Av Tüfeği Sanayimizde Kıpırtılar

Başlatan Yönetim, Kas 02, 2015, 11:22 ÖÖ

« önceki - sonraki »

Yönetim

Üyemiz ve bireysel silah duayeni sayın Strongarm'ın "Av Tüfeği Sanayimizde Kıpırtılar" adlı yazısını üyelerimizin ve kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.



Merhabalar,


Geçen yüzyılın son on yılı içinde av tüfeği sanayimizin başına gelenleri çoğu kimse hatırlamaktadır. Bilindiği gibi, araştırmadan, çala kalem haber türetmeği marifet zanneden medyamızın, şimdi PCP tabir edilen, pompa ile hava basarak onu birden fazla, BB veya etekli saçma tanımlı küçük çekirdeklerin atışında kullanan tüfeklerle, "Pompalı" ismi yakıştırılmış, pompa hareketli ateşli silahları karıştırarak çıkarttığı, "Serbestçe satılıyor ama adam öldürüyor" sloganlı farfarası neticesinde, Anadolu'nun muhtelif yerlerinde faaliyette bulunan neredeyse ikiyüze yakın av tüfeği imalatçı sayısı, bir anda azalıveren iç piyasa talebi karşısında dayanamayarak kapanmak zorunda kalmış, yalnızca
dışsatımı düşünüp başarabilen, iki elin parmaklarından biraz daha çok firma ayakta kalabilmişti.

Hayatiyetini sürdürebilen kuruluşların çoğu, mükerrer atışlı av tüfeği, birkaçı da çifte yapabilen firmalardı ve seçilen imalat türü, genelde, otomatikler için iki ana markanın bire bir taklitlerine dayanmaktaydı;

- Beretta 303,

- Fabarm uzun şarjör...

Pompa hareketli tüfeklerin, neredeyse tamamı, yine İtalyan Fabarm firmasının, aslında, ana tasarımın kime ait olduğu meçhul olan, Sears, Remington ve biraz da Franchi esaslı modüler karakterli otomatik dolumlu tüfeğin, esas espriden bihaber, küçük değişikliklerle, el kundağı marifetiyle dolum boşalım yapan türe çevrilmiş şekliydi.

Çiftelerin, yani, yanyana ve üstüste namlulu tüfeklerin neredeyse tamamı, Huğlu,Sarsılmaz, Üzümlü mamulleriydi ve asılları, yine İtalyan Franchi, Bernardelli karışımı, Browning Superposed'in değiştirilmiş ve basitleştirilmiş, menteşe pimleri yana alınmış, çalışma prensibi hiç bilinmeden kopyalanmaya gayret edilmiş tek tetikli bindirme namlulu türlerdi. Konseptten ayrı olan Sarsılmaz, İspanyol Lamber klonlarını üretiyordu.

Neredeyse sıfıra müncer olan iç piyasa talebi nedeniyle, bu birkaç firma, yabancı ülkelere, özellikle Amerika'ya, önceleri cehaletten gelen bazı aksaklıkları nedeniyle şüpheli ve tereddütlü yaklaşımların ardından, zamanla, müşteri experlerinin danışmanlığı ile gittikçe artan olgunlukta ürünler vererek, fiatları ile kıyaslandığında, çok kaliteli olan mallar ihraç etmeğe başladılar ve neredeyse, Çin ve sair Uzakdoğu üretimlerini dahi sollayarak, sektörü, yurdumuz için oldukça cazip bir hale getirdiler.

CNC tezgahların büyük ölçüde kullanımıyla, standart ölçüde çalışma toleranslarının sağlanabilmesi, mazideki, insan hata ve kurnazlıklarının yer aldığı sıkıntılı üretimi ortadan kaldırmıştı. Zaman içinde, sektöre dahil olan başka müesseselerin de çoğalması ile, halen, büyük kısmı, parçaları, bir zamanlar tüfeklerin tamamını üreten batmış kuruluşların, yeniden çalışmağa başlayarak, zorunlu olarak ortaya çıkan uzmanlaşma ve branşlaşma ürünlerinden temin eden küçük işletmelerle birlikte, neredeyse, mahut kriz öncesi boyutlarına ulaşmış görünümündedir. Üretimin büyük kısmı, içinde gelişmiş ülkelerin de bulunduğu yabancı memleketlere ihraç edilmektedir.

Aradan geçen yaklaşık yirmi yılın ardından ulaşılan platformun tetkikinde şunlar ayırt edilebilmektedir;

- Gelişmiş ülke sınırları içinde satılan tüm üretim, tüketici hakları güçlülüğü paralelinde, fiyatları ile kıyaslandığında akıl almaz ölçüde kalite kazanmıştır. Çalışma toleranslarının kritik olduğu parçaların CNC tezgahlarla üretimi bunu sağlamaya ve sürdürmeye yetebilmiştir.

- İç piyasaya verilen ürünlerin büyük çoğunluğu, ihracat ürünlerinin, reddedilerek iade edilen gruplarından, iki nakliye masrafı ile fiyatı artmış üyeleridir. İsmi çoğu kişi tarafından bilinen bir üretici dışında, bu iade mallardaki hatalar, yerli kullanıcının, farkına varıp üzerinde durmayacağı kadar önemsiz özelliklerdedir.

- Üreticilerin büyük çoğunluğu, kendilerini eğitmiş ve konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmuşlardır. Aslında bunun ana nedeni, gelişmiş ülke müşterileri isteklerine uygun özelliklerin neler olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda onlara fikir veren, yol gösteren yabancı danışmanlardır.

- Ürünlerde gelişme ve çeşitlenme de gerçekleşmiştir. Bu meyanda,

Çiftelerde, taklitler arasına, bir zamanlar Winchester'e fason imalat yapan İtalyan Marocchi'nin en üst modellerinden biri daha dahil olmuştur.

Başlangıçta motamot taklit edilen Beretta ve Fabarm otomatiklerinde, üreticilerin, dış pazarlarda örneklerini gördükleri diğer modellerden esinlenerek bazı gelişmeler de yapılmıştır, Mesela, Fabarm klonlarındaki, anlamsız iki mandallı şarjör devresi, çoğu firmada, ülkemizde çok az tanınan, tek mandallı ve doldurma için herhangi bir mandal veya düğme basımı gerektirmeyen "Mossberg" sistemine çevrilmiştir. Mamafih, taklit zihniyeti o kadar içlerine işlemiştir ki, kullanım kitapları
İngilizce versiyonlarındaki izahat ve tüm dillerdeki şekiller bile, Mossberg aslının aynıdır. Bunun yanında, yine Fabarm taklidi yapan bir İzmir Firması, Remington sistemini, değişik esasına rağmen, kendi imalatına uyarlamayı başarabilmiştir. Çoğu Beretta 303 taklidinde, daha sağlam olan iki kollu mekanizma sürgüsü kullanılmaktadır ve akıl karıştıran dolum sistemini muhafaza edenler dahi, "Fişek Sevk Mandalı"nın formunu değiştirmeği düşünebilecek kişilik değerlerine ulaşımı  gerçekleyebilmişlerdir.  Üretilen otomatiklerden genelde hiçbiri, yeni furya Benelli dışında, aynen taklit değildir.

Gelişme olmadan süre giden tek üretim, pompa hareketli türdür ve aslını bilmezliğin, taklidin esasını yapan ülkede de halen geçerli olmasından kaynaklanan nedenlerle, bu versiyonda müspet hiç bir gelişme yapılamadığı gibi, el kundağına geri getirme yayı eklenip, bazılarında sürgü kilidini de iptal ederek, menfi değişikliklere dahi yer verilebilmiştir.

Küçük tasarım çıkışları yapabilenler dahil, neredeyse tüm üreticiler, başlangıca kıyasla hayli yol kat etmiş olsalar da, maalesef, halen, konunun özüne vakıf değillerdir. Tek tetikli çifte enflasyonuna rağmen, bir tek üretici dahi, yaklaşımın ana prensibi ve parametreleri konusunda yeterli bilgi sahibi değildir. İyileştirmelerin büyük çoğunluğu, yabancı eksperlerin izahattan uzak basit yönlendirmeleriyle sağlanmıştır. Bunun yanında, Benelli Patentlerinin süresi dolması neticesi yine
popüler olan "Kinetik" tabir edilen "Ataletli" veya "Tökezlemeli" sistem ürünlerini imal edenlerin belki de hiç biri, sistemin ana çalışma prensibi bilgilerini havi değildir.

Sonuç olarak, Türkiye, av tüfekleri ve tabanca imalatı sayesinde, bugün, yirmi yıl kadar önceden daha çok gelişmiş bilgi ve tasarım kabiliyeti seviyesine ulaşmayı, bu iş kolu vasıtası ile, Çin veya Uzakdoğu üreticilerine tercih edilebilecek, nadir sektörlerden birini çıkartmayı başarabilmiş olsa da, halen kat edilecek hayli yolu olduğu muhakkaktır.

Saygılar.


Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter