Türkiye'de Üstün Yetenekli Çocukların Eğitimi(ÜYEP)

Başlatan kimlikci, Mar 17, 2016, 12:40 ÖS

« önceki - sonraki »

kimlikci

ÜYEP



Anadolu Üniversitesi ve TÜBİTAK desteğiyle Anadolu Üniversitesi Üstün Zekâlıların Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 2007 yılında bir program olarak kurulan ÜYEP, 2014 yılında uygulama ve araştırma merkezine dönüştürülmüştür. Kapsam olarak Türkiye'deki ilk ve tek program olma özelliğini taşımaktadır.
Merkezin genel amacı zeka, üstün zeka ve yaratıcılık alanlarında bilimsel araştırmaların yürütmek, zeka ölçümleri yoluyla üstün yetenekli öğrencileri tanılamak ve öğrencilerin entelektüel potansiyellerini en üst düzeye taşımalarına yardımcı olacak farklılaştırılmış eğitim ve rehberlik hizmetleri sunmaktır. ÜYEP, öğrencilerin yeteneklerini keşfettikleri, kendilerini geliştirme olanağı buldukları eğitsel ve sosyal bir ortamdır. ÜYEP sınıflarında geleceğin bilim insanlarının tohumları atılmaktadır.  






ÜYEP, akademik, zihinsel ve yaratıcı yetenekleri farklılaştırılmış eğitim hizmetleri gerektiren ilköğretim kademesindeki üstün yetenekli öğrenciler için özel eğitim fırsatları sağlamayı amaçlayan bir eğitim ve rehberlik programıdır.

ÜYEP öğretim programının temelini üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrencilerin eğitimleri konusunda bilimsel olarak etkililiği araştırılmış müfredat modelleri oluşturmaktadır. Bu modeller şunlardır:

-Paralel Müfredat Modeli
-Maker Müfredat Farklılaştırma Modeli  
-Müfredat Daraltma Modeli
-Başarılı Zeka Kuramı davranışsal kazanımları


Adı geçen modellerin yanı sıra üstün zekalı öğrencilerin eğitiminde etkili olan yaratıcı düşünme ve analitik düşünme öğretim teknikleri ÜYEP programlarının farklılaştırılması amacıyla kullanılmaktadır. Bu tekniklerin bazıları şöyle sıralanabilir:

-Yaratıcı Problem Çözümü
-Yaratıcı Zıt Düşünme  
-Seçici Problem Çözümü
-Sosyal Bağlamda Aktif Düşünme
-DISCOVER Problem Matrisi
-Taba Kritik Düşünme Stratejileri


Program Kapsamında Verilen Dersler




İLERİ MATEMATİK



İleri Matematik programının merkezinde, öğrencilerin matematiksel kuramlar ve günlük yaşantı arasında ilişkiler kurması, konuları kavramsal olarak öğrenebilmesi ve bu anlamıyla işlemsel bilginin yanı sıra kavramsal bilgiyi edinebilmesi ve gerçek problem durumları yaratılarak bu problemlerin çözümünde edinilen deneyimin uygulama alanına aktarılması yatmaktadır. Öğrencilerin bireysel ve de gruplar halinde çalışarak çözümü rutin olmayan ve basit algoritma kullanılarak çözülemeyecek matematik problemlerinin çözümlerini gerçekleştirmeleri ve matematik teoremlerinin oluşumunu keşfetmeleri, işlenen konu ile ilgili problemler oluşturmaları sağlanmaktır. Öğrenci sınıf seviyesi konularının yanı sıra üst düzey matematik konularına yer verilmektedir. Matematiksel yaratıcılığın geliştirilmesi için çeşitli problem çözme tekniklerinden yararlanılmaktadır. Özellikle gerekçelendirme yoluyla matematiksel teoremlerin ispatları yapılmaktadır. Bu yönüyle İleri Matematik programında problem çözerken hem sonuca hem de sürece odaklanılmaktadır.

İleri Matematik programı kapsamında her dönem dört farklı ünite işlenmekte ve her ünitenin ilk saatinde bir öğretim üyesi programın içeriğini zenginleştirmek amacıyla derse eşlik etmektedir. Normal matematik müfredatında yer alan bazı matematik konuları öğrenciler tarafından derinlemesine incelenip araştırılırken, müfredat dışı konularda ayrıca ele alınıp incelenmekte ve öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri için ortamlar yaratılmaktadır. Bu anlamıyla, üstün yetenekli olarak tanılanan öğrencilerin kolaylıkla anladığı konular çok hızlı geçilmekte, onları zorlayıcı ve güçlük derecesi arttırılmış üst düzeyde matematik konuları daha detaylı olarak ele alınmaktadır. Matematiğin okullarda gösterilmeyen büyüleyici yanları ve matematik dehalarının yaşamlarından kesitler, dokümanlar ve belgeseller, projeler, yarışmalar matematik programının diğer ilginç konuları arasında yer almaktadır. Ayrıca geometri alanı ile ilgili üniteler bilgisayar laboratuvarlarında geometri programları ile işlenmektedir. Aşağıdaki teknikler İleri Matematik programında sık sık kullanılmaktadır.

•          Seçici Problem Çözme Tekniği (SPÇ)  

•          Yaratıcı Problem Çözme Tekniği (YPÇ)

•          DISCOVER Problem Matrisi






FEN BİLİMLERİ




Fen Bilimleri, fizik, kimya, biyoloji ve ekoloji gibi üst düzey ve ilginç alanları kapsamaktadır. Bilimsel araştırma yöntemleri, hipotez geliştirme, hipotez test etme, veri toplama teknikleri, analitik düşünce ve yaratıcı düşünce gelişimine fen bilimleri programında son derece önem verilmektedir. Fen bilimleri alan dersleri konusuna göre hem zenginleştirilip hem de hızlandırılmaktadır. Öğrenciler fen bilimleri alan derslerinde derinlemesine bireysel araştırmalar yaparak kendi ilgi alanlarında gelişmektedirler. Fen bilimleri, kuramsal öğretilerin yanı sıra öğrenilen kuramların fen ve mühendislik alanlarında proje geliştirmeye ve gerçek yaşam problemlerinin çözümüne yönelik etkinliklerin kullanımını içermektedir.


KİŞİLİK EĞİTİMİ



Kişilik Eğitimi dersinde ağırlıkla, evrensel değerler tema olarak ele alınmaktadır. Bununla birlikte güncel olaylar ile öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları da dikkate alınmaktadır. Dersler tartışmalar, örnek olaylar, belgeseller ve uygulamalar yoluyla yapılmaktadır. Karakter eğitimine yönelik olarak teknikler Etik İkilemlerin Çözümü tekniğinden ve Taba stratejilerinden sık sık yararlanılmaktadır.

Mesajı Paylaş

kimlikci

#1
Mar 17, 2016, 12:47 ÖS Last Edit: Mar 17, 2016, 12:51 ÖS by kimlikci
ENDÜSTRİYEL TASARIM



Endüstriyel tasarım dersi, tasarım problemlerine çözüm üretebilme, tasarımları etkileyen sosyal yapıyı değerlendirme gibi konuların öğrencilere kazandırılmasını hedeflemektedir. Bu amaçla belirlenen bir konu çerçevesinde üç boyutlu bir ürün tasarlanmaktadır. Tasarım sürecinde, endüstriyel tasarım alanında çalışan araştırmacılar desteği ile bilgisayar destekli tasarım ve üretim teknolojilerinden yararlanılmaktadır.







YARATICI YAZIN


Yaratıcı Yazın dersinde öğrenciler, edebi metin türleri hakkında bilgi sahibi olmaktadır. Bu ders kapsamında şiir, masal, hikâye gibi türlerin özellikleri ve örneklerini eleştirel bir bakış açısıyla incelenmektedir. Öğrenciler farklı bakış açılarını ve yaratıcılıklarını kullanarak yeni ürünler oluşturmaktadır.


İNGİLİZCE


İngilizce programı, okuma- Critical Reading in English- ve yazma-Fluent Speaking in English-olmak üzere iki dersi kapsamaktadır. Bu iki ders, öğrencilerin sosyal olarak dil kullanım bilincini geliştirerek, kendilerini yabancı bir dil içinde akıcı olarak ifade etmelerini hedeflemektedir.  Yabancı dil olarak İngilizcenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ile öğrencilerin dillerini kişiselleştirmesi, kendine güvenerek, anlamlı ve doğru konuşmalar yapabilmesi, olay ve durumlara farklı bir pencereden bakmayı gerektiren analitik düşünme (kritik düşünme ve eleştirel düşünmeyi içeren)  becerilerini ortaya koyması mümkün olmaktadır


YARATICI DRAMA


Yaratıcı drama; bir amacın ya da düşüncenin, doğaçlama, rol oynama (rol alma) gibi tekniklerden yararlanarak, canlandırılmasıdır. ÜYEP kapsamında yürütülen yaratıcı drama dersinin amacı öğrencilerin; eleştirel düşünme, sosyal gelişim ve birlikte çalışma, iletişim, problem çözme, hayal kurma, olayları değerlendirme ve empati kurma gibi becerilerini geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda; oyun, doğaçlama, görüşmeler, rol kartları gibi teknikler kullanılmaktadır.


BİLGİSAYARDA ALGORİTMİK UYGULAMALAR



Bilgisayarda Algoritmik Uygulamalar dersinde, öğrencilere algoritmik düşünme becerisinin kazandırılması amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, öncelikle algoritma kavramı ele alınıp günlük hayatta karşılaşılabilen algoritma örneklerine ilişkin tartışmalar gerçekleştirilmektedir. Sonrasında, temel algoritmik becerilerin kazandırılması için oldukça yaygın bir şekilde kullanılan Scratch adlı görsel platformun kurulum süreci ve arayüzü uygulamalı olarak anlatılmaktadır. Ders, değişken kullanımını, şart ifadelerini ve döngü yapılarını gerektiren algoritmik problemlerin Scratch ile çözülmesini içeren uygulamalarla sürmektedir.


ARATICI FOTOĞRAFÇILIK


Yaz programı içerisinde yer alan yaratıcı fotoğrafçılık dersinde, fotoğrafçılığa dair aktarılan bilgiler doğrultusunda uygulamalar yapılması hedeflenmektedir. Fotoğraf makinasının özellikleri ve türleri, ışık, perspektif, kompozisyon gibi temel bilgiler verilmekte; fizyogram ve hareketli çekim gibi tekniklere dair örnekler incelenmektedir. Sonrasında yapılan geziler aracılığıyla kendi ürünlerini yaratmaları ve öğrendikleri tekniklerle fotoğraf çekmeleri sağlanmaktadır.


DİJİTAL ÖYKÜLEME



Özel gereksinimli bireylere sosyal beceriler kazandırmada kullanılan bilimsel dayanaklı uygulamalardan birisi sosyal öykülerdir. Sosyal öyküler aracılığı ile bireylerin sergilemesi beklenilen sosyal davranışlar bireye özgü hazırlanmış olan öyküler aracılığı ile kazandırılmaya çalışılır. Dijital öyküleme, sosyal öykülerin dijital ortamda hazırlanarak kullanılabilir hale getirmesini içermektedir. Bu ders kapsamında öğrenciler kendileri ve akran grupları için önem arz eden konulara ilişkin sosyal öyküler hazırlamakta, bu öyküleri derste öğrenmiş oldukları programlar aracılığıyla dijital hale getirmektedirler.


AKIL OYUNLARI TASARIMI



Akıl oyunları zihinsel süreçleri geliştirmede eğlenceli bir araç olarak kullanılmaktadır. Akıl oyunları tasarımı dersinde öğrenciler kendi oyunlarını morfolojik sentez ve özellik listeleme yöntemlerini kullanarak tasarlamaktadır. Ders kapsamında mevcut oyunların içerikleri değiştirilerek, oyunların özellikleri birleştirilerek yeni ürünler ortaya konulmakta ya da hiç var olmayan özelliklere sahip yepyeni bir oyun tasarlanmaktadır.


FELSEFE



Düşünmek, düşündüğünü düşünmek… Günlük basit soruları sorgulayarak hayatı anlamlandırmaya çalışmak... Ders kapmasında, tarihten günümüze düşünürlerin sorguladığı kavramları öğrencilerin de kendi bakış açılarıyla tartışmaları ve sebep-sonuç ilişkisi kurmaları amaçlanmaktadır. Doğrudan felsefe eğitimi yerine öğrencilerin dikkatlerini çekecek hikayelerin sistematik sorgulama yöntemi ve tartışmaya dayalı Sokrates Yöntemi kullanılarak irdelenmesiyle düşünme becerilerinin gelişimi hedeflenmektedir.


Tanılama Testleri



ÜYEP tanılamalarında genel zeka, matematiksel yetenek ve bilimsel yaratıcılık ölçümleri yapılmaktadır. Sınavlar iki oturumdan oluşmaktadır. Birinci oturumda genel zekayı ve matematiksel yeteneği ölçen bir test uygulanmaktadır. Bu testte alınan puan öğrencilerin toplam puanına %70 etki etmektedir. İkinci oturumda ise bilimsel yaratıcılık testi uygulanmaktadır. Bu testte alınan puan toplam puana %30 etki etmektedir.

Genel zeka ve matematiksel yetenek testleri çoktan seçmeli sorular içermektedir. Bilimsel yaratıcılık testi ise açık uçlu problemler içermekte, birden fazla doğru yanıtı bulunmaktadır. Öğrencilerin her bir problem için çok sayıda doğru yanıt üretmeleri istenmektedir.  


Dönemlik Ders Saatleri







Resmi Büyütmek için Tıklayın


http://uyep.anadolu.edu.tr/
Mesajı Paylaş

kimlikci

Çocukta üstün zeka belirtileri








Anadolu Üniversitesi (AÜ) Üstün Zekalıların Eğitimi Anabilim Dalı tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK'ın destek verdiği Üstün Yetenekliler Eğitim Programı (ÜYEP) Koordinatörü Doç. Dr. Uğur Sak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, üstün yeteneğin bireylerin doğuştan getirdiği zihinsel becerileri, belirli eylem alanlarında olgunlaştırması ya da normal standartların üstüne taşıması olduğunu kaydetti.

Doç. Dr. Sak, üstün yetenekli çocukları fark etmenin yollarını şöyle anlattı:
''Çocuklar 5 yaş öncesinde belirgin davranışlar ortaya koymaya başlar. 4-5 yaşından önce okumayı öğrenen çocukların büyük bir çoğunluğu üstün zekalı çıkıyor. Çocuk, erken yaşta okuma becerisini geliştiriyorsa üstün zekalıdır. Okuma yazmanın ardından 3-4 yaşında yazıyorsa, zamanla matematik becerilerinin geliştiğini görüyoruz. Anne ve babalar, bu gibi çocuklara dikkat etmelidir. Bazı çocuklarda bunu göremiyoruz. Bazı çocukların akademik becerilerinin 5-6 yaşından sonra geliştiği görülür. Bu çocuklar üzerinde yaptığımız testlerde yüzde 17 civarından üstün yetenek tanımlaması var. Çocuğun gelişimde yürümeye, konuşmaya başlaması, okumayı ve yazmayı öğrenmesi gibi önemli evreler var. Çocuk, diğer çocuklara göre bu evrelerini erken tamamlıyorsa o çocukta üstün yetenek vardır.''

http://aa.com.tr/tr/egitim/cocukta-ustun-zeka-belirtileri/292199




TÜDEV Başkanı Tekden: Türkiye'de 400 bin civarında üstün zekalı çocuk var






Türkiye Üstün Zekalı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfı (TÜZDEV) Genel Başkanı Kemal Tekden, Türkiye'de 400 bin civarında üstün zekalı çocuk olduğunu söyledi.
Üstün zekalı ve dahi çocukları kazanmak istediklerini vurgulayan Tekden, "Bu çocuklar toplumların ufkunu açan, onlara öncülük yapan insanlar olmuşlardır veya tam tersi de olmuştur. O bakımdan bu çocuklara verdiğimiz değer ölçüsünde geleceğimizi belirlemiş, tayin etmiş olacağız" diye konuştu.

Tekden, şunları kaydetti:

"Şu anda Türkiye'de ilk ve orta öğretime giden 17-18 milyon çocuğu düşündüğümüz zaman 400 bin civarında üstün zekalı çocuk vardır. On binde 1-2 oranında da deha çaplı çocuk vardır. Yani 2-3 bin civarında Türkiye'de deha çaplı çocuk vardır. Önemli olan bu çocuklara ulaşmak. Şu anda Türkiye'de nerede deha veya deha çaplı çocuk var kimse bilmiyor, tesadüfen ortaya çıkıyorlar. Bunların bir kısmı çevreyle uyum sağlayamadığından dolayı, üst seviye bir idrak kabiliyetine sahip oldukları için adaptasyon zorluğu yaşıyorlar, deli muamelesi bile görebiliyorlar. Toplumdan dışlanıyorlar ve yalnızlık hissi içerisinde depresyona varacak kadar ruh hastalıkları ortaya çıkıyor."


http://aa.com.tr/tr/egitim/tudev-baskani-tekden-turkiyede-400-bin-civarinda-ustun-zekali-cocuk-var/523725


MEB'den özel yetenekli öğrencilere merkezi sınav 26.02.2015








Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), özel yetenekli öğrencilerin tespiti amacıyla, 22 Mart Pazar günü Türkiye genelinde ilk kez merkezi sınav yapılacak. Ülke genelinde, aynı anda yapılacak merkezi sınava, 228 bin öğrenci katılacak.

MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, MEB'in özel yetenekli öğrencilere yönelik 1960'lı yıllarda fen liseleriyle başlattığı çalışmaların, 1996'da Bilim ve Sanat Merkezlerinin (BİLSEM) kurulmasıyla sürdüğünü söyledi.

BİLSEM'lerde özel yetenekli öğrencilerin, okul dışı saatlerde yetenekleri doğrultusunda etkinlik ve proje tabanlı eğitim aldığını anlatan Güngör, öğrencilerin, güzel sanatlar, havacılık, akıl ve zeka oyunları, düşünce eğitimi, arkeoloji, şehir kültürü, yaratıcı yazarlık, drama, yazılım, yabancı dil, liderlik, mekatronik, astronomi ve uzay bilimleri gibi bilim dallarında, özel ilgi ve yetenekleriyle buluştuğunu belirtti.



Genel zihinsel, resim ve müzik yetenekleri tespit edilecek


Celil Güngör, "BİLSEM'lere öğrenci alımının daha sağlıklı yapılabilmesi ve bu merkezlerde eğitim kalitesinin artırılması amacıyla, merkezi bir sınavın gerçekleştirilecek. İlk defa, 22 Mart Pazar günü, saat 10.00'da yapılacak merkezi sınava 228 bin öğrenci katılacak" diye konuştu.

Sınavın, geçerlilik ve eşitlik ilkesi açısından tüm Türkiye'de aynı anda yapılacağını bildiren Güngör, sınava katılacak öğrencilerin, sınıf öğretmenlerince aday gösterilme yoluyla belirlendiğini bildirdi.

Güngör, bu öğrencilerin e-okul sistemi üzerinden 16-23 Şubat'ta Bakanlığa iletildiğini aktardı.

Geçmiş yıllarda BİLSEM'lerde özel yetenek tespitinin sadece 4'üncü sınıf öğrencilerine yönelik yapıldığını dile getiren Güngör, "Bu yıl ilk kez, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, ilkokul 2, 3 ve 4'üncü sınıf  öğrencileri genel zihinsel, resim ve müzik yeteneği alanlarında tanılama sürecine dahil edildi" dedi.

Güngör, merkezi sınavda, 228 bin öğrencinin önce yazılı bir teste alınacağını, daha sonra da Weschler Nonverbal (WNV) Yetenek Testi'ne tabi tutulacağını kaydetti.


BİLSEM'lere 7 bin kayıt bekleniyor



Türkiye genelinde 64 ilde 72 BİLSEM'de 14 bin 390 öğrencinin kayıtlı olduğunu aktaran Güngör, "2013-2014 eğitim-öğretim yılı itibarıyla, tanıyla özel yetenekli olduğu tespit edilen 50 bin 800 öğrenciden 2 bin 284'ü bu merkezlere kayıt oldu. Bakanlık olarak, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, 7 bin dolayında öğrencinin bilim ve sanat merkezlerine kayıt olmasını bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

BİLSEM'lerde 608 kadrolu öğretmen olduğunu, bu sayının bin 671 ulaşmasının hedeflendiğini ifade eden Güngör, merkezler için 2008'den beri öğretmen seçimi yapılmadığını belirtti.Güngör, BİLSEM'ler için eylül ayına kadar yeni öğretmen seçiminin gerçekleştirilmesinin planlandığını vurguladı. BİLSEM'lerdeki eğitimlerin uygulama, etkinlik ve proje hazırlama gibi aktif hedefler ve amaçlar doğrultusunda yenilenmesi konusunda da çalışma yaptıklarını aktaran Celil Güngör, şunları kaydetti:
"BİLSEM'lerde, üniversiteler, bilim merkezleri, müzeler, TÜBİTAK gibi kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği artırılacak. Böylece öğrencilerin yeteneklerinin en üst düzeyde geliştirilmesinin önü açılmaya çalışılacak. Bu merkezlerde, öğrencinin ufkunu açacak ve kendilerini ifade etme olanaklarını artıracak daha serbest ortamlar sağlanacak."

http://aa.com.tr/tr/egitim/mebden-ozel-yetenekli-ogrencilere-merkezi-sinav/71636

Mesajı Paylaş

kimlikci

Özel yetenekli öğrencilere ilk 'tablet' sınavı başlıyor  25.02.2016   






Milli Eğitim Bakanlığınca, birinci ve ikinci sınıf düzeyinde özel yetenekli öğrencilerin belirlenmesi amacıyla "tablet bilgisayarlar" üzerinden düzenlenecek ilk grup tarama sınavı, 27 Şubat Cumartesi günü Türkiye genelinde eş zamanlı olarak başlatılacak.

Toplam 167 bin 235 öğrenciye günlük 4 oturum şeklinde yaklaşık 2 aylık bir süreçte her hafta sonu grup tarama uygulaması gerçekleştirilecek.

MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için en kapsamlı eğitim modelinin BİLSEM'ler olduğunu belirterek, 75 ilde 91 BİLSEM'de 18 bin 707 öğrencinin bulunduğunu bildirdi.

Bilim ve sanat merkezlerine öğrenci seçim sürecinin ilkokul birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıfına devam edip resim, müzik ve genel zihinsel yetenek alanlarında akranlarından ileri düzeyde farklılık gösterdiği düşünülen öğrencilerin sınıf öğretmenleri tarafından aday gösterilmesiyle başladığını belirten Güngör, bu yılki üçüncü ve dördüncü sınıfta kayıtlı 127 bin öğrenciye 14 Şubat 2016'da merkezi sınav uygulaması yaptıklarını hatırlattı.


Sınav giriş belgeleri okul müdürlerinden alınacak



Güngör, 2015-2016 eğitim öğretim yılında BİLSEM'lere öğrenci seçim sürecinde aday gösterilen birinci ve ikinci sınıf düzeyinde öğrencilerin grup tarama uygulamasının ilk defa tablet bilgisayarlar üzerinden 27 Şubat Cumartesi günü gerçekleştirileceğini aktararak, şu bilgileri verdi:

"Tüm ülkede, grup tarama uygulaması için teknik altyapı ve planlamalar tamamlandı. Toplam 167 bin 235 öğrenciye günlük 4 oturum şeklinde grup tarama uygulaması gerçekleştirilecek. 81 ilde aynı anda başlayacak oturumlar 9.00, 10.30, 13.00 ve 14.30 saatlerinde başlayacak, 10 kişilik gruplar halinde uygulanacak. Toplam 167 bin 235 öğrenciye günlük 4 oturum şeklinde yaklaşık 2 aylık bir süreçte her hafta sonu grup tarama uygulaması gerçekleştirilecek.

Öğrencilere ait grup tarama uygulaması, randevu tarih ve saat bilgilerinin yer aldığı grup tarama sınavı sınav giriş belgesi öğrencilerin örgün eğitim gördükleri okul müdürlükleri tarafından e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden yayınlandı. Okul müdürlükleri giriş belgelerinin çıktısını onaylayarak, öğrencilere teslim edecek."


http://aa.com.tr/tr/egitim/ozel-yetenekli-ogrencilere-ilk-tablet-sinavi-basliyor/526955



MEB özel yetenekliler için yeni stratejiler hazırladı 12.11.2015







Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Bilim ve Sanat Merkezlerinin (BİLSEM) daha çok araştırma, deney, gözlem ve uygulamaların ağırlıklı olarak yapıldığı merkezler olması için yeni stratejileri hayata geçirmeye hazırlanıyor.

MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Celil Güngör, Türkiye'de özel yetenekli öğrenciler için kapsamlı destek eğitim modelinin uygulandığı kurumların BİLSEM'ler olduğunu ifade etti.

Türkiye genelinde her ilde ve büyük ilçelerde BİLSEM açılmasını hedeflediklerini belirten Güngör, "70 ilde 83 BİLSEM bulunuyor. BİLSEM'i olmayan çok az ilimiz kaldı. Oralarda da mekan problemini çözmeye çalışıyoruz" dedi.

Güngör, bilişim teknolojileri, biyoloji, coğrafya, felsefe, fen bilimleri, fizik, görsel sanatlar, ilköğretim matematik, ingilizce, kimya, matematik, müzik, rehberlik, sınıf öğretmenliği, sosyal bilgiler, Türk dili ve edebiyatı, tarih, teknoloji tasarım ve Türkçe olmak üzere 19 branşta 998 öğretmenin atamasını yaptıklarını söyledi.

TÜBİTAK'ın deney setleri de BİLSEM'lerde pilot olarak uygulanmaya başladı.


http://aa.com.tr/tr/egitim/meb-ozel-yetenekliler-icin-yeni-stratejiler-hazirladi/472083
Mesajı Paylaş

putty

Bu çocukların bir arada eğitim görmelerinin tek mantıklı sebebi aslında biraz özürlü olmalarıdır. Sosyal arızaları olduğundan özel eğitim almazlarsa normal çocukların yanında ezilirler. Yoksa toplayalım daha iyi eğitelim ülkeye faydalı olsun denecek bir şey bence yoktur. Özel eğitim alıpta süper faydalı bilim adamı filan çıkmışmıdır bu güne kadar acaba bir tane hiç sanmıyorum. Mesajı Paylaş

matmat26

#5
Mar 17, 2016, 10:16 ÖS Last Edit: Mar 17, 2016, 10:18 ÖS by matmat26
Yeğenim 3 yaşında. 0-20 kadar sayabiliyor. Rakamları elleri ile gösterip, hangisinin kaç olduğunu söyleyebiliyor.
Kekemelik var. Bazen öyle yorumlar katıyor ki "oha" diyoruz.

Olayları, neden-sonuç hemen kavrayıp ona göre hareket ediyor.

Örneğin, Çocuğa annem bakıyor. Bazen çocuğu uyutup hemen markete gidip gelmesi gerekiyor. Fakat bu arada çocuk uyanıyor. Evi kendisi gezip kimsenin olmadığını fark edince dış kapının önüne gelip oturuyor yada salonda oyuncakları ile oynuyor. Bazen de koltuğun üstüne yatıp bekliyor. Ağlama yok.

Babaanne eve döndüğünde "beni neden bıraktın, bende seninle markete gitmek istiyordum" diyor.

Yani çocuk biliyor.

Öteki yeğenim ise tam tersi. Yaşça büyük olmasına rağmen , sayı sayamıyor. Rakamları bilmiyor. Durum ve olayları analiz edemiyor. Yorum yapma ve harekete geçme noktasında daha kararsız. Beceriksizlik durumlarında hemen ağlamaya başlıyor. Daha muhtaç.

Küçük yeğenim, neyin tehlikeli olduğunu ve zarar vereceğini hemen biliyor ve harekete geçip uzaklaşıyor yada sakınıyor. Ancak büyük olan yaşayarak öğreniyor.

Küçük olan kendi işini hallediyor. Çatal, Kaşık, Bıçak getiriyor. Su ihtiyacını gideriyor. Neyin nerede olduğunu biliyor.

Yaşamsal değişkenler ikisi içinde aynı.


İnsanlar dünyaya eşit olarak gelmiyor. Kapasiteleri çok farklı.



Mesajı Paylaş

byemre

Sayın matmat26, evet bazı insanlar doğuştan belli yetenek veya zeka türleri ile dünyaya gelirler. O yaştaki bir çocuğun yürüte bileceği mantık özelden-özeledir. Çocuğun kardeşine küçük adımlar ve pekistirme ile başarı duygusunu yaşatır iseniz ben eminim kardeşine yetişip geçme şansı var. Tek yönlü sıralama ya da gruplama yapabilirler, işin içine birden fazla özellik girdiği anda bocalama başlarlar. Kardeşinin ağlaması onun başarısızlığını değil, çevreye uyum yeteneğinin bir göstergesi diye düşünüyorum. Sigmund Freud'un kişilik dönemlerine göre çok ağlaması onun doyurulmayan ihtiyaçları ile ilgili olabilir. Erikson'un psikososyal kuramının temel güvene karşı- güvensizlik (0-1, yaş) döneminde anne-babaya güvenli bağlanmamiş ya da saplantili bir şekilde ayrılık kaygısı yaşıyor olabilir. Zaten o yaştaki çocuklar yoğun benmerkezci düşünceden dolayı çok garip düşünce ve hareket tarzlarına sahipler. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter