JSF F-35 Lightning II

Başlatan mhm, Eki 01, 2015, 10:22 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

mhm

- Hafif pilotlar için fırlatma koltuğu sorubuyla ilgili olarak: Sorunun nedenleri araştırılmaya devam ediyor. Ancak şu sıralar basında yer alan haberlere göre sorun kask sisteminden kaynaklanıyor olabilirmiş. GEN III kaskın ağırlığı zayıf pilotların boyunlarına aşırı yük bindirebilirmiş. Özellikle bu sorunun, bir önceki ve oldukça hafif olan GEN II kaskta yaşanmadığı belirtiliyor.

 Fırlatma sorunu koltuğunun detayları da ortaya çıkıyor. Yapılan testlerde 103 pound(47 kg) ve 136 pound(61 kg)'luk mankenlerin 160 knot hızda fırlatılmaları sırasında sorun tespit edilmiş. Paraşütün açılması sırasında yaşanan şokun pilotun kafasını yanlış yöne döndürebileceği belirtilmiş. Ancak hafif pilotları uçuştan çeken yetkili 27 Ağustosta yaşanan sorunların kasktan olmadığını belirtmiş. Bu duruma çare olarak şu an da üç farklı çözüm üzerinde çalışıldığına değinilmiş. Bu çözümlerden biri hafif pilotlar için bir düğmeyle çalışan 'fırlatma modu' seçimi, bir diğer çözüm pilotun boynunu ve kafasını koruyacak bir koltuk temelli çözüm ve üçüncü çözümde kaskın ağırığını hafifletmek. Eğer bu üç seçim uygulamaya giderse sorunun 2017 yazına kadar çözülmesi planlanmış.
http://www.defensenews.com/story/breaking-news/2015/10/14/f-35s-heavier-helmet-complicates-ejection-risks/73922710/ Mesajı Paylaş

süper çavuş

Formula 1 deki boyun koruma önlemi uyarlanabilir kanımca ,,
ama pilotun kafasını çevirmesine engel olmayacak şekilde  ..    Mesajı Paylaş

mhm

ALIS, F-35 ve Yapı İlişkisi

Savaş uçaklarını desteklemek hayati bir konudur. Bu konunun hayatiliği giderek artmaktadır. İnsanoğlunun tarihi boyunca üretilen her makina aslında desteklenmeye ihtiyaç duymuştur, duymaktadır. Hatta insanoğlu olarak bizim bile desteklenmeye ihtiyacımız vardır. Uçaklarda bakım yapmak, donatılmak, görev planlamak vb. şekillerde ortaya çıkan bu desteklenme ihtiyacı insanoğlunda banyo yapmak, yemek yemek, giyinmek gibi şekillerle ortaya çıkar. Bu açıdan değerlendirildiğinde etrafımızda ki yapıları desteklenmek amacımıza uygun olarak şekillendirdiğimiz görülebilir.
 
 Bu şekillendirme kabiliyetimiz kendisini uçakların desteklenmesi konusunda da göstermiştir. Uçakları desteklemek adına ortaya koyduğumuz farklı uygulamalar, araç ve gereçler bu işi ne kadar ciddiye aldığımızı göstermiştir aslında. Bu ciddiyetimiz günümüzde de yeni uygulamalar, araç ve gereçler olarak ortaya koymaya devam etmektedir. İşte ALIS isimli yöntemler bütünü ise uçak desteklemek konusunda günümüzün ve geleceğin neler vaat edeceğini göz önüne seren bir önemli bir sistemdir.
 
 F-35 günümüzün en çok fark yaratması beklenen savaş uçağıdır. Bu beklenti sadece uçağın özelliklerinden değil, uçağın etrafından yani desteklenmesinden de gelmektedir. Uçağı tam anlamıyla kullanabilmek için pilot dışında yerde ki birçok kişiye de iş düşmektedir. Bu iş dağılımının en uygun şekilde yapılması doğrudan uçağın harp kabiliyetini etkileyecektir. O nedenle etkin kullanımı arttırmak için yerde ki görevlilerin işlerini olabildiğince iyi ve kontrol kaybı yaşamadan yapması oldukça önemlidir.
 
 Yapılar insanlığın yarattığı gelişmişliğin anlatılmasında her zaman çok iyi birer araç olmuşlardır. Harp tarihi açısından da yapılaşmanın büyük önemi vardır. Bu yapılaşmanın şekli yapı sahiplerinin harp kabiliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Yapının işlevselliği o açıdan son derece önemlidir. Yapı kelimesini desteklemek kelimesi ile birleştirmek ise aslında bir anlamda günümüzde yapının varlık nedenidir.

 İşte bu yazının amaçladığı konu ise uçak destelemenin, yapılaşmanın işleyişini F-35 üzerinden sorgulamaktadır. Gelecekte kullanıma girmesi beklenen uçakların yaratacağı gereksinimlerin neler olacağı bu yazının ilgilendiği bir başka alandır. Bu bağlamda anlaşılmak için birçok örneğe başvurulacaktır. Özellikle ilk paragrafta verdiğimiz insan örneği bu yazının devamında da konunu n anlaşılmasında bizim için iyi bir örnek olacaktır.

1. ALIS Nedir?

 ALIS(Autonomic Logistics Information System) Türkçe'si Otonom Lojistik Bilgi Sistemi olan bir sistemdir. Amacı F-35'i ömrü boyunca faal tutmaktır. Tam olarak F-35'in yerde ki bütün faaliyetlerinin sorumlusudur. Faaliyet alanı görev planlamaktan uçağın bakımlarına kadar geniş bir alanı kapsar. Basit şekilde açıklamak gerekirse uçağın ihtiyacını kendi kendine anlatması denebilir. Uçak, var olan uçak içi elektronik, hidrolik, mekanik sistemlerin durumlarını, görev planlaması sırasında duyulan ihtiyaçları kayıt altına alır ve gerekli personele iletir. Böylece çok daha hızlı bir destek sağlanabilecektir. Daha hızlı olmak demek destek için daha az para harcanacağı, uçak daha kısa sürede uçuşa hazır olacağı, teknik personelin işini çok daha kolay bir şekilde görebileceği demektir.

 ALIS uçak destek faaliyetlerini büyük oranda kontrolü altında tutmaktadır. En önemli özelliklerinden biride elde edilen bilgilerin ortak bir ağa aktarılabilecek olmasıdır. Bu sayede özellikle lojistik otomasyonu sağlabilmekte böylece ortaya yüksek verimli destek faaliyetleri ortaya çıkabilmektedir.
 
 ALIS sağladığı bir diğer avantajda uçağın harbe hazır tutulmasındadır. Uçak bakım ve donatım faaliyetlerinin kısalması ile çok daha uzun süreler harbe hazır şekilde beklebilecektir. Böylece çok daha fazla uçak operasyona katılabilecektir. Böylece ve böylece hava üstünlüğü daha kesin ve kontrollü bir şekilde sağlanabilecektir.
 
 Görev planlaması sırasında da ALIS'e görev düşmektedir. Günümüz uçaklarında data kartuşunun yaptığı görevi F-35'te ALIS yapacaktır. Bu anlamda görevlerin ortak planlanması konusunda pilotlara ve planlayıcı subaylara ciddi kolaylıklar getirmektedir. Bu sayede görevler çok hızlı ve çok daha kapsamlı bir şekilde planlanabilecektir.
 
 ALIS'in en önemli sihirlerinden biri aslında şu an ki 4. nesil uçaklar için ayrı olan, bakım, yedek parça, görev planlama gibi faaliyetleri tek bir çatı altında toplamasıdır. Bu faaliyetleri gerçekleştirmek için örneğin bir filonun kullanacağı, uçaklarla ilgili verilerin toplanacağı bir ortak bilgisayar ve server sistemi, filoların sistemleri bir araya getiren ülke bazında ortak bir bilgisayar ve server sistemi ve dünya bazında uçaklarla ilgili bilgilerin haberleşebileceği bir bilgisayar sistemi kullanılacaktır(1). Bu sayede dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir F-35'te meydana gelecek arıza çok kısa süre içerisinde gerekli birimlere aktarılabilecek ve eğer gerekiyorsa gerekli yedek parça tedarik edilebilecektir.

 Ancak ALIS sisteminin bu birçok vaadinin çok güzel olmasının yanında bu sistemde çıkabilecek ufak bir sorunun bile bütün sistemi etkileyebilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Durum böyle olduğu için ALIS aslında F-35 oranla daha az hata yapmaya mahkumdur. Durumun böyle olması bir kuvvet için F-35'i idare etmenin en zor yanının ALIS'i idare etmek olabileceği anlamına gelmektedir. Yani ALIS, F-35 en büyük zorluklardan biridir. Ancak böyle zorlu bir sistemi düzgün şekilde idare edebilmenin sonuçları da o çekilen zorluklara değecek şekilde olacaktır.

 Ancak ALIS ve dolayısıyla F-35 için önemli olan bir başka konuda yapılardır. Bir uçak ömrü boyunca faal kalabilmek bazı yapılar altında bazı uygulamalara tabii tutulacaktır. Bu uygulamaların en kısa ve en etkili şekilde  icrasında o uygulamanın uygulanacağı yapının büyük bir önemi vardır.

2. Yapı ve ALIS

 İnsanlar olarak evlerimizin şekli belli istekler doğrutusundadır. Bu istekler evin kullanılabilirliği ile ilgilidir. Aslında evlerimizde yarattığımız ortam uçaklar ile oldukça yakından ilgilidir. Evlerimiz aslında insanın desteklenmesi üzerinden şekillenmektedir. Mutfağın şekli, büyüklüğü, odaların şekli, büyüklüğü bunların hepsi aslında bizim hayatımızı daha kolay idame etmemizi, bir başka deyişle hayatımızın daha iyi desteklenmesini amaçlar. İşte uçaklarla olan bağlantıda tam buradadır. Evlerimizde yaptığımız faaliyetleri uçaklarımız içinde gerçekleştiriyoruz. Ancak burada fark yaratan bir nokta var ki o da uçaklarla ilgili olan konuda zevk, güzellik gibi kavramlar yer alamamasıdır.
 
 Yapılarımızı inşa ederken belli özellikleri dikkate alıyor ve inşaatı bunun üzerinden şekillendiriyoruz. Mesela kullanıcı, bir ev inşaatında geniş bir salon istiyorsa evin tasarımı ve mühendisliği bu salon üzerinden şekilleniyor. Havacılıkta da durum tam olarak böyle. İstenen özellikler etrafında uçaklar ve yapılar şekilleniyor. ALIS'in işin içine girdiği kısımda tam olarak burası. Yani yeni bir yapının inşası veya mevcut yapının modernizasyonunda liderlik edecek özellik olmak.
 
 Günümüz askeri yapıları özellikle havacılık özelinden konuşulduğu zaman belli başlı özellikleri taşımak zorundalar. Ancak bu belli başlı özellikler sabit kalmıyor ve değişime uğruyorlar. Özelliklerde ki bu değişimler birbirlerini farklı nesiller olarak takip ediyor. Yani uçaklar için kullanılan nesil kavramı aynı şekliyle yapılarda da kendini gösteriyor. ALIS'te burada yapılar için yeni nesilin kapısını açan özellik olarak karşımıza çıkıyor.
 
 ALIS'in yapıları nasıl değişime zorlayacağı bilindiği gibi bu yazının ilgilendiği başka bir alan. İlk olarak şunun farkına varılmalıdır ki günümüzün halen insan eli ve mekanik temelli destek faaliyetleri yerini robotize ve elektronik faaliyetlere bırakmaktadır. Bu durum ortaya özellikle geçiş döneminde şöyle bir dezavantaj çıkarabilir: Eğer kuvvetler envanterlerinde eski ve yeni nesil uçakları aynı anda tutmak isterse bu durum iki farklı nesil destek ve yapı şeklinin bir biri ile çatışması anlamına gelecektir. Bu çatışma en büyük etkisini maliyetlerde gösterecektir. Her iki nesli de destekleyebilmek mevcut kabiliyetleri ikiye katlamaktan çok daha fazla bir mali yük getirecektir. İyi bir hava kuvvetinin üslerinin tümünün envanterdeki bütün  uçaklara destek verebilecek olması tabloyu dahada kötüleştirmektedir.
 
 Türk Hava Kuvvetleri'ni örnek alırsak uçağın desteklenmesi kısmı için elimizde somut bir örnek olabilir. Bilindiği gibi Türk Hava Kuvvetleri(THvK) halen envanterinde F-4 ve F-16  gibi alt nesil savaş uçaklarını envanterinde  tutmaktadır. THvK'nin gelecek planlamasında F-35'lerin envantere girmesiyle bir önceki paragrafta aktarılan destek faaliyetlerinde ki nesil çatışması nedenli maliyet artışı görülebilir ancak bu durum kesin bu şekilde sonuçlanacak anlamına gelmez. Gerekli değişikler yapılırsa iki farklı nesil uçağı desteklemenin maliyetleri en düşük düzeye indirilebilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Burada ki değişiklerin çok büyük bir kısmı yapı temelli değişiklikler olacaktır.
 
 THvK için üslerde zaten F-35'e uygun yapılaşmaya gidilecektir. Burada üzerinde durulması gereken F-16'ların destek faaliyetlerinin F-35'inkine ne kadar benzeyebileceğidir ve hem F-35 hem de F-16 için destek faaliyetlerinin ne kadar ileri gidebileceğidir.
 
 F-16 için şu anda ki mevcut destek faaliyetleri kısmi elektronik destekle devam etmektedir. Özellikle bu elektronik destek kendisini görev planlama kısmında hisstetirmektedir. O açıdan bakıldığında bu kısmın ALIS'leşmesinde çok sıkıntı yaşanılmayacağı tahmin edilmektedir. Bu durumda ALIS'leşen yapılarda da değişim kolay olacaktır. Ancak iş bakım-onarım, donatım faaliyetlerine geldiği zaman üzerinde ciddi şekilde çalışılması gereken bir durumla karşı karşıya olunduğu anlaşılabilir. Burada insan gücü ve mekanik temelli faaliyetler yerlerini otonom, robotik ve elektronik faaliyetlere bırakmalıdır. Bunun gerçekleşmesi için üzerinde durulması gereken yapıların inşasında ki isterlerdir. Bu isterlerde ki değişiklikler ile mevcut destek faaliyetleri daha ileriye taşınabilir. Örneğin ALIS uçakları mümkün olduğunca tek bir yerde bakım görmeye itmektedir. Bu durumda uçakların HAS(Hardened Aircraft Shelter)'leri uçakların bakımlarını yapabilecek teknik donanıma, araç ve gerece sahip olmadır. F-16'nın bakım faaliyetlerinin ise ALIS'in yönlendirildiği gibi tek bir noktada gerçekleşebilir olması bakım-onarım faaliyetlerinde meydana gelebilecek dallanmanın önüne geçecek ve başta zaman ve maliyet olmak üzere birçok alanda kazanıma yol açacaktır.
 
 ALIS'i ve diğer alt nesil uçakların destek faaliyetlerini daha ileri götürmekte yine yapısal farkındalıkla mümkün olacaktır. Yapıların isterlerini bu anlamda değiştirmek çok daha anlam kazanacaktır.  Örneğin mühimmat yükleme işlemini tamamen otonom hale getirmek burada geleceğe dönük önemli bir kabiliyet olabilir. İnsanın sadece gözlemci olarak kalacağı bir otonom mühimmat yükleme sistemi ile hızlı, maliyetli, düşük arıza riskli destek faaliyeti ortaya konulabilir. Otonom mühimmat yükleme sistemi yapısal olarakta birçok değişiklik getirecektir. Böyle bir değişiklik için yürütülecek modernizasyon faaliyetleri iyi planlanmalı ve sürdürülebilir olmasına dikkat edilmelidir.

3. THvK için gelecek, ALIS ve F-35

 THvK'lerinin gelecek planlarında ALIS ne kadar yer tutacağı oldukça önemlidir. Burada THvK için ihtimalleri ortaya çıkartan neden T/F-X projesidir. Bu anlamda THvK için iki temel seçenek vardır. Bunlardan ilki T/F-X projesi için ortaya konacak destek faaliyetlerini ALIS'e benzetmektedir. İkinci seçenek ise T/F-X için tamamiyle kendine özgü yeni bir sistem ortaya koymaktır. Aslında hem kendine özgü hem de ALIS'e benzeyen bir yapı ortaya koymak mümkündür. Ancak belirtilmelidir ki seçeneklerde ki ALIS'e benzemek sözü sadece işlevsel değil yazılımsal olarakta benzerliği anlatmaktadır. ALIS'in kişiselleştirme ve sistem üzerinde ki kontrol kabiliyeti bu konuda karar vermede etkili olacaktır. Aslında bu iki şeçenekten hangisinin seçileceğine en net cevap büyük ihtimalle F-35'in tam anlamıyla envantere dahil olunmasıyla verilecektir. Ancak şu an ki beklenti T/F-X'in ve bununla beraber diğer eğitim, destek, kargo uçaklarının destek faaliyetlerinin ALIS'e benzer hale getirilmesidir.
 
 Yapısal olarakta yaşanacak değişikliklerin ALIS üzerinden şekillendirilmesi anlaşılabilirdir. Üslerin yapılarında ki isterlerde ki değişimlerin neden yaşandığı dikkate alınırsa sonuç elbette ki THvK için olumlu olacaktır. Bu olumlu gelişmelerden maliyetlerden bir operasyonun sürdürülebilirliğine kadar geniş bir alanda yaralanılabilir. Hatta THvK'den başlayarak diğer kuvvetlere de örnek olabilecek bir destek sistemi ortaya konulabilir. Evet, mevcut sistemi ALIS'le değiştirmek maliyetli olacaktır. Ancak bu maliyet ALIS veya benzeri bir sistem olmadan gerçekleşecek destek faaliyetlerinin maliyetinden her zaman daha az olacaktır.
 
 Gelecek için yapılması gerekenler aslında basittir. ALIS ve F-35 tam olarak anlaşılmalıdır. ALIS'in uçakları nereye ittiği özellikle dikkat edilmesi gereken kısımdır. Daha büyük ölçekte bakıldığı zaman ALIS dışında ki diğer teknolojik gelişmelerin de uçakları ve destek faaliyetlerini nereye götürüldüğüne dikkat edilmelidir. Ortaya çıkacak sonuçların üslerin yapısından filoların dağılımına kadar geniş bir alanda etkili olacağı göz önüne alınmalı, gerekli değişikliklerin boyutlarından korkulmamalıdır. Ancak burada aslında bir zaman kısıtının da olduğuna dikkat edilmelidir. Mümkün olduğunca çabuk gerçekleşecek ALIS ve F-35 kavrama hava harbının birçok alanında olumlu sonuçlarla bitebilecektir. THvK'leri eğer ALIS gibi sistemleri değişen görevler, yapılar ve sürdürülebilirlik ile etüt ederse bölgesinde ki ve dünyada ki lider hava kuvvetlerinden biri olma özelliğini devam ettirecektir.
 
Saygı ve sevgilerimle.

----------------------------------

1- ALIS ile ilgili kullanılacak bilgisayar ve "server" sisteminin ayrıntılı halini şu adreste bulabilirsiniz: http://aviationweek.com/awin/f-35-s-ambitious-new-fleet-management-system Mesajı Paylaş

phantom80

İlk mesajım f-35 gibi sevemediğim bi uçağın başlığına nasipmiş..ismini ağzıma almak istemediğim bi hastalığın uzun ve yorucu tedivisi çok şükür bitince kıymetli bi büyüğüm bana bi bakıma iyileşme hediyesi olarak 1. AJÜ'ne misafir olmam için aracı oldu..Çok güzel bi gün geçirdim orada..F-4eT'lerin son demleri,f-35ler bekleniyor artık.Hatta bakımcı personel yanlış hatırlamadıysam f-35 dökümanlarına çalışmaya başlamışlar..Ama burada hep tartışılan tek motor çift motor tartışması bariz hissediliyor orada..Bakımcı astsubaylardan bir tanesi geçen günlerde tek motorla inişe gelen bi phantom mürettebatının ya tek motorlu olaydı bu uçak ne olurdu diye arıza formunu imzaladıklarını söyledi.Aviyonik açısından simülatörde uçan pilotlar memnunmuş ama bu tek motor işi ve biraz komplike yapısı hem pilotları hem de yer personelini düşündürüyor gibime geldi amatör bi havalık meraklısı olarak bana.. Mesajı Paylaş

putty

#34
Eki 17, 2015, 07:39 ÖS Last Edit: Eki 17, 2015, 07:42 ÖS by putty
Motor bozulunca atlar pilotlar ne olacak başka. Dağa çarpsa havada çarpışsa yüksek G den bayılsa kaza olsa zaten tek motorun kabahati yok. Motor bozulunca pilotlara bir şey olur mu olmaması gerek. Uçmuyor ise motor durduysa atlarsın başka ne yapacak yada olacak. Motor durdu çalışmıyor ama ben indiricem illa derken bir şey olursa da oda fazla zorlama bir risk. Sana verilen makine çalışmıyorsa atlarsın bu kadar basit.  Atlamanın da riskleri var tabi ama yok sayacaksın. Bu yüzden tek motor çift motordan daha ölümcül değildir mantıken. Mesajı Paylaş

mhm

#35
Eki 17, 2015, 08:01 ÖS Last Edit: Eki 17, 2015, 08:03 ÖS by mhm
Sn. phantom80,

 Tek motorlu uçakların tek motorlu olması motorun olası sorunu olduğu zaman düşeceği anlamına gelmez. F-16'dan örnek verelim: F-16 aslında motoru durduğunda hız dengesi sağlanırsa rahatlıkla geri dönmeyi başarabilir. F-16 gövde ve kanat yapısı uçağın kısmi planör kullanıma izin vermektedir. Ancak bu özellike F-4'de yoktur. F-4 eğer tüm itici gücü kaybederse o zaman büyük sorun oluşacaktır. F-35'de tıpkı F-16'da olduğu gibi benzer şekilde(motorsuz) bir kabiliyete sahip olacaktır. THvK'nin F-16 tarihinde böyle bir olay sadece 1 kere yaşanmıştır. 7-8 yıl önce yaşanan motor arzasına mütakiben motor durmuş ve tekrar çalıştırma tepkilerine cevap vermemiştir. Ancak pilotumuz aldığı eğitimin sonucu olarak uçağı başarılı bir şekilde üssüne döndürmeyi başarmıştır. Bunun dışında diğer F-16 kullanıcılarının da böyle sorunları olmuştur. Aşağıda linkini paylaşacağım video motorsuz bir F-16'nın inişine ait VTR kayıtıdır. Yani tek motorlu uçaklar aslında gerekli şekilde tasarlanırsa motorsuz bile güvenli bir şekilde inişi başarabilir. Tekrar belirtmek gerekirse bu özelliğin iki motorlu savaş uçaklarında pek olmaması aslında iki motorlu uçağın hayatta kalma olasığının yüksek bulan kişi için sonucun yanlış olabileceğini gösteren bir hadisedir.

İniş videosu: https://www.youtube.com/watch?v=A0DdpC7GV3A

 Saygı ve sevgilerimle.
  Mesajı Paylaş

phantom80

Sn mhm ve putty..Ben sadece bi amatörüm :) Gördüğüm ve hissettiğim şeylerden bahsettim. :) F-4eT simülatör kısmını ziyaret ettiğimde simülatörcü astsubayımızın anlattıklarına istinaden kullanımının çok kolay olduğunu da söylemeliyim.Pilotlarımız çok sevmişler f-35'i..Peyderpey de gelecek artık ve kuvvet ufaktan ufaktan altyapısını hazırlıyor bu tombul kuşun..Merakla bekliyorum şahsım adına.. Mesajı Paylaş

ayibarishi

Üyelerimizden sayın Hakan Kılıç'ın bu gün kokpit.aero'da yayınladığı makalenin linki:
http://kokpit.aero/hakan-kilic-sukhoi-su-30sm
Başlık ise manidar: Sınırımızı ihlal eden Su-30SM'ler!

Birçok hususta kendisine katılmıyorum ama birçok hususta da önemle takip edilmesi gereken bir makale olduğuna inanıyorum. Özellikle şu hususlarda görüşlerimi beyan etmek isterim:

1. Sayın mhm hocamın makalelerinden anladığım kadarı ile, ABD F-35 ile yalnızca bir tayyare yapmıyor. Harbi harbi hava muharebelerinin kimyasını değiştirecek bir sistem üretiyor. Dolayısı ile bu sistem üretimi süreci başarıya ulaştığında, klasik anlamdaki hava üstünlüğü anlayışımız, hava harbi anlayışımız, uçaklara ve geçmiş nesillere bakış açımız köklü bir şekilde değişecek. Bu nedenle projenin içinde olmak ve F-35 tayyaresine sahip olma hedefini sürdürmek anlamlı.

2. Bununla birlikte ister inovasyon seviyesinin bir anda sindirilemeyecek kadar yüksek olmasından diyelim, istersek uçağın farklı olması ve kinematik yeteneklerinin görece düşüklüğünden, projeye karşı çok çok yüksek seviyede soru işaretleri de mevcut. Bu nedenle ABD donanmasının yeni iç siparişler ve dış siparişlerle F-18 üretim hattını açık tutmaya çalıştığını, keza F-16 ve F-15 üretim hatlarının da dış satım ve modernizasyon faaliyetleri ile açık kalması için çaba sarf edildiğini görebiliyoruz.

3. Malum olduğu üzere savaşlardaki en önemli faktörlerden biri de zamandır. F-35 projesindeki gecikmeler, düşük adette üretilen ve hattı kapatılan F-22, eldeki 4. nesil tayyarelerin yaşlanması ve çoğunun emekli edilmeye başlaması, Rus ve Çin havacılık endüstrisinin hızlı üretim kabiliyeti ve buna ihtiyaç duyan askeri modernizasyon faaliyetleri, gibi nedenlerle ABD'nin; bir süre için de olsa modern ve genç hava gücü açısından zafiyet içinde olduğu söylenebilir.

4. Ayrıca şu da önemli bir gerçektir ki: bir çok hava görevi süper modern ve pahalı bir tayyare gerektirmeyecek kadar basittir. Yani bir akıllı bombayı bir hedefe bırakmak, roket taarruzu yapmak, yakın hava desteği vermek, devriye gezmek, pilot eğitimi vermek, ve falan ve filan... Hava kuvvetlerinden icra etmesi beklenen görevlerin %90 oranı için mümkün olduğunca basit, ucuz, işletmesi de hesaplı, güvenilir bir tayyareye sahip olmak yeterlidir.

5. Bu tip tartışmaları takip ederek pazardaki fırsatları görmek, buna göre pozisyon alarak havacılık sanayimizi mümkün olduğunca geliştirmek, bizim gibi ülkeler için elzemdir. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

#38
Eki 18, 2015, 10:34 ÖÖ Last Edit: Eki 18, 2015, 10:37 ÖÖ by HARZEMŞAH
ABD gelecekte temel hava yapılanmasını F-22 ve F-35 ikilisine dayandırıyor. Bu durumda niçin hala F-15, F-16, F-18 üretim hatlarını açık tuttuğunun bir nedeni var. Şöyle ki;

-ABD, hava üstünlüğü işini F-22 tipi uçaklara havale etmiş durumda. Bu uçağı kim olursa olsun hiç kimseye vermem diyor.

- ABD, hava yer görevleri için F-35 tipi uçaklara güveniyor. Bu uçakları sadece çok güvendiğim bazı müttefiklerime veririm diyor (İngiltere, Hollanda, Kanada, Avustralya, Türkiye, İsrail, İtalya, Danimarka, Japonya, G.kore, Norveç)

- Geriye kalan müttefiklerim, F-22 ve F-35 dışında F-16, F-18, F-15 alabilirler diyor. Bu nedenle de üretim hatlarını açık tutuyor. Mesajı Paylaş

phantom80

F-35'ler geldiğinde bakım ve idamesinde zorluk yaşanacak mı sizce üstadlarım?Sonuçta 5. nesil ve karmaşık sisteme sahip bir uçak bu..Boyası bile başka bi bakım anlayışı ile idare edilebilecek bi tayyare diye biliyorum.. Mesajı Paylaş

malpsoy

Lockheed Martin Havacılık ve Uzay Araştırmaları firması Başkan Yardımcısı Steve O'Bryan, konu ile ilgili olarak Vatan Gazetesi'ne röportaj verdi.

18 Ekim 2015 Pazar

O'Bryan, toplam 100 adet F-35 uçağının Türkiye'ye teslim edilmeyi planlandığını kaydetti. O'Bryan Türkiye'nin ilk iki F-35 siparişini 2017 yılında teslim almasını beklediklerini ama bunun Türkiye'ye bağlı olduğunu söyledi. ABD'li yetkili, "Türkiye ile 250 milyon doların üzerinde bir yatırım kontratımız var. Türkiye F-35'in çok kayda değer bir bölümünü üretiyor. Bu parçalar sadece Türk uçakları için değil, aynı zamanda bütün müttefiklerimizin alacağı 3 bin 100 uçak için üretiliyor. Ve bu endüstri yıllar boyu havacılık alanında üretime devam edeceği için ekonomik getirisi yüksek olacak" diyor.
 
İlk iki uçağın 2017'de Türkiye'ye teslim edileceği doğru mu?
 
Lockheed Martin, 2016 sonunda veya 2017 başında 2 adet F-35'i Türkiye'ye teslim etmemiz mümkün olacak. Ama bu, Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar'ın da yakın bir zamanda dediği gibi, Türkiye'nin tasdikine bağlı. Toplamda ise Türkiye'ye 100 savaş uçağını teslim etmiş olacağız.
 
Uçakların fiyatlarının sürekli zamlanması ile ilgili birçok spekülasyon var piyasada?
 
Aslına bakılırsa şimdiye kadar 100 tane F-35 uçağını ürettik. Fiyatı da, başlangıcında planlanandan sürekli düşerek devam ediyor. Şu an itibariyle, bir F-35 uçağı, 6 yıl içinde planlanandan %55 daha ucuza mal olacak diye bekliyoruz. Bu fiyatı düşürmeye devam edeceğiz ve 5. Nesil F-35'ler 4. Nesil uçaklarla aynı fiyata gelebilir.
 
Örneğin, bir uçak Türkiye'ye kaça mal olacak?
 
Tahmin edilen bir F-35A normal kalkış ve iniş yapabilen uçağın 2018'deki satın alma fiyatı 85 milyon dolar olarak hesaplanmıştır. Bu, 2012 fiyatlarıyla 75 milyon dolar demek.
 
Türk pilotlar eğitimde
 
F-35'ler savunma ve saldırı sistemlerine ne gibi katkı sağlayacak?
 
Bu jetler 'stealth' denilen, gizli veya görünmez hava taşıtları olacak. Dizaynı ile birlikte bu uçakları düşman kuvvetleri göremeyecek. Düşman radarlarını atlatmaya yarayacak özeliklere sahip.
 
Farkları adına bir örnek vermeniz gerekirse?
 
Örneğin F16 jetlerinde sadece bir radar uçağın burnunda bulunur. F-35'lerde ise bin üzerinde küçük radar bulunmaktadır. Pilotların giyeceği pilot kaskında da bu radarların bazıları var.
 
Bu kasklarla ilgili birçok problem olduğu basına yansıdı. Bunlar atlatıldı mı?
 
Evet atladıldı. Kasklarla ilgili gerçekten de bazı problemler yaşadık ama ABD hükümeti de, alternatif kask üretimi yapmamıza gerekli olmadığını onayladı. Son zamanlarda yapılan değişikliklerle bu yeni kask örnekleriyle artık bir problemimiz yok.
 
Bu uçakları kullanacak pilotlara eğitiminiz başladı mı?
 
Özel simulatörleri Türkiye'ye gönderdik. Bu simulatörlerle Türkiye'deki pilotlar eğitimlerini yapıyor. Bunun dışında Türkiye'den eğitim için ABD'ye gelmiş veya gelecek pilotlar şimdilik yok.

http://www.airnewstimes.com/turkiye-f-35-savas-ucaklarini-ne-zaman-alacak-35085-haberi.html Mesajı Paylaş

mhm

- İsrail'in F-35 projesi altında tedarik edeceği F-35I modelde, Lockheed Martin tarafından yapılan iyi niyet açıklamalarına rağmen İsrail'in istediği düzeyde değişiklik yapma izni ve teknolojilere erişim zini çıkmamış.
https://www.flightglobal.com/news/articles/israels-all-inclusive-f-35i-deal-doesnt-grant-full-418333/ Mesajı Paylaş

ayibarishi

http://alert5.com/2015/10/29/usaf-wants-a-weapons-carrying-unmanned-wingman-for-f-35/

Aklın yolu bir diye boşuna dememişler. Şimdi Usaf da  F-35 için insansız bir mühimmat taşıyacak eküri bakıyor... Mesajı Paylaş

minigitav

Merhaba,

Bu insansız mühimat aracı konusu ile ilgili olarak aklıma sayın harzemşahın bir kaç yıl önceki barış kartalı/hürkuş kombinasyonu konusunda yazdıkları geldi.sayın üstat sadece taşıyıcı platform olarak hürkuşların kullanılabileceğini,çok sayıda hürkuş tarafından ateşlenecek amraamların,barış kartalı tarafından güdümlenebileceğini,bunun da çok efektif bir çözüm olabileceğini yazmıştı.

Saygılar Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

İyi hatırlıyorsunuz valla üstadım...  :)

Mantık şu idi: Muhtemel bir hava savaşında eldeki sınırlı uçakları daha verimli kullanmak. Şu anda her uçak attığı füzeyi güdümlüyor. Bir hava savaşında taşıyabildiği sınırlı füze kapasitesini kullandığında işlevsiz kalarak, mühimmat ikmali için yere inmek zorunda kalıyor. Oysa, füzeleri, güdüm kabiliyeti olmasa bile başka platformlarda taşısak (örn. Hürkuş), onlar sadece muhtemel bir çatışmada füzeleri ateşleseler, ama füzelerin güdümünü, mühimmatlarını tüketmiş F-16'lar ya da Barış Kartalı yapsa, atışı yaptıktan sonra atışı gerçekleştiren platformlar (örn. Hürkuş) hemen olay yerinden uzaklaşsa vs. vs...

Ya da; Barış Kartalı + SOJ + Amraam taşıyan Hürkuşlar bir görev grubu olarak devriye yapsalar, yakıtı azalan Hürkuş'un yerini yenileri alsa, muhtemel bir çatışmada SOJ, hasım füzeleri yanıltıp köreltirken, Hürkuş'ların fırlattığı AMRAAM'lar, Barış Kartal'ı tarafından hedeflerine güdümlense vs. vs...

O zamanlar mealen bunları yazmıştık... Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter