ın Manisa yatırımı kapsamında planladığı dizel motorlu araç üretimini, başka türlü okuyan ve yeni nesil motor üretiminin avrupa içerisinde kalacağını savunan kişiler vardı.''

VW'nin Manisa'da dizel araç bile üreteceğini sanmıyorum onun yerine hibrit üretecektir zaten passat ve superb modellerinin plug-in hibrit modelleri üretilmeye başlandı.Burada üretilecek araç yeni kasa olacak dolayısıyla bu konuda daha da ileri gidilmiş olur. 

Türkiye zaten otomotiv'de avrupa içinde biz Rusya değiliz...İspanya,Çekya,Polonya ne kadar Avrupa içindeyse bizde o kadar içindeyiz.Zaten o yüzdende tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi modellerin avrupa pazarındaki tek üretim yeri burada oluyor.VW'nin yatırımında da farklı olmayacak.



Kriz yüzünden gözden kaçtı ama Mercedes Türkiye ciddi ihracat artışı elde etti.Daha önce Mercedes sadece yaklaşık 500 milyon dolarlık otobüs ihraç ediyordu.Örneğin Aksaray'da 2015'de 20bin adet kamyon/çekici üretiminin neredeyse tamamı iç piyasa içindi, daha sonrasında Mercedes ihracat için Aksaray da ki fabrika'nın kapasitesini ikiye katladı.Yeni kapasiteyi kullanamadan kriz çıktı iç piyasa çöktü şuan neredeyse tamamen ihracata çalışıyor. 

Mercedes bu yılı yaklaşık 15bin kamyon/çekici ve 4 bin kadarda otobüs ihraç ederek bitirecek.Bu 2 milyar dolardan fazla ihracat demek, kriz sonrası iç piyasada da eski satışlara ulaşırsa Mercedes yaklaşık 4 milyar dolarlık bir üretime ulaşacak bu Tofaş ve Oyak Renault'la benzer bir miktar.Şuanda bile istihdamda onlardan geride değil zaten.

Ford Trucks'ta avrupa'nın tamamında yavaş yavaş bayileşmeye başladı, bir kaç yıl sonra on binli adetlerde Ford F-max ihracatı yapmaya başlarsak şaşırmayalım.Bu araçların birim fiyatı 75bin doların üzerinde.Sadece buradan en az 1 milyar dolar ihracat yapabilir. Mesajı Paylaş

HDS

Aman Hocam olur mu? Diesel Gate'ten dolayı satılamayan 400K aracını bize kakalamak için değil miydi VW yatırımı?  :)




Mercedes'in yerlilik payı da hiç az değil bu arada Türkiye'de. Son on yılda, eskiden hemen tümü yurt dışındaki tedarikçilerden gelen bir dolu komponenti yerlileştirdiler. Konya'dan Aksaray'a kadar bir sürü dev yan sanayi fabrikası kuruldu. Hemen tüm işleri de Aksaray fabrikasına ürün vermek. Mesajı Paylaş

farabi

Sadalone üstadım , (bu yerli otomobil işi de çuvallamaz ise) mevcut gelişmelerle birlikte Türkiye otomotiv endüstrisi yıllık üretim kapasitesi bakımından yukarı doğru yeni bir ivme kazanacak diyebilir miyiz ? Mesajı Paylaş

petibor

Elektrikli araca geçiş yıllarında dünyanın düşeceği halleri çok merakla bekliyorum. Batı medeniyeti elektrikli araç işini halledebilir ise bu bile onlara yetmeyecek çünkü elektrikli araba karlı bir iş olamayacak bu refahı devam ettiremeyecek. Almanya, Fransa,İngiltere de asgari ücret bugün 1400 euro civarında ben bunun 15 yıl sonra en fazla bugünün değerleri ile 800 euro karşılığı olabileceğini düşünüyorum gelecekte. Almanya zaten 70 lerdeki 80 lerdeki refahının çok altına indi bile ama dahada inecekler. Bizim içinde tablo iyi değil herkes mutsuz olacak gelecekte bu elektrikli araba yüzünden dünyada. Almanya dan arabayı çıkartırsanız bisküvi sektörü bile çöker Mesajı Paylaş

anafor2016

Benzinli ve dizel motorlardan elektrikli otomobillere geçiş birçok sanayi devi gibi Alman otomotiv yan sanayii devlerini de etkileyecek. Dünya çapında en büyük 5 otomotiv yan sanayi kuruluşundan 3'ü Almanya'da bulunuyor. Almanya ekonomisi için istihdam imkanı, ihracat ve teknoloji desteği açısından büyük katkı sahibi bu dev şirketler; elektrikli motorlar kadar Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, ABD gibi önemli pazarlarda yaşanan sıkıntılar, yapısal problemler nedeniyle de sıkıntılar yaşıyor. Almanya'da bulunan otomotiv yan sanayi şirketlerinin çok sayıda Türkiye'den göç eden çalışanı bulunuyor.

Şu sıralar personel azaltma, üretim merkezlerini başka yerlere taşıma ya da bazı fabrikaları tamamen kapatma gibi konular gündemde.

Stuttgart merkezli dünya çapında 410 binden fazla çalışanı bulunan Bosch'un yöneticisi Volkmar Denner, kısa bir süre önce Süddeutsche Zeitung gazetesine verdiği röportajda konuyu özetlemiş ve gidişat hakkında mesajlar vermişti. "Bosch, dizel motorlardaki enjektör sistemi için motor başına 10 kişi çalıştırırken, benzinli motorlarda 3 kişi, elektrikli otomobillerde ise sadece 1 kişi ile bunu çözebiliyor. Elektrikli otomobillerin yaygınlaşması işten çıkarmaları zorunlu kılıyor. Almanya'daki 50 bin personelden 15 bini sadece dizel motorlarla ilgili birimlerde görevli.

Hannover merkezli 245 bin çalışana sahip Continental de sektörün içinde bulunduğu olumsuz dönemden etkilenen kuruluşlardan biri. Continental Yönetim Kurulu Başkanı Elmar Degenhart, sektörün dramatik bir şekilde süratlenen; kökten ve yer yer yıkıcı bir değişim sürecinin içinde olduğunu dile getiriyor. Giderlerin azaltılması gerektiğini vurgulayan Degenhart; bunun için şu an şirket bünyesinde çalışanların kaçının işten çıkarılacağını, sendika ile görüştükten sonra karara bağlayacaklarını bildirdi. Degenhart, borsadaki değeri son dönemde gittikçe düşen Continental için, firmanın bazı birimlerinin satılmasının da gündemde olduğunu ifade etti.

Friedrichshafen merkezli şanzıman ve farklı otomobil parçaları üreten ZF ise; çok farklı alanlarda üretim yapmasına rağmen sektörün içinde bulunduğu durumdan etkilenen şirketler arasında. ZF yönetimi son olarak yıl sonu ciro beklentisini 37 milyar eurodan 36 milyar euroya çekti. 2019'un ilk yarısında elde edilen kâr, geçen senenin aynı dönemine kıyasla yarı yarıya azalmış durumda. Şirketin yöneticisi Wolf-Henning Scheider firma olarak beklentilerinin çok gerisinde kaldıklarını belirtti. Çin'deki üretim merkezlerinde personel sayısını azaltan şirket şu an için Almanya'da böyle bir yola başvurmayı düşünmüyor. Ancak esnek çalışma saatlerine geçmek ZF'nin değerlendirmeye aldığı seçeneklerden biri.

Almanya'da Mahle, Schaeffler, Brose ve Leoni gibi diğer otomotiv yan sanayi firmaları da benzer sıkıntılar yaşıyor. Bunlardan bazıları süreci, istihdamı azaltarak atlatmayı planlarken, Leoni örneğinde olduğu gibi bazıları için kapatılacağı söylentileri dolaşıyor.

Kaynak: DW Türkçe

https://otoajanda.com/alman-otomotiv-devleri-icin-kriz-planlari/


Mesajı Paylaş

sadalone

@farabi  Şuan 2 milyon adetlik bir üretim kapasitemiz var.Ford'un VW için Gölcükte üreteceği transporter ve VW'nin Manisa'da kendi üreteceği passat/superb için muhtemelen toplam 500bin adet kapasite artışı gerçekleşecek, VW Manisa'daki kapasitesini gelecekte daha da büyütebilir.

Dediğiniz gibi yerli otomobil var onun dışında mevcut firmalarda şuan için ufukta başka bir kapasite artışı gözükmüyor ama Hyundai 2021 yılı için mevcutlara ek SUV ve Sedan olmak üzere iki yeni model ekleyeceğini açıkladı belki bunun için kapasite artışına gidebilirler.

Daha fazlası için belki Brexit avantaj olabilir,Nissan İngiltereden çıkarsa olası adaylardan biride belki biz olabiliriz.Veya Toyota İngiltere'deki hatchback Corollayı Sakarya'da kapasite artışıyla sedanla birlikte üretmek isteyebilir.Tabi bunlar sadece varsayım...

2 milyon diyoruz ve daha fazla kapasite artışı olacak diyoruz ama her biri birbirine eşit değil.Türkiye'de otomobillerin ihracat fiyatı ortalama 14bin dolar civarı, halbuki bir çekici/kamyon 75 bin dolar otobüs ise 200bin dolar olabiliyor.VW'nin üreteceği passat/superb 25-30bin dolar, gölcükte üreteceği Transporter 20bin dolar civarı. Mesajı Paylaş

ozbey

hep  o türkü,  yahu   internet  yaygınlaştıkça  mesela   posta  sektörünün  biteceği  ve   insanların  işsiz  kalacağı  konuşulurdu;  ama  dağıtım  sektörü  bitmek  bir  yana    neredeyse   üçe  dörde  katlandı.

elektrikli  oto  dediğimiz  şeyin   türlü  türlü  sensörü  var,  yazılımı  var.
özellikle  alaman  firmaların   bu  sensörler  üzerine   epeyice  kafa  yorduklarını  biliyorum. 
şimdi  yılda kaç  tane  elektrikli  oto  üretiliyorki?  tabiki  bu  sensör  ve  teknolojiler  için  bir  iki  firma   yeterli  oluyor;  ama  yılda 15  milyon  elektrikli  oto  üretilmeye  başlandığında   bu  kadar  sensörü  1  veya  2  firmaın  üretebilmesi   şu  anki  durumlarını  koruyabilmeleri  ne kadar gerçekçi?
kaldıki  o  1 2  firma  şu anki  düşük  üretim  rakamlarında  bile   ihtiyacı  ne kadar  karşılayabiliyorlar?  tartışılır  bence.

mesela  otonom  için   milyarlarca  km  yol datası  toplanması  gerekli,  şu  an  hiçbir  firma  elindeki  bu verileri  paylaşmıyor.  bundan  dolayı   çin'de  bir  şirket  kuruldu  ve  bu  şirket  tıpkı  android   mantığıyla   havuzunda  biriktirdiği  yol  datalarını  otonom  araç  geliştirmek  isteyen  firmalara  belirli  bir  ücret  karşılığında  satacak  veya  ortak  edecek.
bu  sayede  otonom  araba  yapmak  isteyen  herkes   milyarlarca  km  yol  sürüş  deneyimini    sıfırdan  toplamak  zorunda  kalmayacak.
bu  firma  tabiki de  ortakları  olan  bir  firma  ve  ortaklar   sırf  buradan  bile  parayı  tesbih  yapıp  sallar  bence.

alaman  başlığında  da  gerek  ortaklıklarla  gerek  sensörlerle   ciddi  bir farkındalık  ve  çaba  olduğunu  düşünüyorum.
özellikle  bosch  sensörleri  istikbal  vaad ediyor  bence.


yaşam,   bir  yolunu  bulur.

https://paratic.com/baidu-apollo-yazilim-toyota-e-palette-geely-ortaklik/


https://tr.motor1.com/news/241292/tesla-model-s-geri-cagirma/


https://www.donanimhaber.com/Bosch-yeni-elektrikli-arac-guc-sistemlerini-Detroitde-tanitti--88583


https://www.techinside.com/nvidia-otonom-arac-platformuna-ortak-oldu/


https://paratic.com/mercedes-bmw-otonom-ozerk-teknoloji-ortaklik-seviye-4-5/

https://paratic.com/mercedes-waymo-cin-v-klass-otonom-surus-testi/ Mesajı Paylaş

petibor

Alaman firmaları neden cep telefonu üretemiyor piyasayı ele geçiremiyor sensöründe teknolojininde biliminde en nirvanası bu cihazlar ama avrupa telefondan çekildi neredeyse. Elektrikli arabada böyle olacak yüksek teknoloji var içinde en iyi avrupalıların yaptığı bir sürü şey yine var bu arabanında camı sileceği koltuğu farı kapı kilidi tekeri yine olacak bunlar hep yan sanayi gücü ama bir şey olacak yıkıcı olacak olanda o olacak buda düşük kar kaçınılmazlığı olacak. Bundan sonra yüksek kar ile marka değerini satamayacak hiç bir firma. Eğer araba başına 500 euro kar elde etmeye razı gelecek avrupalı var ise arabayı üretir tabiki ama bu kazançlara alışık Alman işçisi ile bu imkansız. Başaran olursa da Alman devleti bundan alıştığı bütçeleri elde edemeyecek sosyal devleti sarsılacak. Almanaya da araba üretilir ama 1400 euro maaşlı işçiyi doyuracak parayı kazanamaz üreticiler o araç ile. Almanlar tabiki en ala elektrikli aracı üretebilir ama Mercedes BMW AUDI o alıştığı karlar ile araba satamaz artık. Razıysa yapsınlar tutan yok yapacaklarda ama kazanamayacaklar. Sonuçta bu telefona benzememez vaz geçip çinliye terk edilip başka işlerle devam etme lüksü Avrupa için elektrikli araba dönüşümünde olamayacak arabadan vaz geçemeyecekler ve orada yaşam refahı düşürerek çare üretecek. Artık bir alman mcdonals da bir ay çalışıp 5 yaşında arabasını alamayacak o refah dönemi artık geçti 20 yy ın pastayı bir düzine ülkenin paylaştığı asrı saadet dönemi kalıntısıydı bu refah artık pastayı bütün dünya paylaşıyor bu kadar dilime bölünen pastada Alman artık o refahı ile devam edemeyecek bu 21 yy ın bir dayatmasıdır o dayatma günleri geldi çattı inanılmaz gelebilir ama refah Alman ın doğuştan hakkı olan bir şey değil bunları göreceğiz. Tüm dünya çatur çutur olacak sırf Alman değil 21. yy dünyası sil baştan başka bir ekonomi olacak. Bildiğiniz her şeyi unutun neler olacak birlikte göreceğiz araba bu oyundan çıkınca dünya çatur çutur olacak.  Mesajı Paylaş

matmat26

Dünya da alım gücü düşük iken ayakta kalan firmaları, Dünya da alım gücü 2x, 3x arttığın da yok olacağını düşünmek mantıksız.

Tehdit büyüdüğü kadar fırsatlarda büyüyecek.

Pazar da genişleyecek alım gücü ile birlikte. Insan canlısı geliri arttıkça daha çok konfor isteyecek.. Konfor kârı arttırır.


Konfora talebin nerelere gideceğini bilemeyiz. İnsan oğlu'nun tamamı bugün düne göre daha zengin.

Sadece Hindistan pazarı toplam AB pazarının 2.5 katı.. Afrika, G.Asya ve Amerika.. Mesajı Paylaş

petibor

Tabiki dünya kahrolmayacak bir çare bulunur buz çağını atlatan Almanlar bunuda atlatırlar ama o refahtan eser kalmayacak ben onu diyorum. Ticaretin bir öküzü olur büfede mesela işin öküzü dönerdir bakkalda tekel ürünleridir lokandada mercimek çorbasıdır işin öküzü der eski esnaflar buna. Alman refahının öküzüde arabadır. Lokantadan mercimek çorbasını çıkartırsanız o dükkan batar kalanları kurtaramaz dükkanı öküz böyle bir kıymet işte eskiden öküzün ölünce işin biterdi köyde demekki ondan demişler. Almanya da araba ile geçiniyor arabayerine elektrikli araba olmuyor benzinli araba olması gerek ikisi aynı şey değil.
Niye aynı değil çünkü elektrikli arabada bir pil sorunumuz var ama kalan kısımlar o kadar basit teknolojiki arka bahçende bile bugünkü mercedes konforunda elektrikli araç toplayabilirsin biraz maharetin var ise. Amperi veriyon ferrari gücü oluyor hepsi sessiz hepsi 100 km ye bir iki saniyede çıkıyor filan. Üstüne BMW yazarak 3 kat pahallıya satama artık Alman bugün 3 kat pahallıya Bosch çamaşır makinesi satabiliyorlarmı Beko alıyor yapmaya kalksa Avrupa lı. Türk elektrikli arabasını kaça satıyor ise Alman üzerine belki % 5 koyar o kadar farkla satar % 20 koyarsa Türk arabası satılır elektriklide ama şimdi 3 katına satıyor arabasını ve hak ediyorda işin doğrusu o parayı çünkü görüyorsunuz bir tank motoru yapamıyoruz zor iç cayır cayır makineleri üretmek bunların hep çok iyisi oluyor ama elektrikli arabanın olmaz. Mesajı Paylaş

Han

Briyish Steel çinlilere satılmış Mesajı Paylaş

sadalone

#1391
Kas 11, 2019, 05:50 ÖS Last Edit: Kas 11, 2019, 06:29 ÖS by sadalone
İyi olmuş.

Dünya'da Çelik üretiminin %75'ine yakını cevherden üretilerek yapılır, kalan %25'i ise elektrik ark ocaklı tesislerde hurdadan üretilir.Türkiye'de ise %35 cevherden üretilerek, %65 elektrik ark ocaklı tesislerde hurdadan üretiliyor.

Elekrik ark ocaklı tesislerde üretimle, cevherden üretimin avantaj ve dezavantajları ne diye sorarsanız.Elektrik ark ocaklı tesislerde hammadde daha pahalıdır, üretim maliyetleri daha yüksektir, ürün yelpazesi daha dardır, katma değerli ürün daha azdır, karlılık daha düşüktür.Peki öyleyse neden cevherden üretmiyoruz diye sorarsanız yatırım maliyeti çok yüksektir kolay kolay hiçbir özel sektör şirketi bu işin altına giremiyor, cevherden çelik üreten kardemir,isdemir,erdemir gibi üreticilerde devletin kendi yaptığı daha sonra özelleştirdiği tesisler.

Bu saatten sonra cevherden üretimi ancak bu üreticiler artırabilir bu işe girişebilecekleri yüksek karlılıkları ve tecrübeleri var.

Bildiğim kadarıyla Kardemir kapasitesini artırıyor.Oyakta(Erdemir,İsdemir) İsdemirde kapasite artıracak ama bunlar yeterli değil.


2018'de 7.2 milyar dolara 20.7 milyon ton hurda ithal etmişiz bununla 25.8 milyon ton çelik üretmişiz.Aynı yıl 995 milyon dolara 10.7 milyon ton demir cevheri 1 milyar dolara'da kok kömürü ithal edip 11.5 milyon ton çelik üretmişiz...Cevher ve hurdanın tamamı ithal edilmedi tabi, 1 ton çelik üretimi için 1.5 ton demir cevheri veya 1.15 ton hurda gerekiyor..

2018 yılında yassı çelikte 12.6 milyon ton üretimle rekor kırmışız, tüketimimiz ise 14.8 milyon ton olmuş.2018 yılında kriz olduğu için tüketimimiz düştüğü için 2017 yılındaki 17.8 milyon tonluk yassı çelik tüketimini baz almak daha doğru olur.Tabi yassı çelik ithalatı aradaki 5.2 milyon tondan daha fazla 9 milyon tona yakın, 4 milyon ton'da yassı çelik ihracatımız var.

Yassı çelikteki bu açığı kapamak için kapasite artışı gerekiyor tabi bunu tam kapasite üretim yapan,cevherden üretim yapan,yassı çelik üreten,karlılığı yüksek Oyak(Erdemir,İsdemir)'tan bekliyoruz.

Hurdanın tonu, demir cevherinin tonundan 4 kat daha pahalı.Türkiye ise dünyanın en fazla hurda ithal eden ülkesi, ülkeye katma değer az kalıyor dolayısıyla cari açık kapanmıyor.Hep işin kolayına kaçıyoruz düşük maliyetli yatırım bedeli az olan elektrik ark ocaklı tesisler ve doğal gaz çevrim santralleri yapıyoruz sonra neden cari açık... Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Türk bankaları ve finans kuruluşları kredi derecelendirme kuruluşu JCR Avrasya'nın çoğunluk hissesini satın alıyor

Türk bankaları ve finans kuruluşları kredi derecelendirme şirketi JCR Avrasya'nın çoğunluk hissesini satın almak üzere anlaşma imzaladı.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından yapılan açıklamaya göre yeni ortaklık, finansal piyasalardan borçlanmak isteyen şirketlerin kredi değerliliğini tespit edecek ve kredi notu sayesinde kaynaklar daha verimli kullanılarak ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlanacak.

JCR Avrasya, Japon kredi derecelendirme kuruluşu JCR'ın, 2007 yılında Türkiye'de kurduğu operasyonuydu. JCR Avrasya'nın Avrupa Birliği ülkelerinde kredi derecelendirme lisansı bulunmuyor. Kredi derecelendirmesi yaptığı ülkeler Türkiye'nin yanı sıra Kuzey Kıbrıs, Ukrayna, Arnavutluk ve Kosova.

Şirketin ortaklık yapısı JCR ve Türkiye merkezli kurucu ortaklar arasında şekilleniyor. 2016 yılında şirketin ödenmiş sermayesi 200 bin TL'den 1 milyon TL'ye çıkarılmıştı.

JCR Avrasya'nın hissedarları kimler?

JCR Ltd.                Kurucu ortak

Orhan Ökmen        Kurucu ortak
Rafi Karagöl        Kurucu ortak
Polat Tayfun Öztürk Kurucu ortak
Şevket Güleç        Kurucu ortak
Ekrem Kılıç        Kurucu ortak,

JCR Avrasya'da kimin ne kadar hissesi olduğu kamuoyuna açıklanmış değil. Ancak şirketin sitesinde "Ortaklık yapısında hisselerin yüzde 57,2'si ülke dışındaki ortakların elinde bulunmaktadır" deniyor.

JCR Avrasya'nın %85.05 hissesinin kurucu ortaklarından satın alınması ve Japonya Kredi Derecelendirme Kurumu JCR ile mevcut ortaklığın devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.

Reuters'ın haberine göre konuya yakın kaynaklar da yeni şirketin Hazine'nin veya bankaların kredi notlarını değil, finansal sektörden kredi kullanan müşterilerin kredi değerliliğini tespit edeceğine dikkat çekti.

TBB: 'Borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecek'

TBB, uluslararası niteliğe, bilinirliğe ve tecrübeye sahip JCR ile yapılan bu stratejik ortaklığın, ulusal derecelendirme şirketinin faaliyetlerinin kısa sürede uygulamaya geçmesi ve uluslararası piyasalarda tanınırlığı için avantaj sağlayacağını belirterek, ulusal derecelendirme kuruluşunun özellikle risk yönetimi ve borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlenerek yerel şirketlerin kredi derecelendirilmesi konusunda daha aktif olacağını duyurdu.

Satın alma sonrası ortaklık yapısı ne olacak?

Borsa İstanbul                                                              18,50
JCR                                                                              14,95
Finansal Kurumlar Birliği                                                6
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği                                6
Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği 6
Ziraat Bankası                                                                2,86
Halkbank                                                                        2,86
İş Bankası                                                                        2,86
Vakıfbank                                                                        2,86
Garanti Bankası                                                                2,86
Yapı Kredi                                                                        2,86
Akbank                                                                        2,86
QNB Finansbank                                                        2,86
Türk Eximbank                                                                2,86
TEB                                                                                2,86
Kuveyt Türk                                                                2,86
Türkiye Finans Katılım Bankası                                        2,86
Albaraka Türk                                                                2,86
TSKB                                                                        2,86
Ziraat Katılım                                                                2,86
Vakıf Katılım                                                                2,86
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası                                2,86

Daha önce Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, NTV'de yaptığı açıklamalarda yerli kredi derecelendirme şirketi konusunda "JCR Avrasya ile hisse alımı konusunda görüşmelerimiz devam ediyor" demişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da daha önce uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarını eleştirerek "yerli ve milli kredi derecelendirme kuruluşunun" Türkiye'de kurulması gerektiğini dile getirmişti.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-50597348 Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter