Türkiye- Rusya İlişkileri

Başlatan ayibarishi, Ara 03, 2015, 08:18 ÖÖ

« önceki - sonraki »
Aşağı git

ayibarishi

Peki sizce ne yapmalıyız?.. Anlayan arkadaşlara birkaç sorum da olacak...

1. Geri adım atıp tüm bölgeyi Rusların eline mi bırakmak daha karlı?

2. Uluslararası arenada politik oynayıp, her şekilde ekonomik oynayıp, Rus ekonomik sistemini olabildiğince daraltmak mı daha mantıklı? Bunun için yeterince gücümüz, imkanımız, meşruiyetimiz var mı?

3. Mevcut Esad rejimi ve Irak hükümetinin meşruiyetini uluslar arası alanda düşürmek ve bölgedeki tüm operasyınlarımıza uluslar arası meşru ve hukuki bir zemin hazırlamak mümkün müdür?

4. Askeri ve ofansif bir Irak ve / veya Suriye müdahalesini, önleyici harp kapsamında ne kadar meşru kılabiliriz? Bu müdahale ile dolaylı olarak Ruslara rest çekmek mantıklı mıdır?

5. Boğazları kapatmak, tüm enerji ortaklığını sonlandırmak, savaş olmasa bile direk Rusya yı hedefleyerek bir adım öncesi olan ambargo benzeri bir durum oluşturabilmek mümkün müdür? Buna uluslararası destek sağlanabilir mi?

6. Savaş olacaksa ve bunu biz başlstırsak durumumuz ne olur. Çünkü bölgedeki tüm Rus askeri varlığını baskın taarruzu ile yok edebilme potansiyelimiz hala var. Denizde havada ve karada. Ama meşruiyetimiz ayrı bir soru...

7. Bölgedeki tüm Rus askeri varlığını bir NATO operasyonu ile, yani uluslararası bir müdahale ile yok etmemiz mümkün mü?

8. Rusların bize saldırıp bahane vermeleri mümkün kılınabilir mi? Irak yada Suriye de nasıl bir işlem bize meşruiyet sağlar? Nasıl bir harekette uğrayacak kayıp bize ofansif harekat bahanesi olabilir?

9. Seferberlik ilan edilmeden bir ofansif hareket mümkün müdür? Ne kadar zaman alır?

10. Olası bir askeri harekat hangi hedefleri gerçekleştirince başarıya ulaşmış sayılıp sonlandırılabilir? Çünkü bu hedefler harekatın içeriği zamanı maliyeti ve tüm cephelerini direkt etkileyecektir.

11. Bu durumda bizim politik hedeflerimiz ile olası müttefikleri iz ve destekçilerimizin politik hedefleri ne kadar tutturulabilir?


12. Bir askeri harekatı Rusya sınırları içine ve Karadenize taşımak mantıklı mıdır? Ne kadar bir derinlik bize askeri açıdan avantaj sağlar?

13. Ukrayna faktörü ne kadar kullanılabilir, ne kadar bu ülke desteklenebilir? Rusya ne kadar rahatsız edilebilir?

14. Rusya'nın pasifik çıkarları ve askeri genişlemesi ne kadar konu edilebilir? Japonya bu işe ne kadar dahil edilebilir? (malum Kuril adaları konusu hala açıkta)

15. Tüm bu konu putin ve bizim Reisi Cumhur arasında bir danışıklı dövüş olabilir mi?

16. İran faktörü olası bir Türk Rus savaşında nereye konmalıdır? Çünkü İran ın da Türkiye yada Azerbaycan A angaje olabilmesi son derece muhtemeldir.

17. Bir Arap koalisyonunun Suriye yada Irak'ta şu anda Yemen'de yaptıkları gibi ama bizim safımızfa olaya dahil edilmesi olası mıdır? Artıları eksileri ne olur?  Nasıl lehimize şekillendirilebilir?

18. Resmen milli kontrolde nükleer silah elde etmek için hangi yöntemler makul biçimde izlenebilir?

Soru daha çok amma inşallah daha genişçe ele alırız. Saygılarımla... Mesajı Paylaş

HAKAN KILIÇ

Şu an vaktim yok uzun uzun yazmalı aslında ama tek cümle ile özetlenebilir
"hayaldi gerçek oldu"
Sygl. Mesajı Paylaş

BETONBEY

Yıllardır yaptığımız üzere bize tahsisli, güvenli, kum havuzunda oynamak başka şey, deryaya çıkıp yüzmek, fırtınalarla mücadele etmek, bin türlü kaşalotla uğraşmak, sırt yüzgeci iyice büyümüş köpekbalıklarıyla, katil balinalarla ekmek kavgasına girmek başka şey!!!

Kum havuzundan sonra zor oluyor herşey, ama ya bu sularda yüzmeye alışıp, büyüyüp, deryadaki yerimizi alacağız, ya da boğulup birilerine yem olacağız... Mesajı Paylaş

ayibarishi

Er kişi çadırda doğar, çayırda ölür. Diyorsunuz ve bize geçmişimizi hatırlatıyorsunuz beton bey.  Doğru da diyorsunuz amma...

Malum osuruktan hikaye bile olsa, uluslararası kamu oyunu haklılığınıza ikna edecek bir şeyler gerekiyor. Yoksa evde bulguru bırak un zerresi bile kalmaz, pirinci de anca rüyanızda görürsünüz. Durumunuz da açlıktan gördüğü bulutu ana memesi sanarken, kurtlar tarafından parçalanan buzağıya döner. Malum sofrayı açınca sineği de ineği de buyur eder. Tabi bunun için de ilk önce masumu oynamak gerekiyor.

Amma harp ilmi de tam tersini söylüyor. Sürpriz diyor, beklenmeyen beklemediği zaman yap diyor, en iyi savunma saldırıdır, baskın basanındır diyor. Yani sözün özü azıcık savaşır kalamayacağımıza göre,işin sonu düşündürüyor. Bir çok açıdan hemde... Mesajı Paylaş

HAZERFEN

#19
Ara 08, 2015, 08:58 ÖS Last Edit: Ara 09, 2015, 04:57 ÖÖ by HAZERFEN
Kabuğunu çatlatmaya başlayan bir Türkiye'yi yakın ve uzak coğrafyada kabullenmeyecek çok sayıda devlet ve perde arkası güç var.

Kabuk çatlatma evresinde yılana rakip olunmaz, yem olunur.

Dünyevi perspektifle bize zeka, uhrevi perspektifle dua lazım. Mesajı Paylaş

matmat26

Savaş iktisadi kaynakların son derece kullanılmasını gerektirir. Bunda üretim en önemli konudur.
Türkiye böylesi yıkıcı bir savaşı kaldırması söz konusu olamaz. İnsanlar dişinden tırnağından arttırarak ödediği vergiler ile Uçak, Saray gibi melun icatları ve üstüne de Savaş Çığırtkanlığı yapmak son derece tehlikelidir.

Çevremiz tamamen düşman, sırtlanlarla çevrili ve biz bunlarla baş etmek için yeterince güçlü değiliz. Son aşamada AB üyelik perspektifi ortaya çıkmışken bir savaş veya başka bir şeye Türkiyenin girmesi akıl işi değildir.

Savaştan galip de çıksak Türkiye'nin kazanacağı hiç bir şey yok. Kaybedeceğimiz çok şey var. Dolayısı ile devlet bu sirk cambazlarının elinden kurtulmalıdır. Bunlar ülkeyi ateşe atıyor. Suriye meselesi ortaya çıkartanlar da bunlardı..

Sebebi amacı neydi bilinmiyor. Sonucunun bu olacağı, bölgesel bir savaş çıkacağı son derece belliydi.
ABD , Türkiyeyi derin bir çukurun içine atıyor ve bizimkilere gaz veriyor. Amacı İsrail ve kendisinin yapmadığı - yapamadığı tehdit olan Iranı saf dışı bırakmak. Bölgesel diğer aktörlere devrediyor.

Türkiye bu oyunlara asla ve kati girmemelidir. Savaşın bedeli herkes için çok ağırdır ve Türkiye için ise daha ağır olacaktır.

Bizi bu coğrafya da saf dışı bırakan ard arda girdiğimiz savaşlardı. Bu savaşlar bizim belimizi büktü ve henüz toparlanabilmiş değiliz. Bir çok medeniyetin insani ve iktisadi olarak gerisindeyiz.

Rusya bizim işimiz değil. Saçma sapan işlere bulaşılması kesinlikle bizim açımızdan yıkıcı sonuçları doğurur. Ingiltere, Almanya, Fransa ve ABD g.tü ile güler. Biz onların ateşe attığı bir odun parçası kadar değerimiz yok.

Işıd amacı bölgesel savaşı tetiklemek için üretilmiş bir örgüttür.
Mesajı Paylaş

putty

#21
Ara 09, 2015, 06:37 ÖÖ Last Edit: Ara 09, 2015, 08:29 ÖÖ by putty
Biz bu güne kadar 2.5 savaş a kendimizi hazırladık. Bu 2.5 un biri Yunanistan öbürü İran Irak Suriye den biri veya ittifakı yarım ise iç karışıklık idi. En büyük ve kadim düşmanı NATO ya devrettik. Şimdi devran döndü biz değiştik ve son yüz yıla yakın dönemdir süper güçlerle yalnız sayılabilecek halde karşı karşıya geldik. Kağıt üstünde NATO var yine ve çok işe de yarar ama her senaryoda işe yarayacağına eski soğuk savaş dönemindeki kadar inanamıyoruz artık. Bunda da gerçek payı var.
Tam doğru değil ama yinede yeni diyelim bu süper güç ile savaşma tehdidine. Kim bu süper güçler. Birincisi Rusya öbürü de İsraildir. Bu iki tehdide 2.5 savaş hazırlığımız ile yanıt vermemizin ne kadar güç olduğu ortada. Eski düşman Yunanistan tam dişimize göreydi ama şimdi ciddi olmamızı gerektiren yeni bir hal var karşımızda.
İsrail ile Doğu Akdeniz in enerji kaynakları ile ilgili derinden derinden başlayan ve iyi ilişkileri de bu yüzden Filistin bahanesi ile bozan bir durum var. Haliyle İsrail çok istemese de kendisini kadim düşmanımız Yunanistan ile fingirdeşir halde buldu. Yunanistan da bu durumdan fazlası ile memnundur. Yunanistan a bu yer kürede varoluş anlamı kazandıran ülke Türkiyedir.
Rusya ile düşmanlığımız ise zaten bir kıvılcımlık geçici barış döneminin sona ermesi olduğundan şaşırtıcı bir şey yok.
Bu durumda iki tane ciddi süper güç ile çatışma riskleri de taşıyan bir döneme girdik. Öncesinden farklı olarak bu olası süper güç çatışmalarında bir başımıza kalma senaryoları da var. Özellikle İsrail ile çatışmada bu çok daha olası.
Halimiz biraz İran a döndü bir başımıza süper güçlere meydan okuma konusunda. Yapmamız gerekenler de bizden çok daha önce bu hal ile yüzleşen İran ı model almak mantıksız olmaz.
Neler yapmak nasıl hazır beklemek gerek bu güçlere karşı peki?
Çok düşünecek bir şeyde yok tabi ki milli imkanları silah programlarını buna göre kurgulamak önemsemek hızlandırmak gerek. Yunanistan ile düşmanlıkta silah programı bir tutkunun gayreti iken şimdi bir telaşın gayreti halini alacaktır almalıdır. İran nasıl silah üretmek için çırpınıyor ise bizimde böyle bir sürece gireceğimizi görmek gerek. Yani mevcut projelerde 2020 ler 2017 lere 2030 lar 2025 lere zorlanacaktır. Bu olması gereken bir şey değil dönüp dolanıp kendimizi bulacağımız bir neticedir.
Peki çocukça bir hobi heyecanı ile neler yapmamız gerekir diye zevkli olan kısmı konuşabiliriz aramızda.
Benim düşünce bir süper güç ile karşı karşıya isek onu yenmeyi bir kenara bırakıp caydırıcı olmayı ve olur caymazsa berabere kalmayı planlamamız gerekir. Yani onun 10000 tankı var ise bizde 5000 tank üretelim demeye gerek yok. 1000 tane tankı olan ülkeye de 10000 tankı olan ülke saldıramaz.
Bir süper güç ile nasıl başa çıkılır
Uzun menzilli seyir füzeleri ve balistik füzeler ile mükemmel seviyeye ulaşıp önlenemez şekilde düşman derinliklerindeki her hedefi vuracak tehdit oluşturabilmek gerek
Hava kuvvetlerini low ve high uçaklar olarak 500 muharip uçağın altında kalmadan en modern halde tutmak gerek
Tüm modern mühimmatları yerli olarak geliştirmek gerekir
Uzaydaki hedefleri vuracak teknolojiyi geliştirmek gerekir
Uzak denizlerdeki su üstü hedefleri vuracak teknolojileri geliştirmek gerekir
Uzayda keşif uydularını ve muhtelif askeri uydulara sahip olmak bunları fırlatacak yeteneğe sahip olmak ve savaş da yedeklerini atacak hazırlıkta olmak gerekir
Hava savunma sistemini tüm gücünü bu alana harcayarak yemeden içmeden ne gerekiyor ise yapıp hava soluyan ve balistik tehditlere karşı mükemmel hale getirmek gerekir
Elektronik harp gibi alanlarda İsrail i örnek alarak çok büyük gayret ile mükemmellik seviyesine gelmek gerekir
Profesyonel muharip birlikleri en az 100 000 asker düzeyine getirmek gerekir.
Nükleer olmayan ancak kitle imha silahı olarak daha az riskle üretilebilecek kimyasal ve biyolojik silahlar konusunda çalışıp bu konuda düzeyi belli olmayan bir muğlaklık sağlamamız endişe yaratmamız gerekir
Tüm bunlar işe yaramadığında, tüm riskleri göze aldığımızda, çok süratle nükleer güç olmamızı sağlayacak kadrolara, tesislere barış zamanı tüm uluslar arası denetlemelere açık olacak şekilde örtülü ancak endişe edilecek düzeyde sahip olmamız gerekir. Bir düşman bizim nükleer silah üretmediğimizi ama savaş uzarsa veya savaş öncesi tehdit şiddetlenir ise buna sahip olabileceğimizi bilmeli
Bunların dışında tanklar toplar gemiler radarlar gibi şeyleri de tabi ki çok önemseyeceğiz ama bunlar savaşları durdurabilecek hazırlıklar değildir her ordunun ilk sahip olduğu şeylerdir. Bu silahlar savaş kazanmak içindir ama bir süper güç ile savaş kazanamazsınız onu ancak caydırmak ve berabere bitirmeyi hedeflemek gerekir.

Gürcistan savaşında Gürcülerin bir süper güç düşman karşısındaki hazırlığını ve hezimetini gördük. Bizimde desteğimiz ile tanklar özel kuvvetler zırhlı araçlar filan sağlandı ama süper güç ülke sıradan piyadesi ile hepsini önüne katıp sürdü. Gürcistan gibi bir ülke olsam tanklarla uğraşmaz kendime bir tane SOM füzesi yapmaya çalışırdım. SAGE nin yapabildiği SOM u kale kalıp ın yapabildiği motor u 10 milyonlu Gürcistan yapamaz mı kendisini adasa. Düşünün o savaşta bu küçük ülkenin elinde 500 km menzilli bir seyir füzesi olduğunu. Tablo nasıl değişiyor dimi bir anda. Birde başarsa 100 km menzilli hava savunma füzesi hatta bizimki gibi 30 km menzilli orta irtifa füzesi olsa. Tanksavar füzeleri üretse kısaca sadece tüm emeğini modern mühimmatlara verse neden başaramasın. Rusya böyle bir ülke karşısında ne kadar zorlanacağını düşünebiliyor musunuz. Ama Gürcüler bunun yerine tank top insansız kuleli araçlar kompozit miğferli dizlikli telsizli askerler filan hazırladılar savaşa karşı. Sonuç ne oldu ortada. Bir süper güce karşı savaş kazanmak için ordu hazırlamamak gerekir.
Tabi bizim durumumuz Gürcistan değil biz savaş da kazanmak istememiz gerekir. Her şeyi yapacağız ama madem düşman süper güç o zaman görüş ötesi tehditler yaratacak düşman derinliklerine saldıracak hazırlıkları öne çekeceğiz.
Aslında özetle bizde süper güç olacağız.
Güzel olan biz tam olarak bu yolda ilerliyoruz nerede ise fazlası var eksiği yok. Gelecek çok umut verici ama bizim sanki zamanımız yok gibi bir hale düştük. Biraz erken kabardık etrafa. Keşke bu olanlar 2020 lerden sonra bari olsaydı şimdi değilde.
Elimde bir sihir olsa bir tane proje hazır olsun gücüm olsa gezgin projesini seçerdim şu an için. Mesajı Paylaş

HDS

İşin komik tarafı aslında Gezgin 2000 yılının projesiydi. Gezgin SOM'dan değil, SOM gezgin'in ön çalışmalarından türedi.
Menzili falan hep şimdiki sıcak noktalara göre seçilmişti. Mesajı Paylaş

putty

Bu gezgin seyir füzesi o kadar caydırıcı ki eğer kısmen de olsa uçacak kadar bir şey yaptıysak İran gibi sırf propaganda için bir deneme atışı yapıp youtube a koymalıyız.
O kadar önemli silah ki Suriye de üsleri uçakları olan Rusya bile göz dağı vermek, ülke derinliklerini on dakikada vururum demek için gereksiz yerlerden bu silahları gönderiyor. Suriye de ki hedefe deniz altıdan füze göndermeye Hazar denizinden füze göndermeye ne gerek var uçağını kaldır bombala dön dimi. Süper güç için bile önemli bir araç bu yani.

Rusya sonuçta ABD gibi bizim 12 katımız dan fazla büyüklükte bir ekonomi değil. Veya Çin gibi bizim bir yılda yaptığımız ihracatı bir ayda yapabilen bir ülkede değil. Bizden sadece iki kat daha çok parası olan zenginliği olan bir ülke. Bizden iki kat zengin bir ülke ne kadar süper güç olabilir ki. Tabi ki bayağı süper güç olabilir çünkü para her şey değil. İsrail de bizden fakir ülke ama oda bir süper güç. Burada para şunun için önemli. Evet parana kadar süper güç sayılmazsın parandan çok daha üstü de altıda olabilirsin ama eğer içinde bir tutku var ise niyet var ise o zaman işte para önemli bir ölçü oluyor. Bizde savunma sanayi konusunda çok tutkulu bir ülke olarak gerçeklerimize bir bakmamız lazım. Bizim paramız bu tutkuya yeter mi acaba?. Cevabı çok net. Kesinlikle yeter hatta fazlası ile yeter. İsrail buna örnektir. Yani önümüzde Rusya gibi bir süper güç ile baş etmemize yetecek kadar yol açık görünüyor. Tabi yenecek kadar değil. Bir düşmanı savaşta yenebilmek için ondan üstün olmak değil bence en az 5 kat üstün olmak gerekir savaşa cesaret edebilmek için. Ama hiç olmazsa etrafımızda 5 kat zayıf ülkelere müdahale ederken bir Rusya küstahlığına katlanmak zorunda kalmayız o zaman. Çünkü Rusya da bizden beş kat üstün olamayacağı için sıkıntı yaşayacaktır.
Şimdiki durum nedir peki. Doğrusu boyumuzdan az daha büyük işlere blöf yapıp giriyoruz. Bunu bilseler de riskleri göze almıyorlar çünkü kimse bizim gibi bir ülke ile askeri çatışmaya girmeyi istemez. Yeneceğini bilse bile istemez çünkü ne olursa olsun savaşalamayacak kadar güçlüyüz. Ama bu güç bu ihtiraslara yetmiyor proaktif olmak başka bir mesele savunmada olmak başka bir mesele. Savunmadayken caydırıcı olmak ile bir şeylere burnunu soktuğunda ikna edici olmak çok farklı şeyler gerektiriyor. Yunanistan da iki kat güçlü olsak mesela onun bir adasını almaya cesaret edemeyiz mahfeder bizi o yarı ülke bile çünkü. Savunma için yarı güç yetiyor yani bir ülkeye. Biz bu ara savunmada bize fazlası ile yeten o gücü saldırı için kullanmaya kalkıyoruz. O zaman bizim saldırmaya cesaret edemeyeceğimiz yarı gücümüzdeki Yunanistan ın bize saldırması gibi olur durum.
Mesajı Paylaş

HDS

Bu tür işlerde dayanmak önemli. Tutunabilmek önemli. Eğer bir yön değişikliği gerekiyorsa da net bir şekilde ve ani yapabilmek lazım. Mesajı Paylaş

Tolga

Putty yazdı:
Biz bu güne kadar 2.5 savaş a kendimizi hazırladık. Bu 2.5 un biri Yunanistan öbürü İran Irak Suriye den biri veya ittifakı yarım ise iç karışıklık idi. En büyük ve kadim düşmanı NATO ya devrettik.
                                                               ------------------------
Benim bildiğim 2,5 düşman (Yunanistan-Suriye ve yarım porsiyon olarak da Kıbrıs rum kesimiydi)

Son yıllarda hız kazanan projelerimiz, harcadığımız paralar-emekler henüz yeterli değil.
Meyveleri yeni yeni topluyoruz, bir çok projemiz daha prototip aşamasında.
Ağır siklet bir boksör karşısında sadece ayaklarımız biraz hızlı-tekniğimiz fena değil falan diye maç kazanamayız.
Bizim gerçeği görebilmemiz eksiklerimizi tam anlayabilmemiz için, her halde NATO'dan atılmamız kendi başımıza kalmamız lazım.

Bu sene incirlik'de çekilen resim. (Kamyona dikkat)
En önemli Tanker filomuzun bulunduğu bölgede alabildiğimiz önlem.
40mm top ve biraz da ''zamanında ABD tarafından devredilen'' RAPIER ler.
Hadi ABD'yi NATO'yu falan bir kenera bırakalım nerdeye bütün üstlerimizde durum aynı değil mi?
HİSAR-KORKUT projemiz, 35mm modernizasyonumuz, Atış kontrol sistemlerimiz devreye girince eyvallah ama ya bu gün, hemen yarın, büyük şehirlerimizi-değerli tesislerimizi yeterince koruya bilecekmiyiz ?

Savaşın eşiğindeki koskaca Türkiye'nin G.doğu sınırında bir kaç I-HAWK bataryası, inceden KMS.-RAPIER 35/40mm. sonrası Allah-kerim.
Kendimiz geliştirdik etkilerini kandil'de orda burda test ettik, günümüz modern mühimmatları ile bu hava savunma sistemimiz ne derece etkili olabilecek.   

Bu ülkenin ALTAY'dan, A-400 den, SG. gemisinden çok daha önce HAVA SAVUNMA sistemlerimizi güçlendirmemiz gerekdiği aşikardı ama biz maalesef bu konuyu en sona bıraktık. Hala bile atıl yatırım olarak falan gören bir taramız var.

Bu ülkeye karadan ve denizden saldırmak-işgal etmek kolay değil ama aynı Yugoslavya örneğinde olduğu gibi havadan vuruşlarla dizlerinin üzerine çökeltmek mümkün. O yüzden Rusyası da, müttefiğimiz geçinenlerde Türkiye hava savunma sisteminin güçlenmesini hiç istemiyor ama sanki bizde onlara ayak uydurmuş yılları boşa harcayıp sallanmaya devam ediyoruz.

Sağlam bir kaç cepheli bir savaş yaşarsak, F-16 larımız 7/24 cephedeh cepeye koşar artık. ;)   
  Mesajı Paylaş

ayibarishi

İşte bu neden ile savaş durumunda tek avantajımız süpriz faktörünü kullanarak, saldıran taraf olmak ve düşmana göz açtırmadan, takviye yetişmeden işini bitirmeye bakmaktır. Yoksa eldeki kaynaklar yetmez, gücümüz zaafa uğrar ve uzun bir savaşta dez avantajlı durumda kalırız. Fakat bunun da kendine göre riskleri vardır. Hem askeri hem politik riskler. Mesajı Paylaş

swat

Rusya Krizi'nin muhakkak faydaları olacak,

En azından ordunun kurmay kadrosunun yüzüne tokat gibi çarpacak eksiklikler. Şu an acilen 35mm parçacıklı mühimmat Aselsan AİC ve Hisar-A2dan oluşan savunma şemsiyesini belirli bir öncelik sırasına göre envantere sokmalıyız bunlar;

-AJÜ'ler
-Barajlar
-Kritik fabrikalar
-Büyük şehirler.(krizin tırmanışına göre)

Akabinde Hisar-O'yu iptal etmeyerek bu şemsiyeye eklemeliyiz 8 adet I-Hawk'lada bu işe nereye kadar?

Mesajı Paylaş

HAZERFEN

@aybars üstad

Almanlar Blitzkrieg'i Ruslar şimdikinden daha zayıf iken ve kendileri o dönemde şimdiki bizden daha kuvvetliyken denediler. Netice malum  :)

Not: Mecazi yorumluyorum ama muhakeme için misal teşkil etsin maksadındayım... Hürmetlerimle.... Mesajı Paylaş

Aybars

"Almanlar Blitzkrieg'i Ruslar şimdikinden daha zayıf iken ve kendileri o dönemde şimdiki bizden daha kuvvetliyken denediler. Netice malum."
Ben burada ki kinayeyi anlayamadım? Mesajı Paylaş

Yukarı git

Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter