Türkiye-Almanya İlişkileri

Başlatan Sihirbaz, Oca 30, 2017, 11:04 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Bozok

Tüm bunlara rağmen piyasa biraz durulsa ilk ağlayanlar ve derhal hükümetten rpçe kepçe destek alanlar turizmciler oluyor. Zaten bu ülkede turizmci ve inşaatçı olmak varmış. Mesajı Paylaş

petibor

#316
Mar 11, 2019, 06:56 ÖS Last Edit: Mar 11, 2019, 07:01 ÖS by petibor
Şu linkte geceliği 70 tl ye pansiyon vardı geçen sene. Kahvaltı var akşam yemeği karavana gibi var ücretli ama çok makul dışarda yemeye üşenirsen diye. Odada tuvalet duş var buzdolabı tv var. Odalar deniz görüyor çatıda teras keyfi var. 100 m ötede deniz balıkçı koyu öbür yanda plaj tekne ile gezi imkanı var balık yakalama imkanı var tarihi eserler var doğa var yürüyüş var mis gibi yer. Sıkılırsan bodruma güllüğe git didim e git. Mis gibi tatil. Dolaba at sucuğu peyniri ekmeği domatesi her gün yemek de gerekmez aç bir konserve ye ne olacak surviver ol biraz. Pansiyonda kalanlarda ayrıca zengin insanlar çoğu keyfi orda bulmuşlar otele gitmiyorlar zaten kessen gitmez onlar otele sohbet edince anlıyorsun. Adam dalgıç kıyafetlerini almış mercedes le gelmiş orada kalıyor başkası kitap yazıyomuş her çeşit var. Dizi seti gibiydi yeminle. Deniz 100 m tekne kiralanıyor plaj var meyhanesi var bakkalı çakkalı minübüsü taksisi var daha ne lazım. Böyle yerler bileceksiniz Türküz biz tatil köyünde ne işimiz var yada apart oteldemi kalıcaz zavallı Almanlar gibi

https://www.google.com/maps/@37.2774186,27.5763405,2548m/data=!3m1!1e3 Mesajı Paylaş

HDS

Arkadaşlar, tatil köyleri bunu Türk'e itlik olsun diye yapmıyor. "Adet" var diye yapıyor. Avro ön ödeme alıyor diye, önünü görebiliyor diye yapıyor.

Tatil köyü öyle işte, fabrika gibi. Siz de gidin bakalım TOFAŞ'ın 2020'deki 6 aylık üretiminin %70'ini kapatın aracı kaçtan alabiliyorsunuz. :)

Mesajı Paylaş

BETONBEY

Putty, Güllük'ün birçok doğal sahili sinekten adamı bezdirir. O bölgede her nedense böyle bir dert var, Güllük'ün en büyük doğal sahilinin hemen üst tarafında bundan 20-25 yıl önce Almanlar bir tatil köyü kurmuşlar, ama nefis bir yer, sonra ne mi olmuş, müteşebbisler bu kıçı kırık sivri sinek derdiyle birkaç dönem baş edemeyince öylece bırakıp, terk edip, gitmişler. İlginç olan yerli yada yabancı olsun, bir daha da kimse almamış, sadece binaları duruyor öyle...

Bu gösterdiğin yerde tam oranın karşısına denk düşüyor biraz, ayrıca bu bölgenin denizinin hemen açıkları senin konum attığın bölgeye daha yakın olacak şekilde bir dünya balık çiftliği vardı zamanın da, hala var mı bilmiyorum. Gidip yerinden Çipura alırdık bol bol botla, kötü tarafı denizi mahvediyor bu çiftlikler işte...  Mesajı Paylaş

petibor

Misal olarak dedim sonuçta pansiyon her yerde var. Kiralık daireler var başka bir seçenek Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Mesut Özil'in Erdoğan'ı düğününe davet etmesi tepki çekti

İngiltere'nin Arsenal Futbol Kulübü'nde forma giyen Türk asıllı Alman futbolcu Mesut Özil ve nişanlısı Amina Gülşe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Atatürk Havaalanı'nda görüşerek yazın gerçekleşecek düğünleri için davetiye verdi. Özil'in Erdoğan ile görüşmesi Almanya'da tepkilere neden oldu.

Alman basınında çıkan haberlere göre Özil'in Erdoğan'ı düğününe çağırması sosyal medyada eleştirildi.

Almanya ile Türkiye arasında ilişkiler Türkiye'de çalışan Alman gazetecilerin basın kartlarının yenilenmemesi üzerine gerilmişti. Almanya Dışişleri Bakanı Türkiye'ye basın özgürlüğü çağrısı yapmış, medyanın durumunu eleştirmişti. Alman kamuoyu ise Mesut Özil'in Erdoğan'ı düğününe davet etmesine tepki gösterirken Türkiye'ye basın özgürlüğü tartışmalarını gündeme getirdi.

Geçtiğimiz sene ırkçılığa maruz kaldığını belirterek Alman Milli Takımı'nı bırakan Mesut Özil'in seçimler öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'la fotoğraf çektirmesi Alman kamuoyunda yine sert tepkiyle karşılanmıştı. Özil'in milli takımdan ayrılması Almanya'da ırkçılık tartışmalarını yeniden alevlendirmişti. Türkiye'den ise Özil'e destek mesajları yollanmıştı.

Alman Milli Takımı'nın eski kramponu Mesut Özil ile 2014 Türkiye güzeli Amina Gülşe Ocak ayında nişanlandıklarını duyurmuştu

https://tr.euronews.com/2019/03/16/mesut-ozil-in-erdogan-dugunune-davet-etmesi-tepki-cekti Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman iç istihbarat raporunda MİT'e ayrı başlık açıldı

2018 yılı iç istihbarat raporuna göre, MİT'in Almanya'daki faaliyetleri Gülen yapılanmasına ve Türkiye kökenli topluma nüfuz etme çabalarına odaklanıyor. Rapora göre, PKK geçen yıl 15 milyon eurodan fazla bağış topladı.

Almanya'da iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) 2018 yılı raporunda, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) faaliyetleri ilk kez ayrı bir başlık altında mercek altında alındı.

Türk istihbaratının faaliyetleri ilk kez Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın  2016 yılı raporunda yer almış, ancak ayrı bir başlık altında incelenmemişti.

Perşembe günü kamuoyuna açıklanan 387 sayfalık raporun espiyonaj ve istihbarat faaliyetleri ile ilgili bölümünde "Türkiye Cumhuriyeti İstihbarat Servisi" başlığı altında MİT'in Almanya'daki faaliyetlerine yer verildi.

MİT'in geçen yıllarda faaliyetlerinin odağında PKK, MLKP ve DHKP-C gibi örgütlerin bulunduğu belirtildi. Son yıllarda ise faaliyetlerin 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutulan Gülen yapılanması üzerinde yoğunlaştığı ifade edildi.

MİT'in Gülen yapılanması ile bağlantılı kişileri Türkiye'ye geri götürmek için çoğunlukla faaliyette bulunduğu ülkelerin resmi kurumları ile işbirliği yaptığını, ancak MİT'in bu ülkelerin bilgisi dışında hareket ettiğine dair vakalar olduğuna da dikkat çekildi.

MİT'in "espiyonaj faaliyetlerinin" çoğunlukla Türkiye'nin Almanya'daki farklı temsilciliklerindeki resmi görevlileri aracılığıyla yürütüldüğü kaydedildi.

Nüfuz etme çabaları

Raporda, "Almanya'daki Türkiye kökenli topluma ve Alman toplumunda siyasi irade ve karar alma sürecine nüfuz etme çabalarının" MİT'in faaliyetleri kapsamında olduğu ifade edildi. Ankara'ya "Farklı derecelerde yapısal olarak hükümete bağlı örgütlerin Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde güncel Türk siyasetinin tanıtımını" yaptığı ve eleştirilere karşı Türk hükümetinin siyasetinin savunulduğu" belirtildi.

Türkiye'nin 2018 yılı başında Suriye'nin kuzeyine "Zeytin Dalı" askeri harekatı başlatmasının ardından Almanya'da düzenlenen çeşitli etkinliklerde de Türk hükümetinin siyasetini savunma çabalarının gözlemlendiği dile getirildi.

Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin eleştirilere karşılık olarak, "iddia edilen ve gerçekten yaşanan ırkçılık, İslamofobi, Türkiye düşmanlığı" gibi konularda veya Almanya ile Avrupa'daki bazı olumsuz gelişmeleri abartarak kamuoyunu bilgilendirmenin, "bu nüfuz etme stratejisinin önemli bir bölümünü" oluşturduğu ifade edildi.

Almanya'da Türk hükümetine yakın kuruluşlar olarak, Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB) ile geçen yıl Saraybosna'daki genel kurul toplantısında adı Uluslarası Demokratlar Birliği (UİD) olarak değiştirilen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) gösterildi. Raporda, her iki örgütün de, "Kamuoyuna karşı ılımlı" ve "bağımsız" bir görünüm vermek için çaba gösterdiği ve Türkiye ile "Bağlantılarını ve bağımlı ilişkilerini" önemsizmiş gibi göstermeye çalıştığına işaret edildi.

Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın raporunda, "Almanya'nın MİT'in Türkiye dışındaki araştırma hedefleri arasında kalmayı sürdüreceği" tahminine yer verildi.

"Türkiye'deki güncel siyasal gelişmelerden ve ülkedeki sıkıntılı ekonomik durumdan bağımsız olarak Türk istihbarat faaliyetlerinin yoğunluğunun tespit edilen bu yüksek düzeyde kalacağı" belirtildi. Bunun yanı sıra "Yumuşak güç siyaseti" olarak Almanya'daki Türkiye kökenli toplum üzerinde nüfuz kurma çabalarının da devam edeceği dile getirildi.

PKK geçen yıl 15 milyon eurodan fazla bağış topladı

Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın raporunda, Almanya'da 1993 yılından beri yasaklı olan PKK'nın 2018 yılı faaliyetlerine de yer verildi. Raporda göre Almanya'da PKK destekçilerinin sayısı 2017'ye göre değişiklik göstermedi ve 14 bin 500 olarak kaydedildi.

Yine rapora göre PKK 2018 yılında Almanya'da 15 milyon eurodan fazla bağış topladı. 2017 yılında ise 14 milyon euro civarında bağış toplanmıştı. Geçen 10 yıl içinde PKK'nın topladığı bağışların miktarının üç kat arttığı tahmin ediliyor. Bunun yanı sıra Avrupa genelinde toplanan bağışın ise 25 milyon euro olduğu belirtildi.

Türk ordusunun özellikle Suriye'nin kuzeyindeki Afrin'e yönelik harekâtının, Kürt toplumunda dayanışma hissini artırarak, bağışları da artırdığı ifade edildi.

Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin'e yönelik askeri operasyonun, "anayurt bölgelerinde" PKK ile Türk ordusu arasındaki çatışmaların, Türkiye'de 24 Haziran 2018'de yapılan cumhurbaşkanlığı ile milletvekilliği seçiminin, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın tutukluluk koşulları ve sağlığına ilişkin endişelerin PKK'nın Almanya'daki faaliyetlerinde belirleyici etkenler olduğu belirtildi.

"Barış müzakereleri ihtimal dışı"

Türkiye'nin güneydoğusu ile Suriye'nin kuzeyindeki bölgelerde PKK ile Türk ordusu arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle "PKK ile Türk hükümeti arasında barış müzakerelerine yeniden başlanmasının ihtimal dışı olduğu" değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, PKK'nın Almanya'da da 2018 yılında çeşitli gösteriler düzenlediği, ancak bu gösterilere katılımın bir önceki yıla göre neredeyse yarıya düştüğüne dikkat çekildi. Örneğin 17 Mart 2018'de Hannover'de düzenlenen Nevruz etkinliğine 11 bin kişinin katıldığı, bir önceki yıl bu sayının 30 bin olduğu belirtildi.

Ayrıca Almanya İçişleri Bakanlığı'nın 29 Ocak 2018 tarihli kararı ile gösterilerde PKK sembolleri ile Abdullah Öcalan'ın resminin bulunduğu bayrakların taşınmasına yasak getirildiği raporda yer verilen ayrıntılar arasında bulunuyor.

https://www.dw.com/tr/alman-i%C3%A7-istihbarat-raporunda-mite-ayr%C4%B1-ba%C5%9Fl%C4%B1k-a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1/a-49382653 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AYM'den Deniz Yücel için hak ihlali kararı

Anayasa Mahkemesi, Türkiye'de bir yıl boyunca tutuklu kalan gazeteci Deniz Yücel'in başvurusunu karara bağladı. AYM, hem kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı hem de ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Türkiye'de bir yıl boyunca tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Alman ve Türk vatandaşı gazeteci Deniz Yücel'in başvurusunu değerlendiren Anayasa Mahkemesi (AYM) Anayasa'nın üç ayrı maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, Yücel'in, "suç işlediğine dair makul bir şüphe olmaksızın tutuklandığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, gazetecilik faaliyetlerine ilişkin haber ve yazılarından dolayı tutuklanması nedeniyle de ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğini" öne sürdüğünü hatırlattı.

Mahkeme, PKK liderlerinden Cemil Bayık ile yaptığı röportaj gerekçesiyle Şubat 2017'de tutuklanan Yücel'in başvurusu üzerine, tutuklamanın hukuki olmadığı iddiası yönünden yaptığı değerlendirmede, Anayasa'nın 19'uncu maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

"Ortaya somut olgu konulamadı"

AYM, bu kararına gerekçesini açıklarken "terör örgütü üyeleriyle irtibat kurmak, gazetecilik dışında başka bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmişse suçlama konusu olabilir" ifadesini kullandı. Mahkeme, "Bu durumda da irtibatın gazetecilik dışında başka bir amaçla gerçekleştirildiğinin somut olgularla ortaya konulması gerekir. Ancak soruşturma makamlarınca böyle bir olgu ortaya konulamamıştır" diye ekledi.

"Ölçüsüz müdahale"

AYM, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali iddiası yönünden yaptığı değerlendirmede de ihlal tespit etti.

"Başvurucunun tutuklanmasına dayanak gösterilen olguların temelde gazete yazılarından oluştuğu görülmektedir. Hukukilik şartını sağlamayan tutuklama gibi ağır bir tedbir, ifade ve basın özgürlükleri bakımından demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülü bir müdahale olarak kabul edilemez" hükmüne varan mahkeme, Anayasa'nın 26'ncı ve 28'inci maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verdi.

14 Şubat 2017'de kendi isteğiyle ifade vermek için gittiği emniyette gözaltına alınan Yücel, 27 Şubat 2017'de "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve terör propagandası yapmak" suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yücel, 16 Şubat 2018'de İstanbul 32'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

25 bin TL manevi tazminat

AYM ayrıca Yücel'e 25 bin TL manevi tazminat, 2 bin 700 TL de yargılama gideri ödenmesine karar verdi. Yücel, kararın ardından attığı tweet'te, kendisine ödenecek tazminatı, Ali İsmail Korkmaz Vakfı'na ve gazetecilik kurumlarına bağışlamak üzere kabul edeceğini açıkladı. Yücel bu konuda uzun bir paylaşımda bulundu.

https://www.dw.com/tr/aymden-deniz-y%C3%BCcel-i%C3%A7in-hak-ihlali-karar%C4%B1/a-49386589
Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Alman hükümeti Türkiye'ye silah satışlarına onay vermeyi sürdürüyor

Alman hükümeti, Suriye'nin kuzeyindeki askeri harekat nedeniyle Türkiye'ye silah satışlarının durdurulduğunu açıklamıştı. Ancak bu açıklamaya karşın Alman hükümeti silah satışlarına izin veriyor.

Almanya,Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde Barış Pınarı Harekatı'nı başlatması üzerine Ankara'ya silah ihracatını durdurma kararı almıştı. Ancak Federal Hükümet'in 9 Ekim tarihinde başlayan harekat sonrasında da Türkiye'ye silah satışlarına onay vermeyi sürdürdüğü öğrenildi. Harekatın başlamasından sonraki altı hafta içinde Berlin toplamda 3 milyon 90 bin euro tutarında dört parti halinde silah satışına yeşil ışık yaktı. Konuyla ilgili bilgi Federal Ekonomi Bakanlığı tarafından Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen'in soru önergesine verilen yanıtta yer aldı.

Alman haber ajansı dpa'nın elde ettiği yanıtta izinlerin "Suriye'de harekat sırasında kullanılması mümkün silahları" kapsamadığı belirtildi. Silah ve teçhizatın türüne ilişkin bilgi verilmezken silahların hangi kategoride olduğu kaydedildi. Buna göre Alman hükümeti deniz kuvvetlerinin kullanımına uygun, savaş gemisi teçhizatı benzeri 2 milyon 690 bin euro değerinde silahın satışına izin verdi. Hükümet ayrıca 400 bin euro değerinde askeri amaçlı kullanıma uygun elektronik cihazın satışına ve 2 bin 556 euro değerinde de hafif silah satılmasına onay verdi.

Federal Hükümet'ten daha önce yapılan açıklamalarda Türkiye'nin Suriye'deki askeri operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edilmiş, Almanya Başbakanı Angela Merkel ekim ayında Federal Meclis'te yaptığı hükümet açıklamasında harekatı "büyük jeopolitik sonuçları olan bir insani dram" olarak niteleyerek, "Bu yüzden de Federal Hükümet mevcut koşullarda Türkiye'ye silah teslim etmeyecek" demişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Deutsche Welle Türkçe'ye yaptığı açıklamada "Kim ne yaparsa yapsın, ister silah ambargosu ister başka şeyler, bu ancak bizi güçlendirir" diye konuşmuştu.

Soru önergesini veren Sol Parti milletvekili Sevim Dağdelen silah satışlarına izin verilmesinin "tamamen sorumsuzca" olduğunu söyledi. Dağdelen "Türkiye için genel bir silah ambargosu olmak zorunda" diye konuştu. Yeşiller de Türkiye'ye tüm silah ihracatlarının sona erdirilmesini savunuyor.

https://www.dw.com/tr/alman-h%C3%BCk%C3%BCmeti-t%C3%BCrkiyeye-silah-sat%C4%B1%C5%9Flar%C4%B1na-onay-vermeyi-s%C3%BCrd%C3%BCr%C3%BCyor/a-51460665 Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter