2.Kısım 5.Bölüm

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 24, 2015, 10:48 ÖÖ

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

2-5-HHF'lerin kısaca tanıtımı güdüm çeşitleri, IR güdümlü füzelerden kurtulma yöntemleri

(Burada birşeyi belitmek isterim. Maalesef bu iki bölümde hak ettiği ilgiyi göremedi çünkü az kişi ilgilendiren bir konu. Oysa benim için bir başyapıttı. HHF'lerden edindiğim tüm bilgilerin aktarılması yüzlerce siteden ve kitaptan kişiden kıymık kıymık edilinilen bilgilerin yoğurulması idi. Yazıdan sonra IDEF, AIREX gibi fuarlarda ayak üstü tanıştığım F-16 pilotlarına siz bu yöntemleri böylemi kullanıyorsunuz ben böyle yazdım dediğimde bir tanesi yanlışın var dememesine rağmen. Yani hiç üfürmemişim. Kurtulma yöntemlerini konu alan bırakın Türkiye'de makale olmasını internet ortamında bile böyle derli toplu kurtulma yöntemlerini anlatan İngilizce makale yok.(en azından ben bulamadım).)

http://kokpit.aero/hakan-kilic-fuzelerden-kacihma-1



Hava-hava füzelerinden kaçılabilir mi?

Yeni nesil hava-hava füzelerinden uçaklar nasıl kaçabilir? Hangi manevraları gerçekleştirebilir? Hangi teçhizata sahip olmalılar? Hakan Kılıç yazdı...

 Hava-hava füzelerinden kaçılabilir mi?
Günümüzde modern Beşinci Nesil Havadan-Havaya Füzelere karşı uygulanan Kaçma-Kurtulma Yöntemlerinin başarısı, 15-20 yıl önce üretilen füzelere karşı kıyaslandığında son derece zayıf hatta bazılarına karşı imkânsız hale gelmiştir. Bu makalede füzelerin gelişimine ayak uyduramayan kurtulma yöntemlerini ve son teknolojileri beraber tanıyacağız.

HAVADAN HAVAYA FÜZELERİN KISA TANITIM VE GÜDÜM ÇEŞİTLERİ

Havadan Havaya Füzeler (HHF) hava platformlarından bir başka hava platformunu etkisiz hale getirmek için kullanılan füzelerdir. Su üstü veya kara konuşlu tipleri de olup deniz hedeflerine de atılabilmesine rağmen çoğu zaman hedefleri savaş uçaklarıdır. Dolayısı HHF'ler son derece zorlu şartlarda görev yapar. Çünkü diğer füze tiplerinde farklı olarak HFF'ler sesten hızlı giden hareketli hedeflere, sadece birkaç dakikalık uçuş süresi içinde, pek çok fiziksel ve elektronik karşı koyma önlemine maruz kalarak, 60 "G"ye varan olağanüstü manevralarla isabet etmeye çalışırlar.

Kaçma-kurtulma yöntemlerine geçmeden önce HHF'lerin güdüm sistemlerini kısaca tanımamız gerekir. Eğer daha ayrıntılı olarak HHF'leri tanıyıp sonra kurtulma çarelerini öğrenmek isterseniz daha önce yayınladığımız üç makaleye göz atabilir veya okuduysanız direk "kaçma-kurtulma yöntemleri" başlığından devam edebilirsiniz.

http://kokpit.aero/hava-hava-fuzeleri-hakan-kilic

http://kokpit.aero/modern-hava-savasinin-oklari-2

http://kokpit.aero/modern-hava-savasinin-oklari-3

http://kokpit.aero/gokyuzunun-olumcul-fuzesi-aim-120-amraam

HHF' ler den kaçma ve kurtulma yöntemlerine geçmeden önce genel özelliklerini kısaca özetlemekte fayda var. Son modellerinin genelde katı yakıtlı roket motorlu, uzun menzillilerinin önemli bir kısmının da turbojet motorlu olduğunu söyleyebiliriz. HHF' ler beşinci nesil versiyonları itibari ile blast paçalanma tipinde 9 ile 40 Kg arası ağırlıkta harp başlığı taşırlar. (Çok uzun menzilli R-37 ve R-172 gibi Rus füzeleri istisna). Genellikle 2 ila 7,5 m arasında değişen boyutlarda olan HHF'ler arayıcı başlıklarına göre üç temel tipe ayrılırlar. Bu üç tip; IR (Kızılötesi) güdümlüler, SAR (Yarı Aktif Radar), AR (Aktif Radar) güdümlüler olmakla birlikte yardımcı güdüm sistemlerini beraber kullananlar hatta bu üç tipten her ikisinin muhafaza edenler dahi vardır.



Günümüz IR güdümlüler 2 ile 3 Mach hızın biraz üzerinde uçarken İsrail-Rafael üretimi Python-5 füzesi 4 Mach'ı bulur. AR ve SAR güdümlüler ise 3 ile 4,5 Mach' arası hızlara erişirler. (Mach: Ses hızı deniz seviyesinde 340m/s=1224 km/h olsa da havacılıkta 10 000 m irtifada "0" santigrat derecede 1096 km/h kabul edilir)

Bir HHF' nin temel parçaları en uçtan arkaya doğru; arayıcı başlık (IR güdümlüler için), radar anteni (radar güdümlüler için), aviyonik / elektronik teçhizat, harp başlığı, motor, ayrıca ortada ya da en arkada servo motor (kanatçıkları hareket ettirmek için) bazılarında data link bağlantı cihazı ve motor çıkışından ibarettir.

HHF lerin diğer füzelerden en önemli farkı olan güdüm sistemlerini ise oldukça çeşitlidir. Üç ana güdüm sistemini kısaca tanıtalım;

IR GÜDÜMLÜLER

Isı (İnfrared-Kızılötesi) güdümlü (IR) füzeler genelde kısa menzillilerde kullanılır. Aktif veya pasif kızılötesi (A-IR, P-IR) ve Elektro-Optik Kızılötesi Görüntüleme (elektro-optical-imaging-IIR) olarak çeşitlendirilir. Sanılanın aksine ısı güdümlü füzeler jet motorundan çıkan egzoz gazlarını değil, motorda ısınan metal parçaların yaydığı kızıl ötesi ışınları arar ve füzeyi bu ısıya yönlendirir. Füzenin en ucunda saydam özel merceğin hemen içine yerleştirilmiş detektör vardır. Bu detektör ısıyı takip ederek bilgisayar ve kanatçık motorları sayesinde füzeyi yönlendirir ve kedinin fareyi kovaladığı gibi sürekli hedef uçağı kovalar. Füze fırlatıldıktan sonra, pilotun hedefe yönlendirmek için herhangi bir müdahale imkanı olmadığı gibi buna ihtiyacı da yoktur. IR güdümlü sistemler düşük aralıklardaki ısı farklılığını ayırt ettiklerinden 'flare' gibi füze karşı tedbirlerinden çok daha az etkilenerek isabet oranlarını %1oo'e yaklaştırmış bulunmaktadırlar. Radar güdümlü füzelere göre fırlatılan uçaktan bağımsız hareket etme avantajları olsa da yine de karşı tedbirler sayesinde hedef uçağın kilidi kırıp kurtulabilme ihtimali vardır.



Yirminci yüzyılın son çeyreğinde güdüm sitemleri o kadar gelişmiştir ki motorun nozul gibi yüksek ısı yayan parçalarının takibi bir yana uçağın yüksek süratinden ötürü gövde ve kanatların hücum kenarlarının hava ile olan sürtünmesinden oluşan ısının ultraviyole algılayıcılar tarafından tespiti ile de HFF hedef uçağa kilitlenebilmektedir. Tarayıcı olarak elektro-optik görüntüleyici kızılötesi IR başlık kullanan modern beşinci nesil Python-5 ve R-73 gibi füzeler bu sayede hedefi uçan bir ateş kütlesi şeklinde değil de tüm hatları ile ayırt ederler. Multi-spektral bantta çalışan başlık, hedef uçak ile onun attığı 'flare' gibi saptırıcı ateş toplarını ayırt ederek bunlara yönelmez yani yemi yutmaz. Çünkü bunların hızı, büyüklüğü ve sıcaklığı uçaktan farklıdır. Örneğin Python-5 diğer füzeler gibi hedefi takip etmez, arkasından dolanır. Dolayısı ile hedef, Piton nihai kilitlenmeyi yapana kadar füzeyi göremez ve "flare" ve diğer kurtulma yollarını denenmek için geç kalmış olur. Pilot diğer birçok 5. Nesil füze gibi Pyton-5'i ateşlemeden önce hedefe angaje edebileceği gibi fırlattıktan sonra kilitlenecek şekilde de ayarlayabilir. (LOBL/ LOAL). Bunu gerçekleştirebilmek için kaska monteli nişangah sistemi [HMDS] kullanılır.3 saniye içerisinde 60 "G" çekerek 180 derecelik dönüş yapan füze dönüşten sonra 80 saniye düşük hızda seyrederek hedefi pas geçmesi durumunda tekrar dönüp saldırabilir.



Beşinci nesil Python-5'te lazer proksimity sensörlerler vardır. Bu füzeler yaklaşma sensörleri ile uçağın önünü ve kanopisini ayırt edebilir. Böylece pilot kabinine tam isabetle ya da yakınında detone olarak pilotu devre dışı bırakır. Bu hareketle kesin sonuç almak hedeflenmiştir. Füzenin harp başlığı her zaman uçağı ölümcül bir yerinden vuramadığından saldırıdan yaralı kurtulan uçaklar olmaktadır.

Sonuç olarak CMS setleri (karşı tedbir seti) günümüzde 180 derece görüş, 360 derece vuruş açısında 40 ila 60 km menzile sahip, (Rus R-77 AA-12 Adder füzesi orjini Ar güdümlü olsa da IR güdümlü T versiyonu 100 km menzile sahiptir ) direk pilot kabinine yönelen, fırlatıldıktan sonra kilitlenip isabet sağlayamasa bile yavaşlayıp dairesel manevra ile tekrar saldırabilen füzelere karşı savaşmak ve ya karşı koymak durumundadır.

Yarı aktif radar güdümü [SAR] füzeler ise genelde orta menzilli sistemlerde kullanılmakla birlikte uzun menzilli füzelerde de ikinci sistem olarak kullanılır. Aktif radar güdümlü [AR] sistemler ise orta ve uzun menzilli füzelerde kullanılır. Hava kuvvetlerimizin F-4E uçaklarında uzun yıllar kullandığı şu an serviste olmayan AIM-7 Sparrow bu tip bir füze idi.

Temelde bu üç güdüm sistemini kullanılmakla birlikte bunlara ek diğer yardımcı sistemleri kullanan füzeler de mevcuttur. Ayrıntıya girmeden şöyle sıralayalım; Atalet Navigasyon (INS) kullanan Atalet Güdüm Sistemi (IMU), Data-Link Veri Bağlantısı Güdüm Sistemi (DL), Pasif Radyasyon Arayıcı (PRF).

Yarı Aktif Radar Güdümlü [SAR] füzeler de Batılı sistemlerin orta menzilli yani 25-50 km arasında bir menzile sahip olduğunu ancak Rusların ise 5o-13okm arası uzun menzilli füzeleri yarı aktif güdümle uçurmayı tercih ettiğini görürüz. Bu tercihin ilk sebebi Mig-31 ve Su-27 gibi büyük gövdeli dolayısı ile uzun radar menzilli ve daha ağır füze taşıma kapasitesi olan uçaklarının olması, ikinci sebebi ise Rus füze teknolojisi ile kullanım stratejisidir. Çünkü bu füzelerde pasif radar alıcıları (yarı aktif tarayıcı) vardır. Ateşleyen uçağın sürekli hedefe radar aydınlatması yapmasına ihtiyaç duyarlar. Yani kilit sistemleri hedef uçaktan gelen radar yansımalarına bağlıdır. Bazı modellerinde oto pilot da bulunan füzelerin en büyük dezavantajı ateşleyen uçağın sürekli hedefi aydınlatmak zorunda olmasından dolayı kendisinin de yerini belli ederek hedef olmasıdır.



Aktif Radar Güdümlü (AR) sistemler ise genelde uzun menzilli olarak tanımlanırlar. Uçaktan ayrılmadan önce hedefe ait bilgiler güdüm sistemine yüklenir, ateşlendikten sonra kendi radarını aktif hale getirerek hedefi arar ve kilidi sürdürürler. Füze uçuş esnasında hedef koordinatının güncellemesini yapabilir. Ana uçak ile veri bağlantısı (data link) olan füze belli bir mesafeye kadar hedef bilgilerini ana uçağın radarından alınan veriler ile günceller, bağlantı menzilinin dışına çıktıktan sonra ise kendi radarını kullanır. Yarı aktiflere göre daha büyük olan füzelerin 'chaff' ve elektronik karşı tedbirlere karşı dayanıklılığı bazı modellerde yarı aktiflere göre nispeten azdır.

Yarı aktif modada geçebilen füzeler aktif modda iken gelişmiş beyinleri ve manevra kabiliyetleri sayesinde muhtemel buluşma noktalarını tahmin ederek taarruz ederler. BVR (Görüş Menzili Ötesi) olarak kısaltılan at-unut sistemler ise ateşleyen uçağın sürekli hedefe radar aydınlatması yapması ya da pasif izlemesi gibi zorunluluğu ortadan kaldırdıklarından en ileri ve güvenilir sistemler olmuşlardır. İsabet oranlarının yanı sıra ateşleyen uçağın güvenliğini de tehlikeye atmazlar. En uzun menzilli füzeler bunlardır. Bu füzelerde teknolojinin ilerlemesi ile birlikte çok farklı kabiliyetler kazanılmıştır. Örneğin, İsrail yapısı Derby füzesi 18o derece dönüş yapabilme ve ağ merkezli harp kabiliyeti sayesinde fırlatıldığı uçak harici diğer dost platformlar tarafından da hedefe yönlendirilebilmektedir.

RVV-TE Olarak da isimlendirilen Rus yapımı R-77 T ise fırlatıldığı uçağın hedef güncelleme verilerini alarak kendi IMU güdüm sistemi sayesinde hedefe 15 km yaklaşır ve bu aşamadan sonra Aktif IR güdümünü devreye sokar. Bu özelliği ile eşsizdir. R-77' nin "M" modeli gibileri ise uzun menzildeki hedefler için veri bağlantısı güncellemesi ile uçar ve füze hedefe 20 km kaldığında yani terminal aşamasında radarını aktifleştirerek AR güdümle devam eder.



SU-27 Uçağından gösteri amaçlı "flare" atışı.

AR güdümlülerin yeni ve enteresan özelliklerine bir örnekte AIM-120 AMRAAM (Gelişmiş orta menzilli havadan havaya füze) füzesi ile verebiliriz. Terminal modunda yani kendi radarını kullanarak uçarken düşman uçağı kurtulmak için JAMMER-POD çalıştırıyor olsa bile bu füze "Home-on-Jamming" yani karıştırma merkezine yönelme kabiliyeti sayesinde bizzat EH uygulayan uçağa saldırabilir. Füzenin karşı koyma-kurtulma yöntemlerine karşı geliştirdiği bir diğer çare ise hedef uçağa maksimum derecede yaklaşana kadar kendi radarını açmamasıdır. Böylece kilitlenmeye yetecek kadar mesafede radarını aktif hale getirerek düşman pilotun son ana kadar geldiğinden haberdar olmamasını sağlar ve kurtulmak için reaksiyon süresini azaltır. Bunu başarmak içinde uçuşun uzunca bir süresinde data-link bağlantısını kullanarak ana uçağın radarından hedef bilgilerini güncelleyerek uçar.

HHF'leri kısaca tanıttıktan sonra pilotların bu füzelerden nasıl kurtulduğunu anlatabiliriz. Sakınma pilotun RWR ekranında "Missile Launch" uyarısı almasıyla başlar. Pilotun hayatta kalabilme şansı sakınma manevralarını ne derece doğru uyguladığına bağlıdır.

HAVADAN HAVAYA FÜZELERDEN KAÇMA-KURTULMA YÖNTEMLERİ

Düşman füzelerinden daha atış yapılmadan koruyan, atış yapıldıktan sonra da füzenin ulaşmasını engelleyen, zorlaştıran kısacası füzeden koruyan sistem ve prosedürler bütününe Karşı Önlemler denir. Karşı önlemleri,

-Fiziksel tedbirler: ''chaff ve flare'' atışı,

-Elektronik tedbirler: ECM podu kullanarak EH (Elektronik Harp) veya Jammer sistemleri kullanmak,

-Manevra Yöntemleri: Kinetik kaçınma manevraları ve BEAM manevrası olarak katagorize edebiliriz.

Bir tehdide karşı koyabilmek için, öncelikle tehdit altında olduğu bilinmelidir. Bu tür tehdit altında olan hava platformlarında TWS (Threat Warning System-Tehdit Uyarı Sistemi) mevcut olup karşı önlemler bu sistem altında toplanmıştır. RWR (Radar Warning Receiver-Radar İkaz Göstergesi) bu sisteme bağlı çalışır. Ayrıca MWS (Füze İkaz Sistemi) bulunur. RWR radar güdümlü füzelerin sinyallerini alarak, kilitlenmiş bir AR veya SAR güdümlü füze olduğunda haber verir. Dolayısı ile IR güdümlü füzelere karşı etkisizdir. MWS ise IR güdümlü füzelerde dahil füzenin eksoz gazını ve bulutunu 5-10 km öteden tespit edip uyarı veren bir sistem olmakla birlikte her savaş uçağında bulunmaz. Daha çok yavaş hareket eden helikopter, nakliye uçağı, VIP yolcu uçaklarında bulunur. Aslında farklı tipte füzeden kurtulmanın farklı yolları vardır. Ancak genel yöntemler şöyledir:



IR GÜDÜMLÜ FÜZELERDEN KURTULMA YÖNTEMLERİ

IR güdümlü füzelere karşı kullanılan 'flare' magnezyumdan üretilmiş ve uçaktan atıldıktan sonra yanmaya başlayan yüksek ısı yayan maddelerdir. Amaçları füzeyi yaydığı ısı nedeniyle kendisine doğru çekmektir. Füze fırlatılmadan önce bırakılmaya başlandıkları da olur. Özellikle alçak irtifa saldırılarında ısı güdümlü uçaksavar füzelerine (SAM) karşı kullanılır. Manevralarla desteklenmesi gerekir. Sadece flare atmakla füzeden kurtulmak zordur. Genelde çoklu atılır. Örneğin F-16 gibi bir uçağa 30 adet yüklenebilir. Atış periyodu pilot tarafından belirlenebileceği gibi otomatikte olabilir. Pilotlar IR güdümlü füzeyi ne zaman fırlatacağını füze başlığının verdiği ses sinyalinden anlar. Füzenin geldiğini haber veren bir RWR olmadığından pilot ne zaman flare atacağını bilemez. Atış için arkasındaki uçağın füzeyi kendisine ateşlediğini görmesi lazımdır. Bazı yeni nesil uçakların kuyruğunda bu füzeleri algılayıp otomatik flare atan sistemlerde mevcuttur.



Hava muhaberesinde günümüzün IR füzeleri sadece hedefe göre 6 yönünden atılmamakta her açıdan kilitlenebilmektedir. "All-Aspect" denen yani her açıdan fırlatılabilen beşinci nesil füzeler ile mücadele çok daha zorlu bir noktaya taşınmıştır. Örneğin Amerikan AIM-9 X Sidewinder füzesini Blok II versiyonları atış sonrası kilitlenebilme ve 360 derece kilit atabilme özelliği içerir. İsrail üretimi Python ise dünyada geriye ateşlenebilen ilk füze olarak hava savaşı taktiklerinin temelden değiştirmiştir.





Aselsan tarafından üretilen IDEF-15 fuarında sergilenen helikopterimiz için üretilmiş "flare" dispanseri. Ana maddesi magnezyum olan "flare"lerin gireceği yuvalar açıkça görülüyor. Alt resmide ise "flare" kesiti.

Dogfight sırasından pilotlar füze atılmasına meydan vermemek için uğraşırlar. Her şeye rağmen füze çıkış yapmış ise ve hedefteki pilot bunu görmüşse IR güdümlüler çok kısa menzilli olduğundan çok fazla yapılacak bir şey yok demektir. Derhal AB' den (afterburner art yakıcı-nozullara yakıt püskürtmekle ani yüksek hız kazanmak) çıkarak ve 'flare' atıp füzenin üstüne dönmeye başlarlar buna "son çare manevrası" denir. Bu sistem 3.nesil füzelere karşı etkili olsa da 4 ve özellikle 5.nesil füzelere (Pyton -5, AIM-9 X B II, R-73 M2,Mica IR, R-77 MT gibi) karşı yetersiz kalma ihtimali son derece yüksektir. Diğer demode olmuş ve 5.nesillere uymayan yöntemler ise kısaca; arazi şartlarından yararlanıp füzeden kaçma, güneşe doğru yönelerek uçma ve tip tankları atarak yerde patlatıp füzenin sıcaklığından dolayı güneşe veya bunlara yönelmesini ummak şeklinde özetleyebiliriz.

Yazının bir sonraki bölümünde AR ve SAR (aktif ve yarı aktif radar güdümlü) güdümlü füzelerden kurtulmak için yapılan manevra çeşitleri ve diğer tüm yöntemleri anlatarak bitireceğiz.     

HAKAN KILIÇ

hakan.kilic@kokpit.aero

http://hakankilicaero.blogspot.com.tr/

  Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter