Dyatlov Geçidi Olayı

Başlatan HARZEMŞAH, Eyl 29, 2015, 03:28 ÖS

« önceki - sonraki »

mechanicus

Ben böyle yerlere abdestsiz ve ayetelkürsiyi bilmeden gitmememiz gerektiği sonucunu çıkardım.
Başka bir açıklaması yok gibi sanki Mesajı Paylaş

HARZEMŞAH

#31
Kas 05, 2015, 08:31 ÖÖ Last Edit: Kas 05, 2015, 08:35 ÖÖ by HARZEMŞAH
Arkadaşlar sağ olsunlar iyice okumadan yorum yaptıkları için, çığ, uyuşturucu etkisi, gaz, Sovyetlerin gizli nükleer denemesi vs. gibi nedenler yazmışlar.

1. Ruslar bu işi çok ciddiye almışlar. Olay yerindeki ekip 5 ay olay yerinde kalmış. Ardından resmi olarak 3 kere daha soruşturma açılmış. En son 80'li yıllarda Yeltsin tarafından. Eğer parmakları olsaydı daha ilk gün cesetleri ortadan kaybeder ve olayı ört bas ederlerdi.

2. Giysilerin sadece ikisinde yüksek radyasyon var. Diğer giysiler ve cesetler temiz.

3. Bölgede herhangi bir çığ izi yok. Ayak izi yok. Hayvan saldırısı izi veya boğuşma izİ yok.

4. Rüstem dışında kimsede darp izi yok. Diğerlerindeki kırıklar ancak rontgen ile görüntülenebilmişler ve dışarıdan darbe, kanama, yaralanma, morarma izi yok

5. Otopside alkol izi yok.

6. Bunlar kayağa giden bir grup. Yanlarında kızak, çadır vs. gibi eşyaları taşımak için 2 büyük kızak var. Bir de çadır tipi soba.

Her neyse. Bugüne kadar hiç kimse akla yatkın bir açıklaöa yapamamış zaten... Mesajı Paylaş

süper çavuş

Cesetlerin giysisiz olmaları açıklanabilir çünkü çadırlarının içindeler ve rahat etmek için koruyucu kıyafetlerini çıkarmaları normal , çadırları hem soğuktan koruyabilen bir çadır hemde içeride ısıtıcıları dahi var ,,
Çadırı keserek kaçıyorlar yani çadırı normal şekilde açmayı bile düşünmüyorlar dışarıya çıkmak için ,,
üzerlerinde kıyafet olmamasına rağmen oldukça uzak bir mesafeye kaçmaya çalışıyorlar , ormanlık alana kadar gelip ateş yakıp ısınmaya çalışıyorlar ve ağaç tepesine çıkıyorlar ,, gittikleri yer ise tamda çadırı görebilecek bir konumda ,,

Bu insanlar tecrübeli insanlar çığ ve vs bir durumda hemen paniğe kapılmaları düşük ihtimal kaldıki çığ düşmesi olmuyor , bu tecrübede insanların çığ düşmediğini gördükleri anda da hemen çadıra geri dönmeleri gerekirdi bu kadar uzak mesafeye gitmelerine gerek yoktu  ,,

Yani ne olduysa biranda o çadırın içinde oldu öyle büyük bir korku oluştuki çadırı keserek giyinmeden çıplak çıkacak kadar korktular ve geri dönemediler gittikleri ağaç altında ise çadırı gözetleme ihtiyacı duyarak ağaç tepesine çıktılar ,,
Geri dönmeye teşebbüs eden 3 kişiden çadıra en yakın mesafede olanı Rüstemde zaten çadıra ulaşamadan darp edilerek öldürülüyor ama eşit aralıkla aralıklarla arkasından gelen 2 kişide ise herhangibir darp olmadan soğuk nedeniyle ölüyorlar ,,

O çadırın içinde bunları adeta delirtecek ne oldu bunu hiçbir zaman bilemeyeceğiz ,,
ama şu varki soğuk savaşın en soğuk zamanında olay sovyetler tarafından kolaylıkla üstü kapatılıp unutturulabilecekken çok kapsamlı araştırmalar yapmaları ve detaylı çalışmalarıda ilginç türlü dedikodu çıkabileceğini bilmelerine rağmen ,,
Yani o gece herne olduysa gençleride öldüren ruslarda bilmiyor ama bir şekilde haberdar oldular yada farkına vardılar bir gariplik olduğunun ve bunun peşine düştüler  ,,     Mesajı Paylaş

BETONBEY

Meydana gelmiş bu olayda yaşanan tuhaf durumları ayrı ayrı ele alarak olasılıkların mantıklı yada mantıksız olmasına bakılmadan değerlendirmeye alınması gerektiği kanaatindeyim.

Örneğin, vücutta hiçbir darp izi olmamasına rağmen içerde kemiklerin kırılmasına bir olasılık üreteyim. Ses dalgasıyla çalışan silah denemeleri yapıldığına yada en azından bunun düşünce bazındada olsa varlığının inkar edilemeyeceği bir gerçektir. Bu meazda, vücuda mermi etkisi yapabilecek bir ses dalgası üreten ve yayan silahla vurulan bir insanda teoride vücudunun dışında herhangi bir emare görülmemesine rağmen sesin dalga boyu,şiddeti ve yoğunluğu vs. ( bu konuda pek bir bilgim yok açıkçası sadece mantık yürütüyorum) ile içerde bulunan kemiklerin kırılabileceğini düşünüyorum. Ne dersiniz... Mesajı Paylaş

ayibarishi

Benim şahsi kanaatim konunun eğitimli insanlar tarafından, yani sovyet devlet katilleri tarafından gerçekleştirilen bir olay olduğu yönündedir. Olay sonrası yaratılan sis perdesi ise belli bazı stratejik tesis yada deneylerin örtülmesi ve bölge halkının bölgeden uzak tutulması amacıyla, örtü olarak kullanıldığı kanaatindeyim. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

Sentetik

Bende bir soru sorayım.

Kar yağan bir alanda ayak izi neden olmaz?

İkinci sorumu da sorayım. Ayak izi arayan görevliler kriminal bir hassasiyette mi aradılar yoksa gelişigüzel rastgele kafası kesilmiş tavuk gibi sağa sola giderek mi aradılar? Yoksa gerçekte ayak izi aradılar mı?

Yayınlanan bütün fotoğraflara baktım. Cesetlerin etrafında bir sürü ayak izi var ama oraya gelen görevlilerin ayak izleri. Yani demek istediğim şu; oraya birileri gelmiş bu gençleri öldürmüş olsa etrafta ayak izi bıraksalar bile ölümlerinden sonra geçen zamanda doğal yollarla örtülmüş olacak.

(Niye böyle dümdüz yazdığımı da söyleyeyim, (genelde 30-40-50 yıl önceki olaylardan bahsediyoruz) Rusların olay yeri inceleme ekipleri bölgeye giden askeri ekipler oluyor. Bunlar da ellerine kaleşnikof almış sıradan askerler oluyor. Yayınlanmış birçok videosu mevcuttur) Mesajı Paylaş

mechanicus

Sovyetlerin bu olayı defalarca çözümleme çabasının nedeni bunun doğa üstü bir olay olmadığını ispatlamak,halkın böyle anlamsız işlerle evhamlanmasını engellemek için olduğunu düşünüyorum. Sovyetler din ve benzeri her türlü konuyu reddeder bilirsiniz.

Ben insani bir kurgu olduğunu düşünmüyorum.-30 derecede tipi altında adamları yüzlerce metre yürütüp ardından hassas bir şekilde kemiklerini kıracak dilini sökecek gözünü çıkaracak olmadı birde reaktörden aldıkları radyasyonlu ağır suyu giysilerine bulaştıracak kadar profesyönel manyakların olabileceğini düşünmüyorum.Çünkü aynı doğa şartları onlar içinde geçerli ve yaptıkları iş zahmetli, zaman alıcı.
Bunlar bence birşey gördüler ve bunu belirli periyotlarda gormeye devam ettiler.Bunun şoku ile o mesafeyi kat ettiler, çadıra dönmek isteyenler darp ile kalanlarda hipotermiden öldüler Mesajı Paylaş

putty

Bütün okuduklarınızı doğru kabul ederek yorum yapıyorsunuz problem burada. O senaryonun bir satırı geçen sene öbür satırı on sene kalanı başka bir zamanda uydurulmuş güzellenmiştir. Sovyet halkı uzay mekiğini ilk önce kendilerinin yaptığını sınırda bir savaş ta Çin ordularını lazerle yaktığına inanan bir halktı sovyetler dağıldığı günlerde. Aynı dönemde ABD devleti uzaydan gelenlerin otopsi masasında resmini yayınlıyordu. Devir uydurukların olduğu bir devir. İlk ortaya çıktığında da uyduruktur sonrasında da neler eklendi nerden derleyeceksiniz bulacaksınız. Hepsi uyduruk bu hikayenin ben okuyunca anlarım. Mesajı Paylaş

Sentetik

Şayet eski SSCB yeni Rusya hükümeti bu olayı çözmek ve olay üzerindeki sis perdesini aralandırmak istiyorsa gençlerin tutmuş olduğu günlüklerin tamamını ve grupta belli kişilerde bulunan fotoğraf makinelerindeki bütün filmleri eksiksiz yayınlar. Böylece olay üstündeki bütün sır perdesi aralanmış olur. Eğer böyle birşeyi yapmak istemezlerse doğal olarak ya üstü örtülmek istenen bir olay oldu, ya da görülmemesi gereken birşey görüldü veya halka duyurulduğu zaman infial yaratacak bir olay oldu (metafiziksel bir olay sonucu) gibi gibi....

Otopsi raporunun tamamı yok mesela. Siz hiç giysilere bilinmeyen bir mineral bulaşmış diye bir sonucu kabul edebilir misiniz? Bilinmeyen mineral mi kaldı? Yahu bu adamlar periyodik tablodan önce elementleri atom numaralarına göre sıralamaya çalışan / yapan millet (Bkz. Dimitri Mendeleyev). Mesajı Paylaş

HeleBiDinle

Öncelikle şunu söylemek isterim; adli tıp konularından hiç anlamam, o nedenle, isabetsiz yorumlarım olabilir.

Ama dikkatimi çeken bazı şeyleri burada belirtmek isterim.

1- Kesinlikle birşeyden korktukları için (korktukları şey vuku bulduğu için demiyorum) çadırlarını yırtarak dışarı kaçmışlar. Dağcılar tecrübeli, elbette çığ düşecek bir mevkiye kamp kurmazlar, ama bir dağ yamacındaysan hiçbir zaman çığ ihtimalini düşünmemezlik de edemezsin. Buradaki en önemli korkutucu adayı çığdır. Elbette ki çığ düşmedi ama o gece o çadırda her ne olduysa onlara çığ düşmekte olduğunu düşündürmüş olabilir.

2- Bu böyle midir bilmiyorum, çünkü hiç dağcılık yapmadım... Neden kıyafetlerini çıkarmış vaziyetteler anlayamadım. Ben olsam çadırda kıyafetlerimle yatardım. Sonuçta burası incecik bir çadır, evimin sıcak yatak odası değil.

3- yoğun kar yağışı altında vahşi doğaya kaçmışlar. Elbette zifiri karanlık bir ortam. Bu durumda birbirlerinden ayrı düşmeleri ve bazı kazalar, düşmeler ve yaralanmalar geçirmeleri doğaldır.

4- 5 kişilik ilk gurubun muhtemel çığ korkusuyla ağaçlık bölgeye koşmaları ve sonra da ağacın üst dallarından kırarak yakmış olmaları bana mantıklı geldi. Ben olsaydım, çığ olduğunu düşünebileceğim bazı emareler, sözgelimi bazı sesler duysaydım elbette ki ağaçlık bölgeye kaçar ve hiç vakit kaybetmeden ağaca tırmanmaya gayret ederdim. Eh, hava eksi bilmem kaç derece, soğukta öylece beklemektense dallardan bazılarını kırıp yakmaya çalışmak gayet doğaldır. Benim şaşırdığım nokta, ateşi hangi donanımla yakmayı başardılar?!? Yanına ayakkabı-mont almaya fırsatı olmayan adamın ateş yakacak donanıma sahip olması şaşırtıcı.

5- Çığ ihtimalinin ortadan kalktığını değerlendirdiklerinde ise o kıyafetlerle sıkı bir hipotermiye yakalanmış olma ihtimalleri gayet kuvvetli. Kıyafetler ve vücut şartları herkeste farklı olduğu için hipotermi zamanlamaları da farklıdır. Hipotermiye yakalanan kişilerde şuursuz davranışlar, asabiyet, saldırganlık ve ironik biçimde kıyafetlerini çıkarma durumları görülebilir. Bu nedenle hiptermiye girip kıyafetlerini çıkaran kişilerin kıyafetlerinin henüz şuurunu yitirmemiş diğer kişilerce alınmış olması ve bu hayatta kalanların son bir gayretle çadıra doğru gitmeye çalışmaları da gayet mantıklıdır.

6- Bu 5 kişilik ilk gurubun tamamı hipotermiden ölüyor ve öldükten yaklaşık 20 gün sonra cesetleri hafif bir kar örtüsü altında bulunuyor. Kafatasında hafif çatlak olan kişinin zifiri karanlıkta tüm o koşuşturma sırasında veya ağaca iner-çıkarken düşüp kafasını sert birşeye vurmuş olma ihtimali bana akla yakın göründü.

7- Diğer 4 kişilik gurubun cesetleri ise bu ağaçlık bölgenin biraz ilerisindeki derin dere yatağında bulunuyor. Bunların o zifiri karanlıktaki kaçışma sırasında derin vadiyi farkedemeyip dere yatağına düşmüş olma ihtimalleri kuvvetli. Zaten üçünde ölümcül olmak üzere hepsinde çeşitli kırıklar var ve bunların düşme neticesinde olması gayet mantıklı.

8- Son 4 kişilik gurup ölümden 3 ay sonra 4 metrelik kar altında bulunuyor ama hiç çığ belirtisi yok. Zaten rüzgar karları tepelik bölgelerden savurup derin vadiler gibi çukurluk bölgelere biriktirir. O nedenle açık alandaki ilk 5 kişilik gurup hafif bir kar örtüsü altında iken derin vadiye düşen ikinci 4 kişilik gurup 4 metre kar altında bulunuyor.

9- Eksik olan vücut parçalarına gelince... Dil, dudak, burun... Bunlar kolay çürüyebilen bölümler. Aradan geçen zamana dikkat edilince bunların çürüyerek yok olmuş olmaları bana gayet olası göründü.

10- Radyasyon konusuna gelince iki ihtimal akla geliyor. Birincisi bunlar üniversite öğrencisi ve 59'lu seneler radyoaktif hijyen konusunda hiç de iyi olmayan seneler... Yani bunlardan bazılarının laboratuvar ortamında bazı radyoaktif maddelere teması mümkün olabilir. Öte yandan diğer bir ihtimal de toryum kullanılarak yapılan kamp (löküs) lamba filamanları... Bu filamanların sıklıkla değiştirilmesi gerekir ve 1990'lı yıllara kadar toryum kullanılarak imal edilirlermiş. Dış ortamda Kamp lambasının filamanını değiştiren iki kişinin üst kıyafetlerine bu sırada radyoaktif madde bulaşmış olabilir.

Burada açıklamakta zorlandığım en önemli kısım, neden korktular da hepsi birden kaçtılar? O bölgelerde Sovyetlerin bazı askeri denemeler yaptıkları ve bu nedenle metal artıklarının bulunduğu söylentileri var. Paraşüt bombası gibi birşeyler deniyorlarmış. Bu tip bir deneme neticesinde dağcılarda "çığ düşüyor" algısı ve paniği olmuş olabilir. O nedenle apar topar çadırdan kaçıp daha güvenli bir bölgeye ulaşmaya çalışmış olabilirler.

Neden çadırdan kaçtıklarını bilmiyorum. Ama bunun için yüzlerce teori üretilebilir ve bunlardan hangisinin doğru olduğunu bilmek imkansız. Ancak o havada kaçtıktan sonra başlarına gelenler gayet normal göründü bana. Mesajı Paylaş

Heruamarth

Dağlarda esen rüzgar, bazen çok sinir bozucu hale gelebilir, kampçıları huzursuz edebilir. Bunun sebebinin, insanların 20Hz altı seslerden psikolojik olarak etkilenmesi olduğu, hatta bir takım halüsinasyonlar görme noktasına varabildiği söylenir. Çok düşük bir ihtimal ama, belki bahsi geçen dağcıları korkutarak çadırlarını süratle terk etmeye sevk eden sebep bu olabilir.

Yüksek irtifada kamp kurulduğunda, yatılırken bıçağınızı yanınıza alırsınız ki, beklenmedik bir çığ durumunda şansınız olur ise vakit kaybetmeden çadırı terk edebilesiniz. Bu vakada da çadırın içeriden kesilerek dışarı çıkıldığı söyleniyor; iç çamaşırları ile kendilerini dışarı atmış olmalarına rağmen ateş yakabilmeleri, çadırı keserken kullandıkları bıçağın halen yanlarında olması sayesinde mümkün olmuş olabilir.
 
Dağcıların iç çamaşırları ile çadırda bulunuyor olmalarına dair;

Uzun ve yorucu bir günün ardından, günlük kıyafetinizi çıkarmak ve rahatlamak istersiniz. Tüm malzemenizi sırtınızda taşıdığınız bir yürüyüş/tırmanışta 'ev kıyafeti' taşıyamayacağınızdan, dış kıyafetlerinizi çıkarır, çadırda iç çamaşırlarınız ile vakit geçirirsiniz. Burada bahsettiğimiz uzun kollu bir tişört ve uzun bir tayttır.

Bir çadır, içerisinde kısa süre geçirdiğinizde vücut ısınız ve soluduğunuz hava ile ısınır, normal kıyafetler ile oturmak bunaltıcı hale gelebilir. Bu nedenle soyunursunuz.

Karlı, buzlu ortamda gün içerisinde kıyafetleriniz ıslanır, ayrıca teriniz de buna katkıda bulunur. Kıyafetler yatılırken çıkarılır, çadır içine serilerek veya asılarak kurutulur ve havalandırılır. Mesajı Paylaş

süper çavuş

İnfrasound deniyor sanırım o seslere ,,
yalnız şöyşe birşey var 9 kişinin aynı anda "delirmiş" olması pek olası değil galiba ,,
çünkü bu infrasound her insanda aynı etkiye sahip değilmiş  ,,
birde bu insanlar tecrübeli çığ olmadığını anlamaları çok kısa sürerdi , ve o soğukta mutlaka hemen geri dönmeleri gerekirdi ama o çadırın içinde onları korkutan neyse soğuğu tercih ettiler sıcak çadır yerine !  Mesajı Paylaş

putty

Bu tartışmadan beyin fırtınasından çıkartılabilecek yaratıcı ve yeni bir tartışma konusu yaratacak olan ihtimal insanların olmayan bir şeye nasıl doğruymuş gibi istenirse sürüklenebileceğidir. Kitleleri bir yalana inandırmak üzerinde çok daha fazla çalışılması gereken bir sosyolojik konu. Dinler mesela yada ideolojiler yada bunun gibi haberler nasıl insanları etrafında toplayabiliyor. İnternette bir yalan nasıl büyür bunun matematiği araştırılabilir simülasyonu yapılabilir. Yalanlar kendi kendini geliştiriyor mükemmelleştiriyor ve kendi cazibesini üretiyor. Çok insanın farklı akılları bunu otomatik yapabiliyor. Tektikte olmak görevi var insanların. Onu demişler bunu demişler her denilen şey doğrumu. İrdeliyeceksin mantığa aykırı çok şey var ise bu yalandır diycen ve kanıtlanmasını talep edicen daha öteye gitmiycen. siz daha öteye gidiyorsunuz bunu didikleyerek. Ben ise üç beş gerçek yaşamın kurallarına uymayanı gördüm bu yalandır daha fazla üzerinde düşünmeyeceğim dedim. sizde bunu yapın ve bu aslında bu tartışmadan beyin fırtınasından çıkan faydalı bir neticedir. Kızıl deniz i yardılar geçtiler dedimmi hikayeye devama gerek yok hadi lan de çekil kenara. Devam edersen o iş 3000 yıl sürüyor görüyoruz. Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter