2.Kısım 3.Bölüm

Başlatan HAKAN KILIÇ, Eki 24, 2015, 10:17 ÖÖ

« önceki - sonraki »

HAKAN KILIÇ

2-3-Türk Hava Kuvvetlerinde durum, Milli HHF üzerine düşünceler, HHF'lerin geleceği.

http://kokpit.aero/modern-hava-savasinin-oklari-3

Türkiye hava-hava füzesi geliştirebilir mi?
Havadan-Havaya Füzeleri anlattığımız daha önceki iki makalelerimizi http://kokpit.aero/hava-hava-fuzeleri-hakan-kilic linkinden ve http://kokpit.aero/modern-hava-savasinin-oklari-2 linkinden okuyabilirsiniz. Bu bölümde de Hava Kuvvetlerimizin füze envanterine bir göz atarak milli hava-hava füzesi projesi ve Havadan Havaya Füzeler' in (HHF) geleceğine dair değerlendirmemizi bulacaksınız.

Hakan KILIÇ

TÜRK HAVA KUVVETLERİNDE KULLANILAN FÜZELER

Türk Hava Kuvvetlerinin füze envanterini açık kaynaklardan toplanan veriler dikkate alınarak şöyle özetleyebiliriz:  Birim maliyeti 500 bin ile 1,3 milyon USD (ABD) arasında değişen fiyatları ile yerli üretimi olmayan bu yüzden binlercesinin alınması çok zor olan bu füzelerden maalesef sınırlı sayıda tedarik edilmiştir.

Bunda fiyat etkisi olsa da Amerikan yönetiminin bir çırpıda yüzlerce satmayacağı gerçeği de etkili olmuş olabilir. Envanterinde çok sayıda AIM-9 L / M / S ve P modelinden olan Türk Hava Kuvvetleri bu eski füzeleri de kullanabilir. Ancak tahmin edeceğiniz üzere etrafımızda kullanılan füzeler ve uçaklar düşünüldüğünde bunların teknolojik olarak geri kaldığı görülür.

Zorlu rakipler karşısında da etkisiz olacakları tahmin edilebilir. Bu teoriyi (teori diyorum çünkü hava savaşında neyin ne olacağı hiç belli değildir. Daha önceki makalemizde verdiğimiz R-60 la F-14 vuran Irak Mig-23' ü örneğindeki gibi) iddia etmek için etrafımıza bakmamız yeterli. İsrail Python 5, Yunanistan Iris-T ve AIM-9X, Rusya R-73, R-27 ET1 füzelerinin kullanırken bizim "AIM-9X ve AIM120" modern füzelerden yeterli sayıda tedarik etmemiz gerekir diye düşünüyorum. Ya da aşağıda anlatacağımız gibi milli hava-hava füzemizi biran önce üretmemiz…

Türk Hava Kuvvetlerinin envanterinde AIM-9 serisinin "B" modelinden 210 adet (hepsi envanter dışına çıkarıldı),"M" modelinden 500, "L" modelinden 640, "S" modelinden 310 ,"J/P3" modelinden 750 adet olduğu tahmin edilmektedir. Yukarıda saydığımız ülkelerin füzeleri ile baş edebilecek beşinci nesil "X" modelinden ise 2006 tarihinde F-16 CCIP projesi kapsamında 35.7 milyon USD (ABD) bedelle 127 adet AIM-9X ve 22 adette CATM (Captive eğitim füzesi) alımı gerçekleşmiştir.

2007' de İlave olan 105 adet "X" ve 22 CATM' den sonra 24 Aralık 2012 tarihinde verilen sipariş ile 117 adet daha alım talep edilmiştir. Tüm bu füzelerin tedarik edildiğini ve kaza-kırım, eğitim atışı, raf ömrü bitmesi şeklinde sarf edilenleri de hala mevcut varsayarak, 349 adet AIM-9X Block-1/2. Ayrıca AMRAAM için de;304 adede yakın AIM-120 B modeli, 107 bazı kaynaklara göre de 138 adette "C-7" modelinden envanterde olduğunu tahmini olarak söyleyebiliriz. 107 veya -138 AIM-120C-7 siparişi 1998 de verilmişti. Ağustos-2014 içerisinde verilen ve geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan 145 Adet AIM-120 C7 siparişini de bu sayıya ilave ettiğimizde ve teslimatın gerçekleştiğini varsayarak toplam tedarik edilen rakamların 578 lere ulaştığını görmekteyiz. AMRAAM füzesi ile ilgili daha fazla ayrıntı için bkz: http://kokpit.aero/gokyuzunun-olumcul-fuzesi-aim-120-amraam



181.Pars Filoya ait F-16 C uçağımızda yüklü görünen AIM-120 C7 AMRAAM ve kanat altında AIM-9X Sidewinder füzeleri.

Modern bir savaşta 150 km' yi verimli bir şekilde tarayıp füzeyi 100 km güdümlemek oldukça zor bir iştir. O zaman yukarıdaki AMRAAM füzelerimizi kullanan F-16 CCIP ve Block-50 uçaklarımızdaki AN/APG-68(V)9 radarı TWS modunda 150 km ' de kaç derecelik bir açıda ve kaç hedefi etkili bir şekilde tarıyor? Bu sorunun cevabını burada veremeyiz ancak sormamızın sebebi bu konuya dikkatinizi çekmek. Test ortamında değil de gerçek savaşta sıcaklık, irtifa, yağmur gibi dış etkenlerin etkisi altında bu tür soruların cevapları bize füzelerin gerçek kapasitesini dolayısı ile ülkelerin hava güçlerinin gerçek kapasitesini verir.

Radar güdümlülere gelince F-4E uçaklarımızın hava-hava görevlerinden çekilmesine paralel olarak 797 adet AIM-7E ve F envanter dışına çıkarılmıştır. Şu anda F-16 uçaklarımızın kullandığı AIM-120 A/B/C füzesi haricinde radar güdümlü füzemiz yoktur. Ayrıca Meteor, R-77 benzeri uzun menzilli H.H.F.' miz de bulunmamaktadır. SAR ve AR Güdümlüler açısından da çevre ülkelerdeki durum pek lehimize değildir. İsrail Derby, Yunanistan Süper 530, Rusya ise R-77, R-37, R-27 ve K-172 gibi 1.bölümde yayınlanan Tablo-1 de özellikleri sıralanmış füzeleri kullanmaktadırlar. Yukarıda bahsettiğimiz stok yetersizliğinin yanı sıra çok yüksek maliyet ve Uzun Menzilli AR Güdümlü füzemizin olmaması diğer zayıf yönlerimiz olup, biran önce Milli Hava-Hava Füzemizi üretebilmemiz dileği ile...



MİLLİ HAVADAN-HAVAYA FÜZE PROJESİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Şu ana kadar yazdıklarımızın ışığından nasıl bir füze ortaya koymamız gerektiğini anlatmadan önce, şu üç iddia ve cevabına açıklık getirelim. Birincisi Dünyanın en azından ilk üçteki füzesini geliştirip üretmek zorunda olduğumuz. İkincisi şu ana kadar üretmeyi başardığımız Kasırga, Cirit, SOM gibi sistemlere nazaran çok daha zor bir işin altına imza atmak zorunda olduğumuz. Üçüncüsü dünyadaki tüm füzeler içinde geliştirilmesi en zor olan sistemler H.H.F.' dir. Çünkü en yüksek teknolojiyi HHF' ler barındırır.

Önce ikinci ve üçüncü iddianın cevabını verelim çünkü ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Evet tüm güdümlü füzeler içinde en yüksek teknolojiyi barındıranlar H.H.F.' lerdir. Birinci bölümde de bahsettiğimiz üzere diğer füzeler sabit kara hedeflerine ya da gemi, tank gibi çok yavaş ilerleyen hedeflere karşı kullanılır. Nükleer/ Konvansiyonel başlıklı balistik füzelerin bile nükleer harp başlığını istisna tutarak güdüm sisteminin H.H.F.' lere göre geri kaldığını görürüz. Konumuz füzeler ise sesten hızlı giden hedefleri bazen bir dakikadan az sürede 50-60 "G" ye varan sert manevralar yaparak, her türlü karşı önlem ve elektronik karıştırma tedbirlerine rağmen vurmak zorundadır. Yani H.H.F.' ler "En" lerin füzesidir. En hizlı, en çevik, en zorlu rakibi olan, en kısa süre uçan, en çok elektronik karıştırmaya maruz kalan vs. Kanaatimce dünyada insan yapımı bir aracı kovalayıp çarpsın diye yapılan araçlar içinde daha zorlu hedefi olan başka bir araç yoktur. Dolayısı ile güdüm sistemi H.H.F.' ler kadar gelişmiş başka bir insan yapısı araç bulunmamaktadır.

HAVA HAVA FÜZE GELİŞTİRMEK KOLAY MI?

Gelelim bizim füzemize; Milli Hava-Hava Füzesi projesi kapsamında üretilecek füzenin birim maliyeti söz konusu olduğunda diğer savunma sanayi projeleri gibi ihracat hedefi olmadan yapılacak bir geliştirmede mantıklı bir iş yapılmış olmaz. Bu kurala bana göre sadece Milli Muharip Uçak projesi istisna gösterilebilir. Dünyada ki örneklere baktığımızda süper güçler harici devletlerin geliştirdikleri özgün uçak projelerinde ihracat imkanı bulamasalar bile çok yüksek birim maliyetlere katlandıklarını görürüz. Çünkü kendi uçağını yapmak stratejik hedeftir ve her şeye değer. Bir teknoloji sıçramasıdır.

Kendi uçağını yapan her şeyi yapabilir dersek hiç abartmamış olmayız. Ancak beşinci nesil uçak projesinde istisnai olarak göz ardı edeceğimiz maliyet-etkinlik-ihracatla birim maliyetin düşürülmesi amacı diğer savunma sanayi projelerinde yürümez. Her proje bu şekilde ele alınsa bir süre sonra savunma sanayide kaynak yetersizliğinden tabiri caizse çuvallarız. Nitekim bugün ülkemizdeki kamu ve özel sektör projelerinin nerdeyse tamamı ihracata yöneliktir.

Demek istediğim MSB bütçesi ve Türk Hava kuvvetleri ihtiyacı düşünüldüğünde binlerce sipariş verilemeyecek olan bir füzeden sadece kendi ihtiyacımız için üreteceğimiz için üretim sayımızın düşük olacağıdır. Bu sayı geliştirme-birim maliyeti çok yüksek tutacaktır. Dolayısı ile Cirit füzesi gibi mutlaka ihracata yönelik bir füze tasarlanmalıdır. Burada yukarıdaki iddianın cevabına ulaşıyoruz. Neden ilk üçte olmalı. Çünkü IR güdümlü füzeler için dünyada kendi füzesini üreten ülkeler haricinde 3-5 kaynak daha doğrusu rekabet eden üç-beş isim vardır. ( AIM-9 X, IRIS-T, AIM-132, Python-5, R-73) SAR ve AR güdümlü füzeler içinde ayni sıra ile; AIM-120 C/D, Meteor, Derby, R-77, Mica RF. Sonuç olarak ihracat ayağı olması için mutlaka bu saydıklarımızla rekabet etmesi gerekir. Yoksa Tablo-1' de tanıttığımız diğer füzeler içinde kalındığında ihracat şansımız yok demektir.

Şimdide bunu başarmak için nasıl bir füze tasarlamamız gerektiğini yapısal tasarım özelliklerinden başlayarak sıralamadan önce son bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Tahminime göre önce kısa menzilli IR güdümlü sonra da AR güdümlü füze tasarlayacağımız düşüncesi ile önce IR güdümlü füzemizin olmazsa olmazları ile başlıyorum.



IDEF-13 te AIHSF (Alçak irtifa hava savunma füzesi) Foto:H.KILIÇ

Kuruktan başlıyarak Rolleron devrinin bittiğini söyleyebiliriz. Beşinci nesil füzelerin hiçbirinde artık rolleron yok. Ayrıca genelde kuyruk kanatlarının küçüldüğünü görüyoruz. Harp başlığı Blast-Parçalanma türünde, ağırlığı 85-100 Kg, uzunluğu 2,8-3 metre civarında ya da bu rakamları aşmamalıdır. 15-25 km arasında etkili menzile sahip olmalı. Katı yakıtlı ve "throttleable" kanallı roket motoru. Python-5 gibi hedefi kaçırdığında ya da gerideki hedefe ateşlendiğinde geri dönmek zorunda kaldığından hızını yavaşlatabilen bir füze.

HANGİ ADIMLAR ATILIYOR

Güdüm sisteminin geliştirilmesinde Roketsan firmasının yeni geliştirmekte olduğu AİHSF ürünü önemli bir sıçrama tahtası olacaktır. Ancak güdüm sistemi seçiminin IIR kızılötesi görüntüleme türünde olması beklide en önemli şartımız. Klasik A-IR güdüm sisteminin pazarda şansı olmayacaktır. Lazer yaklaşma sensörleri olursa harp başlığı türünden fedakarlık yapılabilir. Bu sensörlerin önemini namert füze Pyt-5' te anlatmıştık. Kaska monteli nişangah sistemi ile uyumlu saat 3 ve 9 yönündeki hedeflere bile ateşlenebilen 180 derece görüş 360 derece önleme açısı olan bir füze.

Mutlaka T-129 Helikopterimizce taşınabilir olmalı. Hatta Anka İHA' mı za bile uyumlu olması. Belki de gelecekte dünya ki trend İHA' lardan kara hedefleri için füzelerden (Helfire gibi) hava hedeflerine saldırı konseptine kayacak.

Dünyada çok örneği olduğu gibi ayni füzenin 4X4 taktik tekerlekli zırhlı araçta taşınan karadan-havaya versiyonunun da hayata geçirilmesi lazım. KMS projesini başarmış sanayimiz için bu çok kolay bir adım olacaktır.



AR güdümlü füze tasarımına gelince; Gerek teknolojik durumumuz gerekse sınırlı kaynaklarımız düşünüldüğünde Türkiye SAR güdümlü bir füzeyi düşünmeden ikinci adım olarak direk AR güdümüne geçmeli. Bu füzenin asgarileri de yine pazarda rekabet şansı olması açısından;

SOM füzesinin milli motora kavuşması için başlatılan projedeki birikiminde değerlendirilmesi ile Ramjet motor üretilmesi ve AR güdümlü füzemiz için ilk etap da Ramjet motor düşünülmesi ihtiyaç duyulursa daha kısa menzilli modelleri için katı yakıt roket motorlu modelinin gündeme gelmesi. R-77 Gibi. Bu bağlamda Ramjet motorlu modelin en az 100 km menzilli olması. Tıpkı diğer füzedeki gibi değişken kanallı yakıt akışı kontrol edilebilen motor olmalı. Füze kendi hızını ayarlayabilmeli.

Güdüm sistemi karşı önlemlere yani elektronik karıştırmaya karşı çok dayanıklı olmalı. Bunun seviyesi füzeninde kalite seviyesini gösterecektir. Çift yönlü veri yolu, IMU, GPS destekli navigasyon, gerektiğinde füzenin yarı aktif moda yani SAR güdümlü kullanılabilmesi, ağ destekli güdüm sistemi ile başka uçaklarca güdülenebilmesi. Ayrıca İsrail Derby Füzesi gibi 180 derece dönüş yaparak hedefe yönlenebilmeli.

Sea Sparrow benzeri gemiden ateşlenebilmeli. IR güdümlüde yazdığımız gibi taktik araçtan fırlatılabilme özelliği olmalı. Radar güdümlü füzeler daha uzun menzilli ve büyük olduklarından gemilerin hava savunma sistemi olarak da kullanılabilirler. Bu sebeple bu alternatifte tasarımda daima göz önünde olmalı.

Milli Muharip Uçak Projesi kapsamında üretilecek FX' in TSK adına önemli bir güç çarpanı olması isteniyorsa kritik aviyonik sistemler yanında silah sistemlerinin de mutlaka yerli üretim olması gerekir. Silah sistemlerinin dışa bağımlılık oranı, Hava Kuvvetlerinin dışa bağımlılık oranını verir. Bu oran ise, günümüzde iki Dünya arasında kalmış ülkemiz için Savunma Gücü değerlendirmelerinde en önemli parametredir.



F-15 C Uçaklarından, üst sağ AIM-120 AMRAAM, diğerleri AIM-7 Sparrow atışı

GELECEKTE NE OLACAK

Pe ki ya gelecekte ne olacak? Günümüz at-unut çağı olduğuna göre H.H.F. daha ne kadar gelişebilir? Aşağıdaki fikirlerimin Dr. Mclean' in teorisinden daha uçuk olduğunu sanmıyorum Tarihçe kısmında anlattığımız gibi evinin garajında ilk IR detektörünü geliştiren bilim insanı. Kendisi fikrini önceden beyan etse idi II. Dünya Savaşı zamanında bir füzenin uçağın motorundaki ısıyı takip edeceğine kim inanırdı?

Birincisi; Cirit füzesi benzeri lazer güdümlü (dolayısı ile "chaff-flare" den etkilenmeyecek) 8-10 km menzilli 5-6 füze taşıyan ve lazer aydınlatma sistemi entegre edilmiş taşıyıcı bir füze sistemi ile önce AR güdümlü olarak 4-5 Mach' ta hedefe yaklaştıktan sonra lazer güdümlü füzeleri salvo ateşleyebilen bir sistem. İkincisi uzun menzilli H.H.F. büyüklüğünde bir AR güdümlü füze içine gizlenmiş 1 ya da 2 adet kısa menzilli küçük R-60 (AA-8) büyüklüğünde IR güdümlü füzelerin yerleştirilmesi. Son olarak "Stealth" uçaklara gövde içine döner füze lançeri takılması. Tıpkı B-1 B uçağındaki 18 adet AGM-86C füzesinin daire şeklinde yerleştirilmesi gibi. Böylece ters takılan füzeler kolayca arkadan takip eden hedefe yönelik ateşlenebilir.

Gelecekte füzeler o kadar otonom olacak ki, yolcu uçağının kargo bölümünden bile aşağı atıp motorunu ateşlemeyi başarsanız o yine ne yapacağını ve kimi vuracağını bilecek seviyeye de olacak.

Birçok analist gelecekte hava savaşlarının görüş alanı içinde (WVR) olacağını iddia etmektedir. Zira görüş alanı dışında ufuk ötesine (BWR) atılan füzenin kurtulma yollarında anlattığımız yöntemler ile aldatılma ihtimalinin olması sebebi ile bu teori çoklarınca kabul görmektedir.

Teknolojinin ilerlemesi II. Dünya Savaşından sonra pilotların işini kolaylaştırmış gibi gözükmekle birlikte günümüzde daha da ilerleyen modern teknoloji ibreyi tersine çevirmiştir. II. Dünya Savaşın da fiziki şartların zorlukları ile mücadele eden pilotlar günümüzde muhtemel bir savaşta klimalı, gayet rahat, MFD ekranlarla çevrili kokpitte uçarken, nereden geldiği bilmediği uzun menzilli bir H.H.F.' nin hedefi olunca, kendisine neyin çarptığını anlayacak zamanı dahi olmayacak. Karşı koyma-caydırma sistemlerinin etkisinin azaldığı gelecekte füze menzili ve ilk ateşleyen olmak çok daha önemli kazandığından ilk atış fırsatını yakalayan zaferi de kazanmış olacaktır.

Sonuç olarak, gelecekte Havadan-Havaya Füzeler dünyasında çok daha akılı, otonom kabiliyetli, ateşlendikleri uçak imha olsa bile kendi kendine saldırıya devam eden füzeler üretileceğinden, gelecekteki füzeleri biraz da espri katarak "BRVAAM, At-Unut" yerine, "Görüş menzili ötesi gelişmiş uzun menzilli at-unut-arkana bile bakmadan kaç" füzeleri olarak tanımlayabiliriz. Böyle olacağı içinde üzgünüm ama galiba gelecekte pilotlar için Hava Muharebesi bir zamanlar Eskişehir konuşlu olan 112.Şeytan filomuzun sloganı gibi olacak;

"İçinizdeki şeytandan kaçabilirsiniz ama arkanızdakinden asla"

http://kokpit.aero//image/data/2013%20uygulamalar/fuze/htv3/6.jpg

F-35 Uçağından test amaçlı AIM-120 C7 AMRAAM atışı

KAYNAKÇA: Her iki bölümdeki Tablo 1 ve 2 oluşturulurken yararlanılan kaynaklar; Postwar Air Weapons 1945-Present-2011, Modern Air-Launched Weapons-2010, Military Technology The World Defence Almanac-2013, Modern Hava Sistemleri-Sami ATALAN 2012, Baskıları ve çok sayıda web sitesi.



Mesajı Paylaş


Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter