Almanya

Başlatan minigitav, Oca 20, 2016, 11:58 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

Terra

Almanya, İncirlik'ten çekildikten sonra gittiği Ürdün'le de anlaşamadı


Almanya'nın, İncirlik üssünden çekerek Ürdün'de konuşlandırmaya başladığı askerleri için 'dokunulmazlık' istediği, ancak bu konuda Ürdün yönetimiyle anlaşma sağlanamadığı ifade edildi. Der Spiegel dergisi, 'Alman askerleri için şeriat' başlığıyla verdiği haberde, Ürdün yönetiminin Almanya'nın talebine yeşil ışık yakmadığını iddia etti.

Der Spiegel dergisinin, 'Alman askerleri için şeriat' başlığıyla yayınladığı haberde, Almanya ile Ürdün arasında, bu ülkede konuşlandırılmaya başlanılan askerlerin statüsü konusunda anlaşmazlık yaşandığı iddia edildi.
Alman hükümetinin, IŞİD ile mücadele kapsamında Ürdün'deki El Azrak üssünde konuşlandıracağı yaklaşık 250 asker için tümüyle dokunulmazlık elde etmeye çalıştığı, Alman Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı yetkililerinin yürüttüğü 'kuvvetlerin statüsü anlaşması' müzakerelerinde şu ana kadar anlaşma sağlanamadığı belirtildi.

Şeriatın Ürdün hukuk sisteminin kaynaklarından biri olması ve ülkede uygulanan idam cezasının Berlin'de hassasiyete yol açan konular olduğuna işaret edildi.

Haberde, Alman hükümetinin geçen yıl bir grup Alman askerinin Katar'da konuşlandırılmasına ilişkin de benzer bir sorun yaşadığı, bu ihtilafın, 'bir Alman askerinin Katar'da suç işlemesi durumunda hemen ülkesine gönderilmesi' şeklindeki düzenlemeyle aşıldığı hatırlatıldı.
Türkiye ile Almanya arasındaki siyasi gerginliğin ardından Alman hükümeti geçen haziran ayında İncirlik'te görev yapan askerlerini geri çekme kararı almış, temmuz ayında da bir tanker uçak ile yaklaşık 100 Alman askerini, İncirlik'ten Ürdün'deki El Azrak üssüne nakletmişti.

İncirlik'ten çekilen dört Tornado tipi keşif uçağı ile yaklaşık 150 askeri personelin de en geç Ekim ayında El Azrak üssünde göreve başlaması öngörülüyor.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201708261029889836-almanya-incirlik-cekildikten-sonra-gittigi-urdun-anlasamadi/ Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Gözler Merkel-Schulz arasındaki TV düellosunda


Almanya'da dikkatler, Merkel ve Schulz arasında bu akşam yapılacak televizyon düellosuna çevrildi. İki liderin tartışacağı en hararetli konulardan birini de Amanya'nın Türkiye politikasının oluşturması bekleniyor.

Almanya'da 24 Eylül'de yapılacak genel seçimlere giren en büyük iki siyasi partinin başbakan adayları Angela Merkel (Hristiyan Demokrat Birlik-CDU) ve Martin Schulz (Sosyal Demokrat Parti-SPD) bu akşam televizyonda karşı karşıya gelecek. TSİ 21.15'te başlayacak TV düellosu; ARD, ZDF, RTL ve SAT.1 olmak üzere dört kanalda canlı olarak yayınlanacak.

Yaklaşık 90 dakika sürecek düellonun özellikle kararsız seçmen üzerinde etkili olması bekleniyor. Kamuoyu araştırma şirketi Forsa, TV düellosunun 6 milyondan fazla seçmenin kararında etkili olabileceğini tahmin ediyor. Bununla birlikte son anketler başbakanlık yarışında her iki adayın da puan kaybettiğini gösteriyor. Yine de anketler doğrudan bir başbakanlık seçimi yapılması halinde Angela Merkel'in yüzde 49'luk destekle Schulz'un (yüzde 26 destek) açık ara önünde olduğuna işaret ediyor. O nedenle Schulz'un "son şansı" olarak görülen düelloda, gidişatı kendi lehine çevirip çeviremeyeceği büyük merak konusu.

TV düellosunun en can alıcı konuları neler olacak?

Schulz'un sosyal adalet, emeklilik ve eğitim politikalarında Merkel'i köşeye sıkıştırması bekleniyor. Schulz, dördüncü kez başbakanlığa hazırlanan Merkel'i alt sınıftakilerin sorunları ile ilgilenmemekle suçluyor. Schulz'un öne çıkan bir diğer atağının da eğitim politikaları üzerine olması bekleniyor. Sosyal Demokratların lideri, eğitimde eyalet ve federal hükümetlerin işbirliğinden yana ve eyalet hükümetlerine toplam 12 milyar euroluk mali destek vadediyor. Schulz'un elinin güçlü olduğu bir diğer konu da emeklilik politikaları. Schulz, Merkel'in emeklilik politikasının, primleri artırıp emeklilik maaşını düşüren bir sisteme yol açtığını savunuyor ve bunu "emeklilerin programlanmış yoksulluğu" olarak nitelendiriyor.

Uluslararası politikalar: Türkiye

Merkel sosyal konularda geleneksel olarak Sosyal Demokratların galip geldiğini çok iyi biliyor. O nedenle TV düellosunda bu konularda Merkel için önemli olan zayıflık göstermemek. Buna karşın uluslararası siyaset sahnesinde birçok 'zor' politikacıya karşı büyük bir tecrübe toplayan Merkel'in de uluslararası politikalarda eli kuvvetli.

İki liderin tartışacağı uluslararası konular arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Kuzey Kore'nin yanı sıra Türkiye politikaları da öne çıkıyor. Schulz'un Merkel'i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik pasif bir tutum sergilemekle suçlamasına kesin gözüyle bakılıyor. Schulz, Türkiye'de tutuklu bulunan Alman vatandaşları nedeniyle Ankara'ya bir ültimatom verilmesi gerektiğini savunuyor. SPD lideri, eğer Türk hükümeti, demir parmaklıklar ardındaki Alman vatandaşlarını serbest bırakmazsa AB üyelik müzakereleri ve Gümrük Birliği'nin genişletilmesine ilişkin görüşmelerin dondurulmasını talep ediyor. Merkel ise temelde Türkiye'ye yönelik bir ültimatoma karşı çıkıyor ve bunun müzakereleri daha da zora sokacağını savunuyor. Ayrıca Merkel, bir süre önce Berlin'in Türkiye ile Gümrük Birliği'nin genişletilmesini bloke edeceğini açıklayarak Schulz'un bu konudaki kozunu elinden almayı başarmış görünüyor.

Savunma bütçesi ve Trump

Schulz ve SPD'li Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'in son dönemde öne çıkardıkları bir diğer konu da savunma harcamaları. Gabriel, Merkel'i savunma bütçesindeki yüzde 2 hedefini seçim programına alarak Trump'a boyun eğmekle suçluyor. SPD'nin hesaplarına göre bu, savunma harcamalarında yıllık 30 milyar euro artış anlamına geliyor. 2014 yılında yapılan NATO Zirvesi'nde üye ülkelerin 2024'e kadar savunma harcamalarını milli gelirlerinin en az yüzde 2'sine çıkarmaları yönünde karar alınmıştı.

TV düellosunda iki lider arasında hararetli tartışmalara yol açması beklenen bir diğer konu göçmenler. Schulz'un Merkel'i 2015 yılındaki "Hoş geldin" politikasından vazgeçmekle suçlayabileceği tahmin ediliyor. Ancak koalisyon ortağı olarak SPD'nin de son dönemde sertleştirilen iltica ve göç politikalarında imzası olması, Schulz'u zora sokabilir.

Düellodan hangi liderin galip olarak ayrılacağını görmek için bu akşam yaklaşık 15 ila 20 milyon kişi ekran başında olacak.

http://www.dw.com/de/tv-duell-deutsche-sehen-angela-merkel-vor-martin-schulz/a-40316088 Mesajı Paylaş

Sabri Ünal

Almanya seçimlerinde Merkel ve Shultz'un en büyük rakibi RTE :) Mesajı Paylaş
>>> Kaynak belirtmediğim her düşünce şahsi kanaatimdir. Fikirlerinizle uyuşmuyorsa çöpe atın gitsin.

meraklı

Almanya'dan 5 bin Türk vatandaşının iltica talebine ret


Almanya'da Türklerin iltica taleplerinin çoğunluğunun reddedildiği belirtildi. Yıl başından bu yana 8 bin 547 Türk vatandaşının iltica başvurusu yaptığı bunlardan 5 bin 40'na ret cevabı verildiği açıklandı.
Alman Tagesspiegel gazetesinin haberinde, Federal Göç ve Mülteci Dairesi'nin (BAMF) ocak-ağutos döneminde 8 bin 547 Türk vatandaşının iltica talebini değerlendirdiği, başvurularının dayanağı olmadığı gerekçesiyle bunlardan 5 bin 40'ını reddettiği belirtildi.

Haberde, BAMF'ın reddetme sebeplerine ilişkin açıklama yapmadığı, her başvurunun tek tek incelendiğinin ifade edildiği aktarıldı.

Bazı eyaletlerin Türk vatandaşlarını Türkiye'ye sınırdışı ettiği kaydedilen haberde, Berlin eyaletinin bu yıl 4, Saksonya'nın da 2 kişiyi Türkiye'ye geri gönderdiği ifade edildi.

Haberde, yabancılar kütüğünde 31 Ağustos itibarıyla 6 bin 784 Türk vatandaşının sınırdışı edilmeleri gerektiğinin yer aldığı kaydedildi.

http://www.ntv.com.tr/dunya/almanyadan-5-bin-turk-vatandasinin-iltica-talebine-ret,UTZe2_sNm0KFB-qXV3qgRA Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya sandık başına gidiyor


Almanya'da seçmenler Federal Meclis'in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Türkiye kökenli adayların da yarıştığı seçimde gözler ilk kez meclise girmesi beklenen sağ popülist AfD'nin üzerinde.

Pazar günü Almanya'da seçmenler sandık başına gidiyor. Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre, 2017 genel seçimlerinde 31 milyon 700 bini kadın ve 29 milyon 800 bini erkek olmak üzere 61 milyon 500 bin kayıtlı seçmen bulunuyor. Göçmen kökenli seçmenlerin sayısı 6 milyon 300 bin. Ülkede, mektuplu oy kullanma hakkı da bulunuyor.

Seçim gününden altı hafta önce mektupla oy vermeye başlanırken, çeşitli eyalet yönetimlerinin verdiği bilgiye göre, seçmenlerden bu yönde büyük bir talep yaşandı ve 2013 yılındaki genel seçimlere göre bu kez mektup oylarının sayısı arttı. Seçmen sayısının 2013 genel seçimlerinde oy kullanma hakkı olan 61 milyon 900 bin kişiye göre 2017 genel seçimlerinde daha az olduğu belirtildi. İlk kez oy kullanacakların sayısı 3 milyon olarak açıklandı. Seçmenler arasında çoğunluğu 12 milyon 700 bin kişi ile 70 ve üstü yaş grubu oluşturuyor. İkinci büyük seçmen grubu ise 12 milyon 300 bin kişi ile 50 ile 60 yaş grubu seçmenler.

2017 genel seçimlerinde oy pusulasında seçmenlere büyük bir alternatif sunuluyor. Başvuru yapan 63 siyasi partiden 42'si bu yıl seçim pusulasında yerini aldı. Listede büyük partilerin yanı sıra az sayıda üyesi olan küçük ve yeni partiler de yer alıyor. Ancak bu partilerin 34'ü sadece eyalet meclisleri için yarışırken, Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU), Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller Partisi, Hür Demokrat Parti (FDP), Sol parti ve Almanya İçin Alternatif'in (AfD) yüzde 5 barajını aşarak Federal Meclis'e girmesi bekleniyor.

Liste başı adayları

Hristiyan Demokrat Birlik CDU'dan Angela Merkel, Bavyera tabanlı Hristiyan Sosyal Birlik CSU'dan Joachim Herrmann, Sosyal Demokrat Parti SPD'den Martin Schulz, Yeşiller Partisi'nden Cem Özdemir ve Katrin Göring-Eckardt, Sol parti'den Dietmar Bartsch ve Sahra Wagenknecht, Hür Demokrat Parti FDP'den Christian Lindner ve Almanya İçin Alternatif partisi AfD'den Alexander Gauland ve Alice Weidel liste başı ve başbakan adayları olarak yarışıyor.

Federal Seçim Kurulu Başkanı Dieter Sarreither'in verdiği bilgiye göre, seçimlere ülke genelinde 1400'ü kadın olmak üzere 4 bin 828 aday katılıyor. Alman vatandaşları kendilerini Federal Alman Parlamentosu'nda dört yıl boyunca temsil edecek kişileri belirlemek üzere oy kullanırken, vekiller,  "genel, doğrudan, serbest, eşit ve gizli oyla" seçiliyor. Vatandaşlar genel seçimlerde iki oy kullanıyor. Birinci oyla her seçmen doğrudan kendi seçim bölgesinden bir milletvekili adayını seçerken, ikinci oy ile desteklemek istediği partiyi seçiyor.

Türkiye kökenli adaylar

Federal Meclis seçimleri için farklı partilerden 90'ın üzerinde Türkiye kökenli aday da yarışıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Türkiye'nin düşmanları" oldukları suçlamasıyla oy verilmemesi çağrısı yaptığı CDU, SPD, FDP ve Yeşiller Partisi'nde 52 Türkiye kökenli aday bulunuyor. Yüzde 5'lik seçim barajını aşması beklenmeyen partilerde ise 40 Türkiye kökenli aday yer alırken, Almanya'da yaşayan Türklerin kurduğu Alman Demokratlar Birliği (ADD) dikkat çekiyor. Sadece Kuzey Ren Vestfalya eyaletinden seçimlere giren parti, 15 adayla yarışıyor.

Üçüncü parti olma yarışı çetin geçiyor

2017 genel seçimlerinde en çetin yarış, birinci ve ikinci parti olarak sandıktan çıkmasına kesin gözüyle bakılan CDU ile SPD'den ziyade Federal Meclis'e üçüncü olarak girmek isteyen partiler arasında kızıştı. Anketlere göre, Sol Parti ve sağ-popülist Almanya İçin Alternatif'in (AfD) oy oranları birbirine yaklaşırken, onları Hür Demokrat Parti ve Yeşiller izliyor.

AfD'nin üçüncü parti olma ihtimaline karşı hemen tüm siyasi partiler, seçmenlere ülkenin geleceğine yönelik çağrıda bulunarak AfD'nin "anayasaya düşman eğilim" gösterdiği uyarısını yaptı. Birçok siyasi parti, AfD'nin bir "yalan partisi" olduğunu öne sürerek, Federal Meclis'e girmeleri durumunda, "Nazilerin yeniden parlamentoda yer alacağı" değerlendirmesini yaptı.

Altmeier: AfD'yi seçeceğinize, oy vermeyin

Son olarak Başbakanlık Müsteşarı Peter Altmeier seçimlere sayılı günler kala "oy vermeyen bir seçmenin, AfD'ye oy veren bir seçmenden" daha iyi olduğunu belirterek, "AfD ülkemizi bölüyor. İnsanların endişe ve korkularını kullanıyor. Bu nedenle de, ki bu benim görüşüm, AfD'ye verilecek oyun savunulacak bir yanı yok" şeklinde konuşmuştu.

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ise Altmeier'in açıklaması sonrası seçmenlere muhakkak oy kullanmaları çağrısı yapmıştı. Bakan, "AfD'ye çok oy gitmemesini umuyorum ancak yine de oy kullanılmalı" değerlendirmesini yapmıştı.
1600 seçim çalışanının görevli olduğu 32 seçim noktasında pazar günü saat 18'e kadar oy verme işlemi devam edecek.

http://www.dw.com/tr/almanya-sand%C4%B1k-ba%C5%9F%C4%B1na-gidiyor/a-40651630 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya seçimlerinin, Almanya'nın resmi yayın kurumu Deutsche Welle'den izlenmesi ve değerlendirilmesi:


Merkel: Stratejik hedeflerimize ulaştık


Almanya'da seçimlerin ardından yeni bir siyasi tablo netleşiyor. Ağır kaybına uğrayan Sosyal Demokratlar koalisyondan çekiliyor. Zafer konuşmasını yapan Merkel ise "Stratejik hedeflerimize ulaştık" dedi.

Seçimle ilgili öne çıkan bilgiler:
·    Elde edilen geçici resmi sonuçlara göre, Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) oy oranı yüzde 33,1. Bu oran partinin 1949 sonrası elde ettiği ikinci kötü sonuç.
·    Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oy oranı yüzde 20,4 oldu, parti tarihinin en kötü sonucunu aldı.
·    Sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) yüzde 13,2 oy oranı alarak Federal Meclis'e girmeyi başardı; AfD Federal Meclis'teki en büyük üçüncü parti oldu.
·    Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 10,4 oy oranına ulaşarak Federal Meclis'te yeniden temsil edilmeye hak kazandı.
·    Yeşiller'in oy oranı yüzde 9,3; Sol Parti'nin oy oranı ise yüzde 8,9 oldu.

TSİ 20:00 - Oettinger: Seçmen acı bir ders verdi

AB'nin bütçeden sorumlu komiseri Günther Oettinger seçim sonuçlarının Hristiyan Birlik partileri açısından ağır bir darbe olduğunu söyledi. Hristiyan Demokrat politikacı Oettinger, Sosyal Demokratlar kıyaslandığında bir seçim zaferi elde ettiklerini, ancak sonuçlara toplamda bakıldığında seçmenin kendilerine de acı bir ders verdiğini ifade etti. Oettinger, Hristiyan Birlik partilerinin hükümeti kurma alacağına dikkat çekti.

TSİ 20:50 - AfD: Merkel hakkında araştırma komisyonu kuracağız

Sağ popülist AfD, Almanya Başbakanı Angela Merkel hakkında mülteci politikası nedeniyle meclis araştırma komisyonu kurmak girişimde bulunacağını açıkladı. AfD'nin liste başı adayı Alice Weidel, bunun yapacaklarının ilki olduğunu ifade etti. Ancak böyle bir girişim için diğer muhalefet partilerinden destek bulması ve çoğunluğu sağlayabilmesi tartışmalı.

TSİ 20:40* - Yeşiller Jamaika koalisyonuna hazır

Yeşiller'in liste başı adayı Cem Özdemir, Hristiyan Birlik partileri ve Hür Demokratlarla biraraya gelecekleri bir Jamaika koalisyonuna hazır olduklarını söyledi. Özdemir, koalisyon görüşmesi için gelecek daveti kabul edeceklerini ifade eden Özdemir, önceliklerinin iklimin korunması olacağını ifade etti. Özdemir, ırkçılıkla mücadele vesosyal adaletin de sesi olacaklarını kaydetti. (Almanya'da her partinin rengi var. Hristiyan Birlik partilerini siyah, Hür Demokratları sarı, Yeşilleri ise yeşil temsil ediyor ve Jamaika bayrağının renklerine atıfta bulunuluyor)

TSİ 20:20 - Hristiyan Birlik partileri koalisyon ortağı arayışında

Başbakanlık Dairesi Başkanı Peter Altmaier, Hristiyan Birlik partilerinin Hür Demokratlar, Yeşiller ve Sosyal Demokratların muhtemel koalisyon ortakları olarak göz önünde bulundurduğunu açıkladı. Altmaier, "Bütün partilerin devlet politikaları geri sorumluluklarının farkında olduğunu düşünüyorum" dedi. Altmaier, bütün partilere gideceklerini ve bütün partilerle görüşeceklerini söyledi. Ancak Sosyal Demokratlar koalisyon görüşmelerine katılmayacaklarını açıklamıştı.

TSİ 20:00 - Merkel zafer konuşmasını yaptı

Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel partisinin seçimden zaferle çıktığının kesinleşmesinin ardından seçmenlere seslendi. Partisinin seçimde stratejik hedeflerine ulaştığını belirten Merkel, "Biz en büyük gücüz, hükümeti kurma görevi bize verildi ve bir karşı hükümet kurulamaz" dedi. Merkel, yüzde 33'ten daha iyi sonuçlar almayı umduklarını ancak sağ-popülist AfD'nin meclise girmesi sonrası kendilerine "büyük bir görev" düştüğünü belirtti. Hristiyan Birlik partileri (CCU/CSU) bu seçimlerde tarihinin en kötü ikinci sonucunu elde etti.

TSİ 19:50 -Muhtemel koalisyon ortakları Hür Demokratlar ve Yeşiller

Hür Demokrat Parti'nin (FDP) liste başı adayı Christian Lindner, partisinin yüzde 10,5 oranında oy alarak Federal Meclis'e girmesinin kesinleşmesinin ardından açıklama yaptı. Seçim sonuçlarını değerlendiren Lindner, "Artık Federal Meclis'te bir özgürlük grubu olacak. İnsanlar geri dönmemize imkân sağladı" dedi. Lindner, başarısızlığın arından yeni başlangıçların mümkün olduğunu belirtti. Yeşiller partisi, olası bir koalisyon ortaklığına açık kapı bıraktı. Partinin liste başı adayı Katrin Göring-Eckardt, ancak hükümet ortağı olurlarsa "kolay bir ortak olmayacaklarını ve zorlu bir pazarlık süreci yaşanacağını" söyledi. Yeşiller lideri, sağ popülist AfD ile bir ortaklığa kesinlikle yanaşmayacağını da açıkladı. Yeşiller'in diğer liste başı adayı Cem Özdemir de "Biz bu ülkeyi değiştirmek istiyoruz" diyerek koalisyon ortağı olabileceklerine işaret etti.

TSİ 19:40 - Schulz: Federal Meclis seçimlerini kaybettik

Seçimlerde ağır oy kaybına uğrayan Sosyal Demokrat Parti'nin genel başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz seçim sonuçlarının belli olmasının ardından yaptığı açıklamada yenilgiyi kabul etti. Taraftarlarına desteği için teşekkür eden Schulz, "Alman sosyal demokrasi tarihi açısından ağır ve acı bir gün olduğunu" söyledi.

TSİ 19:30 - Sol Parti sonuçtan memnun

Sol Parti'nin liste başı adayı Sahra Wagenknecht, seçim sonrası yaptığı ilk açıklamada büyük koalisyonun en büyük suçunun sağ popülist AfD'nin seçim başarısı olduğunu söyledi. Sol Parti'nin aldığı oy oranından memnun olduğunu belirten Wagenknecht, "Parti tarihimizin en iyi ikinci sonucunu elde ettik" şeklinde konuştu. Yeni kurulan sağ popülist AfD'nin lideri Alexander Gauland da üçüncü güç olarak Merkel üzerinde baskı oluşturacaklarını açıkladı. Gauland, "Merkel'i avlayacağız. Ülkemizi ve halkımızı geri alacağız" dedi.

TSİ 19:25 - Büyük koalisyona son, Hristiyan Birlik partileri yeni ortak arayacak

Ağır oy kaybına uğrayan Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkan Yardımcısı Manuela Schwesig, koalisyon yapmayacaklarını açıkladı. Muhalefe sıralarına geri döneceklerini söyleyen Schwesig, büyük koalisyona devam etmeyeceklerini belirterek "Bu SPD için çok kötü bir sonuç , ağır bir yenilgi" diye konuştu. Sandık çıkış anketlerinden sonra sayılan oylara göre elde edilen geçici resmi sonuçlar da açıklandı. Geçici resmi sonuçlara göre yüzde 8 civarında oy kaybına uğrayan Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) yüzde 32,7. Sosyal Demokrat Parti yüzde 20,2 oy aldı. SPD'nin oy kaybı ise bir önceki seçimlere göre yüzde 5 civarında. Sol Parti yüzde 8,9, Yeşiller yüzde 9,4, Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 10,5 oy aldı. Federal Meclis'e üçüncü güç olarak girmesi beklenen AfD'nin oy oranı da elde edilen geçici sonuçlara göre yüzde 13,4.

TSİ 19:08 - Koalisyon ortakları oy kaybetti

Sandık çıkış anketlerine göre Birlik partileri, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ikinci en kötü sonucunu elde etti. Bu, koalisyon ortağı Sosyal Demokratlar için de Federal Almanya Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonraki en kötü sonuç anlamına geliyor. Tahminî sonuçlara göre son seçimlerde meclis dışı kalan Hür Demokratlar bu kez yüzde 5'lik barajı aşarak yeniden meclisteki yerine alacak.

TSİ 19:00 - Sandıklar kapandı, sandık çıkış anketleri açıklandı

Almanya'da bugün Federal Meclis seçimleri için sandık başına gidildi. Oy verme işleminin sona erdiği ülkede sandık çıkış anketleri açıklandı. Sandık çıkış anketlerine göre, Başbakan Angela Merkel'in lideri olduğu Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) yüzde 32 oy oranı ile önde. İkinci sıradaki Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) anketlere göre oy oranı yüzde 20. Hızlı bir yükseliş gösteren sağ popülist Almanya için Alternatif'in (AfD) ise mecliste üçüncü güçolarak yerini alması bekleniyor. Sandık çıkış anketlerine göre AfD'nin oy oranı yüzde13,5. Anketlere göre, yüzde 5'lik barajı açarak meclise girmesi beklenen Sol Parti yüzde 9, Yeşiller 9,5. Hür Demokrat Parti (FDP)ise yüzde 10,5. Sandık çıkış anketleri, sandığa giden seçmenle oyunu kullandıktan yapılan bir kamuoyu yoklaması. Oyların doğrudan sayılarak elde edilen tahmini sonuçların da kısa süre içinde gelmesi bekleniyor. Almanya'da 61,5 milyon dolayında seçmen bulunuyor. Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre her üç seçmenden biri 60 yaşın üzerinde.

* Canlı anlatımda ifade edilen saatler açıklama ve gelişmelerle eş zamanlı değildir. Aktüel gelişmeler kısa aralıklarla aktarılmaktadır.

http://www.dw.com/tr/canl%C4%B1-anlat%C4%B1m-merkel-stratejik-hedeflerimize-ula%C5%9Ft%C4%B1k/a-40661181 Mesajı Paylaş

Revolver

Merkel %8 civarında bir oy kaybı ile seçimi kazanmış. Ama sürpriz Nep-Nazilere yakın faşist eğilimli AFD Partisinin, İkinci Dünya Savaşından bu yana ilk kez meclise girip 3. parti olması. Reis, "Nazi" diye diye Nazileri getirdi parlamentoya. :D Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Almanya siyasetinde güneşli günler geride kaldı


Genel seçimlerde sandıktan çıkan sonuç, Almanya politikasını zora soktu. Hükümetin kurulması oldukça çetin ve uzun soluklu süreç olacak. Christoph Strack'a göre, Merkel'i ve Almanya'yı zor günler bekliyor.

Böylesi bir siyasi depremin ardından dahi elbette gece, Berlin'de ve Almanya'da yerini günün ilk ışıklarına bırakıyor. Ancak, bu kez özellikle Berlin'de havada soğuk bir huzursuzluk hâkim. Zira, güneşli günler artık geride kaldı. Peki, önümüzdeki aylarda bizi nasıl bir siyasi tablo bekliyor? Meclis gruplarının pazartesi ve salı ilk kez biraraya geleceği, yedi farklı partiden ve 709 milletvekilinden oluşan altı meclis grubunun yer alacağı yeni Federal Meclis hiç olmadığı kadar büyük bir çeşitlilik içeriyor. AfD'nin meclise girişi ve FDP'nin dönüşü ile de ilk defa bu kadar fazla yeni milletvekili meclise ayak basacak. Bu, öngörülemez; hatta belki de huzursuzluk verici bir tablo demek.

AfD daha da mı sağa kayıyor?

Bunun tek sebebi ise Almanya için Alternatif'in (AfD) meclise ilk kez ayak basıyor oluşu değil. Meclis grupları daha kurulmadan partinin en ünlü ve başarılı yüzü eş genel başkan Frauke Petry, partinin önde gelen diğer isimlerine mesafe alarak bazı parti üyelerinin "itibarsızlaştığından" yakındı. Petry'nin bu çıkışından yalnızca bir saat sonra da Mecklenburg-Vorpommern eyaleti meclis grubundan dört üyenin görevinden ayrıldığı haberi geldi. Böylece popülizmin ana amaç olmadığı da gözler önüne serilmiş oldu. Bir başka deyişle, AfD, daha da sağa kayma tehlikesiyle karşı karşıya.

Martin Schulz'un seçim kampanyalarındaki performansı elbette farklı değerlendirilebilir, ama Schulz'un partisi sosyal demokrat SPD'nin bir gecede 975 yeni üye kazandığını açıklaması oldukça dikkat çekici. Yeşiller de benzeri biçimde 268 yeni üye kazandığını açıkladı. Diğer partiler de yakında benzer açıklamalar yapacaktır.

İç politikaya dair büyük anlaşmazlıkların olduğu 1970'lerin sonuna kadar, Almanya'da seçimlere bu kez olduğundan çok daha büyük bir katılımın olmasının yanı sıra, o dönemde büyük partiler çok daha farklı üye sayılarıyla gerçekten halk partileri olma niteliği taşıyordu. Siyasi partiler yeniden daha fazla vatandaşı kazanmayı başarmak ve politikaya entegre etmek zorunda. Siyaset, en iyi konseptler için verilen bir yarış, ama aynı zamanda birlikte, yan yana mücadele etmek de demek.

Zorlu hükümet kurma süreci

Seçim akşamında partileri sanki soğuk duş etkisi yapan bir sonuç almamışcasına adeta çoşkulu zafer kutmaları yapan genç CDU'lular vardı.
CDU'nun Bavyeralı kardeş partisi CSU'nun liste başı adayı Joachim Herrmann da, sanki bu daha önce tartışma konusu olmuşcasına Birliğin kırmızı-kırımızı-yeşil koalisyonunu önlemesinden duyduğu sevinci ifade etti.

Bu tablo, hükümetin kurulmasını oldukça karmaşık bir süreç haline getiriyor. Ancak sonuç olarak, birilerinin ülkeyi yönetmesi gerekiyor. Güvenilir konuşmalar yapmak, güven tesis etmek, gerektiğinde ödün vermek, sorumluluk almak… Angela Merkel seçim gecesi yaptığı konuşmada, "önümüzdeki haftaların kolay geçmeyeceğini, ancak bu sürecin üstesinden ülke için sorumluluk alarak ve parti programını hayata geçirerek gelineceğini" söyledi.

Başbakanın eli zayıfladı

Bu durumda "zaman" faktörü devreye giriyor. 2005 yılında Merkel'in liderliğinde koalisyonun kurulması 65 gün sürmüştü. 2013'te ise büyük koalisyon kurulması 86 gün almıştı. Ekonomi dünyasının temsilcileri hükümetin bir an önce kurulması gerektiği yönünde baskı yapmaya başladı bile. Bu da elbette şimdiye kadar başbakanlık görevini yürütmüş ve önümüzdeki dönemde de yürütecek olan Merkel'in görevi.
Ancak birçok fırtınanın üstesinden soğukkanlılıkla gelmiş Merkel'in elinin zayıfladığını söylemek mümkün. Seçimlerin detaylı sonuçları, Birliğin, geleceklerinden endişe duyan, sosyal imkanları zayıf ve belki de bu endişelerle mülteciler konusunda bu derece agresifleşen seçmenin oyunu kaybettiğini gösteriyor. Merkel 12 yıllık görev süreci boyunca kendisini siyasi açıdan birkaç kez yenilemeyi başardı. Ancak parti politikası şimdi daha zorlu bir dönemece giriyor. Yani, onun da güneşli günleri geride kaldı.

http://www.dw.com/de/kommentar-die-sonnigen-tage-sind-vorbei-auch-f%C3%BCr-angela-merkel/a-40675255 Mesajı Paylaş

putty

Bence Tayyip Erdoğan ın Türk seçmene oy vermeyin talimatı Alman seçmenin ulusal duruş sergilemesine ve aşırı sağa kaymasına sebep oldu. Dolayısı ile Türklerden çok Almanlar Tayyip Erdoğan ı dinledi. Mesajı Paylaş

Baltica

Demek ki amacimiza ulasmisiz putty !  ;D Almanlarin asiri saga kaymasi, uzun vadede bizim stratejik amaclarimiza hizmet eder, asiri sagci, irkci egilimler tasiyan hic bir ulke, buyuk devlet ve global bir oyuncu olamaz  8) Mesajı Paylaş

delidumrul

Tabiiyeti ile olan akacak onca masum kanına olur.Dün gibi hatırlıyorum evleri yakılan Gaziantepli ailenin ölüm kağıtlarını alıp,sistemde mezar yerlerini işlediğim. Mesajı Paylaş

Sihirbaz

AfD sözcüsü: Türkiye Avrupa'nın parçası değil ama ilişkilerimiz iyi olmalı


Almanya'da genel seçimde yüzde 13,3 oy alarak ilk kez Federal Meclis'e (Bundestag) giren aşırı sağcı, İslam ve göç karşıtı Almanya için Alternatif Partisi'nin (AfD) Avrupa Sözcüsü Dr. Hugh Theodore Bronson BBC Türkçe'ye konuştu.

Hugh Theodore Bronson, Türkiye'de gazetecilerin ve Alman vatandaşların 'keyfi tutuklamalara maruz kaldığını' söyledi. Bronson, "Türkiye Avrupa'nın parçası değil ama Türkiye ile ilişkilerimiz iyi olmalı" dedi. Türkiye ile Almanya'nın uzun süredir müttefik olduğunu ama liderler arasında bunun geçerli olmayabileceğini belirten Bronson, "Birçok Alman için şu an sorun Erdoğan ve onun sert rejimi. Erdoğan gazetecileri, öğretmenleri ve avukatları tutuklatıyor. Bu demokratik bir yaklaşım değil" diye konuştu.

AfD sözcüsü, Türkiye'nin gelecekte öneminin daha da artacağını ifade ederken, "Türkiye ile ekonomik ve finansal ilişkilerimiz iyi olmalı" ifadelerini kullandı.

Henüz 4 yıllık bir parti olduklarını anımsatan Bronson, seçimde 3. parti olarak meclise giriyor olmalarını da "Muhteşem bir başarı" olarak yorumladı.

http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41382139 Mesajı Paylaş

delenda_est_carthago

#72
Eyl 26, 2017, 12:49 ÖS Last Edit: Eyl 26, 2017, 12:58 ÖS by delenda_est_carthago
 Almanya'da 3 milyon Turk asilli insanin yasadigini ve bunlarin alman irkcilarinin birincil hedefi  oldugunu gozardi ederseniz bu secim sonuclarina sevinebilirsiniz tabii. Mesajı Paylaş
Dum spiro, spero

Sihirbaz

Seçim üçüncüsü AfD'de istifa depremi


Almanya'daki genel seçiminden üçüncü güçlü parti olarak çıkan sağ popülist AfD istifa haberleri ile sarsılıyor. Partinin genel başkanı Frauke Petry görevini bırakacağını açıkladı. Partide başka istifalar da var.

Almanya'da 24 Eylül'deki genel seçimlerden üçüncü güçlü parti olarak çıkan, sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) Genel Başkanı Frauke Petry partisinden istifa edeceğini açıkladı. Petry'nin eşi ve aynı zamanda partinin Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti sorumlusu ve Eyalet Meclisi Grup Başkanı Marcus Pretzell'in de istifası bekleniyor.

42 yaşındaki Frauke Petry, Federal Meclis'e Saksonya Eyaleti'nden doğrudan milletvekili seçilmişti. Petry seçim sonrası yaptığı açıklamada AfD'nin Federal Meclis'teki grup başkanlığını üstlenmeyeceğini bildirmişti.
Görevini ne zaman bırakacağına açıklık getirmeyen Petry, sadece bu adımı atacağının kesin olduğunu söylemekle yetindi. Petry yeni bir parti kurup kurmayacağına ilişkin soruları da yanıtsız bıraktı.     
Petry ile birlikte AfD'nin Saksonya Eyalet Meclisi İdare Heyeti Başkanı Uwe Wurlitzer ile Eyalet Meclis Grup Başkanı Kirsten Muster de görevlerini bıraktı. Bu adımın gerekçesi olarak da parti içindeki görüş ayrılıkları gösterildi. Wurlitzer ve Muster, bu nedenle Eyalet Parti Meclisi Grubu içinde çalışmalarını devam ettirmelerinin mümkün olmadığını açıkladı.   

Petry'nin eşi de istifa edeceğini açıkladı

Petry'nin eşi ve aynı zamanda AfD'nin Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin meclis grubu başkanı Marcus Pretzell de istifa edeceğini duyurdu. Partinin şimdiki eyalet meclis grubu sözcülerinden Michael Schwarzer, Pretzell'in parti ve grup başkanlığını gelecek grup toplantısında bırakacağını bugün açıkladığını söyledi.
Pretzell eyalet meclisindeki, Petry de Federal Meclis'teki vekilliklerini korumak istiyor. Pretzell partinin gidişatını iyi bulmadığı için istifa etmek istidiğini açıkladı. Pretzell ile birlikte eyalet milletvekili Alexander Langguth'un da Eyalet Meclis Grubu'nu terk etmesi bekleniyor.
Pretzell parti içinde tartışmalı bir isim. Partinin Eyalet Eş Başkanı Martin Renner ile sürekli görüş ayrılığı içinde olan Pretzell'in Renner'i partiden uzaklaştırma girişimleri boşa çıkmıştı. Renner hafta başında yaptığı bir konuşmada Petry ve Pretzell'in AfD'yi bölme girişimlerinin önem taşımadığını belirtti ve bu ikilinin partinin yüzde 10'undan fazlasını temsil etmediği görüşünü savundu.

AfD milletvekillerinden Petry'e rest

Federal Meclis'e yeni seçilen Kuzey Ren Vestfalya eyaletinden AfD milletvekilleri Petry'i bundan böyle desteklemeyeceklerini ilan etti. Milletvekillerin bugün yaptıkları ortak açıklamada "Partimizin Federal Meclis Grubu içindeki meslektaşlarımız ile işbirliğimiz iyi ve sıkı bir biçimde devam edecektir, Petry ile ilişkilerimiz bundan etkilenmeyecektir" ifadelerini kullandır.

http://www.dw.com/de/gr%C3%BCndet-frauke-petry-die-afd-light/a-40691855 Mesajı Paylaş

putty

Benim sevindiğim şey Avrupa da seçimlerdeki son zamanlarda vazgeçilemez hale gelen kara koyun söylemlerinin maksadı aşarak aşırı sağın ekmeğine yağ sürmesinin anlaşılacak olmasıdır. O kadar çok seçmene Türkiye aleyhtarı vaatte tehditte bulundular ki merkez partiler yetmedi ikna olan seçmene aşırı sağa kaydılar. Tabi herşeyide bu Tayyip Erdoğan sataşmalarına bağlamak seçmenn aklına hakaret olur göçmen istilası gibi daha mantıklı sebepleri var seçmenin ama yinede bu arttırılan tansiyonunda bir nebze payı olmuştur. Üstüne Reis i dinleyen Türk lerde illa olmuştur. Aşırı sağcıların oy oranı artmış % 13 olmuş. Bizde aşırı sağ oyları neredeyse % 70 lerde Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter