PKK/PYD

Başlatan Sihirbaz, Eki 29, 2015, 04:57 ÖS

« önceki - sonraki »

Sihirbaz

Almanyanın resmi yayın kurumu Deutsche Welle'den bir haber daha. Almanya her geçen gün safını biraz daha belli ediyor:


PYD'nin diplomatik atağı

Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) küresel güçlerle diplomatik ilişkileri gelişiyor. Suriye'de hem ABD hem de Rusya ile hareket eden PYD'nin özerklik büroları açma kararını Ortadoğu uzmanları DW Türkçe'ye değerlendirdi.
 
Ekim ayında ABD, Suriyeli Kürt savaşçıların da içinde olduğu askeri ittifaka ilk kez doğrudan silah yardımı yaptı. Ardından Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov PYD heyetini Moskova'da kabul etti. Ziyaret sürdüğü sırada Moskova, Berlin ve Paris'te Rojava Kantonları Demokratik Özerklik Büroları'nın açılacağı ilan edildi. Tüm bu gelişmeleri Alman Dış Politika Derneği'nden (DGAP) Kristian Brakel ve Radikal gazetesi yazarı Fehim Taştekin, DW Türkçe'ye değerlendirdi.

Ortadoğu uzmanı Kristian Brakel, PYD'nin özellikle son bir yıldır diplomatik bir çıkış içinde olduğunu kaydediyor. Brakel, PYD'nin son temsilcilik açma kararıyla ilgili ise acele yorum yapmamak gerektiğini belirtiyor: "Önce ne tür bir temsilcilik açılacağını görmek gerek. Bir büronun açılmasıyla bir tür siyasi tanınma anlamına da gelen bir temsilciliğin açılması farklı şeyler. Mesela Suriye muhalefetinin Berlin'de bir irtibat noktası var. Burası diplomatik bir statü taşımıyor ancak elbette belli ölçülerde bir tanınma anlamına da geliyor. PYD'nin önce ne açacağına bakmak lazım."

Gazeteci yazar Fehim Taştekin de Rojava Kürtlerinin uluslararası alanda meşruiyetinin sürekli arttığını kaydediyor. Taştekin "Hatırlarsanız, ilk adımı Paris, Kobani direnişi sırasında atmıştı. Cumhurbaşkanı Hollande YPG komutanını Elysee Sarayı'nda ağırlamıştı. Bu biraz Fransa'nın eskiden beri Kürtlerle daha yakın bir teması olmasıyla ilgili. Ama mesela Berlin'de büro açılıyor olması ilginç" diye konuştu.

Rusya'nın Kürtler'le ilişkisi

Taştekin, Rusya'nın Kürtlerle diplomatik ilişkilerine ise daha farklı bakılması gerektiğini vurguladı: "Bu yakınlaşma, Kürtlerin direnişiyle değil, Rusya'nın Suriye'nin geleceğinde farklı bir çözüm arayışına sahip olmasıyla ilgili. Rusya, Kobani ve YPG faktörü ortaya çıkmadan önce de PYD'yi uluslararası müzakereler sırasında Cenevre'ye götürmek istemişti. O zaman Ruslar çok ısrar ettiler, Amerikalılara. Kürtler resmi düzeyde temsil edilemediler ama temsilci gönderdiler, izlediler ve bunlar, Rusya'nın katkısıyla oldu. Rusya, ABD'nin öncülüğünde Suriye'nin Dostları Grubu'nun güdümündeki muhaliflerin dışında kalmış, üçüncü yol izleyen muhalifleri de potaya alma çabası güttü."

ABD, Rusya, özerklik…

PYD'nin hem ABD, hem Rusya ile işbirliğine açık olması onu Suriye'de ilginç bir konuma yerleştiriyor. DGAP'den Kristian Brakel "Suriye iç savaşının başından beri PYD, kendi bağımsızlık ya da özerklik hedefine daha da yaklaşmak için Esad rejimi, Amerikalılar ya da Ruslarla işbirliği yapma noktasında çok esnek bir görünüm sergiliyor" dedi. Brakel, bu esnekliğe rağmen PYD'nin işinin kolay olmadığı görüşünde: "PYD'nin karşılaşacağı sorun şu olabilir: Bu aktörlerden hiçbiri özerkliğe gerçek bir ilgi duymuyor. Elbette bu seçenek tamamen devre dışı değildir ancak bu, Suriye için yeni bir düzenin şekillendiği bir süreç olursa, bu sürecin en sonunda mümkün olabilir."

PYD'nin hem ABD hem de Rusya ile ortak hareket edebilmesi geçici bir durum mu? Gazeteci yazar Fehim Taştekin'e göre „her iki güç de sahada güvenilir aktörlere ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaç sürdüğü müddetçe Kürtler de bu oyunu oynayabilecek. Ruslarla Amerikalılar birbirlerine göz yuman pozisyonlarını terk edip tamamen farklı ve çatışmacı bir pozisyon almadıkça Kürtler de bu iki güç arasında bir tercih yapmak zorunda kalmayacak."
İçeride Rusya, dışarıda ABD Hem Kristian Brakel'e, hem de Fehim Taştekin'e göre Kürtlerin uluslararası alanda meşruiyet kazanmasında ABD önemli bir destek unsuru, ABD ile müttefik olmak Batı'ya açılmak bakımından önemli bir avantaj. Fehim Taştekin bu avantajın Suriye'de ise Kürtlere istediklerini tesis etme konusunda güvence sunmadığına dikkat çekiyor: "Kürtlerin yarın yüzleşecekleri bir rejim var. Kürtlerin tercihi, Suriye içerisinde bir demokratik özerklik tesis etmek. Bu özerkliği fiilen zaten oluşturmuş durumdalar ama bunun anayasal çerçeveye kavuşması, gelecekte Suriye'de yürütülecek pazarlıklara bağlı. Bu pazarlıklarda ABD'nin çok büyük bir katkısı olamaz. Burada da Rusya'nın etkisi önemli. Ruslar Kürtlerle dostluklarını olumlu bir etki olarak Şam üzerinde kullanabilir. Yani Rus politikası Şam üzerinde çalışır ama ABD'nin baskısı çalışmaz, orada direnç kaynağı olarak devreye girer."
'Esad'ın Kürtleri tanıması zorda kalmasına bağlı'

Peki, Esad yönetimi şu anda Kürtleri tanımaya hazır mı? Alman Dış Politika Derneği'nden Kristian Brakel'in soruya yanıtı olumsuz ancak Esad yönetiminin rejimi güvence altına almak için her şeye yapmaya hazır olduğunu da ekliyor: "Diyelim ki Ruslar bir gün çıksa ve dese 'Küresel ve bölgesel güçlerle öyle bir noktaya geldik ki iktidarın varlığını sürdürmesi için Kürtlere özerklik konusunda taviz verilmesi gerek.' Bu durumda Esad bunu tanıyacaktır. Ama rejim mecbur kalmadığı müddetçe bunu yapmaz."

Brakel, Rojava'nın özerklik kazanmasının Rusya'nın öncelikleri arasında yer almadığına da dikkat çekiyor: "Rusya'nın birincil önceliği Esad rejimini ayakta tutmak, bunun için IŞİD'in ve rejim açısından tehlikeli olabilecek tüm grupların alanını daraltmak. Yararlı oldukları takdirde Kürtlerle de bir anlaşma yapacaklardır elbette. Ancak bir Kürt devletinin kurulması ne Rusya'nın, ne de bir başka ülkenin birincil önceliğidir. Burası birçok aktör için tali bir alandır, belki bir tek Türkiye bu konuda bir istisna sayılabilir.

Deutsche Welle

http://www.dw.com/tr/pydnin-diplomatik-ata%C4%9F%C4%B1/a-18814466
Mesajı Paylaş

putty

#1
Kas 13, 2015, 01:50 ÖS Last Edit: Kas 13, 2015, 01:57 ÖS by putty
Bu yazıdaki her şey Türkiye nin lehinde gelişmeler aslında. Tabi bu ülkelerin hiç birisi bizim lehimizde davranmak istemezler ama böyle bir seçenekleri olmadığından buna mecbur kalacaklar. Orada bir realite ortaya çıktı her ülkede geleceğin bu tablosunda yer almak istiyor tabiki. Bunu istiyorlar diye korkmamak lazım bu onların mecbur kaldıkları bir durum. Bizim lehimizde hareket ediyorlar aslında şu durumda. Daha ötesi bizim aleyhimizde bir seçenek yok bu tabloda olsa onu seçerler elbette ama böyle bir seçenek yok mecbur işimize gelen şekilde davranıyorlar. Biz bir kürt devleti istiyoruz orada ve buna onlardan çok daha önce çok daha riskli şekilde niyetimizi belli ederek giriştik. Şimdi işler daha kolay oldu herkes çantasını kapıp jestleşiyor ama ilk zamanlar sadece biz cesaret gösterip jestleşebildik onlarla. Kürtler sivil hava yolu ile ilk kez İstanbul bağlantısı ile rahatlayabildiler. O zaman merkezi yönetim ateş püskürdü bize ama göze aldık. Kürtlerin petrol ihrac etmeleri için yıkılan tahrip olan tesisleri bizim sınırları açmamamız ile onardılar. Uluslar arası hukuku bir kenara bırakıp kürtlerin boru hattı üzerinden petrol ihraç etmelerine de biz destek olduk. Irak hükümeti bizi bu yüzden tahkime verdi petrolümü çalıyorlar diye. Bunları Almanlar Fransızlar yapmadılar biz yaptık. Kobani ye peşmerge Türkiye üstünden gitti de şimdi Suriye de bir güç haline gelebildiler yoksa İşid onları bizim sınıra 500 m ye kadar sıkıştırdı ağlaşıp duruyorlardı sınırımızda. Bütün bunlar Türkiye nin gizli niyeti olan kürdistan kurma düşüncesinin yansımaları. Almanya Fransa bu yüzden temsilcilik açmış silah vermiş bize bir zararı yok faydası var. Netleşme eğilimindeki tabloda aktör olmak istiyorlar bunlar süper güçler ve geleneksel kürt hamisi görünen ülkeler ve böye davranmaya mahkum kaldılar. Tabi onların kürt hamiliği eski tabloya göre çok faydalı idi onlar için. Bölgeyi karıştıran ellerindeki bir çomak gibi görüyorlardı kürt sorununu. Şimdiki tablonun hayalini bile kurmamışlardır eminim o zamanlar. İstedikleri şey bu değildi yani onlar hep hiç bir zaman çözülemeyecek olan bir sıkıntının aktörü olmak istediler. Eskiden bize dert olan destekleri şimdi bizim lehimizde davranmaya onları mahkum etti. Bu coğrafyada her şey lehimizde ilerliyor ve aksi olması da çok zor artık. Almaya ya Fransa ya filan böyle bakmak lazım. Bu iki ülkenin hayalindeki tablo kesinlikle bu değildi. Bu yüzden çok geç müdahil oldular hep beklediler ama tablo lehlerinde yani eskiye dönüş ihtimalinde değişmedi aksine gelişti. Ben böyle teröristler gibi mahsus kürdistan filan diyorum bu forumda bu kışkırtıcı farkındayım ama gerçekten bunu sahiplenmek zorundayız bu ülkenin politikası bu zira. Devlet bu işi çok örtülü yaptığı için bizim kulağımıza kürdistan filan irite geliyor başka çaremiz yok alenen komşumuzu parçalama niyetimizi açıklayamayız. Birey olarak birazda ilgili kişiler olarak bu örtülü büyük operasyonumuzu görüp kendimiz dillendirmemiz gerek.
Pkk mesela bağımsız bir kürdistan istemiyor şu aşamada. Onlar Suriye Irak ve Türkiye de özerk yada federatif yapılar istiyorlar. Bundaki amaçları Kürdistan şimdi kurulursa Türkiye ayağı kaynar gider ama şimdi federatif çözümler olursa ilerde bu ülkelerdeki olgunlaşan oluşumlar ayrılıp birleşik Kürdistanı kurabilir hayalleri yada korkuları var. Bu yüzden biraz araları papaz kürt yönetimleri ile. Görünen o kürt geleceğinde Türkiye Kürtleri feda edilecek ve elde edilebilen ile yetinilecek. Şu anki gidiş o yönde yani Irak da kesinleşen ve Suriye de belirginleşen ve mümkün olabilirse denize ulaşan olamazsa yaklaşan bir kürdistan olasılığı var Kürtler için. Bizde bu tabloyu gördük destekliyoruz. Bizim sebep olduğumuz şekil verdiğimiz bir tablo değil tarih buraya sürükledi coğrafyayı. Bizim katkımız olaylar lehimizde göründüğü için önünü açıyoruz yeri geldikçe. Kürtlerde bunu görüyorlar ve hatırlayacaklar mutlaka.
İlerde ne olur peki. Bir devlet olurlar ise başımıza dert açarlar mı. Yaygın kanı böyle ama realite böyle olmuyor genelde. Devlet ciddiyeti ve muhataplığı prensipler ve muhataplıktan ileri gelen riskler getirecek bu devletlere. Birazda mutlular ise riske atılacak çok menfaatlerde var ise aleyhimizde bir arsızlık beklemenin pek anlamı yok. Kürt Türk ilişkiler ide göründüğü kadarı ile bir birini kollayan bir seyirde devam edecek görüntüsünde.

Özetle içinde Kürt Alman Fransız geçen yazılardan bizim lehimize bir şey çıkması imkansız olduğundan ön yargı ile şartlanmışlık refleksleri ile yazıyı ürpererek okuruz ama bu sefer elde kötülük şansı olmadığından bize dokunan bir hal yok bu yazıda
Mesajı Paylaş

Sihirbaz

Haber Almanya'nın resmi haber kurumu Deutsche Welle'den:

Frankfurt'ta Nevruz kutlaması

Almanya'nın Frankfurt kentindeki Nevruz kutlamalarına polisin verdiği bilgilere göre 30 binden fazla kişi katıldı.

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi NAV-DEM tarafından "Diktatörlüğe Hayır - Demokrasi ve Özgürlüğe Evet" sloganıyla Frankfurt'ta düzenlenen Nevruz kutlamalarına polisin verdiği bilgilere göre 30 binden fazla insan katıldı. Frankfurt kentinde nevruz kutlamaları sırasında güvenliği sağlamak için yaklaşık 2 bin polis görev yaptı. Polis yürüyüş öncesinde kentin birçok noktasında yolları kapatarak geniş güvenlik önlemleri aldı.

Göstericiler miting alanına polis kordonu içinde iki koldan yürüdü. Yürüyüş sırasında PKK lideri Abdullah Öcalan'ın resminin bulunduğu bayraklar, PKK, PYD ve YPG sembollerinin bulunduğu flamalar açıldı. Alman hükümeti PKK ile ilgili 1993 yılından beri yürürlükte olan yasakların kapsamını geçen hafta genişletmiş ve PKK sembollerinin yanı sıra Öcalan posterlerinin de kamusal alanda kullanımını yasaklamıştı. Polis yürüyüş sırasında defalarca sözlü anons yaparak yasaklı simgelerin bulunduğu bayrakların toplanmasını istedi. Göstericilere müdahale edilmezken flama ve bayrak açanların görüntüleri videoyla kayda alındı.

Mitingle ilgili bilgileri sosyal medya üzerinden paylaşan Frankfurt Polisi, twitter üzerinden yayımladığı mesajında olaysız geçen etkinliğe müdahale edilmediğini ancak flama ve bayrak taşıyanlarla ilgli kayıtlar tutuluğunu ve bununla ilgili kararın savcılık tarafından verileceğini vurgulandı.

Almanya'nın iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı, Nevruz kutlamalarını organize eden NAV-DEM'i PKK'ya yakın organizasyon olarak tanımlanıyor. PKK Almanya'da 1993 yılından beri terör örgütü olarak sınıflandırılıyor.

Mitingde PYD Eş Genel Başkanı Salih Müslim ve Alman Sol Parti Hessen Eyaleti temsilcileri konuşma yaptı.

http://www.dw.com/de/30000-kurden-demonstrieren-in-frankfurt/a-38010050 Mesajı Paylaş

Merkator

Sincarlı Ezidiler PKK saflarını terk ediyor

Musul'un Sincar ilçesindeki Peşmerge Komutanı Şeşo, "Şengal'de (Sincar) yaklaşık 500 Ezidi, PKK saflarını bırakıp, Peşmerge güçlerine katılmak için başvuru yaptı." dedi

Musul'un Sincar ilçesindeki Peşmerge Komutanı Kasım Şeşo, terör örgütü PKK saflarında bulunan yaklaşık 500 Ezidi'nin silah bırakıp, Peşmerge güçlerine katılmak için başvuru yaptığını belirtti. Şeşo, yaptığı açıklamada, "Şengal'de (Sincar) yaklaşık 500 Ezidi, PKK saflarını bırakıp, Peşmerge güçlerine katılmak için başvuru yaptı. Peşmerge'ye katılacak Ezidilere Musul Barajı'nda bulunan askeri üste eğitim verilecek." ifadelerini kullandı.

PKK'nın Sincar'daki varlığının sona erdirilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Şeşo, "İlk aşama, örgüte katılan Ezidilerin hepsinin silah bırakıp eve dönmelerini sağlamak. Eğer, PKK saflarında Ezidi militanı kalmazsa, örgütün Şengal'den çıkarılması kolaylaşacaktır." dedi. Şeşo, Sincar'daki Ezidilerin örgütten ayrılıp silah bırakmaya devam ettiğini dile getirerek, Peşmerge güçlerine teslim olan Ezidilerin pişman olduklarını ve örgüt tarafından kandırıldıklarını dile getirdi.

"ÖNÜMÜZDEKİ BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE TÜM EZİDİLER ÖRGÜTÜ TERK EDECEKTİR"

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin çağrılarına rağmen, PKK'nın Sincar'da kalmaya ısrar ettiğini belirten Şeşo, "PKK'ya katılan Ezidilerin yüzde 80'i silah bıraktı. Önümüzdeki birkaç hafta içerisinde tüm Ezidiler örgütü terk edecektir. Biz de bunun için hazırlık yaptık." diye konuştu.

DEAŞ'ın, 3 Ağustos 2014 tarihinde Ezidilere yönelik saldırısını bahane eden PKK, Sincar Dağı başta olmak üzere bölgede çok sayıda askeri kamp kurup varlık göstermeye devam ettiği kaydedildi.

http://www.dunyabulteni.net/manset/398010/sincarli-ezidiler-pkk-saflarini-terk-ediyor
Mesajı Paylaş

Energy

ABD yanlışlıkla PYD'yi vurmuş

ABD'nin liderliğindeki DEAŞ karşıtı koalisyonun, Tabka'nın güneyinde PYD/PKK'nın öncülük ettiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurlarını yanlışlıkla vurduğu, saldırıda 18 SDG üyesinin öldüğü bildirildi.

Birleşik Görev Gücü Doğal Kararlılık Operasyonu'ndan yapılan yazılı açıklamada, koalisyon uçaklarının 11 Nisan'da Tabka'nın güneyine düzenlediği hava saldırısında 18 SDG mensubunun öldüğü bildirildi. Açıklamada, "Saldırı, hedef noktasını DEAŞ mevzisi olarak tanımlayan müttefik kuvvetleri tarafından talep edildi. Hedef noktası, aslında SDG'ye aitti." ifadesi kullanıldı. Başsağlığı mesajının da yer aldığı açıklamada, koalisyonun, SDG ile yakın temasta olduğu, trajik olaya rağmen örgütü DEAŞ'a karşı destekleyeceği kaydedildi.

"NEDENİ ARAŞTIRILACAK"

Açıklamada ayrıca koalisyonun, olayın nedenini araştıracağı ve benzerlerinin yaşanmasını engellemek için önlemler alacağı belirtildi.
ABD'nin Suriye'de güçlendirdiği "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) adlı yapı, PKK'nın üye ve yöneticileri üzerine kurulu. SDG'deki Arap savaşçı varlığı sembolik düzeyde.

PKK'nın Suriye uzantısı PYD, Suriye'de silah ve lojistik desteğiyle kendisine yakın tuttuğu bazı küçük grupları 12 Ekim 2015'te, SDG adı altında bir araya getirdi. Kuruluşundan itibaren SDG mensuplarının ezici çoğunluğu PYD/PKK'lı militanlardan meydana geldi.
Yeni bir yapı olduğu iddia edilen oluşumun yönetimine de PYD/PKK hakim oldu. Örgüt, "SDG" adı altında halihazırda Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırı boyunca Haseke, Kobani ve Fırat Nehri'nin batısındaki Afrin ilçelerine hakim.

http://www.dunyabulteni.net/manset/398076/abd-yanlislikla-pydyi-vurmus Mesajı Paylaş

Defence

PYD bölgesinden Akçakale'ye havan atışı

Şanlıurfa'nın Akçakale ve Suruç ilçeleri arasındaki bölgeye Suriye'de PYD kontrolünde bulunan bölgeden havan atışı yapıldı.
Telabyad ile Kobani arasındaki bölgeden saat 16.30 sıralarında yapılan havan atışında, sınır hattındaki Bilece Mahallesi yakınında konuşlu bir tank hedef alındı. Birlikler, Suriye'den havan atışı yapılan YPG'ye misliyle karşılık verdi.

http://www.dunyabulteni.net/manset/399071/pyd-bolgesinden-akcakaleye-havan-atisi Mesajı Paylaş

Defence

TSK: Sincar'da 40, Karaçok'ta 49 terörist öldürüldü

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak'taki Şengal (Sincar) ve Suriye'nin kuzeyinde bulunan Karaçok'ta bulunan PKK hedeflerine 25 Nisan'da düzenlenen operasyona ilişkin bilgi verdi.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, 'hava harekatlarında Şengal Dağı bölgesinde bulunan PYD/YPG/PKK kamplarındaki 40'tan fazla, Karaçok Dağı bölgesindeki PYD/YPG/PKK üslenme alanında da 4'ü üst düzey olmak üzere 49 örgüt mensubunun öldürüldü.'

Açıklamada 90'dan fazla PKK'lının yaralandığı, yaralıların tedavi amacıyla Kzuey Irak'taki hastanelere nakledildikleri ve durumlarının ağır olduğu yönünde bilgiler elde edildi.

http://www.kokpit.aero/sincar-ve-karacok-aciklamasi Mesajı Paylaş

Observer

BASIN AÇIKLAMASI

TARİH   :   03 Mayıs 2017
SAAT   :   13:50   

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ülkemizin ve milletimizin birlik, bütünlük ve güvenliğine kast eden terör yuvalarının yok edilmesi maksadıyla; PKK/PYD terör eylemlerinin gerçekleştirilmesinde ve desteklenmesinde kullanılan Irak kuzeyi/Sincar Dağı ve Suriye kuzeydoğusu/Karaçok Dağı bölgelerine, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız kapsamında 25 Nisan 2017 günü bir hava harekâtı icra edilmiştir.

Söz konusu hava harekâtı icra edilmeden önce ilgili ülkelerin sivil ve asker temsilcileriyle daha önceden mutabık kalınan kurallar çerçevesinde irtibat kurularak gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, harekât bölgesinde bulunması muhtemel sivil halk ile diğer ülkelere mensup personelin zarar görmemesi için her türlü tedbir alınmış ve bu konuda azami hassasiyet gösterilmiştir.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerimizin tüm unsurları tarafından, bölücü terör örgütüne karşı gerek ülke sınırları içinde gerek sınır ötesinde terörle mücadele harekâtı büyük bir azim ve kararlılıkla yürütülmektedir. Operasyonlara, en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aynı azim ve kararlılıkla devam edilecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

http://www.tsk.tr/BasinFaaliyetleri/BA_21 Mesajı Paylaş

Defence

PYD'den Azez'de sivillere saldırı


PYD'nin Halep'in kuzeyindeki Azez ilçesine düzenlediği top atışında 2 yaşındaki bir çocuk yaralandı

Suriye'de, PKK/PYD'nin Halep'in kuzeyindeki Azez ilçesine düzenlediği top atışında bir çocuğun yaralandığı bildirildi. Muhaliflerin kontrolündeki Azez'deki Sivil Savunma (Beyaz Baretliler) yetkililerinden Heysem Ceber, habirine yaptığı açıklamada, PKK/PYD'nin Azez'in güneyindeki Kel Cibrin köyüne top atışı yaptığını söyledi. Sivil yerleşim yerine düşen top mermisiyle 2 yaşındaki bir kız çocuğun yaralandığını belirten Ceber, çocuğun Azez Hastanesinde tedavi altına alındığını kaydetti.

Örgütün, Kel Cibrin köyüne geçen hafta düzenlediği saldırılarda da 21 kişi yaralanmıştı.
PKK/PYD, Halep'in kuzeyinde işgal ettiği Tel Rıfat ilçesinden, muhaliflerin kontrolündeki Mare ve Azez ilçelerine sık sık havan toplarıyla saldırıyor.

http://www.dunyabulteni.net/gunun-haberleri/404963/pydden-azezde-sivillere-saldiri Mesajı Paylaş

Sihirbaz

YPG'ye Katılan Yabancı Savaşçılar İngiltere İçin Tehdit Oluşturuyor


İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Henry Jackson Derneği son raporunda Suriye'de Kürt Demokratik Birlik Partisi'nin silahlı kanadı Halk Koruma Birlikleri'ni (YPG) "vahşi terör örgütü PKK'nın Suriye kolu" olarak tanımladı. Raporda, YPG'ye katılan İngilizlerin, İngiltere için bir güvenlik tehdidi oluşturduğu belirtiliyor ve İngiliz hükümetinden PKK propagandasına karşı harekete geçmesi isteniyor.

Henry Jackson Derneği'nin raporunun başlığı, "Unutulmuş yabancı savaşçılar: Suriye'deki PKK".

Raporda, YPG'ye katılan tüm savaşçıların bu örgüt ile PKK arasındaki bağlantının farkında olmadığına dikkat çekiliyor. Vurgulanan diğer noktalar ise YPG'ye katılanların İngiltere'ye dönünce "terör eylemleri veya yalnız kurt saldırıları düzenleme" ihtimali bulunduğu ve İngiliz hükümetinin İngilizlerin YPG'ye katılmasına karşı önlem alması gerektiği.

2014'ten bu yana aralarında İngiltere'nin de olduğu Batı ülkelerinden yüzlerce gönüllü YPG'ye katılmıştı. YPG bu kişilerin savaştığı "YPG Enternasyonalist Taburu"nu kurmuştu.

Henry Jackson Derneği'ne göre de YPG'ye şu ana kadar en az 12 ülkeden onlarca gönüllü katıldı. İngiltere İçişleri Bakanlığı ise Suriye ve Irak'taki çatışmalara katılmaya giden İngilizlerin ülkeye döndüklerinde güvenlik incelemesinden geçtiğini söylüyor.
'PKK kendisine itiraz eden yüzlerce kişiyi öldürmüştür'

Henry Jackson Derneği bünyesindeki "Radikalleşme ve Terörizme Yanıt Merkezi"nin raporunda PKK ile ilgili şu ifadeler yert alıyor: "PKK, Abdullah Öcalan'ın kişi kültü etrafında kurulmuş, diğer Kürt ve solcu gruplara saldırmış, kendisine itiraz eden yüzlerce kişiyi öldürmüştür. Türkiye'nin tatil beldelerinde Batılıları öldüren ve fidye için kaçıran bu örgüt, organize suç etrafında kuruludur ve Avrupa'daki Kürtleri haraca bağlamak, para aklamak, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi faaliyetler yürütmektedir." Raporda bu kişilere silah ve patlayıcı eğitimi verilmesinin bir risk taşıdığına da dikkat çekiliyor.

Batılıların katılma gerekçeleri

Bugüne kadar YPG bünyesinde IŞİD'e karşı savaşan dördü İngiliz, 29 Batılı gönüllü öldü.

Henry Jackson Derneği'nin raporunda, bazı Batılıların ideolojik nedenlerle YPG'ye katıldıkları, bazılarının ise para için veya insan öldürme isteklerini tatmin etmek amacıyla bu yönde bir karar aldıkları belirtildi ve bu kişilerin ciddi akıl sağlığı sorunları olduğu belirtildi. Derneğin araştırmacılarından Kyle Orton raporla ilgili yaptığı açıklamada "PKK ve YPG birdir. YPG'yi destekleyenler terörizme karşı savaşmaktansa bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütünü güçlendiriyorlar" dedi ve ekledi: "Hükümet İngilizlerin bu tuzağa düşmemesi için acilen harekete geçmeli. Orada bulunan ve geri dönmek isteyenlerin ciddi incelemelerden geçmesi ve topluma zarar verme ihtimali bulunan tehlikeli bireylere dikkat edilmesi gerekiyor."

https://www.voanews.com/a/security-risk-seen-foreign-recruits-fighting-kurds-syria/3988653.html Mesajı Paylaş

Defence

PYD'den El Bab'a füzeli saldırı


PKK/PYD'nin Fırat Kalkanı harekatı kapsamında DEAŞ'ten kurtarılan Halep'in Bab ilçesine düzenlediği ''Grad'' füzeli saldırıda 8 sivilin yaralandığı bildirildi.
Bab'taki güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, PKK/PYD, Halep'in kuzeydoğusundaki Bab ilçesinin batısında bulunan Şeale köyüne ''Grad'' füzeleriyle saldırdı.
Saldırıda yaralanan 8 sivil, Bab'taki hastanelere sevk edildi. Saldırı nedeniyle maddi hasar oluştu.
PKK/PYD, işgal ettiği Arap topraklarından muhaliflerin kontrolündeki Azez ile Mare ilçesine sık sık havan topu ve grad füzeleriyle saldırıyor.
Fırat Kalkanı harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) destekli Özgür Suriye Ordusu, 23 Şubat'ta Bab'ı terör örgütü DEAŞ'ten kurtarmıştı.

http://www.dunyabulteni.net/manset/406035/pydden-el-baba-fuzeli-saldiri Mesajı Paylaş

Trilogy

YPG'nin üst düzey ismi öldürüldü


YPG'nin üst düzey yöneticilerinden Adnan Ebu Emced'in 29 Ağustos'ta Suriye'nin Rakka kentinde IŞİD ile girdiği çatışmada öldürüldüğü öğrenildi.

Ankara'nın, PKK'nın Suriye'deki uzantısı olarak nitelendirdiği YPG'nin üst düzey yöneticilerinden Adnan Ebu Emced'in 29 Ağustos'ta Rakka'da IŞİD ile girdiği çatışmada öldürüldüğü belirtildi.

Menbiç sorumlusu Ebu Emced'in ölüm haberi YPG'nin sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla duyuruldu.

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201708301029937019-ypg-ustu-duzey-isim-adnan-ebu-emced/ Mesajı Paylaş

Defence

Belçika'dan skandal PKK kararı


Belçika'da mahkemenin aldığı karara göre 36 PKK'lı terör kanunu çerçevesinde yargılanmayacak. Belçika'da mahkeme, aralarında PKK'nın sözde Avrupa elebaşlarının da olduğu 36 kişi ve kurumun terörle mücadele kanunları çerçevesinde yargılanamayacağına hükmetti.  İstinaf Mahkemesi, Brüksel Soruşturma Dairesinin "PKK'nın terör örgütü olmadığı" yönünde geçen yıl aldığı karara yapılan itirazı değerlendirdi.

Kararda, terör örgütünün Avrupa'daki elebaşlarından Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar'ın da aralarında bulunduğu 36 kişinin terörle mücadele kanunu çerçevesinde yargılanamayacağı, PKK'nın uluslararası silahlı mücadele yürüttüğü savunuldu.

Geçen yıl alınan kararın onanmasıyla bu kişilerin Belçika'da terörle mücadele kanunları çerçevesinde yargılanması şimdilik engellenmiş oldu. Federal savcının, karara karşı Yüksek Mahkemeye itiraz etme hakkı bulunuyor.

Savcılık, 2010'da başlayan soruşturmanın ardından Ekim 2015'te iddianamesini sunmuştu. İddianame, PKK üyeleri, Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkelerinden genç ve çocuk yaştakileri ailelerinden koparttıktan sonra Belçika'nın yanı sıra Yunanistan ve Irak'taki kamplarda eğitim vermekle suçlanıyordu. Sanıklara yönelik suçlamalar arasında sahte evrak düzenlemek ve haraç toplamak da bulunuyordu. Brüksel Soruşturma Dairesi, geçen sene kasım ayında bu suçlamalar kapsamında yapılanların "terör eylemi" olmadığına hükmederek davanın ceza mahkemesine sevkine yönelik talebi reddetmişti. Kararın gerekçesinde, "silahlı mücadele, terör suçlaması kapsamında değerlendirilemez" denilmişti. Türkiye'nin de tepki gösterdiği karara federal savcı itiraz etmişti.

http://www.dunyabulteni.net/manset/407678/belcikadan-skandal-pkk-karari Mesajı Paylaş

Trilogy

Müslim: Suriye'de Rusya'nın şeffaf çıkarları ile ABD'nin karanlık çıkarları karşı karşıya

Suriye krizine siyasi çözüm bulmanın Kürt sorununu dikkate almadan neredeyse imkansız olduğunu belirten eski PYD Eş Başkanı Salih Müslim, Suriyeli Kürtlerin Rusya ve ABD'yle ilişkilerini anlattı.

Sputnik'e konuşan Müslim, Moskova ve Washington'un bölgede izlediği politikalarda ciddi farklılıklar bulunduğunu kaydetti.
Müslim, "Rusya'nın çıkarları şeffafken, ABD'nin çıkarları birçok kişi için son derece karanlık. Washington'un Suriye politikasında birçok belirsizlik bulunuyor" dedi.

'RUSYA'NIN BAŞROLDE OLMASINI UMUYORUZ'

Rusya'nın, Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimindeki meşru Suriye hükümetine büyük destek verdiğini ve bölgedeki güç dengelerini değiştirdiğini belirten Müslim, krize demokratik çözüm bulma konusunda Rusya'nın başrolde olmasını umduklarını vurguladı.

'RUSYA, KÜRTLERİN SÜRECE KATILIMI İÇİN DAHA FAZLA ÇABA GÖSTERMELİ'

Müslim, Rusya'nın Kürtlerin Cenevre ve Astana süreçlerine katılması yönündeki çabalarına da değindi.

Müslim şöyle konuştu:"Rus yetkililerin Kürtlerin Cenere'de katılımı olmadan krizin çözülemeyeceğini söylemesi önemli. Ancak bu öneri, pratikte de uygulanmalı. Kürt temsilcilerin görüşmelere katılmaması çözüm sürecini yavaşlattı. Rusya, Kürtlerin sürece katılımı için daha fazla çaba göstermeli."

https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201710151030602056-muslim-suriye-abd-rusya/ Mesajı Paylaş

Trilogy

ABD'li General Thomas: Ben PKK'ya Marksist değil demokrat diyorum

Alman ARD kanalında, Suriye'de ABD ile PKK arasındaki işbirliğine ilişkin dikkat çekici bir program yayımlandı. Programda, Suriye'deki ABD kuvvetlerinin en üst düzey komuta merkezindeki isim General Raymond Thomas ile yapılan röportajda ABD'li general, PKK ile 'müttefik' olduklarını kabul etti, "Ben onlara Marksist değil demokrat diyorum" dedi.

Alman Birinci Kanalı ARD'nin 'Panorama' programında, Alman solunun PKK'ya bakışı ve 'anti-emperyalizm söylemi' büyüteç altına alındı.
Stefan Buchen ve Yavuz Karaman'ın hazırladığı programı, 26 Ekim tarihinde ARD'nin tanınmış yüzü Anja Reschke sundu.

Programda, "Alman solunun en iyi dostu' olarak nitelenen PKK, nasıl oluyor da emperyalist olarak ifade edilen ABD ile birlikte çalışıyor?" diye soruldu.

PKK'nin 'ABD'yi emperyalist bir güç' olarak ifade etmesine rağmen, Suriye'de ABD ordusu ile birlikte çalıştığına dikkat çekildi.

'ABD HEPSİNİN PKK OLDUĞUNU BİLİYOR'

Programda, bölgeye göre isimler değişse dahi (YPG, DSG), tamamının PKK olduğu ve gerçeğin ABD tarafından gayet iyi bilindiği belirtildi.

PKK ile ABD arasındaki 'silah kardeşliği'nin o denli ileri gittiğine değinilirken, ABD ordusunun özel kuvvetlerinin PKK'ya ait sembolleri omuzlarına takarak basına poz verdikleri kaydedildi.

'MARKSİST DEĞİL DEMOKRATLAR'

Suriye'deki ABD işgal kuvvetlerinin en üst düzey komuta merkezindeki isim olan General Raymond Thomas ile yapılan röportaja da yer verilen haberde, ABD'li general, IŞİD'de karşı verdiklerini iddia ettikleri mücadelede PKK ile ''müttefik' olduklarını kabul ediyor.

Bir gazetecinin, "PKK Marksist bir örgüt değil mi?" sorusunu yanıtlayan ABD'li general, PKK üst düzey yöneticileri ile yaptıkları toplantıda kendilerine yeni bir isim almalarını önerdiğini söyleyerek, "Ben onlara Marksist değil, demokrat diyorum" ifadesini kullandı.

'CEPHEDE, FARK SİLİKLEŞİYOR'

Suriye'deki Amerikan ordusu sözcüsü Ryan Dillon ise kendisiyle yapılan röportajda, "Hangi silahları Kürtlere verdiniz?" sorusunu, "hemen her şeyi" diye yanıtlıyor.
ABD'nin Suriye'deki ordu sözcüsü Dillon, PKK'nin 'solcu' bir örgüt olmasının önem taşımadığını, çünkü 'cephede farkın silikleştiğini' ifade ediyor.

Programda, 'Düşmanımın düşmanı dostumdur' yaklaşımının hem ABD hem de PKK açısından benimsendiğinin altı çizilirken, Alman solunun da 'bu çelişkiye'' göz yummasına dikkat çekildi.

'ALMAN SOLU, PKK-ABD İŞBİRLİĞİNİ GÖRMEZDEN GELİYOR'

En son olarak bir yürüyüşte PKK'ya destek veren Alman solcularına mikrofon uzatılan programda, PKK'nin anti-emperyalist söylemi ile emperyalist ABD arasındaki işbirliği arasındaki çelişki soruluyor.

Kendilerine bu soru yöneltilen Alman solcularının, sözü geçen çelişkiyi kabul etmelerine rağmen PKK'yi anti-emperyalist bir örgüt olarak kabul etmelerine dikkat çekiliyor.

https://tr.sputniknews.com/avrupa/201711031030864039-abd-general-pkk-marksist-demokrat/ Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter