ABD ve Türkiye'nin İnişli Çıkışlı İlişkileri

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 28, 2015, 08:09 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

≾10TΩ≿

"Asıl sorulması gereken soru şu son 20 senede biz ne yaptık da ABD-İsrail bizi bu kadar hedefe oturtmak ihtiyacı hissetti?"

Uydu olmaktan, hay hay efendim demekten kısıp daha çok kendi çıkarımıza, kendi politikamıza, kendi isteklerimize göre hareket etmeye, bağımsız olmaya ekledik. Onlar da bu sebeple bizi kendi istedikleri dairenin içinde tutabilmek için hedefe oturtma ihtiyacı hissetti. Bunların hepsi bedel. Bedel olmadan ödül bu dünyada yok. Mesajı Paylaş

sahin1

Bir de ülkemizin bulunduğu coğrafyaya bakalım. Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, üç kıtanın dibindeyiz. Tarih boyunca buralarda hep savaşlar var olagelmiş. Birileriyle iyi geçinsek bile başka birileri ile iyi geçineceğimizin garantisi yok. Yani, suya sabuna dokunmasak bile bu topraklarda sıkıntı ihtimali çok yüksek. Mesajı Paylaş

TULGA

Yahu tamam herkesin ortak fikri zaten bu bahsettiğiniz istekler. Lakin daha zamanı değildi denmekte.

Ekonomik kalkınma, üretime dayalı ihracat, faizlerin 4-5 seviyelerine indiği,kur oynakliginin ortadan kalktığı, cari açığın resesyonla değil üretim artışı ile düşürüldüğü bir ortam sağlanmadan;

Savunma projelerinin en kritik kısımları olan güç grubu, EH, HSS gibi konuları halletmeden;

Dış politikada kendi çıkarlarını korumak adına başkalarının çıkarları yüzünden aranı kötü etmeden ilişkilerini koruyarak gelişimine devam ederek bu adımları gerçekleştirseydik denilmekte.

Şimdi daha mı iyi oldu yani? Herkeste karnemiz eksi. Mazlumda karnrmiz pekiyi ama savaşta mazlum ne edecek bize? Aldık karşımıza alacağımız kadar güçlü olanları zaten... Mesajı Paylaş

Southwater

MFA şu an bizde işsiz adam makamıdır.
Dış Politika başka bir kurumda dizayn edilmektedir.
BA olmazsa, ben talibim. Her türlü credentials'ım var. Forum üyeleriyle Paris keyfi?
Harzemşah, Putty = büyükelçi yaparım.
Putty ile biraz da başkaları uğraşsın bakalım. Mesajı Paylaş

HDS

Hele ki @putty'yi Almanya'ya elçi verirsen, hatta sempatik bir şehrimize konsolos atarsan bir Ruger patlayabilir üzerine, onu biliyorum. :) Mesajı Paylaş

Southwater

Unleash Putty! AB çöker üç güne.
MFA arpalık iş anlayacağınız. Mesajı Paylaş

≾10TΩ≿

#891
Haz 20, 2019, 02:17 ÖS Last Edit: Haz 20, 2019, 02:37 ÖS by ≾10TΩ≿
"Bu çok hamasi ve sizin bilgi birikiminizi yansıtan bir cevap olmuş. Biz bu yol ayrımında nereye gittik, başka nerelere gidebilirdik bunun akademik incelemesi gerçekten yapılmalı. Nato ittifakı içinde politika geliştirmek ABDnin kulu kölesi olmak değildir. İsrail ABDnin kölesi değildir. İngiltere ABDnin kölesi değildir. Natodan bağımsız politika izlemek ABDye atar, Rusyaya gider, İsraile batar yapmak değildir. Hayat 0 ve 1den oluşan ikili(binary) kod çözümü değildir. Dış politika konusunda uzman biri o yol ayrımında Türkiye için en az 3-4 alternatif farklı yol kurgulayabilirdi. Biz daha çetin daha dikenli ortamlarda rotamızı bulabildik bu kabiliyette hariciyeci ve devlet adamı yetiştirebildik."

Benim bilgi birikim düzeyimi o mesajdan anlama kabiliyetinize hayran kaldım. Böyle devam edin. Bizden istenen Nato ittifakı içerisinde politika geliştirmek değil, kendi politikalarına uygun hareket etmemiz ve bunun dışına çıkmamamız. Arada çok büyük bir fark bulunuyor. Bize "denk ittifak üyesi" gibi davranılsa idi bu sancıların bir çoğu zaten olmaz idi. Bizim politikamız "ABDye atar, Rusyaya gider, İsraile batar yapmak" değildir zaten. Hiç bir şeyi bu amaçla yapmıyoruz.

Aramızda krize neden olan konuların esas kaynağının biz olmadığımız, baskı için kullandıkları bahanelerin haklı bahaneler olmadığı ortadayken kopuşun kabahatini Türkiye Cumhuriyeti'ne kesmek ayrıca bir tahlile muhtaçtır. Bizim NATO ile aramızı açan hatalı, "ABD'ye atar, İsraile batar" yapmak için izlenen politikamız ne imiş ki?

SUUD, BAE, SİSİ, Hafter, Dahlan, çetesini desteklememek mi?
ABD'nin güdümünde ki çetenin darbesini engelleyip terörist başını onlardan talep etmek mi?
Turk Akımı projesini yapmak mı?
Doğu Akdenizde gözümüzü kapatmamak mı?
Suriye'de terör örgütleri ile çevirmeye çalıştıkları işlere çomak sokmak mı?
İsrail'in katliamlarına karşı Filistini desteklemek mi?
Rusya ile nükleer santral anlaşması yapmak mı?
Rus Hava savunma sistemi satın almak mı?
İran'a karşı ABD'nin dayattığı ambargoyu delmek mi?

Nedir bizim yapmamamız gerekip de yaptığımız ve NATO'nun haklı olarak bize tavır aldığı dış politika hataları? Hangilerini yapmasak aramız bugün can ciğer kuzu sarması olacaktı? Acaba o karşı tarafta birileri yapmaması gerektiği bazı işler yaptığı için herşey buraya evrilmiş olmasın? Hamasi ve politik tarafgirlik yapmayalım madem. Somut olarak ortaya koyalım şu yapmamamız gerekip de yaptığımız işleri, onların üzerinden konuşalım direkt. Mesajı Paylaş

şirpençe

MFA şu an bizde işsiz adam makamıdır.
Dış Politika başka bir kurumda dizayn edilmektedir. 
BA olmazsa, ben talibim. Her türlü credentials'ım var. Forum üyeleriyle Paris keyfi?
Harzemşah, Putty = büyükelçi yaparım.
Putty ile biraz da başkaları uğraşsın bakalım.

Harzemsah =washington

Putty=Moskova Mesajı Paylaş

petibor

Espiriyi anlamaya çalışıyorum hiç anlayamadım nasıl bir espiri putty göndermesi iyimi şirinmi kötümü eleştirimi onu bile çözemedim Mesajı Paylaş

TULGA

Sen mi anlamadın:)  İnanmam. Mesajı Paylaş

petibor

Amarika ile bozulan ilişkilerin Avrupa yansıması ters orantılı işaretleri var. Volkswagenin yatırımı kesinlikle bir tesadüf değil. Bu firma diğer firmalardan daha fazla Alman derin devlet politikaları ile hareket eder. Hiç Türkiye ye yatırım yapmadı bu güne kadar taki ABD ile papaz olana kadar. Bu Alman devletinin bir mesajıdır idrak eden kalpler için. Fransa ilede benzer gelişmeler var.  Tabi o kadar basit bir kar zarar tercihi yaparak ABD mi Almanya Fransa mı denebilecek basitlikte değil bu iş elbette. Demek istediğim bir yalnızlığa sürükleniyoruz demek için henüz biraz erken.  Ama Avrupa Amarika sonuçta döner dolanır hep bir üst yaklaşım birliğinde uzlaşırlar. Şimdilik iyi kullanırsak bir Avrupa kartımız var gibi. Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Ne 20 yılı?.. Onun üzerine bir 10 yıl daha ekleyin... Eşref Bitlis'ten, çekiç güçten bahsediyoruz... Daha Beka vadisinde eğitilmekte olan Asala'nın aniden ortadan kaybolup, aynı dönemde yine Beka vadisinde eğitim alarak palazlanıp parlatılan ve üstümüze salınan PKK olgusundan bahsetmiyoruz bile... Keza Beka vadisindeki sınırımıza uzak bölgeden çıkartılıp, çekiç güç marifetiyle, 36. paralelin kuzeyindeki Kandil bölgesine yerleştirilen bir PKK'dan da...

Biz hala 30 yıl önceki bu gelişmelerin tamamıyla tesadüf olduğunu, birbiriyle ilintili olmadığını, hele hele büyük bir planın bir parçası olamayacağını düşüneduralım, öyle mi?.. (Tüm bunlardan 20 yıl kadar daha önce, Kestane Pazarında, kendi halinde, ilkokul mezunu bir vaizin, gizli bir teşkilat kurarak, 45 yıllık faaliyet neticesinde devletin her kademesine sızarak, darbe yaptırabilecek kadar kendine paralel bir devlet yapılanması oluşturması da tamamıyla tesadüftür, kaderin bir cilvesidir, öyle mi?)

Ben öyle düşünmüyorum... Bugün ne ise 30-40 yıl önce de aynı şekildeydi... Neocon'ların planı belli: Onların kurguladığı Ortadoğu denkleminde hakim tek devlet olacak, o da İsrail... Bölgedeki diğer tüm devletler, İsrail'e göre, mahkum pozisyonda olacaklar. Değillerse bile iç ve dış müdahalelerle o pozisyona getirilecekler. Türkiye bundan müstesna değil.

Hal böyle olunca dış politikan doğru olsa kaç yazar?.. Muavenet'i vurduklarında da mı dış politikamız hatalıydı?

Sahip olduğu potansiyelin bir gereği olarak, kendi haline bırakılacak olsa, Türkiye durduğu yerde İsrail'i üçe beşe katlar. O nedenle kendi haline bırakılamaz, bırakılmadı da... Öldürmeyecek ama sürekli süründürecek bir politikanın gereği olarak, darbeler, cuntalar, terör, IMF, krizler, faili meçhuller, suikastler, gladyo, FETÖ vb. bir sürü argüman ile sürekli müdahale edilmedi mi?.. İrtica ile mücadele için yapıldığını zannettiğimiz 28 Şubat bile irticanın feriştahı olan FETÖ'ye alan açmadı mı?

Türkiye'nin şu an batı gözündeki en önemli sıkıntısı, dış politikasının doğruluğu veya yanlışlığı değil, boyunun posunun İsrail'i geçiyor olmasıdır. Eskiden olsa Batı bloku Türkiyenin boyunun posunun fazlalık kısmını yukarıda saydığım bir sürü gizli argüman ile tıraşlayabiliyordu. Ama artık bu argümanlar Batı için işlemez konumda... O nedenle, açıktan açığa yapıyorlar yapacaklarını... Ambargo, mambargo, artık ne ise... Hatta belki de sıcak savaş...

Türkiye'nin (ister iç, ister dış) politikası, batı tarafından kendisine biçilen "ölmesin ama sürünsün" ilkesine uygun olduğu sürece memnuniyetle karşılanacaktır ve "doğru" olarak nitelendirilecektir. Aksi taktirde tukaka edilip hedef gösterilecektir. Gösteriliyor da... Bunu bugün "Erdoğan düşmanlığı" üzerinden tevhid ederek yapıyorlar. Yarın başkası gelsin, başka birşey üzerinden tevhid ederler. Ta ki Türkiye'nin boyu posu istedikleri kıvamda kısalana kadar. Mesajı Paylaş

S_S

Ya hadi ABD Israil'den boyumuz büyük diye bizle uğraşıyor. Avrupa'nin israille olayı ne? Avrupa da ABD'nin reisligini reddediyor artık. Putty mantıklı konusmus Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

ABD ile AB'nin israil politikalarında bugüne kadar herhangi bir ayrı-gayrı durumu görmedim. (Trump'ın saçmalıkları müstesna tabi ki.)

ABD'nin reisliğini reddediyorsa AB, bunu kendi çıkarları için reddediyor. İsrail politikalarında bir farklılık olduğu için değil. Mesajı Paylaş

Alkyone

Bana kalırsa yapılan tehdit değerlendirmeleri biraz basit kalmış
Zira Avrupa Parlementosu seçimleri gösterdi ki Avrupa da ne kadar Türk düşmanı parti varsa hepsi meclise girmiş durumda. Geriye kalan sol partiler(Almanların yeşillerini hariç tutuyorum) artık nal topluyor. Bu durum her ne kadar Avrupa'nın geleceği hakkında insanın kafasında soru işaretleri uyandırsa da burada ki asıl endişelenilmesi gereken durum AB nin Türkiye'ye olan yaklaşımının ne yöne evrileceği olmalıdır. Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter