Suudi Arabistan Krallığı

Başlatan ayibarishi, Oca 04, 2016, 04:43 ÖS

« önceki - sonraki »
Aşağı git

sailordream

Sayın kimlikçi'yi kırmak gibi bir niyetim yoktur.
Ama putty seninle alakadar olmayan bir konuda uzatma; evladım olsan eldivenle severim seni. Yada ünlü düşünür John Belushi'nin dediği gibi : Ölsen mezarında Rock n roll yaparım. Kendisi Blues Brothers daki Jack karakteridir ayni zamanda. Mesajı Paylaş

Altarinoglutarkan

Saiolardream siz ekonomist yada askeri uzmansinizda burda kimsenin haberi mi yok? Nedir bu ukalalik? Sizi uyelere karsi saygiya davet ediyorum. Her fikir, her görüs yanlisda olsa degerlidir. Mesajı Paylaş
Siyasetle uğraşmamanın cezası, sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir.

kimlikci

Bankacılık sisteminde bu aralar yeni moda faizsiz bankacılık. Türkiye de de devlet bankaları bu işe girmeye ciddi yatırımlar yapmaya başladılar
Arapların bu işe bakışı nedir arkadaşlar

Sayın sailordream iddialarınızı araştıracağım yakında doyurucu bir cevap verebileceğimi umut ediyorum Mesajı Paylaş

kimlikci

#33
May 05, 2016, 04:58 ÖS Last Edit: May 05, 2016, 05:11 ÖS by kimlikci
Gözümden kaçan bir kaç detay var onları yazmadan geçmeyeyim dedim

Suudi Arabistan çeşitli yollarla 2020 ve 2030 ekonomik kalkınma programları çerçevesinde petrolden bağımsız bir ekonomi oluşturmayı planlıyor

Bu arada ARAMCO'nun % 5 i halka arzedildi

http://www.sabah.com.tr/dunya/2016/04/25/suudi-arabistanin-2030-vizyonu

https://www.saudiembassy.net/files/PDF/Reports/Saudi_Vision2030_EN.pdf

Sayın sailordream sanırım Suud yönetimi de sizin yazdıklarınızın farkında ve gerekli hazırlıklara başlamış durumdalar Mesajı Paylaş

matmat26

Merkez bankasi ve bankalarin elinde tuttuğu doviz rezervi 120 milyar $ civarinda ve milletin altınlarını bankalara taşıması dolayısıyla değirmenin bir şekilde donmesi ucu ucuna cok uzak olmayan bir tarihe kadar saglanmisken, Türkiye olarak araplarin paralarina nasil ihtiyac duymayiz. Bankalar öz kaynak karliligi düştü, batik kredi miktarı kontrol edilebilir noktayi aşmak için zorlamaya devam ediyor.

Bu silsilenin asil sebebi kaynak paranın maliyetinin yüksek olmasi. Yani yurt disi alınan kredilerin maliyeti cok yüksek.  Kullanilan para ile de servet üretimi dogru orantili degil yani parada dogru kullanılamıyor. Maliyeti yüksek kredi alip yatirim yapiyorsun, elde ettigin kar gavurun cebine gidiyor. Türkiye daglar taslar kadar paraya ihtiyaci var. Bu kaynaginda ucuz olmasi en onemlisi. Araplardan ucuz dogrudan kaynak bulmak icin Katilim bankalarini devreye soktular. Türkiye islam ulkelerinjn finans üssü olmaya çalışıyor. Hedef pazar burasi.

Umman, Bahreyn, suudi, kuveyt ve katardan para akışına çok ihtiyacimiz var. Amma dogrudan amma sendikasyon olarak. Mesela malezya Turkiye de dogrudan sirket alimlari ile son 5 yildir iyi kaynak getiriyor. Ayni performansi bu yobazlardan istemeliyiz.

Para olsun yeterki getirsinler her türlüsüne kapimiz açık olmalı. Dolar kurunu dusurup ithalatı patlatacakmis.  Patlatsin. Turkiyenin insan kapasitesi 50 milyar dolari aninda eritir piyasada. Piyasada para yok insanlar takasla iş yapiyor. Mesajı Paylaş

Aliarmau011fann

Kral Salman'in secilmesindeki Ingiliz-Amerikan bilek guresinden, ISID'a, Panama Papers'dan ve Petrol fiyatlarinin sun'i bir sekilde dusurulmesinden, Malakka bogazinda tansiyonun yukselmesine kadar son 4-5 senedir meydana gelen olaylara bu buyuk finansal operasyonun bir parcasi olarak bakarsaniz, gozunuzde bir cok sey daha berraklasir.

Kaç sene sürecek bu operasyon. Kısaca şöyle diyebiliriz; Salman'ı İngilizler getirdi, Işid'i yaratanlar ABD'nin ekonomik sahasını felç etmek adına İsrail-İngiliz bloğu, Panama olayınıda ABD hazırladı, Petrol fiyatlarını İngilizler indirdi, Malakka işini ABD yaptı. Ülkemizdeki son kongre kararı ve Başbakan değişimini ABD yapmış olabilir.  :P Ne amaçlanıyor, hedef nedir. Nevada bölgesindeki mega yapılanma, bizlere neyin habercisi.

Türkiye bu finansal operasyonun neresinde?

Baltica bey'den bu konuları daha açıklayıcı, bizleri bilgilendirici yazılar bekliyoruz. Ülkemizdeki ABD-İngiliz nüfus kapışmasında, kimlere hangi rol düşüyor. Mesajı Paylaş

HAZERFEN

#36
May 05, 2016, 08:44 ÖS Last Edit: May 05, 2016, 08:47 ÖS by HAZERFEN
@matmat26 Tabi ya... Memleket bir tek Yunanistan senaryosu yaşamamıştı. Onu da yaşar, tabutun çivisine de made in Middle East yazdırırız. Mesajı Paylaş

matmat26

Yunanistan market posetini Çinden ithal edip, üstüne kibris haritası yapistirip, öcümuzu alicaz yazacak kadar ahmak bir ulke.. En üretken yerleri ise kafeleri.

Türkiye ile yunanistan kıyaslamak saflik. Biz ihtiyacimizin %70 üretiyoruz. Onlar ise %90 ithal ediyor. Sadece ürün bazında değil parayida ithal ediyorlar. Ayrica Turkiyede yunan nufusunun 3 kati kadar insan köle gibi gunde minumum 12 saat çalışıyor. Yunanda 10 milyon nufusun 3 milyonu memur ve geriside emekli. Bizde 80 milyonda 3.5 milyon memur var.

Ankara merkez alip 3 bin km cember çiz ve kac tane biz,gibi çalışkan ülke var.Gercekten caliskaniz ama kore, alman veya japon kadar uretken değiliz.


Mesajı Paylaş

Baltica

Aliarmau011fann :

(...) Baltica bey'den bu konuları daha açıklayıcı, bizleri bilgilendirici yazılar bekliyoruz. Ülkemizdeki ABD-İngiliz nüfus kapışmasında, kimlere hangi rol düşüyor.


Ilahi hocam, Baltica Bey, bu sordugun sorularin hepsinin cevabini bilseydi, zaten simdiye kadar ya karun kadar zengin olurdu, ya da, coktan hakkin rahmetine kavusmus olurdu !

Ben, bilebildigim kadari ile gereksiz polemiklere girmeden, ana hatlari ile yazayim, sizler, mesrebinizce bosluklari doldurun.

- Turkiye, sokaktaki insanin, hatta en ust duzeyde politikacilarimizin tahmin ve tahayyulunun de cok otesinde onemli bir ulkedir. Bunu ben degil, Napoleon'undan, Brzezinski'sine kadar dunya tarihine yon veren adamlar soyluyor.

- Turkiye Cumhuriyeti, donemin hegemonu olan, Ingiliz destegi ile kurulmamistir ama Ingilizlere ragmen de kurulmamistir.

- Dolayisi ile ayni Osmanli'nin son doneminde oldugu gibi, Turkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca, yonetimde, en ust duzeylerde, Ingilizlerin mutlaka bir adami olmustur.

-19. YY. ve 20. YY'in ilk ceyregi boyunca dunya hegemonu Ingilizlerdi. Ardindan, dunya hegemonlugunu Amerikalilar almistir. Ancak, tabii ki bu devir-teslim, bir gecede olmamistir. Iki dunya savasi arasindaki donem, ayni zamanda, bu guc mucadelesinin de tarihidir. Bu mucadelenin en cetin, en sert gectigi yerlerden biride, bizim ulkemizdir. Bunun sebebi ilk maddede yazdigim husustur. Dolayisi ile, Turkiye, Misir, Malay Sultanliklari Federasyonu (Bugunku Malezya) gibi belli bazi kritik noktalarda, bu mucadele, 2. Dunya savasi sonrasi doneme de sarkmistir. Dikkat edilirse, bu kritik noktalarin hepsi, Ingilizlerin dunya hegemonlugunun motoru olan ticari ve askeri deniz filolari icin hayati oneme sahip, Istanbul, Canakkale, Suveys, Malakka ve Penang gibi bogaz ve suyollarina sahip ve hakim olan cografyalardir. Yani Ingilizler, buralarda, guclerinin yettigi olcude direnmislerdir.

-2. Dunya Savasi sonrasi donemde ise, ekonomik ve askeri guc bakimindan Amerikalilarla rekabet edemeyerek, dunya hegemonlugunu, eski somurgesine kaptiran Ingilizler, careyi bir finans imparatorluguna donusmekte bulmuslardir.  Misir'dan, Hindistan'dan, Malezya'dan ve daha bir cok eski dominyondan Ingiliz bayragi inmis, Sterlin, rezerv para tahtini Amerikan Dolarina kaptirmis, ancak, Barclays dunyanin bankasi olurken, dunyanin parasi da, Londra ve Ingilizlerin kurdugu
diger finans merkezlerine akmaya baslamistir. Ayni, Barclays'in mottosunda oldugu gibi ; Now there's a thought !!! :) O donemde, Ingilizlerle rekabet edebilecek finansal entelektuel kapasitesi olmayan Amerikalilarin, en azindan, Ortadogu'da Barclays ile rekabet edebilmek icin, CIA vasitasi ile kurdugu BCCI denemesi, Ingilizlerin muhtesem bir istihbarat operasyonu neticesinde bir skandal ile son bulmustur.  

-Turkiye ozeline donersek, 2. Dunya Savasi donemine dek, Turkiye uzerindeki, mutlak Ingiliz nufuzu, Savas donemindeki Turk hukumetlerinin, Ingilizlerle, Almanlar arasindaki tehlikeli ve zaman zaman da yersiz dansi nedeniyle inisli-cikisli bir grafik izlemistir. Dunya savasinin hemen ertesinde ise, Amerikalilarin Marshall yardimi ile Turkiye'ye nufuz etme cabalarini gozlemlemek mumkundur. Ancak, Amerikalilarin, Turkiye'de nufuzlarini arttiran asil onemli olay, Turkiye'nin NATO'ya girme cabalarina tam destek vermesi, buna karsin, Ingiizlerin, Turkiye'nin bu cabasina, Turkiye'nin -Bir Avrupa Devleti olmamasi gerekcesiyle- NATO disinda kalmasi ancak Balkanlarda ve Dogu Akdeniz'de kurulacak iki ayri bolgesel "Mini NATO"ya uye yapilarak, hem bolgenin, hem de Avrupa'nin guvenliginin temin edilmesinde rol sahibi olmasi gerektigi, gerekcesi ile karsi cikmasi idi. Ingilizlerin asil endisesi ise, Balkanlarda, Balkan Antanti, Ortadogu'da ise, Turkiye-Iran ve Irak ile olusturduklari kendi duzenlerinin, Turkiye'nin, Amerikalilarin dominant oldugu NATO'ya girmesi durumunda cokecegi endisesi idi ve hic de yersiz degildi. Neticede, Ingilizlerin son dakika hamlesi ile ortaya attiklari, Turkiye'nin NATO'nun sadece askeri kanadina uye olmasi teklifide, Amerikanin bastirmasi ile ragbet gormedi ve Turkiye, NATO'ya uye oldu. Ingilizlerin istedigi iki "Mini NATO"da, Balkan Pakti ve Bagdat Pakti ile kurulmus oldu. Balkan Pakti'nda, Ingilizler, Turkiye ve Yunanistan uzerindeki Amerikan nufuzu nedeniyle istediklerini bulamasalar da, Bagdat Pakti -sonraki adi ile CENTO-, bir muddet daha Ortadogu'daki Ingiliz nufuzunun amiral gemisi olarak, Majesteleri Kralice'nin bayragini bu sularda, dalgalandirmayi devam ettirdi. (Daha gencken, 60 Darbesinin, bir Albay'a radyoda okuttugu ilk bildiride, Taahhutlerimize sadigiz, NATO ve CENTO'ya bagliyiz !" ifadesindeki, gariplige -NATO hadi neyse de, CENTO ne alaka ?"- bir turlu anlam veremezdim. Bunun, Hem Amerika'ya, hem Ingiltere'ye bagliyiz anlamina geldigini, Bu ulkede, senelerce tartisilan, 60
darbesi, "Sol mu, Sag mi ?" tartismasinin gercek cevabinin, ikisi de degil, "Amerikan !" oldugunu cok sonralari idrak edebildim. Demokrat Parti Hukumeti'nin Kibris ve Bagdat Pakti politikalari, ABD acisindan kabul edilemezdi. Londra Andlasmasina, suikast duzenleyerek, Menderes'in ucagini dusurerek engel olamayan ABD icin, Churchill'in, 1959'da ki Turkiye ziyareti, Amerikalilar icin bardagi tasiran son damlaydi. 60' Darbesi, Ingilizlerle, Amerikalilar, Bagdat Pakti ile NATO arasinda, bir denge gozetmeye calisan, Demokrat Parti Hukumeti'nin sonunu getirdi. Basbakan Menderes ile, Londra andlasmasini imzlayip, Bagdat Paktinin en onemli savunucusu olan F. R. Zorlu ozellikle cezalandirildi. Incil'de yazildigi gibi; "Hic kimse ayni anda iki efendiye kulluk edemez !"Bu yazdiklarimi abarti olarak gorebilecekler icin, O donemde, Ingilizler ve dolayisi ile Amerikalilar bakimindan, Kibris'in ne ifade ettigini, Ingiliz Basbakani Eden'in, agzindan ifade edeyim ; "Kibris yoksa, petrol rezervlerimizi koruyacak askeri tesislerde yok, petrol yoksa, Ingiltere'de aclik ve issizlik var !" Ayrica, Suveys Krizi sirasinda, Kahire'yi bombalayan ve Kanal'a Parasutcu indiren Ingiliz ucaklarinin Kibris'tan kalktigini da hatirlatalim. Ne tesadufdur ki, Kibris'taki Ingiliz asker ve uslerine karsi EOKA saldirilari da o donemde yogunlasir.  

- 60' darbesinden sonra, Turkiye'de mutlak Amerikan nufuzu tesis edildi. Ingilizlerin, Madanoglu vasitasi ile tesebbus ettikleri karsi-darbe girisimi basarisiz oldu. Ankara'da ki CIA istasyonu, basindan beri takip ettikleri karsi-darbe tesebbusunu, bizimkilere haber vererek, Ingilizlerin bu son umudunu da ortadan kaldirdi. O tarihten sonra, artik, Turkiye'nin yonetiminde, en ust kademelerde, hep Amerikanin bir adami bulundu. Hatta is o hale geldi ki, ABD'ye yakin olmak, politikada guclu olnanin, bir nisanesi oldu. Isi abartip, CIA'in kendisini destekledigini, gurur duyarak etrafina anlatan dangalak parti genel sekreterlerine bile tanik olduk. Ancak, Ingilizler, yine de, eski guclerinde olmasalarda, bu ulkede hep etkin oldular. Is aleminde, Sovyet yayilmaciligina karsi, Amerikan'nin orgutledigi saga karsi, sol entelijansiya icerisinde hep var oldular.      



Mesajı Paylaş

HAZERFEN

@matmat26 Yunanistan tembel gelmiş tembel gider bir memleket değil idi. Ama bedava para bol kazanç onları bu hale getirdi. Bizim millete de bedava bol parayı ver, hiç merak etme Yunan'a taş çıkartır, sirtakinin patentini alır.

Suudlardan gelecek bol ve ucuz paranın bizim siyasetçilerin elinde oportünist politikalara alet olmayacağını düşünmek saflık olmasın  ::) Mesajı Paylaş

kimlikci

Konuyu değerlendirirken finans bankın Katar sermayesine satıldığını hatırlamakta fayda var Mesajı Paylaş

matmat26

Turkiye Finans suudi, kuvetturk kuveyt, burgan bank kuveyt, albaraka suudi, finansbank katar,  odea bank lubnan suudi,   t-bank suudi, turkish bank kuveyt, alternatif bank katar, turkland bank suudi, bank pozitif israil, turk arab bank libya. 

Devletin açtığı katilim bankaları da satilacak körfez sermayesine.

Hsbc satış vazgeçmiş olsada muhtemelen körfez tarafından satin alinacak. Belki ING ve Denizbank da 3, 5 yil sonra satilabilir.

Turkiye ye finansman olarak kuveyt iyi para getiriyordu. Fakat bu ulke paralelcilerle iş yapıyordu. Abdullah tivnikli vs.. Suudilerde ayni yolu izliyordu.

Türkiyede bankacılık halen cok küçük . Kamu ve ozel bankaları toplamı  bi Societe Generale yapmiyor.

Cok yol var ve paraya ihtiyaç var. Ucuz paraya.

Mesajı Paylaş

HüsamettinErTürk

Sn matmat26
Bence körfez ve genel olarak arap sermayesinin türk bankacılığından başka gidecek yeri yok.
Yarın bir gün abileri devirmek istediğinde ilk yapacağı şey bankalarındaki paralarına blokaj koymak olacağı için ucuz para kaynağımız bence fazlasıyla belli.

Paralelle iş tutma meselesine gelince Araplar öyle çokta fazla paralelmiş değilmiş bakmaz paralarının değerlenip değerlenmeyeceğine ve güvende olup olmayacağına bakar. Mesajı Paylaş

kimlikci

Suudi Arabistan'ın 2030 vizyonu

http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/suudi-arabistanin-2030-vizyonu-ve-kutsali-piyasaya-acmanin-riskleri/572954

Analizden bazı notlar

- 2030 vizyonu çerçevesinde savunma sanayi oluşturulacak. Suudlar kendi ihtiyaçlarının ancak %2 sini ülke içinden karşılarken 14 yıl içinde bu oranın
%50 ler seviyesine çıkması hedefleniyor

- Hukukta, iktisatta ve eğitimde ülkenin dini ve kültürel yapısının fazla zorlanmadan reformlar yapılması

- Değişim/ dönüşüm faaliyetlerinin finansmanı için ARAMCO nun halka arz edilmesi ve bu arz ile Kamu yatırım fonu oluşturulması gündemde

- Kamu Yatırım Fonu'nun 3 trilyon dolarlık bir hacme sahip olması öngörüler arasında

- Alternatif enerji kaynakları, Madencilik, Turizm ve Askeri sanayi gibi sektörlerle ekonomilerini çeşitlendirmeyi hedefliyorlar

Not: Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası Başkanı ve Petrol bakanı koltuklarından olmuşlardı. Petrol bakanlığı yapılandırılmış ve Petrol ve Madeni kaynaklar bakanlığı olarak faaliyetine devam edeceği duyurulmuştu. Bu bakanlığa ise Aramco Yönetim Kurulu Başkanı Halid el-Fellah getirilmişti. Mesajı Paylaş

putty

Bizim 2023 vizyonumuz tutkulu planlı kalkınmamız, savunma sanayi hamlemiz ilham vermiş olabilirmi etraftakilere. Savunma sanayinin istenirse başarılabildiğinin örneği olmuş olabiliriz. Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter