PKK/PYD

Başlatan Sihirbaz, Eki 29, 2015, 04:57 ÖS

« önceki - sonraki »

Alkyone




https://twitter.com/syriafree1c/status/926485420388618240

Menbiçte pkk nın 6 sözde saha komutanı kim vurduya götürüldü
Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

Trilogy

İsveç'te Kürtçe yayın yapan televizyon kanalına polis baskını

Başkent Stockholm'de daha önce 'terör propagandası yaptığı' gerekçesiyle yayını kesilen Newroz TV tarafından kurulan Aryen TV'ye düzenlenen baskında 'evrakta sahtecilik ve kara para aklamak' suçundan bir kişi gözaltına alındı

İsveç'te daha önce 'terör propagandası yaptığı' gerekçesiyle yayını kesilen Newroz TV tarafından kurulan Aryen TV'ye polis baskın düzenledi. İsveç'in Dagens Nyheter (DN) Gazetesinin haberine göre, başkent Stockholm'de Kürtçe yayın yapan Aryen TV stüdyolarına düzenlenen baskında, 'evrakta sahtecilik ve kara para aklamak' suçundan bir kişi gözaltına alındı.
Daha önce Newroz TV ismiyle yayın yapan kanalın isminin Aryen TV olarak değiştirildiğine dikkati çekilen haberde, polislerin baskın sırasında yayını durduğu ve içeride arama yaptığı bildirildi.

Stockholm Mali Şube Sözcüsü Niklas Ahlgren baskını doğrularken baskının Vergi Dairesi'nin uyarısıyla yapıldığı bilgisini paylaştı.

Geçen yıl ekimde Newroz TV kanalının yayını, Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan (RTÜK) gelen talep üzerine Fransız uydu şirketi Eutelsat tarafından kesilmişti.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201711081030919168-isvec-kurtce-yayin-yapan-televizyon-kanalina-polis-baskini/ Mesajı Paylaş

putty

Pkk Amerika ya yanaştıkça ceza kesiyorlar.  Onlar pkk yı kendi kontrollerinde görmeye alışmışlar küstüler biraz pkk ya haliyle bu sıralar. Fransa Almanya belirliyordur AB nin pkk politikasını telkinleri ile. Onlarda ABD pkk flörtünden ne kadar rahatsızlardır tahmin edebiliriz. Mesajı Paylaş

saladin

#18
Şub 14, 2018, 08:32 ÖS Last Edit: Şub 14, 2018, 08:34 ÖS by saladin
İngiltere Suriye PKK'sina katılıp sonra İngiltere'ye dönen eski bir askere  terör eğitimi almaktan dava açmış.

ABD-ingiltere mücadelesiyle beraber artan Turkiye-ingiltere ilişkilerinin bir sonucu olsa gerek....


http://www.middleeasteye.net/news/Ex-British-soldier-joined-YPG-fight-Islamic-state-faces-terrorism-charge-1972738374
Mesajı Paylaş

Alkyone

Terör örgütü PYD/PKK'nın kırmızı bültenle aranan eski eş başkanı Salih Müslim, Çekya'nın başkenti Prag'da yakalandı.
http://aa.com.tr/tr/dunya/teror-orgutu-pyd-pkk-nin-eski-es-baskani-salih-muslim-prag-da-yakalandi/1073072
Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

HeleBiDinle

Bize iade edilene kadar yakalanmış olmasının hiç bir anlamı yok.

İade meselesi ise her zaman netameli. Mesajı Paylaş

Alkyone

YPG nin Avrupa da ki gençlik örgütü Afrin'in kuşatma altına alınması üzerine Almanya'nın altını üstüne getirmiş
https://www.dailysabah.com/war-on-terror/2018/03/15/ypg-supporters-attack-cdu-office-german-military-european-bank-and-defense-companies Mesajı Paylaş
Çoklar diye korkma
Azız diye çekinme...
Tonyukuk

murattekin

Adamların hayat tarzı bu. Kötulük ve yağma. Fakat Avrupa bunu bir türlü anlamıyor. Mesajı Paylaş
Murat Tekin

Sihirbaz

Suriye Gelecek Partisi PKK'nın devamı mı?

Suriye'de kurulan ABD destekli yeni parti, SDG'nin siyasi kanadı olarak algılandı. ABD bu hamleyle neyi amaçlıyor, partinin ılımlı mesajları ve Türkiye'nin tavrı nasıl okunmalı? Uzmanlar DW Türkçe'ye değerlendirdi.

Rakka kentinde kuruluşu ilan edilen Suriye Gelecek Partisi (SGP), ABD öncülüğünde oluşturulan Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) siyasi kanadı olarak değerlendiriliyor. Partide PYD/YPG'li grupların yanı sıra Arap, Türkmen ve Süryaniler de yer alıyor. Kuruluş kongresinde alınan kararlarda ise "komşularla iyi ilişkiler", "Suriye'nin birliği" ve "tüm bölücü projelerin reddedilmesi" gibi ilkeler öne çıkıyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş, yeni kurulan partinin ABD'nin Türkiye'nin PKK konusundaki endişelerini teskin etmeye yönelik girişimlerinin bir devamı olduğu görüşünde. Son aylarda "ABD'nin Suriye'de Türkiye'deki HDP örneğine benzer bir yapı oluşturmaya çalıştığı" yönünde tartışmalar yaşandığına dikkat çeken Yeşiltaş, "Partinin ayrılıkçı bir ajandası yok, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyor, özyönetim gibi, kanton gibi PKK'yı çağrıştıran, PKK'nın Marksist diliyle eşleşen söylemden biraz uzaklaşmış, onun yerine desentralizasyon gibi bir ilke koymuş" diyor.

ABD "kandırmaya" mı çalışıyor?

Suriye Gelecek Partisi'nin kuruluşu Türk basınına "PKK yeni parti kurdu" başlıklarıyla yansıdı, Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye'nin isim değişiklikleriyle kandırılamayacağı" mesajı verdi.Ancak uzmanlara göre yeni parti, Fırat'ın doğusuna yönelik ABD ile yürütülen müzakerelerle ve Suriye'nin kuzeyinin geleceğine yönelik planlarla doğrudan ilintili.

Alman Bilim ve Politika Vakfı'nın konuk araştırmacılarından Dr. Arzu Yılmaz, "Bu partinin kuruluşunun zamanlaması bize şunu gösteriyor ki, Amerika Suriye sahasında kendi çıkarları için gerekli olan Türk ve Kürt işbirliğini tesis etmenin yollarını arıyor" değerlendirmesinde bulunuyor. PKK'nın Sincar'dan çekilmesini de bu bağlamda değerlendiren Yılmaz, "Irak sahasında belirleyici güç ABD'dir. Ben PKK'nın Şengal'den (Sincar) sürpriz bir şekilde çekilmesinin, tam da Menbiç konusunda müzakereler yürütülürken ABD'nin Türkiye'ye karşı elini güçlendirmek için atılmış bir adım olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin Menbiç üzerindeki baskısını azaltmak gibi bir taktik uygulandığı izlenimi ediniyorum" diyor.

"YPG ve SDG bölgeleri birleşmiş olacak"

Yılmaz, yeni partinin YPG'nin doğrudan kontrolündeki bölgelerle SDG hakimiyetindeki coğrafyayı birleştirme gibi bir işlevinin de olacağına dikkat çekiyor. PYD'nin mevcut haliyle Cenevre ve Astana'da Suriye'nin geleceğiyle ilgili süreçlere kabul edilmediğine işaret eden Yılmaz, "Bu oluşumla birlikte PYD'nin de dahil olduğu Suriye Gelecek Partisi'nin bundan sonra Suriye'nin geleceğine ilişkin masada bulunmasının yolunun açıldığı söylenebilir" diyor.

Ancak bu senaryoların gerçekleşebilmesi, Türkiye ile ABD'nin Menbiç konusunda uzlaşabilmesine bağlı. Peki Ankara-Washington hattındaki görüşmeler ne durumda? Türkiye neyi hedefliyor? ABD'nin amacı ne?

Kuzey Suriye'de PKK'sız model

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Doç. Dr. Murat Yeşiltaş, Menbiç'te ABD ile varılacak bir anlaşmanın hedefinin, yönetim ve güvenliği birlikte sağlamak ve PKK'nın olmadığı bir kuzey Suriye modeli oluşturmak olduğunu belirtiyor ve ekliyor: "O model oluşursa PKK'nın, YPG'nin askeri olarak var olmadığı ama siyasal olarak bazı mekanizmalarda yer alabileceği bir durumdan bahsediyoruz. Yeni partinin zamanlaması da bu bağlamda değerlendirilebilir."

YPG içinde PKK'ya mesafeli yaklaşmaya başlayan bir kanat oluştuğuna dikkat çeken Yeşiltaş, "PKK ile çalışıyor olsalar da bazı YPG'lilerin artık PKK'nın çok hegemonik bir pozisyona ulaşması, herşeyin Kandil'den belirleniyor olması konusunda rahatsızlıklarının olduğunu biliyoruz. Afrin meselesinde bunu gördük. Özellikle operasyonun sona yaklaştığı dönemde. Kandil "Sonuna kadar savaşacaksınız" dedi. YPG'nin içinde "Bizi rahat bırakın. Şehri boşaltın. Biz burada evlerimizde, bulunduğumuz yerde güvenlik içinde yaşamak istiyoruz" diyen bir kesim oldu. Dolayısıyla bu yeni parti aracılığıyla Suriye'de natürel bir parti olma, ama PKK'dan biraz da mesafeyi koruma, uzaklaştırma gibi bir hedef olduğu anlaşılıyor" diyor.

Türkiye'nin şartı: 2012 statükosuna dönüş

Peki ABD'nin Fırat'ın doğusunda Türkiye ve Kürtleri işbirliğine yöneltme girişimi Ankara'da kabul görür mü? Murat Yeşiltaş, Türkiye'nin şu an güvenlik eksenli bir tabloyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek "Türkiye güvenlik problemini ortadan kaldırmadan, PKK'ya ilişkin girişilen hiçbir projeye önceden kredi vermek istemiyor. Yani PKK meselesi hallolur, Suriye meselesi özellikle Fırat'ın doğusunda PKK bağlamında ortadan kalkmış olur, 2011-2012'deki statüye geri dönülür, o zaman Türkiye bu tür oluşumlara ilişkin yeni bir perspektif benimseyebilir. 2012'deki statükoya dönmek çok çok önemli. Yani Suriye sahasında PKK'nın silahlı olarak kontrol ettiği bir alanın yer almadığı bir statükoya dönülebilirse bu opsiyonu Türkiye yeniden konuşabilir" değerlendirmesinde bulunuyor.

Akademisyen Arzu Yılmaz ise Rusya faktörüne ve Türkiye'nin Rusya ile işbirliği sayesinde elde ettiği kazanımlara dikkat çekiyor. Irak ve özellikle Suriye'de Türk-Kürt işbirliğinin ABD'nin çıkarları açısından en uygun senaryo olduğunu belirten Yılmaz, "Ama şu çok açık ki, Türkiye Rusya'yla işbirliği yaptığı ölçüde Suriye sahasında çok ciddi askeri kazanımlar elde edebilirken ABD'nin önerdiği bir siyasi işbirliğine pek de istekli görünmüyor. Bu, Türkiye'nin perspektifinden son derece de anlaşılır bir şey kısa vadede. Orta ve uzun vadede ise Türkiye'nin askeri olarak Suriye'nin içine doğru ilerlemesi kuşkusuz Türkiye açısından çok önemli siyasi riskler barındırıyor" diyor.

"Türkiye'nin tek hedefi Kürt koridoru değil"

Yılmaz, Türkiye'nin tek hedefinin Suriye'deki Kürtler ya da Kürt koridorunu engellemek olmadığı görüşünde. Yılmaz, "Açıkçası ben Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesini Kürtler ya da sözde bir Kürt tehdidi üzerinden gerekçelendirmesini, gerçek hedefini flulaştırmaya dönük bir taktik hamle olarak görüyorum. Türkiye çok açık ki, Suriye iç savaşı çıktığından beri Suriye sahasında bir siyasi ve toprak hak iddiası peşinde. Bunu görmezden gelemeyiz. İmralı süreciyle Kürtlerle barışarak Suriye sahasına dahil olmak gibi bir taktik tercih etmişti. Bu süreç çökünce bu sefer Kürtlerle savaşarak Suriye sahasına girme gibi bir taktik. Ama stratejide değişen bir şey yok. Türkiye'nin stratejisi çok açık ki, Suriye sahasına askeri ve siyasi bir aktör olarak müdahil olmak, müdahil olmanın ötesinde bir hak iddia etmek" görüşünü paylaşıyor.

Batı'da Türkiye'ye yönelik Neo-Osmanlıcılık eleştirilerinin 2015'teki mülteci krizi sonrasında yumuşadığına dikkat çeken Yılmaz, "Türkiye'nin Suriye'deki politikası basitçe sadece Kürtler üzerinden açıklanamayacak, daha geniş bir kontekstin konusudur. Uluslararası toplumun bunun farkında olmasına rağmen sessiz kalmasınınsa iki temel nedeni var: Biri mülteci akınının önüne geçmek ve Türkiye'nin üzerindeki yükü hafifletme ihtiyacını meşru görmek. İkincisi de Suriye'deki Sünni muhalefete bugün hala destek olan veya kucak açan tek bir bölge ülkesi kaldı, o da Türkiye. Dolayısıyla halihazırda siyasi ya da ekonomik olarak mültecilere de Suriye muhalefetine de yatırım yapmak istemeyen uluslararası toplum Türkiye'nin bu konudaki heveskar tavrını bir avantaj olarak görüyor" diyor.

http://www.dw.com/tr/suriye-gelecek-partisi-pkkn%C4%B1n-devam%C4%B1-m%C4%B1/a-43196305 Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Haber, Almanya'nın resmi yayın kuruluşu Deutsche Welle'den:


Salih Müslim: Bazı yerlere götürülmek istendim

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan PYD'nin eski eş başkanı Salih Müslim, Çekya'da mahkemeye çıkarılmadan "bazı yerlere götürülmek istendiğini" iddia etti. Müslim, Türkiye'nin Afrin operasyonunu da eleştirdi.

Çekya'nın başkenti Prag'da gözaltına alındıktan sonra polis tarafından sorgulanmadığını söyleyen PYD'nin eski eş genel başkanı Salih Müslim, mahkemeye çıkarılmadan önce "bazı yerlere götürülmek istendiğini" söyledi. Bunu sonradan fark ettiğini savunan Müslim, Avrupa'da polis tarafından korunduğunu ifade etti. Türkiye'nin Afrin operasyonunu eleştiren ve 137 bin kişinin Afrin'e geri dönmek için beklediğini söyleyen Müslim, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki güvenlik kaygısıyla ilgili olarak Amerikalıların Türkiye'ye güvence verdiğini de ileri sürdü.

DW Türkçe: Şubat ayında Çekya'da gözaltına alınmanızla başlayalım. Nasıl oldu?

Salih Müslim: Gözaltına alınmamadan bir gün önce Prag'da olduğuma dair Türk basınında bir fotoğrafım yayımlandı. Polis haberdardı ve beni korumak için toplantı salonundaydı. Otelin içindeydiler. Hatta "Odanıza kadar gelelim mi?" dediler, "Yok" dedim. "Dışarda kalın, başka bir şey istemiyoruz" dedik. Gözaltına alındığım gün, otel odamın kapısı çalındı, saat 10:30-11:00 gibiydi. Baktım 5-6 polis memuru, İngilizce olarak beni gözaltına almaya geldiklerini söylediler. Yanlarında bir de tercüman vardı. Ne olduğunu sordum. "Yakalanmanız için elimizde emir var, onun için sizi yakalamakla mükellefiz" dediler. Bu emrin Türkiye'nin isteği üzerine çıkarıldığını anlattılar.

DW Türkçe: Nasıl tepki verdiniz?

Müslim: Tamam dedim, eşyalarımı topladım. O arada bizim arkadaşlara da telefonla haber verdim. Sadece "Türkiye'nin talebi üzerine polis beni götürüyor" diyebildim. Ondan sonra telefonumu aldılar.

DW Türkçe: Polis merkezinde ifadeniz alındı mı?

Müslim: Hayır, poliste hiç sorgulanmadım. Götürdüler, kayıt ettiler, sağlık kontrolünden geçirdiler, üstümde ve çantamda neler var ona baktılar, tüm bunlar sabaha kadar sürdü. Böylece tek kişilik bir hücrede ertesi güne kadar kaldım. Hiçbir sorgu olmadı. Sonra beni mahkemeye çıkaracaklarını söylediler. Mahkemeye gittik, dinlediler, sonra da "Gidebilirsin" dediler. O anda dışarıda neler olduğunu bilmiyorum. Fakat öyle görünüyordu ki, telefonla arkadaşlara haber vermiş olmam çok şey değiştirdi. Anladığım kadarıyla sanki mahkemeye çıkarmadan bazı yerlere götürmek veya teslim etmek gibi bir şey vardı. Hani başka yerlerde olduğu gibi.

DW Türkçe: Bunu neye dayanarak söylüyorsunuz?

Müslim: O anda hissetmedim ama sonradan böyle bir şey olduğunu anlıyorum. Mahkemeye gelince zaten bir şey yok, zaten Türkiye vatandaşı değilim, suçlamalar da elle tutulur değil, bu nedenle mahkeme tarafından serbest bırakıldık, sonra da dava düştü.

DW Türkçe: Avrupa'da kim veya hangi kuruluş adına faaliyette bulunuyorsunuz?

Müslim: Şu anda "Demokratik Toplum Hareketi" anlamına gelen TEV-DEM'in diplomatik heyetindeyim. Rojava'daki yönetimin diplomatik komitesindeyim.

DW Türkçe: Türkiye, Avrupa ülkelerinden iadenizi talep ediyor. Bir Avrupa ülkesi sizi Türkiye'ye teslim edebilir…

Müslim: Normal prosedürlerle, yani kanuni olarak iade edilmem mümkün değil. Fakat kanuni olmayan yollardan götürebilir. Kosova'da veya diğer yerlerde yapıldığı gibi. Onun için dikkat etmek gerekiyor. Türkiye'den önce DAEŞ (IŞİD) de benim hakkımda bir tasfiye kararı çıkarmıştı. Duydum, bana da iletildi. Bu nedenle iki konuda dikkatli olmam gerekiyor. Birincisi Türkiye'nin olası gayrı kanuni yolları, ikincisi IŞİD'in komplo veya suikastleri.

DW Türkçe: Avrupa polis teşkilatlarından koruma talep ettiniz mi?

Müslim: Gittiğim yerlerde polislere haber veriyorum, koruyorlar. Danimarka'da, İsveç'de, diğer ülkelerde, hatta burada (Fransa) polisin haberi var.

DW Türkçe: Türkiye'nin Afrin operasyonu sona erdi. Bölge Türkiye'nin kontrolü altında. Bundan sonrasını nasıl görüyorsunuz?

Müslim: Karanlık görüyorum. Türkiye'nin neler yapacağını kimse kestiremiyor. Ancak ısrar ederse Türkiye için bataklık da olabilir. Ben böyle düşünüyorum. Muhakkak uluslararası baskı olacak. Geri dönmek için Afrin sınırında 137 bin kişi bekliyor. Geri dönmek istiyorlar ve hiçbir zaman da vazgeçmeyecekler. Afrin'de yapılanı kabul etmiyorlar. Bu insanların evlerine ve köylerine geri dönmelerini istiyoruz. Elbette geri döndüklerinde Birleşmiş Milletler tarafından korunmaları gerekiyor. Afrin dışından getirilenler de Afrin içinde mahallelere yerleştiriliyor. Çok tehlikeli bir politika. Buna son verilip Türkiye'nin çekilmesi gerekiyor, yoksa bu bir bataklıktır.

DW Türkçe: Suriye sorunu çözümlenmeden Türk ordusunun Afrin'den çekilebileceği olasılığına inanıyor musunuz?

Müslim: Çözüm buradan başlayabilir. Son 5-6 yıldır Cenevre görüşmeleri oluyor, Astana süreci oluyor, bunlar hepsi çözüm arayışıdır. Fakat bunu en fazla engelleyen Türkiye'dir. Türkiye baştan bu yana siyasi çözüm istemiyor. "Ya benim dediğim olacak ya da siyasi çözüm olmayacak" şeklinde davranıyor. Tüm dünya kalkıp Türkiye'nin isteğine boyun eğecek değil. Çözümü engellememe durumu Afrin'den başlasın. Suriye halkı kendi çözümünü, kendi bildiğini yapsın.

DW Türkçe: Türkiye PYD ve PKK konusunda güvenlik kaygıları dile getirmekte. Türkiye'nin bu kaygılarını anlayabiliyor musunuz?

Müslim: Gerçekten yok. Biz baştan bu yana söyledik, hatta beraber çalıştığımız güçler tarafından da güvence verildi. Amerikalılar "Biz garanti veriyoruz, buradan size bir şey gelmeyecek" dedi. Biz de garanti veriyoruz. Fakat neden Türkiye, Suriye'nin iç işlerine bu derece karışıyor?

DW Türkçe: Türk ordusunun Menbiç'e kadar ilerlemesini bekliyor musunuz?

Müslim: Afrin bir sonuçlansın, o konuya sonra bakarız.

http://www.dw.com/tr/salih-m%C3%BCslim-baz%C4%B1-yerlere-g%C3%B6t%C3%BCr%C3%BClmek-istendim/a-43521701 Mesajı Paylaş

Merkator

'Gri' listede aranan PKK'lının da aralarında bulunduğu 6 terörist öldürüldü

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinin karşısında bulunan Irak sınırlarındaki Hakurk/Kanirahs bölgesinde yerleri tespit edilen 6 PKK'lı SİHA atışları ile etkisiz hale getirildi. Teröristlerden birinin İçişleri Bakanlığı tarafından 'Gri' listede aranan sözde PKK'nın üst düzey sorumlusu Hamza kod adlı Ahmet Taşçı olduğu belirlendi.

Hakkari Valiliği, Şemdinli ilçesinin karşı tarafında bulunan Irak sınırları içerisindeki Hakurk/Kanirash bölgesinde 6 teröristin tespit edildiğini bildirdi. Piyade Tümen Komutanlığı ve 34. Hudut Tugay Komutanlığı işbirliğinde bölgeye yönlendirilen SİHA atışları ile teröristlerin etkisiz hale getirildiği kaydedildi. Teröristlerden birinin İçişleri Bakanlığı tarafından arananlar listesinde 'Gri' kategoride yer alan sözde PKK'nın üst düzey sorumlusu Hamza kod adlı Ahmet Taşçı olduğu açıklandı. Konu ile ilgili Valilik açıklaması şöyle:

"İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerimizce PKK/KCK bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik olarak yürütülen çalışmalar kapsamında yerleri tespit edilen  ve İlimiz Şemdinli İlçe halkı üzerinde baskı kuran, aynı çevrede sözde sorumlu düzeyde faaliyet gösteren Hamza (K) Ahmet TAŞÇI (Gri Liste) ve beraberindeki 5 bölücü terör örgütü mensubu Irak sınırları içerisindeki Hakurk/Kanirash bölgesinde 3.Piyade Tümen Komutanlığı ve 34.Hudut Tugay Komutanlığı ile sağlanan işbirliği sonucu bölgeye yönlendirilen SİHA atışları ile etkisiz hale getirilmişlerdir. Konu ile ilgili adli tahkikat devam etmektedir."

http://www.kokpit.aero/6-teroristi-siha-vurdu Mesajı Paylaş

Trilogy

Menbiç Askeri Meclisi: Türkiye Menbiç'e girerse karşılık veririz
,
Menbiç sınırında 6. Devriye görevini sürdüren Türk ordusunun, ilerleyen dönemde Menbiç içine gireceği şeklinde yapılan yorumlara ilişkin konuşan DSG'ye bağlı Menbiç Askeri Meclisi Komutanı Xelil Bozi, Türk askerinin Menbiç'e girmemesini istemediklerini belirterek, Türk askerinin Menbiç'e girmesi durumunda karşılık vereceklerini söyledi.

Bölgedeki güvenilir kaynaklardan edinilen bilgilere göre Türk askeri, ABD ile yapılan anlaşma kapsamında Menbiç sınırında 6. devriye görevini yaptı. Türk askerleri, Menbiç ile Cerablus arasında sınır hattı olan Saçur Çayı etrafında devriye görevlerini artırıyor. Türk askerinin şimdilik sınırda devriye görevlerini sürdüreceğini ancak ilerde Menbiç içerisine de gireceği yorumları yapılıyor.

Sputnik'e konuşan YPG'nin de içerisinde yer aldığı DSG'ye bağlı Menbiç Askeri Meclisi Komutanı Xelil Bozi, Türk askerinin Menbiç'e girmemesini istediklerini belirterek, Türk askerinin Menbiç'e girmesi durumunda ise karşılık vereceklerini söyledi.

'KOALİSYON SÖZ VERDİ'

Bozi, Türk askerinin Menbiç'e girmeyeceğini savunarak, şöyle konuştu "Türk askerinin Menbiç'e gireceği haberleri doğru değildir. Türk askeri ile ABD arasında yapılan anlaşmaya göre Türk askeri Sacur Çayı etrafında devriye görevinde bulunacak. Koalisyon askerleri ise Menbiç tarafından devriye turları atacak. Koalisyon güçleriyle geçen günlerde toplantı yaptık. Bize Menbiç'i koruyacaklarına ve kimsenin Menbiç'e girmeyeceğine dair söz verdiler. Menbiç'te farklı bir gelişme yok. Sadece Koalisyon Menbiç tarafında, Türk askeri ise Sacur Çayı bölgesinde yani ÖSO'nun olduğu sınırda devriye turları atıyor."

2012 yılında ÖSO'nun, 2014 yılında ise IŞİD'in eline geçen Halep'e bağlı Menbiç kenti, 12 Ağustos' 2016'da Demokratik Suriye Güçleri tarafından IŞİD'in elinden alınmıştı. Menbiç, güneyde Halep'e 85 kilometre, kuzeyde Cerablus'a 40 kilometre, doğuda Kobani'ye 65, batıda ise El Bab'a 45 kilo metre uzaklıkta bulunmasıyla stratejik bir öneme sahip.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201806291034078981-menbic-askeri-meclisi-turkiye-menbice-girerse-karsilik-veririz/ Mesajı Paylaş

matmat26

Bozi Halil yakında bomlatilir.
Zira bu aralar her konuşanın akibeti bu oluyor. Mesajı Paylaş

Memocan

Bence yakında çok şaşıracaklar. Türk Askeri giremez denilen her yere giriyor. Zorlanmadan. Ah bir de sivil kayıp hassasiyeti olmasa da kaç günde alınıyormuş görürler. Mesajı Paylaş

Terra

YPG, kilise ve azınlık okullarına el koydu

Suriye'nin büyük kısmını ABD desteğiyle ele geçiren terör örgütü PKK/YPG'nin çatı oluşumu SDG sadece Müslüman halka değil Hristiyan ve diğer inanıştan olanların mallarına ve mabetlerine el koyuyor.

ABD ve Avrupalı bazı ülkelerin desteğini alan terör örgütü PKK Suriye'de halka zulüm ediyor.

Müslüman halkı evlerinden ve yurtlarından eden YPG/PYD terör örgütü şimdi de Hristiyanların kiliselerine ve mallarına el koyuyor.

Bugün Haseke'deki Aziz Meryem kilisesini basan terör örgütünün sözde güvenlik güçleri, kiliselere giriş çıkışı durdurmuştu. Terör örgütü mensupları olayı protesto eden Hristiyan Suriyelilerin üzerine ateş açmıştı.

TERÖR ÖRGÜTÜ BİR ÇOK AZINLIK OKULUNU KAPATTI

Öte yandan Süryanice ve Ermenice eğitim verilen bazı okullarda terör örgütü tarafından kapatıldı.

Haseke'de kapatılan Aziz Meryem Kilisesi dışında 4 Süryani, 1 Ortodoks Ermeni, 1 Protestan ve 1 Katolik Ermeni okuluna da terör örgütü tarafından el konulduğu belirtiliyor.

AZINLIK HALK VE PAPAZLAR OLAYLARI PROTESTO ETTİ

Terör örgütünün azınlık halklara ait bir çok okul ve kiliseye el koymasının ardından PYD/YPG'nin kontrolü altındaki kentlerde yürüyüşler gerçekleştirildi.

Kamışlı'da papazların da katıldığı bir yürüyüşte terör örgütünün eylemleri protesto edildi. Göstericilerin kapısına zincir vurulan Aziz Gabriel okulu ve Bizim Bakiremiz kilisesine girdiği ifade ediliyor.

https://www.dunyabulteni.net/ortadogu/ypg-kilise-ve-azinlik-okullarina-el-koydu-h427988.html Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter