Almanya

Başlatan minigitav, Oca 20, 2016, 11:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Sihirbaz

Chemnitz'te gösterilere ara yok

Geçen haftadan beri aşırı sağcıların meydanları doldurduğu Chemnitz'te Cumartesi günü 18 kişi yaralandı. Kentte Pazar ve Pazartesi günü ise ırkçılık karşıtı gösterilerin ağırlıkta olması bekleniyor.

Almanya'nın Chemnitz kentinde geçen hafta sonu bir Alman'ın öldürülmesinin ardından başlayan yabancı düşmanı gösteriler ile karşı eylemler sürüyor. Cumartesi günü düzenlenen ve polisin verdiği bilgiye göre toplam 11 binden fazla kişinin katıldığı gösterilerin ardından Pazartesi günü "Biz çoğunluktayız" sloganı altında ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve şiddete karşı ücretsiz bir konser düzenlenecek. Chemnitz'te Pazar günü Protestan kilisesi ile Chemnizt'te yaşayanların çağrısıyla şiddet ve yabancı düşmanlığına karşı iki gösterinin düzenlenmesi planlanıyor.

Emniyet yetkilileri, Chemnitz'te Cumartesi günkü gösterilerde 18 kişinin yaralandığını ve 37 suç duyurusu yapıldığını açıkladı. İşlenen suçların, adam yaralama, polise mukavamet, maddi hasara yol açmak ve anayasaya aykırı örgütlerin sembollerini taşımak olduğu belirtildi.

Bir Afgan'a saldırıldı

Gösteriler sırasında 20 yaşında bir Afgan'ın yüzü maskeli dört kişinin saldırısına uğradığı, Afgan gencin hafif yaralandığı aktarıldı. Polisin, saldırganların daha önceki gösterilere katılmış olabileceği ihtimalini araştırdığı bildirildi.

Chemnitz'te sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) ile yabancı düşmanı Pegida (Batının İslamlaşmasına Karşı Yurtsever Avrupalılar) hareketinin düzenlediği ortak gösteride yoğun bir kalabalık toplandı. Bu gösteriye, sağ popülist vatandaş hareketi Pro Chemnitz yanlılarının da katıldığı belirtildi.

Johannis Kilise'nin önünde düzenlenen yabancı düşmanlığına karşı, barış çağrısıyla düzenlenen gösteride de binlerce kişi yer aldı.

Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleşen eylemlerde yaklaşık bin 800 polisin görev yaptığı belirtildi. Tazyikli su püskürten panzerlerin ve atlı polis memurlarının hazır bulunduğu gösterilerde, diğer eyaletlerden de polis takviyesi yapıldı.

Kauder AfD'ye karşı tutumun sertleştirilmesini istedi

Chemnitz'de yaşanan olaylara karşı siyasetçilerin de tepkisi sürüyor. Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) Alman meclis Grup Başkanı Volker Kauder, AfD'ye karşı tutumun sertleştirilmesini istedi. AfD'li siyasetçilerin Chemnitz'de yabancı düşmanı gösterilerde yaşanan olayları onaylayan açıklamalarını eleştiren Kauder, Welt am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, "bunun kaygı yaratan yeni bir boyut" olduğunu söyledi. "AfD bizim devletimize zarar vermek istiyor" diyen Kauder, AfD'ye verilen mali yardımların mercek altına alınmasını istedi. Kauder, parlameto seçimleri sırasında AfD'ye kimin mali destek sağladığının ortaya çıkartılması gerektiğini söyledi.

Maas'tan ırkçılığa karşı mücadele çağrısı

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, vatandaşlara çağrıda bulunarak, ırkçılığa karşı mücadele ve demokratik değerlerin savunulmasında daha etkin olmalarını istedi. Sosyal Demokrat Partili (SPD) Maas, Bild am Sonntag gazetesine yaptığı açıklamada, "Ne yazık ki toplumumuzda aşmamız gereken rahatlık yayıldı. Oturduğumuz koltuktan kalkıp, fikrimizi söylemeliyiz" dedi.

Sosyal Demokrat Adalet Bakanı Katarina Barley de aynı gazeteye verdiği demeçte, Chemnitz'deki yabancı düşmanı olayların arkasında aşırı sağcı grupların ne kadar etkili olduğunun araştırılması gerektiğini söyledi. Barley, "aşırı sağcıların toplumumuza sızmasına izin veremeyiz" şeklinde konuştu.

Ne olmuştu?

Almanya'nın doğusundaki Chemnitz kentinde geçen Pazar sabaha karşı farklı milliyetlere sahip kişiler arasında çıkan bir tartışmada üç kişi bıçaklanarak yaralanmış, yaralananlardan 35 yaşındaki bir Alman hastanede yaşamını yitirmişti. Iraklı ve Suriyeli iki şüpheli olayın ardından gözaltına alınmış, daha sonra da tutuklanmıştı.

Bu olay üzerine geçen Pazar günü kentte yabancı düşmanlığı içeren gösteriler düzenlenmiş, gösteri sırasında yabancı gibi görünen kişiler kovalanarak, tartaklanmış ve dövülmüştü. Geçen Pazartesi günü ırkçı gösterilerin devam etmiş, bunun yanı sıra yabancı düşmanlığı ve ırkçılığa karşı düzenlenen gösterilerle kentte tansiyon yükselmişti. Irkçı gösterilerde, yabancı gibi görünen kişilere yönelik saldırılar Almanya'da büyük tepkiyle karşılanmıştı.

https://www.dw.com/tr/chemnitzte-g%C3%B6sterilere-ara-yok/a-45324721 Mesajı Paylaş

Merkator

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yeni VIP uçağı A321

Lufthansa'nın filosunda 16 yıl hizmet veren Airbus A321 tipi uçak Almanya Başbakanı Angela Merkel'in yeni VIP uçağı oldu. Kabini Hamburg'daki Lufthasa Teknik tesislerinde 18 aylık çalışma sonrası yenilenen ve VIP kabine sahip olan A321, Merkel'in seyahatlerinde hizmet verecek. A321'in VIP uçağa dönüştürülmesi 90 milyon Euro'ya mal oldu.

D-AISE tescilli Neustadt an der Weinstraße isimli A321 uzun yıllar Lufthansa adına Avrupa operasyonlarında kullanılmıştı. 2016 yılında emekliye ayrılan uçak Almanya Silahlı Kuvvetleri'nce satın alınmıştı. Alman Ordusu, uçağı askeri misyon, siyaset ve diplomasi seyahatlerinde kullanacak.

Kabin içinde 180 farklı değişiklik yapılan uçağın 200 olan koltuk kapasitesi azaltıldı ve 88 adet VIP lüks koltuk konuldu. Menzilinin 5 bin kilometreye çıkarılması için iki adet ilave yakıt tankı konuldu. Başbakan Merkel'in uçakta iletişim ihtiyacı için teknolojik altyapısı güçlendirildi, güvenli bilgi alışverişi için iletişim araçları da yerleştirildi.

Uçaktaki özle bir kabin acil durumlarda yoğun bakım birimine dönüştürülebiliyor.

Luftwaffe (Alman Hava Kuvvetleri) Alman hükümet yetkililerinin taşınmasından sorumlu. Yeni A321 ile birlikte Alman Hava Kuvvetleri envanterinde VIP uçak sayısı dokuza çıktı.

http://www.kokpit.aero/angela-merkel-yeni-vip-ucak Mesajı Paylaş

HDS

Reis A-340'ı hediye etsin madama.. Nam olsun kar olmasın! Mesajı Paylaş

minigitav

İçim parçalandı ezik almanyaya. bir 330,340 veya 747 leri bile yok.zavallılar.
Reis bütün uçakları ile (747,340,330,319 ve gulfstreamler) ezsin fukara almanları Mesajı Paylaş

Mootun

Sayın ustadlar size Almanya ile ilgili bir soru sormak istiyorum. Almanya ihraç ettiği savunma sanayi urunletini envanterindeki kendi ürünlerine oranlarsak. Amerika Rusya İngiltere Çin gibi ülkelerden bu konuda daha ileri gibi bir sonuç çıkar mı? Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Tartışmaya hiç girmeden... Sadece bilgi amaçlı yazıyorum...

Almanya'nın VIP uçak filosu:

Airbus A310 Multi-national[47]  VIP  A310-304       1 Adet
Airbus A319 Multi-national[48]  VIP  A319CJ           2 Adet
Airbus A321 Multi-national[50]  VIP  A321-200       1 Adet
Airbus A340 Multi-national[47]  VIP  A340-300       2 Adet
Global Express Canada               VIP  Global 5000    4 Adet Mesajı Paylaş

şirpençe

Bizimki bir Alamanya hikayesi...

Gurbetçiler

Stk lar

Ajanlar

Ticaretler

Veee sarı mercedesler...

Bizimki bir AB hikayesi.... Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

Bilindiği üzere bundeswehr 2015'te G36 piyade tüfeklerinin tamamını hizmet dışına çıkartma kararı almıştı. 160000 tüfekten bahsediliyor.

Die welt ve der spiegel'in haberlerine göre Bundeswehr Yeni tüfek bulmakta zorluk yaşıyor. Testleri yapılan aday tüfeklerin hiçbiri isterleri karşılayamamış.

Ha bu arada die welt'in haberine göre bazı kuvvetler  en azından kısmi olarak 5.56 yerine 7.62 mm istemiş. :)
Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

Atılgan

Almanya'da devriye botu belirsizliği

Almanlar'ın Suudiler'den aldığı 35 devriye botu siparişindeki belirsizlik sürüyor. Siparişlerin iptali durumunda Wolgast'daki tersanede çalışan 300 kişinin işsiz kalabileceği ifade ediliyor.
Cemal Kaşıkçı cinayeti nedeniyle Alman hükümetinin Suudiler'e silah satışını durdurmasının ülkede istihdamı olumsuz yönde etkileyeceği tahmin ediliyor. Wolgast'da yüzlerce kişinin işsiz kalmasından endişe ediliyor.

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürüldüğünün kesinleşmesinin ardından Alman hükümetinin Riyad'a  yeni silah satış izinlerini durdurması ve daha önceden onayı verilen satışların iptal edilmesi ihtimali nedeniyle Almanya'da yüzlerce kişinin işsiz kalabileceği tahmin ediliyor.

Alman Haber Ajansı'nın edindiği bilgilere göre, Alman hükümetinin bu yönde alabileceği kararının Mecklenburg-Vorpommern eyaletinin Wolgast kentindeki Alman gemi yapım şirketi Lürssen Grubu'na ait tersanede üretilecek 20 devriye botunu etkileyebileceği belirtildi.

Haberde, Suudi Arabistan'ın savunma alanında da faaliyet gösteren Lürssen Grubu'na ısmarladığı 35 devriye botundan bugüne kadar 15'inin tamamlanarak sevk edildiği bilgisi verildi. İki botun sevkiyatının Mart ayında hükümet tarafından onaylandığı ve Kasım ayında nakledilmesinin planlandığı ifade edildi. Bunun yanı sıra Wolgast'da yaklaşık 300 kişinin istihdam edildiği tersanede, sekiz botun daha yapımına başlandığı belirtildi.

EN BÜYÜK SİPARİŞTE BELİRSİZLİK

Alman hükümetinin daha önce verilen izinlerin iptal edilmesi karar vermesi halinde, Wolgast'daki tersanede üretilen devriye botları da bu karardan etkilenecek. Bu devriye botlarının Almanya'nın savunma alanında Suudi Arabistan'dan aldığı bilinen en büyük siparişi olduğu belirtiliyor.

Her bir devriye botunun değerinin 20 milyon euro olduğu tahmin ediliyor. Alman hükümet üyelerinin Mart ayında yemin ederek göreve başlamasından kısa bir süre önce sekiz botun daha sevkiyatına onay verilmişti.

BELEDİYE BAŞKANI ENDİŞELİ

Suudi Arabistan'ın verdiği siparişin iptal edilmesinin bölge ekonomisi açısından ağır darbe olacağına dikkat çekiliyor. Tersane, Baltık Denizi kıyısındaki 12 bin nüfuslu Wolgast kenti için en önemli işverenlerden birini oluşturuyor.

Wolgast Belediye Başkanı Stefan Weigler, tersanenin kentin "can damarını" oluşturduğunu söyledi. Suudi Arabistan'ın siparişinin üretiminin durdurulması halinde tersanenin kapatılabileceğini ve yaklaşık 300 kişinin işsiz kalabileceğini belirten Weigler, bu durumun insanların geçimini tehdit ettiğine işaret etti. Weigler, "Dünyaya siyasi bir jest yaparak, bir kenti dibe sürüklemek doğru değil" dedi.

Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partili Wolgast milletvekili Philipp Amthor da "Wolgast'da üretilen sahil güvenlik botlarının ihracatının durdurulması Suudi kraliyet ailesini pek etkilemez ama Wolgast'daki tersane işçilerinin ve ailerinin mesleki varoluşları açısından ağır bir yıkım olur" şeklinde konuştu.

https://www.denizhaber.com.tr/almanyada-devriye-botu-belirsizligi-haber-85157.htm Mesajı Paylaş

musti





Bizimkiler yapsa olmaz mı ?  700 milyon Avro. Dearsan falan rahat yapar bunu. Hazır Kaşıkçı olayı sümen altı ediliyor.  Mesajı Paylaş

anafor2016

Bizim karakol botumuz gerçekten çok güzel oldu Mesajı Paylaş

musti

Almanya ve bütün Avrupa ABD'nin ortadoğu politikalarından feci şekilde sıkılmış haldeler. Çünkü ABD'nin her demokrasi hamlesi

sonu gelmeyen savaşlarla  ve Avrupa sokaklarını büyük bir sorun olan  göçmenlerle dolduruyor.

O yüzden  Başta Almanya ve Avrupa   İran'a yapılacak bir askeri harekata şiddetle karşı çıkıyor. Hatta İran'ın ekonomik açıdan

sıkıştırılması demek Afgan, Pakistan, ve iranlı   göç akımları oluşabilmesinden endişeleniyorlar. Mesajı Paylaş

HDS

Hocam, mesele Almanya'nın Amerikan müdahaleleri sebebi ile göçmen dolmasından falan da ibaret değil. Avrupa'nın bu İran gayretkeşliği de boşuna değil.

Petro-Dolar ekonomisine boşuna öyle demiyorlar. Buranın eski yazılarında falan da epeyce vardır, @Baltica da modeli epeyce yazmıştı burada. 70'li yıllarda sınırsız Dolar basma ve petrolün fiyatının varili $1,5'dan €45-50'lere yükselmesi süreci ile, okyanustaki Gulf Stream gibi garip bir para akışı oluştu. Savaş sonrası dinginlik ve Marshall yardımları vs ile kendine gelip üretmeye, ve dolayısı ile de enerji tüketmeye başlayan Avrupa, kazandığını zaten Suud başta petrol firmalarına gömüyordu. Oraya da akıtılan bu fahiş fiyatlı petrol paraları finans, yatırım, vs olarak Amerika'ya gidiyordu.


Irak, Kuveyt'i işgal ettiğinde, OPEC'in %45'inden fazlasını kontrol eder hale gelecekti. Khafji'ye girdiğinde bambaşka bir tehlike olmaya başladı. Bunlar o "Gulf Stream"i bozacak şeyler.


İran ise, JCPOA sonrası petrol aramaları, yeni kuyuları, yeni rafinerileri, yeni LNG ve sair pompa dolum işini herhalde Amerikalılar'a yaptırmayacaktı. Mesele uçak siparişi Boeing'e sus payı kadar ama Airbus'a hamudu ile sipariş verdi. Rus'u, Çinli'si, Hintli'si ama Amerika için en korkunç senaryosu, AB'nin büyük şirketlerinin hepsi oradaydı. Frankfurter iş adamları Ocak 1'de kapıdalardı iş yapmak için.



Alman silah ambargosu uyguladığı Suud'dan değil, gider İran'dan alır petrolünü gazını, onu da ortaklıkları ile yine Frankfurt'a çeker. Ha keza Fransız, ha keza İtalyan. ENI'si, TOTAL'i hepsi oradaydılar. İngiliz de belki BP'yi yeniden "British Persian" yapardı. Sterlin ile, Avro ile petrol gaz alınırdı.




2012'de İran enerji bakanı gevrek gevrek "Belki petrolümüzü gazımızı Irak ve Suriye'nin kuzeyinden bir koridor ile Akdeniz'e taşırız" derken hiç göçmen derdi falan yoktu AB'nin. Onlar da pişkin pişkin sırıtıyorlardı. Aynı 2012'de bizim güneydoğumuz yangın yeriydi ve her gün Cizre'den Avrupalı "PMC" toparlıyorduk. O zamanlarda nedense Suriye savaşı işlerine geliyordu. Maliki hayvanoğlu hayvanı ülkesini İran'a kiraya vermişken buna itiraz eden biz "mezhepçi" oluyorduk. Yahut, biz Irak hükumeti ile papaz olmacasına K. Irak petrol parasını Barzani'ye ulaştıralım demişken, onlar bizim hatlar yerine İran'a gazını petrolünü basma derdindeydi.



Bıraksın AB. Bıraksın bu işleri Almanya. O planlar tepetaklak oldu. Hiç sızlanmasınlar her şey olurken biz buradaydık. Mesajı Paylaş

Baltica

HDS Hocam, Trump'in, P5+1 ile Iran arasindaki nukleer anlasmayi bozmasinda, Yahudi lobisinin etkisinin uzerinde cok duruldu ama durum tam olarak yazilip, cizildigi gibi degil.

2011 yilinda, JCPOA gundeme geldiginde, Iran'in, dunya uzerinde dondurulmus olan mal varliginin, 100 milyar USD civarinda oldugu tahmin ediliyordu. Bu meblagin yarisindan fazlasi da, ABD'de idi. 2015 yilinda, bir anlasmaya varildiginda, Yahudi lobisinin anlasmanin onaylanmamasi icin, Kongre ve Senato'da ki kuvvetli engelleme cabalari, Obama yonetiminin imdadina yetisen, basta, Westinghouse, GE ve enerji sektorunde faaliyet gosteren diger buyuk sirketler olmak uzere, bir cok Amerikan sirketinin, kendi bolgelerinin temsilci ve senatorlerine bastirmasi suretiyle asilabilmisti.

Cok aciktir ki, donemin Iran'li bas muzakerecesi, Azeri kokenli Abbas Arakci, Amerikali muhatabi Wendy Sherman'a bir anlasmaya varilip, dondurulmus mal varliklarinin, likidite kazanmasi halinde, Iran'in ihtiyaci olan ticari mal ve petrol ve dogal gaz sektorunde ihtiyac duyulan teknolojilerin ithalatinda, hatta, Iran'in serbestce ihrac etmeye baslayacagi hidrokarbon urunleri karsiliginda kazanacagi petro-dolarlarin degerlendirilmesinde, Amerikali firma ve finans kuruluslarina oncelik taninanacagi konusunda bazi sozler vermis olmalidir.

Iran yonetimindeki, Cumhurbaskani Ruhani ekibi bu sozunu tutmayi denedi de ! Ancak, GE'in, Westinghouse'in, Halliburton gibi firmalarin, Iran enerji ve petrol bakanliklari ile yaptigi milyar US dolar mesabesinde ki, cerceve anlasmalar, bir turlu realize olamadi, cunki, Iran'in gercek yoneticisi olan Hamaney, Amerikan, firmalarinin Iran'a sizmasina siddetle karsi cikti ve hic bir anlasmaya onay vermedi ! Amerikalilar, muhtemelen, Ruhani'nin, Iran yonetimindeki etkisini abarttiklarini ve onun ekibinin verdigi sozlerin, hic bir anlam ifade etmedigini biraz gec anladilar. O anlasmalar, Siemens'e, Total'e, ENI'ye gitti. Ama en ilginci, bilim bakalim, Iran, Petro-dolarlarini nerede tutmaya basladi ?

Tabii ki, Deutsche Bank ve Credit Suisse ! Ama malum, Amerikalilar, her ikisine bu munasebetsizliklerinin bedelini kisa zamanda fazlasi ile odetti !  ;D


Ama her halukarda, P5+1'in, P4+1'i, Iran'in meshur Biryani kebabini hamuduyla yutarken, P1'i Amerika, Biryani tepsisinden arta kalanlari yalamakla yetinmek zorunda kaldi. Boylece, hayal kirikligi icindeki Amerikan sirketleri, Trump yonetiminde, Obama yonetiminin tam tersine, anlasmanin kendilerinin de, pay alacagi, hatta aslan payini alacaklari bir sekilde, yeniden muzakere edilmesi icin, guclerini Yahudi lobisi ile ayni yonde kullaninca, Iran icin kacinilmaz son gerceklesti !

Asagida, linkini verdigim 2015 tarihli Guardian makalesi konunun ozunu cok guzel ortaya sermis. Bir goz atmani isterim hocam.

https://www.theguardian.com/business/2015/aug/25/europe-us-iran-business-nuclear-deal-sanctions    Mesajı Paylaş

HDS

Hocam, Yukarıda anlattıklarını ayni ile görüyorum. Çok güzel derleyip toparlamışsın.  :)

2008 gibi GE'nin Irak'a 46 Frame türbin satışı meselesi vardı. Baya baya ihya oldu şirket ki son büyük satıştı bu. İran'da da mesela GE'nin gerek enerji tarafı, gerek petrol ve gaz delme, çıkarma ve pompalama, liquifikasyon için kompresörler, pompalar yapma tarafı Oil&Gas, elektrifikasyon sistemleri ve "grid" tarafında uzmanlaşmış tarafı, endüstriyel bazı altyapıları, uçak kiralama tarafı ILFC, uçak motorları tarafı neredeyse sahibini bekleyen köpek gibi İran'ı bekliyordu. Artık Siemens ile rekabet etmekte mevzi kaybeden yorgun firma, bu hevesle Türkiye'de de aslında yıllardır türbin satamazken yine de bir dolu istihdamı devam ettirdi ve İran anlaşmasını bekledi. Ama iş sarpa sarınca bir anda personelini dağıttı ya da daha merkez noktalara çekti. uzun dönemde, GE'nin şimdi içine düştüğü çok zor durumu bile taa o zamanki beklentilere yoruyorum ben.


Linkini verdiğin makalenin ilk paragrafında bahsedilen "Daha anlaşmanın mürekkebi kurumadan bir uçak dolusu Alman iş adamı Tahran'a indi" diye anlatılan adamların Amerikan vizesi o arada dolanlar, Nisan ayı falan geldiğinde Amerikan elçiliklerinden ret cevapları almaya başladılar. Mevzu o kadar bel altına inmişti zaten.




Bir de, 2015 sonrası çok sert bir şekilde "İran'ı anlama" tatavası da başladı Amerika'da. Bir anda bütün Think-Tank'lerde İran uzmanları, 79'dan sonra Amerika'ya göçmüş akademisyenler falan İran'daki çok karmaşık yönetim yapısını, Hamaney'in hikayesini, kimin kukla olup kimin gerçekten "adam" olduğunu, Ahmedinejat'ın ne ayak olduğunu, Hamaney'in onu nasıl stratejik bir şekilde oyuna soktuğunu falan anlatır oldular. Ben epeycesini dinledim.



Aklıma 28 Şubat artık kasmış kavurmuş ortalığı, 1. Ordu'nun artık sahneyi yıkıp viran eyledikten sonra Marmara İlahiyat'a gidip "Hocam biz bu konuları aslında bilmiyoruz, bize şu şu şu konularda seminerler verir misiniz?" diye en basit fıkhi ve itikadi konularda yardım istemesi geldi.

Amerikalılar herkesi Suud gibi, Mısır gibi falan zannediyor belli ki. Oturup Nemesi'i ile barışa otursun da onun yedeği olsun.. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter