TSK’nın Profesyonelleşme Çabası

Başlatan korat, Mar 11, 2016, 06:53 ÖÖ

« önceki - sonraki »

korat

Mar 11, 2016, 06:53 ÖÖ Last Edit: Ara 05, 2016, 03:53 ÖS by Yönetim
Ciddi anlamda tartışılması gereken bir konu gelecekte TSK personel politikası nasıl bir şekil alacak burada genelde tartışma konusu silah sistemleri oluyor fakat çoğu zaman en temel konuyu bu modern silahları kullanacak insan göz ardı ediliyor. Aşağıdaki yazının bazı kısımlarına katılmamakla birlikte bu konununda tartışılması gerektiği kanısındayım. Yazı Metin Gurcan'a ait. 


TSK'nın profesyonelleşme çabası

Personel mevcudu açısından NATO'nun ikinci büyük ordusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Mart 2016 itibarı ile 610.095 personeli bulunuyor. Bu mevcudun 315.229'u (yüzde 52) zorunlu askerlik hizmeti için 12 aylığına gelen uzun dönem veya altı aylığına gelen kısa dönem askerlik yükümlüsü sivil genç erkeklerden oluşuyor. Bu açıdan hala personel mevcudunun yarısından fazlası 'zorunlu askerlik' yapan sivil bireylerden oluşan TSK'nın gönüllü ve ücretli personelden oluşan profesyonel bir ordu olduğunu söylemek çok zor.
 

Hala büyük ölçüde Soğuk Savaş dönemindeki kuvvet yapılanmasını koruyan TSK'nın kurumsal dönüşüm çabalarının en önemli ayaklarından biri 'etkinleşerek küçülmek' ve 'vatandaş-ordu'dan 'profesyonel orduya' geçmek.

TSK'nın komuta kademesi profesyonel orduya geçmenin yolunun orduda görev yapan zorunlu askerlerin sayısının azaltılmasından geçtiğinin farkında. Tam da bu nedenle 'sözleşmeli askerlik' denen sistemi yürürlüğe sokmak istiyor. Mart 2016 itibarı ile sözleşmeli askerlerin sayısı 10.413 yani toplam mevcudun yüzde biri.

TSK 2012 yılında başlayan sözleşmeli askerlik sistemini Türkiye kamuoyuna tanıtmaya çalışıyor ancak henüz sisteme yeterince ilgi yok. Örneğin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda sözleşmeli er kadroları için 80 bine yakın pozisyon açıkta beklemesine rağmen bu kadrolar halen tam doldurulabilmiş değil.

Türkiye'de popüler bir kurum olan ve çoğu gencin hayalini süsleyen TSK belki de Türkiye tarihinde ilk kez açtığı boş pozisyonlara personel temin etmekte zorlanıyor. Örneğin, artık 10 yıl önceki gibi askeri nizamiyelerin önüne personel temin sınavlarına girmek için binlerce genç yığılmıyor. Bu nedenle TSK sözleşmeli askerlik sistemini topluma ve de özellikle hedef kitlesi olan 18-25 yaş arasındaki genç erkeklere tanıtmaya çalışıyor.

Bu kapsamda, sözleşmeli askerlik sistemini kamuoyuna tanıtmak için geçen hafta televizyonlarda bir kamu spotu da yayımladı.

"Onurunla çalış, hayaline ulaş" başlıklı bu reklam filmi bir köy kahvesinde iki gencin sohbeti ile başlıyor. Buradan TSK'nın sözleşmeli askerlik için genelde kırsal kesimde yaşayan, düşük gelir düzeyli ve düşük eğitimli oldukları için gelecek endişesi taşıyan genç erkekleri hedef kitlesi olarak seçtiğini anlıyoruz. Sohbet eden bu iki gençten biri diğerine 12 aylık zorunlu askerlik için kendisine çağrı yapıldığını söyleyerek, askere giderse anne ve babasına bakacak kimsenin olmayacağına dair çekincelerini anlatıyor. Bunun üzerine masaya oturan bir başka genç Mehmet isminde bir arkadaşının zorunlu asker olarak 12 ay boyunca askere gitmek yerine sözleşmeli er olmayı tercih ettiğini söylüyor. Ayrıca Mehmet'in üç yıllık bu hizmeti boyunca ayda 3 bin liraya yakın maaş aldığını, üç yıl sonunda aldığı tazminatla da kendisine kırtasiye dükkanı açtığını anlatıyor.

Bir sözleşmeli er her ay ay maaşından iki bin lira biriktirse bu, 36 ayda 72 bin lira yapıyor. Her sözleşmeli er üç yıl sonunda da 25 bin lira tazminat hakkı kazanıyor. Bu iki rakam toplandığında üç yılda kendisine küçük de olsa bir iş kurabilecek sermaye olan yaklaşık 100 bin lirayı biriktirmiş oluyor.

Aslında bu 45 saniyelik ve vurucu temalarla süslenmiş reklam filmi Türkiye'de sayıları giderek artan genç işsizler için büyük bir iş imkanını tanıtıyor ama ilginç şekilde hala sözleşmeli askerlik sistemine TSK'nın istediği düzeyde başvuru yok. Tam da bu nedenle TSK sözleşmeli erler için ayırdığı binlerce kadroyu sistem yürürlüğe konalı üç yıl olmasına rağmen dolduramıyor. Bu da TSK'nın en önemli kurumsal dönüşüm hedeflerinden olan yüzde yüz profesyonel ordu hedefine ulaşılmasını engelliyor.

Peki bu kadar cazip maaş şartlarına rağmen bu sisteme Türkiye'deki genç erkek işsizler arasında niçin yeterince ilgi yok?

Bunu TSK'dan ve Türkiye'de yaşanan toplumsal değişimden kaynaklanan nedenler olarak ikiye ayırmak mümkün.

TSK'dan kaynaklanan nedenlerden ilki silahlı kuvvetlerin hala bu konuda hedef kitlesine yeterince tanıtım yapamaması. TSK bu güne kadar personel temini konusunda sıkıntı çekmediği için nasıl bir iletişim strateji uygulaması gerektiğine dair deneyim kazanamadı. Ama artık nizamiyelerinde binlerce gencin asker olmak için can atmadığını görmesi gerekiyor. Bunun için de kurumsal kültürünü değiştirmesi şart. TSK artık serbest piyasa şartlarında şekillenen rekabetçi iş ortamında personel temin etmeye çalışıyor ve bunun için de aynen diğer sivil şirketler gibi tanıtım yapması lazım. Gençlerin bu sisteme ilgi göstermemesinin diğer nedeni ise sistemde önerilen maaşın Türkiye şartlarına göre iyi olmasına rağmen TSK içindeki yaşam koşullarının zorluğu. Örneğin, sözleşmeli erler aynen diğer erler gibi günün 24 saati, haftanın yedi günü kışlalarda kalmak zorunda. Yani sözleşmeli erler akşam mesai bitiminde evlerine gidemiyor. Bu da bir gencin sözleşmeli erken evlenmesini neredeyse imkansızlaştıran bir etken.

Ayrıca sözleşmeli erlerin diğer zorunlu erlerle aynı statüde olması da sözleşmeli erler arasında şikayet konusu. Yine sözleşmeli erlerin TSK'da kurum içerisinde mesleki kariyerlerini geliştirecek örneğin, sözleşmeli çavuş, astsubay, hatta subay olma imkanlarının olmaması da önemli bir şikayet kaynağı. Bu nedenle sözleşmeli erler kendilerini 'geçici ve kolay harcanabilecek ara eleman' olarak görüyorlar. Ayrıca sözleşmeli erlerin TSK'nın çok güçlü olan lojman, sosyal tesis ve tatil kampı imkanlarından da faydalanamaması bir dezavantaj.

Sözleşmeli askerliğe talep olmamasının bir diğer önemli nedeni ise sözleşmeli erlerin hemen hemen tamamının Güney Doğu'ya gönderilerek devam eden operasyonlarda görevlendirilmeleri. Her ne kadar Güney Doğu'da terörle mücadele operasyonlarına aktif katılan bir sözleşmeli erin tazminatlarla aylık maaşı 4500 lirayı bulsa da bu rakam görev şartlarının zorluğu ve alınan risk ile kıyaslandığında gençlere pek de cazip gelmiyor.

Diğer yandan toplumdaki değişimler de TSK'nın rekabetçi piyasa şartlarında personel teminini zorlaştırdı. Eskiden Türkiye'de TSK pek çok genç ve aileleri için hem statü ve prestij hem de çok iyi bir eğitim ve kesin maaş imkanı anlamına geliyordu. Ancak hem özel sektörün gelişmesiyle hem de artan eğitim fırsatlarıyla bu imkanlar artık sivil hayatta da mevcut. Gençler ne kadar düşük gelir grubu ve kırsaldan gelmiş olursa olsun TSK'nın önerdiği pozisyonlara başvurmak yerine şansını sivil hayatta denemek istiyor.

Sonuç olarak, giderek daha rekabetçi olan serbest piyasada TSK'nın personel temini politikalarında köklü değişiklikler yapması gerekiyor. Sözleşmeli askerlik sistemi gösteriyor ki TSK gençleri artık eskisi kadar kolay ikna edip sistem içine alamıyor. Tam da bu nedenle önümüzdeki yıllarda TSK'nın en büyük sorunlarından biri personel kalitesinden de ödün vermeden nasıl küçüleceği ve profesyonelleşeceği olacak. Komuta kademesi daha etkin ve güçlü bir ordu için bunun şart olduğunun farkında. Ama cevabını aradıkları en sihirli soru 'Nasıl?'

Read more: http://www.al-monitor.com/pulse/tr/originals/2016/03/turkey-army-heads-professionalism.html#ixzz42ZgTZDSr
Mesajı Paylaş
Her yeni nesil uçak yeni bir stratejimi gerektirir?

derkrieger

#1
Mar 11, 2016, 09:36 ÖÖ Last Edit: Mar 11, 2016, 09:48 ÖÖ by derkrieger
100 000 lira ile kimseyi kandıramazsınız veya daha doğrusu istediğiniz sayıda kişiyi cezbedemezsiniz.
Onun yerine GI Bill tarzı bir yaklaşım benimsenmelidir.
Ver tezkereyi alan sözleşmeli er'e 2 yıllık gözde meslek okuluna sınavsız giriş hakkını (+ 100k).
Bilgisayar programcılığı, mekatronik, uçak bakım-havacılık, muhasebe, tıbbi sekreterlik, acil servis teknisyenliği (ATT) you name it...
Sayı artar, net! Mesajı Paylaş

ayibarishi

Metin beyin yazdığı her yazı o yargı ve içten hesaplı. İhtiyatlı biçimde okumanızı tavsiye ederim...

Askeri analizleri ise içler acısı. Eski bir asker olarak yazdıklarını hatırlıyorum da...  tanklar şehire girdiğinde ona inansa idim, şimdi kıyameti bekliyor olacaktım. Şükür inanmamıştım.... Mesajı Paylaş

putty

#3
Mar 11, 2016, 11:35 ÖÖ Last Edit: Mar 11, 2016, 11:39 ÖÖ by putty
Profesyonel askerlerin ne kadar büyük fark yarattığını görüyoruz bu harekatlarda. Onlar olmasa halimiz ne olurdu o sokaklarda eski sistemde klasik yükümlü askerler ile. Profesyonel ordu çok iyidir deyince her Türk asker doğar diyenlere laf yetiştirdik durduk ama şimdi görüyoruz farkını
Bu profesyonel askerler gurur verecek kadar iyi savaşıyorlar ama benim gördüğüm bir eksik var. Profesyonel askerleri biz yükümlü askerler gibi feda ederek kullanıyoruz onların çok daha fazla hayatlarını sakınarak iş yapmak lazım ama bunu yapmıyoruz maalesef. Bir sokağın ele geçirilmesi için 70 asker feda edilmez bu sistemde.  Bu ölçüdeki muharebede bu kadar zayiatı kaldırmaz bu sistem. Her sokağa 30 tane şehit veremeyiz cephede ulusal savaş yapmıyoruz ki. Risk çok ise geri çekilir soluklanır ona göre bir şeyler uygularsın. İsrail bunu yapıyor ve koskoca Gazze operasyonlarını üç beş zayiat ile hallediyor. Ama bunun için beyaz fosfordan uçağa kadar her silahı masaya koyuyor. Bir binadan bir düzine adam ateş ediyor ise orayı sokağın başına mevzi kurup çatışarak alamayız bu illaki bir kaç zayiat demektir. Profesyonel askerler bu büyüklükte zayiat vererek kullanılmazlar daha farklı yaklaşmak gerek. Kore de 700 şehit verdik sokaklarda 70 tane verdik. Bu normal değil. Mesajı Paylaş

derkrieger

Kore'de 700 şehit verildi, Kore'dekine benzer bir ortamda şehit sayımız "0"dır. Öldürülen PKK'lı sayısı ise 2500+.
Evet bombalamaları kast ediyorum.
PKK ve akıl hocaları zaten kırsalda barınamayacaklarında şehre inmeyi planlıyorlardı, o nedenle hazırlıklar önceden yapılmıştı.
Burada esas sorun devletin bu hazırlıklara -haberi de olduğu halde- göz yummasıdır.
Her yerde söylerim, bence vatana ihanet kavramı altında tartışılmalı ve açılımı hazırlayan bürokratlar ve siyasiler bundan dolayı sorumlu bulunmalıdırlar.
İlla ceza davası açılsın diyemem ama bu insanların kariyerleri ve saygınlıkları yerle bir edilmelidir.
Devlet işi bu kadar ucuz olamaz.
Devlet bana avans para yatırıp sonrasında 108 lira 17 kuruşunu geri istiyorsa (gerçek olay, sadece meblağı doğru yazmadım), bu şehitlerin hesabını da siyasilerden, Afet abladan, Emre abiden sorsun bizahmet!
Ama nerde????
Mesajı Paylaş

HDS

Son günlerde İdris Baluken'in, Hasip Kaplan'ın "Paralı askerlerini sürdün Kürt şehirlerine" gibi garip çıkışları var. "Paralı lejyonerlerin" iması ile. Oysa buradaki mesele tecrübe ve profesyonellik. Yokse kimi para için buraya gönderebilirsin ki?
Mesajı Paylaş

derkrieger

Paralı asker bir hukuki tabirdir ve profesyonel asker kavramından ayrı, yasak bir şeydir.
Hatta ayrı bir sözleşmesi bile vardır, yanılmıyorsam 1976-77 tarihli bir sözleşme.
HDPliler "kavramsal-kaypaktır" genelde de, bu son ifadeler kopkoyu cehalet.

Ahmet Kaya'nın de dediği gibi, "nerden baksan ahmakçaaa"

ekle: yılı yanlış yazmışım. Mesajı Paylaş

kimlikci

Özel Harekatçı sayısı 40 bine çıkarılıyor






Jandarma ve polis özel harekâtçı sayısı 40 bine çıkarılacak, 280 yeni karakol inşa edilecek. Habertürk'ün haberine göre yürürlüğe giren 82 maddelik Terörle Mücadele Eylem Planı'nda yer alan stratejiye göre; terörle etkili mücadele ederken, önleyici tedbirler planlandı. Önümüzdeki dönemde risk analizi yapılarak Güneydoğu'dan başlamak üzere Batı illerini de kapsayacak şekilde, kent merkezlerine, ilçelere özel eğitimli personelin görev yapacağı 280 karakol inşa edilecek.
Yüksek korunaklı bu karakolların bir kısmı geçici, bir kısmı mobil, büyük bölümü ise kalıcı olacak.
Operasyonlarda asker-polis işbirliğinin etkili sonuçlar vermesi, personelin zamanla tecrübe kazanması ve aralarındaki eşgüdüm bu sonucu doğurdu, özel harekat timlerinin sayılarının artırılması kararlaştırıldı.
Halen 12 bin 500 kişilik JÖH taburları bulunuyor. Bu sayı, bu yıl içinde 13 bin 500'e, önümüzdeki yılın sonuna kadar en az 20 bine çıkarılacak. Halen sayıları 7 bin 800 olan PÖH timlerinin sayısı da 20 bine çıkarılacak. Yeni alınan 5 bin öğrenci, aralıkta eğitime başladı. Bu timler, eylülde görevbaşı yapacak. Emniyet Genel Müdürlüğü, 4 bin Özel Harekât polisi almak için sınav açtı. 17. dönem mezunlarının ardından yıl içinde 4-5 bin alım daha yapılacak. Meslek içi katılımlarla 20 bin hedefine ulaşılmış olunacak.

Süreç içinde TSK'ya bağlı iç güvenlik tugaylarıyla birlikte sınır güvenliğinden sorumlu mekanize tugay ve personel sayılarının artırılması da planlanıyor.
Halen 41'i muharip olan 51 tugayda kadro doluluk oranı yüzde 55. Önümüzdeki süreçte, hem tugayların sayılarının artırılması, hem de yeni sözleşmeli er ve erbaş alımı ile personel ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor.
Yeni kurulacak bir mekanize tugayın maliyetinin 400-450 milyon doları bulduğu göz önüne alındığında bunun biraz zaman alacağı belirtiliyor.


http://www.dunyabulteni.net/manset/358403/ozel-harekatci-sayisi-40-bine-cikariliyor Mesajı Paylaş

putty

Başka bir bakış açısı ile rejim güçleri bunlar aslında. Totaliter rejimlerde olmazsa olmaz bir şey yönetime bağlı iç işleri güçleri. Mesajı Paylaş

ocay

İran Devrim Muhafızları gibi olmuş.. ama gerekiyor sanki. Mesajı Paylaş

dum

#10
Mar 18, 2016, 10:45 ÖÖ Last Edit: Mar 18, 2016, 10:47 ÖÖ by dum
Etrafımızda bize meydan okuyabilecek konvansiyonel bir kara gücü kalmadı.

*Zamanında Tek tek bile baksanız her biri bizden güçlü iki baas devleti de yerle yeksan olmuş durumda.

*iran sınırımız öyle ki, oralarda mekanize bir tugayımız bile yok, hatta iran'a yönelik hava üssümüz bile yok. Gerek yok. Onlarda da çalışmalar konvansiyonel değil zaten.

*rusya'nın masif kara ve hava gücü ile aramızda karadeniz,kafkasya ve gurcistan var. Işte en fazla yakinimıza limitli bir güçle gelirler ve giderler.

*van gölunün batısına bir kolordu, kuzeyine bir kolordu yeterli.

*yunanistan'a karşı Trakyada, Egede  ve denizde bir denge ve üstünlük kurulu ve aynen devam etmeli de zaten.


Dolayısıyla en büyuk risk asimetrik çatışma ortamı, konvansiyonel olmayan terör eylemleri ve siyasi/ideolojik vb. Iç güvenlik endişeleri.

Bu nedenle bu eylemlere karşı kanuni yetkisi olan kolluk kuvvetleri mecburen tehdide üstünlük kuracak sekilde yaygın ve güçlü olmalı. Nitelik ve nicelik olarak karşıtından kuvvetli olmalı.bunda garip bir durum yok.

@putty, Eğer ispanya bu şekilde davransa buna rejim kolluğu , faşizm , totaliterlik girişimi filan diyebilirsin. Bizde ise zorunluluk. Cografi bir durum ve fark olduğu kadar, her iki devletin ayrılıkçılarının takip ettiği yol acısından da fark var. Biri futbola yatırım yapıyor ve referandum talebinde bulunuyor; digeri silahlı eylem yapıyor. Birinin krallık ve federatif digerinin cumhuriyet olması da cabası.

-----------------------
Bu arada sig firması yaşadı demek ki.

Madem bu sayılara çıkılacaktı niçun mpt56 üzerinden gidilmedi anlamıyorum.


Mesajı Paylaş

warrior

İyi de,biz her birime HK-416-417,Sig-516-517,M-4 vs alıyoruz.Peki,MPT-76'yı kim kullanacak yahu? Mesajı Paylaş

Kabardey


NoLoven

Profesyonelleşme çabasını desteklemek için Memur aday adaylarına bir ön şart olarak gösterilebilir. Çok ta iyi olur. Önce devlet ilgili şartlarını arar. En cazip gümrük memurluğu mu? Maksadı farklı kısa yoldan hayaller kuranlar bu şart karşısında muhtemelen başka hedeflere yönlenir. Bu süreçte harekat alanı aynı zamanda sınav alanıdır. İşe yaramayanlar memuriyeti de kaybederler. Gaziler ise Vatanının Milletinin değerini bilerek memur olmaya hak kazanırlar. Bütün memurları ve öğretmenleri düşününüz.
MPT 76 sadece Piyade için değil Komando da dahil bütün birlikler için düşünülmüş bir silahtır. HK-33 ler ise Lojistik birliklere verilecektir.  Mesajı Paylaş

HDS

Kolluğun bu konudaki kanun ve mevzuat bilgisi ne durumda? O da profesyonelleşiyor mu sizce? Jandarma bu konuda daha iyi eğitimli, ama polis ve PÖH halen 90'lardaki gibi mi? Ne dersiniz? Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter