Avrupa Birliği

Başlatan Kabardey, Şub 25, 2016, 11:43 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

HARZEMŞAH

Türkiye-Almanya ilişkileri AB'yi de etkileyecek gibi görünüyor...

Yanlış anlaşılmasın bu Türkiye'nin öneminden değil, Almanya'nın tek başına AB'nin sahibiymiş gibi davranmasından kaynaklanıyor.
AB içinde Almanya'ya karşı olan ülkeler Türkiye-Almanya krizinde Almanya'nın, kendi menfaatleri ve iç politikası doğrultusunda kullanılmaktan pek hoşnut değiller ve her geçen gün çatlak sesler yükselmeye devam ediyor.

Hadi hayırlısı... Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB Polonya'yı yargı reformu konusunda uyardı


Avrupa Komisyonu'nu Polonya'yı yargı reformu konusunda sert bir dille uyardı. Komisyon Lizbon Antlaşması'nın yedinci maddesini yürürlüğe koyabileceklerini belirtti. Yedinci madde ağır sonuçlara yol açabilir. Polonya'nın oy hakkı askıya alınabilir. Avrupa Komisyonu muhafazakar Polonya hükümetini yakından izliyor.

http://www.euronews.com/2017/07/27/eu-commission-ups-the-pressure-on-poland Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Juncker'in konuşmasında öne çıkan başlıklar


AB Komisyonu Başkanı Juncker'in konuşmasında vurguladığı önemli noktalar

-Ekonomi:
Avrupa'da ekonomik iyileşmeyle birlikte 8 milyon yeni istihdam oluşturuldu. İşsizlik rekor seviyelere düştü.

-Türkiye:

Türkiye, görünür bir gelecekte AB üyeliği perspektifinden uzaklaşmış oldu. Gazetecilerin cezaevinde değil özgür şekilde çalışmalarını sağlamalı. Ayrıca üye ülkelere faşist ve Nazi söylemleri ile saldırmayı bırakmalı.

-Genişleme:

AB, mevcut 27 üyeden daha fazla olacak. Üyelik için, hukukun üstünlüğü her zaman ön koşul olarak kalmaya devam edecek.

-Euro:

Bütün AB üyeleri Euro para birimine geçmeli. Avrupa Komisyonu, bu geçiş için üye ülkelere yardım etmeye hazır.

-Siber güvenlik:

Siber saldırı demokrasiler için silah ve tanktan daha tehlikeli olabilir. AB savunma için siber güvenlik ajansı kuracak.

-İşgücü:
Tüm AB vatandaşları nerede olurlarsa olsunlar aynı çalışma haklarına sahip olmalılar. Bu yüzden işgücü piyasasını düzenlemek için ortak bir 'işgücü ajansı' kurulacak.

-Terörizm:

Terörle mücadele birimleri, teröristler ve yabancı uyruklu militanlarla ilgili bilgi paylaşımına destek olmalı. Avrupalı savcılar sınırların dışında da terör suçlarıyla ilgili soruşturma açabilmeli.

-Savunma:

AB 2025 yılından önce ortak bir savunma mekanizmasına sahip olmalı.

-Göçmenlik:

AB etrafı duvarlarla çevrili bir kale değil. Baskı ve zulümden kaçanlara kuçak açmalı. Ancak yasadışı yollardan gelenler de sınır dışı edilmeli.

http://www.euronews.com/2017/09/13/eu-state-of-the-union-condensed-quick-summary-of-junckers-speech
Mesajı Paylaş

putty

#33
Eyl 13, 2017, 01:58 ÖS Last Edit: Eyl 13, 2017, 02:00 ÖS by putty
Bu nazi olayı çok ilginç. bizim folklorümüzde ırkçılık batıdaki anlamı ile olmadığı için algımızda birilerine nazi demenin ne demek olduğunu tam anlayamıyoruz. Sen nazi sin diyen adamın ithamını onla çarpmak lazım duyan adamın öfkesini tahmin etmek için. Emre mesela gitti zenciye sataştı kıyamet koptu. Adam bilmiyorki folkloründe yok öğrenmemiş ne yapsın şişko patata eşşeklere salata gibi bir sataşma Türkler için karşısındakini nazilikle suçlamak. Ama duyan adam için öyle değil bunu nasıl ağzına alabilirsin diyor inanamıyor şahit olanlarda şoka giriyor filan biz yinede farkına varamıyoruz nazisin demeye devam ediyoruz. Mesajı Paylaş

HDS

Bunlar mütekabil işlerdir. Sen adama "diktatörsün" dersen o da sana "Nazi" der. Bu "diktatör" tatavasını da yine bizler çıkardık, o da ayrı. Okumuş çocuklar var karşısında iki dakika önce tanıştığı Avrupalı, Amerikalı'yı görünce "I believe it's a fake coup.." diye gazlanan. O ciddiyet varken bizde, bizi de böyle anarlar tabi. Mesajı Paylaş

meraklı

AP, Norveç'i balina avlamaları konusunda uyardı


Avrupa Parlamentosu, Norveç'ten balina avına son vermesini ve AB limanlarından balina etinin geçişinin durdurulmasını istedi.
AP Genel Kurulu'nda oylanarak kabul edilen tasarıda, Norveç'e 'Tüm ticari balina avlama operasyonlarını durdurması' ve Uluslararası Balina Avcılığı Komisyonunun (IWC) moratoryumuna uyması yönünde çağrıda bulunuldu. AB Komisyonu'ndan da AB limanları kullanılarak gönderilen balina eti sevkiyatı hakkında da bilgi talep edildi.

Balina etinin artık AB limanları üzerinden transit taşınmasının önlenmesi için mümkün olan tüm yolların aranması, gerekirse yasak getirilmesi talebinde de bulunuldu.

Norveç yasağa uymadı

Ticari amaçlı balina avcılığı 1982'de alınan ve 1986'da yürürlüğe giren kararla yasaklanmıştı. Yasağa itiraz eden Norveç, balina avcılığı faaliyetlerini sürdürüyor.

Moratoryumun yürürlüğe girmesinden sonra Norveç, 13 binin üzerinde balina öldürdü. 2017 sezonunda balina kotasını 880'den 999'a yükselten Norveç'in, balina eti ihracatı son yıllarda ciddi artış gösterdi.

http://www.denizhaber.com.tr/ap-norveci-balina-avlamalari-konusunda-uyardi-haber-76401.htm Mesajı Paylaş

Defence

Merkel: Türkiye konusunu Avrupa Konseyi'nin gündemine aldık


Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerinkesilmesi veya askıya alınmasının kamuoyu önünde tartışmanın faydalı olmadığını söyledi.

Merkel ve Fransa Başbakanı Edouard Philippe yaptıkları görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin Türkiye-AB müzakerelerinin askıya alınıp alınmayacağı konusundaki soruya Merkel, Türkiye konusunun ekim ayında yapılacak AB zirvesinde gündeme alınmasını istediğini anımsatarak, "Biz evvela Türkiye konusunu bir sonraki Avrupa Konseyi'nin gündemine alınması önerisinde bulunduk. Birçok kez bunu kamuoyu önünde tartışmanın faydası olmadığını, bunun üzerine birbirimizle konuşmamız lazım" yanıtını verdi.

Fransa Başbakanı Philippe de "Bu konuda Şansölyenin söylediğinin tümüne katılıyorum" dedi. Merkel, AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un AB'ye ilişkin önerileri arasında çok fark görmediğini belirterek, mümkün olan çok sayıda ülkenin Avro Grubu'nun üyesi olması için uğraştıklarını belirtti.

Avro Bölgesi kriterlerinin geçerli olması ve ülkelerin bunlara uymasının önemli olduğunu ifade eden Merkel, şartları yerine getiren ülkelerin Avro Bölgesi üyesi olabileceğini kaydetti. Juncker'in Schengen Bölgesinin genişlemesine ilişkin önerisine ilişkin de Merkel, Juncker'in tüm üye ülkelerin Schengen Bölgesinde olması dileğini makul bir yaklaşım tarzı olarak niteledi.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407760/merkel-turkiye-konusunu-avrupa-konseyinin-gundemine-aldik

Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Macron'dan yeni Avrupa vizyonu


Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, merakla beklenen Avrupa Birliği vizyonunu başkent Paris'te açıkladı. Ünlü Sorbonne Üniversitesi'nde konuşan Fransız Cumhurbaşkanı Avrupa'daki halihazırdaki sistemin yeniden oluşturulması gerektiğini belirtti. Macron, Avrupa'nın dünyadaki büyük hedeflere ulaşmak için "çok zayıf, çok yavaş ve çok etkisiz" kaldığını dile getirdi:

"Gelecek on yılda Avrupa, Ortak Müdahale Gücü, ortak savunma bütçesi ve harekete geçmek için ortak bir doktrine sahip olmalı."

Fransız Cumhurbaşkanı Avrupa'nın kanayan yarası göçmen sorununa da çözüm önerilerinde bulundu. Macron Birlik üyesi ülkeleri ortak bir sınır polisi oluşturulması konusunda ikna etmeye çalışacak:

"Prosedürleri hızlandıracak ve düzenleyecek Avrupa İltica Ofisi kurulmasını arzu ediyorum. Ki böylece bağlantılı fişlere, güvenli biyometrik nüfus belgelerine sahip olabilelim. Çünkü bugün Fransa'da Avrupalı ortaklarımızın geri çevirdiği on binlerce iltica başvurusunu inceliyoruz. Ciddi bir yönetimi garanti edecek ve kalamayacakların ülkelerine dönmesini sağlayacak Avrupa Sınırları Polisi'ni aşamalı olarak yürürlüğe sokmalıyız."

Cumhurbaşkanı'nın değindiği diğer önemli bir konu da vergi meselesiydi. Macron, kalkınmayı hızlandıracak finansal işlemler üzerinden bir Avrupa vergisinin alınmasını teklif etti. Ayrıca ortak bir enerji pazarının kurulmasının ve karbon salınımının Avrupa genelinde vergilendirilmesinin önemine dikkat çekti.

http://www.euronews.com/2017/09/26/watch-live-french-president-emmanuel-macron-set-to-outline-his-eu-reform-plans Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB liderleri Birlik'in geleceğini masaya yatırıyor


AB devlet ve hükümet başkanları Estonya'nın başkenti Tallinn'de gayriresmi zirvede bir araya geliyor. Zirvede Birlik'in geleceğine yönelik reform önerileri ve yol haritası masaya yatırılacak.

Geçen yıl Britanya'nın halkoylamasıyla Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı alması üzerine AB'ye üye ülkelerin liderleri Bratislava'da bir araya gelerek "yeni bir başlangıç" yapılmasını kararlaştırmışlardı. Gergin atmosferde geçen buluşmanın ardından reformlar ertelenmiş ve sadece bir "yol haritası" belirlenebilmişti.

Liderler AB'nin geleceğini görüşmek üzere bugün de Estonya'nın başkenti Tallinn'deki akşam yemeğinde buluşacaklar. Büyük kriz atlatılmışa benzese de AB liderleri yakında önemli kararlar almak zorunda kalacaklar. Birlik Avrupası'nın en önemli konu başlıkları şöyle sıralanabilir:
28 AB ülkesinin çıkarları arasında önemli farklar var ve reformlara sıcak bakıldığı da söylenemez. Ancak çoğu bazı şeylerin değişmesi gerektiğini kabul ediyor. Euro ve mülteci krizi, Britanya'nın ayrılma kararı ve Almanya için Alternatif partisinin üçüncü parti olarak Alman meclisine girmesiyle daha da belirginleşen Avrupa popülistlerinin yükselişi AB'yi önemli adımlar atmaya zorluyor.

Juncker ve vizyonu

Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker Mart ayında AB'nin 2025 yılında alacağı görünümle ilgili olarak beş ayrı senaryo sundu. Eylül ayı ortasında Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada da kendi beklentilerini anlattı.

Juncker'in ekonomik birleşmenin tamamlanabilmesi için AB üyesi bütün ülkelerin bir an önce ortak para bölgesine alınması şeklindeki önerisi heyecan uyandırdı. Juncker ayrıca AB ülkeleri arasındaki sınır kontrollerinin azaltılması gerektiğine de dikkat çekti.
Komisyon başkanı ticaret, göç ve istihdam piyasasıyla ilgili düşüncelerini de aktardı. Önerileri arasında Konsey ve Komisyon başkanlığının birleştirilmesi de bulunuyor. Juncker AB'nin tek başkanı olmasını tercih ediyor. Diğer değişiklik önerileri radikal olmadığından AB antlaşmalarının değiştirilmesi gerekmiyor.

Macron'un Avrupa planı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise AB'nin 'köklü tadilattan' geçirilmesini istiyor. AB kurumlarının çok yavaş ve verimsiz çalıştığını söyleyen Macron öncelikle mali ve para politikaları üzerinde duruyor. Fransa Cumhurbaşkanı bütün üye ülkelerin aktaracağı vergi gelirleriyle milyarlarca euroluk bir ortak bütçe hazırlanmasını ve borçlanmanın da tek çatı altında birleştirilmesini önerdi.

Emmanuel Macron ortak Avrupa savunma bütçesi ve acil müdahale birlikleri fikrini de ortaya attı. İltica işlemlerinin uyumlaştırılması için de Avrupa İltica Dairesi kurulmasını önerdi. İnovasyon merkezi kurarak dijitalleşmeyi hızlandırmak ve önümüzdeki Avrupa Parlamentosu seçimlerinden itibaren milli aday listelerinin yanı sıra ortak listelerin de hazırlanabilmesi, Macron'un önemli değişiklik önerileri arasında yer alıyor.

Merkel beklemede

Almanya Başbakanı Angela Merkel hem en tecrübeli, hem de en önemli üye ülkeyi temsil ettiği için en fazla nüfuz sahibi hükümet lideri sayılıyor. Ancak Merkel şimdiye kadar reformlarla ilgili düşüncelerini açıklamadı. Merkel'in Avrupa'daki sihirli formülü de "mümkün olanın yapılabileceği" şeklinde özetlenebilir. Gerçekleştirilebileceğine kanaat getirdiği hangi önerileri benimseyeceğini öğrenmek için Berlin'de yeni hükümetin kurulmasını beklemek gerekecek.

http://www.dw.com/de/eu-spitzen-beraten-%C3%BCber-zukunft-europas/a-40717593 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB reformlarına Merkel'den destek

Tallinn'deki AB zirvesinde Emmanuel Macron'un köklü reform önerileri geniş destek buldu. Almanya Başbakanı Merkel Fransa ile aralarındaki işbirliğinin reformların gerçekleşmesine yardımcı olacağını belirtti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel Estonya'nın başkenti Tallinn'deki Avrupa Birliği (AB) reformlarını prensip olarak desteklediğini açıkladı. "AB'nin yeni bir zemine oturtulup başarılı olması gerektiğine" işaret eden Merkel Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un reform önerilerine de atıfta bulundu. Macron Salı günü yaptığı konuşmada AB'nin tepeden tırnağa yenilenmesini önermiş ve 2024 yılına kadar uzanan bir yol haritası sunmuştu. Macron AB'nin ortak bütçe uygulamasına geçmesinden ve Euro bölgesi maliye bakanlığının ihdas edilmesinden yana olduğunu söylemişti. Fransa Cumhurbaşkanından iki hafta önce de AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker kendi reform önerilerini açıklamıştı.

Almanya Başbakanı Merkel'in nasıl pozisyon alacağı ve Fransa ile birlikte mi hareket edeceği merak konusu. AB devlet ve hükümet başkanlarının Tallinn'deki buluşmasının ilk gününde reform önerileri gündemi oluşturdu. Zirvenin ikinci gününde hızlı internet şebekesinin genişletilmesi, şirket ve kurumlarda dijitalleşmeye öncelik verilmesi ve siber casuslukla mücadele konuları ele alınacak.
Angela Merkel büyük toplantıdan önce Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile özel olarak görüştü. Fransa ile aralarında kapsamlı görüş birliği olduğunu belirten Merkel 'Macron'un ilkesel konuşmasının Fransa ile Almanya arasındaki yoğun işbirliğinin sürdürülmesine zemin oluşturduğunu' söyledi.

Fransa Cumhurbaşkanı'nın ortak savunma ve göç politikalarıyla ilgili önerilerini son derece olumlu bulduğunu açıklayan Angela Merkel "AB'nin ortak iltica politikasına geçmesi ve dış politikada da daha aktif olması gerektiğini" vurguladı. Merkel Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un işletme vergileriyle iflas hukukunun uyumlaştırılması şeklindeki önerisine katıldığını ve bu konuların yeni Alman hükümetini kurma görüşmelerine de dâhil edileceğini söyledi.

Zirveden somut kararlar çıkmadı

Fransız heyetinden yapılan Berlin'deki koalisyon görüşmeleriyle ilgili açıklamada Emmanuel Macron'un Almanya'da yeni hükümetin göreve başlamasını beklemek istemediği belirtildi. Angela Merkel de reform tasarılarıyla ilgili istişarelere bir an önce başlanmasından yana olduğunu söyledi.

Muhtemel koalisyon ortakları Yeşiller ve Hür Demokrat Parti'nin Avrupa politikasındaki farklı tutumlarının koalisyon görüşmelerini zorlaştırabileceği belirtiliyor. Hür Demokratlar Macron'un Euro bölgesindeki reformlarla ilgili önerilerini kuşkuyla karşılıyor. Yeşillerin eş başkanı Cem Özdemir ise partisinin Macron'un fikirlerine katıldığını ve "Avrupa projesine yeniden itici güç kazandırmak gerektiğini" söyledi.
Lüksemburg Dışişleri Bakanı Jean Asselborn "Avrupa'da Almanya'dan da pişmanlık değil AB'nin geleceğine ışık tutan bir konuşma beklendiğini" belirtti.

İtalya Başbakanı Paolo Gentiloni Çarşamba günü Macron'un reform önerilerini desteklediğini açıklamıştı. Gentiloni "azim gösterme zamanının geldiğini ve İtalya'nın Fransa Cumhurbaşkanı tarafından yapılan birçok öneriye katıldığını" söylemişti.
Dijitalleşme ve siber saldırılarla mücadele konularının ele alınacağı AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinin ikinci gününde Britanya'nın AB'den ayrılma süreci ile Türkiye ile AB ülkeleri arasındaki gerginliğin de görüşülmesi bekleniyor.

http://www.dw.com/de/merkel-macron-rede-gibt-wichtige-impulse/a-40735246 Mesajı Paylaş

Traverten

Demiryolunu Söken Litvanya Demiryollarına AB'den 28 Milyon Euro Ceza

AB Komisyonu, ülkedeki trenyolu altyapısını sökerek taşımacılıkta rotaları uzatan ve rekabete engel olan Litvanya Demiryolları'nın 28 milyon euro ceza ödemesine karar verdi

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Litvanya Demiryolları'na yönelik yapılan şikayet sonrasında başlattığı rekabet soruşturmasını tamamlandı. Litvanya Demiryolları'nın diğer şirketlerin kullanmalarına engel olmak için ülkedeki demiryolu altyapısının bir kısmını söktüğünün belirlendiğine işaret edilen açıklamada, bu davranışın piyasadaki hakimiyetin kötüye kullanılması olduğu ve AB kurallarına uymadığı kaydedildi.

Açıklamada, rekabete karşı uygulamaları nedeniyle Litvanya Demiryolları'na 28 milyon euro para cezası verildiği kaydedildi.

DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ DURUM

AB Komisyonu Rekabetten Sorumlu üyesi Margrethe Vestager, "Litvanya Demiryolları, taşımacılıkta rakiplerini cezalandırmak için ulusal altyapı üzerindeki kontrolünü kullandı. Avrupa Birliği, iyi işleyen bir demiryolu taşımacılığı piyasasına ihtiyaç duyuyor. Bir şirketin kendisini rekabetten korumak için kamu demiryolu altyapısını sökmesi daha önce görülmemiş ve kabul edilemez bir durum" değerlendirmesinde bulundu.

Kamuya ait Litvanya Demiryolları, ülkenin demiryolu altyapısı ve trenlerini işletiyor. Ülkenin Letonya sınırı yakınındaki Orlen petrol rafinerisi, mevcut tren yollarını kullanarak daha kısa bir mesafeden ürünlerini Letonya'ya göndermek üzere bir rota arayışına gitmiş ve başka tren işletmecisi şirketlerle görüşmelere başlamıştı. Bunu engellemek isteyen Litvanya Demiryolları, ülke sınırları içindeki 19 kilometrelik demiryolu ağını sökmüş ve söz konusu rafinerinin daha uzun rota kullanmasını zorunlu kılmıştı. Orlende söz konusu uygulama karşısında 2011 yılında AB Komisyonuna şikayette bulunmuştu.

AB'de faaliyet gösteren şirketlerin sektörlerinde rekabete aykırı bir durum olup olmadığını denetleme yetkisi AB Komisyonunda bulunuyor. Komisyon, söz konusu incelemede rekabet yasalarına aykırı bir durum tespit ederse firmalara yüksek para cezaları uyguluyor.

http://www.rayhaber.com/2017/10/demiryolunu-soken-litvanya-demiryollarina-abden-ceza/ Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB'den Interpol'e kırmızı bülten uyarısı

Avrupa Parlamentosu'ndaki oturumda, Türkiye'nin Interpol kırmızı bültenlerini "suistimal ettiği" mesajı verildi. AB, Interpol'den kırmızı bülten prosedürünü gözden geçirmesini isteyecek.

Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda düzenlenen oturumda Türkiye'nin Interpol kırmızı bültenlerini "suistimal ettiği" mesajı verildi.
Oturumda Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığı adına söz alan Estonya AB İşleri Yardımcı Bakanı Matti Maasikas, AB olarak Interpol'den kırmızı bülten uygulamasını gözden geçirmesini isteyeceklerini söyledi. Konunun AB devletleri arasında tartışılmaya başlandığını belirten Estonyalı bakan, Interpol kırmızı bültenlerinin hiçbir zaman suçluların iadesi için kullanılamayacağını, iade kararlarının yargı denetimi ve sürecine bağlı olduğunu hatırlattı.

Komisyon: Kaygı verici

Komisyonu adına söz alan Adalet, Tüketiciler ve Cinsiyet Eşitliğinden Sorumlu Komiser Vera Jourova ise Interpol kırmızı bültenlerinin bazı ülkeler tarafından siyasi amaçla kullanıldığını belirtti. Jurova, "kaygı verici" olarak tanımladığı bu durumun, "şahıslar üzerinde ciddi etkileri olabileceğini" söyledi.

Jourova, Interpol sisteminin suistimal edilmesi halinde bu gibi durumlara karşı önlem alma sorumluluğunun Interpol'e ait olduğunu söyledi. Jourova, Interpol üyesi olmayan AB'nin, alınacak önlemler konusunda yetkili olmadığını belirtti.

Genel Kurul'daki oturumda söz alan parlamenterlerin çoğu Türkiye, Rusya, İran ve Çin gibi ülkelerin Interpol kırmızı bültenini "siyasi muhalifleri susturmak amacıyla" kullanıp, "suistimal ettiklerini" savundu.

Türkiye'nin kırmızı bültenleri

AP'nin konu hakkında oturum düzenleme kararı, Ankara'nın Türkiye kökenli İsveçli gazeteci Hamza Yalçın ve Türkiye kökenli Alman yazar Doğan Akhanlı için çıkarttığı kırmızı bültenler sonrasında alınmıştı. Yalçın ve Akhanlı İspanya'da polis tarafından geçici olarak gözaltına alınmışlardı.

AKPM kararına atıf

AP'de çarşamba gecesi düzenlenen oturumda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) tarafından Interpol kırmızı bülteni konusunda geçen nisan ayında alınan karara da atıfta bulunuldu. Türkiye'nin de 18 parlamenterle temsil edildiği AKPM'nin kararında kırmızı bültenlerin "sadece ciddi gerekçe mevcut olduğunda çıkarılması" yönünde iç düzenlemeye gitmesi için Interpol'e çağrıda bulunulmuştu. Kararda, Avrupa Konseyi üyesi devletlerden "kırmızı bültenin suistimal edildiğine dair kaygı olması halinde bu bültenler temelinde tutuklamada bulunmamaları" istenmişti. Interpol bu çağrılar üzerine kırmızı bülten prosedürüyle ilgili bir reform süreci başlatmış durumda.

Kırmızı bülten nedir?

Interpol'ün, üye devletleri suç, suçlu ve tehditler karşısında bilgilendirdiği ve gerektiği zaman yakalama emri talebi ilettiği sekiz ayrı bülten tipi bulunuyor. Yedisi renklerle ifade edilen bültenlerden en bilineni kırmızı bülten. Kırmızı bülten bir yargı organı veya bir uluslararası mahkeme tarafından iadesi için aranan şahısların yerlerinin belirlenip yakalanmaları için çıkarılıyor. Interpol'ün kırmızı bülten sayısı son yıllarda hızla artmakta. 2014 yılında 10 bin 718 olan kırmızı bülten sayısı 2016'da 12 bini geçti.

http://www.dw.com/tr/abden-interpole-k%C4%B1rm%C4%B1z%C4%B1-b%C3%BClten-uyar%C4%B1s%C4%B1/a-40809670 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AB'de glifosat tartışması sürüyor

Kanser hastalığı ile mücadele eden Amerikalı çiftçiler glifosatın yasaklanması için Avrupa kurumlarında yaşadıklarını anlattı.

Avrupa Birliği sağlık açısından etkileri tartışılmaya devam edilen glifosat tarım ilacının kullanım süresini uzatacak mı ? Avrupa Birliği ülkeleri konu ile ilgili bölünmüş durumda. Avrupa Birliği Kasım ayında konuya yönelik kararını açıklayacak. Agro-kimyasal devi Monsanto birçok ülkede çevrecilerin ve çiftçilerin hedefinde bulunuyor. Avukatları ile birlikte Brüksel'e gelen Amerikalı çiftçiler Avrupa kurumlarında yaşadıklarını anlattı. Kanser hastalsı olan John Bart Monsanto'nun halkı hiç bir şekilde bilgilendirmediğini söyledi:

"Sigara içmenin zararlı olduğunu gösteren görüntüler var. İnsanlar içip içmeme konusunda karar verebilirler. Bakın böyle şeyler oluyor deniyor. Ancak Monsanto hiç bir konuda bilg vermiyor. California'dan buraya gelmeden önce oğlumun bacağının birinde kemikle ilgili sorun yaşandı. Testler yaptık. Bunun sebebini hala bilmiyorlar. Korkunç şeyler oluyor."

Avrupa Komisyonu tarım ilacının kullanımını 10 yıl daha uzatmak istiyor. Fransa, Lüksemburg ve Avusturya bu duruma karşı çıkıyor.
Geçtiğimiz aylarda Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinde, Agro-kimyasal devi Monsanto'nun ürettiği Roundup ilacı, kansere sebep olan kimyasallar listesine alındı.

"Gördüğüm en rahatsız edici olay, Monsanto çalışanlarının halkı yanılttıkları konusunda övünmeleri. Monsanto bilim adamlarının performans değerlendirmelerini görüyoruz. Böyl ece "Bakın ne güzel işler yapıyoruz, bizi ödüllendirmelisiniz" mesajı veriyorlar. Makalelerin yayınlanmaması için basın kuruluşlarına baskı yapılıyor. Söz konusu olan bilimin manipüle edilmesi."

2015 yılında, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) glifosatın muhtemel kanser yapıcı etkileri olduğunu duyurmuştu.

http://www.euronews.com/2017/10/05/debating-glyphosate Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AKPM'de AKP öncülüğünde grup

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi'nde yer alan gruplara yenisi eklendi. Hür Demokratlar adlı 20 üyelik grubun çoğunluğunu Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) parlamenterler oluşturuyor.

Gelecek hafta Strasbourg'da genel kurul toplantıları yapılacak olan Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) bünyesinde AKP'li parlamenterlerin çoğunluğu oluşturduğu yeni bir siyasi grup kuruldu.

Hür Demokratlar Grubu (FDG) adı verilen yeni grupta şimdilik 20 üye bulunuyor. Üyeler arasında Türkiye'den 7, İtalya'dan 5, Azerbaycan'dan 4, Romanya, Sırbistan, Bosna-Hersek ve San Marino'dan ise 1'er üye bulunuyor. AKPM bünyesinde siyasi grup kurabilmek için en az 6 ülkeden 20 parlamenterin bir araya gelmesi gerekiyor. FDG'nin kurulabilmesi için AKPM içinde daha önce Avrupalı Muhafazakarlar Grubu (EC) ve Avrupa Halk Partisi (Hıristiyan Demokratlar - EPP) üyesi olan AKP'li üyelerden bazıları gruplarından istifa etti. Gruplarından ayrılan Yasin Aktay, Mehmet Babaoğlu, Vedat Bilgin, Ahmet Berat Çonkar, Osman Aşın Bak, Taha Özhan ve Şirin Ünal FDG kurucu üyeleri arasında yer aldı. AKP'li üyeler bu sayıyla grubun en önemli unsuru haline gelmiş durumda.

Başkan İtalyan

FDG'nin başkanlığına ise İtalyan parlamenter Adele Gambaro getirildi. Gambaro İtalya'da Senato üyesi. Bir dönem  popülist siyasetçi Beppe Grillo'nun "5 Yıldız Hareketi"nde siyaset yaptı. Bu hareketten ayrıldıktan sonra liberal-popülist eğilimli ALA hareketine dahil oldu. Gambaro FDG kurucu başkanı olmadan önce AKPM Liberal Grup üyesiydi.

Liberal, muhafazakar ve Hıristiyan Demokrat kökenlilerden oluşan FDG'nin tam olarak neden kurulduğu ve AKPM bünyesindeki siyasi yelpazede nerede yer alacağı henüz netlik kazanmış değil.

AKPM krizde

FDG'nin kuruluş çalışmaları AKPM'nin krizde olduğu bir dönemde gerçekleşti. AKPM'deki Rus delegasyonu Ukrayna krizi nedeniyle aylardır AKPM çalışmalarından dışlanmış durumda. Rusya bu karara misilleme olarak Avrupa Konseyi 2017 bütçesine katkısını 20 milyon euro azalttı. Putin yönetiminin bu kararı Avrupa Konseyi'nin işleyişini olumsuz etkiliyor.

AKPM başkanından istifa

AKPM Başkanı Pedro Agramunt ise birkaç ay önce kimseye haber vermeksizin bir Rus askeri uçağıyla Suriye'nin başkenti Şam'a gitti ve hiçbir resmi yetkiye sahip olmaksızın Beşar Esad ile görüştü. AKPM'nin saygınlığını baltalayan bu görüşme sonrası Avrupa'nın bu ilk uluslarüstü meclisinde kurumsal kriz patlak verdi. AKPM içinde Agramunt'u başkanlıktan düşürmek için yasal süreç başlatıldı. Bu amaçla AKPM'nin 9 Ekim 2017 tarihli genel kurul oturumunda bir oylama yapılması programlandı. Ancak oylamayla başkanlıktan düşürüleceğini anlayan Agramunt bugün AKPM başkanlığından istifa ettiğini duyurdu.

AKPM'deki 6'ncı grup

FDG bundan böyle Avrupa Halk Partisi (EPP) Grubu, Sosyalistler-Demokratlar-Yeşiller Grubu (SOC), Avrupa Muhafazakarlar Grubu (EC), Liberal Grup (ALDE) ve Avrupa Birleşik Sol Grubu'nun (GUE) yanında AKPM bünyesindeki 6'ncı siyasi grup olacak. Rus parlamenterlerin muhafazakar kanadının da Rusya heyeti AKPM'ye döndükten sonra FDG'ye katılabileceği söyleniyor.

Buna karşılık bu yılın ikinci yarısında kurulduğu için FDG'nin iç tüzük gereği 2019'a kadar AKPM bütçesinden faydalanabilmesi mümkün görünmüyor.

http://www.dw.com/tr/akpmde-akp-%C3%B6nc%C3%BCl%C3%BC%C4%9F%C3%BCnde-grup/a-40853317 Mesajı Paylaş

meraklı

AKPM'de Türkiye'nin Arakan talebine ret

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Türkiye'nin Arakanlı Müslümanların maruz kaldığı şiddete dikkat çekmek amacıyla sunduğu acil görüşme talebini reddetti.

Strazburg'daki AKPM Genel Kurulu'nun açılışında gündeme dair öneriler ve teklifleri dile getiren AKPM Geçici Başkanı Sir Roger Gale, Türk heyeti tarafından verilen Arakanlı Müslümanların içinde bulunduğu ağır insani duruma yönelik acil görüşme talebinin reddedildiğini kaydetti.

AKPM Başkanlık Divanı'nın sabah yapılan toplantısında, bu teklifin ele alındığını ve acil gündemde tartışılmaması kararı alındığını belirten Gale, divanın kararını Genel Kurul'a bildirdikten sonra, karara itiraz olup olmadığını sordu.

Gale, Genel Kurul'da alınan karara yönelik itiraz çıkmayınca, acil görüşme talebinin reddedildiği açıklandı.

Myanmar'da ordu ve fanatik Budistlerin zulmünden kaçan Arakanlı Müslümanların durumunun, AKPM Genel Kurulu'nda ele alınarak tartışılması amaçlanıyordu.

KATALONYA REFERANDUMU GÖRÜŞÜLECEK

Öte yandan, AKPM Genel Kurulu Katalonya referandumu ve Ukrayna'nın yeni eğitim yasası konularının acil gündeme alınarak görüşülmesi teklifini kabul etti.

http://www.ntv.com.tr/dunya/akpmde-turkiyenin-arakan-talebine-ret,qXhkrwYZskK1So7j62ZG5Q Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter