Türk Sivil Denizcilik Haberleri

Başlatan minigitav, Mar 27, 2016, 09:35 ÖS

« önceki - sonraki »

minigitav

M/T CE-BREEZE ile M/T CE-MERAPI isimli tankerler, Türk şirketine satıldı

Yunanistan merkezli Centrofin Management Şirketi'nin (MARINE TRUST) mülkiyetinde olan M/T CE-BREEZE ile M/T CE-MERAPI isimli 105 bin DWT taşıma kapasitesine sahip ham petrol taşıyıcı tankerler, Türk şirketine satıldı

Yunanistan merkezli Centrofin Management Şirketi'nin (MARINE TRUST) mülkiyetinde olan M/T CE-BREEZE ile M/T CE-MERAPI isimli 105 bin DWT taşıma kapasitesine sahip ham petrol taşıyıcı tankerler, her biri 9 milyon dolara adı açıklanmayan Türk şirketine satıldı.

Deniz Haber Ajansı'nın haftalık ikinci el gemi alım-satım raporlarından derlediği bilgiye göre; 1996 yılında Japonya'nın Manura Tersanesi'nde inşa edilen, 241 metre boyunda, 42 metre genişliğinde ve 105 bin DWT ham petrol taşıma kapasitesine sahip M/T CE-BREEZE ile M/T CE-MERAPI isimli ikiz tankerler, adı açıklanmayan bir armatörlük şirketine satıldığı kaydedildi.

Aynı raporlardan edinilen bilgiye göre, Yunanlı şirketten satın alınan M/T CE-BREEZE ile M/T CE-MERAPI isimli ham petrol taşıyıcı ikiz tankerlere toplam 18 milyon dolar ödeme yapıldığı belirtildi.

M/ CE-BREEZE'NİN ÖZELLİKLERİ

Name: CE BREEZE
IMO:  9110597
MMSI:  636010400
Çağrı İşareti:  ELSQ7
Bayrak:  Liberia [LR]
AIS Type:  Tanker - Hazard B
Gross Tonnage:  56951
Detveyt:  105154 t
Length Overall x Breadth Extreme:  241m × 42m
Yapım Yılı:  1996

M/T CE-MERAPI'NIN ÖZELLİKLERİ

Name: CE MERAPI
IMO:  9116632
MMSI:  636012436
Çağrı İşareti:  A8FK7
Bayrak:  Liberia [LR]
AIS Type:  Tanker
Gross Tonnage:  56924
Detveyt:  105274 t
Length Overall x Breadth Extreme:  241m × 42m
Yapım Yılı:  1996

http://www.denizhaber.com.tr/mt-ce-breeze-ile-mt-ce-merapi-isimli-tankerler-turk-sirketine-satildi-haber-67243.htm
Mesajı Paylaş

Atılgan

'Yabancı bayraklı yatların yüzde 25'i Türk bayrağına geçti'

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı Suat Hayri Aka, Türk vatandaşlarına ait yabancı bayraklı yatların yüzde 25'inde Türk bayrağına geçildiğini belirterek, "Dolayısıyla bu yaz bütün sahillerimizde Türk bayraklı tekneleri göreceğiz." dedi.

Aka, Deniz Ticaret Odası Marmaris Şubesi tarafından düzenlenen, "Türk Denizciliğine Bakış" konulu panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin ihracat ve ithalatının yüzde 58'inin deniz yoluyla gerçekleştirildiğini, Türkiye'nin denizi dünya standartlarında kullanan bir ülke olduğunu söyledi. Denizcilik sektörünün milli ekonomi içinde yüzde 9 payı bulunduğunu ifade eden Aka, Türkiye'de 172 uluslararası trafiğe açık sertifikalı liman bulunduğunu, Hopa'dan İskenderun'a kadar limanlarda 430 milyon ton yükün işlendiğini dile getirdi.

Türkiye'nin aynı zamanda çok önemli bir gemi inşa ülkesi olduğunu belirten Aka, "Tüm yurtta 80 tersanemiz var. Yıllık 22 milyon ton bakım onarım kapasitesine, 4,5 milyon ton da gemi inşa kapasitesine sahibiz. Gemi inşası çok önemli bir iş kolu. Türkiye burada çok önemli başarılara imza atıyor. Yüksek teknoloji gemi inşasında dünya çapında marka olma yolunda ilerliyoruz." diye konuştu.

"Yat inşasında dünya üçüncüsüyüz"

Türkiye'nin hem kapasite hem de dizayn, tasarım ve üretim kabiliyetleri açısından dünyanın en önemli 3 yat imalatçısından biri olduğunu söyleyen Aka, şöyle devam etti:

"30 bin kişinin doğrudan istihdam edildiği, en krizli dönemde bile doğrudan istihdam edildiği bir sektör. 64 marinada 25 bin tekneye, yat bağlama kapasitesi sunuyoruz. Türkiye, gemici yetiştirmede de dünya için çok önemli bir kaynak. Türkiye 105 eğitim kurumuyla dünyada Çin'den sonra ikinci sırada. Dünyada 1,5 milyon gemi adamı çalışıyor. 180 bini tescilli, 110 bin gemi adamına sahibiyiz. Amatör denizcilerle 200 bin gemi adamına sahibiz."

Türk bayrağına geçen tekneler

Yabancı bayrak taşıyan Türk sahipli teknelerin Türk bayrağına geçmesi için çok büyük fırsatlar sağladıklarını anlatan Aka, şunları kaydetti:

"Bütün vergi, harç ve masraflardan muaf tutarak süre koymaksızın yabancı bayrak taşıyan Türk sahipli bütün teknelerin Türk bayrağına geçişi için cazip bir fırsat tanıdık. Formaliteler son derece basitleştirildi. Umduğumuzdan çok daha hızlı bir geçiş süreci yaşıyoruz. Geçiş için çok da talep var. Sektörün verilerine göre 6 bin civarı sahibi Türk yabancı bayraklı tekne var. Bugün itibarıyla bin 500'ün üzerinde tekne, çok kısa bir süre içinde Türk bayrağına geçmiş durumda. Yabancı bayraklı yatların yüzde 25'i Türk bayrağına geçti. Dolayısıyla bu yaz bütün sahillerimizde Türk bayraklı tekneleri göreceğiz."

Yabancı bayraklı tekne kullanan vatandaşları yeni düzenlemeden yararlanmaya çağıran Aka, "Bu fırsattan yararlanmayıp yabancı bayraklı tekne kullanmaya devam edenlere birtakım yaptırımlar gelecek. Türk bayrağı kaçılacak, utanılacak bir bayrak değildir. Uluslararası denizcilik teşkilatının beyaz listesindedir. Prestijli bir bayraktır. Tanınan vergi ve diğer haklarla yabancı bayrakta kalmanın hiçbir anlamı kalmamıştır. Türk bayrağına geçmelerini tavsiye ediyoruz. Gidişattan memnunuz. 6 bin teknenin çok büyük bir kısmını Türk bayrağına geçirmiş olacağız." dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/yabanci-bayrakli-yatlarin-yuzde-25i-turk-bayragina-gecti-haber-73846.htm Mesajı Paylaş

hergeleci

"Yat inşasında dünya üçüncüsüyüz"

Hemen sorayim: hangi tur yat ve hangi kapasitede? Ne kadari taseronluk?

Su memleketten orta sinif (~20m) yelkenli (hem single hull hem de multi hull) uretiminde bir dunya markasi cikmamasi gercekten uzucu. Halbuki tam bize gore bir is... Mesajı Paylaş

Atılgan

Denizcilik piyasası yeni bir yükseliş döneminin eşiğinde

Deniz taşımacılığında aşırı gemi arzının yarattığı sıkıntılar aşılıyor. Armatörler Birliği Başkan Vekili ve TOBB Denizcilik Meclis Başkanı Yücel, "Piyasaların yükselme trendine girdiği bir döneme geldik" dedi.

Küresel ekonomideki büyüme ivmesi küresel ticareti; bu da en başta bütün taşıma sektörlerini hareketlendiriyor. Aşırı gemi arzının yarattığı sıkıntıların geçmesi, gemi arz - talep dengesinin oluşmaya başlamasının da etkisiyle gemicilik sektörünün hemen bütün alanlarında canlanma izleniyor. Armatörler Birliği Başkan Vekili, TOBB Denizcilik Meclis Başkanı Erol Yücel, "Piyasaların yükselme trendine girdiği bir döneme geldik" dedi. Bir yıl öncesinde gemi fiyatları, navlunlar, siparişler, sektörün ihracatı diplerdeydi. Şimdi birçok göstergede işlerin düzelmekte olduğu, bu çıkış trendinin önümüzdeki yıl da devam edeceğinin işaretleri geliyor.

Navlunlar artıyor

Yılbaşından bu yana navlunlarda yüzde 40 artış oldu. Geçen sene başında handymaxlarda 2 bin 500 dolar olan günlük getiri 8-9 binlere çıktı. 10 bin dolara gidiyor. Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI) tekrar 1000 sınırına yaklaştı. Mevsimselliğinde etkisi ile aralıkta 1500 seviyeleri bekleniyor.

Koster piyasası yukarı fırladı

İstanbul Navlun Endeksi'nin (İstfix) son raporunda, şu açıklama yapıldı: "Karadeniz ve Azak Denizi nehir tipi koster piyasası nihayet hızla yukarı fırladı. Yeni yüklerin ortaya çıkması ve kiracıların henüz yükselişinin başında olduğuna inandıkları navlun eğrisinin düşük tarafından bağlantı yapma telaşı ileri tarihli navlunları da yükseltti. Geçen hafta 22 dolar/ton civarında olan 3.000 ton tipik buğday yükleri bu hafta 25- 26 dolar/ton'dan bağlandı. Konvansiyonel koster piyasası armatörlerin istediği hızlarda olmasa da belli bir hızla iyileşmeye devam etti. Karadeniz'deki tahıl çıkışlarının artması bölgeden çıkışlarda navlunlara gitgide daha fazla tesir edebilir."

2. el gemi fiyatları yükseliyor

Gemi fiyatlarında yüzde 30-40 artış bekleniyor. Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği (GYİB) Başkanı Başaran , "2. el gemilerdeki fiyat artışı orta vadede yeni inşaya talebi artıracak. Çünkü 2. el fiyatları yeni inşaya yaklaşınca armatör yeni almayı daha avantajlı görüyor" dedi. Önde gelen brokerlardan Pelikan Denizcilik ortağı Meltem Süloğlu, "Eylülden sonra daha da yükselecek" diye konuştu. Kuruyük pazarının yükselmesi yeni inşa siparişleri etkiledi. 2019 sonuna kadar teslim edilmesi gereken Capesize gemi sayısı 120 iken bu rakam Kamsarmax tonajında 135'i geçiyor.

Gemi ihracatı hızlandı

Gemi ve yat ihracatındaki hızlı yükseliş sürüyor. Mayısta yüzde 230 artışla ihracatını en fazla artıran sanayi sektörü olan gemi inşacılar, haziran ayında da bu bayrağı kaptırmadı, ihracatını yüzde 178 artırdı. Haziranda sektörün toplam ihracattan aldığı pay da tarihinde ilk kez yüzde 1'i geçti. Temmuzda yükseliş trendi sürdü. sektör ihracatı yüzde 300 arttı. 7 aylık toplam ihracat yüzde 88.6 artışla 734 milyon dolar oldu. Bayrak, armatörlerin gemi satmaya başlamasının ihracat rakamlarına yansıdığını hatırlatarak, "Yeni siparişlerde çok radikal bir artış yok aslında. Yine de rakamlar sevindirici. Geçen yıl 1 milyar dolar barajını geçememiştik bu yıl 1 milyar doları aşacağımızı öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

Hurda fiyatları artışa geçti

Hurda piyasası son 5 yılın en iyi muson zamanını yaşıyor. Normalde yağışlardan dolayı rakamların düşük olması beklenir ancak bu sene Hindistan ve Pakistan'da fiyatlar 370-390 dolara gidiyor. Aliağa'da rakamlar 260 dolar ton seviyesine yükseldi.

Sektör temsilcileri ne diyor?

Armatörler Birliği Başkan Vekili, TOBB Denizcilik Meclis Başkanı Erol Yücel: "Navlunun artmasında iki faktör var. Bunlardan biri dünya ekonomisindeki büyüme oranları. En fazla etkileyen etkenlerden biri bu. Az da olsa çok da olsa dünya bir büyüme trendinde. Diğeri ise gemi arzında ipin ucu kaçtıktan sonra normale dönüş…

İnsanlar arzın azalmasını, yani siparişlerin azalmasını kriz olarak görüyordu ama bu bir kriz değil. Bu bir dönüşüm. Dönüşümün son çeyreğindeyiz. Yani gemi arzının azalmış olduğu, arz-talebin dengelendiği ve piyasaların yükselme trendine girdiği bir dönem. Süreç, bu trendin belirli bir noktasında gemi arz-talebinde dengenin yeniden bozulmasına kadar devam eder. Benim çalışmalarıma göre arz talep dengesi yolunda gidiyor. Dünya ticaretindeki artışa bağlı olarak da navlunlarda artış söz konusu.

Geçen sene başında handymaxlarda 2 bin 500 dolarlık günlük getiri olduğunu söylemiştik. Bu 8-9 binlere çıktı. İndiği zamanlar da oldu. Ben bu önümüzdeki 1 aylık dönemde kesinlik artık 10 bin doların altında bir rakamın olmayacağını öngörüyorum. Önümüzdeki yılın çok daha iyi olmasını bekliyorum.

Armatörlerin gemileri satmasının farklı nedenleri olabiliyor. Kimi bu işten çıkıyor kimi satmak için doğru zaman olduğunu düşünüyor. İsimlendirmek zor. Biri alıyor, biri satıyor."

Pelikan Denizcilik Ortağı Meltem Süloğlu: "Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI) 1000 sınırına yaklaştı. Mevsimselliğinde etkisi ile aralıkta 1500 seviyelerini görecektir. Dünyada esen pozitif ekonomik rüzgarın 12-18 ay sürmesi şaşırtıcı olmayacak. 15 yaşındaki Supramax geminin fiyatı 7 milyon dolar. Önümüzdeki yıl yüzde 30-40 daha değerleneceğini düşünüyoruz. Kuruyük marketinin yükselmesi yeni siparişleri getirdi. 2019 sonunda kadar teslim edilmesi gereken Capesize gemi sayısı 120 iken, Kamsarmax tonajında 135'i geçiyor. Yunan bir armatör Japon tersaneye 37000 dwt handysize siparişi verdi.

Bedeli 20 milyon dolar! 10 yaşındaki benzer gemi fiyatının 9 milyon olduğunu düşünürsek, yeni inşa cazip oluyor. 2008 krizinden bu yana zor günler geçiren kuruyük armatörleri 12-18 ay içinde nefes alacaklar. Bu geçici yükselişin büyük gemi satmak için doğru zaman olacağını düşünüyoruz. Tanker marketinde navlunlar düşük. Önümüzdeki sene anlamlı bir yükseliş için neden yok. Çünkü tanker tonajı nispeten genç ve sipariş sayısı yüksek. Ocaktan mayısa kadar 2. el fiyatları yüzde 30 artmıştı. Beklentim eylülden sonra daha da yükselecek. Yakın çalıştığım müşterilerim gemi satalım diyor. Ben de henüz erken diyorum. Ekonomi iyi gidiyor. Demir cevheri fiyatları yükseliyor. Cevher yükselmeye başladığı zaman bizim sektör hemen tepki veriyor."

http://www.kaptanhaber.com/haber/46547/denizcilik-piyasasi-yeni-bir-yukselis-doneminin-esiginde.html Mesajı Paylaş

Atılgan

Türk tersaneleri dünyada ilk olan projelere imza atıyor


Türk tersaneleri teknolojiye ve kaliteye odaklandı, Avrupalı armatörler Türkiye'ye yöneldi.
Gemi ve yat ihracatı hızlı yükselişte. Haziran ayından bu yana aylık bazda yüzde 300'lere varan büyümelerle ihracatını en fazla artıran sektör olan gemi inşada ağustos ayında da yüzde 179'luk büyümeyle rekor kırıldı. Tersanelerin ilk sekiz aylık ihracatındaki artış yüzde 100'e ulaştı. Geçtiğimiz yıl ilk 8 ayda 449 milyon dolar ihracat yapan sektör, bu yılın aynı döneminde geçen yılın toplam ihracatına çok yaklaşarak bu rakamı 903 milyon dolara çıkardı.

Türk tersanelerinin bu başarısının nedeni ise teknoloji odaklı kaliteli üretim. 2008 krizi sonrası tanker siparişlerini Uzakdoğu'ya kaptıran ve altın çağını geride bırakan tersaneciler, teknoloji odaklı özel amaçlı gemi inşasına yönelmişti. Bu alanda hızla uzmanlaşan Türk tersaneleri, artık dünyada ilk olan projelere imza atıyor. LNG ile çalışan ilk römorkör Türkiye'de inşa edildi, yine ilk uzaktan kumandalı geminin inşası Tuzla'da yapıldı. Balıkçı gemisi, nehir tipi gemiler, platform destek gemisi, enerji gemileri, sismik araştırma destek gemisi gibi projelerde Avrupalı armatörlerin tercihi olan Türk tersaneleri geleceğin trendi olarak görülen deniz içi rüzgar tribünü destek gemisi ihalesinde de dünya devlerini geride bırakarak, teknolojisiyle örnek oldu. Sektör askeri gemilerde de hızla uzmanlaşıyor. Sipariş defterinde 40'tan fazla gemi bulunuyor.

İhracatın yüzde 78'i gemiden oluşuyor

İhracatın yüzde 78'i gemi yüzde 22'si yat ve tekneden oluşuyor. Türk tersaneleri özellikle süper yat (24metre ve üstü) inşasında dünya çapında tanınıyor. 2017 Ocak ayı verilerine göre 3 bin 508 metre toplam uzunluk ile Türkiye'de 3. sıradaki yerini korudu. İhracatçılar, gemi inşanın otomotivle birlikte ihracatı sırtlayan iki sektörden biri olduğu görüşünde. Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği (GYİB) Başkanı Başaran Bayrak, "Hızlı büyümeye rağmen bu rakamlar hedeflerimizin çok altında. Komşu ülkelerde yaşanan sıkıntılar giderildiğinde ve bir takım güvenlik sorunları çözüldüğünde ihracattaki artış çok daha hızlanacak" dedi.

Altınova Tersane Girişimcileri Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Uzun, kaliteli üretim sayesinde Çin, Singapur, Kore, Vietnam gibi ülkelerin yerine Türk tersanelerini tercih ettiğini vurguladı. Global kriz sonrası bakım-onarıma yönelen Türk tersanelerin bu alandaki yıllık kapasitesi 20 milyon DWT'ye uluştı. sektör temsilcileri yıllık 600 milyon dolar gelir sağlanan bakım-onarımın da ihracat sayılması gerektiğini vurguladı.

İhracatın yüzde 22'sini Tersan yaptı

Son dönemde Avrupa pazarına ihraç ettiği balıkçı gemileri ve off shore platform destek gemileri gibi özel projelere odaklanan Tersan Tersanesi, son açıklanan İSO 500 listesinde en fazla yükselen ikinci şirket oldu. Bir önceki yıla göre listede 203 sıra birden yükselen Tersan, bu yıl 156. sırada yer aldı. Başta Norveç olmak üzere Kuzey Avrupa'da önemli gemi inşa projelerine imza atan şirket, ihracatını yüzde 77 artırdı, sektör ihracatının yüzde 22'sini tek başına gerçekleştirdi.

Tersan'ın Yalova'daki 220 dönümlük araziye kurulu tersanesinin yeni inşa kızağı; 200 metre uzunluğu ve 56 metre genişliği ile Türkiye'deki en büyük kızaklardan biri. Kızağın üzerinde bulunan vincin kaldırma kapasitesi ise 550 ton. Tersan, Yalova'daki gemi inşa tesisinin devreye girmesiyle Tuzla'daki Tersanesi'nde ise bakım-onarıma yöneldi. Bu tersanenin 130 X 22,5 metrelik bir yüzer havuzu bulunuyor. AR-GE yatırımları ile Avrupa'da gemi inşa alanındaki sayılı tersanelerden bir tanesi olmayı hedefleyen tersanenin, Ar-Ge çalışmaları arasında yatay üretim gemi indirme hattı ve gemilerin kaydırılması gibi onaylı projeler yer alıyor. Tersanede yüzde 100 akü enerjili dört adet feribotun inşasına devam ediliyor. Bunlara ek olarak yine Norveç'li bir lojistik firması için üç adet LNG yakıtlı ve akülü hibrit feribotların inşası sürüyor. Yalova tesislerinde geçtiğimiz sene faaliyete geçirilen yarı-robotik panel hattı, bu sene içerisinde devreye alınacak yatay üretim/gemi indirme hattı ve yine bu yıl imalatına başlanıp seneye devreye girmesi hedeflenen Panamax yüzer havuz şirketin gündemindeki öne çıkan yatırımlar. 2016'da 200 milyon dolar ihracat yapan şirketin 500 çalışanı var.

Afrika'ya giden enerji gemilerini Sedef Tersanesi inşa ediyor

Deniz Ticaret Odası (DTO) Başkanı Metin Kalkavan'ın sahip olduğu Türkiye'nin en büyük tersanelerinden Sedef, enerji ve askeri gemi projelerinde hızla büyüyor. Tersane, Savunma Sanayi için inşa edeceği 700 milyon euroluk Havuzlu Çıkarma Gemisi (LPD) projesi için ilk adımı atmıştı. Enerji gemisi inşasında da 900 MW'a ulaşan Sedef Tersanesi, Karadeniz Holding'e 11'inci projeyi teslim etti. Sedef Tersanesi'nde karadeniz Holding için son olarak inşa edilen ve haziran'da Endonezya'ya gönderilen Karadeniz Powership Onur Sultan, 470 MW kurulu güce sahip.

İlk uzaktan kumandalı gemi Sanmar'dan

Tuzla ve Yalova'da tersaneleri bulunan Sanmar, römorkör inşasında dünyanın en büyük 10 şirketi arasında. Sanmar, dünyanın LNG ile çalışan ilk römorkörünü Norveç'li Bukser og Berging için inşa etti. Dünyanın ilk uzaktan kumandalı gemisi 'Svitzer Hermod' da Sanmar'da inşa edildi. Robert Allan tarafından dizayn edilen Svitzer Hermod, Rolls-Royce Dinamik Konumlandırma Sistemi ile donatıldı. Sanmar, römorkörlerin çekme kapasitelerinin sertifikasyonuyla ilgili dünyada yeni kurulan ve sektörde trendleri belirleyen 'römorkör test edilme insiyatifi'ndeki iki römorkör şirketinden biri. Bugüne kadar 156 römorkör, 21 palamar, 11 adet de pilot bot inşa eden Sanmar Tersanesi'nin 7 kıtaya ihraç ettiği römorkör sayısı 100'ü geçti. Hızlı büyüme nedeniyle Altınova'daki yeni tersanede 2. faz yatırım 5 yıl öne çekildi. İlk sekiz ayda 16 adetlik teslimat gerçekleştiren şirket, yıl sonuna kadar 9 teslimat daha yapacak.

Tersane yatırımları hızlanacak

2002 yılında 37 adet olan aktif tersane sayısı bugün itibariyle 80'i geçti. Tersane yatırımları konusunda sektörün son yıllarda en önemli sıkıntısı dolmak üzere olan kiralama süreleriydi. Nihayet yıl içerisinde kiralama sürelerinin bitmesine 18 ay kala güzel bir gelişme oldu ve tersanelerin kira sözleşmeleri 49 yıl daha uzatıldı. Ayrıca kira bedelleri de cironun binde 1'i oranına çekildi. Bu iki gelişmenin sektörde tersane yatırımlarını hızlandırması bekleniyor. Sektör temsilcilerine göre kira sürelerindeki belirsizliğin kalkması yabancı tersane yatırımcısını da Türkiye'ye getirecek.

Cemre, deniz içi rüzgar tribünü destek gemisiyle örnek oldu

Yalova merkezli Cemre Tersanesi, özellikle özel amaçlı tekne inşasında dünya çapında başarılı projelere imza atarak ihracata önemli katkı sağlıyor. Başta Norveç olmak üzere İzlanda, İngiltere, Danimarka ve Ukrayna gibi ülkelere balıkçı gemisi, nehir tipi gemiler, platform destek gemisi, sismik araştırma destek gemisi, nehir tipi gemiler, feribot ve katamaran tipi şirketin öne çıkan projeleri arasında. Cemre, 2016 yılında deniz içi rüzgar tribünü destek gemisi gemisi üretiminde dünyanın en büyük ihalelerinden biri almıştı. Almanya ve Fransa kıyılarında rüzgar çiftlikleri için üretilen servis operasyon gemisi ihalesini dünya çapında yaklaşık 35 tersanenin arasından kazandı. Bu geminin üretimine başlayan tersane bu tip gemilerden iki adet de Danimarka için üretiyor. Şirketin 2016 cirosu yaklaşık 237 milyon lira.

http://www.denizhaber.com.tr/turk-tersaneleri-dunyada-ilk-olan-projelere-imza-atiyor-haber-76570.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Marmara'da erken uyarı sistemiyle tsunami AFAD'a iletilecek


Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Özener, "Marmara'da olası bir tsunami durumunda erken uyarı sistemi devreye girerek AFAD'a iletecek." dedi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü (KRDAE) Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Marmara'da olası bir tsunami durumunda erken uyarı sisteminin devreye girerek, ilgili sonuçların kullanılmasına yönelik AFAD'a iletilmesinin sağlanabileceğini ve bu yolla tsunamiden etkilenme riski olan bölgelerde tahliye yapılabileceğini bildirdi.

Boğaziçi Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre, Türk ve Japon uzmanlar, 5. yılına giren Marmara Afeti Azaltma (MarDİM) Projesi kapsamında, olası bir Marmara depreminde oluşacak tsunamiye karşı alınabilecek önlem ve yapılacak çalışmaları değerlendirmek üzere "Marmara Bölgesi'nde Deprem ve Tsunami Zararlarının Azaltılması ve Türkiye'de Afet Eğitimi Projesi İstanbul Bölgesel Semineri"nde biraraya geldi.

İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü'nün (AFAD) ev sahipliğinde düzenlenen seminere, Boğaziçi Üniversitesi KRDAE Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, enstitüden Dr. Doğan Kalafat, Prof. Dr. Ali Pınar, Dr. Ceren Özer Sözdinler ve Dr. Öcal Necmioğlu ile AFAD'dan İbrahim Tarı, AFAD Deprem Dairesi Başkanı Dr. Murat Nurlu ve MarDİM projesi ortaklarından Japon İşbirliği Ajansı'nın (JICA) temsilcisi Ko Goto katıldı.

Özener seminerde yaptığı konuşmada, Marmara'da olası bir tsunami durumunda erken uyarı sisteminin devreye girerek, ilgili sonuçların kullanılmasına yönelik AFAD'a iletilmesinin sağlanabileceğini ve bu yolla tsunamiden etkilenme riski olan bölgelerde tahliyenin yapılabileceğini aktardı.

MarDİM projesi kapsamında tsunami ile ilgili yürütülen araştırmalarda kullanılan Deniz Tabanı Gözlemevi (OBS) cihazlarının Türkiye şartlarına uygun olarak tasarlanarak Japonya dışında ilk defa Türkiye'de kullanıldığını belirten Özener, bu proje kapsamında deniz tabanında elektromagnetik elektrik alan açılma ölçerlerin kullanıldığını ve bu gözlemlerin uzun süreli yapıldığını anlattı.

Bodrum ve Kos depremleri ele alındı

Toplantıda 20 Temmuz'da Bodrum ve Kos adasında yaşanan deprem ve meydana gelen tsunami de ele alındı.

Dr. Ceren Özer Sözdinler ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner'in sunumunda, Marmara Denizi'nin aktif bir tektonik yapıya sahip olması nedeniyle tsunamilere de açık bir bölge olduğu kaydedildi.

Marmara Denizi'nde olası 32 fay parçasının belirlendiğine dikkati çekilen sunumda, bu veriden hareketle 30 farklı deprem senaryosu oluşturulduğu ve farklı tsunami modellemeleri yapıldığı aktarıldı. Sözdinler, Marmara'da 6 noktada su seviyesi değişimleri ve dalga varış zamanlarını analiz ettiklerini belirterek, en kötü senaryoya göre çalışmalarını sürdürdüklerini aktardı.

"Olası bir tsunaminin asıl nedeninin deprem mi, yoksa deniz tabanı heyelanı mı?" olduğu sorusundan hareketle çeşitli analizler yaptıklarını aktaran Sözdinler, Marmara Denizi'nin pek çok noktasında deniz tabanı heyelanı olduğuna ve bunların etkili olabilmesinin mümkün olduğuna dikkati çekti.

KRDAE'den Dr. Öcal Necmioğlu ise Kandilli Rasathanesi bünyesinde kurulan deprem erken uyarı sistemi sayesinde Marmara'da olası bir tsunamide bu sistemin ilgili kurumlara veri akışı sağlayabileceğini belirtti.

Necmioğlu, tsunami uyarısının kamuoyuna iletilmesinde karar vericilerin ihtiyacı olan zamanın ve tahliye işlemleri için gereken zamanın son derece kritik olduğunu kaydetti.

Seminerde Prof. Dr. Ali Pınar, "Marmara Denizi'nde Kuzey Anadolu Fay Zonu Boyunca Fay Segmentasyonu ve Sismik Aktivitenin Derinliği", Kagawa Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yoshiyuki Kaneda "Tsunami Zarar Azaltma Konusunda Japonya'daki Bilimsel Çalışmalar" hakkında bilgi verdi.

http://www.denizhaber.com.tr/marmarada-erken-uyari-sistemiyle-tsunami-afada-iletilecek-haber-76678.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Yusuf Öztürk: Türk bayraklı gemilerin alıkonulmasına anlam veremiyoruz

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın Yunanistan'ın Türk gemilerine karşı tutumu nedeniyle bazı önlemler aldığını söyleyen İMEAK DTO İzmir Şubesi Başkanı Öztürk, alıkonulan 13 gemiden 5'inin Yunan limanlarında tutulduğunu dile getirerek, bu duruma anlam veremediklerini ifade etti.

Bazı Türk gemilerinin son günlerde Yunan limanlarında tutulması, Paris Memorandumu (Paris MoU) kapsamında 2009 yılından bu yana Beyaz Listede yer alan Türkiye'yi Siyah Liste'ye düşürme girişimi olarak değerlendiriliyor.

Alıkonulan 13 gemiden 5'i Yunan limanlarında

Türkiye'nin 2007 yılına kadar yer aldığı bu listede önce Gri'ye sonra, 2009 yılında Beyaz'a geçildi. Bu sayede dünya denizlerinde Türk gemilerine denetim uygulama sayısı azaldı. 2010 yılında Türk bayraklı 758 gemi denetlenirken bu sayı 2016'da 415'e düştü. Limanlarda tutulan gemi sayısı 2010'da 34, 2016 yılında ise 21'e kadar geriledi. Bu yıl ise alıkonulan 13 gemiden 5'i hala Yunan limanlarında tutuluyor.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Yunanistan'ın Türk gemilerine karşı tutumu nedeniyle bazı önlemler aldı. Bu kapsamda 25 Eylül 2017 tarihinden itibaren Türk bayraklı ticari yatların, 12 Ekim 2017'den itibaren de düzenli sefer yapan yolcu gemilerinin Yunan kara sularına seferi yasaklandı.

"Gemilerin Yunan adalarında alıkonulmasına anlam veremiyoruz"

İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Başkanı Yusuf Öztürk, yaptığı açıklamada, Türk bayrağı taşıyan gemilerin Yunan adalarında alıkonulmasına bir anlam veremediklerini söyledi.

Türkiye ve Yunanistan'ın bir denizi paylaşan iki dost ülke olduğunu vurgulayan Öztürk, "İki ülkenin başbakanları 2013'te İzmir'de bir araya geldi ve bu görüşmelerde başta turizm sektörü olmak üzere deniz ticareti ve taşımacılığında iş birliği kararı alındı." diye konuştu. Öztürk, 24 metrenin altındaki özel yapım guletlerden 4'ünün incir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle alıkonulmasının yanlış bir değerlendirme olduğuna dikkati çekti.

Beyaz Liste ticari açıdan avantaj sağlıyor

Yaz döneminde Türkiye'den Yunanistan'a 1.5 milyon turistin gittiğini anımsatan Öztürk, şöyle konuştu: "Türk gemilerinin son dönemde Yunan limanlarında alıkonulmasını, Paris MoU kapsamında 2009 yılında Beyaz Liste'ye giren Türkiye'yi Siyah Liste'ye düşürme girişimi olarak değerlendiriyoruz. Ancak ülkemiz bu konuda da bazı önlemler almaya başladı. Türk bayrağının denizlerde zarar görmemesi için atılan her adıma destek verilmeli. Çünkü Türkiye'de çok özel gemiler inşa ediliyor.

Beyaz-Gri-Siyah listeler, çoğunluğunu Avrupa Birliği ülkelerinin oluşturduğu Paris Memorandumu'na üye ülke limanlarında, son 3 yıl içerisinde denetlenen ve tutulan toplam gemi sayısı ve yüzdesi göz önüne alınarak yapılan hesaplama ve değerlendirme sonucunda oluşturuluyor. Türkiye'nin Beyaz Liste başarısı ise Türk bayraklı gemilere ticari açıdan avantaj sağlıyor."

http://www.denizhaber.com.tr/yusuf-ozturk-turk-bayrakli-gemilerin-alikonulmasina-anlam-veremiyoruz-haber-76720.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Akdenizli balıkçılar Moritanya'ya gidiyor

Moritanya'ya 2 yıl önce çıkartma yapan Karadenizli balıkçıların ardında Akdeniz'de avlanan balıkçı tekneleri de Afrika ülkesi açıklarında avlanmak için hazırlıklarını tamamladı.

Dünyanın en bereketli balıkçılık merkezlerinden olan Atlas Okyanusu kıyısındaki Moritanya'da 2 yılda av yapan Türk tekne sayısı 50'ye ulaştı. Geçen yıl Adana'nın Karataş İlçesi'nden bir balıkçının gittiğini, bu yıl da Hatay'dan 2 balıkçı teknesinin hazırlıklarını yaptığını belirten İskenderun Su Ürünleri Kooperatifi 2'inci Başkanı Celal Bilen, "Moritanya, 720 kilometre kıyı şeridi 234 bin kilometrekare alan av sahası var. 600 balık türünün içerisinde 200'ü ekonomik değere sahip. Moritanya Türk balıkçısı için çok güzel bir pazar. Bizim trol ve gırgır avcılığı yapan teknelerimiz çalışıyor. Güçlü, 25 metrenin üzerinde, donanımlı, sac tekneleri alıyorlar. Her tekne gidip avlanamaz. Tekne sahiplerimiz oraya ekipleri ile birlikte gidiyorlar" dedi.

İskenderun'da 2 teknenin Moritanya'ya gitmek için hazırlığını tamamladığını belirten Celal Bilen, "Moritanya balıkçı teknelerimizin oraya gitmesi için belirli bir destek veriyor. Türk balıkçılarını daha çok ülkelerinde görmek istiyorlar.  Ama bizim hükümetimiz bu konuda teşvik verirse şu anda orada avlanan 50-60 teknenin sayısı 100'e çıkar. Şu anda İskenderun'da 5-6 tekne gitmek istiyor ancak şartları uymuyor" diye konuştu.

İskenderunlu balıkçı Göker Şekerlisoy, balık av sezonu 15 Eylül, 15 Nisan tarihleri arasını kapsadığını ancak hava şartları nedeniyle bu sürede en fazla 2 ay avlanabildiklerini söyledi. Moritanya'nın çok iyi bir pazar olduğunu belirten Şekerlisoy, şunları söyledi: "Her kayıkta 10-15 kişi çalışıyor. Ancak 5-6 ay iş verebiliyoruz. Onun için de arayış içerisine giriyoruz. Karadeniz'den, Akdeniz'den balıkçılar Moritanya'ya tekneleri ile çalışmaya gidiyorlar. Moritanya'da iyi bir potansiyel var. Anlaşmalar çerçevesinde balıkçımız kazanıyor. Ülkemizde av baskısı da azalmış oldu."

http://www.denizhaber.com.tr/akdenizli-balikcilar-moritanyaya-gidiyor-haber-76738.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

MAVİ DALGA SÜRDÜRÜLEBİLİR DENİZ TURİZM PROJESİ TANITILDI

İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi, Seyahat Vakfı (The Travel Foundation), D Marin Göcek ve Deniz Temiz Derneği Fethiye Şubesi ortaklığıyla başlayan ve Fethiye Belediyesinin da katılımı ile güç kazanan Mavi Dalga Sürdürülebilir Deniz Turizm Projesi 2017 sezon faaliyetleri kamuoyuna aktarıldı.Henüz görevine yeni başlayan Fethiye Kaymakamı Sayın Muzaffer ŞAHİNER'in de katılımıyla yapılan gerçekleşen toplantıda bazı kategorilerde Çevre Ödülleri de verildi.

Yat Butik Otel'de yapılan toplantıya Fethiye Kaymakamı Muzaffer Şahiner'in yansıra İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban ARIKAN ve Şube Müdürü Bülent TELLİ, Seyahat Vakfı (the Travel Foundation)'dan Şemsi TOPRAK ve Vicky ERDOĞAN, D Marin Göcek Marina Müdürü Onur UGAN, Deniz Temiz Derneği Fethiye Şubesinden Ersin ÖZER ve Songül TURAN ile Fethiye Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Müdürü Mahmut BAYRAKDAR da katıldı. 

İMEAK Deniz Ticaret Odası Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şaban ARIKAN'ın yaptığı açılış konuşmasının ardından projenin ortaklarını tek tek tanıttı.

Kürsüye gelen ortaklık temsilcileri amaçlarını ve niçin bu projede yer aldıklarını ifade eden konuşma yaptı.D Marin Göcek Marina Müdürü Onur UGAN, yaptığı konuşmada, kurumsal olarak hep bu tür proje ve etkinliklerin içinde yer aldıklarını, temiz bir deniz, temiz bir çevre olmazsa deniz turizminin de olamayacağını ifade ederek, denizi kullanan herkesi daha bilinçli olmaya, denizlerimize ve çevreye karşı daha duyarlı olmaya davet etti.Deniz Temiz Derneği Fethiye Şubesinden Ersin ÖZER ve Songül TURAN bu ortaklıkta hem kurumsal hem de bireysel olarak yer almaktan gurur duyduklarını, sürdürülebilir bir deniz turizmi için temiz bir çevreye, temiz bir denize ihtiyaç duyulduğunun aşikâr olduğunu belirterek, bu projeye destek veren herkese teşekkür ettiler.Fethiye Belediyesi Çevre Koruma Kontrol Müdürü Mahmut BAYRAKDAR ise böyle bir projeye ortak olmalarının aslında Belediye olarak kamusal sorumluluklarının doğal bir gereği olduğunu ifade ederek, Belediyenin çevre koruma ve kontrol faaliyetlerine destek veren tüm kurumlara, bireylere ve oluşumlara teşekkür etti.Son olarak kürsüye gelen Seyahat Vakfı (the Travel Foundation)'dan Şemsi TOPRAK ve Vicky ERDOĞAN, vakıflarının amaçlarından kısaca bahsederek, sürdürülebilir bir deniz turizmi için yapılacak her faaliyetin içinde yer aldıklarını belirterek, bu projeye destek veren herkese teşekkür ettiler.Seyahat Vakfı (the Travel Foundation)'dan Şemsi TOPRAK konuşmasının ardından proje faaliyet raporuna ilişkin bir de sunum yaptı.Daha sonra sahneye davet edilen Fethiye Kaymakamı Sayın Muzaffer ŞAHİNER'in 2017 yılı değerlendirmesinde Mavi Dalga Proje Ortaklarınca Çevre ödülüne layık görülenlere Plaketlerini verdi.Üyelerden talep edilen bilgiler ve Fethiye Belediyesi resmi kayıtlarına ve teknelerin yolcu kapasitesine göre yapılan değerlendirmeye göre ödül alan tekneler şunlardır:En çok bitkisel atık yağ veren günübirlik gezi teknesi; SunkissedEn çok bitkisel atık yağ veren charter teknesi; Admiral YatçılıkÇevre duyarlılığı konusunda en dikkate değer farkındalık yaratan tekne; Grand BarışSon olarak Fethiye kıyılarında yaptığı farkındalık yaratmaya yönelik örnek temizlik faaliyetlerinden dolayı Mavi Dalga Proje Ortaklarınca Özel Çevre ödülüne layık görülen İngiliz Vatandaşı Mick SCARSBROOK ödül plaketini Fethiye Kaymakamı Muzaffer ŞAHİNER'in elinden aldı.Daha önce de ödül aldığını ancak bu ödülün onun için büyük bir onur ve gurur kaynağı olduğunu belirten Mick SCARSBROOK kendisini bu ödüle layık gören herkese teşekkür etti. Ödül alanların toplu resim çektirmesinin ardından verilen ikramlarla son bulan ödül töreninin geleneksel hale gelerek her yıl sezon sonunda tekrarlanması kararlaştırıldı.


http://www.virahaber.com/mavi-dalga-surdurulebilir-deniz-turizm-projesi-tanitildi-45201h.htm
Mesajı Paylaş

Atılgan

Sahil Güvenlik botu Kuşadası'nda denize batırılacak

Aydın'ın Kuşadası İlçesi'nde, ekonomik ömrünü dolduran Sahil Güvenlik botu, denize batırılacak.
Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin geçtiğimiz yıl batırdığı uçaktan sonra Bot 67'de Kuşadası Körfezi'nde batırılacak.

Turistik ilçe Kuşadası'nda dalış turizminde öncü rolünü sürdürmek için girişimlerini sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi'nin geçen yıl batırdığı uçaktan sonra, Kuşadası Kaymakamlığı ile Kuşadası Belediyesi'nin girişimleriyle Sahil Güvenlik 'TCSG 67' Botu da körfezde batırılacak.

Yıllarca Kuşadası'nda görev yapan botun ekonomik ömrünü doldurması nedeniyle Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın envanterinden çıkarılması üzerine Kuşadası Kaymakamlığı geçtiğimiz Ağustos ayında talepte bulundu. Komutanlığın botu, Kuşadası Kaymakamlığı'na hibe etmesinden sonra batırma işlemleri için Kuşadası Belediyesi ile Kaymakamlık arasında işbirliği yapıldı. Belediye Meclisi'nin dün yapılan meclis toplantısında, Kaymakamlık ile Belediye arasında hizmet protokolü imzalanması Başkan CHP'li Özer Kayalı'ya, toplantıya katılan CHP, AKP ve MHP'li üyelerin oybirliğiyle yetki verildi.

Kuşadası Körfezi'nde deniz altı yaşamın zenginleştirilmesi ve dalış turizminin geliştirilmesi için önemli bir adım atıldığını söyleyen Başkan Kayalı, "Kaymakamımızın girişimleriyle hibe edilen Sahil Güvenlik botunun batırılması için bir protokol imzalayacağız. Ardından 'TCSG 67' Botu belirlenecek noktaya batıracağız. Bu batıkla sportif dalış alanları gelişecek, zenginleşecek. Oluşturulacak resif ile deniz canlılarına yeni yaşam alanları sağlanacak. Deniz canlılarının popülasyonunun artırılmasına katkı sağlanacak. Kısacası hem çevreye hem de ilçe ekonomisine katkı sağlayacak. Önümüzdeki yıllarda bu tür batıkların arttırılmasıyla Kuşadası körfezinin dünyaca ünlü bir dalış merkezi haline getirilmesine önemli bir katkı sağlanacak" dedi.

DALIŞ OKULLARINI SEVİNDİRDİ

Körfezde yeni bir dalış noktasının daha oluşacağını söyleyen Kuşadası Dalış Merkezi'nin sahibi Tolga Pat, "Airbus A300 tipi uçağının ardından, Kaymakamımız ile belediye başkanının girişimleriyle sahil güvenlik butonun da Kuşadası körfezine batırılması hem dalış turizmini hem de deniz canlıları adına çok sevindirici bir girişim. Körfezimizde bulunan uçak batığıyla birlikte TCSG 67 bordo numaralı sahil güvenlik botu batığı su altı canlılığının artırılması ve dalış turizminde alternatif olacaktır" dedi.

Kuşadası Körfezi'ndeki dalışlarda Akdeniz foku, vatoz, orfoz, beyaz laos gibi ender rastlanan su altı canlılarını görmenin mümkün olduğunu, bu nedenle su altı fotoğrafçılarının ve dalış meraklılarının bölgeyi tercih ettiğini dile getiren Pat, "TCSG 67 bordo numaralı botu bölgeyi su altı destinasyonunda bir adım öne taşıyacak. Uçak batığında olduğu gibi, gerek yurt dışından gerekse yurt içinden rezervasyon talebi olacak. Bölgemizde dalış turizmini artıracak olan bu girişimle yerli ve yabancı turistler sadece dalış merkezlerine değil esnafa da büyük katkı sağlayacak" dedi.

http://www.denizhaber.com.tr/sahil-guvenlik-botu-kusadasinda-denize-batirilacak-haber-76824.htm Mesajı Paylaş

nokta

Elimizdeki 10 adet SAR33 bottan beşini modernize edip diğer beşini envanter dışına çıkartıyoruz anlaşılan. Mesajı Paylaş

Atılgan

Replikası tamamlanan 'Yenikapı 12' suya indirildi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Başkanlığı'nca gerçekleştirilen Yenikapı kurtarma kazıları kapsamında Theodosius Limanı'nda gün ışığına çıkartılan ve replikası tamamlanan "Yenikapı 12" batığı tanıtıldı.

Yenikapı 12'nin tanıtımına İstanbul Üniversitesi Yenikapı Batıkları Projesi Başkanı Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, Yenikapı Kurtarma Kazıları Başkanı ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Zeynep Kızıltan, RMK Marine Tersanesi Yat Bölümü Müdürü Özgür Numan, İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Murat, İstanbul Üniversitesi öğrencileri ve tersane işcileri katıldı.

Prof. Dr. Kocabaş, Yenikapı 12 batığının Yenikapı kurtarma kazılarında bulunan 37 batık gemiden biri olduğunu hatırlattı. Yenikapı 12'nin taşıdığı yükle gün ışığına çıkarıldığını dile getiren Kocabaş, şu bilgileri verdi:

"İlk incelemelerini yaptığımız, doktorasını üstlendiğimiz batıklarımızdan olması açısından da özel. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin daveti ve destekleriyle bu çalışmanın içine bulunduk. Bu doktora tezi bittikten sonra bir Avrupa Birliği projesinde bu çalışmamıza fon bulduk ve batığın tekrar tıpkısını yaparak canlandırmaya karar verdik. 'O dönemin gemiciliği ve denizciliği nasıldı?' bunu daha iyi anlayabilmek için bu çalışmayı sürdürdük. Avrupa Birliği çalışması olan LİMEN 'Ege'den Karadeniz'e Kültürel Limanlar' başlıklı projede sağladığımız bu fonla çalışmalara başladık. RMK Marine tersanesinde bu geminin inşaası gerçekleşti. Bugün de denize indiyoruz."

Kocabaş, ilk seyirden sonra geminin İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileneceğini, 2018'de Marsilya'da düzenlenecek 15. Uluslararası Gemi ve Tekne Arkeolojisi Sempozyumu kapsamında ikinci yolcuğunu yapacağını söyledi.

Tanıtım etkinliğinde katılımcılar gemi ile seyre çıktı.

http://www.denizhaber.com.tr/replikasi-tamamlanan-yenikapi-12-suya-indirildi-haber-76853.htm Mesajı Paylaş

putty

Daha büyük görünüyordu sandal kadarmış gemi bile dememek gerek Mesajı Paylaş

Atılgan

Canlı balık bakteri temizleme gemisi

Trabzon'un Sürmene ilçesi Çamburnu Tersanesi'nde Türkiye'de ilk kez canlı balık bakteri temizleme gemisi inşa ediliyor.

Ergin Gemi Sanayi tarafından yapılan gemilerle ilgili bilgi veren İdari Amiri Rüstem Ergün, yılda yaklaşık 700 ton çeliği işleyerek tekneye dönüştürdüklerini söyledi. Deniz üzerinde yüzen her türlü aracı yapabildiklerini belirten Ergün, 2000 yılında bugüne kadar 75 adet yüzen araç yaparak sahiplerine teslim ettiklerini söyledi. Yaklaşık 30 yıldır baba mesleğini sürdürdüğünü belirten Ergün, imal ettikleri gemi ve tekneleri yurt içinde sattıklarını belirterek "30 yıldır gemi inşaatında çalışıyorum. Burası yaklaşık 45 yıldır hizmet veriyor. Bu meslek bize babamdan kaldı. Endüstri Meslek Lisesini bitirdikten sonra burada usta olarak çalışmaya başladım. O günden beride işimi sürdürüyorum. 2000 yılından bugüne kadar burada boyları farklı olan 75 tüne yüzen araç imal ettik. Bu yüzen araçlardan bazıları Römorkör, hizmet gemisi, balık tutma ve taşıma teknesi, turizm hizmeti veren yolcu taşıma amaçlı tekneleri, yüzer restoran olarak hizmet veren tekneler, yük taşıma gemisi gibi 75 adet gemi ve tekne yaptık. Bunları genelde Türkiye'deki müşterilerimize yapıyoruz. Bunlardan bazıları da satın alınan firmalar tarafından yurt dışına satılıyor. Son olarak 2015 yılında ürettiğimiz 20 metre boyundaki hizmet gemisini İsrail'e sattık" dedi.

Norveç'e canlı balık bakteri temizleme gemisi yapıyor

Daha önce inşa ettikleri canlı balık bakteri temizleme gemisinin ikincisini yaptıklarını kaydeden Ergün, "Canlı balık bakteri temizleme gemisi, 35 metre boyunda 11 metre genişliğinde olacak. Gemiyi yaptıran Türk firma ancak o da büyük bir ihtimalle bu gemiyi Norveç'e satacak. Bir yılda bitirilmesi planlanıyor. Gemi amacına uygun olabilmesi için yaklaşık 3 milyon Euro harcanması gerekir" diye konuştu.Tersanede inşa ettikleri 47.5 metre uzunluğundaki yüzen restoran gemisine çok sayıda ülkeden satın almak için talep geldiğini ifade eden Ergün, "Bir firmaya yaptığımız yüzen restoran gemisi turizm amaçlı İstanbul boğazında çalışacaktı. Ancak işlerin istenilen durumda olmaması yüzünden gemi satılma durumuna düştü. Gemiye aralarında, İtalya, Fransa, Yunanistan, Almanya, Libya, İsrail, gibi ülkelerden satın almak için talep geldi. Gemiyi bugünlerde bunlardan birine satabiliriz. Gemi yüzen restoran amaçlı yapılmış. Fakat haftalık tur teknesine de döndürülebilir. Yapılma süresi 1 yılı buldu. Gemiye şu ana kadar 1 milyon Euro harcandı. Amacına uygun yapılabilmesi için en az 2 milyon Euro daha harcanması gerekir. Yılda ortalama 4 tekne yapabiliyoruz. Yıllık çelik işleme kapasitemiz ise 600-700 ton civarında" şeklinde konuştu.

http://www.virahaber.com/canli-balik-bakteri-temizleme-gemisi-45255h.htm Mesajı Paylaş

Atılgan

Hidrodinamik Tersanesi'nde 3. kuşak dümene geçti

Hidrodinamik Tersanesi'nde dümene üçüncü kuşak geçti. Hidrodinamik Tersanesi Genel Müdürü Cengiz Kasap, 'Merkeze yine çalışanlarımızı alarak, pazar çeşitlendirmesi yapıp yeni müşterilerle birlikte sektörün en güçlü tersanelerinden biri olacağız" dedi.
Türkiye'de, aynı anda 20 geminin tamir ve bakımını yapabilecek bir kapasiteye sahip olan Hidrodinamik Tersanesi'nde, dümenin başına üçüncü kuşak geçti ve rota yeniden belirlendi.  Hidrodinamik Tersanesi Genel Müdürü Cengiz Kasap, Tuzla Holiday Inn Otel'de gerçekleştirilen ve üçüncü kuşağın temsilcisi Emre Ordu'nun da hazır bulunduğu 2017 Vizyon Toplantısı'nda, firmanın yeni rotasını çalışanlarıyla paylaştı.

Tüm çalışanların katıldığı vizyon toplantısında konuşma yapan Cengiz Kasap, sürekli ileriye yol almayı hedefleyen Hidrodinamik Tersanesi'nin yeni dönemde; merkezine yine çalışanlarını alarak, kurumsallaşma sürecini tamamlayacağını ve pazar çeşitlendirmesi yaparak müşteri portföyünü artıracağını söyledi.

"Birlikte çalışıp birlikte kazanacağız"

 Cengiz Kasap şöyle konuştu: "Bir aile şirketi olan Hidrodinamik Tersanesi'nde çalışan her birey, ailenin çok kıymetli bir üyesidir. 1975 yılından beri, gemi yapımı ve onarımı alanında tam hizmet veren bir tersaneyiz. Drycargo, konteyner gemileri, tanker,  nehir gemileri, römorkörler, yolcu gemileri vb. olmak üzere her tür geminin bakımı ve onarımı için hizmet verdik. Bu hizmeti, kaynakçıdan onarım ekibine, pazarlamadan satış ekibine, idari personelden yönetim ekibine kadar tüm insan kaynağımızla birlikte başardık. Yılda ortalama 150 gemi, toplamda 700.000 DWT tamir ediyoruz. 1986'dan beri 3.200'den fazla gemi onarıldı. Bunları hep birlikte biz başardık. Rekabetin sürekli arttığı denizcilik dünyasına çok sağlam bir demir attık. Rüzgârı arkamıza aldık ve en değerli yapı taşlarımızdan olan insan kaynağımızla hep daha ileri yol alıyoruz. Bundan sonra, daha koordine bir şekilde işleyişimize devam edeceğiz ve Hidrodinamik Tersanesi'ni el ele zirveye taşıyacağız. Yeni organizasyon yapımızla çağın gerekliliklerine uyum sağlayan kurumsal bir yapıya dönüşürken bizi büyük bir aile gibi bir arada tutan ve bize güç katan samimiyetimizi kaybetmeyi asla istemiyoruz. Şirketimizin başarısı yükseldikçe hepimiz kazanacağız ve kârımızın belirlenen bir oranını çalışanlarımızla paylaşacağız."

"Performansı teşvik eden bir kültür oluşturacağız"

Yeni organizasyon yapısının işleyişi ve beklentileri hakkında detaylı bir bilgilendirme yaparak çalışanların sorularını yanıtlayan Cengiz Kasap, "Hidrodinamik Tersanesi dünya çapında birçok ülke ile iş anlaşmaları yaparak 42 yıldır faaliyet gösteriyor. Kendi alanında başarılı ve itibar sahibi bir şirketin çalışanları olarak Türkiye pazarında yapabileceğimiz çok önemli çalışmalar bulunuyor. Geçtiğimiz sene elde ettiğimiz başarıyı devam ettirebilmek adına Hidrodinamik Tersanesi olarak oluşturduğumuz yeni organizasyon ile çalışanlarımızın daha huzurlu, güvenli ve mutlak iletişim içerisinde olacağına, bağlı bulundukları departman ve müdürlerle de görevlerini eksiksiz yerine getireceklerine inancımız tamdır. Bugüne gelmemizde büyük katkısı ve emeği olan tüm çalışanlarımız ile bugünden sonra da daha büyük bir inançla, daha büyük işler başaracağımıza eminiz. Hedefimiz performansı teşvik eden bir kültür oluşturmak. Verimlilik, birey bazında motivasyondan doğan ve şirketin bütün kollarına yayılarak performansı teşvik eden kültürün temeli olacaktır. Geçtiğimiz sene elde ettiğimiz bu sonuçların enerjisi ile ulusal ve uluslararası alanda müşteri ve çalışan odaklı politikamızı genişleterek yeni projelerle 2018 yılında sonuçlarımızı daha üst seviyelere çıkaracağız. İnanıyorum ki tersanemiz gelişip çağın ihtiyaçlarına uyum sağlayan kurumsal bir yapıya kavuştukça, ürettiğimiz hizmetin kalitesi ve başarımız artacak, bu başarının ortakları olan organizasyon şemasının en üstündeki kişiden en altındaki kişiye kadar tersanemizin tüm çalışanlarına ortak bir fayda sağlayacaktır. Önceliğimiz her zaman olduğu gibi bu yıl da çalışanlarımız olacak. Çalışanlarımızın adil şartlarda huzurla ve güvenle işlerini tamamladığı bir ortam başarıyı da beraberinde getirerek verimliliği artıracaktır." ifadelerini kullandı.

"Pazarımız çeşitlendirip sektördeki gücümüzü arttıracağız"

Cengiz Kasap, Hidrodinamik Tersanesi'nin hedeflerini şöyle anlattı: "Türkiye'ye ait gemi inşası ve bakımının yanı sıra yurtdışındaki birçok şirkete ait gemilerin bakımını üstlenen firmamız, yüksek kapasiteli imkânlarıyla,  mavi sularda yol alan gemilerin ilk tercihlerinden biri. Akdeniz ve Karadeniz bölgesindeki her tip gemi için 7 gün 24 saat tamir hizmeti veren,  çalışma kapasitesi yüksek bir tersaneyiz. Son 10 yıl içerisinde 1500'den fazla geminin bakımını üstlendik ve 10 adet yeni gemi inşa ettik. Bugün her türlü yeni gemi inşasında ve tamirinde armatörler tarafından öncelikle tercih edilen tersaneler arasında yer alıyoruz. Yurtdışında birçok ülkeden müşterimiz bulunuyor. Yeni dönemde de Kuzey Avrupa, Baltık Ülkeleri ve Rusya'dan yeni müşterilerle başarı listemizi genişletmeyi hedefliyoruz. Planımız, pazar çeşitlendirmesi ile yurtdışı pazarında müşterilerimizi arttırarak sektördeki varlığımızı daha da güçlendirmek."

http://www.denizhaber.com.tr/hidrodinamik-tersanesinde-3-kusak-dumene-gecti-haber-76910.htm Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter