Türkiye-Çin İlişkileri

Başlatan Anatolia, Tem 29, 2017, 10:20 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Anatolia

Tem 29, 2017, 10:20 ÖÖ Last Edit: Tem 29, 2017, 11:20 ÖÖ by Yönetim
Çin'in Ankara Büyükelçiliği Askeri Ataşesi Zheng Qinli, Türk ve Çin ordusu arasındaki iletişim ve işbirliğini planlamak üzere üst düzey askeri diyalog toplantısının yıl sonuna kadar Ankara'da yapılacağını söyledi.

Çin hükümetinin uluslararası askeri işbirliğine oldukça önem verdiğini söyleyen Zheng Qinli, ülkesinin uluslararası yükümlülükleri aktif bir şekilde yerine getirdiğini ifade etti. Türkiye ve Çin arasındaki ikili ilişkilerde askeri konuların oldukça önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Zheng, son dönemde askeri ilişkilerin emin adımlarla ilerlediğine dikkati çekti.

İki ülke arasındaki üst düzey askeri ziyaretlerin arttığını da vurgulayan Zheng Qinli, Türkiye ve Çin arasındaki askeri ilişkilerin daha fazla gelişmesi temennisinde bulundu.

http://odatv.com/turk-askeri-icin-iki-tarihi-gelisme-2907171200.html Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

Dış İşleri Bakanı şu anda Çin de...
Bilindiği gibi konu ticaret. Kırklareli/İğneada nükleer santralini Çin'e yaptırmak istiyoruz. Ayrıca bazı kritik konular da gündemde. Ancak dikkatlerden kaçmasın? Çin ile Yunanistan arasındaki ilişkiler çok gelişti. Çin, Yunan limanlarına ciddi yatırımlar yapıyor. AB'ye giriş için sıçrama tahtası olarak kullanmak istiyor... Mesajı Paylaş

canıtez

Hedef 3 milyon turist, gelen sayısı ise 167 bin


Yıllardır açıklanan Çin'den 1 milyon ziyaretçi hedefi Dışişleri bakanı tarafından 3 milyona çıkarılırken gelenler yarı yarıya azaldı

Yılda 120 milyon turist,  yurtdışına seyahate çıktığı Çin'den geçen yıl Fransa, 2 milyon Çinliyi konuk ederken, Tayland da 8 milyon Çinli turisti ülkesine çekti. Türkiye'ye gelen Çin'li sayısı 2015'te 313 bin iken 2016'da 167 bin kişiye geriledi. Bu yıl Çin'den 200 bin turistin gelmesi bekleniyor.

Çin'in Ukrayna'dan aldığı Varyag uçak gemisinin 2001'de İstanbul boğazından geçişine izihn verildiğinde bunun Çin'den yılda 1 milyon turist gönderilmesi karşılığı olduğu söylenmişti.

Bu iddia o günden bu yana geçen 16 yıldır her vesile ile dillendirilirken, Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu geçen hafta Çin'e yaptığı ziyaret sırasında görüştüğü mevkidaşı  ile birlikte yaptığı basın açıklamasında Çin'den yılda 3 milyon ziyaretçi hedeflediklerini söylemişti.

Her yıl ortalama 120 milyon Çinli, uluslararası destinasyonlara seyahat ediyor. Bu turistler, dünya genelinde geçen yıl 194 milyar dolarlık harcama yaptı.

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/hedef-3-milyon-yolcu-gelen-sayisi-167-bin.html Mesajı Paylaş

anafor2016

Çin devletinde ciddi bir Türkiye problemi var. Bu saklı bir şey değil. Benim gözlemlediğim bize hiç güvenmedikleri ve potansiyel problem olarak gördükleri.
Çin halkına gelirsek,tanıştığım çinlilere tatil için en çok gitmek istedikleri yer neresi diye sorunca verdikleri cevap  Paris veya Mısır olurdu. Şimdi ne alemdeler onu bilmiyorum. Mesajı Paylaş

merzifonlu

@anafor2016; Uygur Ulusal Hareketinin bayrak seçimi -renk hariç- Türkiye bayrağı. Güven duymamaları çok doğal. Mesajı Paylaş

Anatolia

Olay bayrak degil , bizi ayni irk olarak bile gormuyorlar. Cinlilere gore Muslumanlasmis Romaliyiz en azindan Turkiye ve Osmanli tarihini boyle yorumluyor pek cogu.

Guven duymuyor olmalarinin sebebi gecmiste devleti yonetenlerin yaptigi cins cins hareketler , fuze filan degil mesele.

Sen Barzani'nin Ankaraya onem vermesi yerine Turkiye'ye geldiginde Diyarbakir'da Diyarbakir ben orayi gormek istiyorum seklinde yapacagi bir tutuma ne tepki gosterirsen Cinli'de kendi halk duzeyinde ve devlet duzeyinde o tepkiyi gosteriyor.

Bir diger sebep guvenilmez muttefik ' guvenilmez ortak ' yoldasini satan kardesim dedigini satan imajina sahip olmamiz ' ozellikle savas oncesi Esed-Turkiye iliskileri burada milletin gozunun icine sokuluyor bu heriflere guven olmaz diyerek.

Cinliler'in gitmek istedigi memleketler ise Fransa-Ispanya-Italya ( bu donem icin )

Peki ne yapalim umutsuzmu olalim derseniz ; hayir ! iki devletin iliskileri yavasta olsa duzelmeye dogru gidiyor. Bizim devlet yetkilileri Barzani-Diyarbakir ornegini verdigim sekilde cinslik yapmadigi surece duzelme yolundan sapmadan devam edecektir o iliskiler. Mesajı Paylaş

putty

Türkiye de artan bir şekilde cıvıltı sorunu var bu dönemde. Cıvıltısızlık bizi mahvediyor. Evlendirme programlarını yasaklayan eurovizyonu yasaklayan kafeleri baskılayan içkiyi engelleyen bir ülkeyiz. İnsanlar cıvıltıya gelir mermere antik esere gelmez o kadar. İspanya ya cıvıltı için gidiyor insanlar yoksa aynı güneşin alası Fas da da var. Gazetede haber çıkmış 7000 noktada huzur 6 operasyonu olmuş 15 bin polis bilmem kaç bin GBT kontrolüymüş. Birde Huzur 6 yani bir iki üç dört beş altı devam da edecek demek ki. Bir kriz yönetim merkezi kurmuşlar masa başında bir sürü kurmay ekranlar huzur operasyonu yönetiyorlar. Çeviriyor kimlik kontrolü yapıyor ya çıkarsa. Maksat cıvıltıyı baskılamak zapturapt altına almak kitleleri. Cafe lere dalıp kimlik kontrolü yapıyorlar barlar zaten her gün basılıyor dükkanın önündeki masaları topluyorlar ... Çinli bunlardan bıkmış zaten Fransa ya İspanya ya gidip bir huzur soluklanacak buraya gelip aynı neşe sizliği niye görsün. Mesajı Paylaş

anafor2016

Toplum olarak mutsuzuz ve umutsuzuz sıkıntı bu sanırım. Geçen gün minibüste ailecek kahkaha atan insanlar ile karşılaştım, önce şaşırdım sonra şaşırdığıma şaşırdım. O aile ise almanyadan Türkiyeye ziyarete gelen bir aileymiş. istanbulda trafik, hayat şartları stres bizi mahvediyor.  Mesajı Paylaş

Danişment



Bence birazda böyle, salt para olarak düşünmeyin insanlar imkanlarının kısıtlı olmasını sevmez. Heleki dünyada nasıl yaşıyorlar diyip tek tıkla arayınca, alamancı komşudan haladan dayıdan Türkiyenin yanı başındaki batı ile arasındaki uçurumu duyunca böyle oluyor. Avrupadaki refahın tek sebebi para, para olmasın onlarda ortadoğu olur bence. Mesajı Paylaş

meraklı

AA Pekin ofisi açıldı

Anadolu Ajansı, dünyanın en etkin haber ajanslarından biri olma vizyonu çerçevesinde Çin'in başkenti Pekin'deki ofisini törenle açtı.

Açılışa, AA Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, Yönetim Kurulu üyeleri Muhammet Salih Demirkan ve Ali Türker Pirtini, Uluslararası Operasyonlar Direktörü Ural Yeşil, Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliği Müsteşarı Teoman Uykur, Xinhua Ajansı Uluslararası Haberler Direktörü Yan Wenbin'in yanı sıra bazı gazeteciler ve misyon temsilcileri katıldı.

Açılışta davetlilere hitap eden AA Genel Müdür Yardımcısı Özkaya, "Pekin ofisi ile AA'nın Asya-Pasifik bölgesi yapılanmasındaki en önemli ayaklarından birini tamamlamış bulunuyoruz." diyerek dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve güçlü bir siyasi aktör olan Çin'den tarafsız ve objektif haber aktarımının önemine dikkati çekti.

Türkiye'nin, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından önerilen "Kuşak ve Yol" projesi kapsamında kilit öneme sahip ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Özkaya, "Bu ofisimizin Türkiye ve Çin arasında İpek Yolu ile başlayan tarihi dostluğa katkı yapmasını umuyoruz." ifadesini kullandı.

Kurdele kesme töreninin ardından davetlilere AA'nın küresel yapılanması ve yayın dillerine ilişkin bilgi veren yönetici heyeti, davetlilere Istanbul Photo Awards 2017 ve FETÖ Darbe Girişimi kitapçıklarından hediye etti.

AA ile iş birliğine her zaman büyük önem verdiklerinin altını çizen Xinhua Ajansı Uluslararası Haberler Direktörü Yan Wenbin ise, Xinhua Başkanı Cai Mingzhao'nun da AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı'ya mektup yollayarak tebrik mesajlarını ilettiğini kaydetti.

Yan, Türkiye'nin en köklü kurumlarından biri olan AA'nın Çin'den doğru, hızlı ve objektif haberleri tüm dünyadaki abonelerine ulaştırdığına işaret ederek, açılışını yaptıkları bu ofisin iki ülke ilişkilerine pozitif katkı sağlayacağına inandığını belirtti.

AA muhabirine açıklamada bulunan AA Yönetim Kurulu Üyesi Pirtini, Çin'in her açıdan yükselen bir ülke olduğunu ifade ederek "Bölgenin en büyük ve en önemli ülkesi olan Çin'deki ofisimizin, AA haber ağına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum." dedi.

13 dilde yayın yapan AA'nın Pekin ofisi açılışının bölgedeki yapılanmasını taçlandırdığını dile getiren Pirtini, "Pekin'den yapacağımız haberler ile tarihi bağlarımızın olduğu Çin ile Türk halkı arasındaki gönül köprülerini güçlendirmeyi hedefliyoruz." ifadesini kullandı.

AA, küresel yapılanması kapsamında geçen hafta Kolombiya'nın başkenti Bogota'da İspanyolca, Endonezya'nın başkenti Cakarta'da ise Endonezce haber servislerinin açılışını yapmıştı. Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da da ofis açan AA, yıl sonuna kadar Pakistan ofisinin de resmi açılışını gerçekleştirmeyi planlıyor.

http://turkish.cri.cn/1781/2017/10/30/1s186332.htm Mesajı Paylaş

Energy

Anadolu Ajansı Kolombiya'da İspanyolca yayına da başlamış. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Çin'den Türkiye'ye Uygur Türkleri tehdidi: Ekonomik ilişkileri tehlikeye atarsınız

Çin, Türkiye'nin Uygur Türklerinin durumunu eleştirmeye devam etmesi halinde Pekin ile ekonomik ilişkileri tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.

Çin, Türkiye'de büyük yatırımlar yapmak isteyen enerji ve alt yapı şirketlerinin özellikle bundan olumsuz etkileneceğini bildirdi.

Reuters'e konuşan Çin'in Ankara Büyükelçisi Deng Li, "Dostlar arasında yanlış anlaşılma veya görüş ayrılıkları olabilir. Ancak biz bunları diyalogla çözebiliriz. Dostunuzu toplum içinde her yerde eleştirmek yapıcı bir davranış değil. Eğer yapıcı olmayan yolu seçerseniz, bu ortak güven ve anlayışı zedeler ve bunun ticari ve ekonomik ilişkilere zararı olur." dedi.

İyi diplomatik ve siyasi ilişkilerin, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve daha fazla Çin şirketinin yatırımının gelebilmesi için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Deng, bu konuyu Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmede de gündeme getirdiğini söyledi.

Türkiye'yi üstü kapalı eleştiren Deng, "Ülkeler arasında en önemlisi karşılıklı saygı, eğer dostunuz sizi her gün toplumun içinde eleştirirse, bu dostluk devam eder mi?" sorusunu yöneltti.

Çin'in Türkiye'ye yatırımları olumsuz etkilenir

Deng, Çinli firmaların içinde nükleer enerji santrali de olmak üzere Türkiye'de yatırım imkanlarına baktıklarını söyledi.

Çinli bankaların da Türkiye'de daha fazla yatırım yapmak istediklerini belirten Deng, Alibaba, Trendyol, China Life Insurance ve China Merchants Group gibi şirketlerin de Türkiye ile yakından ilgilendiklerini söyledi. .

Türkiye ve Çin'in korumacı ekonomik tedbirlere karşı olduklarını, iki ülkenin de serbest ticaret yanlısı olduğunu kaydeden Deng, "İki ülke de korumacı tedbirlere karşılar. İki ülke de serbest ticaretten yana." ifadesini kullandı.

Deng, Türkiye'nin Çin ödeme platformu "WeChat" ve "AliPay" uygulamalarını desteklemesini önerdi.

Türkiye'nin sert eleştirileri

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada, Çin'in Uygur Türkleri ile diğer Müslüman azınlıklara yönelik hak ihlallerinin ciddi endişe kaynağı olduğunu ifade etmişti.

İnsan Hakları Konseyinin 40'ıncı oturumun "yüksek seviyeli" bölümünde konseye hitap eden Dışişleri Bakanı, Çin'den, dini özgürlükler ve kültürel kimliklerin korunması başta olmak üzere evrensel insan haklarına saygı duymasını beklediklerini söylemişti.

Çin'in terörle mücadele hakkını tanıdıklarını ve 'Tek Çin' politikasını desteklediklerini belirten Çavuşoğlu, 'terörist ile masum insan' arasında ayrım yapılmasının altını çizmişti.

Türkiye'nin, Çin'in Uygur Türkleri ile diğer Müslüman azınlıklara yönelik hak ihlallerini eleştirmesine Pekin yönetiminden hemen tepki gelmişti. Çin, Türkiye'nin Doğu Türkistan konusunda iftara attığını ve gizli bir ajandası olduğunu iddia etmişti.

Çin'den Uygur Türkleri tepkisi: Türkiye'nin gizli ajandası varÇavuşoğlu: Çin'in Uygur Türklerine yönelik hak ihlalleri endişe vericiÇin: "Doğu Türkistan'daki terörle mücadelemiz alkışlanmalı"WhatsApp'ta ücretsiz bültenimize a

https://tr.euronews.com/2019/03/01/cin-den-turkiye-ye-uygur-turkleri-tehdidi-ekonomik-iliskileri-tehlikeye-atarsiniz Mesajı Paylaş

Waap

Hangi yatirim ? ithalat ihracat dengesine baktim 22.5 miyar dolar ithalat 2.5 milyar dolar ihracat yapılmış. Adamlarla ekonomik olarak ilişkileri koparsak daha çok kardayız. Başlı başına cari açık sebebi. Boş çin palavraları yine devrede.

Mesajı Paylaş

anafor2016

Türkiye'deki enflasyon düşükse bunu Çin'den gelen ucuz mallara borçlusunuz diyen büyük elçileri vardı. Yıllar önce Mesajı Paylaş

Karabasan

Kuşak-Yol Projesi Çerçevesinde Türkiye-Çin İlişkileri


Doç. Dr. Elif Nuroğlu

Tarihi İpek Yolu'nu canlandırarak Pekin'den Londra'ya kadar kesintisiz bir ticaret yolu oluşturmayı hedefleyen Çin'in önderliğini yaptığı "Kuşak ve Yol Projesi" 2013 yılında kamuoyuyla paylaşıldı ve aynı yıl Türkiye bu girişimi destekleyeceğini duyurdu. Projenin kapsadığı ülkelerde gerekli alt yapıyı oluşturmak için Çin finansal ve teknik destek vermeye başladı.

Kuşak ve Yol Projesi iki kısımdan oluşur. Bunlardan ilki kara ve demiryolundan müteşekkil İpek Yolu Ekonomik Kuşağı, diğeri ise 21. Yüzyıl Deniz İpek Yolu. Türkiye Orta Koridor Girişimi ile bu projeye destek olarak projenin vazgeçilmez bir parçası olma yolunu seçti. Orta Koridor Türkiye'den demiryoluyla Gürcistan ve Azerbaycan'a, buradan da Hazar denizini aşarak Türkmenistan ve Kazakistan'ı geçerek Çin'e uzanıyor. Geçtiğimiz yıllarda açılan Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Yavuz Sultan Selim ve Osman Gazi köprüleri, Marmaray ve Avrasya tünelleri, 1915 Çanakkale köprüsü, Türkiye içinde yapılan bölünmüş yollar, otobanlar, hızlı tren hatları, lojistik üsleri ve iletişim altyapıları da Orta Koridor Projesi kapsamında gerçekleşen alt yapı yatırımları.

Türkiye'nin coğrafi konum avantajını altyapı yatırımlarıyla desteklemesi Kuşak ve Yol Projesinin gerçekleşmesine bir yandan katkı sağlarken, diğer yandan bu projeden elde edilecek maddi imkânlardan azami ölçüde faydalanmasına zemin hazırlayacaktır. Bilindiği üzere, tarih boyunca ticaret yollarının geçtiği şehir ve ülkeler bundan hem maddi hem de kültürel kazanımlar elde etmiştir.

Orta Koridor'un Kuşak ve Yol Projesine Katkısı

Günümüzde bir yıl içinde Çin'den Avrupa'ya gönderilen 10 milyon konteynırın yüzde 96'sı denizyolu, yüzde 4'ü ise Kuzey Koridoru olarak adlandırılan Trans-Sibirya demiryolu hattı üzerinden gitmektedir. Orta Koridor Kuzey Koridoru ile karşılaştırıldığında 2 bin kilometre daha kısa, daha ucuz, iklim koşulları bakımından daha elverişli. Bu sayede deniz yoluna kıyasla ulaşım süresini üçte bir oranda azaltarak ürünlerin hedeflerine 15 gün daha önce varmasını sağlayacak.

Türkiye şimdiye kadar coğrafya kitaplarında okuttuğu ama bir türlü kullanamadığı coğrafi konum avantajını fırsata çevirmek ve bu koridoru tamamlamak için Çanakkale boğazı köprüsü, 3 Katlı Tüp Geçit Projesi, Filyos, Çandarlı ve Mersin limanları inşası ve Edirne-Kars hızlı tren ve bağlantıları demiryolu projesine yönelik çalışmaları, 2015 yılında Çin ile imzaladığı mutabakat çerçevesinde devam ettiriyor.

Çin'in mallarını Avrupa'ya daha hızlı ulaştırmak için kurmak istediği Londra-Pekin kesintisiz ticaret hattında Türkiye'nin alacağı pozisyon, uzun dönem çıkarlarımız açısından hayati bir önem arz ediyor. Dünya pazarlarının ucuz ve bol Çin mallarıyla rekabet edemediği bir ortamda, Çin'in tek dezavantajı olan "mesafe" sorununu bu şekilde aşması pek çok ülkeyi endişelendiriyor. Bu noktada, bulunduğu konumu avantaja çevirmek isteyen Türkiye'nin bir kâr-zarar analizi yapması çok yerinde olacaktır. Çin mallarının daha hızlı ve kolay bir şekilde ülkemize gelmesi Türkiye imalat sanayi için ne kadar faydalı olacaktır? Ticaret yollarının üzerinden geçtiği bir ülke olarak, nakliyeden elde edilecek gelir ve imalat sanayi üzerindeki olası negatif etkiler karşılaştırıldığında, Türkiye artıda mı, yoksa ekside mi olacaktır?

"Çin'e Ne Satabilirim" Devri Başlasın

Sayın Cumhurbaşkanı'nın geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Çin ziyareti, Türkiye ile Çin arasındaki stratejik işbirliğini güçlendirme konusundaki çalışmaların bir devamı olarak görülüyor. Ayrıca, aynı hafta Çin'de Türkiye Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda "Geleceği Yeşil ile Kucakla" temasıyla Türkiye Milli Günü etkinlikleri düzenlendi ve Türkiye markasının ve Türk ürünlerinin tanıtımı için önemli bir fırsat olan Expo 2019 Pekin etkinlik alanında Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesi sembolik yapılar aracılığıyla tanıtılmaya başlandı.

Türk iş insanlarının Çinli müşterilerle doğrudan iletişime geçebildiği Expo alanı, Türk firmaları için Çin'in sadece ithalat yapılan bir durumdan ihracat yapılan bir konuma geçmesine olanak sağlaması bakımından önemliydi. Bu tarz fırsatları kullanmak iş insanlarının, gereken teknik ve alt yapı desteğini vermek ise Ticaret Bakanlığı'nın sorumluluğundadır.

Sayın Cumhurbaşkanı'nın Çin ziyaretinde öne çıkan konular Çin ile Türkiye arasındaki ticaretin iki taraf için de adil ve sürdürülebilir bir zemine oturtulması, bunun için Türkiye'ye Çin'den daha fazla yatırım çekilmesi oldu. Şu an Türkiye'de bini aşkın Çinli firma faaliyet gösteriyor. Görüşmelerde öne çıkan projeler tüp geçit, nükleer enerji, Kanal İstanbul ve demiryolları oldu; bu projelerin hem finansman hem yatırım anlamında Çin tarafından desteklenmesi konuşuldu.

Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliği bu ziyaretle eş zamanlı olarak, Türk işadamlarına Çin'i sadece ucuz mal ithal edecek bir ülke olarak görmemelerini söyleyerek, artık Çin'e nasıl daha fazla mal satabilecekleri konusunda çalışmaları gerektiği çağrısını yaptı. Türkiye'nin Çin'e daha fazla tarım ürünü ihraç edebilecek konumda olduğu belirtilirken, Çin'e kiraz ihracatının yolunun açıldığı müjdesi verildi ve ilk kalemde 20 ton, akabinde de 5 ton kiraz ihraç edildi. İhracatta önü açılabilecek diğer tarım ürünlerinin nar, fındık, narenciye, zeytinyağı, süt ve süt ürünleri, su ürünleri ve kanatlılar grubu olabileceği bilgisi paylaşıldı.

Çin ile Türkiye'nin toplam ticaretine baktığımızda, Türkiye'nin Çin'e karşı yüksek bir ticaret açığı verdiği görülüyor. Bu ticaret açığı 2007 yılında 12 milyon dolar civarındayken 2017 yılında 20 milyar dolara çıktı ve 2018 yılında bu seyrini devam ettirdi. Türkiye Çin'e daha çok hammadde veya yarı mamul satarken, Çin'den teknoloji ve sermaye yoğunluğu yüksek ürünler satın almakta. Türkiye'nin Çin'e karşı dış ticaret açığını azaltması, kendi içinde yapacağı teknolojik atılımlarla, katma değeri yüksek ürünler üretmesi ve satmasına bağlı. Ancak Çin ticaret yaptığı ülkelere karşı hep fazla vermekte ve o ülkelerden ithalatını yükseltmemektedir. Yani genel olarak hep daha fazla ihraç etmeyi ama az ithal etmeyi tercih etmektedir. Türkiye-Çin Stratejik İş Birliği çerçevesinde 2015 yılına kadar karşılıklı ticaret hacmini 50 milyar dolara ve 2020 yılına kadar da 100 milyar dolara çıkarma hedefi konulmuş olmasına rağmen, ticaret hacmi henüz 27 milyar dolar civarında kaldı.

Türkiye-Çin İlişkilerinin "Kazan-Kazan" Düzleminde İlerlemesi

Son yıllarda Türkiye'nin altyapı finansmanını sağlamak konusunda Çin'in bir finansör olarak değerlendirilebileceği konuşuluyor ve buna uygun politikalar güdülüyor. Fakat bu noktada, pek çok Batılı ülkenin taşıdığı endişeleri de göz önünde bulundurmak ve Çin finansörlüğünün uzun vadeli bir bağımlılık ilişkisi yaratmasının önüne geçmek gerekiyor.

Türkiye- Çin ticaretini incelediğimizde asimetrik ve Türkiye aleyhine seyreden bir ilişki göze çarpıyor. Bu dengesizliğin temelinde, Türkiye'nin Çin'e ham madde ve yarı mamul ihraç ederken, Çin'den teknoloji ve sermaye yoğun ürünler satın alması yatıyor. Bu da Türkiye'nin ihracat gelirinin düşük, fakat ihracat harcamasının yüksek olması sonucunu doğuruyor. Türkiye toplam cari açığının üçte birini Çin'e karşı veriyor. Son yıllara damgasını vuran ABD-Çin ticaret savaşlarının çıkış noktalarından birisi de bu; yani Çin'in ticaret yaptığı ülkelere karşı verdiği yüksek ticaret fazlası. Çin tüm dünyada hem ucuz işgücü hem de kur avantajını kullanarak ihracatını artırıyor, fakat diğer ülkelerden ithalatı ihracatından çok daha az seviyede seyrediyor.

Türkiye-Çin ilişkilerinin "kazan-kazan" düzleminde ilerlemesi, Türkiye'nin Çin'i büyük projelerde bir finansör olarak kullanırken yapacağı anlaşmalarda son derece dikkatli olmasına bağlı. Çin'in oldukça iyi olduğu yenilenebilir enerji (özellikle güneş enerjisi), bilgi teknolojileri, robotik ve 5G alanlarında yapılacak işbirlikleri Türkiye açısından faydalı olabilir. Fakat Çin'in dış ülkelere yaptığı yatırımlarda Çinli işçi çalıştırma konusundaki ısrarcılığı ve kullanılan malzemeleri Çin'den getirerek ülke içi istihdam ve satın almaya herhangi bir katkısı olmadığı biliniyor. Bu konu Çin ile yatırım anlaşmaları yapılırken dikkate alınması gereken bir husustur. Diğer yandan, Çin'in Türkiye'ye verdiği ama tutmadığı sözlerin de stratejik işbirliği yapılırken hatırlanması gerekiyor. Örneğin 2001 yılında Çin Ukrayna'dan satın alarak boğazlardan askeri amaçlarla kullanılmayacağı sözünü vererek Varyag gemisini geçirmiş ve bu geçiş karşılığında Türkiye'ye uçaklar dolusu Çinli turist gönderme sözü vermişti. Fakat geçen yıllarda bu turistler Türkiye'ye hiç gelmemiş ve gemi ise 2011 yılında Çin donanmasında yerini almıştı.

[Türk-Alman Üniversitesi'nde İktisat Bölümü öğretim üyesi olan Doç. Dr. Elif Nuroğlu, uluslararası iktisat, yerçekimi modeli, ampirik uluslararası ticaret, ekonometrik modellemeler, ampirik makroekonomi, yapay sinir ağları ve fuzzy yaklaşımlar alanlarında çalışmaktadır]
https://www.aa.com.tr/tr/analiz/kusak-yol-projesi-cercevesinde-turkiye-cin-iliskileri/1538112 Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter